zaman dediğin geçer. lakin içimde bıraktığın bu hisler; gülsem de bedenimi tüketen bir hastalık misali gibi, iyileşmezler.
$LAYYYTER
The Bowery Presents
Jules of Nature
Sweet Seals For You, Always
🩵 avery cochrane 🩵

blake kathryn
we're not kids anymore.
Show & Tell

gracie abrams

tannertan36
Claire Keane
I'd rather be in outer space 🛸
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

roma★
𓃗
cherry valley forever
he wasn't even looking at me and he found me
hello vonnie
sheepfilms

shark vs the universe

seen from United States
seen from Ecuador

seen from Canada

seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States
seen from France

seen from Türkiye

seen from Italy
seen from Malaysia
seen from Germany

seen from Egypt
seen from Mexico

seen from Germany

seen from Japan

seen from Singapore
seen from Saudi Arabia

seen from Venezuela
seen from Canada
seen from Germany
@meyyus
zaman dediğin geçer. lakin içimde bıraktığın bu hisler; gülsem de bedenimi tüketen bir hastalık misali gibi, iyileşmezler.
şu pencereyi kapat, insanın atlayası geliyor fikret.
çok uzun zaman oldu, buraya kendi isteğimle geleli ve hatıralara takılalı. nice dostluklar ve kişilikler buralardan uçtu gitti. basit başlayan bir hikayenin ihtişamlı sonu ya da ihtişamlı başlayan bir hikayenin basit bir sonu değildi. seçimlerdi. seçimlerin getirdikleri, bıraktıkları ve götürdükleriydi. muğlak bakışlarım anlamaya çalışırken her şeyi, hilkat garibesi varlıklar beni yadırgamadı. her şey birden başladı ve birden bitti. herkes birbirinden habersiz hikayeler başlattı ve kendi içlerinde büyüttükten sonra ihmalkarlığın esareti altında bıraktı. loş ışığımı yaktım ve bekliyorum. bekliyorum ki gidenler dönsün diye değil, bekliyorum ki bu küçük parıltıya takılanlar asla böyle bir parıltıya mahkum kalmasın.
“gözlerime bak. gözlerime bak. gözlerimin içine bak. ne görüyorsun? bir şey görüyor musun? ne görüyorsun? hiçbir şey. çünkü hiçbir şey yok. hiçbir şey. bana artık huzur verin. beni artık rahat bırakın, theo. tamam mı?”
jagten, 2012
gözler kör.
tired of moving.
çocukluğumuz.
“iyi ki yaratılmışsın.”
“bir parçam sadece farklı bir günahkar olabilmeyi diliyor.”
günahsız olmak ayrıcalıktı, farklı günahlarda boğulmaksa günahsızlara ziyaden gerçekten yaşamış olmaktı.
bu hayatta ilk savaşını ailesiyle verenler, bütün savaşlardan hep mağlup ayrılırmış.
“pencereyi açmak, manzarayı içeri almazmış. birine kalbini açmak böyledir biraz.”
gülüşü saklanacak insanlar vardır. geçmişten geleceğe uzanan en güzel umutlar, onların avuçlarındadır.
saklanılmayacak biri
nasılsa buradan hiç gitmez denilen yerleri ansızın terk etmemle meşhurum
“sonra bakmadım bir daha. yüzünün uzaklığı yorucuydu.”
sen şarabın ta kendisisin, ben de seni taşıyan kadeh.
“bir parçam sadece farklı bir günahkar olabilmeyi diliyor.”
benim kurtuluşum yok, hep kendimi kandırıp durmuşum. bana da yazıklar olsun.
belki de ayakta uyutmak ister insan kendini. bize de yazıklar olsun