'' Üstüne atlamamak için kendini zor tuttu gördün mü?'' dedi Deniz. '' Gözleriyle yedi resmen seni.''
Cansu'nun babasının evinde yaşananlar aramızdaki ilişkiyi nasıl etkileyecek kestiremiyordum, içine çamaşır giymediğini gerçekten bilmiyor muydu yoksa bana bir oyun mu oynamışlardı emin olmalıydım. Ağzımı yokluyor diye şüphe ediyordum. Trafik vardı ve konuşmak için vaktimiz olacaktı, annem evdeyken bu tartışmayı eve taşımanın mantığı yoktu. Camları kapatıp klimayı açtım.
'' Beraber giyiniyordunuz en son, kızın külot giymediğini nasıl anlamadın?'' diye sordum şüpheli biçimde.
'' Ya vardı, sonra ben bi lavaboya geçmiştim, o arada çıkardı mı ne yaptı anlamadım. Sana göstermek için ölmüş kevaşe. Sen de maşallah hiç kaçırmamış çekmişsin her yerini,'' dedi gülerek.
'' Ya hayır, tam da emin olamadım, foto çekerken incelemedim yani detaylı. Bi de sen varsın orada, amınız açık kalmış Cansu hanım diye uyarsa mıydım?''
'' Amınıza sahip çıkın da sikmeyeyim deseydin,'' daha da eğlenerek.
'' Öyle birşey sen varken yapabilir miyim?'' dedim ağzını yoklayarak.
'' Yapsaydın size katılmamak içi zor dururdum,'' dedi.
'' Bak sen. Kıskanmaz ya da utanmaz mıydın?''
'' Hem kıskanırdım hem de utanırdım ama denemek de istediğimi biliyorsun abi. Cansu doğru kişi mi şüpheli,'' dedi kız kardeşim.
'' Tamamen yanlış kişi,'' dedim neredeyse duran trafikte ona doğru dönerek. '' Sana birşey itiraf etmem gerekiyor Deniz.''
'' Nasıl tepki vereceğini bilmiyorum, kızarsan da küsersen de birşey diyemem, ama eve gitmeden söylemek istiyorum.''
'' Tahmin ettiğim şey mi?''
'' Ne tahmin ediyorsun ki?''
'' Ne tahmin ediyorsun?''
'' Cansu ile görüşüyor musun yoksa?'' dedi.
'' Hayır ya, kaç kere yazdı hiç muhatap olmadım, sadece senin yanında görüyorum kızı.''
Büyük tepki vereceğini düşünmeye başladım, yalan konuşmam gerekiyordu. '' Sen aşağıya gittiğinde bana sırnaşmaya başladı,'' dedim utanarak.
'' İşte.. Elini kasıklarıma falan attı. Durdurdum falan ama baya zorladı, istiyorum birşey olmaz falan diye,'' dedi tepkisini bekleyerek.
'' Ya sonrası bu işte. Sikecek halim yok kızı, elini falan attı baya da olmaz dedim,'' diye tuvaletteki sakso olayını gizlemeye karar verdim.
'' Gerçekten mi? Bu kadar mı?'' dedi şaşırarak.
'' Sen ne kadar bekliyordun?'' diye sordum.
'' O kadar oyalandım ettim, biraz işi pişirirsiniz sandıydım,'' dedi yine gülerek, hiç beklemediğim şekilde birden hafife almaya başladı olayı.
'' Nasıl ya, kızmadın mı sen? Az önce sanki kızacak gibiydin, şimdi gülüyorsun,'' dedim.
'' Kızdım. Dahasını neden yapmadın diye,'' dedi yine gülerek. '' Ya ben zaten senden birşeyler duyup rahatlarım diye bekliyorum. Sen yaptım deseydin ben de of.çu kızla yaparken içim rahat edecekti. Ben seni aldatmış gibi hissedeceğim şimdi,'' dedi yalandan üzülmüş gibi.
'' Ne alaka ya. Seni rahat etsin diye Cansu ile sevişmemi mi isterdin? Hem sen o kızla çekim için bir araya gelmek istiyorsun, sevişip aşk mı yaşayacaksın sanki,'' dedim.
