“Oysa ben bütün vaktimi,Bütün vaktimden daha çoğunu,yer yüzünün bütün vakitlerini sana ayırmak istiyorum…”
— Franz Kafka
noise dept.
trying on a metaphor
todays bird
Cosmic Funnies
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Today's Document

oozey mess
NASA
we're not kids anymore.

Love Begins
cherry valley forever
Jules of Nature

izzy's playlists!
Xuebing Du
No title available

titsay
🩵 avery cochrane 🩵

★

PR's Tumblrdome
No title available

seen from United States

seen from Austria
seen from Colombia
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from France

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Spain
seen from Türkiye
@oldumuartik
“Oysa ben bütün vaktimi,Bütün vaktimden daha çoğunu,yer yüzünün bütün vakitlerini sana ayırmak istiyorum…”
— Franz Kafka
“Ne gariptir ki,hayata ilk kez ölüm anında inanabiliyordu…”
— Franz Kafka (via olmazartik)
“Vasiyetim, ölümümden sonra yazdığım her şeyin yakılmasıdır. Bunu, en yakın arkadaşım olan ve çok güvendiğim Max Brod’a söyledim. Eserlerimin yakılmasını isteme sebebim; yazdıklarımın çoğunun saçma ve fazla kişisel olduğunu düşünmem. Umuyorum ki Max, vasiyetimi yerine getirecek; eserlerimi vefatımdan sonra yakacak ve benden geriye tek bir iz bile kalmayacaktır…
—Franz Kafka
Sevmekle iş bitseydi, her şey fazlasıyla basit olurdu. İnsan ne kadar çok severse, uyumsuz o ölçüde sağlamlaşır. Don Juan’ın kadından kadına gitmesi hiç de aşk yokluğundan değildir. Onu eksiksiz aşkı arayan bir karasevdalı gibi göstermek gülünçtür. Ama her kadını eşit bir taşkınlıkla ve her seferinde tüm benliğiyle sevdiği için bu yeteneği ve bu derinleştimeyi yinelemesi gerekir. Her kadının ona hiç kimsenin hiçbir zaman vermediğini getireceğini umması bundandır. Kadınlar her seferinde derinden derine aldanır, yalnız ona bunu yineleme gereksinimini duyurmayı başarırlar. “En sonunda sana aşkı verdim!” diye haykırır içlerinden biri. Don Juan’ın buna gülmesinde şaşılacak bir şey var mı? “En sonunda mı?” der, “Hayır, bir kez daha.” Neden çok sevmek için ender olarak sevmek gereksin ki?
Yine yalnız değilim her zamanki gibi Bu Uzakdoğu gecesinde yokluğunlayım
(via olduartik)
Aramızda yirmibeşbin kilometre Sen kıştasın ben yazdayım Sen bir yarısında dünyanın Ben öte yarısındayım Yine de bırakmıyor ellerimi yokluğun Daha da bir gönlümcesin Varlığından bin kat güzel O yalımsal çıplaklığın yalaz yalaz Ve en gizlerden konuşurken ellerin İçimden gelmiyor mektup yazmak demeden Sevişiyoruz yirmibeşbin kilometreden.
(via olduartik)
Şeytan uyuyakaldı bir gün. Rüzgar sert esti. Üç tüy düştü şeytandan dünyaya. Biri paraya yapıştı, diğeri mevkiye, ötekide ihtirasa. Ve o günden sonra hiçbir iş yapmadı şeytan..
-Dostoyevski
Dışarıya yağmur, yüreğime hasret, fikrime sen.. Nasıl yağıyorsunuz üçünüz birden bir bilsen.
“Tanrıların, hep yeniden aşağıya yuvarlanacak olan taşı tepeye çıkarmakla cezalandırdıkları Sisifos, cezasını bilinçli olarak kabullenmiştir, tekrar yuvarlanacağını bildiği halde taşı bütün gücüyle yukarı taşır. Camus saçma kavramını işte bu noktada tanımlar: boşuna olduğunu bildiği halde direnen insan. Yaşamın anlamı ancak, dünyanın saçmalığını ve yenilginin daima tekrarlanacağını bile bile kötülüğe direnmek olabilir, insanlığa gerçek boyutlarını ancak bu başkaldırı kazandırabilir.”
— Sisifos Söyleni/Albert Camus
“Kişi ancak olanaksızı elde etmek için Tanrı'ya yönelir”
— Sisifos Söyleni/Albert Camus
“İkimiz de biliyoruz, sevgilim, öğrettiler: aç kalmayı, üşümeyi, yorgunluğu ölesiye ve birbirimizden ayrı düşmeyi. Henüz öldürmek zorunda bırakılmadık ve öldürülmek işi geçmedi başımızdan. İkimiz de biliyoruz, sevgilim, öğretebiliriz: dövüşmeyi insanlarımız için ve her gün biraz daha candan biraz daha iyi sevmeyi…”
— Nazım Hikmet
“Onlar, ümidin düşmanıdır, Sevgilim, Akarsuyun meyve çağında ağacın Serpilip gelişen hayatın düşmanıdır. Çünkü, ölüm vurdu damgasını alınlarına Çürüyen diş, dökülen et, Bir daha geri dönmemek üzere Yıkılıp gidecekler Ve elbette ki sevdiğim elbet Dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle Güzelim ülkemde dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle, işçi tulumuyla, bu güzelim memlekette HÜRRİYET”
— NAZIM HİKMET
“Vasiyetim, ölümümden sonra yazdığım her şeyin yakılmasıdır. Bunu, en yakın arkadaşım olan ve çok güvendiğim Max Brod’a söyledim. Eserlerimin yakılmasını isteme sebebim; yazdıklarımın çoğunun saçma ve fazla kişisel olduğunu düşünmem. Umuyorum ki Max, vasiyetimi yerine getirecek; eserlerimi vefatımdan sonra yakacak ve benden geriye tek bir iz bile kalmayacaktır…
—Franz Kafka
“Bu dünya iyi olanların değil, iyi oynayanların dünyası.”
—Marilyn Monroe
“Özgürlüğün en büyük düşmanı,halinden memnun kölelerdir.”
— Ernesto Che Guevara
“Perişan bir haldeyim.Fakat içimde kendimden bile sakladığım bir ümit vardı..”
-Sabahattin Ali