herkese iyi geceler sana sek rakı
Sweet Seals For You, Always
RMH

roma★
macklin celebrini has autism
we're not kids anymore.
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

pixel skylines
YOU ARE THE REASON
todays bird

titsay
Not today Justin
occasionally subtle
Noah Kahan
almost home
Cosimo Galluzzi
KIROKAZE
noise dept.

❣ Chile in a Photography ❣
tumblr dot com
🩵 avery cochrane 🩵
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Türkiye

seen from Indonesia
seen from Romania
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Uzbekistan
seen from Uzbekistan
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@kursattastannnnn
herkese iyi geceler sana sek rakı
“Bu Vatan uzaklardan bakıpta benim diyenlerin değil, Yar koynuna baş koymadan Şehit düşenlerindir…”
TERÖRİST ''DRONE''LAR
Askerden yeni geldiğim sıralarda bilşim işleriyle uğraşan bir abimi ziyarete gitmiştim. Abim işleri büyütmüş, “Drone” adı verilen, havadan çekim yapan cihazların tamiratı ve temin etme işine girişmiş. Konya'da çok yeni ve bilinmeyen bir sektör olduğu için de işleri bir hayli iyi. Onun adına çok sevindim.
Merakımdan ötürü cihazlarla ilgili sorular sordum , sağ olsun hepsine güzelce cevap verdi. Bu aletlere paranızın yettiği kadar çok özellikleri olan kameralar takılabiliyor, yine paranıza göre kumanda mesafesi fazla olan, daha yükseğe çıkan modellerini alabiliyormuşuz. Laf lafı açarken, değişik şekilli iki Kürdün bu cihazlardan almak için geldiğinden , onlara cihazı satmadığından bahsetti.
Sebebini sorduğumda ise:
-Bu cihazlara her türlü kamera takılabiliyor. Keşif yapmak için mükemmel bir alet. Metrelerce uzaktan istediğin her yeri gözetleyebilirsin, tipini beğenmediğim insana satmam o yüzden.
Cevabını vermişti.
Milliyetçiliğin ve vatanseverliğin gereğini yapıyordu. Çok sevinmiştim.
Daha sonra ne tarz kameraların bu cihaza takılabilidiğini göstermek adına yabancı bir firmanın internet sitesinden kameraları göstermeye başladı. Her sayfa değişiminde gözlerim büyümeye başladı. 100 metreden 1000 metreye kadar yakınlaştırma yapabileni, gece görüşlüsünden termaline kadar onlarca çeşit kamera vardı. Cihazı o Kürtlere neden satmadığını daha iyi anlamıştım. Yerden göğe kadar haklıydı. Ama onun yaptığı şey yeterli değildi. Çünkü; o siteden herkes sipariş verebiliyor o kameralardan birisine ve uçan cihaza sahip olabiliyordu. Bunu o da söylüyordu zaten.
Çok kızdım bir anda kendi kendime. Bir devlet böyle bir cihazın herkese satılmasının önlemini nasıl almaz? Düşünsenize; kümkürt ve örgüt üyesi birisi gidecek o cihazın en iyisini alıp bizim karakollarımızı, birliklerimizi uzaktan, ama sanki içindeymiş gibi izleyebilecek. Bulunmaz bir fırsat…
Muhabbeti için teşekkür edip iş yerinden ayrıldım.
Aradan yaklaşık 6 ay geçti. Doğuda, bir Jandarma karakolunda askerliğini yapan bir arkadaşımla telefonla görüştüm. Kısa zaman önce birkaç “Drone’‘nun karakolun üstünde uçtuğunu, hatta neredeyse mevzilerin içine gireceğinden bahsetti. Gece olduğu için yaklaşınca farkettiklereni, biraz uzaklaşınca gözden kaybolduğunu , haliyle izini süremediklerini söyledi.
Askerliğini yapmış olanlar çok iyi bilir; bir mevzide kaç asker olduğu, hangi mevzide hangi silahın olduğunun gizliliği hayati önem taşır. Ağır silahlar özellikle gizlenir. Çünkü; roket nişancısı öncelikle onları vurur. Ve ilk atış her zaman roketçinindir. Benim karakolum baskın yediğinde de ilk atışı roketçi yapmış , uçaksavar hariç tüm ağır silahları hedef almıştı. Uçaksavarın askeri Kürttü ve o çatışmada, o silah çalışmamıştı…