'' Bilmem. Gerekirse sevişiriz. Seni de davet ederiz, belki üçlü seviyordur,'' dedi yanıma sokulup elini bacağıma koyarken. Beni yoldan çıkaran o mudyu yoksa ben zaten yoldan çıkmaya meyilli miydim? Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçiyorsa, beynine giden yol da sikinden geçiyordu.
'' Sen var ya, çok tehlikeli bir kız olmaya başladın. Harbi diyorum, eve falan hapsedeceğim seni böyle giderse.''
'' Olur. Hapset. Ellerimi falan bağlarsın, sonra da istediğini yaparsın,'' dedi gülerek sikimi sıkarken.
'' Deniz.. Harbiden fenasın. İyi ki kardeşimsin sen, seninle sevgili ya da karı koca olsak kıskançlıktan kafayı yerdik amk işyerinde falan, yükselince başkasına sarar mı acaba diye.''
'' Aşkolsun abi,'' dedi dudaklarını bükerek. '' Orospu muyum ben? Senden habersiz ya da izinsiz ne yaptım ki bugüne kadar?''
'' OnlyFans açtın,'' dedim bu sefer ben gülerek.
'' Eyvah faka bastım. Ama o sayılmaz, sonuçta haberin oldu,'' dedi.
'' Madem öyle itiraf ediyorum. Cansu aslında benim ufaklığı çıkarıp eline falan aldı, öptü de, ama dahası olmadı,'' dedim. Hayır, bunca olanı söyledikten sonra WC'de ağzına boşaldım diye hala neden itiraf edemiyordum ki?
'' Hahaha.. Biliyordum fazlası olduğunu. Ciddi manyaksın ha, ben erkek olsam duramazdım bak,'' dedi. '' Neyse. O zaman of.çu arkadaşımla serbestim, istediğimi yapacağım karışmak yok.''
'' Karışmıyorum,'' dedim gülümseyerek.
Cansu'yla daha sık görüşüp arkadaşlık etmeye başlamıştı Deniz. Genelde dışarıda görüşüyorlardı, okulda zaten hep beraberlerdi. Benimle ilgili o anlamda konuştuklarını düşünmüyordum, sosyal medyadan ara ara selam veriyordu, o günle ilgili imalarda bulunup sonraki çekim için sözleşiyorduk ama ben araç muayene ve sanayi arasında çok çalışarak mekik dokuduğumu söyleyip bir şekilde idare ediyordum. Deniz'le araları bozulmadıktan sonra abin ağzıma boşaldı diye söylemezdi herhalde Deniz'e, ben zaten bundan değil, yalancı pozisyonuna düşmekten çekiniyordum. Öyle bile olsa aramızdaki bağ çok kuvvetliydi, onu da hallederdim.
O akşam eve geldiğimde Deniz normalden daha heyecanlı görünüyordu, bana söylemek istedikleri olduğunu mesaj atmıştı zaten, kızla buluşmak istediğini anlıyordum. Gece annem uyuyunca odasında sohbet etmek için sözleştik.
'' Cuma günü çalışmıyorsun,'' dedi Deniz.
'' Resmi tatil. Kızla bu sefer görüşüyoruz abi. Çok ciddi. Daha önce tanıdığı bi kızla ortak paylaşımları falan olmuş. Geçen hafta yine yapmışlardı uzun süre sonra. Bana izlenme sayısını, satış rakamını falan attı. Şuna baksana! İkisi de baya popüler olunca, bir haftada 400bin lira kazanmış manyaklar. 50 dolar fiyat biçmiş şunlara,'' dedi heyecanla. '' Kim verecek bu kadar parayı diyorsun ya, 200 kişi alsa 500bin yapıyor.''
'' Oha,''dedim şaşırarak. '' Cidden, öyle düşününce baya mantıklı.''
'' Sadece o videolar bi de o. Takipçi sayısı ve diğer ucuz videoların da satışı deli gibi artıyor. Haftada 1 milyon topluyorlar. Paraya bak!''
