Girişteki şaşkınlığımı üzerimden atmış, hiç bir şey düşünmeden, sanki boyutları akla hayale sığmayan bir resmin hem içinde hem de dışındaymışım, sanki ruhumu ele geçiren bir sonsuzluğun karşısındaymışım ya da hemen her şeyle ilişkimi çoktan kesmişim de artık yüreğimin bir köşesindeymişim gibi öylece dikiliyordum….
Hasan Ali Toptaş, Bin Hüzünlü Haz (via edebiyatdemi)
















