Papua'nın yağmur ormanlarında bulunan Vogelkop Süper Paradise, sadece Endonezva'nın Papua eyaletinde bulunur. Karanfil siyah tüyleri 99.5% ışığı emer, bu da mavi gözleri ve göğsünü dijital bir ilüzyon gibi gösterir.
DEAR READER

pixel skylines
KIROKAZE

@theartofmadeline
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
sheepfilms

Kaledo Art

oozey mess

No title available
No title available

No title available
Cosimo Galluzzi

⁂
will byers stan first human second
🩵 avery cochrane 🩵
he wasn't even looking at me and he found me
taylor price

PR's Tumblrdome
Misplaced Lens Cap
Keni

seen from Nepal

seen from Oman
seen from Iraq
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Costa Rica
seen from Bangladesh
seen from Chile
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Norway

seen from Saudi Arabia
seen from United States
seen from Venezuela
seen from Iraq
seen from Jamaica
@oonderer
Papua'nın yağmur ormanlarında bulunan Vogelkop Süper Paradise, sadece Endonezva'nın Papua eyaletinde bulunur. Karanfil siyah tüyleri 99.5% ışığı emer, bu da mavi gözleri ve göğsünü dijital bir ilüzyon gibi gösterir.
Burası Kapadokya değil… Erzurum’un saklı kızıl mucizesi!
İlk bakışta Mars’ı andırıyor, biraz daha dikkat edince Kapadokya sanılıyor… Ama burası Erzurum’un Narman ilçesindeki Kırmızı Periler Diyarı. 🌍❤️
Milyonlarca yıl boyunca rüzgârın ve yağmurun sabırla işlediği bu eşsiz oluşumlar, volkanik değil; tamamen tortul kayaçların aşınmasıyla meydana geldi. Demir mineralleri sayesinde oluşan kızıl renk ise gün batımında adeta alev alıyormuş gibi görünüyor. Yaklaşık 2,5–3 milyon yıllık bu doğa harikası, Türkiye’nin en sıra dışı jeolojik miraslarından biri ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alıyor. (narman.gov.tr)
Burası sadece bir manzara değil… Her adımında milyonlarca yıllık doğa tarihini hissedebileceğiniz, fotoğraflarla anlatılamayacak kadar etkileyici bir yer.
📍 Daha önce Narman Peri Bacaları’nı görmüş müydünüz? Yoksa ilk fırsatta list
Bir grup kelebeğe kaleydoskop denir.
Uçuş halindeki bir grup kelebek, kanatlarının oluşturduğu renk cümbüşü ve hareketlilik nedeniyle "kaleydoskop" (çiçek dürbünü) olarak adlandırılır.
Dinlenen bir kelebek grubuna ise "bivak" denir.
Yılın oscar ödülünü alan köpek.
Doğanın Ritmi
Tunceli
Hızırın Davarı Dağların Gerçek sahibi
Sevgi güçlendirirmiş,
ben neden sefil oldum?
Naif bir kalp taşıyan,
ya kırgındır ya da darmadağın...
🌊💦💧
Sinan Meydan
5 Temmuz 1938, Türk ordusu (Mustafa Kemal'in askerleri) Hatay'a girdi. İşte o görüntüler:
3 Temmuz 1938:
Türk ve Fransız hükümetleri arasında Antakya'daki görüşmeler sonuçlandı. Hatay'a 2500 Türk askerinin girmesi kabul edildi.
4 Temmuz 1938 pazartesi: Türk ordusunun öncüleri Hatay'a girdi.
5 Temmuz 1938 Salı…
Kurmay Albay Şükrü Kanatlı'nın komutasındaki Türk tugayı sabah 5.00'da Payas'tan, 6.00'da Hassa'dan sınırı geçip Hatay'a girdi.Türk Ordusu'nun geleceğini duyan Hataylılar daha geceden sokağa fırlamış, sınıra hücum ediyordu.Milli marşlar çalınıyor, evlerden, dükkânlardan, sokaklardan sevinç çığlıkları yükseliyor; şehir ayağa kalkmış, heyecan içinde dalgalanıyordu.
