filter ruined this vid lol but hmu for content 🥰 doing deals for the rest of the night 💰
Gorgeous
todays bird
DEAR READER
ojovivo
art blog(derogatory)

Kiana Khansmith
Not today Justin
he wasn't even looking at me and he found me
Keni

⁂
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
No title available

blake kathryn
Sade Olutola
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
we're not kids anymore.

izzy's playlists!

Janaina Medeiros

Origami Around
taylor price

tannertan36

seen from Colombia

seen from United States

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Netherlands

seen from Peru
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Netherlands

seen from Australia

seen from United States

seen from Greece

seen from United States
seen from Netherlands
seen from Italy
seen from Czechia
seen from United Kingdom

seen from Singapore

seen from Malaysia

seen from Malaysia
@s2ciadam
filter ruined this vid lol but hmu for content 🥰 doing deals for the rest of the night 💰
Gorgeous
Küs Yengemle Barıştık 1
Selam ben Kamil, 31 yaşında ve 1.80 boyundayım. Evliyim ve karımla normal seks hayatımız var, mutlu ve huzurlu yaşantımızı elimizden geldiğince devam ettiriyoruz. Benim abim benden 5 yaş büyük (36 yaşında). Abimin karısı (yengem) ise 31 yaşında, 1.60 boylarında, balık etli, esmer, alımlı bir kadındır. Abim sürekli alkol alır ve yengemi döver, olmadık hakaretlerde bulunur. Bize göre abimle yengem hiç mutlu değillerdi. Bu olaylara bazen ben de tanık olduğum için, birkaç kere aralarını yapmak istedim diye, abimle küsmüştük. Karımla da yengem hiç geçinmezler, genelde küs olurlar. Ve ben mecburen karımın tarafını tutmak zorunda kaldığım için, yengemle ben de 6 aydır konuşmuyordum. Yani kısaca, birbirimize gelip gitmiyorduk.
Benim ev müstakil, büyük bir bahçesi var ve ağaçlık. Bahçede ayriyeten de kiler gibi kullandığımız geniş bir odadan ibaret müştemilat var. Oraya genelde evde kullanmadığımız eşyaları, kanepe, halıları v.s koyarız. Geçen hafta Pazartesi gecesiydi, karım yatmış uyumuş, ben ise uyuyamamış, yaz olduğu için de pencereyi açıp, pencere önünde sigara keyfi yapıyordum. Evin ışıkları da sönüktü. Saat gece yarısını geçmişti ki, bahçede bir hışırtı duydum. Tüm dikkatimi oraya vermiştim ve etrafı gözetliyordum, fakat kimseyi de göremiyordum. Acaba mahallenin yaramaz çocukları meyve ağacına mı dalıyorlardı? Gelip isteseler gönülden verirdim, bahçeye girip ağaçları kırmalarına gönlüm razı olmuyor. Ama çocuk işte, böylesi daha zevkli oluyor herhalde diye içimden geçirdim. Uykum iyice kaçmıştı...
Çocukları döveceğimden değil de, emniyetim olsun diye elime bir odun alıp, sessizce bahçeye çıktım. Üzerimde eşofman, askılı atlet ve terlik vardı. Etrafa bakındım, kimse yoktu. Geri geldim, biraz kapının önünde dikilip etrafa bakınıyordum. Bahçe duvarının orada, güllerin arasından bir hışırtı geldi, o tarafa yöneldim. Çalıların arasında bir hareketlenme vardı. Biraz daha yaklaşınca üzerinde beyaz giysi olan birisi vardı. Kendimi güvenceye alarak, “Kim var orada?” diye seslendim. Cevap gelmeyince tekrar seslendim. Birisi sessizce, “Benim!” dedi. Tanıyamadım, “Kimsin? Çık oradan!” deyince de, yine sessizce, “Ben Fatmayım!” dedi. Ben de, “Hangi Fatma?” dedim. “Yengen!” dedi. Ben şok olmuştum, yengemin ne işi vardı bu saatte, hem benim bahçemde, hem de küs idik, konuşmuyorduk birbirimizle...
