
izzy's playlists!
Fai_Ryy
Misplaced Lens Cap

oozey mess
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

bliss lane
NASA
🩵 avery cochrane 🩵
occasionally subtle
Lint Roller? I Barely Know Her

Love Begins
official daine visual archive
𓃗

PR's Tumblrdome
No title available

@theartofmadeline
No title available
sheepfilms
No title available
Claire Keane
seen from United States
seen from Italy

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from India

seen from United States
seen from Bolivia
seen from Singapore
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Mexico
seen from India

seen from United States
seen from Belarus
seen from Senegal

seen from United States

seen from Myanmar (Burma)
seen from United States
@hisboslugu
özlüyorum seni, özlüyorum ama bana yetiyor. rüyalarıma giriyor saçların bile. duvarlara çiviler çaktıydın, onlar bile düşüyor birer birer. saliha, sen ne güzeldin. duvarlar bile durmuyor bıraktığın gibi.
je t'aime.
ateşteydin ibrâhim. sorana gül bahçesindeyim diyordun.
ciğerimden yanıyorum ben, bu defa başka.
bir kadını diz kapaklarından öpmekten âlâ şiire rastlamadım henüz, üvercinka hariç. çünkü bir kadını diz kapaklarından öpmek; bugüne dek tüm düşmüşlüklerinden, yaralarından, kanından, izinden, acından öpüyorum, şifâ niyetine demektir bir nevi. çok düştüm, parçalandım, örselendim, öp de geçsin, diyemeyen bir kadının sessizliğini duymaktır. seni anlamak için harflere ihtiyacım yok, ruhunla ruhum aynı lisânı hissediyor diyebilmektir. yanaklarından, dudaklarından, alnından, belki omuzlarından, avuçlarından öpmek aşkın yaradılışında var ama diz kapakların da sevdaya dâhil demektir aynı zamanda. o kadını çaresizliğinden ve bir o kadar da gücünden öpmektir. düşmüşlüğü kadar ayağa kalkmışlığından öpüp onu onore etmektir. önünde diz çökmektir. saygıdır; kudretine, sabrına, sarsılmışlığına, sancılarıyla baş edebilecek kadar dayanıklı oluşuna ve de kırılmak yerine bükülmeyi öğrenebilişine hayran olmaktır.
yedi çöl çevirdim kum saatinde, yine de gitmedi kaburgamdan ellerinin izi.
kararmış yüreğin hiç ışığı olmaz, bilmez misin ki türküler yanmaz. günü gelir sanma hesap sorulmaz, dayanır kapına pir sultan ölmez.
sevmek kimi zaman rezilce korkuludur.
yaralar deşilmeden iyileşmez diyorlar.
ben seni sevdiğim kadar bir duvarı sevseydim, şimdiye çiçek açardı. sen bir yaprak bile vermedin. meğer senin kalbin duvardan bile katıymış.
o kadar güzelsin ki, kendin de bilmiyorsun. ölüm düşüncesini koparıp almalı senden. asıl vurulan benim, sen boşuna ölüyorsun.
sonra siktir git, böyle sevme kimseyi.
sana bir kere değil, en az iki kez baktım. yirmi üçün üzerine yirmi altıyı devirdim.
sen yoktun. seninle birlikte tüm cihân üzerime geldi. ellerin yoktu, ellerim yoktu. çiçekler pencerenin önünde bile solmuştu. (birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sevmekten vazgeç.)
ne seni bitirebildim içimde ne de bu gecelere bir çare. yurdum yalnızlığımdır, bir şeyleri devam ettirmenin yükü de sırtımda kambur.
insan, kavuşmak denen rüzgâr esecek diye bir pencere önünde kırk yıl beklermiş.
yorgunuz çünkü. sen benim sözlerimi alırsın kucağına, ben seninkilere başımı yaslarım.
annem tanısa seni kesin çok severdi, bana kalırsa seni bütün dünya çok sever.