Beni 100 beğeniye taşıyan herkese tek tek teşekkürlerimi sunuyorum!
art blog(derogatory)
todays bird
Mike Driver

PR's Tumblrdome

tannertan36

No title available
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
One Nice Bug Per Day
No title available
YOU ARE THE REASON

Love Begins
Cosimo Galluzzi

Product Placement
Xuebing Du

Andulka

pixel skylines
ojovivo

★
dirt enthusiast
Peter Solarz

seen from Switzerland
seen from United States
seen from Italy
seen from United States

seen from Germany
seen from United Kingdom

seen from Philippines
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United Kingdom

seen from Kazakhstan

seen from Hungary
seen from Colombia

seen from Malaysia
seen from Colombia
seen from Netherlands
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
@malialdemir
Beni 100 beğeniye taşıyan herkese tek tek teşekkürlerimi sunuyorum!
Ana Dilinizi Unutabilir misiniz?
Anadil ya da “ anne dili”, bir kişinin öğrendiği ilk dildir ve genellikle kimliğinin önemli bir parçasıdır; ailesiyle ve arkadaşlarıyla bağlantı kurmasını, kültürünü ve mirasını benimsemesini sağlar. Ancak, örneğin başka bir bölgeye veya ülkeye taşınıp farklı bir lehçe veya dil konuşmaya başladığınızda anadilinizi unutmanız mümkün müdür? Dilbilimciler bu olguya “anadil yıpranması” ya da…
Hz. Yusuf - 1. Sezon
Hayırlı Ramazanlar
Üç ayların sonuncusu olan Ramazan ayına girmiş bulunuyoruz. Bu mübarek ayın gelişi eski dönemlerde neşe ve dopdolu bir coşkuyla geçerken, son dönemlerde ve bilhassa şuan içinde bulunduğumuz mübarek ayın gelişini maalesef coşku ve sevinçle karşılayamıyoruz.
Şimdi ise modern hayatın koşturmacası içinde Ramazan ruhu biraz eksilmiş gibi. Sahurda telefon ekranlarına dalanlar, iftarlarda sofradan hemen kalkanlar çoğaldı. Kalabalık iftar davetleri, yerini sosyal medyada paylaşılan yemek fotoğraflarına bıraktı. Eskiden “fakiri gözetmek” Ramazan’ın temeliyken, şimdi lüks restoranlarda verilen iftar davetleri konuşuluyor. Paylaşım sofralarından, sosyal medya paylaşımlarına evrilen bir Ramazan...
Yine de Ramazan, hâlâ birlik ve beraberliğin en güzel yaşandığı dönemlerden biri. Sadece mideyi değil, ruhu da arındıran bu ay, merhameti, sabrı, hoşgörüyü ve paylaşmanın önemini bize hatırlatıyor.
Ramazan; biz müslüman toplumunun bereket, bolluk, birlik-beraberlik ayı olduğu için, girmiş olduğumuz bu mübarek ayda, maddi-manevi herşey pahalılaşıyor. En düşük maaşla çalışanı, emeklisi geçim derdine düşüyor. Ramazan ayının vazgeçilmesi pide fiyatları en düşük 15 lira ile 35 lira arasında değişiyor.
Sivas Yiyecek Maddeleri Yapanlar ve Satanlar Esnaf Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Fırıncılardan Sorumlu Başkan Hüseyin Düzgün, pide fiyatlarındaki güncellemeyi açıkladı. Düzgün, yaptığı açıklamada, "Pide fırınlarımızın ramazan boyunca satacakları ekmek fiyatlarını normal yumurtalı pide 15 TL, tekli yumurtalı pide 20 TL ve çiftli pide 35 TL olarak belirledik." açıklamasında bulundu.