Yanına yaklaştım, “Yenge? Ne yapıyorsun burada?” dedim. “Sus da yanıma çök!” dedi. Yanına çöktüm, “Yenge ne arıyorsun bizim bahçede?” diye kızınca, “Abinden saklanıyorum!” deyip ağlamaya başladı. Dayanamadım, “Yaa kalk eve girelim, böyle olmaz!” dedim. “Yok, kesinlikle gelmem, yarın karın başıma kakar, bak yine kul oldu bana falan der!” diye hayıflandı. “Peki ne olacak, burada bahçede mi kalacaksın?” dedim. “Bilmiyorum...” dedi. “Sen hele bir anlat bakayım, ne oldu?” dedim. Yengem de, “O şerefsiz abin eve sarhoş geldi, bana yapmadığını bırakmadı, canımı zor kurtardım, dışarı kendimi zor attım, aklıma ilk gelen yer burası oldu, buraya sığındım. Gece yarısı sokaklarda bu halimle nasıl gezebilirdim, iti var kopuğu var!” diye anlatıyor, için için de ağlıyordu. “Yenge ama burada olmaz ki, hadi kalk içeri gidelim!” diye ısrar ettim, fakat yengem gelmemekte kararlıydı...
“Yenge ozaman seni evine götüreyim!” dedim. “Yok olmaz, abin çok sarhoş, seni de görünce iyice delirir! Yatsın uyusun, birazdan giderim!” dedi. “Ozaman kalk şu bahçedeki odaya gidelim, orda bekleyelim, sen de biraz sakinleş!” dedim. Yengem de, “Ama ışığı yakma, karanlıkta biraz oturup giderim!” dedi. “Olur, sen burada bekle, ben anahtarı getireyim!” dedim. Yengem olduğu yerde beklerken, ben sessizce eve gidip anahtarı aldım, karımı da kontrol ettim, mışıl mışıl uyuyordu. Tekrar yengemin yanına gidip, “Hadi kalk, gel!” diye sessizce çağırdım. Yengem kalkarken sendeledi, düşmesin diye hemen kolundan tuttum. Ayağa kalkınca üzerinde basma çiçekli gecelik vardı. Yengemin elini tutup, bir elimle de omuzundan tuttum, “Hadi gel!” dedim. Yengem de, “Ne olursun sessiz olalım, karının bu durumumu görmesini istemiyorum!” dedi. “Tamam, hadi!” dedim...
O vaziyette müştemilata gittik. Kapıyı açtım, odaya girdik. Lambayı açmadım, zaten ay ışığının loşluğu içeriyi tam aydınlatmasa da yetiyordu. Hemen kanepenin üzerini boşaltıp, “Otur şuraya!” dedim. Yengem oturdu, “Ya Kamil, su var mı, içim yandı?” dedi. “Getireyim!” deyip sürahiyi alıp bahçedeki çeşmeden doldurup getirdim. Fakat bardak bulamadım, “Sürahiden iç!” dedim. Yengem de sürahiden içerken suyun bir kısmı üzerine döküldü. Göğsü ıslanmış, geceliği memelerine yapışmıştı. O anda farkettim ki, yengem südyen takmamıştı. Biraz dikkat edince sudan ıslanıp sertleşen meme uçlarının siyahlığı belli oluyordu. Ben heyecanlanıp, içimde birşeyler kıpırdamaya başladı. Gözümü yengemin memelerinden kaçıramıyordum ve baktıkça da yarağım hareketlenmeye başlamıştı. Kendi kendime, (Yaa ne oluyorum?) dedim, evde karım var, gitsem uykuda olsa bile uyandırır, ateşli sikişirdim, ama o anda gidip karımı sikmek hiçte istemiyordum...
