Yahu ne acı. Hepimizin her şeyi bildiği bir dünyada yaşamak ne zor. Bi feno tvaytırda "hiçbirimiz bi bok değiliz. fight club'ı herkesin bildiği dünyada kimsenin bilmediğini düşünerek yaşayan ...in gözlük sapıyız" gibi bir şey yazmıştı. Durum öyle sanki vallahi. Böyle geziniyorsun internette aman allah, füruğ ferruhzad'lar, foucault'lar, adorno'lar, klimt'ler havalarda uçuşuyor. Yahu ben bu insanları bulmak için ayrı, tekrar okuyup anlamak için ayrı zaman harcamıştım. Kıymetli sanıyordum. Tamam, dürüst olalım öyle Foucault'nun tanınmadığı bi dünya filan hayal ettiğimden değil de, yani hani en bilinmez sandığın şeyden bahsediyorum ya. Özbeöz kendi hayatımın garip garip tesadüflerden müteşekkil oluşu beni böyle yaptı sanıyordum. Sahi sizin de mi vardı öyle tanışıklıklarınız, size de mi bi gün biri geldi "dilber-i feylesofkârım" dedi de Osmanlıca'ya merak saldınız? Başkası çıktı ağzınıza sıçar gibi "çıkış yok" dedirtti de mi Guy Debord'u anladınız? Aynı anda siz de başka yerlerde Uyurkulak'ın ilk kitabını mı buldunuz sahiden? Yahu cidden merak ettiğimden soruyorum ya. Ya sahiden öyleyse? Başka bir adacığın oluşturduğu popüler kültürün içinde dolanıp duruyorsak?İlginç sandığın hiçbir şey artık ilginç değil. İşin kötüsü ilginç olan bir yer var, birileri de bunlarla hiç uğraşmadı elbet ama bu kez de mesafe ne uzak. Sahi artık adadan adaya geçmek o kadar kolay değil mi acaba? Yok yok, saçmaladım. Bunları zaten biliyordum. Has hüzün hariç adamız filan yok. O da öyle ki "yalnız hüznü vardır/ kalbi olanın" şiarından bakınca bir sürü başka adacıktan insanı kapsar herhalde. Kalanına diyecek yok, benden cânımın bir parçasını da aldınız, onu da mutsuz ettiniz: Egonuza sıçayım size bi şey olmasın, ayt canlarım!













