İlk yazımı 2021 de yazmışım aradan 4.5 yıl geçmiş.. ve hala burada birilerinin olduğunu bilmek çok güzel
Sohbet etmek dertleşmek isteyen varsa dinlerim🫂
Fai_Ryy
TMBGareOK. The Official They Might Be Giants tumblr
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

No title available
The Bright Sessions
No title available
Claire Keane

blake kathryn
The Bowery Presents

Love Begins
I'd rather be in outer space 🛸

#extradirty
$LAYYYTER
EXPECTATIONS

PR's Tumblrdome
Sade Olutola

No title available

ellievsbear
No title available
Interview Vampire Daily
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Argentina
seen from United States

seen from Bangladesh
seen from Sweden
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Mozambique
seen from United States
seen from Kazakhstan
seen from Malaysia
seen from China
seen from Bolivia

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Saudi Arabia
@kaymayibekleyenyildizz
İlk yazımı 2021 de yazmışım aradan 4.5 yıl geçmiş.. ve hala burada birilerinin olduğunu bilmek çok güzel
Sohbet etmek dertleşmek isteyen varsa dinlerim🫂
Buraya girince içimi nedensizce huzur ve yaşanmışlık kaplıyor..
Siz hiç uyumaktan korktunuz mu? Uyuyunca görecek olduklarınızdan, ne göreceğinizi bilmekten?Uykuyu sevmenize rağmen uyumamak için direndiniz mi hiç? Sonunda dayanamayıp uykuya daldığınızda gördüklerinizden tekrar tekrar korkup derin bir uyku çekmemek için alarmla uyandırdınız mı kendinizi?
Her şeyi bırakıp ardına bile bakmadan gidersem iyi olur sanmıştım,iyilesirim.Her şeyi unutur sil baştan yaşarım.
Öyle olmuyormuş galiba..
Sen neredeysen kalbin, aklın hepsi senle geldiği için girdiğin yerde de zorlanıyorsundue.Tek sorun artık yabancı bı yerdeyim,eski alıştığım yerlerden eser kalmamış, sadece yabancıyım.
Hem kendime,hem dünyaya..
Artık yalnız değilsin ha?
Hangi anlamda ha?
Güçlüyüm, çünkü güçsüzlüğün ne demek olduğunu biliyorum.Güçlüyüm, çünkü yeri geldiğinde ağlamaktan yeri geldiğinde dizimin üzerine çökmekten korkmuyorum.Güçlüyüm, çünkü kendimi ve insanları anlamak için elimden geleni yapıyorum.Güçlüyüm, çünkü onca yorgunluğa rağmen belimi hala dik tutabiliyorum.Güçlüyüm, çünkü iki dakika öncesinde geberircesine ağlarken kalkıp başka bir işle uğraşabiliyor veya kahkaha atabiliyorum.Güçlüyüm, çünkü insanların benim hakkımdaki düşünceleri yerine kendim için doğru olanı ölçüp karar verdiğim düşünceleri tercih ediyorum.Güçlüyüm, çünkü küçükken alamadığım sevgiyi/saygıyı/ilgiyi büyüdüğüm de yanlış kişilerden almamam gerektiğini biliyorum.Güçlüyüm çünkü bana zarar veren şeylerden anında uzaklaşmam gerektiğini biliyorum.Güçlüyüm, çünkü en çok kendimi seviyorum/değer veriyorum.Güçlüyüm çünkü yapılan yanlışta tak diye silmesini biliyorum.Güçlüyüm, çünkü yaşadığım hiçbir şeyi unutmuyor,onlardan ders çıkarıyorum.Güçlüyüm, çünkü yaşımdan olgun davranıp çoğu olayda objektif ve doğru olan taraftan yana bakabiliyorum.Güçlüyüm, çünkü kaybettikçe kazanmanın ne demek olduğunu daha iyi anladım.Güçlüyüm, çünkü inatçıyım ve bu özelliğimle gurur duyuyorum.Güçlüyüm, çünkü evrendeki en üstün canlı olan insanım.Güçlüyüm, çünkü kendimi güçlü olduğuma inandırdım ve güçlü olduğumu biliyorum.🤝🏻💅🏼
