Nereye?
Kendime not: Hatırla.
Hayallerini cebine doldurup şehri turlarken, ruhunu bir bayram yeri gibi rengârenk süslemesi ne güzel insanoğlunun... Ne güzel kahkahayı, bir rakı kadehine meze yapıp masmavi keyifler yudumlaması... Bir bebeğin agusundan, bir serseri sohbetinden, bir dost sesinden kendine unutulmuş tatlar ayıklaması...
Biz bilmez miyiz geceleri bir sevdalının saç diplerini koklayarak uyumanın, bir bahar sabahı ıslak saçlarını rügârda kurutmanın, bir havai fişek yıldızına tutunup yeryüzüne süzülürken sevda şarkıları söylemenin tadını...
O halde niye ille çıkarıp çıkarıp iade ediyoruz hayal gözlüklerini? Niye yaşamın içindeki kıpır kıpır çıplaklığa göz dikmek varken, hayatı kuşatan eski püskü giysilere takılıp kalıyor gözbebeklerimiz? Neden her ayrıntıdan bir yaşam parıltısı seçip yakamoz yakamoz ışıtmıyoruz ruhumuzun derinliklerini? Niye kavuşmaktan çok ayrılıklar ilham veriyor bize... sevdadan çok acının türküsünü söylüyoruz... Neden hüzne tutkunuz, kahkahadan ziyade?
Alakasız kanal fotosu ektedir.









