Kredi kartı ile güvenli şekilde alışveriş yapmak için tıklayın
Siteye yepyeni özel tasarım çantalar ekledim efendim. Güzel de bir karantina indirimi başlattım. Herkesleri beklerim :)
No title available
we're not kids anymore.
trying on a metaphor
Peter Solarz
No title available
Sweet Seals For You, Always
TVSTRANGERTHINGS

izzy's playlists!

Product Placement
DEAR READER
sheepfilms
🪼
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
macklin celebrini has autism

pixel skylines
NASA
KIROKAZE
Stranger Things
Not today Justin
One Nice Bug Per Day
seen from Canada

seen from T1
seen from United States

seen from Estonia
seen from Bangladesh
seen from United States
seen from United States
seen from Argentina
seen from Ecuador

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Sweden

seen from Australia
seen from Chile
seen from Chile
seen from United States
seen from United States
@karalama-defteri
Kredi kartı ile güvenli şekilde alışveriş yapmak için tıklayın
Siteye yepyeni özel tasarım çantalar ekledim efendim. Güzel de bir karantina indirimi başlattım. Herkesleri beklerim :)
334 Followers, 375 Following, 35 Posts - See Instagram photos and videos from BEZ. (@beztasarim)
Arkadaşlar, bir haberim var!!! :)
Kendi çizdiğim illüstrasyonlar ile özel bez çanta tasarımları yapıyorum. Yepyeni bir oluşum, tazecik bir heyecan. Sizlerle katlanarak büyüyecek kalıcı bir heves. Hepinizi onunla buluşturmak istiyorum. Güzel geri dönüşler alıyor ve sizlerin düşünceleriyle daha da iyi bir hizmet için çabalıyorum.. Paylaştığım bağlantıdan sayfamı ziyaret edebilir, her birinin üzerinde incelikle ve özenle çalıştığım kişiye özel çanta tasarımlarımı inceleyebilirsiniz.
Destekleriniz ve BEZ’den sevgilerle…
334 Followers, 375 Following, 35 Posts - See Instagram photos and videos from BEZ. (@beztasarim)
Arkadaşlar, bir haberim var!!! :)
Kendi çizdiğim illüstrasyonlar ile özel bez çanta tasarımları yapıyorum. Yepyeni bir oluşum, tazecik bir heyecan. Sizlerle katlanarak büyüyecek kalıcı bir heves. Hepinizi onunla buluşturmak istiyorum. Güzel geri dönüşler alıyor ve sizlerin düşünceleriyle daha da iyi bir hizmet için çabalıyorum.. Paylaştığım bağlantıdan sayfamı ziyaret edebilir, her birinin üzerinde incelikle ve özenle çalıştığım kişiye özel çanta tasarımlarımı inceleyebilirsiniz.
Destekleriniz ve BEZ’den sevgilerle…
269 Takipçi, 68 Takip Edilen, 20 Gönderi - BEZ.'in (@beztasarim) Instagram fotoğraflarını ve videolarını gör
Arkadaşlar, bir haberim var!!! :)
Kendi çizdiğim illüstrasyonlar ile özel bez çanta tasarımları yapıyorum. Yepyeni bir oluşum, tazecik bir heyecan. Sizlerle katlanarak büyüyecek kalıcı bir heves. Hepinizi onunla buluşturmak istiyorum. Güzel geri dönüşler alıyor ve sizlerin düşünceleriyle daha da iyi bir hizmet için çabalıyorum.. Paylaştığım bağlantıdan sayfamı ziyaret edebilir, her birinin üzerinde incelikle ve özenle çalıştığım kişiye özel çanta tasarımlarımı inceleyebilirsiniz.
Destekleriniz ve BEZ’den sevgilerle...
