Kim olduğunuzu hiç bir zaman unutmayın.
sheepfilms
Xuebing Du
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

pixel skylines

Janaina Medeiros

Discoholic 🪩
No title available

JVL

No title available
Jules of Nature
hello vonnie
Keni

★

No title available

⁂
Claire Keane
will byers stan first human second

if i look back, i am lost
we're not kids anymore.
ojovivo
seen from Türkiye
seen from Germany

seen from Türkiye

seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from China

seen from T1
seen from United States
seen from Germany

seen from United States
seen from Spain

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Czechia
@osmankus
Kim olduğunuzu hiç bir zaman unutmayın.
Vaslui: 1 - Fenerbahçe: 4 (08.08.2012)
Karşıyaka - Göztepe maçından (29.01.2012)
Fakat ihtimal; bazı kafalar kesilecektir. - Ordu Kumandanı Mustafa Kemal (Kasım 1922)
Şikenin belgeleri alın ulan şerefsizler !!
Kurulan ittifakların Bozalım oyunlarını Yıkalım tüm stadları KANARYAM‚ KALDIRALIM KUPALARI !!!
Kadir İnanır #fenerbahceturkiyedir
OHA FENERBAHÇE #fenerbahceturkiyedir
Bağırın ulan #fenerbahceturkiyedir
Daima Fenere Oyna #fenerbahceturkiyedir
Twitter hashtag: #fenerbahceturkiyedir
Twitter hashtag: #fenerbahceturkiyedir
Kamuoyu Oluşturmak (Düşmanını Tanı)
Taraftarı olmaktan gurur duyduğum Fenerbahçe, ve onun her biri kardeşim olan ailem olan taraftarı: Şoku atlattım. Artık daha sakin düşünebiliyor, yaşananları, yaşanılmak istenenleri ve süreci daha sakin değerlendirebiliyorum. Şimdi size kendi bakış açımdan, alaylı olarak aldığım strateji ve iletişim eğitimimi de katarak, bir şeyler anlatacağım: Öncelikle karşımızdaki gücün ne yapabileceğini, neye gücünün yettiğini ve hangi noktalarda tıkandığını anlatmaya çalışacağım. Medya ayağı Üç beş yer hariç hepsi ellerinde. Yönlendiriyorlar ve tamamen hakimiyetleri var demiyorum. Fakat bu olaylar esnasında bazı medya kuruluşları sadece aralarını düzeltmek için bile fenerbahçe aleyhinde yayın yaptılar. Şirin gözüktüler tırnak içerisinde. "Eyvaah, sesi al" diyen Mehmet Ali Birand. Neden? Taşlar oturuyor mu şimdi? Bozulan ikinci plan Fenerbahçe'nin şampiyon olmaması gerekiyordu. Bu sene, Trabzonspor'a hediye edilmişti. Bunu hepimiz biliyoruz. Fenerbahçe şampiyon olduktan sonra ne oldu? AKP il binasını nasıl yıkıp yıktılar, emniyeti bastı Trabzon taraftarı. Peki nasıl oldu da bu öfkeli hareket bir anda %61 oy çıkardı iktidara? "Sadri Bey, Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu kutlamadınız, kutlamayı düşünmüyor musunuz?" "Olmadılar ki, olsalardı kutlardım" Unutma. Unutturma. Seçimden sonraki üçüncü plan Bu ülkede siyaseti gruplar ya da partiler değil, kişiler yapar. Yeşiller miş vesaireymiş bizim toplumumuzda uzun yıllar daha hareketler öne çıkmayacaktır. Kişiler ön planda olacaktır. Biz hala oyumuzu partilere değil, kişilere veririz. Belediye seçimlerinde partiye değil, kişiye bakarız. Mevcut düzende öne çıkan ve kütleyi değil, kitleyi hareket ettiren herkes potansiyel siyasi