16.09.2015 Çarşamba 19:00
Öncelikle bu yazdıklarım için özür dilerim ama bir gün yazdıklarımı anlayacağını düşünüyorum. Biliyorum yazdıklarım kafam gibi karışık ama ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksın.
Seninle yüz yüze konuşma fırsatım olur mu? Olursa da ne kadarını konuşabilirim inan hiçbir fikrim yok, belki konuşursak bu yazdıklarımdan pişmanlık duyacaklarım da olacak ama bunlar benim hissettiklerim ve gördüklerim. Biliyorum bu saatten sonra yazılanlar, söylenenler önemsiz bir ayrıntı olarak kalacak.
Ne ilginç değilmi bu gün tam 1 yıl olmuş sen beni twitterden takip edeli, sonra takibi bırakalı. Takma nasılsa sürekli yaptığın şey tumblr da daha önceleri ve son bir hafta öncede yaptığın gibi. Hatta belkide saçmalıyorum ama senin yazım tarzından ve hatalarından anladığım ve ne zaman anonim gelse senin 5-10 dk’ka içinde birşeyler beğenmenden anladığım kadarıyla cevapladığım anonim mesajların bir kısmını senin gönderdiğini düşünüyorum. Tabi bunları senden başka kimse bilemez ve açıklayıp açıklamamakta senin vicdanın ile ilgili. Eğer onları sen gönderdiysen keşke direkt yüzüme söyleyebilseydin.
Sen geç kaldın diyebilirsin ama bence erken davrandık. Tanışmak için, konuşmak için, ben senin paylaşımlarını izledikçe içindeki acıyı gördüm. Dedim sabır unutacak, sonra yine sil baştan, dedim sabır unutacak ama hiçbirşey olmadı. Sonra sen mesaj attın buluşalım mı? Erkendi hazır değildin, ama başka şansımda yoktu. Sana karşı soğukmuydum belki ama sen ayrılırken gözlerindeki tebessümü onda unutmuşsun kadın, neşeliydin gülüyordun ama bu seni çok yoruyordu bir o kadarda beni. Kısacası Senin yapmak istediğin gönlünde başka biri varken aklına beni sokmaktı olmadı hatta belkide bu yükü kaldıramadın. Ama şunu iyi bil “Sevgi nefiste yaşanırsa ihtiras, gönülde yaşanırsa aşk olur.” ve ben seni nefsim ile hiç tanıştırmadan sevdim. Anladım ki Kavuşmak birbirini seven iki insan için söylemiş bir söz, yani bizim için geçersiz. Sonra aramızda bir şeyler oldu veya olmadı neyse boş ver bunları haklı sebeplerimiz var.
Senden hep umudum vardı bitmeyen tükenmeyen umudum, çünkü bende sendim eskiden ne yaşadığını inan çoğu kişi tahmin edemezken bende yaşadım aynısını kendime göre daha fazlasını. Beni kurtaran “ Ya Bâkî, Entel Bâkî “ cümlesi oldu dilerim sana da yardımı olur. Hani dedin ya takıntılısın diye bundandı belkide sende kendimi gördüğüm içindi belkide. Hep bekledim bir gün sileceksin her şeyi ve gerçekten sevmek isteyeceksin birini ve o zaman yanında olmak içindi sadece çabam ama olmayacak belli oldu artık. Keşke sevseydin dünyayı karşıma alacak cesaretim, sabrım ve gücüm vardı. Elbet seveceksin ama bazı şeylerin zamanı geçiyor işte ve o bir başkası olacak.
Sen diyordun ya ben sadece kendi kararlarımı veririm kimse beni ilgilendirmez. Ama benimle ilgili belki de hiç kendi kararını veremedin hep etkilendin arkadaşlarından, çevrenden. Hani diyordun ya sana alışıyorum ama içimde birşey yok sen yazmayınca merak ediyorum, sen beni bir yerlere aslında koymuştun da cesaretin yetmedi belki devamını getirmeye. Şuna da emin ol yeni bir ilişkiye niyetlenmesen inan yıllarımı sana harcamaya hazırdım ama bu dakikadan sonrası yakışmaz artık. Allah mutlu etsin. Ama şunları yaparsan inan senin için çok daha iyi olacaktır.
