German Classic Movies #22 ∟ Werner Herzog’s “Nosferatu - Phantom der Nacht” (BRD-1978)
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
$LAYYYTER

titsay
styofa doing anything
tumblr dot com
DEAR READER
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
KIROKAZE
AnasAbdin
we're not kids anymore.
todays bird

oozey mess
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
almost home
NASA

Janaina Medeiros
Cosmic Funnies
One Nice Bug Per Day

@theartofmadeline
Misplaced Lens Cap

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Lithuania

seen from United Kingdom
seen from T1
seen from Syria
seen from Türkiye
seen from Bangladesh
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Netherlands
seen from United States
@herdaimgenc-blog
German Classic Movies #22 ∟ Werner Herzog’s “Nosferatu - Phantom der Nacht” (BRD-1978)
Ev...
Bazılarının en büyük mutluluğu uykudur,yalnızlıktır...
dolu dolu olmak ses,gürültü,kargaşa,karmaşa hep fazla gelir onlara...
Hiç anlamadım bu insanları yalnız uyuyup yalnız uyanmak
sessiz bii ortamda sürekli kafa dinler olmak!!!
nasıl insanlıktır ?
nasıl yalnızlıktır ?
nasıl başa çıkar insan bununla ?
nasıl sevmez çok olmayı ?
gözünü açtığında bir ses bi nefes duymayı ?
Ben hiç tek kalmadım bu hayatta hep sevdiklerim oldu
yanımda...
Sevgimi paylaşmayı bildim hep
Hiç arkadaşsız kalmadım
hep arkadaşım,hep dostum vardı yakınımda.
Ev benim özelim olmadı asla
Çünkü o evin amacı çok olmaktı
Oturacak boş koltuk bulamamaktı
Bi köşeye kıvrılıp uyumaktı
Her zaman konuşacak,yazacak,söyleyecek birileri olmalı
Ev böyle olmalı
Kendi köşene çekilip duvarlarla dost olacağın bir kutu değil
İçinde her şeyin olduğu karmaşık bi dünya olmalı
Belirsiz kişiler,olaylar,sevgiler,sevgililer...
Aklımın doğrusu ve kalbimin duygusu hiç aynı anda olmadı benimle
ya akıl vardı ilişkilerde ya duygu.
Ya çok aşıktım ya çok mantıklı...
Ya çok iyi ya çok kötü...
Ya bütün kapılar açıktı ya sonuna kadar açık...
Yani hiç öyle ortada olmadı ya en kötüsü oldu ya en iyisi.
Düşünce...
Kafamda milyonlarca soru varken uyumak ne kadar zor.
Kim cevaplayacak ?
Soruları soran kim ?
Belirsiz sorular aklı ne kadar kurcalayabilir ?
Ruhun kıvranması nasıl olur ?
Fiziksel yorgunluk,ruhsal yorgunluğu yener mi ?
Kaosun içinde ne kadar ayakta durabilirsin ?
Dik durmanın zorluklarını paylaşmak neden zor?
Anlamsızca duvara neden bakıyorum ?
Duvar neden bana bakıyor ?
Duymak istediğim cevaplar çok mu uzakta ?
Sakin olmanın mümkün olmadığı zamanlarda ne yapılmalı ?
Neden hep tekiz ?
Susmak ne kadar doğrudur ?
Bi fincan kahve olmayan uykuyu geri getirebilir mi?
Düşünceleri kafadan kovabilecek bi teknik var mı?
Gidiyooor!!!
Büyüdükçe düşen yapraklar gibi tek tek kayıp gider sevdiklerimiz...
Son dört yılın en acımasız,en eğlenceli,en hareketli,en korkulu,en manyak,en zevkli,en alkollü,en özel günlerimi yaşadığım insan 1-2 hafta sonra yuvadan tamamen uçup gidiyoor.
Bi başıma kalmış gibi hissediyorum kendimi 4 yıl aynı evde yaşamışız her şeyi beraber yapmışız çok eğlenmiş,çok ağlamışız...
Ve şimdi tek kalma zamanı.
Çok eskiden beri hayalini kurduğum olay; Bütün sevdiklerim ya aynı evde ya yakın binalarda beraberce mutlu mesut yaşamaktı ama zamanla anladım ki hep birileri gider o hayalini kurduğum eve,sokağa,binaya biraz daha uzaklaşırım...
İlk gittiklerinde her şeyin aynı kalacağına hiç değişmeyeceğine inanıp kandırırız kendimiz...
Öyle olmaz!!!
Aynı evde yaşamak gibi olmaz,aynı havayı solumadan ne kadar bütün olabiliriz.Ne kadar anlayabiliriz birbirimizi?
Ayrı hayat uğraşları kafamızı kurcalar gün içinde belki 161514578 kez düşünürüz ''Ha şimdi arıcam,Ha arıyorum'' der unuturuz öyle gider işte.
Halbuki aynı evde yaşadığında öyle mi? Saat kaç olursa olsun o eve gelecek veya saat kaç olursa olsun sen o eve gideceksin ve bi kahve içmelik de olsa beraber bir şeyler yaparsınız
Ama işte planlar,yapılacaklar hiç uymuyor hep birileri gidiyor falan sıkıcı bi durum yani.
Keyifli olan her şey paylaşılır,sadece acılar ve ağrılar bir başına yaşanmak için bizim olur.
MarilynMonroe ,NormaJeaneMortenson,Norma Jeane Baker,Norma Jeane Dougherty,
Norma Jeane DiMaggio,Marilyn Monroe Miller
59 years ago today on 14th January 1954 beautiful Marilyn and Joe married. Although their marriage was not perfect they were never too far from each other especially so in 1961-1962 I’ve never known devotion like Joes to Marilyn and it breaks my heart that he had to live 37 years without his soul mate. I hope they are celebrating in heaven together! Happy Anniversary beautiful guys! #marilyn #marilynmonroe #joedimaggio #vintage
Utanması olmayan aşklar yaşarım,günahlarını bile bile...
İstanbul mu beni bu kadar acımasız yaptı,yoksa büyümek mi?
Kaybetmek...
Kaybettiklerimiz,kaybedeceklerimiz...
Ne kadar kızgın,kırgın olsak bile birilerinin gidişleri hep acıtır insanın içini.Susarsın,bakarsın üzülürsün söyleyemezsin kırıldığını,kızdığın durumları...
Bi an bütün hayal kırıklıkları yok olup gider kaybettiklerimizle,sadece iyi şeyler gelir akıllara,güzel anılar canlanır gözlerin önünde,film şeridi gibi kare kare akar göz kapaklarımızın içinde.Duyguların dışa vurumu hep farklı olur başkaları için anlamsız olabilir ama bazıları için yapılacak tek şeydir.
Bir mum yakılır,bi kadeh şarap güzel bi şarkı iyice kapatır bizi kendimize.
Arkadaşlarımız,ailemiz içine girmek,didiklemek ister ne olduğunu anlamaya çalışırlar ama kimse sen gibi hissedemez.