İbrahim, bir uzağın sırtı gibiyim. Yakışmıyorum dünyanın hiçbir penceresine.
todays bird
Jules of Nature
One Nice Bug Per Day
$LAYYYTER
Cosimo Galluzzi
cherry valley forever
Sweet Seals For You, Always
KIROKAZE
occasionally subtle
Show & Tell
Three Goblin Art
No title available
Not today Justin
Game of Thrones Daily
trying on a metaphor

⁂

No title available
AnasAbdin

izzy's playlists!
No title available
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from Sweden

seen from South Africa

seen from Netherlands
seen from United States

seen from Singapore

seen from United States
seen from Germany

seen from Spain
seen from Netherlands

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Angola
seen from United States
seen from Angola
seen from Angola

seen from United States
seen from United States
@u-harap
İbrahim, bir uzağın sırtı gibiyim. Yakışmıyorum dünyanın hiçbir penceresine.
Senden önce olduğum adamı bana geri ver.
Geri veremezsin
Hep mi olmaz be oğlum, hep mi olmaz lan
“yenildiğim kesin de, yanılmadım şehirlerin kalbi yokmuş, anladım”
tek kurşunluk gecelerdeyim, geçme sokağımdan.
Sinirlendin. Duvarlara kızdın. Kendine bağırdın. Kimsen yoktu. Aynalara vurdun. Kendini yok ettin. Yokluğunla kaldın.
Atlatırım dediğim her şey bana depresyon,kişilik bozukluğu ve büyük ölçüde ruh ve sinir hastalığı olarak geri döndü.
Bazı eşyaların aklı oluyor, delirirsin. Sakalları oluyor özlemenin, uzatıyorsun bi' güzel.
gitme vaktimin geldiğinin farkındayım ama ben o kapı önündeki merdivene oturup biraz daha izlemek istiyorum, belki gitme denir.
Yaşamak bu ise ölüm ne çaresizdir.
Haksızlığınızdan dem vurup sürekli haksızlık yaptığınızı söyleyip bunu durmaksızın yapıp sonra haksızlık ettiğinizden şikâyet etmesi. Mağdur mağruriyeti gibi görünen şeyin aslında mağrur mağduriyeti olması. Aslında sana dair şikâyet ettiği ne varsa hepsine, farkında olarak ya da olmadan -ki bu nasıl fark edilmez, nasıl bir bilinçaltıdır?- sahip olması. Neredeyse incitme ve yaralama mütehassısına dönüşmüşken, incinmekten ve yaralanmaktan söz etmesi. Seni öfkeden çıldıracak hâle getirene kadar sabırla ve bıkmadan, bıkmadan, bıkmadan uğraşıp; sonra o noktaya gelip delirdiğinde yaptıklarını parmakla gösterip “Al işte, aslında sen busun.” demesi. Oğlum, biriniz de şaşırtın lan. Biriniz de şaşırtın beni.
Yıkalım demiyorum, örmüşsün o kadar ama pencere mi açsak o duvarlara? Hem kuşları görürsün, belki çiçek koyarsın önlerine, ne bileyim.