Tarikatlar, medreseler, çocuklar
Türkiye nüfusunun yaklaşık yarısı 25 yaşın altında. Çocuk nüfusu ise (0-17 yaş) 2017 yılı sayılarına göre toplam nüfusun %28'ine tekabül ediyor. 1990'da bu oran %42 iken 1970'de %48 civarındaymış.
-Görebildiğim kadarıyla- 1970'lerden bu yana sosyal ve iktisadi (Özal dönemi ve sonrasında daha çok iktisadi) meseleler konuşulurken işbu genç nüfustan bahsedilip şayet iyi bir eğitim verilirse ülke için bir hazine, verilemez ise baş belası olacağından dem vurulur.
Batı müktesebatını temel alan, akılcı ve kaliteli bir eğitim verilmediğini, böyle bir niyet ve çaba da olmadığını gördük. 10-20 yıl sonra işsizler ordusunu besleyen bir tür ara elemanlar ülkesi olacağımız varsayılıyor.
Ama işin bir boyutu daha var. Az evvel Google'da dolanırken bir araştırmaya denk geldim.
Dokuz Eylül Üniversitesinden Prof. Dr. Esergül Balcı ve ekibi yaklaşık bir yıl boyunca sahada çalışıp 2017 yılında Eğitimde Tarikat ve Medrese Gerçeği, 1 Milyon Öğrenci Tarikatların Elinde başlıklı bir rapor hazırlamışlar.
Şöyle bir göz attım, sayılar bir acayip:
Türkiye’de belli başlı 30 tarikat silsilesi ve bunların 400 kolu bulunuyor.
Sadece İstanbul’da 445 tekke faaliyetlerini açıktan sürdürüyor.
Çoğunluğu İstanbul, Siirt, Diyarbakır, Mardin, Adıyaman, Batman, Van, Hakkari, Şırnak, Ağrı, Muş, Bitlis, Gaziantep ve Şanlıurfa olmak üzere 800’ün üzerinde faal medrese bulunuyor.
Büyük şehirlerde kaç apartman medresesinin faaliyette olduğu ise tam olarak bilinmiyor.
Türkiye’de 2.6 milyon kişinin bir tarikatla organik bağı bulunuyor. Tarikat üyesi olan ya da faaliyetlerine katılan kişi sayısı ise 1.1 milyon.
Tarikat okullarındaki öğrenci sayısı 210 bin dolayında.
4 binin üzerindeki özel yurdun 2 bin 480’i bir tarikatla bağlantılı. Tarikatlara bağlı yurtların kapasitesi 380 bin olduğu ileri sürülüyor. Bu yurtlarda kalan öğrenci sayısı 225 bini buluyor.
Esergül Balcı "Devlet, eğitimden kademe kademe çekiliyor." diyor. "4+4+4 uygulamasının başlatıldığı 2012 yılından bugüne kadar devlete ait 4 bin 22 ilkokul kapatıldı."
"Doğu ve Güneydoğu’daki medreseler Irak, İran ve Suriye gibi sorunlu ülkelerdeki benzer yapılarla irtibat halinde."
Bilhassa Doğu ve Güneydoğu'daki ailelerin çocuklarını neden medrese ve yurtlara gönderdiğinin sebebini ise bir kelimeyle açıklamak mümkün: Yoksulluk.
10-20 yıl sonra sadece işsizler ve ara elemanlar ülkesi değil aynı zamanda minik, sevimli, genç yobazlar ülkesi olacağız.
Bu arada yukarıdaki sayılara mülteciler dahil değil. Türkiye'de resmi sayılara göre 4 milyon mülteci var. Ve bunların yarısı çocuk.
Geçenlerde Mücahit Bilici'yi dinliyordum, “İslam’da kilisenin olmadığı söyleniyor, aslında var; ortodoks İslam’da kilise devlettir,” diyor. Hak vermiştim. Bugüne kadar Türkiye'deki durum da buydu. Yukarıdaki raporu okuyunca ise bir kez daha düşündüm. Sanırım Erdoğan rejimi, devletin İslam üzerindeki kilise vasfını kaldırmak istiyor. Bu din bir gün beni de batıl ilan edebilir diye korkuyor sanki. Bu sebeple de dini devletin elinden alıp çeşitli gruplara dağıtmaya çalışıyor.
Belki de hiç alakası yoktur, bilemiyorum.