“Doğru gözlerde sanat olursun.”
No title available
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
𓃗
taylor price
NASA
ojovivo
KIROKAZE
No title available
One Nice Bug Per Day

Kiana Khansmith

gracie abrams
Noah Kahan
Cosmic Funnies

Jar Jar Binks Fan Club
d e v o n

No title available
Sade Olutola

#extradirty

if i look back, i am lost
Show & Tell
seen from Germany

seen from United Kingdom

seen from Türkiye

seen from Türkiye
seen from Austria

seen from Germany
seen from Türkiye

seen from United Kingdom

seen from Brazil

seen from Singapore
seen from Singapore

seen from United Kingdom
seen from Philippines
seen from Singapore

seen from Türkiye

seen from Singapore

seen from Brazil
seen from Singapore
seen from Malaysia

seen from Germany
@uykucubirkaplumbaga
“Doğru gözlerde sanat olursun.”
“Hayat çok kısa, insanlar ölüyor, anne babasız kalıyor, hasta oluyor, dermansız büyük dertleri ve yaraları var. Âna odaklanıp hayattan keyif almak, sana iyi gelen şeylerle vakit geçirmek, seni sen olduğun için kalben önemseyen ve değer veren insanlarla olmak ve en önemlisi her hâline şükredip, en iyisi için çabalayıp tevekkül ederek pozitif şekilde yaşamak…”
Bazıları zamanı unutturur; bazıları zamanı kıymetli kılar. Rabbimiz zamanı kıymetli kılanlarla, sadık kalanlarla, üzerimize titreyecek kadar bizlere değer verecek eşsiz insanlarla karşılaştırsın bizleri.
“İnsanların öldüğü ve sevdiklerinden, senelerce çırpınıp kazandığı maddi ve manevi emeklerinden ve değer verdiği en ufak şeyden sonsuza kadar mahrum kaldığı bir dünyada üzülmek, öfkelenmek, kalp kırmak, negatif durumlarla hayatı kendimize zindana çevirmek çok gereksiz ve haksızca geliyor. Her şey dört dörtlük olsaydı hayat hayat değil, cennet olurdu; inanan insanlar için cennetin ne anlamı kalırdı ki?”
Allah kimseyi anne babasıyla, ailesiyle sınamasın. Kanadı kırık kuş gibi yaşıyor insan. Kusurlu hissediyor ve herkesten uzak yaşamak zorundaymış gibi hissederek içe kapanıyor, acemice yaşıyor bu hayatı. İçi hep buruk, hayata endişeyle bakan biri olarak yaşıyor; yapayalnız ve bitmek bilmeyen bir savaş içerisinde.
Sevgi, sevilen canlı veya cansız her şeyi ve herkesi gözünden sakınmaktır; sevgi duyulan insanı, canlı ve cansız olan her şeyi bizler için kusursuzlaştıran, gözümüzde eşsiz hale getiren, kimsenin görmediği yanlarını görmemize vesile olan kişiye özgü bir gözlüktür adeta; kusurlu olarak kendini görenin yaralarına şifa olan, o insanla vakit geçirilen her zaman dilimini zevk alınası kılan, onunla birlikte olmasa dahi o varmışçasına hissettiren, sevdiği aklına geldiğinde kişiye manevi huzur veren, zihninde planlar yaptıran sihirli ve kutsal bir duygudur. Anne gibi üzerine titrerken, baba gibi sahiplenmektir mesela; aile olabilmektir. Kalıpları yıkmak, sınırları aşmaktır saf bir sevgi. İnsanın karşısındakini benimsemesindeki en önemli duygulardan biridir. Onu, her şeyin tamamlayıcısı olarak görmektir. Sevilen insanla geçirilen veya mesajlaşılan zaman günün en güzel zaman dilimidir; kısa veya uzun olması önemsizdir. Sadece 2 dakika dahi “nasılsın, her şey yolunda mı?” Cümlesi, 24 saatin en etkili dopingidir. İnsanın sevilenle tamamlanmasıdır, sevgiyle çevrelenmesidir, yani “Sevgi’li” olmasıdır -sevgili, somutlaştırıldığı gibi sadece iki insanın evliliğe kadarki ilişki durumunu tanımlayan, birbiriyle ilişkisel derece ve bağlantısını temsil eden bir sözcük değil aynı zamanda “sevgiyle dolu olması”dır, bir nevi insanın tepeden tırnağa ‘kutsanması ve büyülü olması’dır.