Boş midemde hergün sigara dumanı,başka yapabileceğim birşey yok ki. Varsada ben bilmiyorum.
ojovivo
h

Kiana Khansmith
occasionally subtle
Interview Vampire Daily
🩵 avery cochrane 🩵

shark vs the universe
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

pixel skylines

Discoholic 🪩

izzy's playlists!
Fai_Ryy
Sweet Seals For You, Always

❣ Chile in a Photography ❣
Noah Kahan
Lint Roller? I Barely Know Her
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Keni
RMH
No title available

seen from United Kingdom

seen from Netherlands

seen from Mexico
seen from United States
seen from France
seen from United States

seen from United States

seen from Brazil

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Ecuador

seen from Türkiye
seen from Canada

seen from Germany

seen from Vietnam
seen from Bangladesh
seen from Venezuela

seen from Costa Rica

seen from United States
seen from United States
@mmavimsiibirii
Boş midemde hergün sigara dumanı,başka yapabileceğim birşey yok ki. Varsada ben bilmiyorum.
konuşmaya başlasam dakikalarca,saatlerce,günlerce aralıksız konuşacağım, bağıracağım, haykıracağım söylemek isteyip de içimde kalan şeyleri ama kimsenin ama hiç kimsenin umurunda olmayacağını her geçen gün daha da iyi anlıyor ve hissediyorum. günden güne hiçliğe doğru ilerliyorum. umudumu kestim artık insanlardan. çünkü insan sadece kendini düşünen bencil bir yaratık, artık anladım. herkes kendi derdini, kendi yaşadıklarını abarta abarta sanki dünyadaki en büyük acıyı kendisi çekiyormuş gibi başkalarına anlatıp teselli bulma peşinde. oysa insan olmanın yolu kendi acını büyütmekten değil, başkalarının en ufak acısının bile onun için ne kadar büyük olabileceğini anlayabilmekten, hissedebilmekten geçiyordu.. fakat görüyorum ki kimsenin acısı kimsenin umrunda değil, ne acı... söylediğim gibi artık insanlara olan umudumu tamamen yitirdim. eskisi gibi güzel dostluklar, çıkarsız ilişkiler, vefalı sevgiler yok, anladım. kimse gerçek sevginin değerini bilmiyor, anlamıyor. kahroluyorum. bağırmak, haykırmak istiyorum sevgi denen şeyin bu kadar basit bir şey olmadığını anlatmak istiyorum herkese ama ne mümkün.. bütün dünyayı karşıma alıp aylarca, yıllarca bağıra bağıra anlatmak istediklerimi anlatsam bile tek bir insanın dahi beni anlamayacağını hissediyorum, biliyorum. lütfen başkalarının acılarına, düşüncelerine, hislerine önem verin, değer verin. sizi seven insanların kıymetini bilin, lütfen.. neden insan denen yaratık kendini sevenin değil de, kendini üzenin peşinden gidiyor hep? neden böyle bu boktan düzen? neden insan kendisine değer veren insanları önemsemesi gerekirken onları cepte görüp değersiz davranıyor? neden bu kadar nankörsünüz? neden bu kadar düşüncesizsiniz? kafamın içinde daha yazıya dökemediğim o kadar düşünce ve soru var ki... kafamın içinde bir ton düşünce ve yanımda olan şeyler her zamanki gibi sadece sigaram ve gökyüzü. daracık bir balkona ne kadar düşünce, ne kadar sıkıntı, ne kadar dert, ne kadar üzüntü, ne kadar umutsuzluk sığdırılabilirse sığdırdım. sigaramın her dumanında biraz daha belirsizleşiyor gökyüzü ve bazı şeylerin güzel olacağına dair olan umudum. bazen düşünüyorum atsam kendimi buradan aşağıya ve bütün bu soru işaretleri kaybolsa.. ne olurdu acaba? en fazla iki gün arkamdan ağlarlar sonra da hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam ederlerdi herhalde.. herkes için geçerli değil mi bu? bu kadar değersiz miyiz cidden? sanırım bu kadar