düşmandır. Önü kesilmelidir. Cem Uzan'ı sevin, sevmeyin. Siyasete atılmasaydı ve biat etseydi şu an Türkiye'nin hala en büyük ailelerindendi. Belki de en büyüğü mertebesine ulaşmıştı. Cem Uzan tasviye edilirken diğer büyük aileler ellerini ovuşturarak, dalga geçerek ve yüklenerek olayın üzerine gittiler. Cem Uzan'ın öyle bir imparatorluğu vardı ki, hepsi bölüştürüldü. Gazetesi vardı Cem Uzan'ın. Ancak sadece gazetesi değil, o gazetenin kağıdını yapabilmek için kereste fabrikaları kurmuştu. Dışarıya para çıkarmamak için kendi düzenini çok iyi inşa eden bir aile. Çok iyi bir ticari zeka. Ama bitirildiler. Adam şimdi Fransa'da öğle koşularına çıkıyor. Cem Uzan bitirilirken izleyen, medya gücünü tamamen kullanan, hatta gazetesini satın alan kimdi? Aydın Doğan. Gün geldi, Aydın Doğan'ı da tasviye ettiler. Koskoca baron denilen Aydın Doğan, çıktı kendi televizyonunda "Başbakan'ım yapmayın" dedi. Biat etti. Kenara çekildi. Önce kızına bıraktı her şeyi, sonra elindekileri sattı. Dün Cem Uzan için geldiklerinde, elini kıpırdatmayanlar için geldiler sonraları. Bakın. Neydi olayımız? Kitleyi yöneten insanların tasviye edilmesi. Aziz Yıldırım hariç kitle yöneten insanlardan kaçı kaldı bir bakın. Şu anda topluma etki eden kişilerin çoğu iktidara biat etmiş insanlar. Parası olanlar demiyorum sakın yanlış anlamayın. Medya önünde olanlar, sürekli gündemde olanlar ve kitlesel gücü olanlardan bahsediyorum. Kim kaldı? Üçüncü plan: Aziz Yıldırım Kitle hareket ettirenler demiştik. Kitle hareket ettirenler için hep şu soruyu sorun. Yarın ölür kalırım hayat bu belli mi olur, soruların cevaplardan önemli olduğunu unutmadan şu soruyu sorun. Yarın bu kişi siyasete atılsa acaba kim bunun hizmet edeceğine güvenip oy verir? Aziz Yıldırım, tasfiye harekâtını şimdi iyi anlayın. Düne kadar çoğu takım taraftarı, Fenerbahçeli olmayan ancak mantık dürtüsünde olan taraftar, Aziz Yıldırım'ın bitmek bilmeyen hizmetlerini bilir. Hataları vardır, herkesin olur. Hiçbir şey yapmayan siyasetçiler yerine kimler sizce yıllarca hizmet etmiş, büyütmüş, güçlendirmiş birine oy verirdi? Sonucunda bir şey olmasa bile bu bir karalama kampanyasıdır. Aziz Yıldırım yarın üst mahkemeden çıksa dahi öyle bir çamur atmışlardır ki, artık siyasete girse sadece kemik bir oluşumdan oy alabilir. Twitter'da, Facebook'ta, mantıklı gördüğünüz başka takım taraftarı yakın arkadaşlarınızın yaptığı Aziz Yıldırım odaklı bayağı espriler, işte bu kamuoyu danışmanlarının planları sonucundadır. Kitleye etki etmek böyle bir şeydir. Gözünüzü açın ve şoktan çıkın. Karşınızdakini tanıyın. Emniyette ifade olsaydı, sorgu kayıtları şu an youtube'daydı. Bu söylediklerime inanmayabilirsin, ancak buna inanmıyorken Emenike'nin para sayma görüntülerinin olduğuna bir an bile inandıysan zaten onlar işini iyi yapıyordur iyi yönlenmişsindir. Üçüncü planın patlak veren noktaları Çok belli ettiler. İlk defa olmayan şeyleri varmış gibi gösterdiler. Şimdiye kadar yaptıkları mücadelelerde, ordu ile olsun, derin devlet