Gidebileceğim bir ev arıyorum ama bulamıyorum. Bulmak değilde zaten öyle bir yer yokken arayarak boşa çaba gösteriyorum. Sadece kendimi yoruyorum. Oysa ki kalbimin derinlerinde bende biliyorum ki ben hiç bir yere ait değilim.
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

Andulka
Keni

ellievsbear
No title available
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

oozey mess
Misplaced Lens Cap
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

gracie abrams
TVSTRANGERTHINGS
cherry valley forever

Love Begins
Fai_Ryy
todays bird
Cosimo Galluzzi
macklin celebrini has autism

Kiana Khansmith
Cosmic Funnies
seen from Malaysia

seen from Singapore
seen from Uzbekistan
seen from Mexico

seen from Türkiye

seen from United States

seen from Mexico

seen from Ireland

seen from United Arab Emirates
seen from Japan

seen from Russia
seen from Malaysia

seen from Germany
seen from Singapore
seen from Finland
seen from Mexico

seen from Spain
seen from United States
seen from Venezuela

seen from Singapore
@imsoniacure
Gidebileceğim bir ev arıyorum ama bulamıyorum. Bulmak değilde zaten öyle bir yer yokken arayarak boşa çaba gösteriyorum. Sadece kendimi yoruyorum. Oysa ki kalbimin derinlerinde bende biliyorum ki ben hiç bir yere ait değilim.
Bitmesini istediğim şey bitti ve şimdi buradayım. Artık tamamen bir hiçim. Ne zaman elimde bir şeyler vardı? Ne zaman kayda değer biri oldum? Hiçbir zaman olduğumu sanmıyorum. Ölüyorum ve herkes saçmaladığımı söylüyor. Bir şeyin gerçekleşebilme ihtimali sadece yaşandığı an mi gerçek gelir insanlara? Merak ediyorum neden böyleyim? Kendimden nefret ediyorum, susmayan ağzımdan bazen durmayan göz yaşlarımdan, sessizce konuşmama engel olan ses tellerimden, vücudumdan.
anne,
beni koynuna al ve uyut. devam etmek için çabaladıkça ölüyor gibi oluyorum.
anne,
senden nefret ederken seni çok seviyorum. bununla ne yapacağım.
Senaryolarimi biraktim diye overthinklemeye başladım help cagrisi dünyaya
dinlenmek istiyorum, uyumak değil.
Uyumak ruhumu dinlendirmiyor, her geçen gün daha da bitiyorum. Bugün kaç kez o yatağa geri yattım, kaç kere koltuğun üzerinde uyumamak için direndim bilemiyorum. Tek bildiğim uyumanın beni bir çıkışa görülmediği ama uyanıkken de bedenimin bu halime dayanamaması. En azından her türlü yorgun olacaksam bedenim bu zamanı uyuyarak geçirmeyi tercih ediyor. Bu benim seçimim değil, bedenimin seçimi. Çünkü artık düşüremeyecek kadar yorgunum.
Sorun, sorunun ne olduğunu bulamamak değildi. Sorun sorunu bilmek fakat çözümün gozlerinin önünde olmasına rağmen önüne eklenmiş binlerce engeldi. Ve bu engellerin en geçilmesi zor olanı, aileydi.
Bazen iyiyim demek yeterli gelmiyor ama iyi degilim demek de cunku icten ice biliyorum. Iyi degilim dersem denilecek tek sey kimsenin iyi olmadigi ama bunlarin uzerinden gelebildikleri. Belki de onlarin yaninda bir seyleri anlatabildigi kisiler vardir. Yuk tek basina tasinmadigi zaman daha hafiftir sonucta
Dilê min bi te têkçû, ev çi binketinek xweş e.
___🌱❤️
Kalbim sana yenildi bu ne güzel mağlubiyet
Dilê min bi te têkçû, ev çi binketinek xweş e.
___🌱❤️
Kalbim sana yenildi bu ne güzel mağlubiyet
Dostoyevski, Suç ve Ceza Kitabında
"Herkesin, gidebilecegi bir yeri olmalı” der ve ekler: "Çünkü öyle bir an olur ki, insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir.."
Biliyor musun ben hep yabancı sayılan insanlarlaydım
Hayatımda her şey güzel ilerlerken. Yani arkadaslarimla iyi, kendimi seviyorum kafasındayken bir anda yetersizlik hissini geri hissetmem için babam cumlemin sonuna o sihirli noktayi koymustur
Bazı geceler karanlığın ruhumu ele geçirdiğini düşünürdüm. Gözlerimi her kapattığım da dışarıdan bir şey beni dürtüklüyor gibi hissediyordum. Gözlerimi kapayamaz, düşünmeden duramazdım. Yorgunluktan bayılana kadar ayakta dururdum. Uyuduğum zamanlarsa kabuslar ardı ardına sıralanırdı. Ben iyi değildim. Düşüncelerim karmaşıklaşıyor, korkum daha da derinleşiyordu. Nefes seslerimin duyulması korkutuyordu. Kendimi kendi zihnimde bir hapishaneye hapsetmiş gibiydim. Kapı aralık, pencereler açıktı. İstesem üzerimde ki yorganı atıp kaçabilirdim, ama yapamıyordum. Bir düşünce, güç beni bunu yapmaktan alı koyuyordu. En sonunda yine gözlerimi kapatıyordum. Zihnimin içindeki hapishane de demirliklerden uzaklaşıyor, karanlığa doğru yürüyordum. Yüzleşirsem eğer... Eğer orada ne olduğunu öğrenirsem korkmaktan vazgeçerim diye düşünüyordum. Fakat çok geçmeden gözlerimi açıyor odayı aydınlatan ay ışığına bakıyordum. Bu günlerin, gecelerin ardından merak ettiğim tek şey vardı. Ben neyden korkuyordum?