değersiziz. belki de bu kadar kolay bütün düşüncelerden kurtulmak ama ne kadar kaçarsam kaçayım sonunda yine kendime tosluyorum. artık bunları düşünmeyeceğim diye uyuduğum her gecenin sabahına aynı düşünceler ile uyanmaktan yoruldum, çok yoruldum. bundan sonra böyle şeylere üzülmeyeceğim dediğim olaylar karşısında her seferinde güçsüz düşmekten yoruldum. insan her ne kadar zorluklar karşısında tek başına savaşmak istese de bazen her zaman yanında olduğunu hissettirecek birisine ihtiyaç duyuyor... sanırım bu kadar güçsüz hissetmemin sebebi kimsenin her ne olursa olsun yanımda olacağını hissettirmemesi.. zaten her zaman yanındayım diyenlerin hangisi şu an yanımızda? hiçbiri. her zorluğu, her engeli tek başıma aşmam gerektiği düşüncesi bile artık beni yoruyor. çoğu zaman iyi hissettiriyordu evet ama artık gücüm kalmadı. ne kadar ağlasam da zırlasam da bundan sonra da tek başıma olacağımı biliyorum. her şeye rağmen savaşacağım da ama yenik düşeceğim günlerin yaklaştığını iliklerime kadar hissediyorum. sanırım bu savaşta yine yanımda sadece sigaram ve gökyüzü olacak ve umutlarım her dumanda yavaş yavaş kaybolacak. yine de bazı şeylerin güzel olacağına dair olan umudumu gökyüzü kadar sonsuz tutmaya çalışacağım, ne kadar mümkünse.. içimi kemiren, beni günden güne yok eden düşüncelerimi nasıl kafamdan atarım, bilmiyorum. en azından buraya yazarak kafamı biraz da olsa boşaltmak, rahatlamak istedim. nasıl olsa azıcık insan görecek ve onların da umrunda bile olmayacak yazdıklarım. sanırım insanlar düşüncelerime, fikirlerime yalnızca ben öldüğümde değer verecekler. zaten ne zaman bir şeyin değerini elinde iken anlamış ki insanoğlu..
Hayat herkesin karşısına farklı acılar koyar işte.. Belki ailendir senin sorunun, çok baskıcılardır. Ya da çok ihmal ediyorlardır seni. Sevgi görememişsindir kimseden. Sen de kimseye verdiği sevgiyi göstermeyen biri olmuşsundur. Sen bunalıp giderler diye korktuğun için sevgini gösteremezken onlar sana “Duygusuz” der. Kimse senin gizlice ağladığın günleri görmedi tabii. Ağladığını göstermezsin kimseye. Güçlüsün çünkü sen, kimseye ihtiyacın yok.
Bazen de aşık olursun işte. Onu görmek için takla atarsın. Koşarsın peşinden, ona yetişmek için bazen de kaplumbağa hızında yürürsün mesafe açılmasın diye. Olmayacak saçma sapan, ama güzel olan hayaller de kurarsın. İmkansızdır bunu bile bile kurarsın. Çok uğraşırsın, ama onun çabalamadığını gördükçe biter sevgin. Yorulursun “Ben daha ne yapayım?” Dersin bazen. Bıkarsın, kızarsın. Ona da kendine de kızarsın. Onun hatası büyüktür, senin tek hatan ise onu sevmektir, bilirsin… Unutmak istersin. Denersin, denersin, denersin ama sadece denersin. Mutlu da olmazsın. Yazarsın dökersin içini, ağlarsın. Gözlerin kurur, morarır, hıçkıra hıçkıra ağlarsın. Onun bundan haberi olmazken. Aynada kendini tanıyamaz hale gelirsin. Seni bu hale getirenin kim olduğunu bilirsin ama cezasını veremezsin. Kıyamazsın, seni defalarca öldüren birini yine istersin, hep istersin hayatını değiştiremezsin.
