Ölüm değil ise bizi ayıran, yazık olmuş.
official daine visual archive
macklin celebrini has autism

Love Begins

❣ Chile in a Photography ❣
YOU ARE THE REASON

No title available
ojovivo

izzy's playlists!
todays bird
Fai_Ryy
Mike Driver
The Stonewall Inn

No title available
No title available
🩵 avery cochrane 🩵

titsay
Sade Olutola
tumblr dot com
Cosmic Funnies

Product Placement

seen from Germany

seen from Russia

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Singapore

seen from Malaysia

seen from Netherlands

seen from Spain

seen from Malaysia

seen from Türkiye

seen from Ukraine
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Australia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@ruhumgirdap
Ölüm değil ise bizi ayıran, yazık olmuş.
2022de takip ederdim hesabını, sonra hesabımı sildim, bir süre sonra tekrar açtığımda kullanıcı adın aklımda değildi. yıllar sonra önüme düştün, geçmişle bağ kurmuş gibi hissettim. demem o ki, seni okumak güzeldi!
2022 güzel zamanlardan biriydi benim için, sana bir nebze de olsa bu bağı hissettirdiyse yazdıklarım ne mutlu bana.
Buradaki kalemi güzel olan insanları özledim sizin gibi lütfen yazmaya geri dönünnn
Çok teşekkür ederim, belki bir gün tekrar geri dönerim yazmaya.
Sen peki iyi misin?
iyi ne kelime, olağanüstüyüm
Hiç bitmeyecek bir kabusa daldık sanki. Bu gecenin sessizliğini senin sesinle bozuyorum. 3 sene dile kolay. Hâlâ çıkıp 'ben buradayım, gitmedim' demeni istiyorum. Gittiğini sandığım için bana kız istiyorum. Söz vermiştim, verdiğim sözü tuttuğumu bile göremedik. Gidişini hâlâ kabullenemedim. İyi ki hayatıma girdin. Üzüldüğüm için kızma bana, seni seviyorum.
Bi' kedim olsa tüm derdim bitecekmiş gibi...
Hiç aklımda değilken hayatıma iyi ki girdin, güzel kızım. Tüylerin kadar ömrün olsun.
Kucak kucak dağıtılan sevginin, sana geldiğinde avuç içini bile dolduracak kadar olmaması gerçeği insanı bir gece yarısı ağlatır.
2 hafta, 14 gün, 336 saat,20.160 dakika... ve daha artmaya devam eden saniyeler. Daha sana sarılamadan, öpemeden mezara girişin inan kalbimi çok ağrıtıyor gül güzelim. Şu anlamsız kalabalığı güneş gibi doğman gerekiyor. Artık çok çok uzaktasın. Sana dokumayacağım kadar uzaktasın. Beni izliyor musun gittiğin yerden? Ağlamama üzülme olur mu? Seni kaybetmek yüreğimi yaktı. Ateşlerde yandı ama senin zerrene zarar gelmedi. Kalbimde uyuyorsun bak her gece. Boğazım düğüm düğüm ama bak buralarda bir yerdesin. Lütfen rüyalarıma gel, sana çok ihtiyacım var.
İncitebilecekleri en ufak yer kalmayana dek öpeceğim seni
Gittin, o kadar incindim ki cân'ım keşke çıkıp gelebilsen ve öpsen. İnan tüm acımı söker alırsın. Her daim dualarımda olacaksın, gül güzelim.
