bir gün gerçekler, hayallerden daha güzel olacak.
merhaba küçük miraç, seni özgür kılmak için geldim.
çektiğin sayısız acıların, kırıklıkların, korkuların intikamını yaşayarak aldım. evet, bir zamanlar imrenerek baktığın ‘yaşamak’ eylemini yaptım. bunca yıl sonra geç geldiğim için özür dilerim… yüzleşmek biraz zor geldi. geçmişimin zincirlerini koparamamak bana çok zor geldi. sanki ellerim ve ayaklarım kenetlenmiş de yerimde çakılı kalmışım gibi hareket edemedim. ama biliyor musun? biliyordum. bir gün yeniden karşılaşacağımızı biliyordum.
uzunca zamandır çok şey değişti hayatımızda. o çok korktuğun gelecek korkusu var ya, o bir hiçmiş meğerse! daha büyüğü de varmış. kazandın. bu hayatta kazanabileceğin kadar çok şey kazandın. bir okul, bir spor, bir meslek, bir arkadaş, bir aşk, bir hayat. seninle o kadar çok gurur duyuyorum ki. kaygılı içimizden sökemediğimiz onca şeyin acısını çıkardım.
artık bir üniversitedesin. hayalini kuramayacağın bir sporda ilerlemeye karar verdin. o spor dalı sana hiç tahmin etmeyeceğin şeyleri tecrübe ettirdi. “dağcılık” senin bir kurtuluşun oldu. yeni başlamakla kalmayıp başkanı oldun. insanları yönlendirdin, kendin öğrendin, öğrenmek için çabalar verdin, arkadaşlıklar edindin. antrenörün senin tahmin etmeyeceğin kadar kurtarıcın oldu. her anında yanında kaldı, her zorluğu başardınız. hatta o senin bir rol modelin oldu biliyor musun?
âşık oldun. hem de hiç beklemediğin bir anda. uğraştın durdun âşkın ne olduğunu bulmam için. kırıldın, yıkıldığın zamanlar bile oldu. yüz üstü bırakıldığın kişiler de oldu. ama birisi var ki… sevgin dağları aştı. onun gözlerine bakınca bile heyecanlanıyorsun, onunla uyuduğun gecelerin sabahı daha güzel artık, ilgisini üzerinden eksik etmeyen bir sevgilin var. ah, bir de kediniz var. adı da fasulye. ikinizin aşk tomurcuğu.
istediğin başarıyı elde ettin. yapabileceğin kadar çok şey yapmak için çabaladın. başarılı oldukların da oldu, olamadıkların da oldu. örgüye başladın, kendime kıyafetler ördün; başarılı oldun. yüzmeye başladın, su seni zinde tuttu; başarılı oldun. resim çizmeye yeniden döndün, zihninin köşesindeydi hep; başarılı oldun. toplumun önünde ders anlattın, hem de çok göz kamaştırıcıydın; başarılı oldun. iple dağdan iniş yaptın, çok gerildin ama başardın. derslerini hep geçmek isterdin, başarılı oldun. yeni şehirler gezmek istiyordun, gezdin; başarılı oldun. bir işe girip çalışmak istiyordun, birçok işi denedin; başarılı oldun.
anne ve baban mı? evet, onları hala seviyorsun. katlanılamaz oldukları zamanlar inan ki çok. bazen bunalıp kaçasın geldiği zamanlar oluyor. kavga ettiğiniz zamanlar da oluyor. ağır sözler söyleniyor hâlâ. ama biliyor musun? affettin. geçmişin bir çözüm olmadığını fark ettin ve onları affettin. onları affederek özgürlüğüne kavuştun.
seninle gurur duyuyorum miraç. hayalini bile dürüstçe kuramadığın bugünleri yaşadım. sen ve ben. biz. biz, hep biz olmuştuk. hayat sana çok güzel şeyler getirdi. götürdüğü güzel şeyler de oldu elbette. çok acı da çektik, çok sancı da çektik. ama güzel şeyler hep ağır bastı. yaşamın güzelliği örttü üstünü.
haklısın; bir gün gerçekler, hayallerden daha güzel oldu.