* Eskileri öldür, unut demiyorum öldür. İçinde S****n, ben veya başkası kim varsa adımız bile geçmesin insanı en çok eskiler acıtıyor inan. * Eski paylaşımlarını sil. Onlar hep bana acı verdi. Tumblr dakileri, Twitter dakileri onlarda can acıtacak şeyler var, S****n’a yazdıkların onunla fotoğrafların vb. onların yeni bir hayatta yeri yok. Hatta mümkünse kapat sosyal medya hesaplarını. * Gerekirse 6 milyar insan içinde yalnız kal ama sırf yalnızlıktan bıktığın için kaçış noktası olarak bir birliktelik düşünme. Unutma karşındaki bir insan. Ve her zaman bir öncekinden daha fazla sev. * İleride bir gün başına gelirse, Her zaman Piraye kadar onurlu ol. Hiç kimse aldatılmayı ve hiçbir aldatan affedilmeyi hak etmez. * Güçlü gözükme çabalarını bırak lütfen, sen hayatımda gördüğüm en narin kadınsın ve güçlü gözükmeye çalıştıkça kırıyorsun, kırılıyorsun. * Şunu unutma eskileri gömdüğümüz her yeni başlangıçta anamızdan doğduğumuz gibi masumuz, kim ne derse desin.
Bana sen çok mu mükemmelsin, hiç mi hatan yok diyebilirsin muhakkak ki benimde hatalarım eksiklerim vardı. Sadece şuna inan sana söylediklerim, yazdıklarım, konuştuklarım harfiyen doğruydu, fazlası vardı ama eksiği yoktu.
Burada yazılanları kesinlikle ego tatmini olarak düşünme ben sadece sende gördüklerimi ve belki seninde bildiklerini sana anlatmak istedim. Sen yine bildiğini yapacaksın ona da eminim ama lüften dikkat et. 2 gün önce “Olursa olur olmazsa alıştık zaten” diye bir şey paylaşmışsın. Oldurmaya çalıştığın şey ve sonuçları o kadar basit değil. Hayata bir kez geliyoruz, dünya filmi bizim için tek sefer çekiliyor tekrarı yok ve boşa heba edilecek bir şey hiç değil.
Bu bloğa istediğin her şeyi yapmak senin hakkın, ben bir daha belki bu bloğa uğramıyacağım bile, buradaki tüm güzel şeyler sana yazıldı silmekte veya saklamakta serbestsin.
Ben yarın tüm tweetlerimi sileceğim, twitter ismimi değiştireceğim, whatsapp mesajlarımı sileceğim ve seni engelleyeceğim lütfen yanlış anlama ama kendimi biliyorum profiline bakmak isteyeceğim ve bunun olmasını istemiyorum senden ricam sende beni whatsapp ta engelle, sana ulaşamayayım. Belki 1-2 hafta sonra başka bir blog ile tumblr a devam ederim. Ve bunları benim için yıkım değil yeniden doğuş için gereklilik olarak düşün. Sen benim için doğru kişiydin ama zamanlamamız yanlıştı.