Lucia - Silence (Guitar Cover)
Çok sevdiğim bir parçayı bunca zaman sonra çalışıp söylemenin mutluluğunu yaşıyorum. Öyle bir mutluluk ki hiç aklımda yok iken birden videomu Youtube’a yüklerken buldum kendimi. Paylaşmak istedim sizlerle, dinleyin istedim. Burada güzel bir hatıra olarak dursun istedim. He bir de kim bilir belki keşfedilirim diye düşünmeden edemedim. :) Ama keşfedilmek isteyen kim. Bana bir ben bir de gitarım yeter. Biz kendi etrafımızda döndükçe güzeliz. Umarım beğenirsiniz. <3
Gece mesaisi ⏳ @manusbaba #etegibelinde
Hi! 🤗 My new illustration project:'Say hi to musicians'👐🏻 First guest @katyperry 🍉🌸 @sedasakiroglu #katyperry #illustration #illustrator #illustrations #sedasakirogluillustration #drawing #drawingoftheday #drawings #adobeillustrator #adobe #sketch #sketchbook #graphicdesign #fineart #art #image #artoftheday #character #characterdesign #animation #visual #insta #instagram #visualdesign #instamood #instagood #instadaily #markers #lineart #pendrawing
Hi 🤗My new illustration project: 'Say hi to musicians'👐🏻 'First guest @katyperry' 🍉 👆🏻Original Album cover 👇🏻My İllustration Behance: sedasakirogludesign @sedasakiroglu #katyperry #illustration #illustrator #illustrations #sedasakirogluillustration #drawing #drawingoftheday #drawings #adobeillustrator #adobe #sketch #sketchbook #graphicdesign #fineart #art #image #artoftheday #character #characterdesign #animation #visual #insta #instagram #visualdesign #instamood #instagood #instadaily #markers #lineart #pendrawing
fark etmeden dokunursun bazı kalplere.. öylece girersin..
ne sen bilirsin, ne de bir başkası..
fark etmeden aldığın o kalbi yerle bir edersin sonra..
ne sen bilirsin ne de bir başkası..
fark etmeden sevilirsin..
ne sen bilirsin, ne de bir başkası..
fark etmeden dokunduğun bilir kalbine,
fark etmeden yerle bir ettiğin,
fark etmediğin sevenin bilir
seni sevdiğini..
sen
-fark etmeden..
Şimdi ben neredeyim..
Bir gece, bir düş, bir mum, bir kadeh..
Sen düştün aklıma yine.
İçim dizleri kanayan bir çocuk..
adın dudaklarımı yakıyor bazı efkârlar. bir martının çığlığı yükseliyor fısıldarken adını. sevgi değil bu. aşk değil. gidişine dair bir sızı. . .
.
bambaşka.
başka bir zamandayım. Sabaha sevinçle açılışındayım gözlerinin.
başka ülkelerin yabancı iklimlerinde, adını sayıklamaktayım sesinin serinliğinde.
sokaktan geçen bir satıcı, el arabasında kabuk tutmuş sancıları.
ve ben başka bir ah’dayım.
uçakların beyazlıklarında gezdirip parmaklarımı,
dudağının küçülmen kıvrımına dokunmaktayım.
kendini kaybetmiş bir varlığın, incecik iplerle işlenmiş zamanın,
ses çıkarmadan vurulan kadehlerin dolduramayacağı rüyâlardayım.
başka bir dala tutunmaktayım.
bambaşka tozlar elemekteyim yüreğimde.
bambaşka yüzlere vermekteyim suretimi.
ve seni bir başka hatırlamaktayım.
yağmursuz bir havada yüzümü yalayarak ıslatan bir rüzgar gibi.
bir de dertlenmedikçe içine çekilmeyecek
-bir sigara.
başka susuşlardayım.
susmaktan kastı, ağzını açmamak olanlardan değil..
susmaktan anladığı, duvarları gözlerince içmemek değil..
susmaktan kastı bir kastetme hali olmayan susuşlardayım..
başka dua’lardayım.
bambaşka ellerde açılıp, geceye üflenen nefesin boynundayım.
ve senin sayısızca güzelliğinde, soluğunun üşüten sıcaklığındayım.
sol yanının solunda durmaktayım.
dokunmadan, incitmeden yüreğini
bambaşka bir seyirdeyim;
-içinin güzelliğini..
başka bir aşkdayım. aşkınla
-bambaşkayım..
başka bir yoldayım.
çiçekler toplayıp incecik tellerine saçlarının,
ellerinin ayazına, yüzünün beyazına bırakmaktayım.
avucundayım kimliksizliğin ve en uzun çizgin bu senin.
en uzun yolu hayalimin.
bambaşka kurmaktayım şehirleri..
başka şarkılardayım. başa sarıp sarıp dinlenenler misali.
tek dinlenişte usanılan şarkılardayım.
küçük kibritçi kızın asla sıkılmadığı o oyunun verdiği hazdayım.
bambaşka bir hazdayım. gecenin beni kucaklamaktan vazgeçtiği;
dilek fenerlerinin yıldız kesildiği;
dudaklarda sessiz sohbetlerin estiği..
başka bir haz, bir başka an’dayım..
haz’dayım diyorum. siz anlayın..
