Benimki bir takım körpe duygular..
YOU ARE THE REASON
Game of Thrones Daily

Kaledo Art

❣ Chile in a Photography ❣
will byers stan first human second
we're not kids anymore.

blake kathryn
Sade Olutola
styofa doing anything
Show & Tell
Jules of Nature
ojovivo
Lint Roller? I Barely Know Her
RMH
Monterey Bay Aquarium
art blog(derogatory)
NASA
Cosmic Funnies
One Nice Bug Per Day
Three Goblin Art
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Italy

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from Singapore
seen from Germany
@praggukie
Benimki bir takım körpe duygular..
Bazen düşünüyorum da insanlar çok aptal. Bir Tanrıya sahipken ucuz insanlarla zaman geçiriyorlar.
Bir anda girdin hayatıma. Bana öyle güzel ve ilgili davrandın ki dedim işte o benim kaderim. Ama öyle olmuyormuş. İnsan kesinlikle kısa süre geçirdiği biri ile ilgili hayaller kurmamalı. Çabuk umutlanmamak gerekir. Benden sıkıldıysan bunu düzgünce itiraf etmeliydin. İnan ki bahanelere ihtiyacın yoktu. Senin ne kadar umursamaz biri olduğunu biliyorum. Keşke yalan söyleyip hayatımdan çıkmak yerine hiç ilişkiye başlamasaydık. Doğruyu söylemek gerekirse çok üzülmedim. Aslında bu alıştığım bir durum haline geldi. Çoğu ilişkim de böyle bahanelerle bitti. Sadece senin doğru insan olduğuna kendimi o kadar inandırmıştım ki aniden ayrılmak istediğinde büyük bir şok yaşadım. Hatta gözlerim doldu. Ancak ağlamadım. Çünkü eskiden ne kadar ağlasam bile değmeyeceğini bildiğim için kendimi boşuna harap etmedim. Sana güzel bir hayat falan dilemiyorum. Sen de bana dilemedim. Neyse siktir et. Hiç bir şey için değmez. Kendime mutlu bir hayat diliyorum.
Little pov;
Adam elindeki papatyalar ile koşarak mezarlıktan çıkmıştı. Neden mi bir bahçe ve ya çiçekçi değil de mezarlık diye düşünüyorsunuzdur. Hemen cevabınızı vereyim. Yirmi yedisine daha dün basmış adamın bir evi ve ya bir ailesi yoktu. Eh bir işi de yoktu. Ve de parası. Ancak güzeller güzeli bir sevgilisi vardı. Güzeldi güzel olmasına da sadece bu adama ait değildi. Adamın 'sevgilisi' fahişeydi. Onun aksine bu güzelliğin bir 'işi' vardı. Düzenli bir parası da. Aklınızda sorular oluştu biliyorum. Mesela bunlardan biri adam sevgilisinin bir fahişe olduğunu biliyor muydu? İkincisi de peki bu güzel fahise bu adamla nasıl sevgiliydi? Diğerlerinin aksine parası, evi ve ya bir arabası yoktu. Birincisi adam sevgilisinin işini ve ya ne yaptığını biliyordu. İçi acıyordu lakin ağzını açıp bir şey diyemiyordu. Onun için sevgilisinin onunla birlikte olması ve konuşması bile mucizeydi. Sevgilisi ise bu adamın güzel kalbine aşık olmuştu. Her koşulda onu mutlu etmeyi başarıyordu. Yırtık ayakkabısı ile koşarak eski binaya giren adam hızla adımlayarak 3 katlı binanın en üst katına çıkmış ve önündeki çelik kapıya 2 defa heyecandan dolayı sertçe vurmuştu. Elinde sıkıca tuttuğu papatyalarla derin derin nefes alıyor içinden evde başka bir adamın olmamasını diliyordu. Duyduğu bir kaç inleme sesi ve homurdanmadan sonra kapıyı 1.80 boylarında kumral ve güçlü bir adam açmış ve önündeki esmer kendinden 1-2 cm kısa olan zayıf adama bakmıştı. Kaşlarını çatmış ve bir elini kapıya yaslamıştı. " Buyur birader bir sorun mu vardı? " Esmer adam ağlamamak için dişlerini ve elindeki papatyaların saplarını sıkıyordu. İçerden gelen tıkırtılarla üzerindeki kadife ve dantelli olan siyah geceliği ile adamın güzel sevgilisi kapıya gelmiş ve şaşkınlıkla kaşlarını kaldırmıştı. "Taehyung? Bu gün geleceğini neden söylememiştin? " Taehyung saçlarını savurmuş ve gözlerini gizlemişti. "Özür dilerim. Ben supriz yapmak istemiştim. Yani yani bu gün senin doğum günün ya." Sesi deli gibi titreyen genç adam dili ile dudaklarını ıslatmış ve başını iki yana sallamıştı. "Gidiyorum. Kusura bakmayın böldüm sizi." Jungkook daha ağzını açamadan sevgilisi elindeki ezilmiş papatyaları güzel gencin eline tutuşturmuş ve "Doğum günün kutlu olsun papatyam. Keşke zengin olsaydım ve doğum gününü daha güzel kutlasaydım." diyerek fısıldamış ve hızlı adımlarla merdivenlerden inmişti.
Kıytırık bir yazarın kalemi sadece senin hakkında yazarken güzelleşiyordu sevdiğim. O yazarın kalemini de yüreğini de güzelleştiren sendin.
Nasıl kıydın ki bana? Hani ağlamamı görmek istemiyordun. Şimdi daha çok ağlamama sebep oluyorsun ama artık bana "ağlamanı görmek istemiyorum" diyen bir sevgilim yok yanımda.
Gözlerime bak sevgilim. Sana olan sevgimi en iyi onlar anlatır sana.
Bazen sevgili aşırı saçma gereksiz geliyor tatlı çiftleri görünce öyle gelmiyor sinirim bozuldu
Onun bana yaptığını ben ona yaptığımda yeni birisini bulma arayışına düştü. Kullanılmış gibi hiss ediyorum. Hem bedenimin hem de duygularımın.
Beynim sana çoktan küstü. Ama bu sikik kalbim beynimi bir türlü anlamak istemiyor. Güzel sözlerine kanmak için, seni unutmamak için her şeyi yapıyor.
seni öpmekle meşgul olmak istiyorum.
Hadi gel otur ve izle
Duygularımın ölüşünü seyredelim.
Bebeğim konuş benimle
Bu kadar mı um'runda değilim ?
Dedi ki "sevme beni" . Anlamayıp baktım yüzüne. Bu saaten sonra nasıl olurda sevmezdim onu. "Niye? Niye sevmeyeyim seni?" Uzunca baktı yüzüme. O kadar sustu ki cevap vermeyecek sandım. Sonra araladı iki et parçasını. Uğruna her şeyden vazgeçebileceğim o dudaklarına büyük bir gülümseme yayıldı. Çok güzel güldü. O kadar güzel güldük ki bir an yeniden doğduğumu sandım. Ama bu gülümsemesi uzun sürmedi. Bir anda sertleşti bakışları. Anladım gelecek olan darbeyi. O an sağır olmak istedim. Duymak istemedim bana başkasını sevdiğini, o adama olan duyguları anlatmasını duymak istemedim. Geçti artık. Bitmişti her şey. O yoluna ben yoluma gidecektim. Onun dilinden düşürmediği 'arkadaşlığımız' artık yoktu. Zira ben onunla aramda olan ilişkiyi hiç bir zaman arkadaşca anlamak istememiştim ki. #acı #nefret?