Ben şimdiye kadar yaptıklarımdan, yazdıklarımdan, geçmişimden hiç pişman olmadım. Bir buçuk yıl önceye tekrar dönsem inan aynısını tekrar yapardım. Değmezmişsin falanmış filanmış gibi saçmalıkları hiçbir zamanda düşünmeyeceğim sen her şeye değersin yaptığım, düşündüğüm, yapmaya çalıştığım her şeye, hatta az bile yaptığımı düşünüyorum. Ama kalbini kazanamadıktan sonra inan benim için hiçbir anlam ifade etmeyecekti. En doğru kararı verdiğini düşünüyorum. Bana diyebilirsin ne verdim ki ben sana niye sevdin, sebep kadar gereksiz bir şey yok. Bence sebep arayanlar hiç gerçekten sevmeyenlerdir, sadece bağlananlar, etkilenenler. Ben bir ticaret gibi hiç düşünmedim ne kadar seversem o kadar sevilirim falan filan diye bir içten gülüşün, bir kipriğin, bir saç telin bile yeterdi, benim sevme ölçüm budur belkide. Ben sana olduğum gibi geldim yedimde ne isem yetmişimde de o olacak gibi, gösterişsiz belki de çok basit. Değişebilirmiydim evet ama ne kadar mutlu olurdum veya senin değişmeni istesem ne kadar mutlu olursun. Benim içim rahat sevgimden biran bile şüphe duymadım, ben seni elimle, gözümle, kulağımla sevmedim. Görünüşün, sesin, falan falan bunlar benim için önemsizdi Allah biliyor aklımda sen varken bir başkasına bakmak değil düşünmedim bile, hep dua ettim sana ve bana ama olmayınca olmuyormuş işte. Beni ne kadar tanıdın? Senin için rahat mı? Elinden geleni yaptın mı? Pişmanlıkların veya keşkelerin kaldı mı? Artık bunlarda önemsiz...
Ve hayatın boyunca şu cümle sana rehber olsun: “Ya Bâkî, Entel Bâkî”
ve şu video ve bunun gibi videoları izle lüften: https://www.youtube.com/watch?v=xuuPK2iQZ6M (başlığına aldanma içeriği derin, neye ne değer vermemizi, nasıl sevmemizi, asıl sahibini anlatıyor.)
Bu yazdıklarımın hepsini yüzüne de söyleyebilirim ve belkide bir kısmını yüz yüze görüşürsek konuşuruz da inan ama şu bir gerçek biz seninle ne zaman yüz yüze konuşsak 1 saat sonrasında aklımızda hiçbirşey kalmıyor ve sadece kafamızda kurduklarımızla karar vermek durumunda kalıyoruz.
Seni bilen sadece ailem ve 2-3 yakın arkadaşım onlarda unutacaktır ve sen benim içimde sır olarak kalacaksın. Diyebilirsin beni kimseye bile söylememişsiz sen neden bahsediyorsun inan en doğrusu bu. Bir gün hayat seni tekrar karşıma çıkaracaksa aklının berrak ve yeniden doğmuş gibi olmasını dilerim.
Gözlerindeki tebessümü unuttuğun yerden al ve hep gül.
Sana ne kırgınım nede kızgın sadece bazı şeylerin farkına varmanı istiyorum. Bilmiyorum bu mesajı taslaklarda mı yoksa blogtan mı okuyorsun ama blogtan okuyorsan zamanı gelip yayınlanmadan önce okuyacak kadar önemsemeni isterdim. Eğer yüz yüze konuşursak ve seni kırarsam kusuruma bakma ama sen bir başkası ile birşeyler düşünürken benim artık ne kalbim ne aklım kaldırıyor. Unutmak inan isteyerek yapacağım bir şey değil kolayda olmayacak unutması ama olması gereken bu ise olması gerektiği gibi olacak...
Lütfen üzülme bana kız, kırıl, darıl, hatta nefret et ama sen kendini üzme. Şimdiye kadar seni üzdüysem, ağlattıysam her damla gözyaşın için binlerce özür dilerim. Bir gün inşallah yazdıklarımı anlarsın ama sakın beni ve seni nasıl sevdiğimi anlamaya çalışma... Daha öncede dediğim gibi sen benim için doğruydun, belki bende senin için ama zaman yanlıştı. Daha çok konuşacağımız, senin yanlış anlayacağın doğrular vardı ama bu kadarmış demek. Benim hakkım varsa her anı, her saniyesi helal olsun. Belki bu benim imtihanımdı seni bana sevdiren Allah, bundan sonra sabr’ınıda verecektir. Ben artık gönül rahatlığı ile nasip değilmiş diyebilirim. En büyük aşk Allah’a dır. Hakkını helal et.
16.09.2015 Çarşamba 19:00
Not : Bu mesaj 22 Eylül 2015 Salı 23:00′da gönderilecek şekilde planlandı. O zamana kadar mesajı silmezsen veya planlamayı iptal etmezsen blogta gözükecek.




