ile olsun, hep yaptıkları istihbarat çalışmaları üzerinden bir yere bağlayıp vuruyorlardı. Hepsi doğrudur demiyorum ancak belgeli, en azından ses kaydı ve videolar belirgin şekilde yapıyorlardı. MHP'nin has adamlarına yapılanı hatırlayın. İstihbarat en güçlü yönleri. Telefonlar, böcekler, spycamler, mobeseler. Ellerindeki imkanları çok iyi kullanıyorlar. Ancak bu sefer nedense telaşlı bir operasyon yapıldı. Eldeki delillere şu an için kimse inanmıyor. Bu sefer inandıramadılar. İnandıramadıkları kesim, sembolik de olsa çok büyük bir hareketle dün KÖPRÜYE yürüdü. KÖPRÜYE YÜRÜDÜ yahu. Trabzon'da apartman, ilçe başkanlığı basmaya benzemez bu. Asya'dan Avrupa'ya, oradan ADLİYEYE gidiyordu bu taraftar. Her gün gösteri yapılmaktan bir hal olmuş, artık kimsenin ay bu ne gösterisi diye dönüp bakmadığı TAKSİM'den bahsetmiyoruz. En önemlisi de hiçbir kuvvet gidin dememişti. Üstüne üstelik bireyseldi bu hareket. Hiçbir grup çıkıp da KÖPRÜ bildirisi düzenlemedi arkadaşlar. Hatta GFB çıkıp da cemaat ve iktidar aleyhine slogan atanları tartaklıyordu insanlar köprüye giderken. 20 yaşındaki kanı kaynayan üniversite öğrencileri değildi yürüyen. Siyasi görüş benimseyip hayatındaki her şeyin önüne o olguyu koyanlar değildi. Sadece haksızlığa uğrayan Fenerbahçe taraftarıydı. İçgüdüydü. En büyük patlak burada verildi. Bunu beklemiyorlardı. Aziz Yıldırım'ın zaten süregelen sağlık nedenleriyle 4 gün olan gözaltı süresinin Pazar gününe kadar uzayacağını hiçbir şekilde kestirememişlerdi. Acemilik yaptılar. Bir kitleyi karşılarına aldılar. Ve acemilği öyle bir yaptılar ki, Fenerbahçe taraftarı dostunu ve düşmanını gördü. Tanıdı. Zira en profesyonel oldukları nokta, renk belli etmeden, taraf belli etmeden taraf olmaktır. Gazetenin adının TARAF olması da bu yüzdendir. Fenerbahçe, kendi içindeki İrlandalıları gördü. Tanıdı. Oysa reçete belliydi. Çok kolaydı yahu. Bakın metnini bile yazıyorum buradan. Hakan Bilal Kutlualp olur Sadettin Saran olur kim olursa olsun farketmez. Bir kişi çıkıp da şunları deseydi: "Aziz Yıldırım'ı hiç sevmem, bunu da en iyi siz bilirsiniz. Aramız bozuktur. Ancak bu süreçte ona yapılanlar yanlıştır. Fenerbahçe taraftarı birliğini bozmamalıdır. Ne kadar sevmiyorsam da, beni kulüpten ve yönetimden de uzaklaştırmış olsa da, ya da başkalarını, onu sevmeyen başkaları da bugün tek yürek olmalıdır. Biz camia içerisinde birbirimize istediğimiz ithamda istediğimiz şekilde konuşuruz. Nasıl ki anne oğlunun en büyük eleştirmenidir, ona her şeyi yapar, ama başkası gelip de oğluna laf edilirse kaplan kesilir, işte öyleyiz biz. Gün, birlik günüdür" Adnan Şen. Ali Şen. Konuşan Fenerbahçe Platformu. Fenerbahçe Başkanlığı'nı isteyen herhangi bir muhalefet üyesi. Şunu deseydiniz ve kahraman olsaydınız ya arkadaş? Diyemediniz işte. Ellerinizi avuşturdunuz yine. Fenerbahçe'nin, bir kişiye yapılan tasfiye yüzünden zarar görmesini izlediniz. Deşifre oldunuz. Afişe oldunuz. Lube Ayar kadar erkek olamadınız ey Fenerbahçe Muhalefeti. Biraz da Aziz Yıldırım'ı