tumblr dot com

titsay

roma★

if i look back, i am lost

ellievsbear
Sweet Seals For You, Always
AnasAbdin
art blog(derogatory)

izzy's playlists!
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

No title available
KIROKAZE
we're not kids anymore.
Game of Thrones Daily

shark vs the universe

Love Begins
Stranger Things
dirt enthusiast
Alisa U Zemlji Chuda
Peter Solarz

seen from Sweden
seen from Japan

seen from United States
seen from Vietnam

seen from France
seen from United States

seen from Türkiye
seen from Qatar

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from Canada

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@maob25
Muhteşem 🔥
Anneme bakıcı 55
Yeniden merhaba arkadaşlar....
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen....
Sabah saat 11 gibi uyanmıştım... Meleğim yanımızda yoktu... Kendi kendime konuşup...
Ben : Nereye gitti bu kız...
Esra muhteşem di... Üstümüz açık... Bana sarılmış... Bacağını üstüme atmıştı... Sikim taş gibi havaya bakıyordu...
Ellerimi onun vücunda gezdirmeye ve öperek uyandırmaya başladım... Esra gözünü açıp bana aşkla ve sevgiyle baktı...
Ben : günaydın karıcım...
Esra : ( kıkırdamıştı) sana da günaydın kacacım...
Ben : kendini nasıl hissediyorsun... Hayatım.
Esra : aşkım... Senin yanında muhteşem... Şey Melek nerede...
Ben : tam bilmiyorum... Ama muhtemelen kahvaltı hazırlıyor...
Biz Esra ile bir süre oynaştık... Onunla oynaşmak... Sex yapmak gibi zevkliydi...
Esra : aşkım... Kalkalım bizde... Ayıp olmasın...
Ben : olur hayatım... Ama kıyafet yok...
Esra : birini mi arasak...
Ben Meleğimi aramak üzere iken içeri ablam girmişti... Elinde küçük bir çanta vardı... Esra refleks olarak üstümüzü örtmek istedi...
Ben : aşkım... Bırak kalsın...
Ablam : günaydın yavru kuşlar...
Ben : günaydın ablacım...
Esra : günaydın canım...
Ablam : hadi bakalım... Kalkmıyor musunuz...
Esra : bizde tam kalkıyorduk... Ama kıyafet yok...
Ablam : ıımm... Geldiğim iyi olmuş... Melek söylemişti...
Ben : afferim benim aşkıma...
Sikim ortada dimdik ti... Esra ara sıra bana ve ablama bakıp... Kızarıyordu...
Ablam : Esracım... Utanmana gerek yok canım... Bu sik ikimize de yeter...
Ablamın üstünde bol bir tişört, altında sütyen yoktu... Meme başları şişmiş belli oluyordu... Altında beyaz dar bir tayt vardı...
Kilot olmadığı her halinden belli idi... Amının dudakları şişmiş tayt araya girmişti... Yanımıza oturmak istedi...
Ben : ( elinden tutup ) ablam gel bakalım... Kucağıma...
Hiç ikiletmeden sikimin üstüne oturdu... Esra dikkatlice onu izliyordu... Ablam bir iki ileri geri yapıp amının tam ortasına aldı sikimi...
Ablam : ohh... Canım kardeşim... Çok sertsin... Esracım... O artık hepimizin kocası...
Esra : hı... hı... Biliyorum canım...
Ablam bana doğru uzanıp... Önce beni sonra Esrayı öptü... Sonra yavaş yavaş ileri geri yapmaya başladı...
Ben : sizin aranız buraya geldiğimizden beri çok iyi... Anlatın bakalım...
Ablam : neden iyi olmasın... Çok sevdim ben onu...
Esra : aynen... Bende Fatmacığımı çok sevdim...
İkisi kıkırdaşıyordu...
Ben : muhabbetiniz bozulmasın... Ama sanki başka birşey var gibi...
Esra : şey... Hani Fatma hamileydi en son gördüğümde... Şu malum olay olduğunda...
Ben : evet öyleydi... Ama maalesef... Olmadı...
Esra : ha işte bizde onu konuştuk... İnan bana aşkım çok üzüldüm... Sonu kötü bittiği için...
Ablam : senin suçun yok canım... Bunu konuşmuştuk...
Esra : biliyorum... Oğuz aşkım...
Ben : söyle bal peteğim...
Esra : hani siz yeni bir karar almışsınız...
Ben : evet...
Esra : işte... O konuda tüm masraflar bana ait...
Ben : olmaz öyle şey... Bunu senden isteyemem...
Esra : aşkım... Kusura bakma... Ama senden bu konuda izin almaycağım... Biz Fatma ile konuşup birlikte karar aldık...
Ben : ablam...
Ablam : canım... Esracım çok ısrar etti... Bende tamam dedim... Sende yokuşa sürme ha...
Ben : peki madem... Siz öyle dediyseniz tamam...
Esra : oley be... İşte benim kocam...
Ablam iyice amını bana hissettiriyordu... Sikim zonkluyor girmek için delik arıyordu... Elimi atıp taytı yırtmak istedim...
Ablam : heyy... En sevdiğim tayt O...
Bende hemen kalkıp ablamı domalttım...
Ablam : oohh... Kardeşim... Ne bu azgınlık...
Ben : ablam... Şu amın varya bitiriyor beni...
Esra yanıma gelip... Ablamın taytını sıyırdı...
Esra : off aşkım... Çok güzel manzara...
Birlikte diz çöküp ablamın amını ve götünü yalamaya koyulduk... Benim dilim götünde... Esra ise amıyla ilgilendi...
Esra : ıımmhh çok leziz... Ooff aşkım...
Ben : ablacım... Otur aşkım... Esrayı kucağına al...
Ablam : gel canım... Otur kucağıma...
Ablam oturup onu kucağına aldı... İki muhteşem kadın... İki tatlı am ve göt deliği... Sikim demirden bile sert oldu...
İkisinin amlarına fırça çektim... İlk ablamın amına girdim... Sikimi son limitine kadar sokmuştum...
Ablam : oohh aşkım... Çok sertsin canım... Sik paşam.. Sik ablanı... Karın görsün am nasıl sikilir...
Esra : off yaa... Nasıl girdi öyle... Oohh aşkım... Lütfen banada kökle...
Ben : aşkım... Bi gün sanada böyle giricem...
Ablam : az sabırlı ol canım... Zamanı gelince amın sürekli sik isteyecek... Oohh paşam... Sik canım...
Sabab sabah azgınlığım sınır tanımıyor du... İkisinide tekrar tekrar sikmiştim... Saat 12:30 gibi...
Biz yatağın üstünde perişan halde yatarken... İçeri Meleğim girdi... Ablam bir yanda Esra diğer yanda... Sikim ortada yarı baygındı...
Melek : off.. Bune be... Sizi azgın orospular.... Ablam ben seni niye yolladım...
Ablam : kız bu kocan varya sikti belamı...
Melek : bence amını sikmiş gibi...
Hahaha😂😂😂 hahaha...
Melek : aşkım... Biraz yavaş gitsen... Sana birşey olursa ben ne yaparım...
Ablam : kız ağzından yel alsın... Aslan gibi maaşallah benim paşam... Hiç bir şey olmaz ona...
Melek : ama ablam...
Esra : Meleğim haklı... Acelemiz yok...
Ablam : bak bak baaakk... Kız az önce hadi aşkım... Canım cicim diyordun... Hadi Fatma diyordun...
Esra kıkır kıkır gülüyordu... Melek elimden çekip beni aldı... Doğru duşa sokmak istedi... Kendiside hızla soyundu...
Annem birden içeri girdi... Hepimiz çıplaktık...
Annem : Yok artık bu ne hal... Oğlanı kurutacaksınız....
Melek : annem ben onu yıkamak için soyundum... Bunlar yaptı her şeyi... Sor istersen...
Annem : kuzum... Bu böyle olmaz... Tamam anladık gençsin isteklisin... Ama kendine dikkat etmelisin... Gece gündüz olmaz bu işler...
Melek : vallahi bende aynen öyle dedim anne...
Annem : şimdi doğru banyoya... Güzelce yıkan... Sakin ol... Kimse kaçmıyor... Seninle yine konuşuruz...
Melek : gel canım...
Annem : Esra kızım... Gecen nasıldı...
Esra bir anda utangaç halde ablamın... Koltuk altına sığındı...
Esra : şey annecim... Çok güzel di...
Annem : hadi sizde yıkanın... Melek...
Melek : annem...
Annem : güzelce yıkanın... Bu gün bu kadar yeterli... Daha falası zararlı...
Melek : tamam anne... Sen hiç merak etme... aşkım... Ben şaka yapmıyorum... Nolur kendine dikkat et... Kimseye yetişmek zorunda değilsin...
Annem çıkmış bizde duşa girmiştik...
Ben : canım... Hepiniz mutlu olun istiyorum...
Melek : inan biz çok mutluyuz... Ama sana birşey olursa... Naparız...
Ablam ve Esra geldi...
Ablam : Melek haklı kardeşim... İnan hepimiz şuan çok mutluyuz... Ben az önce şaka olsun diye takıldım ama kendini bu kadar hırpalama...
Esra : evet canım... Bu tempoya yürek dayanmaz... Hiç bir şey için acelemiz yok...
Ben : sizler mutlu olun diye...
Ablam : biz böyle çok mutluyuz... Ve senden başka kimseye ihtiyacımız yok... Kimse sıra kavgası yapmıyor... Sende kendini fazla yorma...
Ben : tamam ablacım... Daha dikkatli olurum...
Esra : aynen sakin ol canım... İnan kimse senden daha fazlasını beklemiyor... Bizim ilk önce sana ihtiyacımız var...
Sanırım Meleğim haklıydı... Biraz daha dikkatli olmakta fayda var dı... Güzel bir duştan sonra giyinip...
Kahvaltıya geçtik... Herkes orada idi...
Annem : Oğuz... Kuzum gel yanıma... Otur bakalım...
Ben : herkese günaydın...
Suzi : Oğuzcum... Annen birşeyler söyledi... Kendini çok hırpalıyorsun...
Serpil : evet canım... Unutma artık baba olucaksın...
Yengem : aynen... Ne O öyle... Her gün her gece... Biz seni başımızda sağlıklı görmek istiyoruz...
Annem : duydun işte... Kimse senden daha fazlasını istemiyor... Sen bu ailenin reisisin...
Suzi : ben bu aileye en son dahil oldum... İnan hiç pişman değilim... Senin herkesi sevdiğini ve mutlu olmasını istediğini biliyorum... İnan burada ki herkeste seni çok seviyor...
Serpil : aşkım... Sen bizim babamız olucaksın... İnan hiç kimse sana ihanet etmez... Kaybetme korkunu at içinden...
Yengem : Serpil haklı canım... Lütfen daha sakin ol...
Ben : öncelikle hepinize çok teşekkür ederim... Sizin mutlu olmanız en büyük amacım... Sizi kaybetmek benim için en kötü şey... Bu yüzden biraz fazla zorladım sanırım...
Annem : kimseyi kaybetmeyeceksin... Sen iyi ol bize yeter... Tamam mı kuzum... Sana daha öncede söyledim... Herkes gözünün içine bakıyor...
Ben : tamam sultanım... Daha dikkatli olurum... Söz....
Annem : hadi bakalım... Herkes kahvaltısını yapsın...
Güzel bir yemek sonrası çay keyifi yapıyorduk...
Suzi : ee... Düğün bitti.. Nikah da tamam şimdi sırada ne var...
Ben : asıl iş duruyor... Bu hafta Aylini davet edicem...
Serpil : ne için canım...
Ben : artık bir planlama yapmamız lazım... Nereden başlayacağız... Aylin belirleyecek...
Suzi : haklısın... Güldük eğlendik.. Şimdi iş zamanı.. Ama benim önce İstanbul da bazı işleri halletmem lazım...
Ben : ne işi aşkım...
Suzi : yaa... Öyle deme... İçim gıdıklanıyor... Neyse neyse... Evi boşaltıcam...
Ablam : neden ablacım...
Suzi : kız... Abla kardeş beni yoldan çıkaracaksınız... Biri aşkım der... Diğeri abla...
Annem : Suzi... Az önce ne dedik...
Suzi : uff tamam tamam... Ama napıyım... Gül'cüm... Senin bu yaramazlar bana hiç olmadığı kadar iyi davranınca böyle oluyor...
Yengem : neyse... Sen neden evi boşaltıyorsun...
Ben : canım... Sorun ne...
Suzi : siz...
Ben : nasıl yani...
Suzi : size aşık oldum galiba... Yanınızda çocuk gibiyim... Ve eğer sizin içinde sorun yoksa buraya taşınmak istiyorum...
Ben : off be çok güzel haber bu... Benim aklımda da tamda böyle bir şey var... Hepimiz için ortak bir ev...
Serpil : Canım... Orası nasıl olacak... Buraya paramız ancak yetti...
Esranın elini tuttum...
Esra : Orası bende... Oğuz canım... Şu bizim miras işi ne oldu...
Ben : halledicez canım... Önce köydeki araçları ve içindekileri alalım...
Suzi : ne mirası özel değilse...
Ben : aşkım... Sende ailemdensin... Sana güveniyorum...
Suzi : off sen varya... Böyle konuş canımı ye...
Ben : Esraya babasından kaldı... Biraz fazla bir rakam...
Suzi : ne kadar...
Esra : 70 milyon euro...
Suzi ( ağzından çayı püskürttü) çüşşş... Ohaaa O nasıl bir para öyle... Kusura bakma canım...
Esra : sorun yok canım...
Ben : duydun işte...
Suzi : çocuklar... Benden size tavsiye... Sakın hesabınıza almayın... Hele şirket hesabına asla...
Ablam : niye abla...
Suzi : derdimizi kimseye anlatamayız... Devlet hepimizin anasını ağlatır...
Annem : Oğlum... ( panik olmuştu)
Ben : sakin ol annem... Sorun yok... Şimdilik sabırlı olucaz...
Ayşe : abicim... Gidip hepsini alalım...
Ben : güzelim... Haftaya burada inşaat çalışması başlayacak... Burada öyle bir para olduğu duyulursa... Devletten önce başkaları tepemize çöker... Kimseyi para için riske atamam...
Esra : ee napıcaz... Vazmı geçicez...
Ben : tabiki hayır... Ama sakin ve akıllı olalım... Önce... Hakimle konuşalım...
Suzi : kim bu... Hakim.
Esra : ismini bilmiyorum...
Suzi : hakim dedin...
Ben : adam gerçekten hakim... Hemde ağır ceza hakimi...
Esra : evet... Babamın ortağı imiş... Yıllarca işleri o yürütmüş...
Suzi : pardon canım... Senin baban kim...
Annem : Onun babası... Bizim oraların en zengin ağası idi...
Suzi : ee. Ne bu gizlilik....
Ablam : Esra abilerinden kaçıyor....
Ben : aynen...
Suzi : iyide neden... Para için mi...
Ben : yok canım... Onun abileri Esranın varlığını bilmiyor... En azından biz öyle umuyoruz... Çünkü anneleri farklı...
Esra : babam yıllarca sakladı beni... Eğer abilerin duyarsa... Para için seni yaşatmazlar diye...
Suzi : şimdi anladım... Bir nevi kayıt dışı... Para.
Ben : biraz öyle... Ama kesinlikle kirli para değil...
Serpil : nasıl yapıcaz peki...
Ben : Suzi...
Suzi : yani... Ben hiç bukadar büyük para ile iş yapmadım... En azından kayıt dışı para ile... Yoksa şimdiye çoktan hapse girmiştim...
Yengem : neden canım...
Suzi : Bu kadar büyük paralar kayıt dışı olunca... Malum işlerden elde edilir... Ve sisteme girmesi zordur... Eğer limiti biraz aşarsan hemen dikkat çeker... Ve işin sonu ya hapis... Yada...
Annem : kız deme öyle ağzından yel alsın...
Suzi : ayy... Sen çok tatlısın... Ama eğer azar azar kulanılırsa sıkıntı olmaz... İlk olarak hepimiz... İkişer milyon euro... Hesaba atıcaz... Yılların birikimi diye...
Ben : nasıl yani....
Suzi : mesela sen...Köyde arazi sattın.. Serpil yılların kira birikimi... Esra avukat... Ben yatırımcı... Sıkıntı olmaz... Ama çok fazla olmaz...
Melek : ben hiçbir şey satmadım ama...
Ben : aşkım... Babandan kalanlar vardı hani...
Melek : eee... Onları sen sattın...
Ben : evet ama senin adına...
Melek : nasıl...
Ben : aşkım... Ben sana imza attırmıştım... Sonra yengeme... Ayşeye...
Melek : aa... Şimdi hatırladım... Pislik... Demek malıma çöktün...
Hepimiz gülme krizine girmiştik...
Yengem : Melek... Sakın... Kocana karşı çıkma... Bu evde onun dediği olur...
Melek : yok annem... Ben ona sorarım... Karşı çıkmıyorum...
Ben : ahh.. Meleğim... Sen bitanesin aşkım... Serpil canım siz yarın dönün... İşlerinide hallet arttık...
Serpil : az kaldı canım... 2 aya devir teslim yaparım...
Ben : biletleri alalım... Ha bu arada Ayaz için de bilet al...
Ayaz : ben mi...
Ben : evet...
Ayaz : şey... Oğuz abi...
Ben : biz seninle ne anlaştık...
Ayaz : pardon abi... Ama size yük olurum...
Annem : O nasıl söz öyle kuzum... Yük olmak ne demek...
Ben : yük olmak falan yok canım... Ben öyle istiyorum...
Serpil : Ayazcım sorun yok tatlım... Abin ne diyorsa yap...
Suzi : işinize karışmak gibi olmasın ama... Ya bu kızımızın aranması varsa...
Ben : Esracım... Bunu nasıl çözeriz...
Esra : ben ofisi arayım.. Bi baksınlar...
Ben : aşkım... Bizim sordurduğumuz belli olmasın ama...
Esra : merak etme canım... O kolay... Ayazcım... TC. Ver canım...
Ben : tamam siz O işe bakın... Suzi canım sende en kısa sürede işlerini çöz... Serpil aşkım...
Suzi : sen merak etme canım... En fazla 15 gün...
Serpil : efendim... Aşkım...
Ben : bize... İşinde iyi... Kaliteli... Dürüst... Sadık... Ve en önemlisi... Sır saklamasını bilen doktorlar lazım...
Serpil : tamam canım... O iş bende...
Ablam : ee biz...
Ben : Meleğim... Yengem... Ablam... Sizde eve dödüğünüz anda hemen kurslara başlıyorsunuz...
Melek : oley be...
Serpil : ne kursu bunlar...
Ablam : canım... Biz yengem ile aşçılık... Kursuna... Melek ise muhasebe...
Serpil : sizi anladım da... Melek ve muhasebeyi anlamadım....
Melek : abla ben lisede... Ön muhasebe okudum...
Serpil : ha tamam şimdi oldu... Peki canım bu Ayaz.
Ben : aslında çok yetenekli... Üni de... Finans yönetimi okuyormuş... Ama maalesef bırakmak zorunda kalmış... Onun işine bakıcaz artık...
Esra : hey millet işler karışık...
Ben : nedir durum...
Esra : Suzi haklı aranması var... Ailesi iki ay önce kayıp ilanı vermiş...
Ben : ne yapabiliriz... Canım.
Esra : ilk iş... Gidip karakola kayıp olmadığına dair ifade verecek... Eğer burayı adres gösterirse... Kendi rızası ile burada kaldığını söyleyecek... Tabi bu durumda ailesi burayı öğrenmiş olur...
Ben : yani uçak işi olmaz...
Esra : aynen...
Ablam : niye olmuyor...
Esra : Uçakta bilet için... TC. Lazım... Direk ifadeye alırlar...
Ben : O zaman bi adres lazım... Ama neresi...
Ablam : köy olsa...
Ben : Yok abla olmaz...
Annem : niye kuzum...
Ben : O zaman hemen bulurlar burayı.... Burada bulunan... Hiç kimse ile bağlantı olmamalı...
Suzi : benim aklımda bir yer var...
Ben : neresi canım...
Suzi : İstanbul da... Çok sevdiğim ve güvendiğim bir aile var...
Ben : kimseye zarar gelsin istemem...
Suzi : merak etme gelmez... Aile Amerika'da... Yılda bir defa geliyor... Ayaz o evde temizlikçi olarak kalıyor...
Ben : O zaman seninle gitmesi lazım...
Suzi : yani...
Ben : Ayazcım... Suzi ile gidiceksin... Merak etme... En kısa sürede geri geliceksiniz...
Ayaz : tamam abi sen nasıl istersen... ( tedirgin di)
Ben : sakın korkma... Abine güven...
Esra : canım sana ifade yazıcam... Suzi senin aile ile iletişime geçmen lazım...
Suzi : tamam canım...
Esra : tamam... Siz hazır olunca bana haber verin... Ona göre ifade yazıcam... Sende ezberleyip... En yakın kara kola gideceksin...
Ayaz : tamam abla...
Annem : kuzum sen tekmi kalıcaksın burada...
Ben : beni merak etme anacım... Tek olmayacağım Fırat gelicek... Arkadaşları ile bakalım nasıl tipler...
O gün aşağı yukarı bu şekilde geçmişti... Ailem deki tüm kadınlar... Bana ne kadar değer verdiğini göstermiş oldu...
Onlar benimdi...
Anneme bakıcı 54
Yeniden merhaba arkadaşlar.....
Lütfen beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın....
Pazartesi günü sabah güzel bir kahvaltıdan sonra... Tüm aile en yakın hastaneye Serpili götürmüştük...
Kısa bir beklemenin ardından sıra bize gelmişti... Serpilin ismi ekranda yazınca hepimiz baya heyecan yapmıştık...
İçeriye neredeyse tüm aile girmiştik...
Do : arkadaşlar ne oluyor... Hastamız kim...
Ben : kusura bakmayın hocam... Hepimiz biraz heyecan yaptık... Hasta değil.. Anne adayımızı geldi...
Do : buyrun Serpil hanım... Sizlerde dışarıda bekler iseniz daha iyi olur...
Annem : vallahi doktor hanım... Ben torunumun sesini duymadan çıkmam...
Ablam : hocam benim ilk yiğenim... Lütfen..
Ben Serpilin elini sıkı sıkı tutuyordum... Tabi doktorun gözünden kaçmadı...
Do : galiba İlk çocuk... Bu kadar heyecan olunca...
Ben : evet hocam... Lütfen idare edin...
Do : peki peki... Gelin bakalım... Uzanın Serpil hanım...
Serpil yatağa uzanıp göbeğini açtı... Doktor da ultrasonu hazırlayıp... İşine başlamıştı...
Do : bakalım... Durum... Neymiş... Ha işte burada... Ve işte babası... ( ıp..ıp--- ıp..ıp---ıp..ıp)
Bu dünyanın en güzel sesiydi... Ben Serpile sarılıp mutluluk göz yaşı akıtmıştık... Annem ablam ile... Diğer herkes bir biri ile sarılıp...
Sevinç naraları atıyordu...
Annem : doktor hanım... Kız mı... İnşallah kızdır...
Do : şu an için çok erken... Bakalım... 40. gününde... Daha önümüzde 3-4 ay gibi süre var...
Ben : hocam bir sıkıntı var mı... İyi mi bebeğimiz...
Do : pek bi sıkıntı görünmüyor... Ama dikkatli olmakta fayda var... Annemiz ne iş yapıyor...
Serpil : Doktorum bende... Tatildeyim şu anda..
Do : aa.. Öyle mi... Hocam durumunuz gayet iyi.. Ama siz yinede dikkatli olun... Hayırlı olsun...
Serpil : çok teşekkür ederim... Sizede kolay gelsin...
İnanılmaz mutlu bir şekilde oradan ayrıldık... Öğlen yemeğimizi merkezde yedik...
Ben : sevgili ailem... Siz buralarda takılın... Biz Meleğim ile... Küçük bir işimiz var onu halledelim...
Annem : gece kalmayım oğlum...
Ben : merak etme annem... En fazla iki saate geliriz... Esracım sende gel canım...
Melek : nereye hayatım...
Ben : gelin siz...
Bizimkileri orada bırakıp... İlk iş belediyeye gitmiştik... En hızlı nikah işlemi için... Neler gerekli diye... Aslında az çok biliyorduk... Ama yine işi uzmanından öğrenmek daha iyidir...
Memur bize gereken tüm bilgileri vermişti... Bizde en acil şekilde ne yapılması gerekiyorsa onları yapmaya koyulduk...
Bize perşembeye gün vermişlerdi... Orada işimiz bitince... Kapıda üçümüz bir birimizi tebrik ettik...
Esra : ayy... Çok güzel ya... Bir ömür mutluluklar dilerim...
Melek : hep birlikte canım... Bu sadece bizim değil hepimizin mutluluğu... Ve sıra sende...
Esra : ne sırası hayatım...
Melek : ikimizde düşün peşime...
Melek ortada biz iki yanında kol kola... Gelinlikçiye girdik...
Esra : kız... Gelinlik mi giycen...
Melek : A benim şaşkın kuzum.. Senin için geldik...
Biz : neee...
Melek : evet... Her genç kız beyaz gelinlik giymek ister... Ve sende bunu hakediyorsun...
Esra : sen... Sen varya birtanesin... Senin hakkını nasıl öderim...
Ben : Meleğim... Sen tam bir kraliçesin...
Melek : tamam yeter... Bu kadar gevezelik... Hadi bakalım...
Görevli bir kız geldi...
G : buyrun efendim hoş geldiniz... Nasıl yardımcı olabilirim...
Melek : bu genç çiftimize... En güzel gelinliği isitiyoruz...
G : tâbi ki efendim... O zaman sizi üst kata alayım...
1 saat kadar provadan sonra... Esraya inanılmaz yakışan bir gelinlik almıştık... Melek perşembe öğleden sonra gelicez diye... Tembihledi...
Melek : kim derdiki... Kendi kocamı kendi elimle evlendireceğim...
Ben : bunu rüyamda bile göremezdim... Aşkım.. Sen bitanesin...
İşimizi bitirip ekiple bukuştuk...
Yengem : işte geldi bizim... Kaçaklar...
Melek : herkes hazır mı...
Ablam : kız ne oldu...
Melek : perşembe evleniyoruz... Nikahımız var...
Ortalık çümbüş alanı olmuştu...
Melek : Ve... Aynı gün otelimizde düğünümüz var... Artık bu gençler dünya evine girmeli...
Otele dönmüştük... İki gün nasıl geldi... Nasıl geçti bilmiyorum... Perşembe günü kadınlar kuaföre ardından....