Sonra bir gün.. Fark edersin, ne kadar üzüldüğünü, yok olmaya başladığını en önemlisi yalnız olduğunu, yüreğindeki maskenin eskimeye yüz tuttuğunu.. Gözlerinde var olan o küçük damlalar özgürlüğüne kavuşur o anda… Her bir küçük damlanın özgürlüğü delip geçer o maskeyi… Engel olamazsın, bilirsin çünkü en büyük hakkı özgürlük o küçük damlaların.. Yutkunursun sonra.. Bütün çektiğin acıların anlamıdır o yutkunma.. Cesarettir, sabırdır, güçtür.. Diğerleri fark edemez bu cesareti, sabrı ve gücü.. Çünkü onlar kördür, hakikate ve zor olan şeylere karşı.. İnsanlar böyledir işte kaçarlar her şeyden duymak, görmek ve düşünmek istemezler.. Kör sağır ve aptal olarak yaşamak daha kolay gelir onlara.. Sen duyarsın, görürsün, düşünürsün sonucunda adını, şizofren, deli, asosyal koyarlar.. Sen sadece güler geçersin onlara.. Seni aciz zannederler ama asıl aciz olan kendileridir bunu da fark edemezler pek tabii.. Boşversene.. Derler sonra.. Çok kolay zannederler boş vermeyi.. Oysa boşvermek dünyanın en zor işidir.. Avazın çıktığı kadar bağırdığın halde sesinin çıkmaması, hareket etmek, özgür olmak istemene rağmen zincirlere vurulmak gibi lanet bir şeydir.. İçini kemiren büyük bir acıdır boşvermek.. Keşke fark etselerdi.. Belki bugün bu lanet yer daha yaşanabilir olurdu.. Ama işte artık fark etseler bile anlamı yok, değil mi? Çünkü sen zaten enkazın altında kalmış gibi değil de, enkazın kendisi olmuşsun..
kafamın içi çok garip. saçma sapan kahkaha atıyorum, bir anda hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlıyorum. bağırmak istiyorum. çığlık atmak istiyorum. bağırırken boğazımı yırtmak istiyorum. etrafı dağıtmak, elime geçen her şeyi kırmak, fırlatmak istiyorum. tüm bunları yaptıktan sonra seni istiyorum yanımda. başımı koynuna yaslayıp derin nefeslerle sakinleşmek istiyorum. saçlarımı nazikçe okşayıp geçti demeni istiyorum. yanındayım demeni istiyorum. olmayacak biliyorum. ben yine her zamanki gibi elimi ağzıma kapatacağım, kimse duymasın diye içime içime hıçkıracağım. sen de bana hep uzak olacaksın.
Yıllar önce babaannem şöyle bir cümle kurmuştu :
" Dokunmadığın birini özlüyorsan , özlediğin kalbine dokunmuştur çoktan ... "
Diye , o zaman anlamamıştım ama simdi cok iyi anlıyorum ...
Bir sürü kitap okudum, kafamı tıka basa doldurmayı denedim. Daha da büyüdüm, daha da güçlendim, yenemeyeceğim kimse kalmadı diyordum. Bugün seni görünce anladım ki, ben senin aşkını yenemiyorum Selma. Ben bu dünyanın tepesine de çıksam seni unutamıyorum
Senden gidemiyorum ama sana da gelemiyorum. Sana git de diyemem kalda diyemem.. Çok özlerim, çok özledim beynim, kalbim, her hücrem seni çok istiyor ama sen bilme olur mu?
Biraz cesur olun da karşıma geçip ne hissettiğinizi ne isteyip istemediğinizi söyleyin. Beni yerle bir etse bile helal olsun der saygı duyarım. Sırf vicdanınız rahat dönüp gidebilmek için istemediğiniz bir şeyi yapıyor gibi, değer veriyormuş üzgünmüş gibi davranmayın, değilsiniz.
O kadar saçma bir yerdeyim ki, İyi olmaya çalıştıkça daha çok batıyorum dibe. Ne yapmalıyım, ne tarafa gitmeyelim bilmiyorum. Sürekli uyumak istiyorum, uyuyunca uyanmak istemiyorum. Hiç bir şey yapmak gelmiyor içimden. Bir zamanlar sevdiğim şeyler bile yabancı bana, tıpkı insanlar gibi. Eski ben değilim artık. İçten gülüşlerim yok, insanlara tahammülüm yok. Herkes, herşey boş geliyor. Araf dedikleri bu galiba..Ufacık bir mutluluktu istediğim, kursağımda bıraktılar. Düşlerde kaldı herşey. Beni bu hale getirenleri Affetmiyorum. Affetmiycem.Hakkım helal olsun,öteki dünyada karşıma çıkmasınlar diye...
Kusur olarak gördüğün her zerreni öpmek istiyorum, En büyük zaafımsın.
Açıkçası bu saatten sonra kendini yetiştirmeyi becerememiş, ne istediği de ne yaptığı da belli olmayan ve çıkarlarını düşünerek hareket eden hiçbir insanla uğraşamam.
Denediğim halde,yüreğimde hâlâ yanan umudu dindiremiyordum.Onun beni sevmesini hâlâ istiyordum.O umut ne kadar aptalca olsa da ölmeyi reddediyordu.
Star & marco ♡