Neyse!
Arkadaş anlatıkça aklıma; bu cihazların téminini yapan abimle olan muhabbetim geldi. Haklılığını tekrar anladım ve yine sinirlendim.” Herkesin ulaşabildiği bu aletin kullanımında ve satışında neden bir kısıtlama yapılmıyor.“ diye düşündüm.
Evet. Neden bir kısıtlama yapılmıyor? Bence; ateşli bir silah gibi ruhsat, seri numarası ve kullanıcı için ehliyet verilmeli bu aletlere. Sadece düğün, reklam, film gibi işler için kullandırılmalı. Sıkı bir şekilde takip edilmeli. Anasından , babasından ayrı, elinde 1980 model silah ile vatan bekleyen evlatlarımıza , kardeşlerimize, ablerimize hain pusular , hain saldırılar bu cihazlar yardımıyla daha kolay hale gelmiş artık.
Yetkililerin bu durumu görmesi, gerekli önlemleri alması için yazdım bu yazıyı. Sesimizi ne kadar duyurabilirsek artık…
Hoş, sınırları delik deşik olmuş, bakanı hiç bir ülkede konuşma yapamaz hale gelmiş ülkeyiz, buna mı çözüm getirecek bizim yetkililer…
O zaman şimdiki sözüm de vatan evlatlarına:
Hükümetten, yetkiliden, bizden olmayan hiç kimseden bize hayır yok. Askere gidecek olanlar ve askerde olanlar bu cihazlara karşı tedbirli olsun. Komutanına haber vermesinin geç olacağı durumlarda silahının ya da başka bir şeyin yardımıyla bu cihazları indirmeye çalışsın. Silahlarının yeri bilinen bir karakolun çok bir savunması kalmaz artık.
Unutmayın; beklediğiniz 2 metre karelik yer sadece bir mevzi değil, bu vatanın, bu milletin namusudur. Düşen her mevzi; namusumuzda bir lekedir.
Namusumuzu iyi koruyun!
Koltukta oturmaktan bir tarafları nasır tutmuş kişilerin bu konuyu dikkate alacağını düşünmüyorum.
Tutmuş olduğunuz , tutacağınız nöbetlerde Tanrı'nın sizin yanınızda olmasını diliyorum.
Dronları bizden almasalar başka ülkeden alırlar. Durdurulması için ya teknoloji geliştirilecek ya teknoloji geliştirilecek.. Başka çıkar yolu yok bence(!)
bir keresinde bir gerçekle yüzleşmiştim, on sekizinci kattan düşseydim bu kadar ölmezdim.
Biz vicdanımızı unuttuk, biz bu vatan için ölmeye de öldürmeye de hazırız.
Allah aşkına izleyin, izleyin ki şu kardeşimiz dediklerinizi bir kez daha düşünün. https://youtu.be/0YDpWUbqgWs Bizim tek kardeşimiz Yağız'dır.
Ben vicdanımı bu videoyu izlediğimde, ben vicdanımı Yağız’ın “Babam bu mu Anne?” diye sormasında bıraktım, unuttum ve fırlatıp bir köşeye attım.
“KİNİMİZ, DİNİMİZDİR!” Alınacak öcümüz var beyler, alınacak öcümüz var…
ağlamak istiyorum ama olmuyor. hiç acını atmak için ağlamaya çalıştığında ağlayamadığın oldu mu? hıçkırıklarının boğazında düğümlendiği ve konuşamayıp sustuğun?
Yıl olmuş 2017, üniversitelerde hâlâ "karşıt görüşlü öğrenciler" diye bir maval, başta basın olmak üzere, belli çevrelerce okunmaya devâm ediyor. Muhterem efendiler! Üniversitelerde "karşıt görüşlü öğrenciler" diye bir ayrım yoktur. Üniversitelerde anarşist-komünist PKK’lılar ile Türk milliyetçisi öğrenciler ayrımı vardır. Aklınıza ve yayım politikanıza bunu sokun artık. Yoksa biz gözünüze sokmaya devâm edeceğiz!
“yara-sın”
Küfür Sokokta!
Bu blogumda olmalıydı.
Benim de
Mükemmel bir detay.
NİHAHAHAHAHAHAH
Rabbim çok yorgunum. Bana bütün haberlerin yerini tutacak bir haber gönder. Üzerime bir iyilik ve güzellik kondur. Avunmalığım olsun, hiç ummadığım sevinç nasip et. Latifsin, lütfen..
Nazan Bekiroğlu (via sokaktakiyazar)
Uğruna rakı bardağı kaldırılacak insanlar tanıyın.
(via sadistbiradam)