Nikah için belediyeye gitmiştik... Meleğim... Boydan beyaz bir elbise giymişti... İlk iş nikahımızı hallettik...
Sonrasında Ablam Melek ve Esra gelinlik için mağazaya gitti... Akşam saat 7 gibi bizde otelde... Kendimizce hazırlık yaptık...
Kendi aramızda eğlence tertip ettik... Suzi ve Yengem... Esra ve benim için gerdek odası hazırladı... Ama bana göstermediler...
Otelin küçük bir barı vardı... Orayı düzenleyip... Temizledik... Müzik setine oyun havaları falan hazırlayıp... Bizde hazırlanmaya başladık...
Dışarıdan güzel bir pasta ve çeşitli atıştırmalıklar sipariş etmiştik... Artık herşeyimiz hazır durumdaydı...
Saat akşam 7:30 gibi bizimkiler de geldi... Offf Esra harika olmuştu... Beyaz gelinliği muhteşem di...
Ablam : hadi gir karının koluna...
Dediği gibi birlikte yürüdük içeri... Doğru bar kısmına geçtik...
Esra : bu da ne böyle... Çok güzel olmuş...
Ben : elimizden ne geldiyse yaptık işte... Beğendin mi...
Esra : Oğuz... Çok teşekkür ederim... Karın olmak bile bana yeter di...
Ayaz müziği başlattı... Hepimiz eğlenmeye... Oynamaya... Ve kendimizi kaybetmeye başladık... Ortam süperdi...
Zaman geçtikçe dahada ısındı... Eee Alkolde olunca... Kadınlar yavaş yavaş... Çakır keyif olmaya başladı...
Esra da tıpkı benim gibi çok az içmişti... İkimizde ayık olmak istemiştik belliki... Ablam ve Suzinin bir ara sarmaş dolaş olduğunu görmüştüm...
Saat baya ilerlemiş... Artık gecenin sonuna doğru gelmiştik... Sırtımı bir tokat geldi...
Yengem : al karını geç odana...
Sonra bir kaç küçük tokat daha yemiştim... Esrayı kucaklağım gibi odamıza yürüdüm...
Esra : Melek...
Melek : söyle canım...
Esra : sende gel...
Melek : ama bu senin gecen...
Esra : biliyorum... Ama korkuyorum lütfen...
Melek : peki madem iş başa düştü...
Ben Esranın elini tutmuştum ki...
Serpil : yürütme karını kucağına al damat bey...
Bende öyle yaptım... Esra inanılmaz mutluydu... Bundan 1 ay önceki halini düşününce çok değişmiş... Güzelleşmiş ve toplanmıştı...
Odaya girince Esrayı çok nazik bir şekilde yatağa bıraktım... Esra ve Melek odanın halini görünce...
Esra : aşkım... Ne zaman yaptın...
Melek : çok güzel olmuş...
Etrafta mumlar yakılmış... Loş bir ışık... Yatağın önünde servis arabası... Üstünde şarap... Çeşitli meyve ve kuru yemişler...
Ve çikolata özellikle istemiştim... Tabi bunları Ayaz halletmişti...
Melek : hadi canım... Sen gir duşunu al... Sonra biz gireriz...
Ben yatağın üstünde benim için bırakılan... Pijamayı alıp duşa girdim... 20 dakika sonra işim bitmişti...
Benden sonra Esra ve Meleğim... Kıkır kıkır içeri girdiler... Onların işi uzun sürmüştü... Sigara içmek istedim ama... Ağzımda kokmasın diye sakin sakin oturdum...
Ve sonunda kapı açılmıştı... Meleğim önde Esra arkada çıktılar... Meleğin üstünde uzun bir sabahlık vardı... Bordo renkli...
Esranın üstünde ise beyaz renkli bir sabahlık vardı...
Melek : ( onun elinden tutup) gel canım...
Üçümüzde ayakta bir birimize bakıyorduk... Ben onlara bir adım attım... İlk Melek üstünden sabahlığı bıraktı...
İçinde tamamen kırmızı bir jartiyer takım vardı... Esra biraz daha çekingen olmuş... Tedirgin di...
Meleğim onun arkasına geçip... Elini onun kuşağına attı... O anda...
Ben : dur aşkım...
Melek : aşkım... Bi sorun mu var...
Ben : Esracım... Hiç birşeyi mecbur olduğun için yapmak zorunda değilsin... Bir ömür boyu pişmanlık yaşamanı istemem...
Esra : Oğuz... Melek... Size karşı asla pişmalığım yok... İnan sizi çok seviyorum... Sadece ben bunu hakkediyor muyum... Onu düşündüm...
Melek : sonuna kadar hakediyorsun... Ben seni hiçbir zaman yargılamadım... Seni olduğun gibi kabullendim... Lütfen böyle şeyler düşün me...
Esra kendi eliyle üstünden sabahlığı bıraktı... Onunda içinde tamamen beyaz... Bir takım vardı...
İkiside muhteşem olmuştu... İki taş gibi hatun... Biri karım... Diğeri ise az sonra karım olcaktı...
Ayakta ufak tefek öpüşmeler oluyor... Melek daha çok benim ve Esranın öpüşmesini sağlıyor du...
Ellerim ikisinde vücudunda geziyor... Esranın her yerini keşfediyordum... Meleğim benim üstümden pijamayı çıkardı...
Bende sakin ve yavaşça altını çıkardım... Baksır giymediğim için sikim kazık gibi sallandı... Ben tamamen çıplaktım...
Esrayı yatağa yatırıp.... İkimiz iki yanına uzandık... Karımla birlikte Esrayı rahatlatıyor... Onu kıvama getiriyorduk...
Dudaktan boynuna oradan memelerine... Sütyenin ön kısmı iki parçadan oluşuyordu... Ön kısmı açınca alttan destek olmuştu...
Göğüsler taş gibi çıktı... Uçları şişmiş tam ağzıma layıktı... Çok nazik ve şefkali şekilde sırayala alıp emiyordum...
Esra : ıımmhhh oohh... Aşkım...
Meleğim de benimle beraber onun diğer memesini emiyordu... Arada dillerimiz buluşuyor bir birimizi vakumluyorduk...
Ben biraz daha aşağı kayıp göbek deliğini yaladım... Her yeri ayrı bir lezzetti... Artık sıra en önemli noktaya gelmiştim...
Ama ben ayaklarına geçtim... İnce tül çoraplar muhteşem olmuş... Ayaktan kasığına kadar ayrı bir ihtişam katmıştı...
Meleğim kendi göğsünü açıp Esranın dudağına yapıştı... Bir birlerinin memelerini okşuyor... Bir birlerine sürtüyorlardı...
Ben bir ayağını alıp... Parmaklarını yalamaya ve sırayla ağzıma almaya başladım... İnce tül çorap çok kaygan ve pürüzsüz dü...
Sakin sakin yukarılara doğru yalayıp öperek çıkmıştım... Ellerim sonunda kasıkarına ulaştı... Bacaklarının içini öpüp okşuyor... Dilimle masaj yapıyordum...
Ve sonunda amıyla baş başa kalmıştım... Kilodu henüz üzerinde idi... Şeffaf bir tanga kilottu... Amının çizgisi belli oluyordu...
Burnumu dayayıp önce kokusunu içime çektim...
Ben : ohh.. Bebeğim.. Mis gibi aşkım...
Melek : kokla bitanem... Kokla aşkım... Karının amını kokla...
Ben : Gel bitanem... Birlikte...
Meleğim de yanıma geldi... İkimiz sakince Esranın kilodunu sıyırdık... Offf muhteşem di... Ter temiz... El değmemiş...
Ben alttan yukarı doğru yaladım önce... Ve ağzımı açıp... Dudaktan öpüşür gibi... Amına yumuldum...
Esra bir anda belini kırıp göğsünü yukarı kaldırdı... Başı geriye yaslanıp...!
Esra : oohhh ıımmhhh... Aşkım...
Melek hemen Esranın yanına geçip dudağına yapıştı... Ben alttan amını Meleğim üstten dudağını vakumluyorduk...
Esra : oohhh... Oğuz... Geliyorum aşkım... Iımmhhh... Eevvettt...
Melek : gel aşkım... Boşal canım... Kocamızın ağzına akıt... Balını... Akıt şerbetini... Ooff ıımmhhh..
Esra kasılmaya beni bacak arasında sıkmaya başladı... Kasıla kasıla ağzıma boşalmaya başladı...
O boşaldıkça ben daha çok yalamaya ve daha çok dillemeye çalışıyordum... Beni eliyle uzaklaştırmak istiyor du ama nafile...
Esra : aşkımmm... Dur nolur dur... Offf bitanem... Bittim ben... Aşkım...
Melek : aşkım... Oğuzum dur bitanem... Kız bayılacak şimdi... İçi dışına çıktı...
Ben başımı kaldırıp onunla göz göze geldik... Yukarı doğru kaydım... Amından göbeğine sonra göğsüne... Ve dudağına ulaştım...
Yüz yüze gelince....
Ben : aşkım... Kusura bakma... Tadın çok güzel...
Esra : ne kusuru aşkım... İnan çok güzel di... İlk defa böyle oldum...
Sikim alttan artık kasıklarına ulaşmış... Baskı yapıyordu...
Melek : aşkım... Uzan bakalım... Sıra bizde...
Beni yatırıp dudağımdan sikime doğru yalayıp kaydılar... Melek sikimi sıkıca tutup... Önce biraz yaladı ve ağzına aldı...
Boğazına kadar alıp... Esra'ya nasıl yapılacağını gösteriyordu... Sikimi gırtlağında hissediyordum...
Melek : hadi canım... Şimdi sen dene...
Esra acemi bir şekilde Meleğim ne derse onu yapıyordu...
Melek : aşkım... Dişlere dikkat ediyoruz... Kocamızın canını yakmayalım...
Esra : ( ağzında sikim) hı... Hı...
Küçük ağzına sikim ancak giriyordu... Daha doğrusu başını ancak alıyordu... Ama bu bile bana çok zevk vermiş...
Boşalmam yaklaşmıştı... Ama ben ilk içine girmek istiyordum...
Esrayı omzundan tutup kendime çekip... Altıma aldım... Bacak arasında yerimi aldım...
Amı su içinde sikim salya içindeydi...
Melek : Esracım... Şimdi sakin ol canım... Kocamız canını asla yakmaz... İlk çok küçük bir sızlama olucak...
Ben : aşkım... Seni çok seviyorum bitanem... Ve ömrümün sonuna kadar sevicem...
Bu arada sikimle amına fırça çekiyor... Konuşarak onun dikkatini dağıtıyordum... Başını amının girişine dayadım...
Amı çok dar sikim çok kalındı... Hafifçe bastırıp çekiyor onu iyice motive etmeye çalışıyordum...
Göz göze geldiğimiz bir anda... Yavaşça yüklendim... Başı girmiş... Sikim bir yere takılmıştı... İşte bu onun kızlık zarıydı...
Gözüne baktım...
Ben : aşkımmmm...
Diye bir anda bastırdım... Sikim 6-7 santim içine girdi....
Esra : aahhyyy...
Melek : şiii... Sakin ol canım..... Geçti bitanem...
Karım kumasını bana siktiriyor... Yanımda onu sakinleştirici sözler sarf ediyordu... Bu iyice azdırmıştı...
Sikimi biraz daha biraz daha derken yarısına kadar sokup... Biraz alışması için bekledim... Küçük küçük git gel yaptım...
Bir süre sonra içinden çıktım... Sikim kan olmuş... Esranın amından kan akıp çarşafa bulaşmıştı...
Meleğim bizim için daha önce hazırlanan temiz bir bezle benim sikimi ve Esranın amını sildi... Sonra sikime ve Esranın amına tükürdü...
Bende tekrar amına giriş yaptım... Artık daha rahat dı...
Esra : ooff.. Çok kalın çok sert...
Melek : aşkım... Merak etme... Şimdi zevk alma zamanı...
Ben : aşkım... Artık karım oldun... Amın çok dar.. İnanılmaz... Güzel...
Esra : evet karınım artık... Beni hiç bırakma aşkım...
Ben : asla... İkinizde ömür boyu benimsiniz...
Ritmik bir şekilde sikmeye başladım... Ben siktikçe Esra rahatlıyor... Rahatladıkça zevk alıyordu... Altımda kıvranıyor... Kendinden geçiyordu...
Meleğim onu durmadan öpüyor... Elleri göğsünü yoğuruyordu...
Esra : oohh... Melek bu müthiş... Çok güzel...
Melek : öyledir bitanem... Bunun tadını hiçbir şey vermez...
Esra : oohh... ıımmhh.. Oğuz geliyorum aşkım... Yine geliyor... Evettt... Aşkım...
Beni içinde iyice hapsetti... Amı kasılıp kasılıp sikimi sıkıyordu... Bende sona gelmiştim...
İkimiz de inleyerek boşalıyorduk...
Ben : aahhh aşkım... Boşalıyorum....
Melek : boşal bitanem... Boşal aşkım... Dölle karını... Akıt içine... Oofff aşkım...
Esra : ohhh... ıımmhh... Sıcak 🔥 sıcak içime akıyor... Çok güzel hayatım...
En sonunda üzerine yığıldım... Sikim sonuna kadar içindeydi... Bir süre bu şekilde kaldık...
Esra : Meleğim...
Melek : söyle aşkım...
Esra : amım sızlıyor...
Melek : ee.. Normal tabi... Kol gibi yarrak girdi canım... Oğuz aşkım... Çık içinden canım...
Dediğini yapıp çıktım... Çıkmamla beraber amından döllerim süzüldü... Esranın üzerine ağırlığımı vermeden uzandım...
Ben : bundan sonra benimsin...
Melek : aşkım... Karını al doğru duşa...
Üçümüz güle oynaya banyoya girdik... Sikim hala direk gibiydi...
Melek : aşkım... Bu ne hal...
Ben : ne olsun... Hayatım... İkitane taş gibi karım yanımda normal değilmi...
Meleğim ve ben Esrayı güzelce yıkadık... Her yeri titriyor du... Sikim girecek delik arıyordu...
Esrayı önüme alıp Meleğe karşı hafif domalttım... Arkadan amına girdim yeniden... Şap şap şap şap...
Esra : oohhh... Bunu her gün isterim ben...
Melek : o artık seninde kocan... Ne zaman istersen hayatım...
Ben : ohh... Amın çok dar aşkım.... Çok güzel bitanem...
Melek : sik aşkım... Sik karını... Yırt amını aşkım... Iımmhhh...
Melek diz çöküp önden Esranın amına yumuldu... Ben arkadan saydırıyordum...
Esra : oohhh... Harikasınız... Evet işte bu...
Esra Meleğimin başını amına doğru iyice bastırıp... Kasılmaya ve boşalmaya başladı...
Ben içinde hala onu sikiyordum... Sikimi içinde yeniden sıkıp hapsetti... Esra titreye titreye boşalmıştı...
Ayaklarında derman kalmadı... Düşmek üzere iken belinden sarılıp yakaladım... Onu oturma kısmına oturtup... Önünde diz çöküp amına tekrar girdim...
Boşalana kadar sikmeye devam ettim... Ve sonunda yine amına boşaldım... Bu sefer ben çekildim... Meleğim diz çöküp amına yumuldu...
Akan dölleri ve am suyunu yalayıp temizledi... Sonra Esranın kucağına oturup ağzındaki dölleri onunla paylaştı...
Ben onları izlerken sikim sertleşiyor... Tekrar azıyordum... Meleğim bu gece henüz boşalmamıştı...
Bende bu fırsatdan istifade hemen arkasında yerimi alıp... Onu Esraya doğru biraz bastırdım...
Orta sertlikteki sikimi amına dayayıp...
Melek : aşkım... Sende bir haller var...
Ben : daha ne olsun güzelim... İki tane at gibi karım var... Bu gün size uyku yok canım...
Anında amına girdim... Onu Esranın kucağında boşaltana kendimde amına boşalana kadar siktim...
Artık iyice yorulmuş ve yumuşamıştık... İkisinide kendi elimle yıkadım... Onlar kurulanırken yatağı hızlıca toplayıp... Çarşafı yeniledim...
Sırayla ikisinide yatağa getirip bende ortalarına uzandım... Pikeyi üstümüze çekip sarıldık...
Esra : siz varya... İnanılmaz sınız... Bu benim hayatımın en güzel günü...
Melek : sende bize ayrı bir neşe ve mutluluk kattın...
Ben : İkinizde bu günden sonra bana aitsiniz... Asla ayrılmak yok...
Esra : her şeyimle sizin olmak istiyorum...
Melek : sen ben.. Ve Oğuz... Bir bütünüz artık...
Esra : Meleğim...
Melek : söyle aşkım...
Esra : senden bir kere daha özür dilerim... Sana karşı haksızlık ettim...
Melek : Esracım... Artık unut kötü günleri... Artık biriz beraberiz... Önümüzde kocaman bir hayat var...
Esra : evet biliyorum... Ve ömrümün sonuna kadar sizinle yol yürümek istiyorum.... Meleğim...
Melek : efendim canım...
Esra : eğer iznin olursa hamile kalmak istiyorum...
Melek bir anda bana baktı...
Melek : aşkım...
Ben : bitanem... Bu senin kararın... Ben seni... Onu... Hepinizi çok seviyorum... Her ne olursa olsun... Siz benim ailem siniz...
Melek : bi şartla...
Esra : ne istersen...
Melek : O zaman acele etmek yok... Daha çok genciz... Hayatın tadını çıkaralım...
Esra : aşkım... Bende öyle düşünmüştüm zaten...
Bir süre daha sohbet edip uykuya daldık...
Anneme bakıcı 53
Yeniden merhaba arkadaşlar....
Lütfen beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın....
Sabah ekenden uyanmıştım... Saat henüz 07:30 olmuştu.... Annemi ve Yengemi biraz okşayıp yataktan ayrıldım...
İlk iş aracı değiştirmem lazımdı... Üzerimi giyinip Ayşe ve Ayaz'ı uyandırmam gerekiyor du... Çünkü onlarıda alıp... Alış verişe gidecektim...
Doğru onların odasına gidip... Elimdeki ana kartla ( her otelde bu şekilde ana bir kart olur kapıları açmak için) kapıyı açtığımda... Manzara enfesti...
Ayaz altında minik şortu... Üstünde cropu... Yan yatmış inanılmaz duruyordu... Bu kızı muhakkak sikmeliydim... Hatta bana köle olmalıydı...
Ayşe yüz üstü yatmış... Bir bacağını kendine çekmiş... Kalçası ve arası beni adeta çekiyordu... Sessizce yanına gidip...
Okşayarak uyanmasını sağladım...
Ayşe : ( bana bakıp) abimmm...
Ben : abisinin güzeli...
Ayşe : rüya değil dimi abi...
Dudağından küçük bir buse aldım...
Ben : sen ne isterdin...
Ayşe : abim...
Beni anında üzerine aldı... Dudaklarımız birleşti... Bacak arsında yerimi alıp... Sıkı sıkı sardım onu... Kokusu tadı muhteşem di...
Ayşe : abim... Sen yokken sürekli kendime eziyet ettim...
Aslında onu kucaklayıp banyoda bir posta boşaltmak istiyordum... Ama zaman kısıtlı işimiz acildi...
Ben : güzelim... Hadi kalk bakalım... Alış verişe... Ayaz'ıda kaldır... Ben dışarıdayım...
Ayşe : tamam abi... Hemen geliyoruz...
Onların yanından ayrılıp... Dışarı çıkmak üzere iken aklıma geldi... Doğru annemin odasına girdim... İkiside hala mışıl mışıl uyuyordu...
Hemen ikisininde sütyen külot bedenine baktım... Buraya bikini ile gelmedikleri kesindi... Çünkü daha önce hiç tatil yapmadılar...
Artık kontrol tamamdı... Ben çıkmak üzere iken annem...
Annem : oğlum...
Ben : günaydın annecim...
Annem : nereye bu saatte...
Ben : annem... Aracı değiştirmem lazım... Ve Ayaz'a söz verdim... Kızın doğru düzgün kıyafeti yok...
Annem : ahh benim düşünceli kuzum...
Ben : annem... ( yanına gidip memesini öptüm) uyu sen canım... Bir iki saate geliriz...
Annem : tamam kuzum... Fazla gecikmeyin....
Ardından dışarı çıkmıştım ki... Suzi ve Nadya sabah sporuna başlamıştı... Suzi ince bir pembe tayt... Ve sporcu atleti giymişti...
Nadya ise enfesti... Beyaz tayt ve siyah spor atleti vardı...
Ben : günaydın canlarım...
Suzi : günaydın... Senin ne işin var bu saatte...
Ben : kızları alış verişe götürücem... Arabayı büyütücem... Falan filan işte...
Nadya : kolay gelsin Oğuz bey...
Yanına yaklaşıp... Kalçasını sıktım... Taş gibiydi...
Ben : Suzicim kusura bakma... Ama bu kızın kalçasına boşalmam lazım...
Suzi : şimdi mi...
Ben : yok canım... O kadar da değil...
Suzi : ne biliyim öyle bir söyledin ki... Sikecek gibisin...
Nadya tedirgin olmuştu... Dudağını öpüp...
Ben : senin istemediğin hiç bir şeyi yapmam... Eğer rahatsız oluyorsan söylemen yeterli... Asla dokunmam...
Nadya : hayır rahatsız değilim... Aksine hoşuma gidiyor... Ama ne bileyim...
Suzi : aşkım... Kızımım zamana ihtiyacı var...
Nadyanın belinden tutup sarılıp dudağına yapıştım...Dilini ağzıma sokmaya çalışıyor du... Ayrılınca alt dudağını ısırmıştı...
Ben : görüşürüz canlarım...
Ayaz ve Ayşe el ele geldi... İkiside harika birer lolitaydı... Ayşe kısa çiçekli bir etek ve tişört... Ayaz ise tayt ve bady giymişti...
Ayaz : günaydın abi...
Ben : günaydın güzelim... Günaydın Ayşecim...
Ayşe : ee.. Ne yapıyoruz...
Ben : hadi binin bakalım...
Önce havalimanına gidip aracı yeniledik.. Ardından O bölgede bulunan bir Avm ye girip... Kızlara alış veriş yapmaya koyulmuştuk...
Ayşe oldukça rahattı... Alıyor deniyor.. Beğenirse sepetine atıyordu... Ayaz çekingen bir şekilde bir tane kot pantolon ve tişört almıştı...
Ben : Ayaz...
Ayaz : efendim abi...
Ben : beni üzüyorsun ama...
Ayaz : şey abi... Ne bileyim... Daha önce hiç bana bir şey alan olmayınca... Ayıp olur diye...
Ben : abine karşı asla ayıp olmaz... Gönlün ne isterse serbest... İstersen beraber alalım...
Ayaz : ( çok sevinmişti) çok iyi olur abi...
Elinden tutup... Tezgahlar arası dolaşmaya ona yakışacağını düşündüğüm şeyleri almaya gayret ediyordum..
Bir kaç yazlık mini etek... Askılı tişört... Kot şort.. Tayt.. Tişört... Vs. Vs. Şeyler almıştık... İtiraz eder gibi oluyor... Benim bakışlarım geri adım attırıyordu...
Ayşe : abi... Ben tamamım...
Ben : Ayaz... Başka ihtiyacın isteğin var mı canım...
Ayaz : yok abi daha ne olsun... Hepsi çok güzeller... Bana fazlası ile yeter...
Ben : iyi o vakit... Gelin bakalım...
Ayaz : nereye abi...
Ben : süpriz...
Doğru iç çamaşırı mağazasına girdik... İkiside bir birine bakıyordu...
Ben : ee.. Hadi. Yokmu ihtiyacınız...
Ayşe Ayaz'ın elini tutup içeri daldı... Çeşit çeşit çamaşırlar çok iyi görünüyordu... Kızlar normal şekilde bir kaç parça bir şeyler aldı...
Ben : kızlar... Ne O öyle.. Size yakışıyor mu...
Ayşe : neden abi...
Ben : ama siz gençsiniz dantelli falan size göre değil...
Ayşe : ama... Sen ablamın üstünde beğeniyorsun...
Ben : ablana çok yakışıyor... Ama size daha genç işi lazım... Yaşınıza uygun şeyler...
Ayaz : mesela...
Ben : mesela... Ha bi dakika...
Yan tarafta üstünde kalp deseni olan bir takım vardı... Penye bir takım...
Ben : bunun gibi...
Ayşe : ama... O ergen kız takımı...
Ben : bende öyle olmanı istiyorum...
Ayşe ve Ayaz kızarmıştı... İkisine de bu tarz çamaşırlar aldık... Kısa mini şortlar... Slip kilotlar.. Özellikle önü ve arkası emojili olanlardan seçtim...
Burası büyük bir yerdi... Diğer bölümde bikini vs. Vardı...
Ben : Ayşe... Ayaz... Bikini almak istermisiniz...
Ayşe : abi... Sahimi... Denize mi giricez...
Ayaz : benim bitane vardı...
Ben : evet canım giricez... Alsen... Ayaz yeni bir model al canım...
Onlar seçim yaparken... Bende anneme ve yengeme baktım... Anneme beyaz yengeme... Civ civ sarısı bir model seçtim... Suzi içinde kırmızı bir model seçtim...
Serpil hazırlıklı gelmiştir zaten... Ablam kalıyordu... Onun ve Meleğim için seçtim iki tane daha...
Kızlar görmeden parasını verdim... Onlarda ikişer tane almıştı... Ama bana göstermediler... Bende sormadım...
Ayaz : evet abi buda tamam... Şimdi...
Ben : şimdi doğru evimize...
Saat 11 gibi döndük... Herkes kahvaltı masasındaydı... Selamlaşıp bizde yumulduk hemen...
Melek : aşkım sabah ne gezmesi...
Ben : bebeğim... Kızlara bir şeyler lazımdı... Hallettik... Sevgili ailem... Öğleden sonra deniz keyfi yapıyoruz...
Annem : O da nereden çıktı...
Ben : annem... Buraya kadar geldik... Kendi otelimizde keyifte mi yapmaylım...
Yengem : oğlum deseydin haşema alırdık...
Yengem : ne haşeması yengecim... Bunlar size...
Hepsine birer paket verdim... Esra Nadya ve Serpil hariç...
Annem : aaa... Oğlum ben bunu nasıl giyerim...
Yengem : bende giyemem... Bi gören olur..
Serpil : ya... Şaçmalamayın... Otel bizim... Kimse yok... Kim görecek...
Ben : aynen... Hem gören olsa nolur... İtiraz istemiyorum... Herkes hazırlansın...
