anlam yüklemeleri bıraktım, şarkıları dinlemeyi bıraktım, birilerinin ellerinden tutmayı bıraktım. yorgunum diyip yaslanıyorum ardıma sadece. anla, demiyorum. korkuyorum, demiyorum. yorgunum diyip susuyorum. susmalar biriktiriyorum.
The Bright Sessions

#extradirty
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Today's Document

No title available
YOU ARE THE REASON
Lint Roller? I Barely Know Her

@theartofmadeline
The Bowery Presents
todays bird
occasionally subtle
Cookie Run:Kingdom Official!
NASA

shark vs the universe

izzy's playlists!
Color Me Curious
Sweet Seals For You, Always
Monterey Bay Aquarium

PR's Tumblrdome

bliss lane

seen from Türkiye
seen from France

seen from Japan
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Myanmar (Burma)
seen from United States
seen from Thailand

seen from United States
seen from Paraguay

seen from United States

seen from United States
seen from Ukraine
seen from Palestinian Territories
seen from Bangladesh

seen from Russia

seen from United States

seen from United States
@hisboslugu
anlam yüklemeleri bıraktım, şarkıları dinlemeyi bıraktım, birilerinin ellerinden tutmayı bıraktım. yorgunum diyip yaslanıyorum ardıma sadece. anla, demiyorum. korkuyorum, demiyorum. yorgunum diyip susuyorum. susmalar biriktiriyorum.
sevmek kimi zaman rezilce korkuludur.
bu yüzsüz çağda, sen içimde duruyorsun büsbütün.
je t'aime.
ateşteydin ibrâhim. sorana gül bahçesindeyim diyordun.
ciğerimden yanıyorum ben, bu defa başka.
bir kadını diz kapaklarından öpmekten âlâ şiire rastlamadım henüz, üvercinka hariç. çünkü bir kadını diz kapaklarından öpmek; bugüne dek tüm düşmüşlüklerinden, yaralarından, kanından, izinden, acından öpüyorum, şifâ niyetine demektir bir nevi. çok düştüm, parçalandım, örselendim, öp de geçsin, diyemeyen bir kadının sessizliğini duymaktır. seni anlamak için harflere ihtiyacım yok, ruhunla ruhum aynı lisânı hissediyor diyebilmektir. yanaklarından, dudaklarından, alnından, belki omuzlarından, avuçlarından öpmek aşkın yaradılışında var ama diz kapakların da sevdaya dâhil demektir aynı zamanda. o kadını çaresizliğinden ve bir o kadar da gücünden öpmektir. düşmüşlüğü kadar ayağa kalkmışlığından öpüp onu onore etmektir. önünde diz çökmektir. saygıdır; kudretine, sabrına, sarsılmışlığına, sancılarıyla baş edebilecek kadar dayanıklı oluşuna ve de kırılmak yerine bükülmeyi öğrenebilişine hayran olmaktır.
yedi çöl çevirdim kum saatinde, yine de gitmedi kaburgamdan ellerinin izi.
kararmış yüreğin hiç ışığı olmaz, bilmez misin ki türküler yanmaz. günü gelir sanma hesap sorulmaz, dayanır kapına pir sultan ölmez.
sevmek kimi zaman rezilce korkuludur.
yaralar deşilmeden iyileşmez diyorlar.
ben seni sevdiğim kadar bir duvarı sevseydim, şimdiye çiçek açardı. sen bir yaprak bile vermedin. meğer senin kalbin duvardan bile katıymış.
o kadar güzelsin ki, kendin de bilmiyorsun. ölüm düşüncesini koparıp almalı senden. asıl vurulan benim, sen boşuna ölüyorsun.
sonra siktir git, böyle sevme kimseyi.
sana bir kere değil, en az iki kez baktım. yirmi üçün üzerine yirmi altıyı devirdim.
sen yoktun. seninle birlikte tüm cihân üzerime geldi. ellerin yoktu, ellerim yoktu. çiçekler pencerenin önünde bile solmuştu. (birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sevmekten vazgeç.)
ne seni bitirebildim içimde ne de bu gecelere bir çare. yurdum yalnızlığımdır, bir şeyleri devam ettirmenin yükü de sırtımda kambur.
insan, kavuşmak denen rüzgâr esecek diye bir pencere önünde kırk yıl beklermiş.
yorgunuz çünkü. sen benim sözlerimi alırsın kucağına, ben seninkilere başımı yaslarım.
annem tanısa seni kesin çok severdi, bana kalırsa seni bütün dünya çok sever.