İki kez sarıldık. Önümdeki dağıma, yolumdaki duvarıma sarılır gibiydim ama ben üçüncüsünü istedim. Üçüncü kez sarıldım sana. Bu sondu.
Lint Roller? I Barely Know Her

ellievsbear
wallacepolsom

@theartofmadeline

★
styofa doing anything
Today's Document

No title available
TVSTRANGERTHINGS
Keni
Claire Keane
Misplaced Lens Cap

PR's Tumblrdome
No title available
ojovivo

Andulka
tumblr dot com
h
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
AnasAbdin

seen from Canada
seen from Italy

seen from Germany

seen from United States
seen from Germany
seen from Malaysia

seen from Germany

seen from United States
seen from Bulgaria

seen from Canada
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States
seen from Germany
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Türkiye
seen from Denmark
seen from United States

seen from South Africa
@kandamlalari
İki kez sarıldık. Önümdeki dağıma, yolumdaki duvarıma sarılır gibiydim ama ben üçüncüsünü istedim. Üçüncü kez sarıldım sana. Bu sondu.
Bir bıçakmış Ali.
Doğrultulduğu yerden hep kendine dönen.
insanın bir ömür kendine mahkûm olması sanıyorum ki ona ceza olarak yeter
Var olduğunu sandığın kadar var mısın?
Yok olduğumu sandığımdan daha fazla yokmuşum. Garip.
Büyük bir boşluğum ben, sürekli içime düşüyorum.
Dünya denen koca tabutun içinde kendi gökyüzümü arıyorum, tüm yaşamım boyunca gece olacağını bilmeden güneşin doğuşunu bekliyorum.
Şimdi ölmezsem yarın büyüyemeyeceğim, dedi.
Öl, dedim. Kendin için.
O öldüğündeyse ben büyüyemedim.
Kalbim kalbinle birdir.
Bir kuşun gözlerimin önünde kaburgalarımın arasından çıkıp uçuşunu gördüm ben. Bu ilk kayboluşum değil, son da olmayacak.
Öyle boş ki kabuk gibi. Bu. Bedenim. Benim.
Evin yolunu unutmuş küçük bir kuştu. Zamanla büyüdü ve güneşe doğru uçtu.
İleride büyük bir çiçek bahçesi var ama sen, bir çocuk tarafından koparmaya çalışılırken birdenbire öylece bırakılıp gidilmiş, omurgan kadar eğik, yalnız bir çiçeksin.
Yazamıyorken dünyaya kendini anlatmaya çalışmak çok zormuş. Kelimelerle ağlamak istiyorum. Keşke şuralara bir yerlere kelimelerden gözyaşları düşse
Bu gece ne yanlış ne doğru hiç bilmiyoruz. Ben yıldızları izliyorum, sen sessizliği dinliyorsun. Ve arkada bir şarkı çalıyor. Sessizce ayrılacağız, diyor bir kadın. Usulca sandalyeden kalkıyor, bir rüzgar gibi etrafındaki her şeyi savurarak gidiyorsun. Nasıl bir sessizlik bu, diye soruyorum kendime. İçimde yeşil yeşil yapraklar dökülüyor.