“Oysa ben bütün vaktimi,Bütün vaktimden daha çoğunu,yer yüzünün bütün vakitlerini sana ayırmak istiyorum…”
— Franz Kafka
KIROKAZE
Stranger Things
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

blake kathryn

Andulka

❣ Chile in a Photography ❣
sheepfilms

#extradirty
Sweet Seals For You, Always
tumblr dot com
Acquired Stardust

Discoholic 🪩

ellievsbear
Cosimo Galluzzi
noise dept.
One Nice Bug Per Day
Xuebing Du

Kiana Khansmith
NASA
cherry valley forever

seen from Poland
seen from Philippines

seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from India

seen from United States
seen from Philippines
seen from Austria
seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Spain

seen from Türkiye

seen from United States
seen from Austria
seen from Malaysia
seen from Malaysia

seen from Malaysia
@oldumuartik
“Oysa ben bütün vaktimi,Bütün vaktimden daha çoğunu,yer yüzünün bütün vakitlerini sana ayırmak istiyorum…”
— Franz Kafka
“Ne gariptir ki,hayata ilk kez ölüm anında inanabiliyordu…”
— Franz Kafka (via olmazartik)
“Vasiyetim, ölümümden sonra yazdığım her şeyin yakılmasıdır. Bunu, en yakın arkadaşım olan ve çok güvendiğim Max Brod’a söyledim. Eserlerimin yakılmasını isteme sebebim; yazdıklarımın çoğunun saçma ve fazla kişisel olduğunu düşünmem. Umuyorum ki Max, vasiyetimi yerine getirecek; eserlerimi vefatımdan sonra yakacak ve benden geriye tek bir iz bile kalmayacaktır…
—Franz Kafka
Sevmekle iş bitseydi, her şey fazlasıyla basit olurdu. İnsan ne kadar çok severse, uyumsuz o ölçüde sağlamlaşır. Don Juan’ın kadından kadına gitmesi hiç de aşk yokluğundan değildir. Onu eksiksiz aşkı arayan bir karasevdalı gibi göstermek gülünçtür. Ama her kadını eşit bir taşkınlıkla ve her seferinde tüm benliğiyle sevdiği için bu yeteneği ve bu derinleştimeyi yinelemesi gerekir. Her kadının ona hiç kimsenin hiçbir zaman vermediğini getireceğini umması bundandır. Kadınlar her seferinde derinden derine aldanır, yalnız ona bunu yineleme gereksinimini duyurmayı başarırlar. “En sonunda sana aşkı verdim!” diye haykırır içlerinden biri. Don Juan’ın buna gülmesinde şaşılacak bir şey var mı? “En sonunda mı?” der, “Hayır, bir kez daha.” Neden çok sevmek için ender olarak sevmek gereksin ki?
Yine yalnız değilim her zamanki gibi Bu Uzakdoğu gecesinde yokluğunlayım
(via olduartik)
Aramızda yirmibeşbin kilometre Sen kıştasın ben yazdayım Sen bir yarısında dünyanın Ben öte yarısındayım Yine de bırakmıyor ellerimi yokluğun Daha da bir gönlümcesin Varlığından bin kat güzel O yalımsal çıplaklığın yalaz yalaz Ve en gizlerden konuşurken ellerin İçimden gelmiyor mektup yazmak demeden Sevişiyoruz yirmibeşbin kilometreden.
(via olduartik)
Şeytan uyuyakaldı bir gün. Rüzgar sert esti. Üç tüy düştü şeytandan dünyaya. Biri paraya yapıştı, diğeri mevkiye, ötekide ihtirasa. Ve o günden sonra hiçbir iş yapmadı şeytan..
-Dostoyevski
Dışarıya yağmur, yüreğime hasret, fikrime sen.. Nasıl yağıyorsunuz üçünüz birden bir bilsen.
“Tanrıların, hep yeniden aşağıya yuvarlanacak olan taşı tepeye çıkarmakla cezalandırdıkları Sisifos, cezasını bilinçli olarak kabullenmiştir, tekrar yuvarlanacağını bildiği halde taşı bütün gücüyle yukarı taşır. Camus saçma kavramını işte bu noktada tanımlar: boşuna olduğunu bildiği halde direnen insan. Yaşamın anlamı ancak, dünyanın saçmalığını ve yenilginin daima tekrarlanacağını bile bile kötülüğe direnmek olabilir, insanlığa gerçek boyutlarını ancak bu başkaldırı kazandırabilir.”
— Sisifos Söyleni/Albert Camus
“Kişi ancak olanaksızı elde etmek için Tanrı'ya yönelir”
— Sisifos Söyleni/Albert Camus
“İkimiz de biliyoruz, sevgilim, öğrettiler: aç kalmayı, üşümeyi, yorgunluğu ölesiye ve birbirimizden ayrı düşmeyi. Henüz öldürmek zorunda bırakılmadık ve öldürülmek işi geçmedi başımızdan. İkimiz de biliyoruz, sevgilim, öğretebiliriz: dövüşmeyi insanlarımız için ve her gün biraz daha candan biraz daha iyi sevmeyi…”
— Nazım Hikmet
“Onlar, ümidin düşmanıdır, Sevgilim, Akarsuyun meyve çağında ağacın Serpilip gelişen hayatın düşmanıdır. Çünkü, ölüm vurdu damgasını alınlarına Çürüyen diş, dökülen et, Bir daha geri dönmemek üzere Yıkılıp gidecekler Ve elbette ki sevdiğim elbet Dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle Güzelim ülkemde dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle, işçi tulumuyla, bu güzelim memlekette HÜRRİYET”
— NAZIM HİKMET
“Vasiyetim, ölümümden sonra yazdığım her şeyin yakılmasıdır. Bunu, en yakın arkadaşım olan ve çok güvendiğim Max Brod’a söyledim. Eserlerimin yakılmasını isteme sebebim; yazdıklarımın çoğunun saçma ve fazla kişisel olduğunu düşünmem. Umuyorum ki Max, vasiyetimi yerine getirecek; eserlerimi vefatımdan sonra yakacak ve benden geriye tek bir iz bile kalmayacaktır…
—Franz Kafka
“Bu dünya iyi olanların değil, iyi oynayanların dünyası.”
—Marilyn Monroe
“Özgürlüğün en büyük düşmanı,halinden memnun kölelerdir.”
— Ernesto Che Guevara
“Perişan bir haldeyim.Fakat içimde kendimden bile sakladığım bir ümit vardı..”
-Sabahattin Ali