As a sum of this week; The gorgeous landscape of the islands were amazingly attractive. There was such an infinite respect in the air all the time 🌾🌾🌾
Lint Roller? I Barely Know Her
trying on a metaphor

tannertan36
One Nice Bug Per Day
styofa doing anything
hello vonnie
🪼
Sade Olutola
No title available
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

PR's Tumblrdome
Not today Justin

#extradirty
Xuebing Du
Cosimo Galluzzi

Love Begins
Sweet Seals For You, Always

❣ Chile in a Photography ❣

Discoholic 🪩
Claire Keane
seen from Peru

seen from Germany
seen from United Arab Emirates
seen from Bahamas
seen from United States

seen from United States
seen from Algeria

seen from Mexico
seen from Germany
seen from Canada
seen from Japan

seen from Brazil
seen from Honduras
seen from Mexico
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Canada
seen from Argentina
seen from United States
@nianszone
As a sum of this week; The gorgeous landscape of the islands were amazingly attractive. There was such an infinite respect in the air all the time 🌾🌾🌾
İnsanların aslında korku ve sevinç gibi duygularını da kapsayan 21 duyusu varmış biliyor muydun..? Peki seni çok sevdiğimi ve yanımda olmadığın her an özlediğimi biliyor muydun?..
HOPE
I have a huge black hole in my heart And one day, U came along Then put a little yellow flower right in the middle of the mud. I named it HOPE…
ZOR SABAH
Neredeyse çocukluğumdan beri sabahları uyanmakta hep zorluk çekerdim, artık üniversite de bu durum hat safhaya ulaşmıştı. ciddi kaygı sorunlarım hep vardı benim.. Bu uyanamama haliminin ise hep bir çeşit hayatın zorluklarından kaçma, o kaygı hissi ile uğraşmak istememe hali olduğunu biliyordum. Yine de sıkıcı derecede optimist olduğum için; her sabah kalktığımda durum herneyse dalgaya vuruyor, kendimi avutuyor, hayaller kuruyor, her gün bir bahane, yine, herkes gibi, hayata devam ediyordum. Sonra bu ruh hali yaş ilerledikçe geçmişti: ailem, dostlarım, sevdiklerim ile hayat az da olsa daha aydınlıktı, daha bir keyifliydi ki dün birileri ışığı kapattı. ... Bu sabah uyanamadım... Çok zaman aldı gözümü açmak... Yataktan kalktım, hayatımın en kıymetli varlığı, tüm kalbimi ışıkla kaplayan kızıma baktım ve içimden "gücüm yetmedi annecim, elimden geleni yaptım ama sen kusura bakma" dedim. O an farkettim ki artık sinirli bile değilim. Çocuklarımızın geleceğinden özür diler haldeyim. Ben vazgeçtim. Fikirlerimden değil... Işığı açmak için sürekli debelenmekten vazgeçtim. Aydınlık hayallerimden vazgeçtim ki güneşi çok severim... Dün itibariyle belli ki yeni Türkiye denilen bu ülkenin bir parçası değilim. Hani daha acısı buna kızgın da değilim. Tabi biraz üzgün olabilirim. ... Hayallerimiz bir değil seninle arkadaşım ve ben azım. Artık başka bahara... ... Bu umutsuzluğu; güzellik, birlik, beraberlik, dürüstlük ve çalışkanlıktan başka birşey sunmayan ve bunları ülkesinin herbir ferdi için hayaleden bana yaşatan ülkeme sitemlerim bakidir. NiaN
SnowfestOfDoga
▼ FREE ACID ▼
ChiNaski TruTh
Urban perception of Amsterdam is a relieving approach for the searchers of high living standards.
Peace in a recreative freedom.
lensblr-network
They definetly know how to enjoy life with protection, regeneretion and creation. Everywhere you look, you can see history and art which lives together with transformation circle that people creates in urban life.
ResPect to ItaLy.
2011
@lensblr-network
HayDarPaşa
@lensblr-network
Lago di Garda
@lensblr-network
View-VeniCe
@lensblr-network
@lensblr-network
@lensblr-network
TANRI VAR MI? Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup, can vererek beni ödüllendirse; aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı düşünürdüm. İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır... Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim.Başkaları uyurken, uyanık kalmaya gayret ederdim.Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım. Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir,sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı, nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim. Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenadlar söylerdim. Gozyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek, dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim. Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı... Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanır. Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım. Yaşlılara ise, ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim. Ey insanlar sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim. Yeni doğan küçük bir bebeğin babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkum ettiğini öğrendim. Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde... Artık ölebilir miyim? Gabriel Garcia Marquez