-Onunla hasta olup, onun acısını yaşamak, onunla mutlu olmak, onun yaşadığı tüm duygularla empatiyle yaklaşmaktır, açık olmak, dürüst olmak, acaba dememektir; tek kalp, tek vücut, tek çatıda bir arada olmaktır; beraber büyümek, beraber olgunlaşmak, bencil olmamaktır, paylaşmaktır, her duyguyu, akla gelebilecek her şeyi sevgi gösterilenle paylaşmaktır, asla yargılanmayacağını bilmektir. Yeni doğmuş bir bebek saflığında bakmaktır sevgi duyulana mesela; aklından en ufak bir artık niyet, pislik, kırıcı hiçbir şey geçmemesi, en ufak bir kötülük düşün(e)memesidir. Merhametin somut olarak dışa yansımasıdır. Kelimelere anlam verendir, harflerden oluşan kelimelerin, kendisiyle beraber anlam kazanmasıdır sevgi. En katı duran sıradan bir insanın bile, sevgi duygusuna sahip olduğu zaman pamuk gibi olmasıdır. Korumatır mesela, en kötü zamanlarda, en umutsuz veya en acı zamanlarda karşısındakine merhem görevi görmesidir insanın. Her ne kadar ayet olmasa da, dünyadaki cennettir saf bir sevgi, insanı insan kılandır. Mutluyken herkes herkese iyidir, zenginken her şey yolundadır; fakat en olumsuz durum ve koşulların ana kahramanıdır sevgi. Sadece sevene değil, sevilene de eşsiz hissettiren bir duygudur. Hele ki sevdiği insan tarafından görülen ve hissedilen sevgi; hiçbir şeyle kıyaslanmayacak bir değerdir.
Sevilerek yapılan her şey bir iş, bir sorumluluk olarak gelmez insana; aksine o şeyden zevk alır: kitap okumak, yürümek, film ve dizi izlemek, icra edilen meslek… Her şeyin tuzu biberidir, tam dozudur, cuk olmasıdır, iyi ki dedirtendir sevgi…
Sevginin belli edilmesi pek çok kavramla açıklanabilir: beraber üzülerek, üzerine düşülerek, merak ederek, bir çiçek nidasıyla ona karşı ince, zarif, kibar, içten ve samimi davranarak. Hatta tripleşmek, yeri geldiğinde ses yükselttiren, zıtlaştıran ve irili ufaklı tartışmalara yol açan dahi sevginin bir sonucudur; çünkü insan en çok sevdiğine anlam yükler, sevdiğinin üzerine titrer, sevdiğini önemser ve sevdiğini düşünür. Yer yer olumsuz davranması ona karşı sevgisizliğinden değil bizzat sevgisinin tezahüründendir. “Sıradan” gördüğü herhangi birisi destan yazdığında mimiksiz okurken, sevdiğinden gelen en ufak bir detay, bir mimik dahi dünyalara bedel hale gelir seven insana…
Fazla düşünenin, fazla ince kalpli, objektif ve realist olanların, işinde en iyisi olmak için hırsla çalışanın, hayatının her köşesinde kuralcılık, düzen ve yerli-yerinde olma takıntısı olanların, diğerlerine göre çok daha erken hayata veda edeceğini düşünüyorum. Bu şekilde daha erken huzura varılır, kim bilir.
Netlik kavramının “belirsizlik”ten ayrılmasını çok seviyorum.
