Gün gelecek, af dilemek isteyeceksin. Yalvarmak yakarmak isteyeceksin. Bana kendini affettirmek için. Yaptıklarını yaşattıklarının acısını dindirebilmek için. Dinmeyecek ama sen o affı dileyebilmeye bile muhtaç kalacaksın. Ben sana defalarca gelmek isteyip gelemeyeceğim. Sen beni defalarca görmek isteyip göremeyeceksin. Hatta bizi bilenler bile unutamayacak. Biz vardık ya hani. Bir zamanlar. Her şey mümkünken. Şimdi yokuz ama biz bir zamanlar çok güzel vardık. Biz geçmiş zamanız artık. Ama biz çok güzel bir geçmiştik. Seni hiçkimse hiçbir şey unutturamayacak bana. Belki ben bile unutturamayacağım çok denesem de. Sen de unutamayacaksın bilirim. Ama biz artık birbirini bit zamanlar canından çok tanıyan ama artık iki uca savrulmuş iki can. Ben seni sevdiğim ilk gün biliyordum. Sen bana ya da en büyük en sonsuz mutluluk olacaktın. Ya da en büyük en acı hatıra. Ah sevgilim. Olmadı. Hatırayız artık. Seninle olamazdım. Bunu kendime yapamazdım. Ama sen de bensiz yapamazdın. Şimdi bak. Aramızda denizler saatler mesafeler. Hani söylediğin bi şarkı vardı. Gelip geçer mesafeler derdin. Hatta bi hediye almıştın. Kırdım attım onu da. Dayanamazdım hatıralara ama bak hala aklımda. Sen ne yaptın? İyi misin? Hayatın hayat mı? Ya da değdi mi yaptıklarına? Sanmam. Sanmam canımın içi. Ben seni çok sevdim. Sen de beni çok sevdin ama. İşte aması var. Sevdin sevmesine ama sakınamadın. Çok kızdım sana. Çok öfkelendim. Bana bunu nasıl yaparsın dedim aylarca. Ama yaptın. sen bütün bu yaptıklarını bile isteye bana yaptın. Ve bitti. Biter zaten. Bitecekti…