-anlayın.
bambaşka sabahlardayım.
mızıkanın ortasına üflenen nefesin sıcaklığı ve..
nefesi kesilen bir martının..
martının nefesi kesilir mi diye sormayın. kesilmez elbet. hiç kesilmedi..
ama bir sabah ya uçmayı unutursa.
unutmak yok olmaktır..
martıların uçmayı hiç unutmadığı sabahlardayım.
bambaşka köşe’başlarındayım.
sezai’nin köşe’si hariç, tüm varlık ve yokluk dahil.
sarı oda lambasının önünde beliren belirsizlik hariç..
başka köşe’başlarındayım.
hayatın sunduğu bu büyük ziyafet;
-aşınmaktayım.
gittiğinde diyorum. gittiğinde, ben..
gittiği ‘n’ de sen..
her neyse.
“neden kalamıyorsun, dedi kadın gözleriyle. başını eğdi adam, kapıya uzandı eli, uzandı kadın, elini tuttu. tutamadı adamı..”
@cahilfilozof
neden kalamıyorsun, dedi kadın gözleriyle. başını eğdi adam, kapıya uzandı eli, uzandı kadın, elini tuttu. tutamadı adamı..
başı öne eğik geldi adam. anahtarı kilide soktu, çevirdi. değişmemişti. sevindi. kapının ardında kadın belirdi elinde bezi. hiçbir şey değişmemiş gibiydi. işten döner gibi gülümsedi, bir öpücük kondurdu dudağına kadının. kadın şaşkın, adam mutlu.
belki de hiç gelmemeliydi diye düşündü kadın. bez yavaşça düştü elinden. almaya yeltendi adam. yüzünde hala aynı mutluluk ifadesi. ellerini kavradı. bir öpücük daha kondurdu dudağına. karşılık verdi kadın. belki de hiç gelmemeliydi diye düşündü. adam mutlu.
bir yudum aldı kadehinden adam. gözleri kadını aradı. bu ev ilk kez böylesi sessizdi. yatak odasına girdiğinde yere çömelmiş kadını gördü. olmayan bir lekeyi siliyordu kadın kısa, sert vuruşlarla. adam seslendi. duymadı kadın. omzuna dokundu. kadın durdu. arkasına dönmeden mırıldandı ‘’belki de hiç gelmemeliydi.’’ duymadı adam. sarıldığı yerlerinden çözüldü kadın. sevişmek üzerini örttü gidişinin, kadehin yanına bir sigara ilişti, kadın ifadesiz, adam mutlu.
kadın gülümsemek istedi bir kez daha. yapamadı. gözleri eriyip akmak istedi bir mumun sıcaklığı gibi. adam öylece izledi. ne kadar da güzeldi. saçlarını izledi. ezberlemek istedi gözlerindeki ifadesizliği. anlamlar yükledi adam. hiç olmayan anlamlar yükledi kadının sessizliğine. usulca bıraktı kendini yere. bir çift el diledi geceden. kadının ellerini diledi elinde. ama gitmek zorundaydı. gitti. adam mutluydu. kadın da mutlu olmak istemişti. oysa yok olmuştu.
sigara almak için uzandığı cebinde bir not buldu adam. özensizce yazılmış kelimeler, ıslanmış kağıdın üzerinde birbirine karışmıştı. gülümsedi adam, herhalde sevgi sözcükleri olmalıydı. kağıdı cebine koydu. sigarasına uzandı bu kez. çakmağına sonra. bir sigara yaktı ve kalabalık trafikte insanları izledi.
ne de çok insan var diye düşündü sonra. hayatın içinde. ve hayatın dışında. sigarasından bir nefes aldı adam. bir nefes daha.. elleri yorgundu. üşüyor gibiydi biraz da. birkaç gün öncesinden kalmış şarap şişesine uzandı. insandık dedi. bizde onlardandık. sen de vardın.. bir nefes daha çekti sönmüş sigarasından..