hedef yapan güçlerinden bahsedelim Futbolun özerkliği ve dokunulmazlığı Türkiye'de futbol camiası özerktir. Dışarıdan baskılar her zaman olmuştur. Her zaman siyaset ile içiçe olmuştur. Ancak kendi içerisinde özerktir. Dokunulmazdır. Türk Futbol Federasyonu bakar her şeye. Tahkimi vardır. Spor hukuku vardır. Özerktir bakın yeniden. Bu özerklik, yıllarca kimilerine dokunulmazlık sağlamıştır. Futbol içerisinde güçlü oluşumlar kuranlar her zaman diğer tarafları ezmişlerdir. Haluk Ulusoy oluşumu malumdur. Haluk Ulusoy döneminde sadece bizim camia olarak değil, herkesin hakkı yenmiştir. Ki kendisi ayrılmadan önce son çalımını da futbol kulüplerine atarak keyfi yayın uzatma yapmıştır Lig TV ile. Futbol camiası öyle özerktir ki, Melih Gökçek'in takımını küme düşürür. Bakın arkadaşlar, yıllardır yapılan yönlendirmelere kanmayın. Melih Gökçek, bu ülkedeki en önemli 5 ismin içinde yer alır. Ancak kamuoyu nedense bunu bu şekilde görmez. Fakat kazın ayağı öyle değildir. Partiler üstü bir insandır. Eli her yere uzanır, ama her yere. Melih Gökçek'in halini bilmiyorum gördünüz mü son TFF seçimlerinde? İlk defa bu kadar gergindi. Eğer Aziz Yıldırım olmasaydı, beş dakikalık özel görüşmede işi çözümlemeseydi şu an hala Melih Gökçek gibi bir adam istediğini alamamış olacaktı. Resmi size kelimelerimle şöyle çizeyim. Her camiadan önemli iş adamlarının olduğu kongre fotoğrafını alıp bakın. Melih Gökçek, elinin uzandığı yerler, tecrübesi ve gücüyle onların hepsini hem siyasi hem şahsi manada silebilecek kapasitededir. Ancak futbol öyle özerklik içerisindedir ki, ona karışılamaz, dı. Karışılamazdı. Oylamadan beş dakika önce verilen araya kadar herkes emindi ki Ankaraspor olayı Melih Gökçek'in istemediği şekilde bitecekti. Beş dakika arada Aziz Yıldırım, Mehmet Ali Aydınlar ve Melih Gökçek özel görüştüler. Beş dakika sonra Aziz Yıldırım kürsüye çıktı ve konuşma yaptı. Beş dakikada değişir bütün işler. Güç gösterisine bakar mısınız? Şimdi daha iyi anlıyor musunuz hedefi? Peki ne yapmalı Karşı tarafın en yumuşak karnı kitlelerin hareket etmesi. Münferit olarak içten hareket etmesi. Çünkü bu oy kaybı demek. Unutulmayan bir şeylerin olduğunun gösterilmesi demek. Tepki olduğunun gösterilmesi demek. Dün o bayırdan aşağı gaz bombası yiyerek düşen insanların hiçbiri, çocukları, ne de torunları bu olayı unutmayacaklardır. Beş dakika daha kaybetmeden herkes Türk Futbol Federasyonu'na, süreçten etkilenmemeleri için ters etki yaratmalıdır. Ben saatlerdir bu yazıyı hazırlıyorum, uykusuzum, ancak federasyonun önüne formamı giyip gidebilirim. Çok kritik olan ÜST MAHKEMEYE TUTUKLAMA REDDİ BAŞVURUSU için yine yürüyüşler düzenlenmelidir. Unutmayalım ki İbrahim Yazıcı ÜST MAHKEMEDEN TUTUKLAMASI KALDIRILMIŞ BİR KULÜP BAŞKANI sıfatını taşımaktadır. Bu yürüyüşlerde sesimizi duyuracak basın ile aleyhte basının farkı gözetilmelidir. Şu an için en örgütlü olunan konu Digiturk iptalleri. Yıllardır Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım aleyhine çalışan Lig