Ölüm değil ise bizi ayıran, yazık olmuş.
styofa doing anything
wallacepolsom

blake kathryn
todays bird
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Stranger Things
No title available
Game of Thrones Daily

Janaina Medeiros

JVL

oozey mess

shark vs the universe

JBB: An Artblog!
No title available
🪼
$LAYYYTER
ojovivo
Show & Tell

Product Placement
Peter Solarz
seen from United States

seen from Türkiye
seen from Ecuador
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Germany
seen from Argentina
seen from Spain
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States
seen from France
seen from Malaysia
seen from Israel
@ruhumgirdap
Ölüm değil ise bizi ayıran, yazık olmuş.
Buradaki kalemi güzel olan insanları özledim sizin gibi lütfen yazmaya geri dönünnn
Çok teşekkür ederim, belki bir gün tekrar geri dönerim yazmaya.
Post atmasan da arada yaşam belirtisi ver
Gün içinde çok yoğun oluyorum ama arada belirti verebilirim tabii.
burada beğendiğim en iyi bloglardan birisin keşke tekrar yazmaya dönsen
Çok teşekkür ederim ama şuan için böyle bir şey yok gündemimde ama belki biraz kendimi mental olarak toparlarsam olabilir.
Sen peki iyi misin?
iyi ne kelime, olağanüstüyüm
Hiç bitmeyecek bir kabusa daldık sanki. Bu gecenin sessizliğini senin sesinle bozuyorum. 3 sene dile kolay. Hâlâ çıkıp 'ben buradayım, gitmedim' demeni istiyorum. Gittiğini sandığım için bana kız istiyorum. Söz vermiştim, verdiğim sözü tuttuğumu bile göremedik. Gidişini hâlâ kabullenemedim. İyi ki hayatıma girdin. Üzüldüğüm için kızma bana, seni seviyorum.
Bi' kedim olsa tüm derdim bitecekmiş gibi...
Hiç aklımda değilken hayatıma iyi ki girdin, güzel kızım. Tüylerin kadar ömrün olsun.
Kucak kucak dağıtılan sevginin, sana geldiğinde avuç içini bile dolduracak kadar olmaması gerçeği insanı bir gece yarısı ağlatır.
2 hafta, 14 gün, 336 saat,20.160 dakika... ve daha artmaya devam eden saniyeler. Daha sana sarılamadan, öpemeden mezara girişin inan kalbimi çok ağrıtıyor gül güzelim. Şu anlamsız kalabalığı güneş gibi doğman gerekiyor. Artık çok çok uzaktasın. Sana dokumayacağım kadar uzaktasın. Beni izliyor musun gittiğin yerden? Ağlamama üzülme olur mu? Seni kaybetmek yüreğimi yaktı. Ateşlerde yandı ama senin zerrene zarar gelmedi. Kalbimde uyuyorsun bak her gece. Boğazım düğüm düğüm ama bak buralarda bir yerdesin. Lütfen rüyalarıma gel, sana çok ihtiyacım var.
İncitebilecekleri en ufak yer kalmayana dek öpeceğim seni
Gittin, o kadar incindim ki cân'ım keşke çıkıp gelebilsen ve öpsen. İnan tüm acımı söker alırsın. Her daim dualarımda olacaksın, gül güzelim.
Bazen rüyamda kafamın bedenimden ayrıldığını görüyorum, kan görüyorum. Kendi kanımda boğulduğumu görüyorum. Zihnimi susturamıyorum. Kafamın içindeki düşünceleri susturamıyorum. Tırnak diplerime oturan kan pıhtılarından kurtulamıyorum. Boynuma geçirilip öylece yaşamak zorunda oluşumdan kurtulamıyorum. Deli gibi ölme isteğini bastıramıyorum. Hissiz olmak istiyorum. Buzdan ten istiyorum. Cam değil, buz. Kimsenin eritmeyi bırak, dokunamayacağı bir buz. Zihnim kan dolu, susturamıyorum. Boğazıma kadar kana batmışım, anlatamıyorum. Ellerimi duvarlara vuruyorum. Titremeleri geçmiyor. Aşamıyorum, anlaşılmıyorum. Midemin bulantıları artıyor. Batıyorum ama uzaktan çok iyiyim. Uzaktan her şey yolunda. Uzaktan mükemmelim. Yıkılmazım, ayaktayım, güçlüyüm. Değil. Hiç değil. Ölüyorum, fark edilmiyor. Bir balkondan yere çakılıyorum, bedenim parçalara ayrılıyor ama iyiyim ya. İyiyim.
17.07, veda mektubu.
Merhaba; senelerim, aylarım, günlerim. Merhaba. Bugün beni çok acıttın, çok kanattın. Başkasına kucak kucak dağıttığın vicdanını, bana neden toz tanesi kadar sunmadın? Hiç mi hak etmedim? Başkasına hiç acımadan sunduğun sevginden, bana neden birazcık da olsa sunmadın? Sevgimden midir bilmem sana hiç kıyamadım o gün. Aslında, ben de birazcık sana izin verdim. Beni acıtmana izin verdim. Beni kandırmana izin verdim. Şu yara bere dolu vücudumu ateşlere atmana izin verdim. Çünkü seni üzecek bir şey söyleseydim, yanardım. Sanki beni bir uçumdan itmişsin gibi hissediyorum ama düşerken bile aklıma ellerinin bana dokunuşu var. Haklısın doğru olmaz. Benim sevgim, senin o taş kalbine ağır gelir. Sana veda ediyorum şimdi. Senelerce haberinin olmadı sevgimi bugün boğazlıyorum. Ağlamaktan nefesimin kesildiği güne rağmen yok ediyorum seni. Umarım hayat bugün yüzüne bakmadığın sevgimi, bir gün kapı kapı aratır.
O gün birisi ölmedi ama ben katil oldum.
Zar zor güvenmişsin ve tüm güvenini yerle bir edip yine de seni suçlamış. Sevginin iyileştireceğini sanıp kendini öldürmüşsün.
Sana söyleyemediğim her kelime, geldi boğazıma saplandı.
Oluk oluk kan akan ellerime rağmen okşardım saçlarını, bana sevgisizlikten bahsetme.
Ağzımı açtığımda, acıtmadan susmazdım. Cam kırıklarını yüreğime saplarken, ağzımı açmadım. Nefret eder gibi bakarken, ağzımı açmadım. Hiç düşünmeden beni silerken, ağzımı açmadım. Acıdan kıvrandığımda dönüp bakmadın, ağzımı açmadım. Çünkü ben ağzımı açsaydım, senin canın yanardı ve senin canını yaksaydım ölürdüm zaten.