Öğlen olmuş biz... Esra ve Meleğimle odamızda hazırlık yaptık... Ben şortunu çektim... Meleğim ve Esra bikinilerini giydi... İkiside ateş gibi oldu...
Ben : off be... İşte bu...
Esra : ne oldu aşkım...
Ben : harika oldunuz... Şu anda varya şuraya ikinizde domaltmak vardı...
Melek : domalt aşkım... Kim tutuyor...
Esra : hadi gidelim...
Kapıya çıktık... Suzi ve Nadya da geldi... İkisede harika olmuştu... Diğer odadan Serpil önde ablam arkada geldi...
Ben : ablam... Offf çok iyisin be...
Ablam : Off çok mu dar oldu...
Göğüsleri taşmış... Amı şimişti...
Suzi : kız harika olmuş... Ee.. Gül ve Nermin nerede...
Ben : siz gidin... Ben bakarım...
Onlar gitti... Ben odaya dalmıştım... Yengem... Bikinin üstünü sağa sola çekiştiriyor du... Altı sıkmış... Amı götü çok iyi olmuştu...
Annem beni görünce...
Annem : oğlum... Bu çok açık oldu...
Ben : enfes olmuş.. İşte benim annelerim... Hadi itiraz yok...
İkisinide yanıma alıp çıktım... Tam O sırada Ayaz ve Ayşede çıktı... Uuff bu ne be... Minik birer bikini almışlar... Önlerinde küçük üçgen... Üstleri minik birer sütyen gibi...
Sikim yükselmeye başladı... Annem durumu farkedince elimden tutup çekiştirdi... Hep birlikte plaja geldik...
Ortam süper... Kızlar harika olmuştu... Suzi tam bir milf mature... Olmuştu... Annem ve yengem bile onun vücudunu beğendi... Serpil ve ablam tam anlamı ile birer milf karakterdi...
Meleğim, Esra ve Nadya adeta manken gibi.... Ayşe ve Ayaz ise hep dediğim gibi... Bir içim su ve LOLİTA...
Yüzüyor... Oynuyor.. Ve keyif yapıyorduk...
Serpil : ohh be... Bu muhteşem... Kendi Otelimizde... Kendi tatilimizi yapıyoruz...
Ablam : vallahi öyle... Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi...
Herkes çok mutlu ve keyifliydi... Kızlar ile beraber voleybol oynadık... Zıpladıkça memeler uçuşuyor... Ben coşuyordum... Sikim artık çadır olmuştu...
Melek : aşkım...
Ben : söyle... Kraliçem...
Melek : sanırım rahatlaman lazım...
Herkes kıkır kıkır gülüyordu... Ben artık kendimi olayın akışına bıraktım...
Annem sıcaktan biraz rahatsız olmuştu...
Ben : annem... Gel uzan... Güneş kremi sürelim... Yanma...
Annem yanıma uzandı... Elime bolca krem alıp her yerine masaja başladım... Sürdükçe sikim daha bir sertleşti...
Yengem : kuzum... Zor durumdasın... Gel birazda bana sür...
Sıra ona geçince sırtımı kızlara döndüm... Onun dolgun memelerine masaja başladım... Yengem hiç çekinmeden elini... Şortun paçasından içeri soktu...
Sikimi yakalayıp sıvazlamaya geçti...
Yengem : çok sert aşkım... Çok kalın...
Ben : aşkım... Sırtını dönsene...
Yengem hemen sağ yanına yattı... Sikim zonklamaya başlamıştı... Sikimi kenardan çıkarıp yengemin kalçalarının arasına soktum...
Diğerleri kendi kafasındaydı... Hem sırtını okşuyor... Hemde aradan amına girmeye çalışıyordum...
Arkaya baktığımda Ayaz'ın denizde Ayşe ile bize bakıp kikirdediğini gördüm... Onlar izlerken daha bir azmıştım... Sikim arada yağ gibi kayıyordu...
Ablam : yengecim...
Yengem : kuzum... Gelsene... Bak Oğuzumun elleri harika...
Ablam : sadece ellerimi... Birazda ben ödünç alsam...
Yengem : al canım... Ama dikkat et... Rahatlaması lazım...
Ablam : gel canım yüzelim biraz...
Ablam ile beraber el ele suya girdik... Biraz serinlik iyi gelmişti... Ama sikim kazık gibiydi hala...
Ablam : açılsak mı...
Ben : neden olmasın...
Biraz biraz açıldık... Su ablamın göğüs hizasına geldi... Yanıma yanaşıp... Kollarını boynuma doladı... Öpüşmeye ve sürtünmeye başladı...
Ablam : korkma ablan seni rahatlatacak...
Bir bacağını belime sardım... Sikimi çıkarıp alttan bikinisini yana çekip... Amına direk girdim...
Ablam : oohh paşam... Sik canım... Ablanı her yerde sik... Ohh kuzum... Çok sert bugün... İçim doldu...
Millet sahilde biz ablam ile denizde herkes bizi izliyordu... Amına boşalana kadar siktim onu... İkimizde çok rahatlamıştık...
Ablam ile el ele tutuşup kıyıya çıktık... İkimizde oldukça rahatlamıştık... En güzelide buydu... Kimse soru sormuyor ve yargılamıyordu...
Akşam saat 5 e kadar denizde kalmıştık... Tüm kadınların kremini ben sürmüştüm... Ve aklıma o anda...
Ben : annem...
Annem : efendim oğlum...
Ben : şu parmağındaki yüzüğü verirmisin...
Annem : vereyim kuzum... Ne olaki...
Ben : Esraya evlenme teklifi yapmak istiyorum...
Annem : aa.. Çok güzel haber bu... Ama Melek kızım...
Ben : sen merak etme annem... İzle şimdi...
Tabi biz bunları annem ile özel konuştuk....
Ben : Meleğim... Esracım... Gelirmisiniz lütfen...
İkisininde elinden tutup... Ayağa kaldırdım... Herkesin gözü üstümüzdeydi...
İkisi karşımda ben ise önlerinde diz çökmüştüm...
Ben : Meleğim... Haytımın anlamı kraliçem... En kısa zamanda yıldırım nikahı yapmak istiyorum...
Melek : Aşkım... Sevdiğim... Seni çok seviyorum bitanem...
Ben : Ve Esracım... Meleğiminde önünde... Benimle evlenir misin... Bundan sonra ki hayatında karım olurmusun...
Esra şok olmuştu... Elleri heyecandan açılan ağzına gitti....
Esra : ben... Ben... İnanın ne diyeceğimi bilemiyorum.... Ama... Melek...
Melek : Elini ver canım...
Melek elimden yüzüğü alıp... Kendisi Esra'ya taktı...
Melek : bundan sonra... Üçümüz aynı odada aynı yatakta.... Yatıcaz... Kimseden gizlemeden saklamadan...
Esra : Evet evet evet....
Esra ve Melek bir birine sarıldı.... Bende ayağa kalkıp onlara sarıldım... Esra, Melek ve benim dudaklarımız birleşmişti...
Saat akşam 8 olmuş hepimiz oldukça yorulmuştuk... Ama çok güzel bir gün geçirmiştik...
Güzel bir akşam yemeği için dışarı çıkıp... Güzel bir restauranta gittik... Tüm aile bir arada ve oldukça mutluydu...
Anneme bakıcı 52
Yeniden merhaba arkadaşlar....
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen....
Herkesin yüzü gülüyordu... Çok neşeli bir şekilde yemeğimizi yedik... Saat 2 ye geliyordu... Mert ve Serpil hariç bir kaç kadeh içmiştik...
Tabi bu Suzinin gözünden kaçmadı...
Suzi : Serpilcim... Hiç birşey içmedin...
Serpil bana ve Meleğime baktı... Elini göbeğine koymuştu...
Melek : Suzicim... Bebeğimiz olucak... Onun için annemize alkol yasak...
Suzi : şaka yapıyorsun....
Serpil : I... I... ( başını iki yana salldı)
Suzi : aa... İnanmıyorum.... Sen hamilesin...
Serpil : hı... hı...
Suzi : Ya... Yemin ederim aslında şüphelenmiştim... İlk geldiğinizde kahvaltı sofrasında hatırlarmısın... Oğuz senin yerine portakal suyu istemişti... Ama bir türlü soramadım...
Melek : işte bu yüzden Serpilimize ekstra dikkat ediyoruz...
Suzi : Çok sevindim yaa... Off muhteşem bir his... Ee.. kaç aylık cinsiyeti belli mi...
Serpil : 40 gün oluyor pazartesi... Oğuzla beraber burada bir doktora gideriz kontrole... Bende artık bebeğimin kalbinin sesini duymak istiyorum...
Suzi : Hiç itiraz istemiyorum....Bende gelicem... Yiğenimin kalp atışını duymak istyorum...
Ben : Tamam tamam gideriz...
Annem : Çok heyecanlıyım... Torunum geliyor...
Suzi : Melek canım... Sen biliyor muydun...
Melek : Tabiki... En başından beri...
Suzi : Ve... Ama nasıl... Siz...
Melek : Ablacım... Biz daha genciz... Biraz hayatın tadını çıkaralım... O yüzden... Sıramı Serpil ablama verdim...
Suzi : Varya siz çok çılgınsınız... İyi anlamda... Sakın yanlış anlamayın...
Ablam biraz üzgün duruyordu... Esra onun elini tutmuştu... O anda aklıma geldi... Esra ablamın durumunu bilmiyordu...
Ama ben öyle sanıyordum... Meğerse ikisi konuşmuş bu konuyu... Bir kaç bölüm sonra size detaylı anlatırım... İkisinin arasında ki samimiyet şimdi daha iyi anlaşılıyordu...
Masadaki herkes gelmek istemişti... Ama bir sorunumuz vardı... Aracımız bir tane idi... Neyse bunu sabah ilk iş halledebilirdim...
Artık yatma zamanı gelmişti... Suzi ve Nadya kendi odasına... Annem ve Yengem birlikte... Meleğim ve Esra beraber... Serpil ve Ablam... Ayşe Ayaz ve Mert...
Ben : hadi bakalım... Geç oldu... Herkes odasına...
Herkes gülüşmeler eşliğinde odasına gidiyordu...
Ben : Ayaz, Ayşe güzelim siz benimle gelin bakalım... Mert düş önüme... Meleğim siz yatın canım...
Melek : tamam aşkım...
Bizde beraber onların odasına yürüdük... Tüm odalar aynı yerde karşılıklı şekildeydi...
Ben : Mert geç koçum sen...
Mert : tamam abi iyi geceler...
Ben : sanada... Kızlar... Gelin bakalım... Bundan sonra siz arkadaş ve kardeşsiniz... Bir birinize iyi davranacağınıza eminim...
Ayşe : sen hiç merak etme abicim...
Ayaz : Sana çok teşekkür ederim abi... Ben çok uyumlu bir insanım...
Ben : artık gerisi sizde kızlar... Yarın sizi alışverişe götürücem ona göre...
Ayşe : oley be... İşte benim abim...
Ayaz : Abi hiç gerek yoktu...
Ben : Karışma sen... Abin ne diyorsa yap... Hadi iyi geceler...
Ayşeyi dudağından öptüm... Bir an panik oldu..
Ayşe : abi... ( utanmıştı)
Ben : merak etme... Ayazcım biliyor herşeyi... Bundan sonra... Siz sırdaşsınız... Burada olan burada kalır... İkinizde anladınız umarım...
İkiside başını sallayıp onayladı... Kıkır kıkır gülerek içeri girip kapıyı kapadılar... Bu iş tamamdı... Ben bu geceyi annem ve yengem ile geçirmeyi düşündüm...
Son bir kez etrafı kolaçan ettim... Otopark girşinde Demir kapı vardı.. Onu kapatıp kilitledim... İçeri geçip sırayla odaları ziyaret ediyordum... İhtiyaç var mı diye... En son...
Ben : Meleğim...
Melek : aşkım...
Ben : geç oldu... yatın siz canım... Müsaden olursa bugün annemgil ile ilgilenmek istiyorum...
Melek : aa... Pis sapık annesi hakkında ne diyor...
Esra ile birlikte kahkaha atmıştı...
Ben : O zaman senin annenle ilgilenirim...
Melek : bak bak bak... Annem hakkında ne diyor... Seni terbiye etmek lazım...
Elini sikime atıp sıktı...
Melek : iyi sik onları... 2 haftadır yanıyorlar... Bu gün gelicez diye hazırlık yaptılar...
Ben : aşkım... ikisinide götten sikicem...
Melek : off aşkım... Söyleme öyle... Amım kaşınıyor... Git çabuk yoksa ben alıcam sırayı...
Esra onun arkasındaydı... Melek dönüp onu yatağa yatırıp üstüne çıktı... Ben kapıyı çekip çıkmıştım... Serpil ve ablama bakmak için girdiğimde... İkiside sarmaş dolaş uykuya dalmıştı bile...
Annemlerin odasına biraz sessiz girdim... İkiside banyodaydı... Sesleri geliyor du... Kapı açık olduğu için yavaşça baktım...
Aynanın karşısında diş fırçalama felan yapıyorlar... İkiside çok iyi görünüyor du... Annem üstüne bol bir tişört... Altına pijama giymişti....
Yengem ise askılı atlet. Altına penye şort giymişti... İkisininde dolgun kalçaları sağa sola sallanıyor beni mest ediyordu...
Ben : İyi geceler... Canlarım...
Annem : Hoşgeldin kuzum... Ben sana demedim mi gelir diye... Aslan oğlum...
Yengem : Göz kırpıp... Hoşgeldin canım...
Annemin arkasından sarıldım... Sikim direk götünün arasına girdi... Ellerimi tişörtün altından sokup... Göğüslere attım... Elimden taşıyordu... Sikimle biraz kerkindim...
Altında ince bir penye tarzı pijama olduğu için... Yumuşak dokusu amını hissetmemi sağladı... Boynundan öpüp kokusunu içime çektim...
Ben : ohh... Mis gibisin annem...
Yengem : bana yok mu... Oğuzcum...
Ben : olmaz olurmu aşkım...
Aynı şekilde onunda arkasından sarıldım... Bu sefer bir elimi pijamanın içine soktum... Altında kilot yoktu... Kaymak gibi amı avucumu doldurdu... Belliki annemde de yoktu...
Yengem götünü bana bastırıp kıvırıyordu... Elini arkaya atınca sikim avucuna geldi...
Yengem : off paşamız dünden hazır... Ooff şu sike bak abla...
Eliyle bir süre 31 çekti... Bende onun amıyla oynadım...
Yengem : aşkım... Iımmhh...
Ben : efendim karıcım...
Yengem : önce annen... 2 haftadır sayıklıyor... Hadi sik oğlum diye... Ablam... Al içine oğlun siksin seni...
Ben annemin altından pijamasını sıyırdım... Yere diz çöküp arkadan yüzümü kalçalarının arasına gömdüm...
Ben : Oohh annem... Mis gibi aşkım... Iımmhhh...
Yengem : senin için kocağım... Her yerimiz kaymak gibi oldu... Yala aşkım... Her yerimizi yala...
Ben : yengecim... Her yerinizi her zerrenizi yalayacağım...
Annem ve Yengem... Güya ben yokmuşum gibi bir biri ile sohbet edip... Kıkırdaşıyordu...
Annem : ohh... Oğlum... Oğuzum... Kaç gündür nerelerdesin... Annem ne haldedir... Diye düşünmedin mi... Aslanım...
Yengem : ablam... Oğuzum herkesi düşünmüştür... O bizim için uğraşıyor... Gel aşkım... Yala yengeni...
Anemin arkasından çekilip yengemin arkasına geçip... Amına yumuldum... Dediği gibi tertemizdi ikiside...
Kaymak gibi iki ama iki göt deliği dilimin ucundaydı... Ayağa kalkıp yarrağımı annemin bacak arasına soktum... Yengem ile öpüşüyor anneme sürtüyordum...
Annemi kucağıma alıp... Yengeminde elinden tutup yatağa götürdüm ikisininde üstünde kalan son parçalarıda çıkrıp attım...
Yana yatırıp bacaklarını iyice ayırıp tekrar amlarına yumuldum... Ben yaldıkça azıyor... Azdıkça boşalıyorlardı...
Annem alta yatıp... Yengemi kucağına oturttu... Yatağa güzelce yerleşip ikisininde bacak arsında yerimi aldım...
Sikimi dibinden tutup sırayla... İkisininde amına fırça çekiyordum... Ne muhteşem bir andı...
Yengem : hadi aşkım... Gir annene off hayatım... Sik canım... Bak annen karşında...
Ben : sende annemsin... Seni hiç ayırmadım ondan...
Yengem : biliyorum aşkım... Biliyorum hayatım... Sik canım sik annelerini... Bak ikimizde buradayız... Amlarımız senin hayatım...
Annem : hadi aslanım... Hadi paşam...
Birden anneme kökledim.... Yengemin memesine yumuldum...
Üçümüzden : ohhhh aahhh.... ıımmhhh... Gibi sesler yükseldi... Sikimi sonuna kadar çekip yeniden kökledim...
Annemden çıkıp yengemin amına dayadım... Başı içine girmiş... Göz göze kenetlenmiştik...
Yengem : aşkımm...
Ben : hayatım...
Yengem : annenim senin... Amımın en derin noktasına gir bitanem...
Annem : gir oğlum... Artık yenge yok... Sadece anne var... Anneni dölle oğlum...
Ben : ohhh annem...
Sonuna kadar amına girdim... Yengem kasılıp sikim içinde boşalmaya başladı... Yaklaşık yirmi dakika boyunca ikisinide aynı pozisyonda siktim...
En son yengemin amına boşalmıştım... Bir süre soluklandık... Annem ve yengem beni yatırıp sikime yumuldu...
Beş dakika içinde eski halini alınca... Yengem üste çıkıp kovboy gibi beni sürmeye başladı... Annem ise yengeme bakacak şekilde yüzüme oturup amını ağzıma vermişti...
Yengem : oohh... Aslanım nasılda sikiyor annesini... Ooff.. ıımmhh.. Aşkım...
Annem : aferim... Benim kuzuma... Annelerini hep böyle mutlu et oğlum... Geliyorum oğlum yala aşkım... Suyum akmak üzere iç paşam iç oğlum... ıımmm... Aahh...
Ben : akıt annem... Akıt suyunu... Ver oğluna... İkinizde karımsınız...
Yengem : aşkım... Dölle karını... Doldur içimi... Evet evet evet...
Yengem kasılıp kasılıp boşalmaya başladı... Sikimi sıkıyordu içinde... Annemle yemgemi 69 yaptım... Yengem alta geçmişti...
Annemin arkasında yerimi alıp. Götünü yalamaya başladım... Yengem amını yalıyor... Arasıra bir birimizin dilleri buluşuyordu...
Tekrar doğrulup sikimi yengemin ağzına verip ıslattım... Başını annemin götüne dayayıp bastırmaya ve onu zorlamaya başladım...
Annem : ohh paşam... Annesini götünden de sikermiş... Aslanım...
Yengem : aşkım... Annenin götü çok güzel... Ablam... Oğlumuz şimdi dağıtacak götünü... Oğlun götünü sikecek...
Yengem iyiden iyiye beni azdırıyordu... Başı girdikten sonra anneme yüklendim...
Ben : off annem çok dar... Şu an götündeyim... Annem...
Annem : durma acıma bana... Dağıt yırt oğlum... Çok güzel...
Annemi son limitine kadar sikip götüne boşaldım... Üçümüzde oldukça keyif almıştık... Yatağa yan yana uzandık...
Ben : hoşunuza gittimi...
Annem : gitmez mi oğlum...
Yengem : çok güzel oldu...
Ben : bir hafta burdayız... Gönlümüzce sikişiriz artık...
Annem : sen nasıl istersen oğlum... Hem annen hem karınım artık...
Yengem : aynen öyle... Ne zaman istersen hazırız...
Ben : öyle mi dersin yengecim...
Yengem : evet öyle... Ve artık anne diyeceksin... Oğlum tarafından sikilmek istiyorum...
Ben : peki annecim... Madem öyle oğluna bi sakso çekersin O zaman... Senin güzel ağzını hissetmek istiyorum...
Yengem : hemen aşkım... Oğlum isterde yapmaz mıyım...
Hemen alta doğru kayıp... Yarı candaki sikimi ağzına almıştı... Gözlerimin içine baka baka sakso çekti....
Tabi bu arada annemi kendime çekip... Dudak dudağa Öpüşüyor... Yengemi izliyorum...
Ben : annem... Bak bacına nasılda ağzına alıyor... Off mükemmel...
Annem : nerminim işini iyi bilir...
Ben : Nermin annecim... Senden bir şey rica edebilirmiyim...
Yengem : aşkım... Oğuzum... Ne istersen...
Yataktan aşağı indim....
Ben : Nermin anne... Başını yataktan aşağı sarkıt şimdi... Sırt üstü yat ama...
Yengem hemen dediğimi yapıp... Sırt üstü yatıp... Başını aşağı sarkıttı...
Yengem : aşkım.... Oldumu... Ne yapacaksın...
Ben : ağzını sikmek istiyorum...
Annem : oğlum zaten... Az önce yapıyordu ya...
Ben : ama bu sefer... Ben yapıcam... Nermin anne... Ağzını açar mısın canım...
Ağzını açınca sikimi dibinden tutup... Yüzüne gözüne sürdüm... Ve ağzından içeri kaydırdım... Yavaş sakin ve kontrollü bir şekilde...
Yengemin ağzına girip çıkmaya başladım... Sikim soluk borusuna kadar uzanmıştı... Ben ağzını siktikçe...
Bacakları aralandı... Annem de hemen bacak arsına geçip... Amına yumulmuştu... Arada bir yengemi zorluyor dum...
Yengem kasılıyor göğsü yukarı kalkıyor... Annem daha bi iştahlı yalıyordu... Ağzından salyalar ve köpükler akmaya başladı...
Artık sona gelmiştim... Son birkaç sefer daha yapıp boğazına boşalmaya başladım.... Bir iki git gelden sonra çıkınca...
Ağzından döllerim yere akmıştı... Gözlerinden yaşlar akmış... Makyajı ruju bir birine karışmıştı... Onu biraz zorlamıştım.... Anlaşılan...
Ama hiç kızmadı...
Ben : yengecim...
Yengem : anne diyeceksin...
Ben : Tamam annecim... Çok teşekkür ederim... Her şey için... İnan harikasın...
Yengem : ne zaman... Canın ne isterse geliyorsun... Ben hep hazırım... Aşkım...
Ben : sizi çok seviyorum... Annelerim...
Yengem : ben bi elimi yüzümü yıkayıp geliyorum...
Yengem temizlenip tekrar yatağa döndü... Çok güzel bir gece olmuştu...
Bir birimize sarılıp güzel bir uyku ya daldık..
Anneme bakıcı 51
Ensest
Sevgili arkadaşlar beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen.....
Yeniden merhaba arkadaşlar.....
Ben : Ayaz....
Ayaz : efendim abi....
Bana ilk defa abi diye hitap edince içimde birşey cızz etti... Sanki olmayan kardeşim gibi geldi... Ona karşı tuhaf bir his oluştu... Bu his onu koruma hissiydi...
Ben : şimdi bana doğruyu söyle.... Ailenden mi kaçıyorsun...
Ayaz : abi... Ben..
Ben : tamam canım anladım... Anlatmak istermisin...
Ayaz : nereden başlayacağımı bilmiyorum...
Ben : sana nasıl kolay geliyorsa öyle başla...
Ayaz : Daha küçükken... 8-9 yaşlarında... Babam kan davasından öldürüldü... 1 yıl sonrada annem daha fazla dayanamadı... Kalp krizi dediler...
Esra : kim baktı size...
Ayaz : Üç abim var... En küçüğü şimdi 30 yaşında... Onlar bakıyordu bana bize... Biz amcamgilde kalıyorduk... Yani evimiz altlı üstlü idi...
Ben : Evet...
Ayaz : Tabi bir ikisi sene daha büyüyünce... Hiç anlamadım... Amacamın bakışları değişmiş bana karşı... Oysaki çocuktum... Onunda benim yaşımda kızı vardı... Kardeş gibiydik...
Ben : ne yaptı sana...
Ayaz : abi...
Esra : sakın korkma bitanem...
Ayaz : İlk önceleri beni seviyor sanıyordum... Ama büyüdükçe anladım ki... Niyeti farklıymış... Elleri sürekli vücumdumdaydı... Dokunmaması gereken yerlere gidiyordu... Bazen beni kucağına alırdı
Esra : Abilerine söyledin mi...
Ayaz : I... I... söyleyemedim... Amcam... Ne zaman bana dokunsa beni tembihlerdi... Birine söylersem... Canım yanarmış... Bu böyle bir süre devam etti... Ben korkup ses çıkarmayınca amcam daha da ileri gidiyor du...
Ben : kimse farketmedi mi... Kuzenin falan...
Ayaz : Evet... Kuzenim... Mihriban...
Ben : Ve...
Ayaz : Bir keresinde bana... Babam seni benden daha çok seviyor... Çok şanslısın demişti... Büyük abime söyledi... Babam Ayazı çok seviyor... Hep kucağına alıyor... Abi sende beni alsana diye...
Esra : Sonra ne oldu...
Ayaz : Abim ilk anlamadı... Ben söylemek istedim...Ama çok korkuyordum... Ya bana kızarsa diye...
Esra : Ama neden senin bir suçun yok ki...
Ayaz : Abla sen bizim oraları bilmessin... Kadınların kızların konuşma hakkı yoktur... Ha konuştumu üç öyün dayak atılıp susturulur...
Ben : ne yaptın peki...
Ayaz : Bir gece kuzenimle biz beraber aynı odada... Aynı yatakta uyuyorduk... Bir el hissettim... Biri bana dokunuyordu... Gözümü açtığımda onu gördüm... Eliyle ağzımı kapatıp...
Esra : yoksa...
Ayaz : O kadar ileri gidemedi... Güzel kızım amcan seni sevmeye geldi... Aslında artık herşeyin farkında idim... Elleri her yerimde gezmeye başladı... En çokta...
Ben : tamam sakin ol...
Ayaz : Sonra bir anda bacak aramda hissettim... Üstüm giyinikti... Eliyle altımı sıyırmak istedi engel oldum... Kuzenim bana bakıyordu... Tüm çaresizliğimle yardım ister gibi baktım... Kuzenim baba... Diye bağırdı...
Esra : Ne oldu peki...
Ayaz : Amcam birden ona kızdı... Sus falan diye bağırdı... O anda içeri yengem girdi... Bir kaç kişi daha... Tabi amcam hemen... Ayaz kabus görmüş... Ses geldi... Baktım falan dedi...
