UFUK ÇALIŞKAN - UNUTMAK İSTİYORUM
Sayende kazandığım bir kaç alışkanlık var. Mesela hayata kendimden başladım. 0 dan bir hayat çizdim. Bana kendime güvenmeyi öğrettin. Bana kattıklarının en başında bu geliyor. İkincisi derslerimi sıraya koydum. Olursa olur moduna soktum kendimi. Daha nereye kadar dayanabilir bünyem bilmiyorum ama güçlenmeyi öğrettin bana.
Bunlar belki bahane gibi gelebilir ama senin uyanacağın saatte kalkmaya alışmışım. İstemsiz kalkıp bakıyorum saate. Arayasım geliyor tutuyorum kendimi. Tutmak zorunda kalıyorum. Senin sesini duymayı bile özledim garip şekilde. O sesin bile bana güç verir oldu. 1 Haftada oysa bana neler katmışsın.
Mesela bana güven vermeyi nasıl başardın bilmiyorum. Ben insanlara hep güvensiz yaklaşırken sana karşı tamamen bunu kırdım. İçimi sana dökmek bana neden iyi geldi? Sen yarı yolda bırakmam dediğinde o kadar güvendim ki sana şimdi bir boşluğa attın beni farkında olmadan. Biliyorum ki kendinden beni koruyorsun. Çünkü canımı yakmaktan korkuyorsun. İçinde yaşadığın buhranı bilmiyorum. İçindeki savaşı çözmek için neler vermezdim.
Şimdi dönüp şu konuştuğumuz 1 haftayı düşünüyorum. Sanki aylardır yıllardır hayatımda gibisin. O gün o kapıya geldiğinde ben buradayım dediğinde o kadar şaşırdım ki. Bana ne kadar iyi hissettirdiğini anlatamam sana. Neler yaşadığımı bilmeden sadece hissederek gelmiştin. Sana ihtiyacım olduğunu sana söylemeden çözmüştün. 1 gün sonra sensizlikle karşı karşıya kaldım. Neye uğradığımı şaşırdım. Bak sana bana hissettirdiğini anlatayım. Belki neden böyle olduğumu anlarsın.
Hatırlıyor musun? Sana 'Beni sürekli korkularımla yüzleştiriyorsun' demiştim. Ben geceleri uyuyamam normalde. Bu şuan değil yaklaşık 9 yıldır var. Çünkü geçmişte yaşadığım fazla derin yaralarım var. Üvey baba ile büyüdüm ben. Sürekli yanımda biten gece gündüz fark etmeksizin bana dokunmaya çalışan. Daha 9 yaşında küçücük kızdım. Evden daha o zaman uzaklaşmaya başladım. Benim yanımda bir ailem yoktu. Beni dinleyecek, inanıp arkamda yanımda duracak... 15 Yaşıma kadar her şeyden o kadar korktum ki annemin bana inanmamasından ve beni bırakmasından. Çünkü annem o p*c yüzünden kendine zarar veren insandı. Ben söylediğimde de zaten bir yerde ona inanmış oldu. Mahkemeler sonucu o pc suçlu oldu ve gitti cezaevine. Sonunda annem bana düşman oldu. O zamandan sonra toparlanamadık biz. Çünkü annem hala ona aşık. Mekana gittiği gün onun ailesiyle karşılaşmış. Beni arayıp söyledi. Ben iyice kötü oldum. Hala yüz yüze gelme ihtimalimizin oluşu bana geçmişi hatırlattı. Çünkü annem oradan korkup kaçmıştı. Onlarla yüzleşmekten onlara dönüp o pc için suçlu demekten kaçmıştı. Beni arayıp bunu söyledikten sonra eğlenmeye gitti. Ben o gece o yüzden oturup içtim. Çünkü kötü oldum. Yalnız hissettim yine kendimi. Sonrasını az çok biliyorsun. Aradığında gülmeye çalıştım sürekli ama sen o gülüşümdeki hüznü bile fark ettin. Benim o yalnızlığımı alıp götürdün. Benim abim bile yanımda olmayı hiç tercih etmedi. Geceleri hala acaba biri gelir mi diye korkumdan uyuyamam ben. Çünkü o gün olanları az çok söyledim sana. Kapıya geldiğinde kaçıp yanına gelmeyi ne kadar istediğimi sana anlatamam. Sen kapıdayken ben annemle yukarıda kavga ediyordum. Çünkü lafları fazla ağırdı. Kaçıp gelsem geri dönmek zorunda olacağım bir ev vardı maalesef. Bu hayatta kimsesizdim gerçekten seni tanıyana kadar. Bizimkilerin beni anlamadığı kadar beni anladın sen. Şimdi yine yalnızım. Sorunlarla elimden geldiği kadar mücadele ederim yine ama seninle konuşurken zorunda gibi hissetmedim ben hiç. Seninle konuşurken çocuk gibi, kız gibi ya da kadın gibi olabiliyordum. Güçlü durmak zorunda değildim seninle konuşurken. Sırtımda sanki hiç yük yok gibiydi. Ben hep kendimi erkek gibi yetiştirdim. Çünkü zorundaydım. Kendimi korumak için mecburdum buna. Seninle konuşurken değildim işte. Çünkü biliyordum beni yargılamayacağını ya da sırtını dönmeyeceğini. Bir şeyi yanlış biliyormuşum. Ben sana ne kadar açıksam sen bana o kadar kapalıydın aslında. Farkındaydım da bu kadarını beklemezdim. Beklemedim de. Beklentim sevgili oluruz ya da evleniriz filan değildi. Ben gerçekten çok iyi bir arkadaş kazandığımı düşünmüştüm. Benim derdimle uğraşmak zorunda değildin hiç bir zaman. Ben anlatmasam da zorladın her defasında beni. Kendimi yine bir anda boşlukta hissediyorum.
Sen kendi savaşınla mücadeleni ver. Benim için bunlar sorun değil ama keşke beni de herkesi çıkardığın gibi çıkartıp hiçbir şey söylemeden gitmeseydin. Çünkü ben ilk defa bu kadar zaman sonra kendimi hem güvende hem de bir o kadar mutlu hissetmiştim. Böyle yapmak istediğin için yargılamıyorum seni asla. Karakterin bu farkındayım ama ben sana karşı duvarlarımı kırarken keşke sende biraz da olsa kırsaydın. Çünkü dinlerdim. Anlardım belki bir yerde. Çünkü benim bu hissettiklerimi sen de hak ediyorsun. Bazen güçsüz görünmek kötü bir şey değil. Düşmüş olmuyorsun çünkü. Sadece biraz yükünü kenara bırakıyorsun. Ben bu yazıları yazarken bak yine senin uyanma saatin geldi. Şimdi ne yapayım? Sana burayı paylaşmalı mıyım? Onu bile bilmiyorum. Çünkü burası fazla geçmişimi gösteriyor. Ya kıracak şeyler söylersen diye düşünüyorum. Bana niye bağlandın filan dersen diye korkuyorum. Bağlanmak değil bu hisler. Anlam veremediğim güzel duygular bunlar. Sende yaşamayı en az benim kadar hak ediyorsun. Sadece bunu bil. Bu bile bana yeter.
Olurda bir gün içinden bana yazmak gelirse tutma kendini. Yaz ben bekliyorum. Seni sonsuz dereceye kadar dinleyebilecek biriyim ben emin ol. Belki biraz da olsa ben senin yüzünü güldürebilirim. Buradayım Satürn'üm...











