Lint Roller? I Barely Know Her

No title available
macklin celebrini has autism
h
Not today Justin

gracie abrams
The Bowery Presents
Color Me Curious
The Bright Sessions
KIROKAZE

if i look back, i am lost
One Nice Bug Per Day
No title available

ellievsbear

pixel skylines
🩵 avery cochrane 🩵

❣ Chile in a Photography ❣
Mike Driver

Love Begins
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

seen from Germany
seen from Venezuela

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Venezuela
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Thailand
seen from Togo
seen from Azerbaijan
seen from Qatar
seen from United States
seen from Brazil
seen from Chile
seen from United States
seen from China

seen from Germany
seen from Uruguay

seen from Türkiye
seen from India
@izmaritkoleksiyoncusu
felaketim olurdu, ağlardım..
ekmek şarap sen ve ben..
derdini anlatamamanın derdi..
10 yıldır gorusmedigim babam rüyasında görmüş beni. Bir seylerden kaçıyormuşum güya. Uyuyamamış. Nasılsın diyor.
Lan serefsiz. O da bir şey mi. Ben 10 yıldır uyuyamiyorum. Sen bir gun uyuyamamissin cok mu.
Seni vicdan uyutmamistir. Beni babasizlik.
siradaki sigara,
dolunaya..
Kum Güzeli - Ulus Baker
En elde edilmemiş şiirdin sen. Kuşluk vakti yazılanlardan... Bıkkın bir rahibin, bir sabah, yorgun bir vezirin akşamın alacakaranlığında muhtemelen yazacağı... Masadan doymadan kalkmış gibi okunmalı... güzelsin...
Uzaktan zor seçilebilir bir harf... Hayır hayır! Şimdi anlıyorum... Gizli bir rakam, Kabala'dan... kumun üzerine çizilen... Çöldeyiz ve başka bir yerde değiliz... ama güzelsin...
Dansederken göğüsleri sallanan kadınlardan, karadelikleri saatlerce uçuşup duranlardan, sessiz sitemleri kargaşada bile belli olanlardan tırsma öyle kolay kolay... Öyleyse bu bir nasihat... çünkü güzelsin...
Onlar bitecekler: Çizgi roman gibi kolayca, tatile çıkarken boşanan yağmur gibi apansız, menemen pişirmek gibi aceleyle... hâlâ güzelsin...
İskemle hasır ve ayaklarında yatay, ayaklarını dizlerini böğrüne çekmeye razı olarak basabileceğin yatay tahta çubuklar... Rahatına düşkün keyiften uzak Osmanlı "effendi"sinin (ephendi?) garip kahvehane illeti bu iskemleler... Otur o illete gerçekten, çekinmeden, sereserpe... orada güzelsin...
Yılgın geçilir sokaklardan, kuş gibi değil, işportacı kertenkeleler gibi de değil... Ağır aksak, akşam dörtten sonra yaz günü... Akşam mı? O kayıtsızdır... Bildiği gibi değişir, geçer, gider... güzelsin...
Kes kulakları, geçir bir sicime... Ama kaybetme... Başka ne göstereceksin savaşa dair? Kara delikler işitmiş bu öyküyü... Islanarak... Ama güzeller...
Kalp kalbe karşı... Bir arkadaşın evinde... Çiçekmiş... Hemen uzmanı geçindim. Ah! O güneş ister. Ah! Bol su asla olmaz. Oysa hiç anlamam çiçekten... Devetabanını pazı sanabilirim... Neden yaptım bunu? Çiçeğin adı sardı beni... Çünkü güzelsin...
Sözlerine delik kulağım... Özürlere sağır... Kör bir kuyu olacağım... Sen ise, güzelsin...
Güzel sözcüğünü senden başkasına lâyık göremem... Ama bir önceki cümlede görmüş olabilirim... Aldırma, güzelsin...
Mikroskop mucidi Leeuwenkoek dostu ressam Vermeer'e "su böyle işte ve başka türlü değil" demiş... Bir öpüş damlasında milyarlarca gözle görülmez yaratık... Ressamın tarafını tutuyorum... Çünkü, güzelsin...
Birkaç tel beyaz... Bizi gazlamaz... Sakınmazsın görüntünü, biliyorum... Çünkü güzelsin...
Mikroskopun mucidi Leeuvvenhoek, aynı günde doğdukları, hep komşuluk yaşadıkları dostu ressam Vermeer'e bir su damlası gösterip, "su işte böyle ve değil başka türlü" demiş... Bir öpüş damlasında kanyuvarları... Mucidin tarafım tutsam da... Sen güzelsin...
Teleskopla bulamadım... Mikroskopla bulacağım... Ayın yüzeyinin de bir dokusu var elbet... Gözenekler, sivilceler... Onlarla çok güzelsin...
Neo-liberalizm, ruhçuluk, tarikat, entellektüel, ordu, çok-insansız şirketler, öykü yazarları, kestaneyi çizdirenler, uzaktan bakanlar, Şemdinliler, tavşan falcıları, kurban sömürgenleri, onmaz kuşkuculuk, araba tamircileri, taksitle alın tutkumu, hadi... Kazık ve pazarlık... Ama son kumarım sensin... Sen, güzelsin...
Sen, güzelsin... Kuraldışı... Bastıbacak... Minicik... Ama sen, güzelsin...
Kapımın eşiği, gözümün bakışı, son ruhsal tatil, duruşum, bozuluşumsun... Pazarlık etmem... Markette yoksun... Reklamın yok! Gerçekten... Güzelsin...
Kedi sakladım senden, öykü sakladım, belki bunu da saklayacağım... İhanet... Ama sen, güzelsin...
Ruhumu saran sacayağı, gözümün bağı, son ruhsal kaatil, ölümüm, mahvoluşumsun...
Cazgırlık etmem... Gönlünde yokum... Aşkımız, yok! Gerçekten... Güzeldin...
“Çok eskiden rastlaşacaktık"
sıradaki sigara, bana ayrılan sürenin sonuna geldik deyip şarabını içerek sevdiği şarkıyı dinleyerek en önemlisi gülümseyerek *hüzünlü bile olsa* mehmet pişkin’e..
sıradaki sigara, ben bu dünyayı anlayamadım, diyen sezen’e cahildim dünyanın rengine kandım, diyen neşet baba’ya tehlikeli şiir okur, dünyaya sataşırım ben, diyen ahmet kaya’ya..
sıradaki sigara, rakı masasında ilk kadehi neşet baba’ya kaldıranlara, rakı masasında gülen kadınlara, rakı masasında ağlayan adamlara..
sıradaki sigara, orgazm sigarası içmeyi unutacak kadar orgazm olmayı unutanlara, fingirdeşmek için kuytu köşe aramayıp sokak ortasında öpeşebilenlere, sevgilisinin saçlarını toplayıp ensesinden öpmesini bilenlere..
sıradaki sigara, arkadaş zekai özger’e, ahmet erhan’a, nilgün marmara’ya..
evet başlıyoruz :ı sıradaki sigara, hüzünlü kadınlara, sakalı tütün kokan adamlara, ilk sigarasını öksüre öksüre içen çocuklara..
burası hala burda mı :ı