Ben : Abilerin...
Ayaz : Aslında kimse inanmadı... Ama amcam aile büyüğü... Herkesi susturdu... Yengem O günden sonra bana düşman oldu...
Esra : Ama neden...
Ayaz : Güya amcamı ben ayartmışım... 11-12 yaşındaydım... Ayartmak ne daha onu bile bilmiyorum... Tabi bu olay duyulunca beni... Bursaya teyzeme yolladı abilerim... Konu sessiz sedasız kapansın diye...
Ben : Teyzen mi baktı sana...
Ayaz : Hı... Hı... Okuttu yetiştirdi... Kendi evladı gibi sahip çıktı...
Ben : Sonra....
Ayaz : Sonrası... Bir gün abilerim çıkıp geldi... Beni almak için...
Esra : Neden...
Ayaz : Artık büyüdüm... Genç kız oldum... Başkasının yanında kalırsam orospu olurmuşum...
Esra : O nasıl söz öyle... Pislikler...
Ayaz : Böyle dediler... Teyzem ne kadar dirensede vermemek için onuda tehdit ettiler...
Esra : Polise gitseydiniz...
Ben : Ne polisi Esracım... Böyle adamlar polisten korkmaz...
Ayaz : Oğuz abi haklı... Zaten polis bu gün alsa yarın bırakıyor... Sonrası dahada kötü... Hergün kadın ve çocuk cinayeti duyuyoruz... Teyzemde napsın garibim.. Onunda genç kızı... Delikanlı oğlu var... Korkup geri çekildi...
Ben : Seni evlendirmek mi istediler...
Ayaz : Evlendir dilerde zaten... Zorla dayakla acıyla İşkenceyle... Madem bizimkiler kumar borcu karşılığı beni satmışlar...
Esra : Ahh benim canım kuzum... ( onu sıkı sıkı bağrına bastı)
Ayaz : 1 yıl kadar oldu... Daha ilk günden...
İçin için ağlamaya başladı... Çaresizlik ne kötü bir şeydi...
Esra soru soracak oldu...
Ben : Canım... Sorma... Bundan sonrasını sorma..
Ayaz : Oğuz abi sen ne iyi bir adamsın ya... Ne kadar anlayışlısın...
Bir süre düşündüm...
Esra : canım... Daldın...
Ben : Ayaz... Benim kardeşim olurmusun... Abin değilim belki... Ama hep yanında olucağıma söz veriyorum...
Ayaz : Abi... Oğuz abi...
Ayaz la birlikte Esra da ağlamaya başlamıştı... Bende baya duygulanmıştım... İnsan bunu yiğenine... Hadi orasını geçtim... Bir çocuğa nasıl yapar...
Ben : Nasıl kurtuldun...
Ayaz : Tam bilmiyorum... Bir şekilde kaçtım...
Esra : Burasını nasıl buldun...
Ayaz : Ceren vardı... Okulda üst sınıftan arkadaşım... Ona ulaştım... Burada daha önce çalışmış... O gönderdi... Fuat abi iyi adamdır... Sana yardımı olur dedi...
Ben : Kim biliyor senin durumunu...
Ayaz : Fuat abi... Ceren benden önce konuşmuş... Yardıma ihtiyacım olduğunu... Anlatmış oda saolsun işe aldı... Ama kayıtsız... Adres belli olmasın diye...
Ben : Orasını iyi düşünmüş...
Ben biraz düşündüm... Esra Ayaz ile ilgilendi...
Ben : Ayaz...
Ayaz : efendim abi...
Ben : Gel benimle...
Ayaz : Nereye...
Ben : Madem kardeşimsin... Bundan sonra yanın benim yanım...
Ayaz : Nasıl olur...
Esra : istemez misin... Sana bir sır vereyim mi... Ama aramızda kalıcak söz mü...
Ayaz : Hı... Hı... Söz abla...
Esra : Oğuz... Benide abilerimden kurtardı...
Ayaz : Sahimi...
Esra : Evet canım... O koruyucu Meleğimiz...
Ayaz : Aslan abim...
Ben : Gel şimdi... Bundan sonra Otelde kalıyorsun... Seni buralarda yanlız bırakmak olmaz...
Ayaz : Ama benim... Bütçem kısıtlı... Nasıl olur...
Esra : Ayazcım... İnsan abisinin oteline para mı öder...
Ben : Topla eşyalarını...
Ayaz belkide uzun zaman sonra... İlk defa mutlu olmuştu... Esra ona yardım etti... Eşya dediğimiz de iki parça kıyafet... Onuda küçük bir poşete koyduk...
Ayaz ona baktığımı anlayınca utandı... Elinde küçük bir poşet kıyafet ile hayata tutunmaya çalışıyordu... Başını eğmek üzere iken...
Ben : ( çenesini tutup ) Sakın kendini üzme... Abin en iyilerini alıcak sana...
Kapıdan çıkacağımız an...
Esra : Canım şu üzeridekini bırak... Otelde yenisi ve daha temizi var...
Ayaz omzundan pikeyi bırakınca... Altında minik şortu... Üstünde askılı crobuyla kaldı... Hafif kızarır gibi oldu...
Ben : Gel canım... Abinin yanıda nasıl rahat ediyorsan öyle dolaş... Bundan sonra sana hiç kimse zarar veremez...
Ayaz elimden tuttu... Tam bir minyon... Baby face'ti... Yaşı 20... Çok acılar yaşmış... Ama en fazla 15 belki 16 gibi duruyordu...
Önceki bölümde söylemiştim... İnsanın iştahını açacak cinsten di... Ayşem vardı.. Tam bir LOLİTA... El değmemiş... Taze gül gibi... Ama Ayaz ondan bir adım öndeydi... Acaba ikisi aynı yatakta neler yapardı bana...
İçimi öyle tuhaf duygular kapladı ki.... Anlatamam. Ayaz'ın içinde bulunduğu ruh hali çok hassastı... Onun bana gelmesini beklemekten başka yolum yoktu... Ona karşı en ufak adım ters tepip... Büyük sorunlar açabilirdi...
Ben : Esracım... Sen önden gidip bi baksana... Tur firması minibüs yollayacaktı...
Esra : tamam canım... Hemen..
O önden hızlı adımlar ile gitti... Biz arkadan el ele yürümeye başladık... Yanımda çekinmeden... Minik şortu ile yürüdü... Yüzünde güzel bir tebessüm vardı...
Ben : Ayaz... Şimdi beni iyi dinle... Abin olarak sana bazı şeyler söylemem lazım...
Ayaz : seni dinliyorum abi...
Ben : Artık kardeş olduğumuza göre... Abinin sırlarını saklaman lazım...
Ayaz : şey... Sabah ki gibi mi...
Ben : Aynen öyle...
Ayaz : Peki ya Melek abla... Üzülmez mi... Seni çok seviyor gibi...
Ben : Ha... İşte tamda konumuza geldik... Melek ablan herşeyi biliyor... Ve kendisi izin veriyor...
Ayaz : Ama nasıl olur...
Ben : Bak güzelim... Biz Melek ablan ile bir birimizi çok seviyoruz... Ona karşı olan aşkımı hiç bir kadın bölemez... Ve ablanda bunu bildiği için... Bana izin veriyor... Çünkü biliyor ki... Günün sonunda onun koynuda uykuya dalarım...
Ayaz : Başkalarıda mı var...
Ben : Evet... Az önce ki Esra mesala... Serpil... Ve bazı önemli kişiler...
Ayaz : Kimler..
Ben : Bunun için hazır olmaya bilirsin...
Ayaz bir anda beni kendine çevirdi...
Ayaz :Abi... Madem ki... Biz kardeşiz bana herşeyini anlat... Senin herşeyini bilmeliyim... Seni abim olarak bilmek... Benim için en büyük mutluluk... Seni en ince ayrıntısına kadar tanırsam...
Ben : Evet...
Ayaz : İşte O zaman abime kimse dokunamaz...
Bir anda ona sarıldım... Küçük bedeni ateş gibiydi... Şu anda sahilde denize doğru... Domaltıp sabaha kadar sikmek isterdim... Ama sabırlı olmak lazımdı... Biraz daha durursak sikim beynimi ele geçirebilir di....
Ben : Sen bundan sonra benim... Kardeşim ve sırdaşımsın... Abine söz ver... Ne olursa olsun... Ne görürsen gör... Ne duyarsan duy... Yanımda olucaksın....
Ayaz : Tüm kalbimle söz veriyorum.... Sen benim abim ve Işığım olucaksın... Seni asla yargılamak yok...
Otele doğru yürürken...
Ben : Ayaz... Başka kadınlar var demiştimya...
Ayaz : Evet...
Ben : Onları da bu akşam tanıyacaksın...
Ayaz : Nasıl yani abi...
Ben : Tüm ailem... Bana ait tüm kadınlar bu akşam buraya geliyor...
Ayaz : Ama abi...
Ben : Ne demiştik...
Ayaz : Ama annem... ablam dediğin kadınlar...
Ben : Evet doğru... Hiç bir zaman inkar etmedim... Benim onlara... Onlarında bana ihtiyacı vardı...
Ayaz : Abi... Lütfen bana doğruyu söyle... Sana inandım ve güvendim... Zorla olmadı de...
Ben : Hayatımda hiç bir kadına... Zorla hiç bir şey yapmadım... Yapmam da zaten... Dünyanın en güzel kadını olsa bile... Ve sana yemin ederim... Benim ailemde ki kadınlar benim için için öyle...
Ayaz : Yani... Anlıyorum... Anlamaya çalışıyorum... Ama ne bileyim...
Ben : Bak... Amcan sana senin istemediğin şeyler yapmış... Abilerin zorla baskıyla dayakla evlendirmiş...
Ayaz : Evet...
Ben : Diyelim ki.... Kocan Olcak aşağılık pislik... Sana daha güzel davran saydı... Seni koruyup kollasaydı... Seni gözüden bile sakın saydı... Ne olurdu...
Ayaz : Abi... Neler olmazdı ki.... Dediğin gibi yapsaydı... Beni sevseydi... Belkide şu an ona aşıktım... Bana gerçekten değer verseydi... Ona köle bile olurdum... Bana et parçası gibi değil de... Gerçek bir kadın gibi davransaydı.... Belkide haklısın... Melek ablanın yaptığını yapardım...
Ben : Yani neymiş...
Ayaz : Sevgi ve güven herşeyin anahtarı imiş...
Ben : Aynen...
İçeri girmek üzere iken...
Ayaz : Abi şey... Nasıl desem... Uff... Çok zor...
Ben : Güzelim... Abin yanındayken... Hiçbir şeyden çekin me....
Ayaz : Hani... Şey oluyor ya... ( kısık sesle) Annen ile... Nasıl oluyor...
Ben : ( hafif sırtık) Şu mesele... İnan çok güzel oluyor...
Ayaz : ( omzuma fiske attı) Pisliksin sen... Abi.
Ben : İnan sende çok Tatlısın...
Bu sözden sonra utanıp kızardı ve tebessüm etti... Onun için üç yataklı bir oda seçtik...
Ayaz : Abi bu oda bana çok değil mi...
Ben : Akşam misafirin olucak...
Ayaz : ( ürktü hemen) ... Abi misafir mi...
Ben : Gel buraya... ( sarıldım) Korkma... Kuzenlerim... Meleğin kız kardeşi ve küçük erkek kardeşi... Eminim çok iyi arkadaş olucaksın...
Ayaz : Yaşlarıkaç ki...
Ben : ha sen Erkek olanı merak ettin... Sakın çekinme daha küçük... 12 yaşında... Kız olan 18. Bu sene üniye başladı...
Ayaz : Adı ne...
Ben : Mert ve Ayşe...
Ayaz : Abi şey... Ayşe de... Senin...
Ben : Yani... Tam düşündüğün gibi değil... Bazen işte... Ama zorla hiç bir şey yok... İstersen sorabilirsin...
Ayaz : Olur mu canım... Direk Oğuz abinle şey oldumu diye...
Ben : Abi de lütfen... Ayşe bana hiçbir zaman ismimle abi demedi... Çünkü ben ona abilik yapmadım... O her zaman benim kardeşim gibi oldu... Biz hep arkadaş olduk...
Ayaz : Ne farkı var...
Ben : Şöyle diyim... Ayşe hiçbir zaman benden çekinip korkmaz... Bilirki abisi onu anlar ve dinler... Koruyup kollar... Asla yargılamaz... Ne yapacak olursa bana danışır...
Ayaz : Abi... Bende öyle olabilir miyim... Off nerede O günler...
Ben : Olucaksın... Mesala yanımda iç çamaşırı ile gezer... Bilirki benim ona asla zarar vermeyeceğimi... Şimdi bu dediklerim sana tuhaf ve şaçma gelebilir...
Ayaz : Abi...
Ben : Dur... Seni yargılamıyorum... Ama ailemi yani yeni aileni tanıdığın da ne demek istediğimi daha iyi anlarsın...
Ayaz : Sana söz veriyorum... Senin bir parçan gibi olucam... Nereye baksan beni göreceksin...
Ben : ( kendime çekip anlından öptüm) işte... Benim kardeşim... Abisinin gülü..
Esra : Oo.. Neler kaynatıyorsnuz... Abi kardeş...
Ben : Gel aşkım... ( dudaktan öptüm ) Ayazcım bilmesi gerekenleri öğreniyor...
Esra ve Ayaz... Utangaç havalara girdi...
Esra : Şey... Servis gelmiş... Seni bekliyor...
Ben : Tamam canım saol... Suzi ve Nadya nerede...
Esra : Onlar mutfağa geçti... Bende gidiyorum... Annemgil için bir şeyler hazırlayalım...
Ayaz : Abla seninde annen mi geliyor...
Esra : ( gülümsedi) Öyle... Aslında Oğuzun annesi... Ama benimde annem gibi oldu...
Ben : Gelince senin de annen olucak... Ben çıkıyorum... Canım sen Ayaz'ıda al öyle geç... O tüm mutfağı biliyor...
Ayaz : Tamam abi... Hemen yardıma hazırım...
Ben dışarı çıkıp... Servis ile havalimanına geçtim... Bizimkiler saat 10 gibi gelmişti... Bagajları alıp... Cümbür cemaat otele geçtik...
Bizimkiler kapıda karşıladı... Minübüs gitmişti... Kendi otelimizde tüm aile bir aradaydık...
Ben : Annem...
Annem : Oğlum... Kuzum... Nasılda özlemişim...
Ben : Annem... Bu Suzi... Suzi annem Gül...
Suzi : Hoşgeldiniz... Gül hanımcım...
Annem : Hoşbulduk...
Ben : Buda Suzinin kızı gibi... Nadya... Aynı Esra ve senin gibi... Nadya annem Gül...
Nadya : Hoşgeldiniz efendim...
Annem : Ayy maaşallah ay paraçası gibi... Hoşbulduk canım...
Ben : Suzicim... Buda Meleğimin annesi ve yengem Nermin... Hiçbir zaman kendi annemden ayırmam... Yengecim... Bu Suzi ve Kızı Nadya... Senin kızların senin için neyse... Nadyada onun için aynı....
Suzi : Hoşgeldin güzelim... Maaşallah genç kız gibi...
Yengem : Çok teşekkür ederim efendim... Hoşbulduk... Sizde öylesiniz...
Nadya : Hoşgeldiniz... Efendim...
Yengem : Hoşbulduk canım... Lütfen abla de...
Ben : Ayşe gel güzelim... Suzi bu Ayşemiz... Meleğimin kız kardeşi... Evimizin neşesi...
Suzi : Maaşallah... Ablası gibi... Çok güzel ve zarif...
Ayşe : Çok teşekkür ederim... Abla dememde sakınca var mı...
Suzi : memnun olurum canım...
Nadya : Hoşgeldin canım...
Ben : Ve son olarak... Afacanımız Mert....
Suzi : Sende hoşgeldin canım... Abisi gibi çok yakışıklı...
Diğerleri zaten tanışıyordu... Ayaz kenarda kalmıştı... Yüz ifadesinden çok mahsun olduğu belli idi...
Annem : Bu güzel kımızda kim...
Herkes anında Ayaz'a baktı... Çok masum ve ürkek bir şekilde sanki kaçmak ister gibi bir hali vardı...
Ben : ( elinden tutup annemin yanına getirdim) Annem....
Annem : ( dahil herkes ne diyeceğimi merak etti) Bu güzel kızımız senin kızın... Benim kardeşim... Ayeşmin hem ablası hem arkadaşı... Olucak...
Melek : Oğuz... Aşkım...
Ben : aşkım... Bu Ayaz... Otelimizin çalışanı... Ve artık ailemizin bir parçası...
Melek ilk defa bana tereddütlü gözler ile bakmıştı... İçinde bir şey kırılacak gibiydi... Bunu anlamak hiçde zor değildi...
Ben : ( elinden tutup) Aşkım... Annem... Siz benimle biraz gelirmisiniz... Esracım siz geçin içeri canım... Ayaz sende gel güzelim...
Bahçede güzel bir yere oturduk... Meleğim yanımda annem ve Ayaz karşı taraftaydı...
Ben : Aşkım... Seni ne kadar çok sevdiğimi biliyorsun değilmi...
Melek : Biliyorum canım...
Ben : O zaman bana güven... Ayaz bu otelin bir parçasıydı... Onun çaresizliği bu hale getirmiş...
Annem : Oğuzum... Neler oldu...
Ben : Annem... Ayaz aynı Esra gibi... Ama daha derin yaralar almış... Eğer bizde ona sırtımızı dönersek... Kim bilir neler olur...
Annem : Aman Oğlum... Sakın deme öyle şeyler...
Ben : İşte bu yüzden ben size sormadan ona bir söz verdim... Abisi oldum... Onun sevgiye ve şefkate ihtiyacı var... Siz ikiniz onun yaralarını saracaksınız...
Melek : Ne kadar kötü...
Ben : Tahmin edemeyeceğin kadar... Ayaz sakın başını eğme güzelim... Annem... Meleğim... Ona kötü eller dokunmuş...
Ben ne desem de Ayaz utanıp yere bakmıştı... Meleğim olduğu yerden Kalkıp onu ayağa kaldırdı... İkisi yüz yüze bakıştı... Melek ahh ne kadar da güzel...
Melekte genç bir kadındı... 23 yaşında tam bir manken gibi... Ama Ayaz'ın yanında annesi gibi duruyordu... Onu adeta merhamet kanatları ile bağrına bastı... Kokladı kokusunu içine çekti...
Melek : Senden çok özür dilerim... Ben sandım ki... Affet beni ne olur.... Oğuz abinse bundan sonra bende ablanım... Hiç kimse sana dokunamaz... İzin vermem...
Ayaz : Ablam... ( sıkı sıkı sarıldı)
Ben : Annem... Onuda kızın olarak kabul eder misin...
Annem : Gel bakalım yamacıma... Otur benim güzelim... Eskiden bir kızım vardı... Şimdi 4 oldu... Daha ne isterim...
Annemde onu kanatlarının altına almıştı... Ben bir süre onları izledim...
Ben : hadi bakalım acıkmadınız mı... Ayaz...
Ayaz : tamam abi... Gel anne... ( annem eliyle onun narin yüzünü okşadı )
Annem : Koluma gir güzel kızım...
Onlar önden gitti... Biz bir süre daha kaldık... Meleğim..
Beni geriye yaslayıp kucağıma oturdu... Dudaklarımız birleşti... Dilini ağzımın içine sokuyor... Benim dilimi yalıyordu...
Melek : Senden... Yüz binkez özür dilerim... Ben ben sandım ki...
Ben : Aşkım... ( Elimi kalçalara atıp) Biz bir birimize aidiz... Sana en başında söz verdim... Ne olursa olsun ilk sen bileceksin...
Melek : affet aşkım....
Sürekli öpüyor... Elimi yüzümü okşuyordu...
Onu kucağıma alıp ayağa kalktım... İçeri kadar taşıdım... Herkes bizi mutlu görünce rahat bir nefes almış oldu...
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen...
Anneme bakıcı 50
Ensest
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen
Yeniden merhaba arkadaşlar
Sabah üzerimde bir ağırlık ile uyandım... Saat 9 olmuştu... Sağıma soluma baktığımda... Esra ve Nadya da bizim yatağa gelmişlerdi...
Esra sağımda bana sarılmış bir bacağı üzerimde.... Nadya arkası dönük bana iyice yaslanmış.... Suzi ise diğer tarafta uyuyordu...
Bir süre onları izledim... Elim Nadya ve Esranın vücudunda okşayarak uyandırdım ikisinide... Hepimiz çırıl çıplak bir şekilde yatıyorduk...
Ben : kim benimle duşa geliyor...
Esra ve Nadya bir birine bakarak... Göz kırptılar...
Ben : hadi O zaman...
Üçümüz beraber duşa girdik... İkiside harika görünüyor du... İki taze fıstık gibi hatun beni yıkamaya başladı...
Sabah ereksiyonu ile sikim dim dikti... Esra arasıra eline alıp sıvazlıyor du... Ama Nadya biraz çekingen duruyordu...
Elini tutup sikimin üstüne koydum... Daha önce ağzına boşalmıştım... Ama şimdi durum farklı idi... Elini çekmek istedi...
Ben : korkma hayatım benden sana zarar gelmez...
Esra : Doğru söylüyor... Senin istemediğin hiç bir şeyi yapmaz...
Nadya : bunun farkındayım... Oğuz bey çok iyi biri... Ama hanımım kızabilir...
Bir süre ayakta öpüştük üçümüz.. Benim boşalmam lazımdı.. Biz banyoda oynaşırken kapı çaldı...
Ben hemen bornozumu alıp kapıya koştum... Suzi de uyanmıştı... Ben kapıyı açınca karşımda Ayaz'ı gördüm...
Ayaz beni bornozla görünce bir an kısa bir şok yaşadı... Nefesini toplayıp...
Ayaz : Oğuz bey... siz.
Ben : sanada günaydın... Ayaz.
Ayaz : pardon efendim... Ben şey için gelmiştim... Temel usta kahvaltının hazır olduğunu söyledi de...
Ayaz yandan içeri bakınca yatakta Suziyi yarı çıplak görmüştü...
Ayaz : şey... Pardon efendim... Rahatsız ettim... Özür dilerim...
Gözleri benim üstümdeydi... Utanıp kızarmıştı...
Ben : Ayaz...
Ayaz : buyrun efendim...
Ben : Ustana söyle birazdan geliriz...
Ayaz : tamam efendim... Hemen iletirim...
Ben : Ayaz... bir dakika...
Ayaz : Oğuz bey...
Ben : Burada olan burada kalır... Sana güveniyorum...
Ayaz : siz hiç merak etmeyin efendim...
Kapıyı kapayıp içeri girdim... Suzi biraz telaş yapmış...
Suzi : gördümü bizi...
Ben : sakin ol hayatım... Sorun çıkmaz...
Suzi : emin misin...
Ben : güven bana...
Suzi : kızlar nerede...
Ben : banyodalar... Bizde mi katılsak...
Suzi : yok canım bırak eğlensinler... Gel buraya.
Yanına uzandım... Küçük küçük öpüşüyorduk... Esra ve Nadya havluya sarılı olarak içeri gelmişti...
Ben : Hayatım sana sitemliyim...
Suzi : aa.. neden... Ne yaptım ben...
Ben : Nadyacım ile ilgilenmek istedim...
Suzi : ilgilenseydin... Ben ne dedim sanki...
Ben : Nadya senin kızmandan korktu...
Suzi : haa... Şu mesela... Aferin benim kızıma... Nadya.
Nadya : buyrun hanımım...
Suzi : canın ne isterse Oğuz'cuğuma izin verebilirsin... O sana asla zarar vermez...
Nadya baya kızardı.. Kırmızı pembe arası bir renk aldı...
Suzi : bak...Esra'cığıma ne zamandır yanında... Hala ürkek bir ceylan gibi... Taptaze.
Esra ve Nadya bir birine bakıp kıkır kıkır gülüyordu...
Esra : Oğuz'u tanıdığımdan beri onun yanında kendimi çok rahat ve güvende hissediyorum... Sizden sakalayacak değilim... Ne zaman bir araya gelsek... Çıplak yatıyorum... Bir kez bile bana kötü yaklaşmadı...
Suzi : biliyorum canım... Ondaki en güzel şeyde bu... Sevdiklerine kıyamıyor...
Nadya bu kez kendi isteğiyle yatağa çıkıp üzerime uzandı... Dudaklarımız birleşti... Bir kaç dakika öpüştük...
Suzi : hadi bakalım... Acıktım ben...
Ben tekrar Suzi ile banyoya girdim.. Onu banyoda bir posta sikip boşaldım... Hızlı bir duş alıp giyindik... Hep birlikte kahvaltı salonuna girip bizim için hazırlanan masaya oturup... Karnımızı doyurduk...
Esra : canım telefonun çalıyor...
Ben : aloo.. Fuat abi...
Fuat : günaydın... Oğuz. nasılsın..
Ben : saol abi... çok iyiyim... Kahvaltı yapıyoruz... Buyur gel...
Fuat : saolasın... Haberler çabuk duyuluyor...
Ben : ne oldu ki abi...
Fuat : senin şu iki dangalak akşam Buraya geldi...
Ben : yok artık...
Fuat : benimle konuşmaya yüzleri yok tabi... Teyzelerine dert yandılar... Ohh iyi oldu öküzlere...
Ben : kusura bakma abi... Böyle olsun istemezdim...
Fuat : hiç sıkıntı değil... En doğrusunu yaptın... Bir sorun olursa ara... Elimden ne gelirse yardıma hazırım...
Ben : çok saol abi görüşmek üzere...
Esra : ne diyor...
Ben : önemli değil... Hal hatır soruyor... Sevgili arkadaşlar herkes burada sanırım...
Temel : burada Oğuz bey...
Ben : Servet bey... Sana değim gibi şirket hesapları tamam mı...
Servet : evet Oğuz bey... Hepsi hazır...
Ben : tamam O halde... Kimin ne kadar alacağı varsa yatıralım...
Servet : Hemen hallediyorum... Efendim... Ama bazı arkadaşlar parasını elden alıyordu...
Ben : neden...
Servet : efendim... Bir kaç arkadaşımızın sigorta girişi yok maalesef...
Ben : anladım... Tamam siz şimdi olanları yatırın... Gün içerisinde nakit ayarlayalım... Elden zarf usulü yapalım...
Herkes bir anda çok neşelenmişti... Bir kaç dakika sonra telefonlara mesajlar gelmeye başladı...
Temel : Oğuz bey... Çok teşekkür ederiz... Lakin bu miktarlar fazla efendim...
