Uyuşmuştum.
Vücudumu hissedemiyordum. Kollarım, bacaklarım, hatta kalbim bile bana ait değil gibiydi. Sanki içimde bir boşluk vardı; derin, sessiz ve sonsuz bir boşluk. Hissizliğin ağırlığıyla yere uzandım sessizce. Soğuk, sert zemine bedenimi bıraktım. Saatler geçti ya da belki sadece birkaç dakika... Zaman da ben gibi anlamını yitirmişti.
Sonra bir şey oldu.
Tenimde hafif bir sızı hissettim. Ufacık bir acı.
Ve bu iyiydi. Çünkü hâlâ hayattaydım.











