Umutla baktığı uçurumdan atlamış küçük kız çocuğu.
AnasAbdin
taylor price
No title available

ellievsbear
styofa doing anything
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

Product Placement
Mike Driver
Show & Tell

祝日 / Permanent Vacation

Discoholic 🪩
Three Goblin Art
will byers stan first human second

@theartofmadeline
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

⁂
todays bird
noise dept.
Sade Olutola
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from Brazil
seen from Malaysia
seen from Brazil
seen from Venezuela
seen from United Arab Emirates

seen from Türkiye

seen from United States
seen from Germany

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Philippines

seen from United States
seen from Türkiye

seen from United States
@latemis
Umutla baktığı uçurumdan atlamış küçük kız çocuğu.
Sanırım hayatımın sonuna kadar sevginin bitebilirliğini reddedeceğim.
Canım yandı, sesimi dahi çıkaramadım.
Her engeli aşabileceğimi düşündüğüm o an, sevilmemişlik hissi çelme takmıştı ayaklarıma. Ölüm ve sevilmemek aşılmıyor.
Bizi sen, seni de ben bitirdim tam kafamın içinde. Üstüme yıktığın her enkazın altından tek başıma çıktım, döktürdüğün her gözyaşı kadar kahkaha attım ve açtığın yaraları ellerimle sardım. Bundan sonra gelmesen de olur.
Beni bu denli sessizleştiren şey kırıklıklarım mıydı?
Tepkisizliğim kırgınlığımdan mı kaynaklanıyordu?
Neden gülümseyemiyordum?
Beni birer ölüye çeviren bu duygunun adı ne?
Daha yirmilerimdeyken beni yoran bu hayatın, geleceğim için pilanı neydi?
Sen benim canıma can olmayı değil de, canımın en güzel acısı olmayı seçtin. Neşeli bir kadındım ben senden önce, sen hayatıma girdikten sonra hüzün en değerli misafiri olmuştu gözlerimin. Şimdilerde dönüp bakıyordum da eskiye, sağlam kalbimden eser kalmamış geriye. Sevgi insana neler yapar, neler yaptırır bilemem ama aşk insanı öldürüyormuş. Sen benim en güzel hisslerimi öldürdün iki gözümün çiçeği. Hoşça kal demek kolaydır elbet, gidenin canı yanmıyorsa..
Gitmek gerekiyor bazen. Kırmadan, yormadan, yıpratmadan. Eğer vakti gelmişse, arkana bile dönüp bakmadan. Gitmek çözüm mü bilmiyorum ama insanlar sadece kaçarak saklayabiliyor en derin duygularını. Şimdi sıra sanırım bende, gitmek adı altında tüm duygularımı peşime takıp, kaçacağım hisslerimden.
Çocukluğum aile kargaşalarına kurban gitti. Heveslendiğim her şey elimde kaldı, hayallerimi harcadım, umutlarımı yıkmak zorunda kaldım. Ben senelerce kırık camlarla dolu yollarda yürüdüm, soluklanma şansım dahi olmadı. Yalnızlıktan bahsetme bana, tutunduğum dal parçaları ellerimi parçaladı. Seçemediğim hayatın her yüzüne şahit oldum daha yaşım ufacıkken. Bu kadar olumsuzluğun, bu kadar kimsesizliğin, bu kadar sevgisizliğin içinde bile benim yüzüm bir tek sana bakarken güldü, bir tek sen ol istedim. İlgi düşkünü olmadım, hiçbir zaman kimseden sevgi beklemedim ama konu sen olunca beni çok sev istedim. Beni bir tek senin sevmeni istedim. Ufak bir çocuk edasıyla yanaştım sana ve bir umut dedim hep. Benim umutlarım hiç bitmedi ama senin bize olan inancın yel misali savruldu gitti. Ben gözlerimi kapatırken bile seni görüyordum, lütfen bana sevgimin yetersizliğinden bahsedip durma.
Adım atacak halim dahi yok, senin için uçmaya çalışıyorum.
Yılların yorgunluğu yalnız dizlerinde son bulur ve bedenim en çok senin kollarına yakışırdı.
Sen olmasan da yaşardım. Yürürdüm, koşardım, hatta kafam azıcık güzelse bulutlara doğru uçardım. Belki geceyle gündüzü şaşırır, belki zaman kavramını unuturdum bir anda. Belki çok ağlar, belki fazla susardım. Belki bir yanım eksilir, diğer yanım kanar, ya da en fazla canım yanar, gözlerim dolardı. Ama gözlerimin kan çanağına döndüğü, izmaritlerin küllükten taştığı bir sabah unutuverirdim seni. Sigarama sarılır, ardında bıraktığın kırıklıklarımla sevişirdim. Ben sensiz de, hayalsiz de, umutsuz da, hatta nefessiz de yaşardım. Kelebekler nasıl yaşıyorsa, öyle yaşardım işte. Bir de ben kendimi böyle süslü cümlelerle çok güzel kandırır, en sonunda kafayı sıyırırdım. Kaldırdığım her kadehe biraz senden katıyorum ve gelmiş burda unutmaktan bahsediyorum, ne garip.
Yaşanacak gibi değil, kafam güzel olmasa.
Sanki bu gece daha da bi' farklıydı gökyüzü. Yıldızlar daha parlak, sokaklar daha sessiz ve ben biraz daha huzurlu. Küllüğe sığdıramadığım izmaritler hüzünlü bir şarkı mırıldanıyor kulaklarıma, hafiften eşlik ediyorum. Sanırım anladım, ben tam anlamıyla kafayı yiyorum.
Delirmek üzereydim ve bu benim en büyük başarımdı. Delirmek birer armağandı Tanrıdan insanlara.