Olan edebiyen vâr olurken; olmayan ise tarih olur…
An gelir öyle bir insan çıkar ki karşına, geçmişte aşk, saygı, sevginin dibine vurduğunu zannederken, o kişi hayatına girdiğinden itibaren, geçmişte dibine vurduğunu sandığın şeylerin meğer çok sıradan olduğuna karar verirsin. İşte o kişi doğru kişidir, çıtanın en tepesidir; çiçeklerin, mevsimlerin en güzelidir o insan.
İnsanın kalbini, diğerlerinin aksine temiz ve güzel duygularla besleyip muhafaza etmesi ne güzel bir şey. Sen hep aynısın, hislerin ve yaklaşımın aynı, sana uğrayan kalpler, kendileri gibi bir kalp bulamayınca bir süre sonra kopup gidiyor ve sen kendinden emin bir şekilde aynı sen olarak kalıyorsun. Ve bir süre sonra da 'iyi ki devam etmemiş, zaman kaybı olacakmış nasıl olsa' diyorsun. İnsanın kendini bilmesi ve hayatı boyunca 'ben doğru insanım' diyerek nefes alması ne huzur verici gerçekten.
Şey çok güzel değil mi ya, kendin olmak? Nefret edilsen bile sen olduğun için ediliyorsun, ama sevileceksen de sen olduğun için sevileceksin. Kusurlarınla kendin olmak, yalandan yere mükkemmel görülmekten çok daha güzel gerçekten.
İnsan gün geçtikçe ‘güzel’ kavramını dış görünüşte değil kalpte ve karakterde arıyor.
İstediğim şey sadece saf bir sevgi. Sarıldıkça sarılmak istediğim, daima ve her şartta beraber olduğumuz, anne sıcaklığını hissedebildiğim ve baba sıcaklığını verebildiğim, her koşulda elini tutup yanında olduğumu hissettirdiğim, saçlarını saatlerce sevdiğim, dizlerine başımı koyup sakallarımı severken ellerini tutup avuçlarını usulca öptüğüm her şeyin ötesinde birisi. İnsanların kalplerinin böylesine kapkara olduğu bir dönemde böylesine kalbi güzel bir kadını çiçekler gibi, kırmaya kıyamadan sadık bir şekilde bütün varlığımla sevmek istiyorum.
Sevginin matematiği olmamalı. “Bu kaçıncı oldu” diye bir kavram bahanelerin en büyüğüdür. Sevgi matematikle değil, hissedilmekle ölçülmeli. İnsan kusurlarıyla var olan bir canlıdır ve herkesin de kendisine göre kusuru vardır. Önemli olan o kusurunu dert edip ayrılmak değil, el ele verip olumsuz şeyleri beraber atlatabilmektir. En kolayı vazgeçip gitmektir, onca emeği bir saniyede çöpe atmaktır. Asıl olgunluk, asıl olması gereken şey kusurları görüp gitmek yerine o insanın kusurlarını kendi kusuru olarak görüp beraber mücadele edebilmektir. Sevmek zor günleri biriktirip ayrılığı düşünmek değil; olumsuz olan her şeyi düzeltmek için mücahadele etmek olmalı. Sevmek olgunluk ister. Asıl sevgi eli sobada yandığında bir daha sobaya yaklaşmamak değil; o sobanın kendisini daima ısıttığını unutmayıp bir dahakine sobaya karşı daha dikkatli ve hassas olabilmektir .
Sadık kalmanın, anlayışlı olmanın, her ne olursa olsun karşılıklı iletişimin devam etmesinin, değer bilmenin ve düşünceli davranmanın sevgiden daha etkili eylemler olduğuna inanıyorum.
Hayatımın en sakin, en toksik insanlardan arındırılmış, en kararlı ve en rahat dilimindeyim. Benimle olmak isteyen eşsiz insanlara saklıyorum kalbimdeki eşsiz duyguları
İliklerine kadar hissettirilen sevgi ve ilginin en etkili tedavi yöntemi olduğunu düşünüyorum.