Tv ekibi şu an için bizim tarafımızdadır. UNUTMAYIN Kİ EĞER BİZ BU TEPKİYİ ÖNCEKİ SENELERDE VEREBİLSEYDİK ŞİMDİ BU MEDYA BUNU YAPMAYA CESARET EDEMEZDİ Fenerbahçe taraftarı için tepki verme vakti gelip de geçmektedir. Diğer takım taraftarları için dalga geçmeyi bırakıp kendi başlarına da az çok neler gelebileceklerini görmenin vakti gelip de geçmektedir. Ben buradan herkesi hiç bitmeyen yürüyüşlere çağırıyorum. Yarın olabilecekler için şimdiden tepki verilmelidir Fenerbahçe'nin şampiyonluğu alındı diyelim ki. Çoğu taraftarımız şampiyonluk derdinde değil zaten şu an. Küme düşme derdinde de değil. Uğranılan haksızlığın derdinde. Fakat şu an hemen toparlanıp, tepki göstermeye devam etmezsek, tepki göstermeye daha ciddi başlamaz isek, yarın daha büyük haksızlıklara uğrayacağız. Diyelim ki Trabzonspor şampiyon yapıldı. Trabzonspor taraftarları şimdiden kendi aralarında "GİDİP ŞÜKRÜ SARAÇOĞLUNDAN O KUPAYI GETİRECEĞİZ" diyorlarmış. Kitlesel bir infiale doğru gidiyoruz. Bugün caddede olan o kalabalığın Trabzonspor taraftarı ile karşılaşmasının sonucu ne olur? Bu danışmanlar bunu da düşünüyorlar mı? Bursaspor taraftarının yaptıkları, o gün ya da ileriki senelerde olacakların binde biri olur beyler bayanlar. Herkes kendine gelsin. Kendinize gelin ki olası faciaları önleyelim. Evet, şampiyonluğun elimizden alınması facia olmayabilir, ancak ileriki günlerde, aylarda, yıllarda olacakların hesabını hükümet mi verecek? Dün 200 Trabzonspor taraftarı Metris önüne gelmiş. Adliyeye köprüden yürüyen Fenerbahçe taraftarı allah korusun onlar ile karşılaşsaydı ne olurdu? Fanatizmi bir kenara bırakıp gerçeklere bakmalıyız ki hem gönülle hem mantıkla ve akılla birlik olalım. Ne yapmalı 2 Yürüyüşler her ilde gerçekleşmeli. Karşımızdaki odağın yumuşak karnı neydi? Oy ve ekonomi. Her ilden bunun bir diyeti olacağı gösterilmeli. Dün Beşiktaş taraftarının sitesinde yayınlanan görseli gördünüz mü? Bu görselden sonra tepki gösterip Beşiktaş'lı saygın dostlarımı aradım. Ayıp, dedim. Dedikleri tek şey vardı: "Bir yıl önce bizim forumumuzun önde gelenleri ve yöneticileri bir şekilde Yıldırım Demirören tarafından tasfiye edildi ve yerine başkaları geçti. Biz de bu olaya çok tepkiliyiz, anlam veremedik, böyle şey olmaz" Bunu diyen kişiler boş kişiler değil. Diyeceksiniz ki ne alaka şimdi. Demeyin. Hi Antu.com deyin ama. Nerede? Hello? Anladınız mı şimdi? Bazı taraftar gruplarının ve forumlarının nasıl kullanıldığını? Antu'nun açıklaması da vardı, yürüyüş iptaldir diye. Birinin sloganı "BÜYÜK BEŞİKTAŞ TARAFTARI" Öteki "FENERBAHÇE TARAFTARININ RESMİ FORUMU" Taşlar oturuyor mu? Hala tepki vermek için ne bekliyorum, sun, sunuz? Kaynak: 12Numara // Erol Buran
Avrupa Basketbol Şampiyonası Yarı Finali'nde uzatmaya giden maçta Fransa'yı 68-62 mağlup eden Potanın Perileri, tarih yazarak finale yükseldi. Hedef Çeyrek Finaldi ama onlar madalya alıp dönecekler. Ya şampiyon ya ikinci olacaklar, bu Türk sporu için bir mucize. TEŞEKKÜRLER POTANIN PERİLERİ !!
Şampiyonluğun Klibi