Ben : hepiniz hakettiniz... Şimdi herkes burada iken söyleyim... Hepinize 2 hafta izin... Tabiki ücretli... 15 gün sonra herkes burada olsun... Ondan sonra işimize tam gaz devam ediceğiz...
Herkes çok mutlu oldu... Alel acele hazırlık yapıyorlardı... Bir an önce ailelerine kavuşmak için... Öğleden sonra... Çoğu kişi gitmişti...
Temel : ( yanımıza gelip) Oğuz bey siz yanlız mı kalıcaksınız...
Ben : beni merak etme usta... Ben başımın çaresine bakarım...
Temel : Mutfakta herşey var... Canınız ne çekerse...
Ben : saol usta... Hadi iyi tatiller...
Onuda uğurlayıp Hemen Serpili aradım...
Serpil : aşkımmm....
Ben : bebeğim... Napıyosun canım...
Serpil : iyiyim canım... Eee neler yaptınız...
Ben : herşey yolunda... Aşkım..
Serpil : söyle kocacığım...
Ben : Hemen herkesi topla... Uçak biletlerini aldım ben... Akşam saat 9 da... Buaraya geliyorsunuz...
Serpil : aa... Şaka yapıyorsun...
Ben : hayır çok ciddiyim... Hadi hemen eve geç topla herkesi...
Serpil : ooff... çok iyi oldu... Tamam bende o iş...
Teli kapatıp içeri geçtim...
Üç güzel hatun oturuyor du...
Esra : ee hayatım... Herkes gitti... Biz napıyoruz...
Ben : bir hafta tatil yapıyoruz...
Suzi : oda nereden çıktı...
Ben : Bizimkileri ayarladım... Akşama buradalar... Şöyle güzel bir vakit geçirelim...
Esra : ee... Süper haber diye buna derim... Vuhhuu...
Akşam üstü bahçede gezerken... Personelin kaldığı yer aklımıza geldi... Aradık ama maalesef böyle bir yer yoktu...
Esra : nerede kalıyor bu insanlar...
Ben : inan hiç bilmiyorum... Hiç aklıma gelip sormadımda...
Esra : kimi arasak...Fuat'ımı...
Ben : gerek yok... Servet i arayalım... Aloo... Servet bey...
Servet : buyrun Oğuz bey...
Ben : yaa... Bu bizim personel nerede kalıyor...
Servet : otelde efendim...
Ben : iyide nerede... Otel de personel alanı yok ki... Bulamadım ben...
Servet : pardon efendim... Biz otel dışında... Konteyner de kalıyoruz...
Ben : nasıl yani neden...
Servet : efendim... Cem ve Taner... Geldiklerinde öyle uygun gördü...
Ben : olurmu ya öyle saçmalık...
Servet : maalesef Efendim... Otelde görüntü kalitesi bozuluyormuş...
Ben : hay ben onların... Eee nerede bu yer...
Servet : efendim... Denize yüzünüzü dönün...
Ben : evet...
Servet : sağ tarafa doğru 10 dakika yürüyün... Direk karşınıza çıkacak efendim...
Ben : tamam Servet bey... İyi akşamlar...
Esra : ne diyor canım...
Ben : valla ben de pek anlamadım... Burada bir yerde konteynerler varmış... Orada kalıyorlarmış...
Esra : sen ciddi misin... Olmaz öyle şey...
Ben : adam öyle dedi... Hadi bakalım...
Esra : neredeymiş peki...
Ben : plajın sağ tarıfına 10 dakika yürüyün dedi...
Esra ile el ele tutuşup hafif akşam karanlığında denilen yere doğru yürüdük... Aşağı yukarı 10 dakika sonra varmıştık...
8 tane konteyner mi desem... Prefabrik mi desem bilemedim... Derme çatma bir yer geldi karşımıza... 1 adet sokak lambası takılmış Allah tan...
Esra : burasıda ne böyle... Issız bir yer...
Ben : sanırım doğru yere geldik... Gel bakalım...
Etrafı biraz kolaçan edip... İçlerine bakmak istedim...
Esra : kilitli olabilir... Bu insanlar burada nasıl kalır... Biri gelse zarar vermek istese kimsenin ruhu bile duymaz...
Elimi attığımda direk açıldı... Kilit milit hak getire... Kapı hafif aralandı.. Üstten ince bir iple tutturulmuş...
Ben : vallahi bende anlamadım... Ama ne yapsın millet ekmek parası işte...
Esra : yazık çok yazık... İnsanın hiç mi değeri yok...
Önlü arkalı 8 tane vardı... En azından kadın erkek ayrı düşünmüşler... İçleri az çok temizdi...
Esra : canım... Arka tarafın ışığı açık kalmış... Gider ayak unutmuşlar sanırım...
Ben : kapatalım ne olur ne olmaz... İki tane dandirik şey için ormanı yakmayalım....
Diğer tarafa geçtiğimizde birinin ışığı yanıyordu... Ses soluk yoktu zaten... Kapıyı açmamla...
Ayaz : imdattttt.... Defolun....
Elinde makas... Altında minik bir şort... Üstünde kısa askılı crop atlet... Ormanın ortasında tek başına... Sabaha kadar siksen duyan olmaz...
Ben : Ayaz...
Esra : kim...
Ben : Ayaz bu... Otelin çalışanı...
Esra hemen yerde duran pikeyi alıp Ayazın sırtına sardı... Onu bir abla gibi bağrına basmıştı...
Esra : şiii tamam canım korkma biziz... geçti sakin ol....
Ayaz : abla... Hıçç hıçç... Çok kortum... Abla...
Hıçkıra hıçkıra Ağlamaya başladı... Bende şok olmuştum... Yanda duran sandalye ye oturup... Sakinleşmeye çalıştım...
Esra 10 dakikaya yakın onu sakinleştirmek için uğraştı...
Ben : daha iyimisin...
Ayaz : evet... Oğuz bey... Ben ben çok özür dilerim...
Ağlamaklı bir halde konuşuyor du...
Esra : canım senin ne işin var burada...
Ayaz : burada kalıyorum...
Esra : Oğuz abin izin verdi size evinize gidin diye...
Ayaz : şey... Abla ben... ben sabah gidecektim... Ondan kaldım...
Ben : Sakinleştin mi biraz...
Ayaz : hı hı...
Ben : anlat bakalım neden buradasın...
Ayaz : dediğim gibi... Yarın gidecektim... O yüzden.
Ben : Ayaz... Lütfen.
Ayaz : ( ellerini ovuşturuyor du) şey... Oğuz bey... Doğru söylüyorum...
Ben : peki neden korktun bu kadar... Pek ala alışkın olman lazım...
Ayaz : bir an öyle boş bulundum... Dışarıdan sesler gelince...
Esra : sen neden burada kalıyorsun kim söyledi burada kalmanı...
Ayaz : yani şey... Ben geldiğimden beri herkes burada kalıyor...
Esra : Ayaz... Ne kadar oldu sen geleli...
Ayaz : Abla 3 ay oldu...
Esra : sana bu işi kim verdi... Yani nasıl kat görevlisi oldun... Daha önce tecrüben var mı...
Ayaz : yok abla...
Esra : çok ilginç...
Ayaz : neden abla...
Esra : daha önce tecrüben yok... Ve seni kat görevlisi yapıyorlar... İlk işin neydi burada...
Ayaz : 15 gün kadar temizlik felan yaptım... Sonra Cem bey ve Taner bey... Beni çağırdı... Bu işin bana daha uygun olduğunu söylediler... 1 ay kadar diğer iki kişi ile çalıştım... Sonara tek çalışmaya başladım....
Esra : vallahi hiç anlamadım... ( bana baktı) sen bişey söyle bari...
Ben : aslında ben anladım...
İkisi birden bana baktı... Ayaz normal bir genç kızdı... Ama bildiğiniz minyon tipli... Teni bembeyaz.. 1.50 boyu en fazla... 45-50 kilo...
Aklıma gelen... İllaki izlemişsinizdir... İnternette hani göbekli kılı dayılar olur... Ayaz gibi kızları alıp... Para karşılığı ilişkiye girip video falan çekerler... Ayaz bu tarife tam uyuyordu...
Al sabaha kadar göbeğinin üstünde yatır... Canın istedikçede sik... Hiç bıkmassın yani... Esra yüzüme bakıp...
Esra : Oğuz... Lütfen.. Böyle bir şey olmadı de...
Aklımı okumuştu... Cem ve Taner şerefsizi kızı resmen pazarlamak istemiş... Belkide... Off çok zor bir andı...
Esra : O kadar ileri gitmiş olamazlar...
Ben : para insana her şeyi yaptırır...
Ayaz : ya ne oldu...
Esra : Ayaz... canım... Bu Cem adisi... sana kötü birşey yaptımı... Veya senden kötü birşey yapmanı istedimi... Lütfen doğruyu söyle...
Ayaz : abla O nasıl söz... Onlar istese bile ben yapmam...
Ben : peki sana her hangi birşey ima ettiler mi... Hoşuna gitmeyen...
Ayaz : Şey... Siz öyle diyince... Bazen müşteriler sarkıntılık falan ediyor du... Bi kaç kez söyledim... Ama pek üstünde durmadılar... Burası tatil yeri olur böyle şey falan diye geçiştirdiler...
Esra : peki neden şikayet etmedin... Polise gitmedin...
Başını öne eğdi... Bunu Ona yaptıran aslında çaresizlikti...
Anneme bakıcı 49
Ensest
Yeniden merhaba arkadaşlar
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen
Suzi ve Esra ile konuşarak içeri geçtik... Son kalan müşteriler de gitmişti... Personel ile baş başa kalmıştık...
Hepsi meraklı gözler ile bizi takip ediyordu...
Ben : arkadaşlar sizi çok kısa bekleticeğim...
Esra : ne oldu canım...
Ben : Esra Suzi gelsenize. ... Şu Fuatı arayalım... Ayrılan kişilerin parasını neden eksik vermiş...
Suzi : neden canım...
Esra : ayrılan müşterilerin ücretini eksik iade etmişler...
Suzi : ama bu bizim sorunmuz değil ki...
Ben : durum tam olarak öyle değil... Ben kimse madur olmasın diye... İadeleri karşıladım...
Esra : neden böyle bir şey yaptın...
Ben : aşkım... Oteli devraldık... İnsanlar zaten zor şartlarda tatile geliyor... Bari bizim yüzümüzden mağdur olmasınlar istedim...
Esra : haklısın sanırım... Zaten dışarıda gördük az önce.
Suzi : sen varya... Bitanesin... Zaten durumu iyi olan buraya gelmez tatile...
Ben : aloo Fuat bey...
Fuat : alo.. Oğuz evladım nasılsın...
Ben : saolun Fuat bey... İyi diyelim...
F : ne oldu... Kızgın gibisin... Sorun nedir...
Ben : Fuat bey... Biz sizinle ayrılan müşterilerin mağdur olmaması için anlaşmıştık...
F : evet doğru... Hatta sen bana bunun için para bile yolladın...
Ben : aynen.. Ama az önce bir kaç kişinin eksik para aldığını öğrendim...
F : ama nasıl olur... Ben ayrılmadan kuruşu kuruşuna hesap edip... Cem'e bildirdim... Hay Allah...
Ben : ne oldu...
F : vay adi çakallar... Benden sonra... Kesin parayı bölmüşler... Oysaki tüm müşterilerin parasını tam olarak teslim ettim...
Ben : abi kusura bakma... Bende sandım ki..
F : Hiç önemli değil... Bende olsam senin gibi düşünürdüm... O iki çakala güvenmekle ben hata ettim... Ve hatamı telafi etmek isterim...
Ben : tamam abi sorun yok... Gerisi bende...
F : ne zaman istersen ara beni...
Ben : hadi görüşmek üzere...
Esra : ne oldu ne dedi...
Ben : Cem ve Taner iti almış parayı...
Suzi : napıcaz...
Ben : sıkıntı yok.. İkisinide kovucaz olan bu... Hadi gelin bakalım...
Tekrar personel ile buluştuk...
Ben : evet çok değerli çalışanlar.. Lütfen herkes oturup dinlesin... Benim ismim Oğuz YILDIRIM... Yaşım 27 aslen doktorum...
Ben : Bildiğiniz gibi oteli ben devraldım... Bundan sonra bu işi bereber yapıcağız... Bazılarınız uzun yıllardır burada... Bazı kişiler ise işe yeni başlamış... Bu anda Ayaz ile göz göze gelmiştik...
Ben : Eğer bundan sonra benimle devam etmek isteyen olursa kapım sonuna kadar açık... Gitmek isteyen olursa tüm hakları bana ait... Hiç kimsenin şüphesi olmasın...
Ben : Benim amacım kimsenin işine mani olup... Ekmeği ile oynamak değil... Sizden kalma veya gitme konusunda iyi düşünmenizi isterim...
Suzi : Pardon... Oğuz.
Ben : lütfen....
Suzi : sevgili arkadaşlar... İsmim Suzi... Aslen yatırım uzmanıyım... İlk defa böyle bir işe kalkıştım... Ne kadar başarılı oluruz orasını bilemem... Ama sizin desteğiniz çok önemli.. Lütfen buna göre karar verirseniz... Çok daha güzel olur...
Esra : merhabalar sevgili arkadaşlar... İsmim Esra aslen avukatım... Bende ilk defa bu işe giriyorum... Sizin desteğiniz inanın çok önemli... Çünkü biz her ne kadar yatırımcı olsakta... Bu işleri siz çekip çevireceksiniz...
Ben : Benim en büyük amacım aile gibi olmak... Karar sizin... Ve karar ne olursa olsun... Hiç kimse mağdur olmayacak....
Ben bir süre sessiz kaldım... İçlerinden yaşça en büyük olan biri ayağa kalktı..
Ben : pardon abi isim neydi...
Temel : ismim Temel... Buranın 10 yıldır aşçısıyım... Fuat bey saolsun hepimize çok iyi davrandı... Ama nedendir bilinmez... Bu otele bir musibet çöktü...
Gözler Cem ve Tanere döndü...
Temel : Fuat bey her ne kadar uğraşsada... Bir türlü işleri yoluna koyamadı... Buradaki herkesin.. 3-4 aylık maaşı içeride ha bugün ha yarın.... Ama maalesef sonuç yok...
Sonra sıra ile herkes konuştu... Çoğunun sıkıntısı maddiyat... Genç bir çocuk hiç ses çıkarmadı... Neden acaba...
Ben : lütfen herkes sakin olsun... Ben bu konuları Faut beyle detaylı konuştum... Ve hepinizin haklarını devraldım... Muhasebe... Servet beydi sanırım...
Servet : evet Oğuz bey benim...
Ben : Servet bey... Konuyu biliyorsun... Kimin ne kadar alacağı var kayıtlı değil mi...
Servet : evet efendim... Hepsi kayıt altında... Ne zaman isterseniz bakarız...
Ben : tamam bakarız... Şimdi arkadaşlar... Hepinizden yapmanızı istediğim bir şey var... Herkes e devlete girip adli sicil kaydı alsın... Ve avukatımız Esra hanıma ulaştırsın...
Tam O anda hiç konuşmayan genç ayaklandı...
Genç : O zaman bana müsade...
Ben : anlamadım... Neden.
Genç : abi benim sabıka kaydım var... Beni istemez siniz...
Ben : isim neydi...
Fırat : Fırat abi...
Ben : suçun ne... Umarım hırsızlık değildir... Yada taciz... Benim en nefret ettiğim iki suç... Sende hangisi var...
Fırat : tövbe abi... Bu güne kadar ne kimsenin malına el uzattım... Nede namusuna baktım...
Ben : eee... O halde...
Fırat : ( tedirgin halde) abi şey...
Esra : ( devreye girdi ) sen anlat.... Burada olan burada kalır... Hiç kimse dışarı laf taşıyamaz...
Fırat : saol abla... benim davam namus davası...
Ben : ne oldu...
Fırat : abi sevdiğimi başka birine vermeye çalıştılar.. Abileri....
Ben : evet..
Fırat : kız adamı istemedi... adamda bunu dağa kaldırmaya çalıştı... Eğer biraz daha geç kalsaydım... Allah korusun...
Ben : anladım... Fırat... Sen belli ki ceza evine girdin...
Fırat : hı hı...
Ben : peki bu arada sevdiğin ne oldu...
Fırat : abi onu çok güvendiğim birine emanet ettim... Hapisten iyi hal ve şartlı salı vermeden çıktım... Sevdiğimi de alıp buralara kaçtım...
Ben : yanlış bir şey yok demi... Sevdiğin kendi rızası ile geldi...
Fırat : tövbe abi yok... İstersen getireyim kendin sor...
Ben : nereden...
Fırat : abi bu yakında köy var... Fuat bey saolsun... Bize ev ayarladı... Orada kalıyorum... Fuat abi saolsun sahip çıktı korudu kolladı... İş verdi... Ama sabıka olunca çok zor be abi...
Esra : eşin ne iş yapıyor...
Fırat : evde abla... Çocuğa bakıyor...
Suzi : çocuğun mu var... Kaç yaşında...
Fırat : iki aylık...
Ben : Allah bağışlasın... İsmi nedir...
Fırat : saol abi... ismi Hayal... Annesi koydu...
Ben : anladığım kadarı ile nikahın yok senin...
Fırat : ( başını eğdi) yok abi maalesef.. Para olmayınca ne bir düğün ne bir nikah yapamadık... Çocukda olunca....
Ben : Fırat burada ne iş yapıyorsun...
Fırat : bulaşıktayım abi... Fuat abi işe alınca beni oraya verdi... Tip teşkilat otel çalışanına uygun olmayınca... Adam haklı olarak...
Arkadaşlar size tüm samimiyetim ile söylüyorum... En az iki metre ve 100 kilodan fazla... Bildiğiniz boksör gibi... Eminim ceza evinde yaptı...
Ben : hep mi böyleydin yoksa....
Fırat : abi ceza evinde... İnsan aklını birşeylere vermesse... deli olur... bende spora verdim... Sonra çıkıncada evde devam ettim...
Ben : peki... O halde sana... Yani kişiliğine karakterine ve boyuna posuna daha uygun bir iş versek...
Fırat : abi ne iş olsa yaparım... Yeter ki Hayal'im ekmeksiz kalmasın...
Ben : merak etme kalmaz... Senin kızın bizimde kızımız... Öyle değil mi hanımlar...
Esra : tabi ki öyle... Hele bir gelsin buraya halası neler alıcak ona...
Suzi : Fırat....
Fırat : buyur abla...
Suzi : senin tüm nikah masrafların bana ait... Tamam mı...
Fırat : abla sahimi... Bir ömür duacın olurum...
Ben : ben buraya geldiğimden beri... En çok dikkatimi çeken şeylerden biri güvenlik... Girişte otoparkta emekli bir dayı var o kadar... Yani biri gelse elini kolunu sallayarak en üst kata çıkar...
Esra : aynen... Çok sahipsiz...
Ben : Fırat bundan sonra buranın güvenliğinden sorumlu olucaksın... Ne dersin...
Fırat : abi bırak elini ayağının altını öperim...
Ben : estağfurullah... Kendin gibi temiz... Sağlam adamlar bulabilir misin...
Fırat : abi sen iste 50 kişi yığarım...
Ben : O kadar gerekmez... Sen dahil beş kişilik ekip kur... Bundan sonra canımızda malımızda sana emanet...
Fırat ile yarım saat konuştuk... Konuşma bitince...
Ben : evet sevgili arkadaşlar.... Umarım sizlerde kararınızı vermişsinizdir...
Aşağı yukarı herkes kalmaya karar verdi... Tabiki ayrılmak isteyenlerde olmuştu...
Ben : tolam kaç kişiyiz...
Cem : efendim....
Ben : Servet bey size sordum... Toplamda kaç çalışan var otel'de...
Servet : ( şaşkın şaşkın bir bana bir Cem'e baktı) III... Şey efendim... Pardon... toplam 47 kişi efendim...
Ben : Fırat...
Fırat : efendim patron...
Fırat böyle diyince ilk defa kendimi bu kadar tuhaf hissettim... Ruhum bi gıdıklanmadı desem yalan olur...
Ben : senden ilk olarak yapmanı istediğim bir şey var...
Fırat : emret patron... Ne istersen...
Ben : Bu iki dangalağı dışarı at...
Herkes bir anda şaşkına döndü... Cem ve Taner...
Cem : Oğuz bey.... Ne demek oluyor bunlar...
Ben : ne beyi lann... Ne beyi... Daha dün bir bugün iki.. Arkamdan iş çevirmek ha... Artık bu Otelde kesinlikle yeriniz yok... İkinizde kovuldunuz...
Cem ve Taner neye uğradığına çok şaşırdı...
Esra : ikinizinde ne haltlar yaptığınızı biliyoruz... Şimdi defolun buradan...
Onlarda ne olduğunu anlamıştı kaçar adım gitmek istediler...
Esra : Fırat...
Fırat : emret abla...
Esra : bu ikisinde bize ait birşey var... Almayı unutma..
Fırat : tamam abla sen hiç merak etme...
Taner : bizde hiç bir şey yok... Hiç bir şey ıspatlayamassınız....
Esra : öyle mi... Ne kadar zor olabilirki... Telefon kayıtları mesajlar... Faut beyin ifadesi... İkinizde ömür boyu hırsız damgası yersiniz... Karar sizin...
Fırat : yürüyün lan şerefsizler... Sanki daha önceki yediğiniz haltları bilmiyoruz...
İkisnide kedi gibi ensesinden tutup götürdü...
Ben : şimdi herkes buraya baksın... Temel ustam...
Temel : buyrun Oğuz bey...
Ben : usta sabaha güzel bir kahvaltı hazırla... Hep birlikte bir toplanalım... Yarın kalan kısımları konuşuruz... Saat baya geç oldu.. Herkes yorgun daha fazla bekletmeyelim...
Esra : herkese iyi geceler... Sabah görüşmek üzere...
Bu kez Esra ile aynı odaya girdim... Suzi ve Nadya zaten kendi odalarında idi...
Esra yanımda tamamen soyundu... Aslında ilk defa bukadar yanlız kalmıştık... İçimi farklı bir heyecan kapladı... Ama ben Esra ile daha özel olmasını istiyordum..
Ayakta yüz yüze bakıştık bir süre... Kenarda duran sabahlığı üzerine geçirdim... Elinden tutup...
Ben : gel benimle...
Esra : nereye hayatım...
Ben : canım merak etme... Komşularımızı ziyaret edelim...
Esra : emin misin bu kıyafetle mi...
Ben : evet canım eminim.... Bana güven...
Esra : inan.... Sana güvendiğim kadar kimseye güvenemem...
Elinden tutup koridora çıktım... Etraf sessizdi... Esra oldukça heyecanlı bir halde... Arkamdan geldi... Suzinin kapısını çaldık...
Kapıyı Nadya açtı... Onunda üzerinde askılı bir gecelik vardı... Sütyen olmadığı için dolgun göğüsleri çok iyi görünüyordu...
Suzi bizi görünce uzandığı yatağından hemen zıpladı... Üzerinde tıpkı Esra gibi uzun bir sabahlık vardı... Önü tamamen açık... Mükemmel memeleri ortada...
Amı gözümüzün önündeydi... Esra biraz daha heyecan yapıp elimi sıktı... Suzi yanımıza gelip... İkimizi içeri alıp kapıyı kapattı...
Suzi : hoşgeldiniz...
Ben : iyi geceler hayatım... Misafir kabul ediyormusun...
Suzi : sizin gibi misafire can kurban...
Esranın heyecanı yüzünden belli oluyordu...
Suzi : sakin ol canım... Gel benimle... Nadyacım... Misafirimizle ilgilenir misin...
Nadya : memnun olurum hanımım...
Nadya Esranın elinden tutup... Yatağa doğru götürdü...
Ben : Nadya...
Nadya : efendim... Oğuz bey...
Ben : Esracımda senin gibi kırılgan... bir birinize dikkat edin...
İkisininde yüzü parladı... İkiside ne demek istediğimi anladı... İkiside bakire idi...
Suzi : O zaman size bu gece oyuncak yasak... Artık gerisi sizde...
Suzi benim üzerimi bir çırpıda soyup... Beni yatağa geri geri götürüp... Oturmamı sağladı... Nadya ve Esra kendi yatakların da Çoktan öpüşmeye başlamıştı...
Önümde diz çöküp gözüme bakarak sikimi ağzına alıp... Emmeye ve yalamaya başladı... Büyük bir iştahla sakso çekiyordu...
Diğer tarafa baktığımda Esra altta Nadya üstünde ateşli bir şekilde uçuşa geçmişlerdi bile...
Suzi : oohhh... kaç gündür tadını bile unutmuşum... gluk gluk gluk...
Sikimi dibine kadar ağzına alıyor... Bana muhteşem anlar yaşatıyordu... Boğazını bile hissediyordum... Koltuk altından tutup kucağıma aldım...
Amı vıcık vıcık su içindeydi sikim zaten salya... Direk içine aldı... Son noktasına kadar oturdu...
Suzi : oohh.. Oğuz... Aşkım... kaç gündür nerelerdesin... ııımmmhh oofff hadi bebeğim... Annen seni özledi... Iımm... çok güzel hayatım...
Ben : off aşkım... Yanıyorsun... Ateş çukuru sanki...
Kucağımda zıplıyor... Göğüslerini sırayala ağzıma veriyordu... Şap şap şap...
Suzi : oohh ıımmhh... evet evet evet... aahh... Iımmhhh... vur aşkım... vur canım... Geliyorum bebeğim...
Ben : gel aşkım... boşal sikime... ver suyunu bana ooff...
Suzi : aahh... ıımmhhh aşkımmm... evetttt
Suzi büyük bir inleme ile boşalarak kucağıma yığıldı... Ben hala içinde demir gibiydim... Onu hemen yatağa domaltıp arkadan amına girdim...
Esra geriye yaslanmış Nadya bacak arasında amını yalıyordu... Onunla göz göze geldik... Esraya bakarak Suziyi daha sert sikmeye başladım...
Odanın içinde inlemer ohlamalar... Şap şap şap gibi sesler bir birine karışıyor... Herkes daha bir çoşuyordu...
Ben : aşkım geliyorum bebeğim.. oohhh bitanem...
Suzi : gel aşkım... Akıt içime... doldur hayatım... ıımmhh oohh.. aşkım çok sertsin...
Son vuruşla tüm dölümü içine akıtmaya başladım... Suzide bebimle beraber boşalmıştı... İkimiz birden yatağa düştük... Sikim hala içindeydi...