'' Deli para. Bu kızın çok takipçisi var valla,'' dedim.
'' O yüzden bu haftasonu Beylikdüzü'nden falan günübirlik bir yer kiralıyorsun ve buluşuyoruz. Bak ben buldum bikaç tane yer. Gayet güzel olanlar var, şunun yatak odasına bak,'' dedi.
'' Buralar zaten seks yapmak için düzenlenmiş gibi. Şu ışığın rengine bak,'' dedim duvarlara vuran neon pembesi fotolara bakarken. Jakuzi mi dersin, sauna mı dersin herşeyi olan yerler vardı. '' En iyisini bulup kiralıyorsun abi. Kız haber bekliyor. O bize gelecek,'' dedi.
Dediğini yapmama şansım yoktu, artık ben de merak ediyordum kızı. Hayaller de kuruyordum doğal olarak, kardeşimi başka bir kadınla izlemek, gözlerine bakmak, onları çekmek. Ama en önemlisi, belki gerçekten üçümüz birşeyler yaşamak.
Cuma günü ve haftasonu için günübirlik bir ev kiralamıştım, aslında böyle bir daireyi sürekli tutmak da istiyordum ama önce durum değerlendirmesi yapmam gerekiyordu. Sadece çekim yapmak ya da bu şekilde başka of.çularla bulaşmak değil, Deniz'le başbaşa rahat edebilmek için de lazımdı. Aylık kazancı belli bir rakamda ortalamayı tutturabilirsek boşta bile dursa bir daire olursa birbirimizi çok özlediğimizde gidip kalabilirdik.
Bunlar benim Deniz'le paylaşmadığım kendi düşüncelerimdi. Her ne kadar abi olduğuma kendimi ikna edip annem falan evdeyken belli bir ayarı korumaya çalışsam da, öyle zamanlar oluyordu ki çok fena azıyor ve onu istiyordum, yatırıp sikesim bile geliyordu ama çözecektim.
Kızla yazışan genelde ben olsam da telefonda konuşan Deniz olmuştu. Kıza adresi verip buluşma saatini vermiştik ve buluşma yerinde, ki o bizim dairemiz sanıyordu, erkek arkadaşı olarak benim de bulunacağımı ve çekimleri benim yapacağımı söylemişti ve sonunda her konuda anlaştık.
Biz iki saat evvelden gidip daireye baktık ve hazırlıklarımızı yaptık. Sonuçta biz de yabancıydık. Deniz yanında kıyafetler getirmişti. Evet seksi iç çamaşırlarını, plugları, dildoları falan da getirmiştik ama sokak kıyafetinden çıkıp mini bi etek ve altına sutyen giymeden bir de askılı kıyafet giymişti.
Bütün işler bitince salona geçtik ve sohbet etmeye başladık. Bacak bacak üstüne atınca sütun gibi teni önümde beni baştan çıkarmaya başlamıştı bile. Elimi önüme götürüp sikimi düzelttiğimi görünce hemen güldü. '' Biraz vaktimiz var istersen,'' dedi.
'' Durabilecek miyim bilmiyorum ki bir başlarsam,'' dedim ben de.
'' Dur diyen kim, sen kontrollüsün en azından,'' dedi kalkıp yanıma gelirken. Götünü kıvıra kıvıra yürüyordu. Kucağıma, tam sikimin üstüne oturdu. '' Çok özledim seni.''
Belinden tutup destek olurken ona, o da yüzüme doğru eğilip dudaklarıma yapıştı. Çok güzel öpüşüyorduk biz, her zaman duygu yüklü ve yumuşak başlıyor, sonra git gide daha ateşli hale geliyorduk. Kardeşime hiç hayvani arzularla yaklaşmamıştım. Aslında bunu denesem onun herşeye evet diyeceğine de emindim ama olmuyordu.
Dudaklarını yalayıp emerken eteğini altından götünün yanağını avuçlamaya başlamıştım bile, ara ara uzanıp parmak ucumla külodunun hemen yanından amına sürünüyordum, deli gibi zevk alıyorduk ikimiz de, onun nefes değişimleri bile beni acayip yükseltiyordu.
