
roma★

❣ Chile in a Photography ❣
untitled

shark vs the universe

izzy's playlists!
The Stonewall Inn
No title available
hello vonnie
cherry valley forever
NASA
One Nice Bug Per Day
RMH
The Bright Sessions
Color Me Curious
The Bowery Presents
tumblr dot com
Mike Driver
noise dept.
official daine visual archive
Sade Olutola
seen from Pakistan
seen from United States

seen from United States
seen from Syria

seen from United States
seen from Germany
seen from United States
seen from Chile
seen from Ecuador
seen from France

seen from United States
seen from Belgium

seen from Türkiye

seen from Germany

seen from United States

seen from United States

seen from Germany

seen from Ecuador

seen from India
seen from United States
@lyiwsm
Seni aklıma düşüren, yerçekimi değil yabancı yıldızlar… öyle uzaksın ki üflesem soğuyacaksın sarılsam okyanus..
Bir aşka yetecek kadar acılarımız ve kafiyelerimiz var.
İşte hepsi bu kadar
İnsan aşık olduğunu nasıl anlar?
“Birine aşık olduğumu anlamam... Âşık olmak anlaşılır bir durum değildir. Kimse kendi kendine durup da ben aşık oldum demez. Kimse âşık olduğunu fark edemez. Aşk, gizli bir duygudur, insanı birdenbire ele geçirir; saati, tarihi, mekânı umursamadan. Aşk birdenbire gelir, parmak uçlarından, saç tellerine kadar bütün bedenine yerleşir. Bakışların değişir, sesin değişir, dokunuşların değişir. Hayatın değişir.. Âşık insanın su içişi bile diğerlerinden farklıdır. Bardağı daha sıkı tutar artık, hayata bağlanması için, hayata sıkı sıkı tutunması için farklı bir sebebi vardır. Çünkü artık kalbi doludur, su bardağının ellerinin arasından kayıp yere düşmesine, kırılıp paramparça olmasına izin veremez. Artık yemeğini yarıda bırakamaz, evden ayakkabılarının bağcıklarını bağlamadan çıkamaz. Artık her şeyi tam yapmak zorunda hisseder kendini. Bunları hisseder, çünkü onu motive eden bir duygu vardır. Onu sıcak tutan, üşümesine izin vermeyen bir duygu.. Âşık olduğu insan onu, elini dahi ısıtıyordur. İçini ısıtıyordur.. Buna rağmen aşık olduğunu anlayamaz. Bir insanın âşık olduğunu anlaması için tek yol, birinin onu kolundan tutup, ‘Sen âşık olmuşsun’ demesidir. Ancak o zaman anlar. Durur böyle, birkaç saniye boş boş bakar. Ben harbiden âşık olmuşum der. Âşık olmak anlaşılmaz, âşık olmak fark edilir...”
güneş gözlerini acıttığı için gölgeleri savunuyorsun
keske geceleri yatmadan önce bana şarkı veya şiir bırakacak biri olsa
tell me something you never told before
“Bende kaybolsan keşke, Sadece ben bilsem yerini. Tüm şehri arayıp da, İçime bakmayı unutsa polisler…. Kıs kıs gülsem ben de Bulamadılar işte desem Sonra, Sen de gülsen Sonra... Sonra… Ben de, sende kaybolsam ya Biliyor musun Öyle güzel kaybolurum ki sende… Sen bile bulamazsın…”
Sen yoksun / Boşuna yağıyor yağmur / Birlikte ıslanmayacağız ki
sensiz çiçek açmak
#postlarım #lyiwsm
“bir gün çok bunalırsan denizin dibinde yosunlara takılmış gibi soluksuz sakın unutma gökyüzüne bakmayı gökyüzü senindir gökyüzü herkesindir”
Tuhaf bir adamdı o. mutluluk hissinin ne olduğunu bilemeyecek kadar tuhaftı. Soğuktu, yanında üşürdüm hep. sorardım ona neyin var diye. iyiyim deyip geçerdi. bilirdim öyle olmadığını ama o hep saklardı gülüşünün ardına gizlediği gözyaşlarını.
"Kurtarılabilir," dedi aniden. "Jack'in Rose'da, benim sende gördüğüm buydu."
"Kurtarılabilir," diye fısıldadı.
Yaramı görmüştü.
Saramayacağını görmüştü.
Kaybolmaya çok ihtiyacın olduğunu sanıyorsun, hâlbuki sen en çok bulunmaya muhtaçsın.
bir gün susmayı öğrendim, kimse farkına varmadı. söylemek istediklerimi gömdüm ruhumun en ücra köşelerine ve çıkmak için direndiklerinde yutkundum onları. bir daha kırılmamak acı çekmemek için.
Sanırım birisini sevmeye başladım ben. Beni görsede gözlerime bakmamış, sesimi duymuşsa da hiç anlam vermemiş birisini...
“Koca bir enkazım, paramparçayım ama senin için kırık yerlerimden kırk kere çiçek açabilirim.”