Şınav çeker gibi bir süre daha git gel yaptım... Yanda Esra ve Nadya nın sevişmesi... Suzinin inanılmaz götü iştahımı iyice yükseltti...
Amından çıkıp... Sikimi göt deliğine dayadım...
Suzi : ohh bebeğim... Anneni götünden mi sikiceksin...
Ben : evet annecim... Şimdi oğlun götünü delicek... İstermisin... Aşkımmm...
Suzi : istemezmiyim.... Offf bitanem...
Amınadan akan sular zaten kayganlaştırmıştı... Bende bir miktar tükürdüm... Sikimin başını yavaş yavaş... Götünden içeri kaydı...
Ben : ohhh... Aşkım... Çok iyisin... Sikimi sarıyor aşkım...
Suzi : bebeğim... İçim yarıldı... Çok kalın... Gir oğlum... Annen altında hadi canım... Durma...
Ritmik bir şekilde Suziyi götünden sikmeye başaldım... Alıştıktan sonra sikimi en derine sokuyordum...
Göt sikmek çok lezzetli bir şey... Özellikle Suzi gibi olgun kadınların... Dolgun götünü sikmek ayrı bir keyif... Yarım saate yakın içine boşalana kadar siktim...
İçine boşalmış ama hala içinden çıkmamıştım... Kalçsının üstünde oturuyordum...
Suzi : aşkım... Bebeğim...
Ben : söyle karıcım...
Suzi : tamam anladık... Götümü çok sevdin... Ama işin bitince çık be oğlum...
Ben : pardon aşkım... Okadar harika ki... Özür dilerim...
Suzi : özür dileme... Sen varya müthişsin... Ne zaman canın isterse... Ben hazırım...
İçinden çıkıp yana devrildim... Suzi yüz üstü yatıyordu... En son baktığımda Esra ve Nadya 69 yapmışlardı...
O şekilde uykuya dalmışım....
Anneme bakıcı 48
Ensest
Yeniden Merhaba arkadaşlar
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen
Saat 11 gibi odamıza gelmiştim... Meleğim yoktu... Demek ki diğerlerinin yanında... Bende onların odasına geçtim...
Gitmeden önce Resepsiyondan... Güzel bir şampanya ve atıştırmalık istedim... Bende odamda hızlı bir duş alıp...
Ablam gilin odaya vardığımda... Kapıda Kat görevlisi ile karşılaştım... Genç bir kızdı En fazla 20 li yaşlarda... Beni görünce bir an panikledi...
Ben : heyy... Sakin ol lütfen... III.. Ayaz. sanırım...
Ayaz : evet... şey nereden bildiniz...
Ben : acaba nereden... Sakin ol... Yakanda yazıyor...
Ayaz : pardon... Oğuz bey... Özür dilerim...
Ben : neden ne yaptın... Umarım kötü bir şey değildir...
Ayaz : yok.. Hayır....
Ben : tamam O halde... Ben alırım içeri... Çok teşekkür ederim...
Ayaz : ama olurmu öyle şey... Ben hallederdim...
Ben : sakin ol lütfen... Panik yapma...
Biraz olsun kendine gelmişti... Eli ayağı titriyor gibiydi... Acaba işsiz kalma düşüncesi mi neden oluyordu... Tam dönmüş giderken...
Ben : Ayaz..
Ayaz : ( panikle) bu.. bu.. buyrun Oğuz bey...
Ben : ne zamandır buradasın...
Ayaz : şey... Efendim.. 3 ay oldu...
Ben : nerelisin...
Ayaz : şey... Oğuz bey... ben...
Ben : basit bir soru sordum...
Ayaz : Mardin efendim...
Ben : emin misin...
Ayaz : nasıl anlamadım efendim...
Ben : şiven hiç benzemiyor...
Ayaz : evet doğru... Bursada okudum... Daha doğrusu okulum oradaydı...
Ben : ve...
Ayaz : bırakmak zorunda kaldım...
Ben : hımm... Neyse bunları uzun uzun konuşuruz... Hadi kolay gelsin...
Utangaç ve tebessümlü bir halde gitti... tak... tak... tak... Ablam kapıyı açıp beni görünce...
Ablam : lan Oğlum... Ne öyle... Alacaklı gibi...
Ben : senden alacağım var belki...
İçeri girip arabayı soktum... Kızlar anında yanıma sıçradı...
Serpil : oo... Aşkım... bune süpriz böyle...
Ben : size yolluk olsun istedim...
Melek : çok iyi düşünmüşsün... Sevgilim...
Herkes ayakta idi.. Hepimize şampanya doldurdum... Birer ikişer kadeh içtik...
Ben : hadi bakalım... Pamuk eller cebe... Yarın ödeme vakti...
Serpilin hesabı bendeydi zaten.. Esra nakit vermişti... Suzi ise hiç tereddüt bile etmeden... Tıpkı Serpil gibi hesabının şifresini verdi...
Suzi : Oğuzcum ne kadar lazımsa kullan... Ve bundan sonra bana bişey açıklamana gerek yok... Artık bu hesap kitap işleri ile ilgilenmek istemiyorum...
Serpil : vallahi şekerim en doğrusu... Ben öyle yaptım... Kafam rahat...
Aylin : sizdeki bu rahatlık beni öldürecek...
Esra : Aylin abla rahatlık değil... Güven.. Biz ona güvendik...
Melek : bizim zaten tüm paramız onda...
Ben hesaplar arası transfer yaptım... 7 bizden... Ayrıeten.. Köyden arazi ve Ablamın evi dahil... 6 daha gelmişti... Esra 9 ekledi... Serpil tüm nakdini 17...
Ablam : ee ne yaptın canım... Yolunda mı herşey...
Ben : şuanda 39 var... Suzicim senin paran hariç...
Suzi : ama neden... ( yüzü asıldı)
Ben : hemen asma yüzünü... şimdilik yeterli... Ama ihtiyaç olucak... O zaman kulanıcağız...
Yanına gidip ilk defa diğerleinin yanında dudağından öptüm... Artık herkes bilsin ne olduğunu... Hoş zaten bizimkiler durumun farkında idi...
Aylin ( ağzı açık) baka kaldı... Ona bakıp göz kırptım...
Ben : Serpil canım... Bilet işi ne oldu...
Serpil : halettim ben.. Sabah 8 de uçak...
Ben : erkenmiş...
Serpil : hemen eve geçip... Oradan da hastaneye yetişmem lazım...
Aylin : bende kaçsam iyi olur... Kaç gündür buradayım...
Ben : Aylin herşey için çok teşekkür ederim... Seninle özel olarak konuşmam lazım...
Herkes bana baktı...
Ben : benimle onun arasında... Eğer isterse size bahseder...
Aylin : şimdi daha çok merak ettim... Sizce bu normal mi...
Sohbet esnasında farketmedik ama saat baya geç olmuştu... Bu geceyi güzel bir şekilde bitirmek iyi olurdu.... Ama sabah çok iş vardı... Ve bizimkileri yolcu etmem lazımdı...
Ben : hadi bakalım herkes biraz uyusun... Sabah erken kalkılacak... Aylin sen beni bekle... Erken gitme...
Aylin : tamamdır...
Odalarımıza geçip uyuduk... Saat 6 da hepimiz ayaklandık... Ben bizimkileri Havaalanına götürdüm...
Onları yolcu etmeden önce... Sarıldık.
Serpil : Şey... Oğuz..
Ben : söyle bitanem...
Serpil : şu Aylin meselesi...
Ablam ve Melekte... Heyecanla bana baktı...
Ben : bişey yok... Hepiniz sakin olun...
Ablam : ne konuşacaksın... Bizim bilmediğimiz ne var...
Ben : hafif bir kıskançlık mı var...
Melek : aşkım... Bizden birşey gizleme...
Ben : gel buraya Meleğim... Saklı gizli yok... Kadına iş teklifi yapmak istiyorum...
Serpil : nasıl yani... Ne işi.
Ben : hayatım... Biz otel işletmekten ne anlarız... Sen hastane yönettin... Otelle aynı mı...
Serpil : Evet doğru... Ama nasıl olacak...
Ben : Sen yine başhekim olarak işini yapıcaksın.. O ise otel işini... İkinizde eşit olacaksınız...
Serpil : iyi diyorsunda kabul eder mi...
Ben : bence eder... Yıllarca hep birilerinin emri altında çalışmış... Bizim ortamı gördü... Hoşuna bile gider...
Melek : sadece bu mu... Başka bir şey yok demi...
Ben : Meleğim... Sen bana güvenmiyor musun...
Ablam : Oğlum... Biz tabiki sana güveniyoruz... Konu o değil... Kadın bizim ortamı bilmiyor...
Ben : evet bilmiyor... Ama yabancı değil... Başkası olsa daha sıkıntı... Hem Suzi ile iyi arkadaş..
Serpil : peki madem... Sen nasıl biliyorsan öyle yap...
Ben : siz hiç merak etmeyin... Varınca hemen arayın... Beni merakta bıarakmayın...
Onları uğurlayıp otele döndüm... Ben Faik, Fuat ve onun avukatı doğru notere ve tapuya geçtik... Saat 1 gibi işimiz bitti... Artık burası bizimdi..
Faik : Hayırlı olsun... Oğuz... Otel ismi için ne düşündün...
Ben : henüz aklımda birşey yok... Bizimkiler ile konuşup bi karar veririz... Şimdilik böyle kalsa...
Faik : sıkıntı yok... Ama geciktirme...
Fuat : hayırlı olsun.. Oğuz... Ben bugün çalışanlar ile konuşup ayrılacağım...
Ben : tamamdır abi... Sıkıntı yok...
Tekrar otele döndük... Suzi, Esra ve Aylin beni karşıladı...
Suzi : hadi bakalım hayırlı olsun... Oğuzcum...
Esra : hayırlı olsun canım...
Ben : hepimize... İnşallah.
Aylin : hayırlı olsun.. Oğuz... Güzel bir alış veriş oldu.
Ben : evet Aylincim.. Hepsi senin sayende.. Tut ( elimi)
Aylin : ( şaşkın) neden... ( elimi sıktı)
Ben : artık otelimizin genel müdürü sensin...
Aylin : ama... Nasıl olur... Ben.. Çok teşekkür ederim... Ama benin bir işim var zaten...
Ben : evet biliyorum... Ama artık seni burada görmek istiyorum...
Suzi : vallahi süper haber bu... Aylin.. ( çocuk gibi sarıldı)
Aylin : vallahi çok şaşkınım... Hiç beklemiyordum... UUF çok ani oldu...
Esra : Oğuz böyledir işte... Geliyorsun değilmi...
Aylin : ne bileyim... Nasıl olacak...
Ben : Aylin... Yıllardır başkaları için çalıştın... Biraz kendine vakit ayırsan...
Aylin : ama sende başkasısın... Ne farkın var...
Ben : ben birşey demiyorum... Bir haftadır birlikteyiz... Bizim ortamı gördün... Sen karar ver... Kimse sana patronluk taslamaz... Serpil ile beraber Eşit şekilde yönetim sizde olucak...
Aylin : ama ben ne anlarım... Hastane yönetmekten...
Ben : sen işini yapıcaksın... Hastane Serpilin işi zaten...
Aylin : ama O kabul eder mi...
Ben : sen orasını bana bırak... Ve eminim çok iyi anlaşırsınız...
Aylin : yanlız ben ağır gelirim sana... İsteklerim hiç bitmez...
Ben : sen orasını düşünme... Ben seni taşırım...
Herkes bir anda tebessüm etti...
Ben : ee... Ne diyorsun... Kabul mü...
Aylin : eşimle konuşmam lazım...
Suzi : kız ne konuşması.. Hala şu adama koca diyorsun...
Aylin : Suzi... ( utangaç ve kısık sesle)
Suzi : ne Suzi ne... Adam yıllardır senin sırtından geçiniyor... Neyin varsa yedi bitirdi...
Aylin birden duygusala geçti... Gözleri doldu...
Suzi : ya gel buraya... Ben senin iyiliğin için söylüyorum...
Ben : eğer özelse... biz karışmayalım...
Aylin : Ne özelimiz kaldı... Suzi doğru diyor... Ama naparsın... Kocam sonuçta...
Suzi : siz bilmezsiniz... Boyu devrilsin... Yılarca bu kadını tüketti... Kaç defa hastanelik oldu...
Esra : hastamı etti...
Suzi : neler yapmadıki... Kaç kez dayak attı... Sürekli tehdit şantaj...
Esra : ne diyorsun... Ama nasıl olur... Ne şantajı...
Suzi : ne olacak... Utanmaz adam kendi yatak odasına kamera takmış... Neymiş boşanırsan seni rezil ederim...
Aylin : sırf bu yüzden... Ses çıkaramadım... Ailem neysede işyerinde duyulursa rezil olurum diye...
Ben : ( elini tuttum) inan hiç bilmiyordum... Ama sana söz... Eğer gelirsen... Sana asla dokunamaz... Karar senin...
Esra : eğer birşey yapacak olursa onu mahvederim... İlk fırsatta boşanma davası açıcaz...
Aylin : yaa siz varya... Hep mi böylesiniz...
Esra : bize dokunan olursa evet... Sende bizim bir parçamız olmalısın...
Aylin Suziye baktı... Suzi göz kıpınca...
Aylin : tamam O halde bende varım...
Ben : işte bu be...
Aylin : yanlız gelmem üç ayı bulur...
Ben : sıkıntı yok... Ne zaman istersen gel... Kapımız hep açık...
Aylin kalkıp bana sarıldı... Kendimi çok tuhaf hisettim... Parfümü çok güzeldi...
Aylin : her şey için çok teşekkür ederim... Kendimi uzun zamandır... Böyle hissetmedim...
Suzi : sen bi gel ben seni daha çok mutlu ederim...
Aylin : terbiyesiz...
hahaha hahaha😂😂😂
Aylinide yolcu ettik... Şimdi iş bize kalmıştı... İki üç günümüz rutin geçti... Hafta sonu olmuş... Müşteriler gidiyor du...
Ön tarafta bir aile vardı... Ben Esra ile geziniyordum... Eşyalarını araca yüklemeye çalışıyorlardı... İki küçük kız vardı... Biri 12-13... Diğeri 15-16 en fazla... ikiside üzgündü...
Esra bana baktı...
Ben : gel bakalım...
Ben : Merhabalar efendim... Bu güzel kızlarımız neden üzgün acaba...
M : merhaba... Eve döndüğümüz için...
K. kız : hayır baba ondan değil... İlk defa tatile geldik... Ama erken bitti..
Annesi : kızım.. gel buaraya... Lütfen kusura bakmayın... Genç işte...
Ben : hiç önemli değil... İsim neydi acaba...
M : Tayfun... yiğenim.
Ben : Tayfun abi... Tatil nasıl geçti...
T : nasıl olsun işte... Yıllardır bir tatile çıkalım dedik uygun bir yer bulduk.. Ama maalesef otel satılmış... Çıkın dediler...
Esra ve ben biraz şaşırdık... Ben böyle talepte bulunmamıştım....
Ben : ee.. Pardon.. Ücret iadesi verildi mi...
T : Bir kısmını verdiler.. Kalanı tatile saydılar...
Ben : başka yere baksanız..
T : nereye bakalım... Her yer ateş pahası olmuş... Tatil bizim neyimize...
Ben : kim size çıkın dedi... Parayı neden tam vermedi...
T : Cem mi cin mi... işte öyle biri... Hem neden soruyorsun... Sen kimsin...
Ben : özür dilerim... Ben bu oteli alan kişiyim... Ama inanın bu durumdan haberim yok...
T : ( biraz sitemli) olsa ne olacak ki...
Ben : herkesin parasını tam iade edin demiştim... Başkası ile konuştunuzmu...
T : konuştuk.. Bir kaç kişi ile onlarda aynı... Neyse bize müsade...
Ben : bi dakika... Yanlış anlamassanız... Yaşınız epey var... Kızlar...
T : şu mesele... Benim öz kızım ikiside.. Eskiden çocuğum olmuyordu... Bende elde avuçta ne varsa verdim.. Aslında durumum iyiydi benim... Sonradan böyle olduk...
Esra : neden peki... Özel değilse.
T : ne özeli hanım kızım... Kalp krizi geçirince beni işten çıkardılar.. Yaşta geçti tabi yeniden iş bulmak zor...
Ben : ne ile geçiniyor sunuz...
T : az bir emekli maaşım var... Günlük işlerde çalışıyorum... Tabi bulursam... Geçen yaz iyi çalıştım.. Biraz para biriktirdim... Tatil için ama olmadı işte...
Ben : meslek nedir amcacım...
T : Bahçıvanım ben... Büyük bir sitenin yıllarca kapıcılığı ve bahçıvanlığını yaptım... Ama gel gelelim.. Hastalanınca çıkardılar... Neymiş iş kazası olurmuş...
Ben : bahçeden anlarsınız yani...
T : anlamam mı... Toprağı elime almam yeter...
Karısı : Beyimin elinden her iş gelir...
Esraya baktım.. Gözüyle onay verdi...
Ben : peki amca... Burada işe başlarmısın...
Dördü birden şaşkına döndü...
T : şey ama... Olmaz...
Ben : neden amca...
T : kimsenin bana acımasını istemem... Hadi hanım...
Karısı ve kızları bir şey demem için bekledi sanki...
Ben : yaa... bir dur amca be... Ne acıması iş teklifi bu... İşini yaparsın hakkını alırsın... Ama işini doğru yapmassan gözünün yaşına bakmam...
T : haa.. Öyle diyorsun yani...
Ben : aynen... Ee..
T : anlaştık O zaman... Ne zaman başlarım...
Ben : amca siz şimdi gidin... Esra amcanın numarsını al canım... En kısa sürede arayacağım... Gelin bakalım kızlar... Önümüzdeki sene buraya yeniden gelmek istermisiniz...
B. kız : evet hemde çok...
Ben : anlaştık O zaman... Ailcek size 10 gün tatil veriyorum...
B. kız : söz mü...
Esra : ( araya girdi) kız sözü... Ayy çok tatlısınız ikinizde... Ne okuyorsunuz...
K. kız : ben altıncı sınıfa geçtim...
B. kız : bende lisedeyim...
Esra : ne olmak hayalin...
B.kız : avukat...
Biz Esra ile bakıştık...
B. kız : senin mesleğin ne...
Esra : ben bu otelin avukatıyım...
B. kız : çok güzel... Umarım bende olurum...
Esra : eğer gayret edersen neden olmasın...
Ben : Tayfun amca ben paranızın tam iadesini sağlayacağım... Siz hiç merak etmeyin...
T : olmaz oğlum... Kimseye haksızlık olmasın...
Ben : sen merak etme... Ben herkes için dedim... Hadi uğurlar olsun...
Onlar mutlu bir şekilde ayrıldı... Esraya dönünce bana sarıldı... Arkadan...
Suzi : gel buraya... ( beni sıkı sıkı sardı) sen ne biçim adamsın be... Herkes mutlu olsun diye uğraşmak ne bileyim... İnanılmaz...
Otelin bahçesinde dudağıma yumuldu... Ağzında çikolata tadı vardı... Ellerim direkt kalçalarına gitti...
Ayrıldığımız da.... Esra eli ağzında bize bakıyordu... Onun yanında Suzi ile hiç yakınlık olmamıştı...
Suzi durumu anlayıp.... Esranın elini ağzından çekti... Ona iyice yaklaşıp... Dudağından küçük bir öpücük aldı...
Suzi : Esracım... Bilmiyor muydun...
Esra : ( başını iki sallayıp) I...I...
Suzi : şiii... sakin ol O zaman canım... Elimi tutarmısın...
Esra gözümün içine bakınca.... Bende başımla onay verdim... Elleri bir birlerini sıkıca tuttu...
Anneme bakıcı 47
Ensest
yeniden Merhaba arkadaşlar
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen
Ablam ile güzel bir sabah sexi çok iyi gelmişti... Serpil kızların elinden tutup... Giyinmeye başladılar... Üçüde muhteşem olmuştu...
Ablam biraz utangaç takılıyordu... Meleğim daha önceden alışık olduğu için rahattı...
Melek : Abla... Rahat ol... Kocamız burada.. Kim ne diyebilir...
Ablam : öyle mi diyorsun... Ne bileyim... Sanki tanıdık biri çıkıp... Laf edecek gibi geliyor...
Serpil : rahat ol... Oğuzum ne diyorsa öyle yap... Bırak O düşünsün... Biz keyfimize bakalım...
Üçüde kısa şort üstüne askılı tişört giymişti... Meleğim işi bir tık ileri taşıdı...
Melek : aşkım...
Ben : söyle bebeğim...
Melek : hava çok sıcak...
Ben : maalesef... Aşkım.
Melek : şey diyorum.. Sütyen olmasa...
Ben : hımm...
Ablam : kız delirdin mi... O da ne demek öyle...
Serpil : Meleğim... Bence şimdilik böyle olsun... Şu işler hallolsun... Sonra nasıl istersen öyle gez aşkım...
Melek : Ben şansımı denedim...
hahaha hahaha😂😂😂
Hep birlikte otelin yemekhane bölümüne geçip kahvaltıya oturduk... Tüm çalışanların gözü üstümüzdeydi...
Otelin satış işi çabuk yayılmıştı... Personel saygıda kusur etmemek için elinden geleni yapmaya çalışıyordu...
Ben : ( Esra yı aradım) aloo aşkım... Neredesin...
Esra : Oğuz bey ( müsait değil anlaşılan) şu anda.. Kayıt listesi yapıyoruz...
Ben : ne zaman biter... Sevgili avukatımı yanımda istiyorum... Kahvaltı zamanı...
Esra : ben sizin gibi tembel değilim... Hallettim o işi... İşim bir saate biter...
Ben : kim var yanında..
Esra : Faik abi... Otelin avukatı ve Cem bey var...
Ben : O herife dikkat et... Kıl kuyruk...
Esra : sen benimi merak ettin...
Ben : evet... Bana ait olanı korurum...
Esra : gel... O zaman...
Ben : tamam neredesin şu an...
Esra : yaa.. aşkım... Tamam tamam sakin ol... Ben hallederim... Birazdan orada olurum...
Ben : tamam canım... Sıkıntı olursa ara beni... Hadi kolay gelsin...
Esra : tamam Oğuz bey sizede afiyet olsun...
Biz güzel bir kahvaltıdan sonra... Oteli gezmeye başaldık...
Melek : ayy.. Çok şirin ya.. Çok sevdim...
Ablam : valla... Güzelmiş... Akşam pek farketmedim ama çok... Tatlı..
Serpil : Umarım istediğimiz gibi olur...
Ben : biz mücadelemizi verelim... Gerisi kolay... Burada işimiz bitince daha güzel olucak...
Bir saate yakın etrafı gezdik... Otel arazisi oldukça büyük ama... Maalesef Otel olarak çok geri kalmış... Gittiğimiz her yerde personel bizi saygı ile karşıladı...
Saat 2 gibi... tel çaldı...
Ben : aloo...
Esra : aşkım neredesin...
Ben : etrafı geziyoruz... Sen naptın...
Esra : bitti işimiz ama bende bittim... Çok sıcak... Odamdayım.. Duş almam lazım...
Hemen teli kapattım...
Ben : kızlar siz gezin biraz daha... Ben hemen geliyorum...
Hemen Esranın odasına koştum.. Lobiye gelip...
Ben : merhaba... Kolay gelsin...
Lobideki şeker kız baka kaldı...
Ben : pardon... Aslı... ( yakasında yazıyor)
Aslı : şey pardon... Çok özür dilerim... Oğuz bey... Nasıl yardımcı olabilirim...
Ben : önce sakin ol... 42 numarnın anahtarını alabilir miyim... Lütfen.
Aslı : Şey tabi... Buyrun lütfen... Ama oda dolu... Şuan.
Ben : biliyorum... Merak etme... Hadi kolay gelsin.
Aslı : saolun efendim...
Koşar ayak Esranın odasına geldim... Etrafa baktım kimse yoktu... Anahtarla içeri girdim... Su sesi geliyordu.. Hemen soyundum..
Banyonun kapısını açtığımda... Oohh bee.. Esra arkası dönük... Vücudunu duruluyor du... Sessizce duşun kapısını açıp girdim.. Arkadan sarılınca....
Esra : ayyhhh... İmdaat...
Ben : ( elimle ağzını kapattım ) aşkım benim... korkma...
Esra : yaa aşkım... Ödüm koptu... Ses versene...
Ben : şaka olsun istedim... Özür dilerim...
Esra : valla... Öldürecen beni.. Elim ayağım boşaldı... Şu halime bak...
Esra hakikaten tirtir titriyordu... İkimizde çıplaktık.. Ilık su tepemizden akıyordu... Onu hemen kendime çekip... Dudağına yapıştım...
Doğru kucağıma zıpladı... Bacakları belime dolandı.. Çok ateşli ve şehvetli bir öpüşme oldu... Aşağı kayıp O dolgun memeleri ağzıma aldım... Yere diz çöküp amına yumuldum...
Ben : oohh.. Miss gibi... ıımmhh.. tadın harika..
Esra : em aşkım... ıımmhh.. senin olmak istiyorum.. Al beni nolur.. Karın yap... Melek gibi sik benide...
Ben : karım olucaksın... Az kaldı... sabırlı ol.. Amın çok güzel... oohhh aşkımm...
Esra : iç suyumu canım... em orasını... Aahhh aşkım... ıımmhhh geliyorum hayatım... Oohh bebeğim.. dilin çok güzel hissettiriyor...
Esra ayakta ben yerde ve ağzıma boşalmaya başladı... Tüm suyunu içtim... Ayağa kalkıp onu duvara çevirdim... Arkadan sikimi bacak arası yaptım... Tıpkı onu siker gibi git gel yaparak bacak arasına boşaldım...
Ben : ohh aşkım... Çok iyi geldi...
Esra : ( utanmıştı ) Oğuz... beni seviyor musun...
Ben : bunu sorman bile hata aşkım...
Esra : peki bizimde... Çoçuğumuz olucak mı...
Ben : istiyor musun...
Esra : evet... Hemde çok..
Ben : o zaman kesin olucak... Ama Meleğimden izin alman lazım...
Esra : O iş bende o zaman... hadi çıkalım daha çok iş var..
Duş alıp çıktık... Beraber kızaların yanına geçtik... Onlarda Suzi ve Aylin ile koyu sohbet içindeydi... Hep beraber toplaştık...
Ben : Ee... Esracım... Ne yaptınız... Anlat bakalım...
Ablam : siz birlikte.....
Melek : ( araya girdi) Oğuz.... Annem gili aramaya gitmişti...
Ablam : ha öylemi ( dilini ısırdı) ...
