içine kapanma
o da aynı seviyor bak seni
elleri üşüdü, omuzları özledi
NASA
No title available
The Stonewall Inn
No title available
★

EXPECTATIONS
almost home
Lint Roller? I Barely Know Her
I'd rather be in outer space 🛸
🩵 avery cochrane 🩵
$LAYYYTER
No title available
No title available

@theartofmadeline
Color Me Curious
𓃗
Cosmic Funnies
Noah Kahan
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

Jar Jar Binks Fan Club
seen from Iraq

seen from United States

seen from United States
seen from Chile

seen from Malaysia
seen from Argentina
seen from Israel

seen from Saudi Arabia

seen from Brazil
seen from United States
seen from United States
seen from Venezuela
seen from United States

seen from Uruguay
seen from Bangladesh
seen from Paraguay
seen from Türkiye

seen from Argentina
seen from United States
seen from United States
@maviduvarlarr-blog
içine kapanma
o da aynı seviyor bak seni
elleri üşüdü, omuzları özledi
my edit
insanda güzel giden şeyleri berbat etme hastalığı var*
ne dersin, biter mi bir gün bu kabus günler?
Bu yüzden sizden nefret ediyorum çünkü hayatımın amına koydunuz. *
Soruları başkasına değil kendimize sorduk*
İçimde bir burukluk, bir vicdan, bin asabiyet.
nerede bir düzlük vardı biz bayır aradık. ateş diye yananı, cennete götüremezsin.
Ben bu günüme gelirken kimseye muhtaç olmadım. Kimse elini değil parmağını dahi uzatmadı bana kalk şuradan diye. Ben boğulurken kendi gözyaşımda demedim ki sana yanımda kal. Herkesten gizli kapı ardına çöktüğümde ben omzun yoktun titreyen başımın altında. Ağlayarak yaktığım sigarada kimsenin ateşi yok benim anladın mı. Ben hırsla itmişsem ağzıma yüzüme dolaşan saçlarımı sen sonradan toplasan ne olur toplamasan ne olur? Bulaşma bana. Sürme ellerini. Çek şunları üstümden. Al şunları üstümden. Sen ne vakit yüreklendin de bir kedinin başını sevdin? Sen ne vakit doğru konuştun. Sonra değil şimdi. Sözlerinin ateşiyle tutuşturmadım sigaramı. Sonra değil şimdi siktir git.
23: 52
3 Ağustos 2018
hani ben karanlık ve kilitli bir odada tırnaklarımı duvarlara söktürürken sen bir kapı arkasında, sen bir pencere kenarından bana seslenmiştin de ben seni tanımamıştım ya. çünkü sen gelmezsin sanıyordum ya. sen gelsen camı kırar, kapıyı parçalar, ışığı açar, tüm anahtarları cebine koyup beni göğsüne yaslardın ya. ama ağlamak yoktu. sen öyle seslendin, yok mu dedin düşsen betonu eriterecek, atlasan boşluklara yastıklar dizecek, yok mu dedin ya. hani ben ellerime bakıyordum o sıra. ben susmak için çığlıklar atıyordum. yok dedim, yok git buradan. sonra sen kapıyı açtın. ben kendimi bilmiyordum bak, göz gözü görmüyordu ama sen kapıyı açtın. ben toplayıp eteklerimi sözgelimi bir ceketin önünü ilikleyip, önüne terlikler koydum. yüzümü elimin tersi ile silip, saçlarımı topladım. sen miydin dedim. ama nasıl utandım. yok bile bin kapılıymış, nasıl da öğrendim. nasıl da geçtim her eşiğinden. yok dedim, yok kimsem, git buradan. kesmeyen bıçak, tutukluk yapmış bir kurusıkı gibi. vursan vurulurum ama ölsem ölemedim. çok güldüm ben. çok konuştum. baktım, görmedim. başımın üzerine bir elma koydum. nerede bir yanlış vardı ben oraya koştum. şimdi kimseye çünkü ben çok kırıldım diyemiyorum. şimdi kimseye diyemiyorum. ne yaptığımı bilmiyorum. bir meydan kur ne olur. bana bir otomatik bul. bir ambulans çağır hadi. omzum çok acıyor. onlara gülüyor çünkü ağlayacak deme. onlara deme. madem çocuktum, bana beni affettir hadi. çık oradan, beni buradan çıkar ne olur. ben kesilirsem, sen kan kaybedersin. bana bir kadeh bir şeyler getir ne olur. bir şırınga bul. birazdan susup hiçbir şey olmamış gibi güleceğim ama sıkacak dişim kalmadı. öyle durma ne olur. ağlat beni.
saklandım ama bu mahallede akşam ezanından önce oynadığımız bir oyun değil, sen de beni arayıp bulacak değilsin. kalacak olsan gitmezdim diyeceğim yüzünü bir duvara asıp bir yabancı gibi güleceksin. bak ben bu hikayeyi okuduğumda daha sekizimde bile değildim.
Dik duramadıkça ayakta, hep bir kolunun altındayım.
bana bir şeyler oldu
gözlerimin feri söndü
kendimi kötü hissedemiyorum
bende bir şeyler öldü *
“O kadar dolmuşum ki, ağlamak bile zorla. Gülememekse acının en yalın hali, bana fazla. ”
Kimse ile bir doğmadım. Kimseye demedim ki bir yardım eli uzat. Sen şimdi yoksun, sanki önce varmışsın gibi. Ne götürür bu benim annemin sevdiği kara saçlarımdan?
“Bu şehir benim gibi kaçını harcadı bilinmez.”