Kız geldiğinde bomba gibi olacağı belliydi Deniz'in, yükseldikten sonra yatışmadan durması çok zordu. Belinden uzanıp götünü okşarken diğer elimle de memelerini sıkıyordum. Dudaklarımız salyalarımızla çok ıslanmıştı artık, sadece yiyişerek bile boşalabilirdim onunla.
Derken zil çaldı. Kız gelmişti.
Deniz kucağımdan kalkarken gözlerinin içi gülerek yanaklarımı sıkıp dudaklarımın büzüşmesine sebep oldu ve kocaman bir öpücük kondurup kapıya gitti. '' Muahhhh!''
Elim ayağım nedense birden birbirine dolandı, bunca tecrübeye rağmen yine de yeni şeylerle karşılaşınca afallıyordum. Ben de kapıya doğru yürüdüm ve ikisini birbirini selamlarken buldum.
'' Merhaba! Sonunda görüşebildik!'' dedi kız. '' Melissa ben, siz de sevgilisi olmalısınız.''
'' Merhaba,'' dedik aynı anda Deniz'le. '' Sevgilim Yusuf, ben de Cemre. Hoşgeldin, buyursana,'' dedi Deniz götünden iki isim uydurarak hemen, böyle şeyleri normalde akıl etmem gerekirdi ama uydurma isim hiç düşünmemiştim. Hemen içimden tekrar ettim pot kırmamak için.
'' Gerçek isimleriniz mi diye sormayacağım, benim gerçek ismim Melissa değil tahmin edersiniz ki,'' dedi gülerek. Herkes benim gibi salak değildi demek ki.
'' Aynen öyle. Çok takılmamak lazım zaten Melissa, bizim için sanal isimlerimiz önemli zaten,'' dedi Deniz.
'' Kırmızı şarap sever misin?'' diye sordum. '' Rahatlamak gerekli.''
'' Olur. İçkiyle çok aram yok ama size eşlik ederim,'' dedi.
Bir sohbet ortamı oluşmaya başlıyordu, kız gerçekten sıcak kanlıydı, öyle egolu bir tip asla değildi, normal arkadaş olunabilecek biri olduğu, yaşam dolu olduğu belliydi. Biraz yalan biraz gerçek birbirlerine sorular sorup kaynaştılar.
'' Jakuzide de çekim yapabiliriz. Benim için çok da önemli değil, her ortama uyum sağlarım. Konuşmuştuk zaten biliyorsun,'' Melissa kardeşime.
'' Evet! Hatta ormanda bile sevgilinle çektiğin videolara bayılıyorum. Biz daha o kadar cesur olamadık,'' dedi bana dönüp bakarak, beni de sohbete çekiyordu.
'' Evet. Malum biz daha yeniyiz. Belki ileride olur böyle şeyler,'' diye geveledim.
'' Valla bu kız fıstık gibi, çok var artık yapan ama gerçekten fiziği çok özel Cemre'nin, sevgilisi olarak çok şanslısın. Ama bugün müsade varsa ben de şansımı denemek isterim. Çekim yaparken önünde biraz yaramazlık yapsak kıskançlık krizine girmezsin değil mi? Girsen de hak veriririm gerçi,'' dedi gülerek Deniz'e iyice sokulurken. Belinden dolanmıştı ve yanağına boynuna sokulup duruyordu gülerken, öpmemek için zor duruyor gibiydi.
'' Benim için sakıncası yok, ben işime odaklıyım önce. Bence çok güzel bir çekim olacak, iki taraf da istekli olunca güzel şeyler çıkıyor. Önce sizi beraber çekeyim biraz isterseniz. Daha önce tecrübemiz var. Cosplay falan da çekmiştik. Bugün konsept biraz daha erotik olacak sanırım,'' dedim olabildiğince doğal konuşmaya çalışarak. Halbuki zor duruyordum birazdan olacakları merak ederken.
'' Nereye geçelim?'' diye sordu Deniz.
Mutfaktan daha önce açıp hazırladığım şişeden birer kadeh kırmızı şarap koydum üçümüze de, sonra yanlarına geldim ve uzattım ellerine.