Yıllar önce okumaya başladığın geçen haftalarda filmine gittiğin kitabın ikincisinin de film olacağını, dahası o filmin setlerine gidip ekibiyle yemek yiyebileceğini öğrendin..
Çok duygusallık annem🥺
#3391km #3391benegeninincisi #beyzaalkoc
Sizin de çok dengesiz olduğunuz anlar oldu mu?
Hayır ikizler burcu değilim ama nedense o evredeyim şu sıralar.
Bir oluyor kapımı açıp içeridekileri dışarı çıkıyorum,bir oluyor kollarından tutup içeri sokuyorum.
Ne yaşıyorum asla bilmiyorum.
Ya beynini kullanırsın ya aklını,ya da her ikisini aynı anda götürmeye çalışırsın bu hayatta.
Bakıyorum içime,soruyorum kalbime,bir şeyler diyor anlayamıyorum bile.
Dönüyorum beynime,o da aynı bir yandan kalbimle celisiyor bı yandan hak veriyor.
Kısaca içeride öyle bir karmaşa var ki bazen kendi sesimi duyamıyorum.
Bağırsam nasıl bağıracağım?Sussam daha nereye kadar devam edeceğim?
Hangi yolu secsem elimde kaldığı dönemdeyim galiba, bakalım sağ çıkabilecek miyim...
Hiç hayatınız kaydı mı ellerinizden? Öylece bakakaldınız mı ardından? Öyle bir gün, bir an da değil hem aylar süren bir bakmadan söz ediyorum ben. Hayatı kaçırmak ne demek biliyor musunuz mesela?
Her doğan güneşi, her yağan yağmuru kaçırıyoruz günden güne. Hayatlarımız geçiyor, saniye sonrası bilinmeyen ömürlerimiziyse boşuna geçiriyoruz. Farkında olmadan, yaşamadan nefes alan varlıklara dönüşüyoruz. İnsan yaşadığı kadar vardır ya hani. Ben şu sıralar yokum.
Sevmeyi unuttum mesela, ara sıra ben burdayım diyen tek duygum belirsizliklerimin acısı. Geldiğinde ona tutunuyorum sadece, kalan son duyguma yani. Çok kaçırıyorum hayatı ama bu koşup, yorulup bıkmaktan ziyade yerinde sayıp tek adım atamamak gibi bir şey. Bir şey var, birçok şey. Zorundalıklar var mesela o adımı size attırmayan; ayaklarıma dolanıp beni durduran pranglarım onlar. Borçlu olduğumuz insanlar var sonra. Oysa bir yanım nasıl çığlık çığlığa; istesen de ödeyemezsin o borcu diyor...
Sevmek, çok sevmek, her yağmurda ıslanmak, her güneşi batırmak, umutlarıma sarılmak ve sevdiklerime sonsuz inanmak...
Yaşamak en çok yaşamak
...
Ne çok isteğim var değil mi? Bir de gerçek dışı oluşları yok mu, kanatlarımı asıl kıran da o sanırım.
İnsan ne hayata ne de kendinden başkasına tutunabilir diyordu bi şarkıda, sahi kendimizi nerede bulacağız da tutunacağız, nasıl olacak yani, bilen var mı bir yerlerde...
-siyah kelebek-🦋🖤🌕
Hayatı kaçırmaktan deli gibi korkan, izin verseler ardına bakmadan KENDİ hayatına koşacak olan...
Bilen var mı bilemem ama bilmeyen birisiyle öğrenmeyi isterim💗
Taş çekmek diye bir tabir vardır.Annelerimize yorulduğumuzu söylediğimizde 'taş mı çektin?' derler.
Halbuki taş çeksek bir kaç gün yatar dinleniriz.
Peki bu geçmeyen yorgunluk neyin nesi?
Uyudukça artan,kaçtıkça kovalayan,umursamadıkça strese sokan?
Allahm nasip et.
Arkadaşlar ben takır takır silmeye başladım bu da kötü bir şeymiş ne yapıcam-
