sen, pes edip dünyadan elini eteğini çekebilecek bir hayata sahip değilsin. anla.
Not today Justin

blake kathryn
Show & Tell

izzy's playlists!
Lint Roller? I Barely Know Her
Three Goblin Art
Claire Keane

if i look back, i am lost

@theartofmadeline
hello vonnie
NASA

No title available

No title available
Jules of Nature
Cosimo Galluzzi
Misplaced Lens Cap
dirt enthusiast
Stranger Things
noise dept.
wallacepolsom

seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United Kingdom

seen from Türkiye
seen from Mexico
seen from Ireland
seen from Indonesia

seen from United States

seen from Türkiye

seen from United States
seen from United States
seen from Brazil

seen from United States

seen from Germany

seen from Ireland
seen from United States

seen from Brunei
@201031
sen, pes edip dünyadan elini eteğini çekebilecek bir hayata sahip değilsin. anla.
"belki de bir yere üzgün üzgün bakmaktır dünya."
of biz ne zaman düzelcez be
kırk küsur gece. göğsünün tam üzerindeki aynı mevzuyla uzandın hep o yatağa. affedecek bir şey buldun, kalkacak mecal buldun da kendini sığdıracak yeri ayarlayamadın.
"nerede değersizsen orayı kendine yurt belliyorsun."
“bir babanın evladında açtığı yarayı o baba bile kapatamıyor. ne acı. sonra o yara bir uzuv gibi vücutla doğru orantıda büyüyor büyüyor insan çocukken nelere güldüğünü elbet unutur ama neden ağladığını bir türlü unutamıyor.”
“güzel sevmek” çok sevmekten yüzlerce adım ötede.
bazı şeylerin fotoğrafı yoktur. cümlesi yoktur. adı yoktur. boşluk mu boşluk kadar. ama dopdolu. anlıyor musun.
saçlarından çiçek tohumları dökülürdü bizim evse bahçesizdi çok üzülürdüm
izi kaldı diye kendi evini yakmaya çalışıyorsun, sana da yazık değil mi?
hiçbir şey böyle olmamalıydı diye bağırasım var lâkin buna bile mecalim yok.
elbet unutacağımı biliyorum fikret. unutana kadar ne yapacağımı söyle. ya da, unuttuktan sonra ne yapacağımı.
sürekli çabalamaktan, bir şeyleri düzeltmekten, yanlış anlaşılmaktan, her şeyi mahveden benmişim hissinden, hayatımdan sürekli birilerinin çıkıp gitmesinden yoruldum. yemin ederim çok yoruldum.
bu hayatta ilk savaşını ailesiyle verenler, bütün savaşlardan hep mağlup ayrılırmış.
"belki de bir yere üzgün üzgün bakmaktır dünya."
çocuktum ve etime batırdığım yanlışlıklar bu yaşıma kadar benimle geldi. yoksa inan ki ben de. büyürdüm.
bazen, sevilmenin ve sevmenin hayata verdiği rengi ve tazeliği hiçbir zaman tadamayacağımdan korkuyorum