İskenderun yolu üzerinde Türk köylüleri kadın-erkek ellerinde çiçeklerle, ağlayarak, askerlerin ayaklarına kapanarak Türk Ordusu'nu bekliyordu. Sabırsızlanan halk, otomobil ve kamyonlarla askeri taşımak için yalvarıyordu. Antakya'da şehir tamamen boşalmıştı.Şehrin girişinde 80-100 bin civarında bir kalabalık orduyu bekliyordu.Türk Ordusu şehre girerken tören alanında bir Fransız taburu da selam vaziyeti almıştı.Türk taburu tören alanından geçerken kopan alkış tufanı arasından “Yaşasın Türk askeri… Yaşasın Atatürk…” sesleri yükseliyordu."
"Atatürk'ün Diplomasi Zaferi Hatay" başlıklı yazımdan alıntıdır.
Türkiye’nin en etkileyici doğal oluşumlarından biri, belki de bugüne kadar adını hiç duymadığınız bir yer… 🏞️
Elazığ’daki Kara Leylek Kanyonu; dik kayalıkları, doğal mağaraları ve adını burada yuvalayan nadir kara leyleklerden alıyor.
Peki sence Türkiye’nin en etkileyici doğal güzelliği hangisi? Kara Leylek Kanyonu mu, Kapadokya mı?
Spring in Altai Krai by Alyona Ruban
Türkiye’de Olduğuna İnanamayacağınız 7 Doğa Harikası.
Türkiye’nin dört bir yanında, çoğu insanın varlığından bile haberdar olmadığı eşsiz doğa harikaları bulunuyor.
Artvin’in sisler içindeki göllerinden
Kastamonu’nun devasa kanyonlarına,
Aydın’ın turkuaz sularından Erzincan’ın görkemli kaya duvarlarına kadar bu yerler görenleri kendine hayran bırakıyor.
Peki sen bu yerlerden kaç tanesini biliyordun?
Yuvasını inşa eden bir ana kuş
bir kaplumbağanın tepesinde bize şunu hatırlatır:
nezaket ve güven gelişebilir
en beklenmedik yerlerde.
Birlikte, korumanın, iş birliğinin ve doğanın her gün sunduğu sessiz mucizelerin güzel bir sembolünü oluşturuyorlar.
Hepimiz bu barışçıl ortaklıktan ders çıkaralım ve vahşi doğada bulunan inanılmaz bağları değer verelim.
Bilime Dayalı
Ebabil kuşu
(Apus apus),
Yeryüzüne neredeyse hiç ayak basmadan, uykuyu bile havada uyuyan bir canlı hayal edin...
Gökyüzünün tartışmasız en sıra dışı sakini Ebabil kuşu (Apus apus), aslında biyolojik havacılığın en üst düzey uzmanıdır. Yuva yapma ve kuluçka dönemi hariç, beslenmeden tutun da çiftleşmeye kadar her hayati fonksiyonunu uçarken gerçekleştirmek üzere özelleşmiştir. Aerodinamik, orak şeklindeki kanat yapısı ve moleküler düzeyde enerji verimliliği sayesinde aylar boyunca hiç yere inmeden havada kalabilir! Kas sisteminden evrimleşen otonom navigasyon ve mikroskobik radar sistemleriyle, doğanın sınırlarını zorlayan bu muazzam canlı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Kafamda Felsefe Var
Ne yaparsan yap pişman olacaksın diyen o dahi filozof.
Ülke değiştirirsiniz pişman olursunuz, yıllar sonra geri dönersiniz yine pişman olursunuz. Evlenirsiniz pişman olursunuz, evlenmezsiniz yine pişman olursunuz. Søren Kierkegaard bu sarsıcı paradoksu yüzyıllar öncesinden önümüze koyduğunda aslında çok çıplak bir gerçeği fısıldıyordu: İnsanın kaçamadığı şey yanlış seçimleri değil, seçme özgürlüğünün ta kendisidir.
Bizler her gün bir eşikte durup olmak ya da olmamak arasında debelenirken, arkamızda bıraktığımız o seçilmemiş yolların hayaletleri bizi takip etmeye devam eder. Çünkü bir şeyi seçtiğimiz an, diğer tüm ihtimalleri kendi ellerimizle öldürürüz. Buna özgürlüğün baş dönmesi diyor filozof.
Bazen günü yaşayıp geçmek isteriz, carpe diem diyerek o derin kaygıyı ertelemeye çalışırız. Ancak o an geçip gittiğinde, içimizdeki o eksik oda yine bizi beklemektedir. Belki de hayat, tüm bu pişmanlık ihtimallerini bile bile, o belirsizliğe rağmen cesaretle adım atmaktan ibarettir.
Siz de hayatınızda gitmekle kalmak, denemekle vazgeçmek arasında o baş dönmesini hissettiniz mi? Her seçimin bir kayıp olduğu bu varoluşsal düzlemde, sizi en çok hangi keşke yordu?