tame impala - new person, same old mistakes
hamburg, 2026

ellievsbear
wallacepolsom

#extradirty

No title available
NASA

tannertan36
Fai_Ryy

roma★

shark vs the universe
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Show & Tell
ojovivo

titsay
I'd rather be in outer space 🛸

Love Begins
Xuebing Du
Today's Document
No title available
🩵 avery cochrane 🩵
Three Goblin Art

seen from Romania

seen from Sweden
seen from Australia
seen from Netherlands

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Malaysia
seen from Türkiye
seen from United States

seen from India
seen from Bulgaria
seen from United States

seen from Australia
seen from Canada
seen from Saudi Arabia

seen from Malaysia
seen from Romania

seen from Canada
seen from Germany
seen from United States
@iyininkotusu
tame impala - new person, same old mistakes
hamburg, 2026
hamburg & amsterdam, 2026
bir yandan sanki yıl hızlı geçmiş geliyor bir yandan da tüm yılı kafamda değerlendirdiğimde aslında çooooook uzun ve hareketli geçmiş olduğunu görüyorum.
sakin, başlayan yıl bir an için bir mental kırılmayla ilerledi erkenden. bir süre stabil tutmaya çalıştım, sonra sebepleri ve sonuçları değerlendirince olmaması gerekenleri not edip, ona göre yaşamaya çalıştım.
yine inanılmaz bir seyahat döngüsündeydim. bir gün çorum'da saha ekibi ile döner yerken sonra bir anda kendimi kopenhag'da bambaşka bir dünyada buldum.
beklediğimden fazla şehir gezebildim. yurt içindekini saymayı bıraktığım için, bu sene 15 avrupa şehri görmüşüm bu da normalde 15 adet kahve kupası eder ama bazı yerlerde ikişer üçer alınca 20'ye tamamlamışım. seyahat etmem için gerçekten bazen tek neden bunlar oluyor. gitmediğim bir yeri göreyim, bir şey alayım ve sonra gözümün önünde olduğunu görünce iyi anılar aklıma gelsin.
iş tarafında git-geller oldu. her an her şeyin olabileceği bir seneydi. birkaç adım attım, sonrası için gerçekten bir disipline ihtiyacımın olduğunun farkına vardım. zor mu? bazen zor... ama imkansız değil, farkında olmam lazım. biliyorum...
aşk meşk işleri sanırım bu sene en durağan olanıydı diye düşünüyorum. biraz mental stabilitem bozulunca dengemi kaybettim. bir de böyle körkütük aşık olma işleri geçti sanırım, onu fark ediyorum. daha basit, düz; "işte bu" diyeceğim bir şey artık benim için. öyle hissediyorum en azından. seneye ne olur tabii bilinmez.
bu sene zaman zaman anlatmaya ihtiyaç duydum ne yazık ki. bunun olması çok iyi bir şey değil benim açımdan. olmamasını ve anlatmaya dair derin şeylerin yer almamasını diliyorum hayatımda bir süre - genelde anlatmaya dair olan şeyler kafamı kurcalayıp, günlerimi bazen yalan ediyor -
ağladık mı? tabii. artık böyle saçmasapan şekilde film/dizi sahnelerinde gözlerim doluyor ya da dümdüz ağlıyorum. iyi geliyor. istek değil artık ihtiyaç. zaman zaman çözülmek gerekiyor, onu da kendi kendime yapmayı tercih ediyorum. diğer türlüsünü kabul etmiyorum.
okuma işine bir ara tekrar döndüm 5-6 kitap okudum da sonra kierkegaard okumaya başlayınca "sık lan kafana" modu yaşandı, yarıda bıraktım. gerçekten daha fazla başka yaşamın, yaşamıma yansımasını görmek istemiyorum. yeterli. farkındasızlık istiyorum.
herhalde hayatımda gideceğim en değerli konsere, radiohead'a gitmek bu sene için pik noktası oldu benim için. yavaş yavaş artık radiohead dinlememe moduna geçiyorum - bir ara ciddi bir yasaktı bu içimde ancak sene başı bir gece saat 3'te fazla alkollü şekilde exit music dinleyince tüm sene kafamdan atamadım - şimdilik sadece tame impala ve sorun yaşanmazsa gelecek bahar konserde dinleme işine odaklanacağım.
tabii olacak, olmasını denediğim şeyler var da bunlardan bahsetmemek normalleşti benim için. yalandan kendime dopamin salgılatmak istemiyorum.
sağlık açısından da yine kulak çınlaması - yine neyse ki çözüldü - dizde ödem, gözde batma gibi anlamsız rahatsızlıklar yaşadım, ki daha bu sabah sonuncusunu hallettim, seneye sıfır ciddi hastalık mottosu ile girmek istiyorum ama hayat ne getirir bilemiyorum elbette.
yaş alınca gerçekten bazı muhabbetleri kaldıramadığımı fark ettim özellikle boş yapan - yaş fark etmeksizin - insanlara tahammülüm sıfır. efendi gibi gider tek başıma kahvemi içer kafamı dinlerim. bu saatten sonra gerçekten rol yapamam gibi geliyor. konuşamam sadece whatsapp.
burayı da az kullanmayı istiyorum. yazdıklarımı bir süre sonra silmekteyim - sene sonu değerlendirmeleri hariç - genelde sadece seyahat anıları, onlar da bir zahmet dijital hafızam olsun zira buradaki dijital hafızamda eskaza geri gidersem "lan ne malsın bunun hakkında da yazılır mı" gibi şeyler diyebilirim.
zaten artık hesap tertemiz sıfır bir hesap gibi görünüyor, az etkileşimli, kişisel blog olma yolunda güzel yol katedildi. zaman zaman yazıp - silme yetkisini kendime veriyorum. teşekkürler.
son olarak da bol bol his diliyorum kendime. hissetmenin vermiş olduğu keyif hiçbir şeyde yok. ama bunun dengeli olmasını umuyorum. tek yönlü bir tarafa yığılınca tatsızlıklar yaşanıyor.
bundan yaklaşık 12 ay tekrar neler olmuş, neler bitmiş diye bakarım belki. belki de artık gerek duymam yazmaya, bir şeyler farklı yöne evrilir.
hayat.
kapanışı da bu lanet adamların lanet parçası ile yapıyorum.
radiohead - nude
"do not get any big ideas they're not gonna happen"
yaşayıp görelim, hayal kırıklıkları az olsun.
sevgilerle,
kendim.
berlin, 2025
radiohead exit music'i canlı dinlediğime göre artık huzur içinde kaybolabilirim. yaşayabileceğim en iyi deneyimlerden biri oldu. konserin istiklal marşı gibiydi, girişten itibaren bitine kadar herkes sessizce dinledi.
toplu şekilde yaşamı sorgulama anı...
rome, 2025
madrid, 2025
granada, 2025
cordoba, 2025
sevilla, 2025
copenhagen, 2025
belgrade, 2025
bremen, 2025
hamburg, 2025
paris, 2025
brussels, 2025
bruges, 2025