'' Şöyle kanepenin önünde başlayalım. İki eski dostsunuz. Kırmızı şarabınızı açıp sohbet ediyorsunuz. Mini etekleriniz ve jartiyerleriniz, plazadaki işinizden çıkıp yorgunluk atıyorsunuz. Harika. Evet. İçmek zorunda değilsiniz ama konsept bu. Evet kadeh tokuşturun,'' dedim onları izledim. '' Sohbet ediyor gibi.''
Birbirlerine hemen ısınmışlardı anlaşılan. Gülüşüp sohbet ederek tanışma faslını çabuk atlatmışlardı, hem kardeşim hem de kız çok güzellerdi, erkeklerin de kız kıza lezbiyen ilişkiden zevk aldıklarını herkes bilir, ki kendim bundan hoşlanırdım izlerken, şimdi karşımda kanlı canlı iki afet vardı. Herzaman tercihim romansla başlamaktı.
'' Birbirinize küçük dokunuşlarla temaslara ne dersiniz hanımlar?'' dedim.
Melissa hiç yüzüme bile bakmadan elini Deniz'in yüzüne götürdü, kanepede kıçını kaydırarak biraz daha sokuldu kardeşime. Saçlarını ve yüzünü okşuyor, dudaklarına parmakları ile dokunuşlar gerçekleştiriyordu. Deniz de içgüdüsel olarak onun yüzüne dokunmaya başladı.
'' Çok güzel. Ben burada yokum. Başbaşa iki yakın dostsunuz. Bir kadının yorgun ve stres dolu bir gün geçirdikten sonra neye ihtiyacı olduğunu benden iyi biliyorsunuz. Biraz hissedilmek ve anlayış.. Harikasınız.. Daha sıcak..'' dedim.
Melissa Deniz'e bakarak sordu. '' Daha önce hiç bir kadını öptün mü?''
Deniz başını hayır anlamında iki yana salladı.
Dudaklarını dibine kafar götürüp, küçük bir öpücük kondurdu. '' Korkmana gerek yok. Akışa bırak kendini.''
Deniz gözlerini kapadı ve öpücüğe karşılık vermeye başladı. Kıvılcım çıkıyordu aralarından adeta. Elleri bedenlerinde gezinmeye başladı, Melissa hareketlendikçe kardeşim de karşılık vermeye çalışıyordu. Kalçasına dokunmaya başladı, kendisine doğru çekiyordu. Eteğinde biraz gezindikten sonra bacaklarından geriye doğru sıyırmaya çalıştı ama etekleri zaten çok dar ve kısaydı, zorlanmadan kalçası ortaya çıktı daha da.
Diğer eliyle de memelerini okşuyor ve sıkıp bırakıyordu. Deniz'in çıkardığı sesler değişmeye başladı. Bense nefessiz izliyordum onları, yönlendirmeme ya da konuşmama gerek yoktu, büyüyü bozmamalıydım.
Üstüne doğru iyice yüklenmeye başlamıştı, sanki kendimi görüyordum onda, ben de olsam böyle yiyişirdim. Omuzlarından geriye bastırmaya başladı, kanepenin krilentine başını koyana kadar devam etti.
'' Bugün bir kadınla bütün ilkleri yaşamanı istiyorum senden. Patron benim,'' dedi kardeşime ama onun gözleri çoktan kaymıştı.
Bacaklarını aralamadan önce eteği beline kadar ittirdi, görüntü mükemmeldi, en sevdiğim en seksi çekimler böyle anlardı, tamamen çıplak olmasındansa biraz kıyafet olması. Eteğin altındaki tangası ortaya çıktı, tamamen transparan bir ön kısmı vardı. Tertemiz amcığını görebiliyorduk. Bacaklarının arasına yumuldu, öpücükler kondurmaya başladı.
'' Siz devam edin, ben hem kamerayla çekim yapacağım hem de telefonla fotolar alacağım,'' dedim. Tripodla görüntüyü ayarlamıştım zaten. Duymadılar bile.