Bazen rüyamda kafamın bedenimden ayrıldığını görüyorum, kan görüyorum. Kendi kanımda boğulduğumu görüyorum. Zihnimi susturamıyorum. Kafamın içindeki düşünceleri susturamıyorum. Tırnak diplerime oturan kan pıhtılarından kurtulamıyorum. Boynuma geçirilip öylece yaşamak zorunda oluşumdan kurtulamıyorum. Deli gibi ölme isteğini bastıramıyorum. Hissiz olmak istiyorum. Buzdan ten istiyorum. Cam değil, buz. Kimsenin eritmeyi bırak, dokunamayacağı bir buz. Zihnim kan dolu, susturamıyorum. Boğazıma kadar kana batmışım, anlatamıyorum. Ellerimi duvarlara vuruyorum. Titremeleri geçmiyor. Aşamıyorum, anlaşılmıyorum. Midemin bulantıları artıyor. Batıyorum ama uzaktan çok iyiyim. Uzaktan her şey yolunda. Uzaktan mükemmelim. Yıkılmazım, ayaktayım, güçlüyüm. Değil. Hiç değil. Ölüyorum, fark edilmiyor. Bir balkondan yere çakılıyorum, bedenim parçalara ayrılıyor ama iyiyim ya. İyiyim.
17.07, veda mektubu.
Merhaba; senelerim, aylarım, günlerim. Merhaba. Bugün beni çok acıttın, çok kanattın. Başkasına kucak kucak dağıttığın vicdanını, bana neden toz tanesi kadar sunmadın? Hiç mi hak etmedim? Başkasına hiç acımadan sunduğun sevginden, bana neden birazcık da olsa sunmadın? Sevgimden midir bilmem sana hiç kıyamadım o gün. Aslında, ben de birazcık sana izin verdim. Beni acıtmana izin verdim. Beni kandırmana izin verdim. Şu yara bere dolu vücudumu ateşlere atmana izin verdim. Çünkü seni üzecek bir şey söyleseydim, yanardım. Sanki beni bir uçumdan itmişsin gibi hissediyorum ama düşerken bile aklıma ellerinin bana dokunuşu var. Haklısın doğru olmaz. Benim sevgim, senin o taş kalbine ağır gelir. Sana veda ediyorum şimdi. Senelerce haberinin olmadı sevgimi bugün boğazlıyorum. Ağlamaktan nefesimin kesildiği güne rağmen yok ediyorum seni. Umarım hayat bugün yüzüne bakmadığın sevgimi, bir gün kapı kapı aratır.
O gün birisi ölmedi ama ben katil oldum.
Zar zor güvenmişsin ve tüm güvenini yerle bir edip yine de seni suçlamış. Sevginin iyileştireceğini sanıp kendini öldürmüşsün.
Sana söyleyemediğim her kelime, geldi boğazıma saplandı.
Oluk oluk kan akan ellerime rağmen okşardım saçlarını, bana sevgisizlikten bahsetme.
Ağzımı açtığımda, acıtmadan susmazdım. Cam kırıklarını yüreğime saplarken, ağzımı açmadım. Nefret eder gibi bakarken, ağzımı açmadım. Hiç düşünmeden beni silerken, ağzımı açmadım. Acıdan kıvrandığımda dönüp bakmadın, ağzımı açmadım. Çünkü ben ağzımı açsaydım, senin canın yanardı ve senin canını yaksaydım ölürdüm zaten.
Çırpındığım o düşüncelerin batağından kimse kurtarmadı beni. Ölüm fısıldayan sesleri kimseye duyuramadım. Düştüm, her yerimi kan kapladı. Kalktım. Her yerimden kan akarken, gülümsedim. Ruhum, bedenimi boğarken sesimi bile çıkarmadım. Ölümü ben seçtim, kimseyi suçlamadım. Kanı ben akıttım, kimseyi suçlamadım ama kızım sen o sesi duymalıydın. Sen, bana sağır olmamalıydın. Boğulurken, nefes olmalıydın ama sen bırak nefes olmayı nefesimi kesen eller olmayı seçtin. Sen, bana verdiğin zararı hiç görmedin. Herkese koştun kızım. Sen, sadece bana koşmadın. Ben, yavaş yavaş ölürken sen sadece izlemeyi seçtin. Şimdi beni suçlama. Çünkü bunu sen istedin. Ölüme ittiğin biri öldü diye suçlanmaz, unutma kızım. Hiç unutma.