“Yeni kıyafetler gerektiren tüm işlere (başlangıçlara) dikkat edin, yeni kıyafetli birinden ziyade, yeni biri olmanızdır istenilen. Hem, o yeni kıyafetler o bedene nasıl uydurulacak, ortada yeni bir insan yoksa?”
— Henry David Thoreau, Walden (1854)

Product Placement
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
todays bird
hello vonnie
DEAR READER
h
🪼
Peter Solarz
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
AnasAbdin
wallacepolsom
No title available

Kiana Khansmith
Three Goblin Art

ellievsbear
taylor price
Cosimo Galluzzi
No title available
Mike Driver
i don't do bad sauce passes

seen from Spain
seen from Australia

seen from Germany

seen from United States

seen from Italy
seen from United States

seen from United States
seen from Guatemala

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Belgium

seen from Belgium
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Spain
seen from Germany

seen from United States

seen from Malaysia
@kuleedibi
“Yeni kıyafetler gerektiren tüm işlere (başlangıçlara) dikkat edin, yeni kıyafetli birinden ziyade, yeni biri olmanızdır istenilen. Hem, o yeni kıyafetler o bedene nasıl uydurulacak, ortada yeni bir insan yoksa?”
— Henry David Thoreau, Walden (1854)
“Günün birinde ya çıldıracağız, ya da dünyaya hâkim olacağız. Şimdilik bir rakı parası bulmaya çalışalım ve parlak istikbalinizin şerefine birkaç kadeh içelim.”
— Sabahattin Ali (via edebiyatgunlugu)
bir insan onu yakından tanıyana kadar ona dair yıkılıp doğan izlenimlerimizden oluşuyor
‘başkaları alır diye korkmasak çoktan atacağımız bir sürü şey var.’
anlamaya çalışma payı bırak
Ene'l-Hakk (Arapça: أنا الحق, Ana'l Haqq), Arapça “Ben Hakk'ım”, “Hak'tan gayrı değilim.“ Hallâc-ı Mansûr
“Ben ve Baba biriz” (ἐγὼ καὶ ὁ πατὴρ ἕν ἐσμεν) Yuhanna 10:30
Eva Gonzales, Woman Awakening, 1876
yeni uyanmış bir yüzün güzelliği henüz günü giyinmemiş olmasındandır.
Evlilik geleneksel olarak kadınlara sunulmuş tek gelecektir. Birçok kadın ya evlidir, ya bir zamanlar evlilik geçirmiştir ya da evli olmadığı için acı çekiyordur.
Simone de Beauvoir 1986 yılında bugün aramızdan ayrıldı.
“yaşamı yaşamak zorunda olmanın temel utancı içinde bir aradayız.”
— marguerite duras - la’amant
Cinsiyet fark etmeksizin yüzeysel birer süs bebeği olmaya ne biçim de geriledik ama? Kendimizi cumhuriyet devrimlerinden bu kadar sakınmamıza inanın gerek yoktu hanımlar beyler. Harem penceresinin ardında ya da kahvehanede yaptıklarımızın üzerine koymamız, giyinip kuşanmamızın yanı sıra gelişimsel ve kültürel anlamda da büyümemiz bekleniyordu hepimizden. Kendimizin aktivisti olmamız, ortaya bir şey koymamız gerekiyordu.
Bu devir, sıradan insanların en parlak zamanı; duygusuzluğun, bilgisizliğin, tembelliğin, yeteneksizliğin, hazıra konmak isteyen bir kuşağın devridir.
”Budala, Dostoyevski
Birine hediye olarak para vermek bir yakınlık değil, kayıtsızlık işaretidir aslında, bir hediye verme değildir. “Senin nelerden hoşlanacağını bilmiyorum,” demektir bu, “seni neyin mutlu edeceğini hayal edemiyorum, o kadar yakın değiliz. Bu parayı al, ne istiyorsan onu al kendine ve beni bunu düşünme zahmetinden kurtar.”
Oysa tam da o “zahmettir” iki insanı birbirine yakınlaştıran, yani o ilgi…
Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken, sen 'hiç' ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl ki çömleği tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutanda benlik zannı değil hiçlik bilincidir.
"Birbirimize rastlamadan evvel ki hayatımız sahiden birbirimizi aramaktan başka bir şey değilmiş. Ne aradığımızı bilmeden aramak. Şimdi içim rahat, aradığını bulan ve başka bir şey istemeyen biri gibi sükunet içindeyim. Dünyada bundan büyük bir saadet olur mu?"
Sabahattin Ali
Gösterişin, torpilin, kibrin ve sayamadığım binlerce putun kol gezdiği bu çağda; bir bakışın, bir duruşun, bir hayatın sadeliğine inanıyorum.
Dostoyevski