Tangasını kenarlarından tutup dizlerine kadar çekmeye başladı, hepsini çıkarır diye düşünüyordum ama orada bıraktı, tekrar bacak arasına yumulurken denizin bacakları havada kalmıştı, müthiş birşeydi bu. Ağzını amcığına yerleştirip diliyle uyarmaya başladı. Parmaklarını da maharetle kullanıp dudaklarını aralıyor, dilini içeri sokup çıkarıyor, bazen öpücükler konduruyor, Deniz'i çıldırtıyordu. Vücudunun kıvranışlarından ve iniltilerinden anlıyordum bunu.
Çok fazla dayanamayacağını biliyordum Deniz'in ama Melissa da önümde domalmış dururken eteği iyice yukarı kaymıştı. Kameraya çıkacağımı biliyordum ama editleyecektim nasılsa, şansımı denemek için yanlarına yaklaştım. Melissa'nın eteğine uzanıp, '' Düzeltmeme izin ver, daha seksi görünecek böyle;'' dedim kız kardeşimin amcığını yalamaya devam ederken. Ses etmedi.
Eteğini onun da beline kadar çekmiştim, şimdi kameraya domalmış haldeyken götünün arasına giren ve sulanan amını okşayan elini daha net alabiliyordum. Bu arada kendim de artık iyice yükselmiştim.
'' Eteklerde kurtulsak mı?'' diye sordu Melissa.
'' Bana uyar,'' dedi çok zor durumda olan kardeşim.
'' Ters yüz olalım mı? 69 yaptın mı hiç?'' diye sordu.
Bana baktı Deniz. Nedense bunu hiç denememiştik.
'' Sevgilinle olmuştur illa. Hadi gel, ağzıma otur, birbirimizi yalayalım,'' dedi.
Cennete mi düşmüştüm ben? Herşey çok çabuk ilerliyordu. Tekrar kanepede doğruldular ve üstlerini çıkarmaya başladılar, ara ara yine birbirlerine temas ediyorlardı, hem yardımcı olur gibi de hem de dokunmadan duramıyor gibiydiler. İç çamaşırlarıyla kalınca Melissa kanepeye yattı ve kardeşimi çağırdı üstüne çıkması için. Deniz bacaklarını iki yanına koyup, kalçasını ayarladı ve ağzına doğru verdi kasıklarını. Gözlerindeki ifadeden hemen anladım dilinin yarığına dokunmaya başladığını. Yavaşça o da Melissa'nın bacak arasına doğru eğildi ve yüzü kayboldu. Şimdi ikisi de birbirini öpüp yalayarak tatmin ediyordu.
Kafayı yiyordum gördüklerim karşısında. Çıkarıp ortaya sikimi üstlerine atlamamak işten bile değildi. Deniz biraz yadırgasa da bu durumu, alışmaya başladığını fark edebiliyordum ama Melissa hiç oralı bile değildi, parmaklarını alttan sokup çıkarıyor, iştahla yalıyor, ağzına getirmek için elinden geleni yapıyordu. Tam benim kafadandı, ara ara göt deliğine bile dilini değdirebildiğini izliyordum.
Deniz daha fazla dayanamadı ve kiralık evde olmanın rahatlığı ile neredeyse çığlık atarak boşalmaya başladı, vücudu titreme nöbetleri geçiriyordu. Melissa'yla gülüyordu sadece. '' Sakinleşmeye çalış, harikasın bebeğim, harikasın gerçekten!''
'' Ahh.. Başım döndüü!'' dedi Deniz. '' İliklerime kadar hissediyorum.''
'' Biliyorum, çok güzeldi. Ama benim de ihtiyacım var. Sevgilin bize katılmak istemez mi? Sen de gelsene,'' dedi bana bakarak.
'' Bilmem ki. İster herhalde,'' dedi Deniz bana bakrken gülümseyerek. '' Hadi gel.''
Ne yapacağıma karar verememiştim. Beni çağıran hangisiydi? Hangisine odaklanacaktım? Deniz buna ne tepki verecekti? Yine overthink moduna giriyordum. Deniz'in olduğu tarafa doğru gitmeye karar verdim. Hala üst üstelerdi. '' Sorun olmaz değil mi?'' dedim Deniz'e bakarak.