16-20 yaş arası 10-12 kişilik bir wp grubu kurmak istiyorum.Komik,sohbeti saran, saygılı ve arkadaş arayan hala aktif Tumblr kullanıcıları varsa bana ulaşabilirler mi💓
dışarıdan bakınca belli olmayan zor şeyler yaşadım. kendime bile açıklayamadığım şeyleri kimseye hissettirmedim. zaten pek halimden anlayan da yoktu. içimde yaşayıp bitirmeye o kadar alıştım ki gece yanlışlarımla astığım kendimi sabah umutlarımla sarılmaktan hiç çekinmedim.
Bazen bazı şeyler bizi karanlıkta kalmaya iter.
Peki aslında karanlık olan nedir?
Işığın hiç olmayışı.
Her dibe çöktüğümüzde deriz ki "Artık hiç umudum kalmadı,dibi görüyorum,kalkamam artık." Vs vs vs..
Oysa ki o dibi görebilmek için giden ışıklara ihtiyacımız var.Karanlıkta kalmak için aydınlığa, gecenin aya ve ayın da güneşe...
Ama biz karanlığı çok kötü bir şey olarak görürüz.Halbuki üstümüzü silkeleyip kalksak,biraz hareket edip ışığı açsak her şey çözülecek.
Aydınlığa kavuşacağız.
Neden yapmıyoruz bunu?
Nasıl yapacağımızı mı bilmiyoruz?
Yoksa çok mu üşengeciz?
Bence ne olursa olsun o ışıkları yakmalıyız.
Pilleri bitse de,bozulsa da eninde sonunda yeniden yapmalıyız.
Çünkü hayat böyledir.
Elektrikler gider,piller biter, kırılır dökülür..
Ama en sonunda bütün sorunları halledip o ışığı açmalıyız.
Umarım tüm bu saydıklarımı yapıp o ışığa ulaşırsınız...
Bazen insan ne yaşarsa yaşasın, başına ne gelirse gelsin,ne kadar düşerse düşsün, düştüğü yerden kalkıp yaralarını bir güzel temizleyip yürümeye devam ediyor.Ya da etmek zorunda kalıyor, kim bilir?Bazen o yolda neden yürüdüğünü bilmediği halde yürümek ister.Neden mi?Belki de yolun sonunu merak ediyordur.Ya da bir bilinmezlik etrafında o kadar dönüp durmuştur ki,başa dönemeyecek kadar yorulmuş ve bir an önce sonuca varmak istiyordur.Bu benim sona varmaya çalışma hikayem...
Kalpteki boşluk,kapanmayan yaralar,geçmeyen izler ve bitmeyen anılar.
Her derdim olduğunda acaba küçük şeylere mi üzülüyorum diye kendime sorardım.Buna mı ağlıyorum?
Peki su an?Derdim yok,düşünmem gereken şeyler yok,acım yok.Madem hiçbir şeyim yok neden boş duvarlara dalıp dalıp gidiyorum?Kalemim yere düşünce, bardağım kırılınca, daha yeni baslamama rağmen bi soruyu yanlış çözünce ağlamaya başlıyorum.
Neden yaşadığım en minimum seviyede zorlukta eski anılarım aklıma gelip sanki kötü bi evreden geçiyormuş gibi zorlanıyorum?
Neden karşılaştığım her insan aynı çıkacak düşüncesiyle tanışmaya gerek duymuyorum?Konuşmaya bile tahammül edemiyorum.
Geçmişimi atlatmama rağmen,o sayfaları defterimden kopartmama rağmen neden hala diğer sayfalarda da eski sayfalardan parçalar var.
Sanki defterimin üstüne kahve dökülmüşte defteri değiştirmek yerine en çok ıslanan sayfaları çöpe atıp az hasar gören kısımlarla devam ediyormuşum gibi.
Halbuki kalan sayfalarda da kahve var ve yazı yazmaya kalksam ya harfler okunmayacak ya da sayfa yırtılacak.Ama inatla devam ediyorum.Çünkü o deftere alışmışım bir kere,başka defter kullanmayı bilmiyorum.
Yeni defterimi nasıl kullanmam gerek nasıl baslamam gerek nasıl devam ettirmem gerek.Bilmiyorum ve bütün bunları yeniden öğrenmeye çalışmak yorucu.
Ve ben gerçekten çok yoruldum...