...
Alki bir süre parmaklarıyla siyah kumla oynadı. Yan yana sırtüstü uzanıyorlardı ve ayakları çok hafifçe birbirlerine değiyordu.
"Anlamak için."
"Neyi?"
Cevap vermedi. Sadece Fenya'ya doğru dönüp onun gözlerinin içine baktı.
"Neyi anlamak için?" diyerek ısrar etti Fenya. "Acıyı mı?"
"Belki," dedi usulca Alki.
Fenya avucuna biraz kum aldı. Elini hafifçe kaldırıp yavaş yavaş Alki'nin çıplak karnına kum dökmeye başladı.
Hoş ve sıcak bir histi. O anda, hafifçe esince, rüzgar kum tanelerini biraz daha aşağıya götürdü. Birbirlerine baktılar. Ardından, ne yapacağını bilememekten mi heyecandan mı bilinmez, ani bir hareketle, Alki dudaklarını onunkilere, nefesini duyacak kadar yakınlaştırdı. Orada sanki izin almayı bekler gibi durdu. Fenya gözlerini kapatıp başını arkaya doğru eğdi. Neredeyse rahatlamış bir şekilde Fenya'yı öperken, genç kadının soluk alışları hızlanmaya başlayınca, kararlı ve güçlü bir hareketle elini Fenya'nın belinin altına koyup onu kucağına aldı Alki. Mağaraya çıkana kadar Fenya'yı kucağında taşıdı. Orada, sanki paha biçilmez bir şeyi bırakıyormuş gibi, ağır hareketlerle, kadını mağaranın içini kaplayan kumun üzerine bıraktı.
Küçük, tamamen gözlerden uzak bir mekandı. Dışarıya bakıldığında sadece art arda üç şey görünüyordu; kum, deniz ve gökyüzü. Sanki birisi kayalığın girişini görünmez bir kapıyla örtmüş gibi kendisini tam anlamıyla güvende hissetti.
Yolu biliyormuş gibi, usulca ve sakince Fenya'nın içine girdi. Şehvet seslerinin bile bu yaşananı bölmesine izin vermeden, tek kelime etmeden, saatlerce birbirlerinin içine daldılar. Sadece, vücutlarının birbirlerine sürtünme sesi duvarlarda yankılanıyordu. Alki bir an içinde usul usul yanan bir şey hissetti. Gittikçe daha çok alevlenen, tüm bedeninin her tarafına yayılmıştı ki, yüzeye çıktıklarını hissettiği o an, hızlı bir hareketle geri çekilerek patlama gibi müthiş bir sarsıntıyla Fenya'nın göğsünün üzerine boşaldı. Fenya göğüs ucundan, göğsünün çevresinde akan ılık sıvıyı hissederek öylece kıpırdamadan kaldı. Gün batımı onları bir bütün halinde kucak kucağa buldu.
...
-Kül Ana; bölüm 1












