Ben seni kendimde hiç görmediğim bir ciddiyetle seviyorum

tannertan36
Not today Justin
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
DEAR READER
RMH

@theartofmadeline
tumblr dot com
he wasn't even looking at me and he found me
Peter Solarz
NASA
No title available

Love Begins
macklin celebrini has autism

Product Placement
styofa doing anything
AnasAbdin

Andulka
Lint Roller? I Barely Know Her
Xuebing Du
Claire Keane
seen from Brazil
seen from United States

seen from Saudi Arabia
seen from Russia
seen from Brazil
seen from United States
seen from United States
seen from Costa Rica
seen from Bolivia
seen from Mexico

seen from Malaysia
seen from Mexico

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from China
@keyifliadam
Ben seni kendimde hiç görmediğim bir ciddiyetle seviyorum
Şurada kitap okuma, bisiklet sürme ve özgürlük edebiyatı yapıldığı kadar yaşansaydı, hepiniz mutlu olurdunuz lalezarlar.
1963 Noeli. 24 Aralık”ı 25 Aralık”a bağlayan gece. Hıristiyan inanışında Hz. İsa”nın doğum günü. O gece, Hıristiyan dünyasında kutlu doğumu kutlamak için şenlik vardı. Kıbrıs’ta ise katliam olacaktı. Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak amacıyla kurulan EOKA üyesi Rumlar, Kıbrıs Türklerine karşı saldırı başlattı. Salı akşamı Lefkoşe’nin batı kesimine düşen Kumsal semtini bastılar. Dere tarafından gelen Rumlar otomatik mavzerlerle İrfanbey Sokağı’ na girdiklerinde, 2 numaralı evde bulunan Mürüvet Hanım, üç oğlunun pijamalarını giydirmiş, yatağı henüz açmıştı. Rumlar geldi… Mürüvet Hanım, kapının önündeki Rumca konuşmaları duyar duymaz, çocuklarını kaptığı gibi banyoya koştu. Oğullarını küvetin içine doldurdu; sarmaladı, bağrına bastı. O gece evde bulunan ev sahibi Hasan Efendi, eşi Feride Nineyi tuvalete sakladı, kendisi de bir köşeye büzüldü. Feride”nin kızkardeşi Nuvber, beş aylık bebeği Işıl”la banyonun bir köşesine sığındı. Evdekiler saklanmaya çalışırken kapı kırıldı, makineli tüfekler işlemeye başladı. Rumlar çocuk, yaşlı, kadın demeden savunmasız bedenlere Rifle otomatik mavzerlerle 15, Sten otomatik tabanca ile 12, mavzerlerle de 6 el ateş etti. Banyodaki küvet, ölüm çukuruna döndü. Ateş altındaki Kumsal semtine yaklaşma imkanı yoktu. Bölgeye ancak iki gün süren çatışmaların ardından ulaşılabildi. 2 numaralı evin kapısından içeri girildiğinde karşılaşılan manzara ürperticiydi: Işıkları yanan bir banyo. Tavandan et parçaları ve kan pıhtıları sarkıyor… Küvetin içinde bir kadın, cansız yatıyor. Göğsü üzerinde iki küçük çocuk; yedi yaşındaki yavrusu Hakan ile ikinci oğlu Kudsi. Yeşil pijamaları kan içinde. Kadının dizinde başını uzatmış bir oğlu daha; o yıl ilkokula başlamış olan Murat.
Kıbrıs Türk Alayı Binbaşısı Dr. Nihat İlhan”ın ailesi işte böyle katledildi.
yarın ölsem, bugün yaptıklarımdan memnun olarak mı ölürüm, kilit soru bu işte.
Bu mantıkla vizelerden sıfır alıyordum, Allah’tan havalar biraz soğur gibi oldu da evde durup ders çalıştım.
Bir sene sonra ayni şeyi yaşadım vay auake
Nerde bana sevgiyle uzanan eller Nerde bana söylenen o tatlı sözler Büsbütün inançlarım yıkıldı bir bir Bomboş kaldı dostluğa uzanan eller
Kitap yazmayı ne sanıyorsunuz ya
Ölmek istedim, bir türlü ölmedim.
Ben seni unutmak için sevmedim.
Her şey biter, sende mi kaldın yalnız?
Seni ne zaman uyurken hayal etsem, affediyorum.
Cemal Süreya
“+”
Çünkü sirkte eğlenebilen biri alkolik olamaz.
ciddi anlamda emrah serbes etkisindeyim. fonda neşet ertaş var. izmir istanbul otoyolu üzerindeki evimde 4 duvar bir pencere toplayınca beş etmiyor. çünkü pencere duvarın alt kümesidir. 3 yıl önce birisinin kalbinde yer edinmek istediğimi ama kırıp dökme ihtimalime karşı kendi kalbimi ipotek vereceğimi söylemiştim. 2 yıl 50 hafta önce kabul etmişti. Tesadüf o gün çok mutlu olduğumu düşündüm. Bir isteğim karşılık bulmuş ve bir dizi isteğime yanıt olacak hissi uyandırmıştı.İstekleri tükenmezmiş insanın bilmiyordum. 6 yıl önce çok üzülmüştüm. Elini tutarken vücudumda 220 Volt şehir elektrik akımını hissettiğim kişi Hollanda’ya gitmek zorundaydı. Mesafeler yerine bir Ayna şarkısı olan severek ayrılanları tercih ettik. Oysa o dönem ben Batıkent müziği dinlerdim. Her gidenin ardından bertaraf olmak istedim.Bin parçaya bölünmek.. Duygularımın ismi değişmiyor. Hissettiklerim değişiyordu. Ben erken eskidim zannederken yarın karşıma çıkacak bir umudun peşinden mutluluk ismi verip koşacağımı, biliyordum hala da biliyorum. pas pörfekt kontunyüs tens yani. Neyse işte ben; önemli biri değilim. hiç olmadım. benim sevmelerim en büyük sevmek olmadı. aşklarıma hiç bir zaman gerçek önadı eklemedim. belki de bu yüzden yaz akşamları balkondan bana gülümseyen gözlere vaatsiz bakıyorumdur, bilmiyorum. tuzlu fıstıkta bitmiş zaten.
gecenin seslerini dinleyen insanlarız biz, iflah olmayız.
Kim arar gerçeği bu ölümsüzler dünyasında
yalnızlık koyuyormuş adama.
kafam güzel, kafam güzel. Ben sana vurgunum. Ben sana vurgunum. Ben sana vurgunum. Ben sana vurgunum. Yine düştün, aklıma. İçimdeki çocuk beni geçerken yani nasıl anlatılıyor bilemem ama duyamam ama göremem ama yani yalnızlık koyarmış adama. yalnızlık koyuyormuş adama.