Esra : ben odamdaydım canım... Gelirken karşılaştık... Oğuz işimiz bitti... Faik abi ile konuşsan daha iyi olur...
Ben : tamam nerede O...
Esra : dur arayım ben...
Ablam : arama canım... geliyor...
Ben : abi buyur gel... Bende seni arıyordum.... Ee naptın abi...
Faik : her şey tamam... Sıkıntı yok.. Şimdi size bir şirket kurmak kaldı... Sonrası çok kolay...
Melek : vay be... şirketimiz mi olucak...
Ben : neden abi...
Faik : aslında burasıda şirket... Ama çok sıkıntılı... Bir sürü alacaklı vs. Uğraşmaya değmez... Sana temiz bir sayfa lazım...
Ben : tamam abi uzman sensin... Ne kadar sürer ve maliyet...
Faik : maliyet çok düşük... iki gün en fazla... Burada tanıdıklarım olsaydı... Ticaret odasında bir gün...
Ben : Aylincim.. Bize yardım eder misin...
Aylin : Tamamdır Hallederim...
Ben : Faik abi Aylin hanım büyük bir otelin genel müdürü... Bu bölgede tanıdığı çok...
Faik : O zaman işimiz kolay... Sabah erkenden imza için notere geçelim... Vekalet için... Eee kimler ortak...
Ben : ortak mı... Ne ortağı...
Faik : anonim şirket olucak... 5 ortak lazım...
Ben : hadi ya... Hiç düşünmemiştik... Ben, Meleğim, Esra, Serpil ve Suzi...
Suzi : ben mi...
Ben : evet...
Suzi : ama bu sizin hayaliniz... Size bunu yapamam...
Ben : bana yaparsın... Ne yaparsan...
Suzi anında mayıştı..
Melek : bende mi aşkım...
Ben : seni beni mi var...
Esra ve Serpil ilede konuştum... Herkes okeydi...
Ben : O zaman sabah ilk iş Notere... Evet sevgili ortaklar... Şimdi Fuat beyle şu çalışanlar hakkında konuşalım...
Aylin : Aynen bu konu önemli... Çalışanlar kimdir necidir araştırma yapmak lazım...
Ben : Esra bununla ilgili ne yapabiliriz...
Esra : hepsinden ilk olarak adli sicil kaydı isteyelim... Bir sorun sıkıntı varmı bakalım...
Ablam : Oğuz...
Ben : efendim ablacım...
Ablam : kimseyi işten çıkarmayacaksın değil mi... Kimsenin işiyle oynama... İnsanlar zaten zor şartlarda çalışıyor...
Ben : ablam... Emin ol bana kalsa hiç sıkıntı yok... Ama bak burada beş ortağız...
Melek : aşkım... O ne biçim söz... Tabiki sana kaldı... Ben sen ne dersen aynen uyarım...
Serpil : valla ben Meleğime katılıyorum... Sana uyarım...
Esra ve Suzi de aynı şeyleri konuştu...
Suzi : şimdi herkes bana baksın.... İçinizde yaş olarak en büyük benim... Oğuzla tanışalı öyle çok fazla zaman olmadı... Ama şu varki beni kendine hayran bıraktı... Çok zeki ve bir okadarda merhametli... Ben buraya gelirken aklımda kesinlikle böyle bir şey yoktu... Halada şaşkınım... Evet yaşı çok genç ve bu işlerde tecrübesi yok... Ama biz birlikte ona destek olursak... İşte herşey değişir...
Serpil : ben elimden geleni fazlasıyla yapmaya hazırım...
Esra : bende öyle....
Melek ve Ablam : biz zaten O ne derse sorgusuz yaparız...
Ben : O zaman bana müsade.... Faik abi biz şu Fuatı bulalım... Kızlar siz takılın... Kız muhabbeti yapın hadi bakalım...
Suzi : şimdi terlik geliyor bak...
Ayrılmadan Suzinin anlından öptüm... Herkes ona bakıp kıkırdadı... Tabi kendiside... Fuatı kendi ofisinde yakaladık...
Ben : Fuat abi... Müsaitsen biraz konuşalım...
Fuat : tabi... Oğuz gel...
Ben : abi... Avukatlar gereken incelemeyi ve dosyayı bitirmiş...
Fuat : evet... bizim avukatta söyledi... Herşey tamam her halde...
Faik : tamam Fuat bey... Geriye imzalar kaldı... Yarın ilk iş Oğuz için şirket açılışı yapılacak... en fazla bir gün sürer... Ertesi gün devir için imzalar atılabilir...
Ben : Fuat abi ne zaman devir işleri biter...
Fuat : Vay be!!! Çok hızlı oldu... Şey... ıh ııhh... Ben şu Cem'i çağırayım... Aloo... Cem yanıma gel acil...
Cem ve Taner birlikte geldi... .
Cem : Buyrun Fuat bey...
Fuat : Cem... Avukatlar işi bitirmiş... Ne zaman imzalar atılır diye soruyor... Oğuz bey...
Cem : Bu kadar hızlı mı ya...
Ben : anlamadım...
Cem : pardon Oğuz bey çok hızlı olduda...
Taner : şuanda otelimizde konaklayan... Müşteriler var...
Ben : kaç kişi.. Kaç oda dolu... En son kayıt hangi tarih...
Taner : Oğuz bey... Buna bakmam lazım...
Ben : O zaman en acil bu işlere bakalım... Bu gece buradayız anlaşılan... Fuat abi...
Fuat : benim için sıkıntı yok... Sen nasıl istersen...
Ben : abi... Öncelikle ben diyorum ki... Yeni müşteri almayın... Mevcutdaki müşteriler için ek süre vermeyin...
Cem : iyi fikir Oğuz bey... Taner bey ilk iş anons geçelim...
Taner : tamamdır... Müşteriler ile bire bir diyalog kuralım... Otelin devredileceğini bilsinler...
Ben : aynen... Eğer kendisi ayrılmak isteyen olursa... Para iadesi yapılabilir... Ama kimseyi kesinlikle rahatsız etmek yok...
Cem : bu çok iyi olur... Oğuz bey... Taner bey kaç odamız dolu...
Taner : şuanda 28 efendim...
Ben : toplam kaç oda var...
Taner : 60 efendim... Ve 12 adet villa var... ama misafir yok...
Ben : son müşteri ne zaman ayrılıyor... Kayıtlara göre.
Cem : hemen bakıyorum.... IIII... Son kayıt... 30 eylül efendim...
Ben : güzel O halde... Şimdilik bu kadar... Herkese iyi geceler...
Cem : Pardon... Oğuz bey... Personel ile ilgili hiç konuşmadık...
Bende diyorum bu ikisi neden bana yağ çekiyor... Tabi işsiz kalma korkusu...
Ben : O konuya daha sonra ayrıntılı olarak bakıcaz... Siz hiç merak etmeyin...
Cem : siz nasıl isterseniz... İyi geceler Oğuz bey...
Saat gece 2 ye gelmişti... Baya uykum vardı... Odamıza girip kendimi Meleğimin kollarına bıraktım...
Sabah ma aile notere geçtik... Faik abiye vekalet verdik... Akşam üzerine doğru Faik abi otele dönmüştü...
Faik : Merhaba Oğuz..
Ben : gel abi... Naptın...
Faik : herşey olması gerektiği gibi... Sizlere sormadım ama...
Ben : ne oldu abi...
Faik : dünki tavrınıza bakarak... İmza yetkisini Oğuza verdim... Ama eğer isterseniz aranızda oylama yapabilir siniz...
Ben : kızlara baktım...
Ben : evet sevgili hanımlar... Top sizde... Eğer bu göreve talip olan varsa... Ben seve seve ona devrederim...
Melek : bana bakma ben hiç... Anlamam O işlerden...
Serpil : benim hastalarım olur... İlgilenemem...
Esra : Benimde davalarım var...
Suzi : Ya.. Oğlum ne soruyon... Herkes okey işte...
Ben : peki madem... Evet başka...
Faik : herşey tamam... gerisi Fuat beye kaldı...
Ben : bugün tekrar konuşuruz onunla...
Serpil : Oğuz... benimle gelsene biraz...
Kalkıp bahçeye doğru çıktık...
Ben : ne oldu aşkım... Sıkıntı nedir..
Serpil : sıkıntı yok canım... Yarın erkenden gitmem lazım... Bakanlıktan teftiş için geleceklermiş...
Ben : hadi ya... Olmadı şimdi... Bi kaç gün tatil yapardık...
Serpil : çoğu gitti azı kaldı aşkım... Az daha sabır...
Ben : tamam canım... Yapacak bir şey yok...
İçeri girip bizimkilere durumu açıkladım...
Ben : Ablam... Meleğim... Sizde Serpil ile gidin...
Melek : ama aşkım...
Ablam : niye ya..
Ben : ee... Kaç gündür annemgilde yanlız... Zaten şu işler bitisin bende gelicem haftaya..
Ablam ve Melek biraz surat yapmıştı... İkisinide elinden tutup bahçeye çıkardım...
Ben : ne yani... Kocanıza surat mı asıcaksınız...
Melek : aşkım... ondan değil... ne bileyim seni yanlız bırakıp gitmek...
Ablam : evet... Hem bir işe yararız belkide...
Ben : siz benim kıymetlimsiniz... Zaten bir sürü şey yaptınız benim için bizim için...
Ablam : yalancı... Herşeyi sen yapıyorsun bizim için...
Ben : ha şöyle gülün bakalım... Akşama konuşuruz...
Tekrar içeri döndük... Akşam üzeri Fuatla bir araya geldik...
Cem : Oğuz bey... Herşey istediğiniz gibi...
Taner : evet kesinlikle... Tüm müşteriler ile görüştüm... Çoğunlu bu hafta içerisinde gidicek... Malum okullar açıldı... Çocuklu aileler için tatil sezonu bitti...
Ben : kalanlar...
Cem : ayrılmak isteyen olursa para iadesi yapılacağını bildirdik... Ve neredeyse tamamı kabul etti... En geç cumaya kadar otel boşalmış olur...
Fuat : Oğuz... O zaman hayırlı olsun...
Fuatla tekrar el sıkıştık... Kendi masasından Özel bir viski çıkardı... Nereden baksanız 40-50 yıllık... Hepimize birer kadeh doldurdu...
Ben : abi sabah ilk iş tapuya o halde...
Fuat : Oğuz...
Ben : efendim abi...
Fuat : ödemeyi nasıl yaparız...
Durumun acil olduğu belliydi... Zavallı adam kıvranıp duruyordu...
Ben : sen merak etme abi... Yarın çözeriz... Ben şimdi ekiple bir araya gelicem... Sabah görüşmek üzere...
Anneme bakıcı 46
Ensest
Yeniden merhaba arkadaşlar
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen
O gün akşam otelde konaklamış.... Ertesi gün kalan detayları konuşmuştuk... Otel içerisinde ne var ne yok... Taşınmazlar vs. vs.
Ben hemen Esrayı aradım...
Ben : aloo... Güzelim...
Esra : efendim... canım.
Ben : naptınız canım.... Nasıl geçti toplantın...
Esra : çok iyi geçti... Herşey yolunda aşkım...
Ben : var mı... Bir sıkıntı...
Esra : merak etme hayatım... Faik abi saolsun her şey olması gerektiği gibi...
Ben : buna çok sevindim canım... Bitti mi orada işiniz... Ekibine bilgi verdin mi... Benimle çalışacağını...
Esra : evet canım... Artık daha rahatım... Ohh be... Hepsi senin sayende... Oğuz.
Ben : söyle güzelim...
Esra : dile benden ne dilersen...
Ben : emin misin..
Esra : hı hı...
Ben : Tamam O zaman... Bugün doğru buraya gelin... O bal dudaklaranı çok özledim...
Esra : tamam canım...
Ben : gelebilir misin... Tek başına araç kullananilir misin... Geleyim mi yoksa.
Esra : Gelirim hayatım... Yavaş yavaş...
Ben : tamam sakın acele etme... Ha bu arada... Satış sözleşmesi lazım...
Esra : tamam... Ama ben pek anlamam... O işlere... Faik abi bakardı...
Ben : O zaman... O da sizinle geliyor...
Esra : Öylesi daha iyi olur... Biz 1-2 saate çıkarız... 6-7 gibi orada oluruz...
Ben : tamam öpüyorum hepizini...
Esra : bizde seni çok seviyoruz... Aşkım.
Ogün içerisinde yine Fuatla bol bol sohbet ettik....
F : Oğuz bey... Maaşallah. Bu işlere girmek için çok gençsin....
Ben : saolun Fuat bey... Hepsi ailemin desteği ile...
F : aile çok önemli... Ne olursa olsun aileni asla geride bırakma...
Ben : Fuat bey... Mahsuru yoksa... Siz yıllardır bu tesisi işletiyorsunuz... Neden bu hale geldi...
F : ( elinde ki çaydan yudum aldı) inanın bu soruyu iki yıldır bende kendime soruyorum...
Aylin : aslında cevap belli... Çevrenizdeki insanlar...
F : vallahi ne deseniz haklısınız...
Kimden bahsettiğimiz belliydi... Cem ve Timur...
Aylin : ne zamandan beri yanınızda bu ikisi...
F : 7 sene oldu sanırım... Hanımın yiğenleri... Başıma bela etti....
Ben : Fuat... abi... Mahsuru var mı....
F : estağfurullah... Memnun olurum...
Ben : sizin çocuklarınız yok mu...
F : var tabi... Olmaz olur mu...
Ben : neredeler... Neden sizi yanlız bıraktılar...
F : nerede olacaklar... Hepsi yurt dışında... 3 kız.. iki oğlan..
Suzi : neden peki... Bu işi aile işi olarak yapıyorum dediniz...
F : evet öyleydi... Ama maalesef şartlar el vermedi... Ve işte şimdi hepimiz buradayız... Peki siz burada ne yapmak istiyorsunuz... Durum ortada...
Ben : Fuat abi normalde gizli kalmasını istiyordum... Ama sizin samimiyetinize güveniyorum... Benim asıl amacım burayı hastane yapmak...
F : ama nasıl olur... Burası bir tatil merkezi...
Ben : pekala olabilir... Tabiki bunun için büyük bir yatırım gerekli...
F : vallahi sendeki şu cesarete hayran kaldım... Şimdiden başarılar dilerim....
Ben : çok teşekkür ederim... Bu konuştuklarımız aramızda kalırsa sevinirim...
F : sen hiç merak etme... Peki buradaki çalışan personel onlar ne olacak... Hepsi ailem gibi...
Ben : onlar ile ayrıeten konuşacağım... Ben kimsenin işiyle ve ekmeğiliyle oynamam...
F : bravo delikanlı olması gerekende bu... İşine karışmak gibi olmasın ama... Bu Cem ve Taner ne olacak...
Ben : bilmem henüz karar vermedim...
F : bana soracak olursan... Beş dakika bile düşünme... Koy kapıya... Bunlardan adam olmaz... Ben karımın akrabası diye yıllardır ses etmedim... Şimdi anlasınlar kıymetimi...
Ben : eğer siz öyle diyorsanız... Sıkıntı yok...
Akşam üstü bizimkiler gelmişti... Onları kapıda karşıladım... Meleğim... aahh nede güzelmiş... Ayrı kalınca daha çok anladım...
Melek hemen koşup sarıldı... Özlediği belliydi tıpkı benim gibi... İkimizde sıkı sıkı sarıldık... Tüm kokusunu içime çektim...
Ben : Meleğim... Hoşgeldin aşkım... Ohhh çok özlemişim...
Melek : bende aşkım... Her gün seni düşündüm...
Ablam : tamam tamam.... Anladık yeter bu kadar hadi... Al şu karını üç gündür başımızın etini yedi... Kocam diye diye...
Melek : ama... Abla yaa...
Ablam : kız tamam birşey demedim... Hemen dudağını büzme...
Esra : şaka yapıyor tatlım... Seni çok özledik hepimiz...
Ablam : aynen aşkım... Kaç gün oldu...
Ben : ( üçünü yanıma alıp) herkes bi kaç gün uslu dursun... Şu işlerimizi çözelim... Ondan sonra kampa gireriz...
Hep birlikte gülüştük... Ablam ve Esra baya yakın gelmişti... Akşam anlarız diye sormadım...
Esra : ha bu arada çok pardon... Bu Faik abi... Faik abi buda Oğuz... Sana bahsetmiştim...
Ben : tanıştığımıza memnun oldum... Hoşgeldiniz Faik bey...
Faik : abi de lütfen... Esra kızım senden çok bahsetti... Onu böyle mutlu görmek beni... Çok sevindirdi..
Faik 55 li yaşlarda... Son derece beyefendi biriydi... Tabi görmüş geçirmiş... Çok kibar ve uslubu çok iyiydi...
Ben : ee... Hadi bakalım.. Gelin içeri...
İçeri girip bahçeye geçtik... Serpil ve diğerleri bizi bekliyordu... Bizimkiler önce Serpil ile sarıldı...
Suzi : Melekcim... Hoşgeldin canım...
Melek : hoşbuldum ablacım... Tanıştırayım... Bu Ablam ve Oğuzun öz Ablası Fatma...
Suzi : çok memnun oldum... Maaşallah... Senin gibi pek güzelmiş...
Ablam : çok teşekkür ederim... Sizin kadar olmasamda...
Suzi : ayy.. Çok şekersin...
Ben : Buda... Hem arkadaşım hem avukatımız... Esra...
Suzi : Oğuz... Sen bunları nereden buluyorsun... Şu güzelliklere bak...
Esra : sizde çok zarif siniz... Çok teşekkür ederim.
Suzi : Melekcim sen tanıyorsun... Bu arkadaşım Aylin... Buda kızım gibi... Nadya...
Herkes tanışmış oldu... Güzel bir akşam yemeği yedik...
Ben Meleğimle kendi odama geçtim... Fuat abiden Ablam , Esra ve Serpil için büyük bir oda ayarlamasını istedim... Saolsun hemen halleti...
Suzi gözümün içine bakıyordu... Davet etmem için...
Ben : Suzicim... Bugün kusuruma bakma Meleğim... Beni çok özlemiş...
Suzi : eminim herkes özlemiştir... Keyfine bak...
Biz hemen odamıza geçtik... İkimizde azmış bir durumdaydık... Kapı kapandığı anda Meleğim kucağıma zıpladı...
Ben : bu ne kız... Çokmu özledin...
Melek : özlemek lafmı aşkım... Yanıyorum... ıımmhh... hadi bebeğim... Soy beni nolur... ohh aşkımmm...
Hızlı bir biçimde üstünü çıkardım... Altında şeffaf bir sütyen ve yine önü şeffaf tanga vardı...
Ben : ohh hayatım... Bitiyorum sana..
Beni yatağa oturtup kucağıma çıktı... Sikim alttan amına baskı yapıyordu... Melek göğüslerini ağzıma tıktı... Amınıda sikime sürtüyor du...
Melek : ohh bebeğim... Hadi em anneni... Annen benim bu gece... Iımmhh aşkım... Sikin çok kalın bu akşam... Amımı yırtacak...
Sırayla memelerini ağzıma alıp emmeye ve uçlarını ısırmaya başladım... Biraz biraz Meleğin canını yakıyordum...
Melek acı duydukça daha bir istekli oluyordu... Onu yatağa yüz üstü yatırıp... Ayaklardan başlayıp kalçalarına kadar yaladım...
Melek götünü havaya kaldırıp... Ağzıma bastırıyordu...
Melek : aşkım...
Ben : emret bitanem...
Melek : götümden sik aşkım...
Ben : aşkım....
Melek : evet canım... Götümden sik... Mademki bu ailenin kraliçesi benim... Kraliçeni mutlu etmek istemezmisin....
Ben : ohhh bitanem... İstemezmiyim... Hayatım... ıımmhh...
Melek : aşkım... tüm bedenimle ruhumla sana ait olmak istiyorum... O koca sikini götümde istiyorum...
Meleği hemen kucağıma alıp banyoya girdim... Sıcak suyu açıp altına geçtik... Bir süre kucağımda öpüştük.... Onu yere bırakıp duvara çevirdim...
Ben : aşkım... belini kır biraz canım.. Poponu bana çıkar..
Melek dediğimi yaptı...
Melek : böyle iyi mi canım...
Ben : tamam aşkım...
Hemen yere diz çöküp arkasında yerimi aldım... Götünü ayırıp ağzımı araya soktum...
Ben : ohh aşkım... Mis gibi bitanem... Çok tatlı... ıımmhh...
Melek : dilin çok güzel aşkım... İçim gıdıklanıyor...
Bir yandan göt deliğini yalarken... Bir yandan da amını yalıyor ve parmaklıyordum... Bir parmağımı Meleğinin götüne bastırdım... Ancak ucu içine girmişti...
Çok sıkıydı... Parmağımı bile kastırıyordu... Amını yaladıkça Melek gevşemeye başladı...
Ben : aşkım... ilk olarak biraz canın yanabilir... Ama sakın kendini sıkma...
Melek : tamam aşkım... Zaten sen bana kıyamassın...
Ben : ohh bebeğim... Şimdi yere domal öyle daha kolay olur...
Yere hemen iki büyük havlu attım... Melek dört ayak olunca dizleri acımsın diye...
Melek : aşkım... Sen daha burada kıyamıyorsun götümü nasıl sikeceksin...
Ben : bebeğim... Sana asla zarar gelsin istemem... Şimdi domal... Başını yere koy... İki elinle kalçanı ayır aşkım...
Melek başını havluya koydu... Dediğim gibi iki eliyle kalçalarını ayırıp... Belini iyice kırdı... Amı ve götü muhteşemdi... Bende diz çöküp tekrar yumuldum...
Melek : aahh.. aşkım... İçim bir tuhaf oldu... Amımdan sular akıyor... İç onları aşkım... Boşa gitmesin... Geliyorum bebeğim... ooff...
Ben : gel aşkım... ıımm... oohhh bebeğim... Boşal kocanın ağzına.. ıımmhh..
Melek inlemeler arsında boşalmaya başladı... Amından akan suları göt deliğine yerdirdim... Önce bir sonra ikinci parmağımı soktum....
Ben : çok dar bitanem...
Melek : aşkım... canımı yakma...
Sikimi dibinden tutup... Amına fırça çektim... Başını amının dudakları arasına sokup...
Ben : aşkım... Artık tamamen bana aitsin..
Sikimi sonuna kadar amına soktum... Kasıklarım kalçalarına dayandı...
Melek : ohh aşkım... ıımmhh inanılmaz... Çok sert bebeğim... Sik canım kocam... Ben seninim... Kimse ayıramaz...
Ben : hiç kimse ayıramaz aşkım... şap şap şap şap
Melek : vur bitanem... Vur aşkım... Acıma bana... Oohh aşkım... Amımı yırt bitanem...
Meleği acımasızca sikmeye başladım... Amına girdikçe Melek inliyor... Ben böğürüyordum...
Melek : ohhh geliyorum... oofff ııımmhhh evet evet evetttt... Sikimi içinde sıkıp... Kasılmaya başladı...
Ben hala içinde girip çıkmaya ve onu daha fazla bağırtmaya çalışıyordum...
Melek : off... Aşkımmm... oohh bitanem... Çok iyisin aşkım...
Melek ikinciye boşalıp daha rahat olmuştu... Amınadan çıkıp sikimi götüne dayadım...
Ben : aşkım sakın kasma... Rahat ol canım... Kocan şimdi götünü sikecek... Ohh bebeğim... Iımmhhh...
Melek : gir bitanem... Sik kocacım... Aşkım... herşeyim sana feda olsun...
Biraz zorlanmıştım... Hiç acele etmeden içine girmeye çalışıyordum... Ve en sonunda başı girmişti...
Melek : aahhyy... Hayatım... uuff... aşkım...
Ben : tamam bitanem... tamam canım.. geçti aşkım... çok az kaldı...
Melek : aahh.. aşkım çok büyük... çok acıdı..
Ben : Meleğim... aşkım... Geçti güzelim... Geçti aşkım...
Melek : çok acıyor aşkım...
Bana baktı gözünden yaşlar gelmişti... Sikim çok kalın Meleğim ise çok dardı... Belki başkası olsa bu kadar düşünmezdim... Hemen çıkardım...
Yere otutup kucağıma aldım onu... Götü çok acımış olmalıki... Melek başını boynuma koyup ağladı...
Ben : aşkım... Çok özür dilerim... Geçti canım... Bitti... Hayatım...
Melek : aşkım... çok canım yandı... Sikin çok kalın...
Ben : tamam hayatım... Tamam aşkım... Söz bir daha olmaz...
Melek : asıl ben özür dilerim... İki dakika dayanamadım... Aşkım...
Ben : aşkım... ( onu bağrıma bastım)...
Melek : tüm benliğimle senin olmak istedim... Ama canım yandığı için kaçtım hemen... Benim suçum...
Ben : şiii sakın haa... Senin hiç bir suçun yok... Sen zaten bana aitsin... İnan sana olan aşkım sonsuz... Ben seni böyle masum ve temiz sevdim...
Melek : ama hevesin kursağında kaldı...
Ben : önemli değil aşkım... Sen iyi ol bana yeter...
Melek : Yarın kimi istersen onu sana sunucam... Küsme bana söz mü....
Ben : sana hiç kıyabilir miyim.. Ben.
Melek kucağıma iyice yerleşip biraz yükseldi... Eliyle sikimi tutup amına hizaladı... Dudağıma yapışıp... Sikimin tamamını amına aldı...
Ben : bitanem... çok lezzetlisin...
Melek : ohh aşkım... çok büyük.. çok sert... Sik bebeğim... Sik aşkım... İçimi dolduruyor... Her yerimde seni hissediyorum...
Ben : bende aşkım...
Melek kucağımda at sürer gibi zıplıyor... Kendini bana affettiriyordu... Ona hiç kızmamıştım ki zaten... Bir taneydi...
Melek : oofff. ıımmhh aşkım...
Ben : geliyorum aşkım... Oohh bebeğim...
Melek : boşal aşkım... doldur içimi... akıt amıma... Oohh aşkımm... Ama sana götümü vericem aşkım...
Ben ve Melek inleyerek boşaldık... Melek kucağıma yıkıldı... Sıcak su üstümüze akıyordu... 15-20 dakika oturduk... Elimi götüne attım...
Ben : acıyor mu canım...
Melek : biraz canım... Neyse ki başı girdi sadece... Tamamı girseydi her halde... şimdi soluğu hastanede alırdık...
Ben : kıyamam sana aşkım... Şey az önce söz verdin....
Melek : aah.. Öyle oldu demi...
