ateşteydin ibrâhim. sorana gül bahçesindeyim diyordun.
No title available
Sweet Seals For You, Always
Mike Driver
Claire Keane
tumblr dot com

gracie abrams
No title available

Jar Jar Binks Fan Club
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
No title available
EXPECTATIONS
Lint Roller? I Barely Know Her

ellievsbear
noise dept.
Today's Document
★
Monterey Bay Aquarium
macklin celebrini has autism
untitled
I'd rather be in outer space 🛸

seen from India
seen from Argentina
seen from Belgium
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United Arab Emirates

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Canada
seen from Brazil

seen from Canada
seen from United States
seen from Germany
seen from United States
seen from Kenya

seen from Türkiye
seen from Thailand
@hisboslugu
ateşteydin ibrâhim. sorana gül bahçesindeyim diyordun.
ciğerimden yanıyorum ben, bu defa başka.
bir kadını diz kapaklarından öpmekten âlâ şiire rastlamadım henüz, üvercinka hariç. çünkü bir kadını diz kapaklarından öpmek; bugüne dek tüm düşmüşlüklerinden, yaralarından, kanından, izinden, acından öpüyorum, şifâ niyetine demektir bir nevi. çok düştüm, parçalandım, örselendim, öp de geçsin, diyemeyen bir kadının sessizliğini duymaktır. seni anlamak için harflere ihtiyacım yok, ruhunla ruhum aynı lisânı hissediyor diyebilmektir. yanaklarından, dudaklarından, alnından, belki omuzlarından, avuçlarından öpmek aşkın yaradılışında var ama diz kapakların da sevdaya dâhil demektir aynı zamanda. o kadını çaresizliğinden ve bir o kadar da gücünden öpmektir. düşmüşlüğü kadar ayağa kalkmışlığından öpüp onu onore etmektir. önünde diz çökmektir. saygıdır; kudretine, sabrına, sarsılmışlığına, sancılarıyla baş edebilecek kadar dayanıklı oluşuna ve de kırılmak yerine bükülmeyi öğrenebilişine hayran olmaktır.
yedi çöl çevirdim kum saatinde, yine de gitmedi kaburgamdan ellerinin izi.
kararmış yüreğin hiç ışığı olmaz, bilmez misin ki türküler yanmaz. günü gelir sanma hesap sorulmaz, dayanır kapına pir sultan ölmez.
sevmek kimi zaman rezilce korkuludur.
yaralar deşilmeden iyileşmez diyorlar.
ben seni sevdiğim kadar bir duvarı sevseydim, şimdiye çiçek açardı. sen bir yaprak bile vermedin. meğer senin kalbin duvardan bile katıymış.
o kadar güzelsin ki, kendin de bilmiyorsun. ölüm düşüncesini koparıp almalı senden. asıl vurulan benim, sen boşuna ölüyorsun.
sonra siktir git, böyle sevme kimseyi.
sana bir kere değil, en az iki kez baktım. yirmi üçün üzerine yirmi altıyı devirdim.
sen yoktun. seninle birlikte tüm cihân üzerime geldi. ellerin yoktu, ellerim yoktu. çiçekler pencerenin önünde bile solmuştu. (birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sevmekten vazgeç.)
ne seni bitirebildim içimde ne de bu gecelere bir çare. yurdum yalnızlığımdır, bir şeyleri devam ettirmenin yükü de sırtımda kambur.
insan, kavuşmak denen rüzgâr esecek diye bir pencere önünde kırk yıl beklermiş.
yorgunuz çünkü. sen benim sözlerimi alırsın kucağına, ben seninkilere başımı yaslarım.
annem tanısa seni kesin çok severdi, bana kalırsa seni bütün dünya çok sever.
benim bir kavgam var şükran. toyken kavgam aşktı, herkes gibi. şimdi kendimle dövüşüyorum. derdim benimle şükran, yanlış anlama n'olur. insan bazen böyle olur diyorsun, deme şükran. insan böyle olursa telâfisi yoktur.
beni anlamanı isterdim. bunca hengâmenin içinde seni kalbimin en hasarsız yerinde saklamaya çalıştığımı gör isterdim.
sana uyku yolları, bana yârin kolları.