“o kadar kırgınım ki her şeye. sanki altı yaşındayım. terasın demirlerinden ayaklarımı sarkıtmışım. suratımda bi tokat izi. o kadar küsüm ki. kendimle bile konuşmuyorum.”
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
h
Jules of Nature
No title available
Misplaced Lens Cap
EXPECTATIONS
trying on a metaphor
🩵 avery cochrane 🩵
Stranger Things
Xuebing Du
NASA

PR's Tumblrdome
noise dept.
The Bowery Presents
🪼
Lint Roller? I Barely Know Her
No title available
untitled
I'd rather be in outer space 🛸
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
seen from Germany

seen from Netherlands

seen from United States

seen from Australia
seen from Argentina

seen from United States

seen from Romania

seen from Croatia
seen from Brunei

seen from Italy

seen from Australia

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Australia
seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from China
seen from United States

seen from Australia

seen from Canada
@panzehri
“o kadar kırgınım ki her şeye. sanki altı yaşındayım. terasın demirlerinden ayaklarımı sarkıtmışım. suratımda bi tokat izi. o kadar küsüm ki. kendimle bile konuşmuyorum.”
bir evde kimsenin mi umrunda olmazsın. kimsenin mi gözünde bi anlam ifade etmezsin. kimse mi özlemez. kimse mi merak etmez, kimse mi sesini duymak istemez. kimsin sen. yerin neresi senin. kimsin ya.
üzülünce aşırı sakin kalmak. ellerini cebine koyup eve yürümek, sakince ayakkabıları çıkartmak. sakince soyunmak sakince giyinmek. sakince kahve suyu koymak. sakince kıyafetleri katlamak ve kaldırmak. içinden “allahın belası bu odayı yarın toplayayım” diyorsun ama dışından hiçbir şey diyemiyorsun. üzülünce ne yapacağımı bilemiyorum.
benim çalacak kapım sığınacak omzum yok. ateşe verdiğim sigaram dilime dolanan yanık türkülerim var. sen anlatırsın ben ağlarım.
hep kursak boşluğundan başlıyor kırılma. aldığın her nefes ciğerlerinden biraz hallice. senden çalınan her bir zerre gözlerinin feri misâli. yalnızca bir defa yaşayabilmek için çokça ölür gibi.
bir kızım olursa en sevdiğim şey saçlarını yapmak olacak.
beni özle ya anne. bi kere özle ya.
gideceğin bir yer olmayışını bırak, durup nefes alabileceğin bir yer dahi yok. bak hep nefes nefesesin. hep soluk soluğa. ellerinde hasırdan düğümlerle yürümeye çalışıyorsun. o ip seni boğar, farkında değilsin.
senin yanında şımarabilen bir kız çocuğu olabilmeyi isterdim baba. isterdim ki nazım geçsin. isterdim ki böyle olmasın.
zaaflarımı saklıyorum ki onlardan vuramayın beni. biliyorum ki sizin kanınızda uzattığım eli kesip atacak bi piçlik var.
anneler, her derdin panzehiridir.
anneler hani hissederdi anne.
canımı yakan bıçağın kestiği yer değil, bıçağı tutan parmaklar.
kimsenin yanında gardımı indirememekten çok yoruldum. soluklanabileceğim tek bir yerin olmayışından çok usandım.
"sen mi geldin, çay ister misin"
sen saçlarına yıldızlar takılan kadın değilsin. ve eğer marifetse parlamak, unutma bir yangının kollarından geldin.
derdine yan. hiç yokuşlara koşturur mu.
zaten yüreğimi suskunlukla mühürledim, her nabzı hicranla attım feride. sana nasıl sesleneyim? sesim bile mezar kokuyor.