Ben : sen sözünü tuttun aşkım... Beni dünyanın en mutlu insanı yaptın...
Melek : hakediyorsun aşkım... Ama yinede yapıcam...
Ben : mecbur değilsin... canım.
Melek : olmaz yapıcam... Ama korkuyorum...
Ben : bi yolu var aslında...
Melek : nedir canım... Hemen söyle.
Ben : Suzi...
Melek : nasıl yani....
Ben : hatırlasana Suzinin oyuncakları vardı...
Melek : evet... Ne olmuş...
Ben : işte... Bizde alıcaz onlardan... Boyutu küçük olanlar vardı... Hem seninde hoşuna gitmişti...
Melek : aa.. Evet çok eğlenceliydi... Hemen alalım... Bundan sonra ikimiz sikeriz kadınları...
Hahaha hahaha gülme krizine girmiştik... Melek hala kucağımda sikim yarı sert amındaydı... Onu misyoner pozisyonunda yere yatırdım...
Bacaklarını belime doladı... Son derece sakin ve romantik bir şekilde onu sikmeye koyuldum... Sikimi başına kadar çekip tekrar köklüyordum...
Melek : aşkım... ıımmhh çok iyisin... Her anın ayrı bir zevk... Sik bitanem... Aahh aşkım... ıımmhh bebeğim...
Melek yeniden kasılmaya ve beni içinde hapsetmeye başladı.... Bacaklarını iyice belime sardı... İnleyerek boşaldı... Bende sona gelmiştim...
Ben : aşkım... Göğüslerine boşalmak istiyorum...
Melek : boşal aşkım...
Hemen üstüne geçtim... Dizlerimi iki yanına atıp...
Ben : memelerini birleştir...
İki eli ile iki memesini sıktı... Zaten arası çok kaygandı... Sikimi araya koyup amını siker gibi git gel yapmaya başladım...
Ben : ağzını aç aşkım...
Bir elimle başını destekleyip sikime yaklaştırdım... İki dakika git gelden sonra ağzına doğru fışkırmaya ve bütün dölümü akıtmaya başladım...
Ağzı yüzü gözü her yeri döl olmuştu.. Melek eliyle toplayıp ağzına götürdü çoğunu...
İkimizde çok fena yorulmuştuk... Güzel bir banyodan sonra yatağımıza geçtik... Melek hemen üstümde yerini aldı...
Melek : aşkım...
Ben : efendim bitanem...
Melek : Ablam ve Serpil abla nasıl dayanıyor buna... Onlar da benim gibi sonuçta...
Ben : daha hiç olmadı ki...
Melek : annem ve senin annen... Onlar la yapıyorsun ama..
Ben : evet canım doğru... Ama annem ve Yengem bedenen ve ruhen... Sana ve diğerlerine göre daha dayanıklı... Hem ben sizi böyle seviyorum...
Melek : ayy.. aşkım ya... Çok tatlısın... Ama şu oyuncak işi yapalım biz onu...
Ben : yapalım aşkım...
Meleğe iyice sarıldım... İkimizde çıplaktık... Tüm sıcaklığı kollarımın arasındaydı...
Sabah ablam geldi odamıza...
Ablam : günaydın çifte kumrular...
Ben : günaydın.. Ablacım...
Melek : gelsene ablacım... Kocamız daha doymamış...
Ablam : ben onu doyururum... Ama şimdi zamanı değil... Hadi kahvaltı zamanı... Daha otelimizi gezicez....
Melek : ayy.. Doğru valla... Sahi bizim oldu mu burası...
Ben : henüz değil... Ama bu gün yarın... İş biter... Abla...
Ablam : efendim canım...
Ben : bizimkiler nerede...
Ablam : Serpil.... Giyiniyordu... Esra ve Faik... Otelin avukatı ile etrafı geziyor...
Ben : Vaybe Esra ya bak sen...
Melek : aşkım... Sen onu iş yerinde görmeliydin... Herkes önünde eğiliyor resmen...
Ablam : aynen öyle canım... Kız işinde çok iyi... Neyse kalkın bakalım...
Ablam üzerine diz boyu ferace gitmişti... Başı kapalıydı... Meleğimde öyle giyinmek için çantayı açtı...
Ben : aşkım... Tatilde ki gibi rahat olsana... Ablam sende.
Melek : emin misin... Bi gören olursa...
Ben : olsun... Ben varım yanınızda... Hem hava çok sıcak... Abla sen de rahat ol lütfen...
Ablam : Oğlum... Ben yapamam öyle... Daha önce hiç başım açık gezmedim...
Ben : aşkım... Kocana karşımı geliyorsun...
Arksıdan sarıldım... Sikimi götüne dayadım... Ellerim göğüslerine gitti... İkisini birden yoğurdum...
Ablam : ıımmhh.. oohh aşkım... Sen iste çıplak gezerim...
Melek ve ben hala çıplaktık... Sikim zıpkın gibi ileriyi gösteriyor du... Ablamı yatağa doğru domalttım...
Ablam : Oğuz...
Ben : Merak etme aşkım... Zamanımız var...
Eteğini beline topalayıp... Kilodu yana çektim... Amı ıslanmıştı bile... Melek yanıma gelip ablamın göt yarığına tükürdü...
Sikimi araya sokup... Sürtmeye başaldım...
Ablam : ohh aşkım... Gir ablana... sik canım... Kocammm.. Nasıl gezmemei istersin... Oohh aslanım.
Ben : Meleğim...
Melek : söyle kocacığım...
Ben : Serpili ara gelsin...
Melek Serpili aradı... Ben ablamın arkasında diz çöküp amını yalamaya başladım... Kapı açılınca...
Serpi : oofff... İşte karşılama diye buna derim... Kocamız iş başında...
Ayağa kalkıp ablama girdim...
Ablam : oohh... ıımmhh... Çok sert çok kalın...
Serpil : öyledir... Üç gündür canımı çıkardı... Sik aşkım sik bu zilliyi...
Şap şap şap şap oohhh ıımmhhh...
Ablamı büyük bir zevkle siktim... İkimiz aynı anda boşaldık... Kenara çekilince Serpil ve Melek ablamın amını yaldı...
Ben : Serpil...
Serpil : efendim aşkım...
Ben : ablamı giydir... Üçünüzde çok sexy olun...
Serpil : ooffff... Aşkım...
Anneme bakıcı 45
Ensest
Yeniden merhaba arkadaşlar
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen
Sabah keyifli bir şekilde uyanmıştım... Bugün yolculuk vardı...
Yengem, Mert'i hızlıca hazırladı... Üçümüz beraber Mert'in okuluna gidip... Mert'i teslim ettik... Sınıfını ve sınıf öğretmenini öğrendik...
Okul giriş ve çıkış saatini... Molaları ders programı... Ne varsa epey bilgi aldık... Yengem Mert'e bazı şeyler almıştı...
Geri kalan şeylerde okuldan temin edilecekti... Zaten burası sanki okul değil... Küçük bir otel gibi... Öğrenicinin rahat etmesi için herşey düşünülmüş...
Mert'i teslim etmeden önce....
Ben : koçum...
Mert : efendim abi...
Ben : al bakalım şunu... Lazım olur...
Mertin cebine harçlık koymuştum...
Ben : hadi şimdi sınıfına...
Mert sınıfa girince öğretmen bize kısaca bazı şeyler anlattı... Onuda dinledikten sonra...
Eve doğru yola çıktık... Yengem yanımda yürken...Elini tuttum... Bir anda irkildi...
Ben : ne oldu canım...
Yengem : şey... Ne bileyim... Öyle bir anda sokakta tutunca... Bi gören olur diye...
Ben : ee.. Görsünler karımın elini tutunca birilerine hesap mı vericem...
Yengem utangaç bir halde yüzüme bakıyordu...
Ben : ne...
Yengem : daha önce... Hiç amcan tutmamıştı elimi dışarıda...
Ben : artık alışsan iyi olur...
Yengem hem neşeli... Hem utangaç değişik duygular içindeydi... Eve vardığımızda... Ablam ve Serpil uyanmıştı...
Ablam : oo... Çifte kumrular... Nereden böyle el ele...
Yengem : Mert'i okula bıraktık ablası...
Serpil : hadi hayırlısı olsun...
Ablam : Ayşe ne zaman başlıyor...
Ben : O ay sonunu bulur... Evet hadi bakalım... Bugün iş vakti... Uyansın herkes...
Serpil : sen... Onu gitte karına söyle...
Ben : naptın çabuk söyle...
Serpil : off.. Tadı hala damağımda... Bu kızın her yeri ayrı bir lezzetli...
Ablam : Valla... Esradan resmen bal akıyordu...
Yengem : ee... Biz sana demedik mi kız daha iyileşmedi diye...
Ablam : sen onu dün yatakta görseydin... İçimi dışıma çıkardı...
Yengem : ben akşam alımlığımı aldım... Gideyim de ablamı yıkamam lazım...
Ben : geliyim mi...
Yengem : sen kızları kaldır...
Yengem annemin yanına... Bende Meleğim ve Esranın yanına çıkmıştım... Üçümüz güzel bir duş alıp aşağı indik...
Kadınlar güzel bir kahvaltı hazırladı... Esra da guruba dahil olmuştu... Kahvaltı esnasında...
Yengem : Oğuz... Bitanem...
Ben : efendim... Yengem..
Yengem : şey.. Oğlum siz gidince bize ne olacak...
Ben : yengem... Siz annemle evdesiniz...
Yengem : yok onu demedim... Hani şu senin otel, hastane işi... Olunca.
Ben : ee.. Ne olmuş yengem.
Yengem : işte... Bize bana Mert'e Ayşe me... Ne olacak...
Ben : nasıl yani yengem... Ne demek ne olacak... Ben nereye siz oraya...
Yengem : hani... Çocukların okulu varya... Biz burada mı kalıcaz...
Ben : yengem... Bu konuyu daha öncede konuştuk ya... Zaten bizim iş şuan olsa bile... En az 6 ay sürer... Gitmemiz...
Yengem : ne bileyim... Oğlum sanki biz....
Ben : sanki siz ne.... Burada mı bırakıcağım... Sizin yanınız benim yanım... Bunu asla unutma...
Evde bir anda duygusallık oluştu...
Annem : Oğlum... Ne diyorsa O.. Nermin sende yapma böyle.
Yengem : yok abla ondan değil... Bu gün okulda... Oğuzum saolsun.. Mert'in her şeyi ile ilgilendi... Mert'im onu babası gibi görüyor... Bi görmeniz lazımdı... Çıkışta cebine harçlık koyunca... İçim bi hoş oldu...
Ablam : ( omzuma vurarak ) afferim lan sana...
Annem : ee.. babası sayılır zaten... Yapıcak tabi...
Ben : bakın şimdi... Biz zaten şimdi görüşme için gidiyoruz... Olup olmayacağı kesin değil... Olsa bile bizim gitmemiz... 6 aydan önce zor...
Serpil : aynen... Zaten ben en az 3 ay daha işime devam edicem... İş orayı almakla bitmiyor.. Hastane olması En az 6-7 ay sürer..
Ben : ve... Bu süre içinde... Evde olucaz.. Ben işler ile ilgilenirken... Yaza doğru hepimiz birlikte... Muğla'ya geçicez...
Ablam : hadi bakalım şimdiden hayırlı olsun...
Ben : herkes hazır mı...
Evet evet evet....
Ben : Annem... Yengem... bir birinize emanetsiniz...
Annem : sen merak etme oğlum...
Ben : Ayşe.. Güzelim... Ne olursa olsun haber ver...
Ayşe : tamam abi... Buralar bende...
Serpil : Oğuz.. Ne giysem.. Resmi mi olsam acaba...
Ben : yok... Canım ne gerek var.. Nasıl istersen öyle giyin... Hepinize diyorum... Zaten sıcaktır oralar... Rahat olun...
Ben de Suziyi aradım... Çıkıyoruz diye...
Suzi : aloo... Napıyosun...
Ben : çıkıyoruz şimdi evden...
Suzi : daha yeni mi... Ben havaalanındayım... Bile.
Ben : ne sandın... Burası Ankara trafik yok canım...
Suzi : şey diyicektim... Takım giydim ben.. Ayıp olmasın diye...
Ben : ya ne gerek var.. Rahat ol sen... çek taytını gel...
Suzi : ohh be... Bende piştim burada... Nası yapsak.. Ben en iyisi... Tuvalete gideyim... Nadya.
Ben : Nadya damı yanında...
Suzi : sorun olurmu... Biliyorsun onu bırakmam.. Söz verdim...
Ben : yok yok... Hiç sıkıntı değil... Onuda kendin gibimi giydirdin...
Suzi : he valla... Öyle oldu...
Ben : tamam değişin... Üstünüzü rahat olun... Ha bana bak.. Öyle kimseye gülücük atma sakın...
Suzi : nolur...
Ben : kuru kuru sikerim...
Suzi : uff... çok sert ol aşkım...
Baya gülüştük...
Saat 1 e doğru araçla havalimanına geçtik.. Bilet işlemleri bitince... Ablam gili İzmir uçağına yolladım.. Bizde Serpil ile Muğla uçağına...
Saat 2:30 gibi... İnmiştik direk bizimkileri aradım.. Onlarda varmış taksi ile Otele geçiyordu...
Ben : Ablam... Dikkatli olun canım...
Ablam : tamam canım... Görüşürüz...
Biz bi yarım saat bekledik... İstanbul uçağıda gelmişti... Kapı açılınca... Bir süre sonra Suzi ve Nadya göründü...
Off ikiside taş gibiydi... Suzi üzerine beyaz askılı tişört... Altına mavi tayt giymişti... Altında ki kilot amını toplamıştı... Bu kez sütyen takmıştı... Göğüsler süper olmuştu...
Nadya ise açık mavi kot... Üstüne açık pembe Sıfır kol tişört giymişti... İkiside ateş ediyordu...
Serpil her zaman ki gibi spor tayt ve askılı tişört giydi evde... Suzi kolarını açarak geldi..
Ben : ( sarılıp) hoş geldin canım...
Suzi : hoş buldum...
Ben : Nadyacım sende hoş geldin...
Nadya : hoş bulduk oğuz bey...
Ben : tanıştırayım... Bu Serpil... Serpil bunlarda Suzi ve Nadya...
Suzi ve Serpil sarıldı... Nadya ilede öyle oldu..
Suzi : hadi bakalım... Otele geçelim... Aylin bizi bekliyor...
Ben : tamam olur... Oraya varınca önce aramızda bir konuşalım...
Suzi : tabi ki... Hem Serpil hanımı tanımak isterim...
Serpil : Serpil diyin lütfen... Çok şıksınız bu arada...
Suzi : sende öylesin canım... Çok teşekkürler.
Serpil ve Suzi ara sıra bir birini süzüyordu... İkiside muhteşem di... Suzi bizim için bir araç kiralamıştı...
Ben : şimdi napıyoruz...
Suzi : oteli görmek istermisin... Yoksa...
Ben : Ne yapalım... III... Yorgunluk varmı...
Serpil : İyiyim ben...
Suzi : bizde öyle... Nadyacım...
Nadya : rahatım ben hanımım...
Serpilde bir şaşkınlık oldu...
Ben : kusura bakma hayatım... Nadya Suzi nin yardımcısı... Aslında daha çok Kızı gibi..
Serpil : bende ilk öyle sandım... Çok benziyor...
Suzi : ilk öyle sanıyorlar... Nadya uzun zamandır yanımda... Annesi bana emanet etti... Kızımdan ayırt etmedim...
Nadya : saolun hanımım...
Ben : tamam şimdi.. Aylin nerede..
Suzi : arıyorum... Ha alo... canım neredesin.... Hı hı tamam.. Çocuklar Aylin 10 dakikaya otele geçiyormuş...
Ben : tamam... Girsin bi kahve söylesin... Benden.. Bizde geliyoruz... Ama kimseyle konuşmasın... Önce biz bi konuşalım...
Suzi : Duydun mu canım... Ha tamam. O zaman... Bizde yarım saate orada oluruz...
Hemen yola koyulduk... Ben Nadya ile öne geçtim... Suzi ve Serpil arkaya.. Yol boyu sohbet muhabbet oldu...
Suzi ve Serpil bir birini tanımaya çalışıyordu... İkiside ağır top sayılırdı...
Suzi : Serpilcim.... Sen ne işle meşgulsün...
Serpil : Bir hastanenin yöneticisiyim...
Ben : Suzi.. Sen bakma... Böyle mütevazi olduğuna... Kendisi koskoca başhekim....
Suzi : Aa... Öylemi tebrik ederim... Genç yaşta büyük başarı...
Serpil : çok teşekkür ederim... Siz de yatırım işi ile uğraşıyor sunuz... Sanırım..
Suzi : evet canım... Aslında emekli oldum... Ama Oğuzcum ısrar edince... Kıramadım...
Serpil : Genç yaşta ne emeklisi... Daha sizde çok iş var...
Suzi : çok mersi canım... Senin gibi genç diğilim artık...
Serpil : Son derece iyi görünüyorsun.. Şimdiki gençler eline su dökemez...
Bu şekil de konuşmalar eşliğinde otele varmıştık... Aracı uygun bir yere park edip... Otele doğru yöneldik...
Suzi : ( kulağıma) Sen varya... Ağzının tadını biliyorsun...
Ben : Senden iyi olmasın.. Çok tatlı bir kadın...
Suzi : belli belli... Senide sevdiği belli..
Aylin bizi kapıda karşıladı...
Aylin : hepiniz hoş geldiniz...
Suzi : Hoş buldum canım... Nasılsın...
Aylin : çok saol canım... Sizi sormalı...
Suzi : Oğuzcumu tanıyorsun zaten... Bu hanımefendi... Serpil... Oğuzun yakın dostu..
Serpil : Merhabalar Aylin hanım...
Ben : nasılsınız Aylin hanım... Sizide yorduk.. Buralara kadar...
Aylin : hiç önemli değil... Bana da macera oldu.. Fenamı.... Hadi gelin bakalım...
Birlikte Aylin'in masasına oturduk...
Aylin : aç mısınız... Ne istersiniz...
Ben : şimdilik aç değilim... Serpilcim.. Sen canım...
Serpil : bende iyiyim böyle... Belki daha sonra...
Aylin : soğuk bir şeyler...
Suzi : ben bi soğuk bira alırım... Nadya...
Nadya : aynısından...
Ben : bende...
Aylin : Serpil hanım...
Ben : Serpile... Varsa taze portakal suyu... Yoksa meyve suyu...
Serpil gözüme bakmıştı... Benim çıkışıma diğerleride şaşırdı...
Aylin siparişleri vermişti...
Aylin : evet otel burası... Oldukça güzel bir konumu var... Gördünüz havalimanından en fazla yarım saat... Üstelik denize sıfır... Ve en güzeli... Kendi plajı var...
Ben : neden satılık... Bilgin varmı...
Aylin : Tesis olarak çok yetersiz... Özellikle yabancı turistin ilgisini çekmiyor...
Ben : eksik çok yani...
Aylin : öyle... Ama dediğim gibi... Yer çok güzel...
Ben : napalım... Çağıralım... Kimle görüşeceksek...
Aylin birilerini aradı... Biz küçük bir lobi gibi yere geçtik... Üç kişi gelmişti.. Birisi 60 lı yaşlarda... Diğer ikisi genç... 30-35 li yaşlardaydı...
Aylin : Fuat bey di dimi...
F : evet... Aylin hanım..
Aylin : evet... Benim sizinle görüşmüştük...
F : hoşgeldiniz... Bunlarda Cem ve Taner.. Cem otelimizin müdürü... Taner ise halkla ilişkiler sorumlumuz...
Aylin : Faut bey sizinle konuştuk.. Ve oteli görmek ve incelemek için geldik...
F : tabiki.. Nereden başalyalım...
Aylin : öncelikle satış sebebiniz.... Neden burayı elden çıkarmak istiyorsunuz...
F : vallahi... Tesisimiz artık küçük geliyor... Arazi olarak değil... İmkan olarak.. Buda ilgiyi azaltıyor... Nihayetinde...
Cem : ve bizim daha büyük oteller ile baş etmemizi zora sokuyor...
Taner : Müşteri sürekli yenilik istiyor... Ama imkanlarımız kısıtlı maalesef...
Cem ve Taner... Çok kıl tiplerdi... Gözleri sürekli kadınların üstündeydi... Otelin satılıyor olması hiç umurlarında değildi...
Yaklaşık 2 saat... Boyunca konuştuk... Fuat üzgün dü doğal olarak... Yaklaşık 40 yıldır buradaymış...
Ben : oteli gezmemiz mümkün mü...
F : tabiki... Cem ve Taner size eşlik etsin...
Hep birlikte oteli gezmeye ve incelemeye başladık... Dediğim gibi.. Bu iki zibidi... Sadece kadınlar ile ilgileniyordu... Güya şakalar filan yapıyorlardı...
Ben Serpilin elini hiç bırakmadım... Aylin çeşitli sorular soruyor... İki dangalak umursamaz cevaplar veriyordu... Tek dertleri bizimkileri etkilemekti...
Benim soğuk tavırlarım... Suzi ve Serpilin gözünden kaçmadı...
Serpil : Oğuz... sakin ol canım...
Suzi : aynen... Bırak şunları... ( Serpile bakarak) bizim Erkeğimiz burada...
Serpil tebessüm edip başıyla onayladı...
Akşam 8 gibi Fuatla buluştuk tekrar...
F : evet sevgili misafirlerim... Ne yaptınız...
Aylin : Oteli gezdik... Dediğiniz gibi çok eksik var... Ve bir hayli masraflı olacak... Fuat bey konuyu uzatmaya gerek yok...
F : tabi buyrun lütfen...
Aylin : teklifimiz 35 milyon...
F : naptınız Aylin hanım... Çok düşük bir rakam...
Aylin : inanın çok iyi teklif... Bu tesisin yeniden adam olması için çok ciddi bir yatırım lazım...
F : evet O konuda hem fikiriz... İnkar etmiyorum... Ama rakam çok düşük... Bu fiyata mümküm değil...
Aylin : bakın şöyle yapalım... Siz bi düşünün... Bizde O arada... Başka yerlere bakalım... 4 tesis daha var... Bizden haber bekliyorlar... Bize müsade....
Aylin bize kaş göz yaptı... Hızlı bir şekilde kapıya çıktık...
Ben : çok hızlı oldu... Acelemi ettik...
Aylin : sen merak etme... Küçük patron... Geri gelecekler...
Suzi : nereden biliyorsun...
Aylin : ben bunların hakkında... Biraz inceleme yaptım... Muğla ticaret odasında tanıdığım kişiler var... Bu Fuatın piyasaya çok borcu var... Alacaklılar kapıda...
Serpil : Ne zaman döner peki...
Aylin : bence gelmek üzere...
Ben : ya gelmesse... Bu saatte nereye gidicez....
F : Aylin hanım... Bi dakika lütfen...
Aylin : buyrun Fuat bey...
F : Buyrun bir çay içelim... Oturup konuşalım...
Yeniden içeri geçip... Fuatın ofisinde toplandık... İçerisi bildiğin market ofisi gibi...
Aylin : buyrun Fuat bey sizi dinliyorum...
F : Sizden sonra biz arkadaşlar ile konuştuk... Eğer fiyatta bir miktar yükselme olursa... Teklifinizi kabul edebilirim...
Tam o anda...
Cem : pardon... Aylin hanım... Siz ne işle meşgulsünüz... Hep siz konuştunuz... Diğerleri pek konuya hakim değil galiba... ( sırıtarak)
Ben : Cem di dimi...
Cem : evet...
Ben : Aylin hanım beni temsil ediyor... Onun bilgisi ve tacrübesi tartışılmaz... Onun sözü üstüne asla konuşmam ben...
Taner : ama insan... Ne alıp sattığınıda bilmeli değilmi...
Suzi : sen kaç yaşındasın delikanlı...
Taner : 33 neden...
Suzi : Aylin.... Sen doğduğunda bu işler ile ilgileniyordu.... Kendisi şuanda.... Antalya Paradayss Otelinin genel müdürü....
Ortam buz kesti... Fuat ve avaneleri şok oldu... iki salak ne diyeceğini bilemedi...
Fuat : Cem Taner... siz işinizin başına...
Mal gibi kaldılar... Arkalarına bile bakmadan kaçtılar...
Aylin : ( kulağıma) 38 ne dersin...
Ben : patron sensin....
Aylin : Fuat bey son teklifimiz 38 ....
Adam bir süre düşündü... Ayağa kalkıp....
F : Kiminle el sıkışıyoruz....
Aylin : Oğuz bey.... Buyrun lütfen...
İkimiz el sıkıştık... 1 saat kadar daha sohbet edildi...
F : O zaman sizi bu gece otelimizde ağırlayalım...
Ben : memnun olurum....
Görüşmeden sonra Meleğimi aradım...
Melek : alo aşkım...
Ben : Meleğim... nasılsın canım...
Melek : çok iyiyim aşkım... Naptınız... Lütfen güzel haberler ver...
Ben : Aşkım... Artık otelimiz var...
Melek : ( diğer tarafta) Abla... Esra koşun... Artık otelimiz var... heyoooo oleyyy...
Kızlar beni unuttu kendi aralarında sevinmeye başaldılar...
Ben : alooo... aşkım... heyyy...
Melek : pardon canım... Çok sevindik... Ee ne olacak şimdi...
Ben : Bundan sonrası Esracığımım işi... Gelip satışı yapacak....
Esra : ben yapabilir miyimki...
Ben : hemde en iyi şekilde... sadece sakin ol... Yarın yeniden... Otel sahibi ile bir araya gelicez... Sonrası sende...
Esra : elimden geleni yaparım... Oğuz...
Ben : efendim...
Esra : bana güvendiğin... Saol... Seni seviyorum...
Ben : bende seni seviyorum.... Meleğim ordamısın...
Melek : söyle aşkım...
Ben : Esramız sana emanet...
Melek : sen hiç merak etme canım...
Ben : ablam... Aşkım.
Ablam : söyle paşam...
Ben : Kızlar sana emanet... Çok yorma...
Ablam : emanetin başım üstüne... Ama yorulma konusunda söz veremem...
Ben : kendinize dikkat edin... Öpüyorum hepinizi....
Annem ve Yengem ilede konuştuk... Onlarda çok sevindi... Bizde acıkmış ve yorulmuştuk... Güzel bir akşam yemeği yedik...
İki kıl kuyruk bizimle göz teması kurmaktan kaçınıyordu... Yemek sonrası.. Odalarımıza geçtik.... Hepimize ayrı oda tahsis edilmişti...
Tabiki Serpili yanlız bırakmamak için onun odasına geçtim...