Tarott
arkadaslar mükemmel tarot bakıyorum. ig beklerim: duygussprivvv

bliss lane
YOU ARE THE REASON
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
official daine visual archive

if i look back, i am lost
Sweet Seals For You, Always

tannertan36
Interview Vampire Daily
$LAYYYTER

No title available
untitled
Xuebing Du

Andulka

roma★

Origami Around
Cosimo Galluzzi

No title available

Game Changer & Make Some Noise
macklin celebrini has autism
I'd rather be in outer space 🛸

seen from United Kingdom

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Indonesia

seen from United States
seen from Türkiye
seen from Brazil
seen from Singapore
seen from United States

seen from Canada

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Bangladesh

seen from Malaysia
seen from Malaysia

seen from Malaysia
@kimblrkii
Tarott
arkadaslar mükemmel tarot bakıyorum. ig beklerim: duygussprivvv
Anın tadını çıkartmak diye bir şey var biliyor musunuz? Çoğu zaman yapmıyoruz. Belkide yapamıyoruz. Mesela ben şuan en yakın arkadaşımla oturmuş kahve içerken bu yazıyı yazıyorum. Ne kadar tezat değil mi? Hayatımız tezatlıklardan ve çelişkilerden ibaret değil mi zaten. Belkide şuan son kez en yakın arkadaşımla son kez oturup kahve içiyorum ve oturmuş bunu yazıyorum.
Erkek: Benim gibisini bulamazsınn ;) Kadın: Senin gibisini aramamm bile :d
Kadın: Gülerimm Erkek: Gül. Gülmek sana çok yakışıyor.
Ne demiş Stefan Zweig " ben söylediklerimden sorumluyum, anladıklarınızdan değil."
Şimdi bu abimiz biraz felsefe yapmış fakat birisi size ne söylerse yada nasıl söylerse öyle anlarsınız. Şahsen ben bu söze katılmıyorum. Ben ucu bucağı belli olmadan her aklıma geleni atayım, sonra dönüp diyeyim ki "anladıklarınızla ilgilenmiyorum, benim problemim değil, düzgün anlasaydınız, böyle böyle bir şey kast etmedim ki." Ne saçma ama öyle değil mi?
"Güven ayna gibidir. Temiz olmazsa bulanık gösterir. Çatlarsa hep çizik gösterir."
"Sevmek zaman ayırmaktır, boş zamanı doldurmak değil. Sevmek hobi değildir. Boş zamanını doldurmak isteyen sevgili değil, hobi edinsin."
Ya ben bir şey söylemek istiyorum. Bu İstanbul iyi hoş güzel şehir de yorucu be abla. Beylikdüzü mesela. Her yere uzak. Şehrin içi değil. Sarıyer Maslak Levent varken Beylikdüzü. Hayat şehrin içinde sanki. Beylikdüzü Büyükçekmece Esenyurt unutulmuş yerler gibi. Ya da trafik. Yada insan yoğunluğu. Ama yine de Türkiye'nin en güzel şehri İstanbul. Her şeyiyle muazzam. Boğazında tutun tüm ormanlarına kadar muzzam ve yaşamaya değer bir şehir. Beni akrabalarım "nasıl yaşıyorsunuz İstanbul'da" diye zorbalıyorlar... Kendileri Allah2ın unuttuğu yerde Antep'te yaşıyor, Zara için Mersin'e 3 saat yol gidiyorlar ve bana "ostonbolda nosol yosoyorson" diyorlar. Arkadaşlar Boğazımız bile her yeri tokatlar :)
"Kişinin kalitesini kendisinin belirlemesi muazzam bir adalet."
"Yok saymak, çok zarif bir intikamdır."
Normalde pek yapmam ama buraya sık sık kendimle alakalı yazmam ama yaşadığım bir şeyi anlatmak istiyorum. Babamın arkadaşının kızı olması sebebiyle arkadaşlık yaptığım biri vardı. Seviyordum, sayıyordum fakat karşı taraf seviyordu -sözde- fakat saymıyordu. Nasıl saymıyordu diyecek olabilirsiniz. Arıyordum geri dönmüyordu, yazıyordum görüldü atıyordu yada çok kısa yazıp geçiştiriyordu. Fakat bu kızın keyfi olmayınca çok güzel görüyordu ve arıyordu beni. Saatlerce konuşuyorduk. Tüm hayatını. Saatlerce. Konuşuyorduk. Belki diyebilirsiniz "ne kadar bencilsin belki işi var, belki hayatı yoğun dönemedi bunun için insan insana küser mi" ama hayır. Yaklaşık 6 yıldır bu kız böyle. Aynı şehirde değiliz fakat her yıl tatile onun ailesi ve benim ailem gidiyoruz. Oradayken sorun yok ama dönünce ne arayan var ne soran var ne geri dönüş yapan var. Ha diyecek olursanız "sende madem böyle dert ediniyorsun konuşsaydın onunla bunu" konuştum. Ve beni çok sevdiğini asla kırmak istemediği sadece "denk gelemediğimizi" söyledi. Şimdilerde her yerden çıkarttım kendisini. Arkadaşlar insanlar değişmezler. Sizi seviyorlarsa dönüşebilirler fakat asla değişmezler. Dönüşmekten kastım "ya bu çocuk benim için bu fedakarlığı yapıyor bende onun için şu fedakarlığı yapabilirim" demek. Birinin söylemesiyle "sen şöyle ol, böyle davran, şundan rahatsızım, bundan rahatsızım" demesiyle olmaz. Bunu kişinin fark etmesi gerek. Hangi ilişki olursa olsun saygı gerek. Varsa buna benzer yaşanmışlıklarınız yazarsanız okurum. Gerçi bu yazıyı buraya kadar okuyan olur mu o da şüpheli. Kendinize iyi bakın, bol bol su için :)
"Ben kimseyi yarı yolda bırakmadım, onlar menfaatlerinin bittiği yerde indiler."
İnsan sevmeye başlayınca, yaşamaya da başlar.
Ne demiş büyük din düşünürü Hz. Mevlana; "Unutma; senin için başkasından vaz geçen, bir gün mutlaka başkası için senden vaz geçer."
Annem de hep şey der; " bu gün bana, yarın sana"