bir gözü kapıda bavulunu topluyordu kadın. evden ayrılma saati yaklaştıkça hareketleri ağırlaşıyor, yazdığı kelimelerin pişmanlığı karabasan gibi üzerine çöküyordu. belki de okumamıştı henüz! bir an önce onu bulmalı, yok etmeliydi o kağıdı ama nasıl; ne bir adres ne bir telefon numarası vardı. koca ev bir mengene gibi sıkıştırıyordu kadını, sürekli geziniyor, çareler arıyor, nefes alamıyordu. insanı en çok belirsizlik yorabilir bu denli, diye düşündü. camın kenarına oturup küçük bir not kağıdına emanet ettiği kaderini beklemeye koyuldu.
günün ilk saatleriydi. güneş tam tepeye varmamıştı henüz. hayal kırıklıkları ve gideremediği özlemleriyle dolu bavulu ayaklarının dibinde, bekliyordu. durak ne kadar da sessizdi. hep boş mu geçerdi bu saatte otobüsler diye düşündü kadın. gözleri daldı bomboş yola. bir otobüs daha geçti önünden. beklediği otobüs olmalıydı. acının ağırlığı ile yıkanmış elleri çaresizce düştü dizlerine. kaldıramadı kadın. adamın gidişini de kaldıramamıştı. göz kapaklarını hissetti. ağlamaktan kıpkırmızı olmuş gözleriyle yolun boşluğuna daldı bir kez daha. bir otobüs daha geçti. adamın gidişine benzetti. omuzuna asılı küçük çantasından kulaklığını çıkardı. sağ kulağına taktı birini. sol tarafı adama ayırdı. grinko çalıyordu: other child room. sesini açtı. bir adamın gidişini dinledi kadın.
‘’herkes bilir gitmesi gereken zamanı, kimileri inanmak istemez yalnız.. ‘’ işte bu cümle ile başlıyordu yazı. bembeyaz bir sisin içinde adam, lacivert, demir kapının önünde, otuz yıllık ömrünü elinde taşır gibi tutuyordu kağıtı. sonra ne olduysa birden doğruldu ve hızlı adımlarla yukarı çıktı. üç beş parça eşyayı doldurduğu gibi bavuluna, tren garına doğru koşmaya başladı. ne kadar hızlı koşarsa o kadar az düşüneceğini sanıyordu, ne kadar hızlı koşarsa o kadar çabuk unutabileceğini. değil miydi veda eden o, hiç sevmemiş gibi yapacaktı bundan sonra. herhangi bir şehirde yeniden başlayacaktı. tren kalktı. şehir küçüldü..
adam gitmiş, hikaye çoktan bitmişti!
adam gitmiş, hikaye çoktan bitmişti!
adam gitmiş, hikaye çoktan bitmişti!
ter içinde uyandı kadın, bağırarak. ağlama nöbeti başladı ardından; dakikalarca, gözleri eriyip akarcasına sürdü.
bir kapı çaldı
arkası sessizlik
bir daha çaldı
bir daha
bir daha
sessizlik
kapının önünce adam
arkası sessizlik
kapının sesiyle irkildi kadın. bir hamlede doğruldu yatağından. ayaklarını yere salladı ve kalkmaya çalıştı. bir kez daha çaldı kapı. uzun zamandır dinlemediği o parça çalıyordu sanki. piyanonun üzerinde bir çocuk çığlık çığlığa ağlıyordu. gözlerindeki yaş henüz dinmemiş, zihnindeki uğultu alıp başını gitmemişken.. bir daha çaldı kapı.. kadın nefes almakta zorlandı bir müddet. kalkamadı ayağa. bir duvar vardı sanki önünde kapıya koşmasını engelleyen. ellerini vücuduna doladı. kim olabilirdi ki bu saatte gelen?
gitmek istememişti.
hiç istememişti.
bir eli duvara yaslı, diğer eli ısrarcı hamlelerle basıyordu zile adam. kapının arkasındaki sessizliği dinledi, tanımaya çalıştı. uyuyor olmalı diye düşündü. yumruklamak istedi kapıyı, yıkıp önündeki o koca duvarı sarılmak istedi kadına. boynunun kıvrımlarında dolaştırmak istedi titrek ellerini. ve öpmek kalbinin köşe’sinden. geldim diyecekti. bak buradayım. bir daha sakın gitmemi isteme benden.. adam son bir kez daha basmak istedi zile. dizleri ağırlaştı, gözleri hala kıpkırmızı. elleri cebinde kendini dışarı attı. çok uzaklaşmayacaktı..
gitmişti. dönmeyecekti.
zihnindeki sesler susmuyordu kadının. belki de bir hayalden ibaretti her şey. zil de çalmıyordu artık. korkak adımlarla yürüdü ve boğazında bir düğüm. açtı kapıyı.. kimse yoktu. başını yere eğdi ve küçük bir kağıt parçası değdi gözüne. yaş oldu, aktı..
kadın mutlu.
