I'd rather be in outer space 🛸

#extradirty
$LAYYYTER
EXPECTATIONS

PR's Tumblrdome
Sade Olutola

No title available

ellievsbear
No title available
Interview Vampire Daily
★

oozey mess
tumblr dot com

Game Changer & Make Some Noise

Love Begins

Product Placement

titsay
The Bowery Presents
No title available
Noah Kahan
seen from Venezuela
seen from Vietnam
seen from Argentina
seen from Austria
seen from Canada
seen from Russia

seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye
seen from Ecuador
seen from United States

seen from Bangladesh

seen from United States

seen from China

seen from Bangladesh
seen from India

seen from United States
seen from Brazil
seen from United States
seen from Brazil
@inti-hal
Ne diyordu Sezen;
Hissedilen her şeye cümle kurulamıyor.
Ben en büyük zaferimi, bu şehirden gitmiş olduğumda alacağım.
There is nothing as painful as remembering the happiness in the past.
Miss
Help,I lost myself again but I remember you ..
Mal gibi kalmışlığa hayaller de dahil mi ?
Ölmeye yakınken insan, azalıyor ihtiyaçlar da kalp atışları gibi..
Gerçeğin mayası gözle görünmez.
Why would she remember the joy she'd already lost and then torture herself?
Güçlü durup ciddi bir şekilde seni üzen şeyi anlatmaya çalışırken sesinin bir anda boğuklaşıp titremesi ve senin neyse diyip yutkunduğun an. Hiçbir hissi yaşarken bunda olduğu kadar zorlanmıyorum.
Öyle bir şeysin ki yüzüne tükürülecek insanları bile senden bir haber verecekler diye sever oluyorum ...
Aşk, 47 yıllık eşini kaybeden teyzenin “şimdi ben derdimi anlatırken konuşmak zorunda kalacağım.” Demesidir.
“Sizi gerçekten seven insanlar koşullar ne olursa olsun yanınızda kalmayı beceriyor, bir şekilde size ulaşıyor yani. Bir çaba yoksa ince düşünmeye de gerek yok. Sevildiğiniz yer size hissettirir.”
Keşke ampirik bir bilgi olmasaydı sevda. Apriori düşseydi içimize aşk. Denemeden bilseydik hakikati. Bir sinek gibi vurmasaydık kendimizi yerden yere. Bileğimi burkmaktan yoruldum. Sobalara değmekten. Üzerine kırk şal örtülmüş bir gerçeğin altında çarşaflara dolandım. Bilen söylemiyor, söyleyen bilmiyor, bu korkunç oyunun içinde bir başıma kaldım. Neden mecburuz bu kadar kanamaya, göz açıp kapayıncaya geçen bir hayatın ortasında.
İlk tanıştığımız, içimi 39 derece kaplayan o anla, sonumuzu buz kestiren anıları aynı saat diliminde, aynı şiddetle anımsayabiliyorum.