Korku: bir serum gibi damarlarıma karışıyor âdeta…
untitled

Origami Around
Show & Tell
Mike Driver
h
NASA

Kiana Khansmith
YOU ARE THE REASON
KIROKAZE
Cosimo Galluzzi
Misplaced Lens Cap
hello vonnie
𓃗
One Nice Bug Per Day
No title available

ellievsbear

★
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
todays bird

titsay
seen from Saudi Arabia
seen from Italy
seen from Tunisia

seen from Türkiye
seen from Brazil
seen from Spain
seen from Tunisia

seen from Libya

seen from Vietnam
seen from Saudi Arabia

seen from Kosovo

seen from Australia

seen from United States
seen from Tunisia

seen from Venezuela
seen from United Kingdom
seen from Türkiye

seen from Brunei

seen from Malaysia

seen from France
@meriilota
Korku: bir serum gibi damarlarıma karışıyor âdeta…
Gitmem dediğinden öyle bir gidersin ki yokluğuna şaşırır
Saçları dağınıktı hep. Sigarası dudağının arasından düşmezdi. Kafasındaki tilkilerin kuyruklarını birbirlerine bağlardı. Yalanlar söylerdi... Yanındayken üşürdüm. Ama dudağının kenrıyla öyle bir gülerdi ki... Bir daha kimse gülmesin isterdim.
Laf sokmayı ve kinayeli konuşmayı çok seviyorum.
Benim sana zaafım var sanırım
Herkesle her şeyin muhabbetini edebiliyorken seninle iki kelam konuşamıyor olmamız canımı sıkıyor
“Fakat sen benim için kimsin? Sen, sen beni bir gün olsun tanımayan, bir su birikintisinin kenarından geçer gibi yanımdan geçen, yerdeki taş parçası gibi üstüme basan, hep giden, sürekli giden, beni sonsuza dek bekleten birisin.”
— Stefan Zweig
Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna kitabında bir cümlede şöyle der; “Bütün hayal kırıklıklarımız, öfkemiz ve şaşkınlığımız karşımıza çıkan olayların beklenmedik ve anlaşılmayan tarafınadır. Her şeye hazır olan bir insanı sarsmak mümkün müdür?”
Böyle davranıyorum çünkü
müzik değişirse, dans da değişir.
Edgar Degas, Ballettprobe (Deautsch), 1873
Bazen bir cümle yazıyorum, beni çok üzüyor ama o cümleyi yazdıranın ve beni üzenin ne olduğunu bilemiyorum.
Son zamanlarda inanılmaz derecede depresyon havasındayım, nefes bile almadan sadece yazasım geliyor
“Sadece yalnızlık çeken çocuklar tutkularını bütünüyle, dağılmaksızın koruyabilirler, ötekiler, duygularını başkalarıyla beraberlik atmosferinde gevezeliklerle harcarlar, yakınlıklarla köreltirler, aşk hakkında çok şey okumuşlardır, duymuşlardır ve aşkın ortak bir kader olduğunu bilirler. Onunla bir oyuncakmışcasına oynarlar, tıpkı ilk sigaralarını içen erkek çocukları gibi, onunla böbürlenirler. Oysa bana gelince, benim içimi dökebileceğim kimsem yoktu, kimse bana bir şey öğretmiş ve beni uyarmış değildi, deneyimsizdim ve her şeyden habersizdim.