‘’vedaya gerek yok sanırım. hem hiç gelmemiş bir adam nasıl gidebilir ki. olsa olsa bir sahnedir bu; kadın sevmediğini söyler ve film biter.’’
böyle yazıyordu küçük kağıt parçasında. kadın hemen tanıdı yazısını.. halbuki..
adam, kadının yazdığı bu kelimelere inat haykıracaktı yüzüne onu -sevdiğini. geldim diyecekti. hiç gitmedim ki..
kadın parmak uçlarını yakan bu kelimelere inat -seviyorum diyecekti. hiç gitmedin ki..
bir kadını bir de adamı vardı bu hikâyemizin. gidenleri vardı. ve kalanları. gelenleri vardı. sevenleri. peki ya her film biter miydi bitti demekle?
bir adam seviyor. bir kadın seviyor..
ikisi de üzgün.
öyleyse bitti.
.
“O iki insandan, sonunda Birinin anılarında kedi, Birinin dalmalarında mum Kaldı gitti.
Nerede bir mum yansa şimdi, Nerede oynasa bir kedi, Birbirine yansıyor, karışıyor gölgeleri.. Bugün dün gibi oluyor, Dün bugün gibi. Mum ellerimi tırmalıyor, Belleğimi yakıyor kedinin elleri.”
az önce..
bir güveni mi daha kaybettim. az önce bir kırıntım daha un ufak kaydı bedenimden tutamadım. tutmak istedim ama az önce bir kez daha üzüldüm ben. ölmedim. az önce bir adam sanılanı daha kaybettim ben. ahını aldım belki de bir adamın. hak etmedim bunu diyemeden bir adam hiç göstermeden kendini çekildi içimden. söylemek istemediğim doğruları, doğru bildiğim yanlışları anlatıyorum size bu gece. sadece birkaç dakika öncesinden bahsediyorum. bir kere daha umut etmeyi bırakmamaya yemin ederek tüm umutlara küfrettim. ben hayallerin gerçeklikten almayı unuttuğu o payı bir kez daha yineledim aynadaki yüzüme. bazı anları ve sözleri silmek istedim fikrimden. yaşanmamış saymak istedim o dakikaları, sayamadım. keşke o zamanlar hiç mutlu olmasaydım dedim. keşke umutlarımdan, hayallerimden vazgeçmek zorunda kalmasaydım. keşke bu olmasaydı zorlandığım. keşke hep tek kalsaydım. bir adam bile girmeseydi hayatıma ondan başka. bıraksalardı beni. ben hep senle kalırdım. gereksizdi senden başka suretler. bıraksalardı keşke. bırakmadılar. aldanmanın tadını bilirdim zaten. yine aynı tat geldi dilimin en hassas noktasına oturdu. aldanmanın tadı güzel değildi. ben sözümü geçirdim bir kez daha acılara. aldandım. ellerim açık bekledim önünde. Ne ellerini verdi ellerime, ne de gözlerime öyle içten baktı.. az önce ellerim öylece açık, bir başıma kalakaldım. kurduğum tüm güzel cümleler cam kırıkları gibi battı dilime. dilim çok kanadı. parmaklarımdan bahsetmiyorum. az önce bir kez daha başıma yıkıldı dünyam. dakikalar önceki mutluluğum rüzgara değil, başka bir görünmeze karıştı. uzun zaman sonra mutluydum ben. hatırlamıştım o duyguyu. hatırlamanın güzelliği bir kez daha batırdı dikenlerini bilinmezlerime. bembeyaz bir buluttu gördüğüm. az önce yok oldu. az önce gözlerim kör edildi bir adam tarafından, acımasızca oyuldu. az önce bir insan daha yakışanı yaptı kendine. yine kalbime dokundu ucu.
gereksizdi. gitmeliydi. gitti.
kendine yakışanı yaptı. gitti.
ucu kalbime dokundu..
az önce..
ucu
kalb’
ime..
'Diz boyu hayaller dünyası burası sevgili insan.
İster devam et uyumaya, ister uyan.'