
pixel skylines
🪼

PR's Tumblrdome

if i look back, i am lost

gracie abrams

Andulka
Game of Thrones Daily
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

Product Placement
todays bird

blake kathryn
★
hello vonnie
No title available
cherry valley forever
KIROKAZE
almost home
tumblr dot com
Cookie Run:Kingdom Official!
art blog(derogatory)
seen from Morocco
seen from Germany
seen from United Kingdom
seen from Singapore

seen from Türkiye

seen from Singapore
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
@npysncnm
“İçim; Ey içim, bu yolculuk nereye? Yine bir şehrin ölümünü başlatır gibisin…”
—
Tehlikeli sayılmam artık, kalbimi kalın bir kitabın arasında kuruttum.
“Gerçekten bize ait olan , er veya geç bizim olur. Bu yüzden,senindi benimdi cinsinden bütün hasisçe kaygılar değersizdir. Yapmamız gereken tek şey yolumuza devam etmektir;bize ait olan birlikte gelir, bizimle yürümeyeninse bizi durdurmasına izin vermemeliyiz.”
- Arayışlar, Lou Andreas-Salomé
kavuşamadığın biriyle vedalaşmak zorunda kalmak
“fark etmişsinizdir farkında olmak baya ağır.”
“boynun sevgilim, gezegenin en güzel kuytusu.”
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor.
Cemal Süreya (via yeni-edebiyat)
Birden, nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun. Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor Bütün kara parçalarında.
Cemal Süreya (via yeni-edebiyat)
Ben o gemiyi limanla beraber yaktım.
Belki içinde ben de yandım, ama yaktım.
Ah Muhsin Ünlü
bırak şimdi pencere kenarından sabaha kadar izlediğin karanlık sokakları, elbet güneş doğar. gel elimden tut. içimde yürümekten korktuğum sokaklar var
gecenin bir saati balkonda otururken hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini anladığın o an.
Biraz yorgunum, kavgaları birikiyor insanın!
Her uzvundan ayrı ayrı taşıyor acısı zamanla!
Yaşımdan yorgun, yaşımdan telaşlıyım bugünlerde!
Kaç yaşındayım sahi saymadım, bilmiyorum!
Belki kırklarımdayım belki otuzlarımda!
Belki de doksan sene yuvarlandım bu dünyanın sırtında! Hiç bilmiyorum!
Hayat taviz vermediği hızı ve kavgasıyla akıp gidiyor!
Baharın rahiyasından akıp coşan çiçeklerle hatırlıyorum lise yıllarımızı!
Kimimize kış, kimimize bahar olup canıyla değen babalarımızı!
Bu memlekette insanlar belki de en çok baba sancısıyla inliyor, en çok baba deyince aklımıza gelir çocukluğumuz!
Mazinin araladığı perdeden sızıyor eski günler!
Onlarla kavgalı onlarla sevdalı olduğumuz!
En çok baba yokluğunun hüsranıyla kızıyormuş zaman ayrılığın yarasını!
İnsan baba olunca anlıyormuş babasını!
“ne desen haklısın, ama bence öp.”
“Şurada, bir sandalyenin üzerinde, gırtlağıma kadar kendi yaşamıma gömülmüş oturuyor ve hiçbir şeye inanmıyorum.”
Akıl Çağı - Sartre
çağlar geçti, uyuyorum. yüzüm, sırtım, yanaklarım çağlar geçti, uyuyorum. sokaklar, semtler, evler değişti, uyuyorum. tarih yürümüş, bazı şehirler silinmiş, uyuyorum. zamanın ve insanın yan yana olamayacağını gördüm, uyuyorum. taşınacak bir şeyler kalmadı, uyuyorum.
“Karşımızdakini olduğu gibi görmeyip onu Tanrılaştırmak, sonra da sanki böyle bir Tanrı olabilirmiş de olmuyormuş diye ona kızmak. Bana biraz haksızlık etmiyor musun?”
Kış Uykusu - Nuri Bilge Ceylan