Vatandaşların güvenilir ve sağlıklı gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla fırınlar, marketler ve pastanelerde denetimler sıkılaştırılıyor. Ankara’da, Sincan Belediyesi zabıta ekipleri, ilçe genelindeki market ve fırınları mercek altına alarak, hijyen, fiyat etiketi uyumu ve son kullanma tarihi gibi kriterleri titizlikle inceliyor. Özellikle temel gıda ürünlerinin fiyatlarındaki dalgalanmaları ve fırsatçılığı engellemek amacıyla yapılan denetimler, vatandaşların ramazanı huzur içinde geçirmesi için büyük önem taşıyor. Benzer şekilde, Sivas’ta da Ticaret İl Müdürlüğü ve Sivas Belediyesi zabıta ekipleri, zincir marketlere yönelik kapsamlı denetimler gerçekleştiriyor. Kurallara uymayan işletmelere gerekli cezai işlemler uygulanarak haksız kazancın önüne geçiliyor.
Ramazan, sadece bireysel ibadetlerin değil, toplumsal sorumlulukların da hatırlandığı bir dönemdir. Yardımlaşma ve dayanışmanın ön planda olduğu bu ayda, ihtiyacı olanları gözetmek, onların yanında olmak büyük bir insani ve vicdani sorumluluktur. Hayırlı ramazanlar!
Tavşanlı, Köprücek Köyü
Candida
Store, share and listen to music with pCloud. Access on any device. Create a free account now!
YAŞAMAK ~ YU HUA
Okumadan önce Çin tarihini çok daha iyi bilseydim keşke dedim çünkü bilgim dahilinde oldukça örneklendirici bir kitap oldu. Hani bazı şeylerin olduğunu bilirsin ama onu yaşayanın gözleriyle görmezsin ya dünyayı; Yu Hua o gözlerle bakmanıza yardımcı oluyor. Üstelik o kadar sade bir üslupla yapıyor ki bunu kitapta sizi büyüleyen ne anlayamıyorsunuz. Ve o büyüleyici olan şey anlatım dilinin sadeliği ile bir araya gelen gerçekçilik. Aslında temelde çok acıklı ama sıradan bir aile hikayesi. Okuma keyfi ise çok çok yüksek bir metin.
Yorumun devamı için başlığa tıklayın!
Geleneksel minobashi yağmurluklu çocuklar, 1956'da Japonya'nın Niigata ilinde yeni yıl etkinliğine gidiyor, Hiroshi Hamaya tarafından...
Wait for spring.
Río Cisnes, Villa La Tapera, Región de Aysén, Chile 🇨🇱
Japonya halkı gerçekten kültürüne, örf-adetlerine bağlı, çevresine karşı duyarlı ve çalışkan, üretken ve kendilerini geliştiren bir toplum.
Ülkenin gelişmesi için çalışan, gayret gösteren bu halk, tam 8 saat olan çalışma süresine çok dikkat ediyor.
İşte size örnek bir Japonya turu videosu:
Narai-juku, Nagano
Shirakawago, Japan 🇯🇵
Karaköy, İstanbul 1985
Atina'da önemli bir tartışma yapılırken kürsüye Demostenes çıkar, ancak dinleyiciler sürekli kendi aralarında konuşmakta, filozofu dinlememektedir. Demostenes, "Bir hikâye anlatıp ineceğim" der ve anlatmaya başlar: "Uzun zaman önceydi, bir delikanlı Atina'dan Megara'ya gitmek için bir eşek kiralamıştı. Eşeğini kiraya veren adamın da Megara'da işi vardı, beraber yola düştüler. Konuşa konuşa giderlerken öğle sıcağı bastırdı, biraz dinlenmek ve öğle yemeği yemek için bir su başına çöktüler. Ama ortalıkta hiç gölgelik yoktu ve eşeğin sahibi yemeğini alıp eşeğinin gölgesine sığındı. Eşeği kiralayan genç buna içerledi, 'Sen çekil gölgede ben oturacağım' dedi. Beriki itiraz etti: 'Ben oturacağım, çünkü eşek benim.' Delikanlı Ama ben eşeği kiraladım' deyince, eşeğin sahibinden 'Ben sana eşeği kiraladım gölgesini değil' cevabını aldı ve aralarında kavga çıktı."
Hikâyenin tam burasında Demostenes kürsüden iner yürümeye başlar. Dinleyiciler, "Sonunda ne oldu, sonunu anlat" diye bağrışmaya başlayınca Demostenes kürsüye döner:
"Sizin için çok önemli bir konuda bir şeyler anlatmaya çalıştım, dinlemediniz. Şimdi ise eşeğin gölgesini merak ediyorsunuz. Ne fikrimi söyleyeceğim ne de eşeğin gölgesine ne olduğunu..."
Kürsüden iner, yürür gider.
Sonbaharın son demlerine doğru yürüyelim.
İspir Erzurum 📸