'' Ne yapıyorsak beraber yapıyoruz,'' dedi ve az önce kızın amını yaladığı ağzını bana yaklaştırdı. Çok sürreal gelse de Melissa'nın bacak arasına geçmiş, su gibi akan amcığının hemen üstünde öpüşüyorduk. Ellerimi bacaklarına götürdüm, baldırlarını okşamaya başladım kızın, amına dokunmak istiyordum ama Deniz beni ensemden tutup bacak arasına doğru yönlendirmeye başladı. Amını yalamamı istiyordu belli ki kızın. Aynen de öyle oldu. Bacak arasına yüzümü dayadım ve onun yarım bıraktığı işi bitirmeye başladım. Köpek gibi yalıyordum şimdi onu, çok azmıştım. Deniz saçlarımdan okşamaya devam ederken yerinden kalktı ve yere dizlerini koyup kanepenin yanında dururken Melissa ile yeniden öpüşmeye başladı. Memelerini okşuyordu bir yandan da. Evin için seks kokuyordu, bunu burnumun direklerinde duyuyordum.
Sonra beklemediğim birşey oldu. Deniz onu öpmeyi bırakıp pantolonumun kemerine doğru hamle yaptı. Ağzımı bir an amından çekip ona baktım. Gözlerindeki sevgiyi gördüm. Sevişmek istiyordu. Onu sikmemi istiyordu. Belki de ikisini birden sikmemi istiyordu. Elleri çalışmaya devam ederken bacaklarımı hareket ettirip yardımcı olmaya çalıştım.
Sikim serbest kalmıştı. Oraya doğru yöneldi ve ağzına aldı beni, o sıcacık, küçücük ağzına alıp yalamaya başladı. Adrenalin damarlarımda akıyordu, coşuyordum. Eliyle sıvazlayıp iyice sakso çekmeye başladığını görünce ben de daha iştahlı biçimde yalamaya koyuldum Melissa'yı. Aklından ne geçiyordu acaba.
Bir süre vakum gibi içine çeke çeke emdi beni. Melissa da çok yükselmişti. Bizi izliyordu zevkle. '' İçime girsene, bu kadar yalattığın yeter,'' dedi.
Deniz'e baktım sanki izin ister gibi. Beni belimden tutup yerden kaldırır gibi yönlendirdi adeta, küçük bir çocuğu elinden tutup karşıdan karşıya geçiriyordu sanki. Kalçamdan ittirerek bacaklarının arasına yerleştirdi. Elimle sikimi tutup deliğe sokmak kalmıştı ama ona bile izin vermedi. Sikimi tutup kafasını kızın amcığının girişine dayadı. '' Hadi sok!''
Yavaş falan olmadan direkt abandım üstüne, bacak arasına girdim ve üstüne yattım resmen. Yüz yüze geldik, Deniz de yanımıza geldi. Üçümüz de beraberdik adeta. Keşke yatak odasında olsaydık diyordum ama gidişat zaten orasıydı.
Öpüşmeye başladık ama kim kimi öpüyor belli değildi. Deniz araya giriyordu sürekli, bir eli kalçamda, beni sanki böyle sik der gibi yölendirirken diğer eliyle de neremize denk gelirse okşuyorduk.
Buna can dayanmaz diyordum. Çok ama çok yükselmiştim. Melissa zaten artık uçuyordu. Deniz de fena zevk aldığını belli ediyordu. Dayanacak gücüm kalmadı, sürekli hızlanıp sanki dibi yokmuş gibi kasıklarımdan abanmaya başladım. Sonunda ucuna geldiğini hissettim döllerimin. Melissa kasılmaya başladı, gelmişti. Dizlerimin üstünde birden doğruldum ve sikimi çıkarıp otuzbir çekmeye başladım. Kızlar yiyişmeye devam ediyorlarken bütün döllerimi onlara doğru attırdım. Uçarak üstlerine konuyordu hepsi, şaşkınlıkla zevk birbirine karışarak hepimiz inledik.