Sizin gibiler moruk, hastalıklı kişiler.

Andulka
styofa doing anything
occasionally subtle

No title available

Origami Around

titsay
sheepfilms

⁂
almost home
Sweet Seals For You, Always
YOU ARE THE REASON
todays bird
Misplaced Lens Cap
trying on a metaphor

if i look back, i am lost
dirt enthusiast
Not today Justin

Discoholic 🪩

tannertan36
I'd rather be in outer space 🛸
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia

seen from T1
seen from Brunei

seen from United States

seen from Malaysia
@kanunsuzlar
Sizin gibiler moruk, hastalıklı kişiler.
Bana öyle güldüğün gün var ya, bakamam resimlerine hâlâ.
Maziyi zift gibi kazı, artık senin için tutulmayacak siktiğimin yası.
Artık adını söylememe gerek yok sanırım. Zaten isim verdikçe bu kaltak bi' bok sanılır.
Yine elimde ot sarılı, Jagged yine sarhoş. Ve sana orospu demek adını söylemekten daha hoş.
Maziyi zift gibi kazı, artık senin için tutulmayacak siktiğimin yası.
Şimdi otur yerime koyduğun ibnenin derdine iç.
Gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar, bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar.
Uzakta ol istediğin kadar, kendimden bile yakınsın bana.
Ben artık bambaşka bir yıldızdayım yerdeniz.
Yiğit nam salar dünyayı titretirmiş, yiğidi bir ceylan gözlü yâr bitirirmiş.
Sek düşün beni mesela, kimseyle karıştırma.
Biz o kadınlardan değiliz, Füsun. Bizim ellerimiz yaralıdır, kanlıdır; tutulmaz. Gözlerimiz yağmurludur hep, kolay kolay bakılmaz. Saçlarımız, Füsun, kısacıktır; o kadar kısadır ki okşanmaz. Bizim adımız şiirlerde geçmez, çiçeklere konulmaz. Bizim adımızı kimse bilmez, Füsun.
En sevdiğimiz türküyü, şairi, rengi, çiçeği ve daha fazlasını bilmezler, Füsun. Neden biliyor musun?
Çünkü bizim sırtımızdaki kambur, ellerimizdeki kanlar, gözlerimizdeki yaşlar bizi soyutlaştırır.
Herkes kaldırımda yürürken biz yolun ortasında yürürüz; herkes yağmurdan kaçarken biz geçer bir köşeye otururuz.
Bizim sesimiz de pek duyulmaz, Füsun. Ne çığlıklar attık, ne ağıtlar yaktık o balkonda. Kimleydik, Füsun? Yalnızdık.
Sisli bir geceden, gözyaşlarına boğulduğum banktan sesleniyorum: Biz o kadınlardan değiliz, Füsun’um.
Güzelliği beş para etmeyen Firuze.
sokak depresif bi portre ve ben akşamın dibindeyim
Bu dert ortağım sigara şu an yalnızlık mühim değil.
Şımarık, dar paçalı, nargile kafe çocuklarınızı jiplerinden indirip döveceğiz; benim babamın kim olduğunu biliyor musunuz diyecek, yarım saat önce babanı dövdük diyeceğiz.
Soyutluğuna soyunduğum o oyunlardı keşkelerim. Ben susarsam içki kokan tüm kadınlar şevke gelir. Öfke benim sağ yanım, sol yanımda; dur, geçme beni. Benimle yürü de, kadın, o boş mezarları keşfedelim.
Elhamdülillahi rabbil alemin, berbat haldeyim.
Uslu çocuklar çarmıha, holosko artı bir miktar yara.