sevmenin en büyük kudret olduğuna inanarak sana aşığım bir tanem.
TVSTRANGERTHINGS
Sweet Seals For You, Always

❣ Chile in a Photography ❣
Game of Thrones Daily
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
No title available
will byers stan first human second
Cosmic Funnies
Monterey Bay Aquarium

shark vs the universe

祝日 / Permanent Vacation

Andulka
🪼
RMH
YOU ARE THE REASON
Stranger Things
Today's Document
DEAR READER

Origami Around
hello vonnie

seen from United States

seen from United States

seen from United Arab Emirates
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Belgium

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States

seen from South Korea

seen from Malaysia

seen from Indonesia

seen from Morocco
seen from Germany

seen from Türkiye
seen from Saudi Arabia

seen from United States

seen from Türkiye
@izmaritsiz
sevmenin en büyük kudret olduğuna inanarak sana aşığım bir tanem.
Benim profil yapıştı kaldı bana.
Adımız kenar köşelerde değil, direnenlerin kalbinde yaşayacak.
Kâğıttan bir gemidir devrim. Bütün gemiler hurdaya çıksa da sonunda, taşıdığı özgürlük şiiriyle. Batmadan yüzer nicedir, dünya sularında. Kim bilir kaç yunus görmüş, kaç deniz gezmiş.
Suçu; asılanlar için ağlamak, arkalarından gözyaşı dökmekti.
Soluk teni, kesik elleri ve buğulu gözleri adeta sev beni diye yalvarıyordu. Bana böyle bakarken onu nasıl sevemem ki. Tanrı'nın kırdığı kanatlarını sarmam için bana koşuyordu, onu ruhuma hapsedip nasıl korumak istemem ki.
Haydi bana eyvallah.
Direniş, 2025
Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim, akar suyun. Meyve çağında ağacın, serpilip gelişen hayatın düşmanı. Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına: çürüyen diş, dökülen et. Bir daha geri dönmemek üzere yıkılıp gidecekler ve elbette ki sevgilim elbet, dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya.
Gidersem istikbalimi kaybedecektim fakat durursam aklımı. Yalnız kaldığım günlerde benim yegâne dostum olan aklımı.
Burada ölen yalnızca bedenimdir; ki zaten ölümlüydü, ölecekti.
Ama düşüncemi öldüremeyeceksiniz. Ve nerede birileri özgür olmak için mücadele ediyorsa, onların gözüne bak anne, beni göreceksin.
İstediğin gibi canımın çiçeği.
İstediğin gibi işte. Şimdi yalnızca, silikleşmiş bir anıdan ibaretsin, dememiş miydin bana? Öyleyim. Silik bir anıyım, biriciğim. Silik bir anıyım artık göğsünde. Solmuş bir çiçek, ona daha iyi bakması için başkasına vereceğin, solmuş bir çiçeğim aşkım. Tanrı'na senden bir emanetim artık.
Dalgın ölü, 05:12
yaka paça atılmışsın evinden ama gömleğin hep ütülü
Ben incindiğin yerden sararım seni, gözlerinden anlarım tüm hüzün ve kırılmışlıklarını. Ve sen hiç bilemezsin benim kırılmışlıklarımı.
Benim önüme ölüme siper olurken, ölümü göze alan artık o'ydu.
Kadınları benim için dans ettiğinde ne düşünmüştü acaba? Gerçekten de Akhilleus’u tanımayacağımı mı zannetmişti?
Ona yalnızca dokunarak, yalnızca koklayarak bile tanırdım; kör olsam bile nefeslerinden, ayaklarının yere vuruşundan tanırdım.
Ölmüş olsam bile, dünyanın sonu gelmiş olsa bile tanırdım onu.
Konuşmaya ne lüzum vardı? Bütün güzel laflardan ve hoş insanlardan sıkılan bu mahlukları, birbirlerinin sessiz mevcudiyeti, yorgunluk verecek kadar doyuruyordu.
Senin söylediğin cümleler boğazıma dizilirken kaç diyebilirim yalnızca. Benden uzağa ve hiçbir zaman aile olmayışımıza.
Senden sonra göreceğim insanların anısına, bugün seni azad ediyorum ruhumda.
Bir gün çiçeklerden, bir gün yıldızlardan, bir gün öteki kırlangıçlardan bahsederlerdi. Hep düşünceleri birbirine uygundu. Yalnız her ikisinin de içinde gizliden gizliye büyüyen bir korku vardı: bir gün gelip ayrılma korkusu. Hiçbirisi bu korkusunu ötekine söylemeye cesaret edemiyordu. Kim bilir, belki de öbürünün yanlış anlayacağından korkuyordu. Çünkü içten duyulan duygular hep yanlış anlaşılır. İçlerinde bu ayrılık korkusu büyüdükçe bunu münasip bir şekilde diğerine söylemek için düşünmeye başladılar. Mesela; "hiç ayrılmayalım olmaz mı?" Demek vardı fakat bu geniş manalı ve müphemdi. Nasıl ayrılmayalım?