Düşüncelerimi dağıtmak için, “Şimdi anlat bakayım yenge, tam olarak ne oldu?” dedim. Yengem anlatmaya başladı, “Ben yatıyordum, abin sarhoş geldi, bana suçsuz yere bir sürü hakaret, küfürler etti, Sen orospusun! Herkesle sikişiyorsun! diyerek tekme tokat dövmeye başladı. Ben de bir fırsat bulup kaçtım evden!” dedi. Ben de, “Ulan şu abimin yaptığına bak ya! Olur mu öyle hakaret!” deyince, yengem, “Gidip onla bunla sikişsem, orospuluk yapsam, ozaman laf söylemez pezevenk abin!” dedi. “Yenge ayıp oluyor, biraz usluplu konuş!” dedim. “Ama Kamil yemin ederim ki daha abinden başkasının eli elime değmedi! Hani gerçekten bir kocalık yapsa, gam yemem, kocamdır döver de, sever de, deyip sineme çekerim! Ama sadece dayak atmasını biliyor şerefsiz, öbür işe geldi mi tık yok! Bir gün olsun bana kadınlığımı yaşatmadı!” dedi...
Yengemin konuşmalarından ben şok olmuştum. Ne diyeceğimi bilemediğim için, “Karı koca arasında olabilir böyle şeyler...” diyebildim sadece. Yengem de, “Ama sen abin gibi değilsin, karın çok şanslı!” dedi. “Tabii öyle değilim yenge, hiç olur mu öyle şey, insan karısına öyle hakaret küfür eder mi?” deyince, yengem kafasını omuzuma yaslayıp ağlamaya başladı. “Tamam, sus ağlama, çaresine bakarız...” dedim. Yengem ağlamayı kesti, tekrar suyu istedi. Sürahiyi verdim. İçerken suyu yine üzerine döktü, “Ooof ya, bak ne yaptım, sinirden elim ayağım titriyor!” deyip ayağa kalktı, geceliğine dökülen suyu çırparken eğildi. Alttan siyah külotu belli oluyordu. Geceliğin suyunu sıkarken öyle domaldı ki, götünün yanakları geceliğini yırtarcasına zorluyordu. Kendi kendime, “Olur mu lan, şu kadına yapılır mı bunlar!” diye hayıflanırken, yengem dönüp, “Ne oldu?” dedi. Ben de, “Yok birşey, abime kızıyorum!” dedim...
Yengemin o domalmış vaziyette görünce benim yarak iyiden iyiye kalkıp, eşofmanımın önünü zorluyordu, ama içerisi loş olduğu için yengem fark edemez diyerek kendimi teselli ediyordum. Yengem geceliğnin eteğini sıktıktan sonra, kanepeye oturmayıp, “Belim ağrıdı...” diyerek, odanın bir ucundan öbür ucuna yürüyor, kendi kendine konuşuyordu. Ben de yengem yürürken götüne bakıyor, nasıl kıvırdığına dikkat ediyordum. Yarağım öyle bir oldu ki, artık sabrım kalmamış, ya burada yengemi sikeceğim, yada çıkıp gitsin de, ben de gidip karımı uyandırıp sikeyim diye içimden geçiriyordum. Neyse ki şeytana uymadım ve daha fazla azmamak için, “Yenge öyle dolaşma, gel otur şuraya!” dedim. En azından kıvırta kıvırta yürümez, ben de daha fazla tahrik olmam diye düşündüm. Fakat yengem, “Oturunca belim ağrıyor!” dedi ve odanın içinde volta atmaya devam etti...
Az sonra önümde durdu, “Kamil ya, belimi kütletsen belki iyi gelir!” dedi ve ellerini kafasının üstünde kenetleyip sırtını bana döndü. Ben de ayağa kalkıp, yengemin arkasından yaklaşıp, dirseklerinden iki elimle kavrayıp, yengemi yukarı kaldırıp silkelemeye başladım. Yarağım yengemin götünün arasına girince, dizlerimin bağı sanki çözüldü. Yengemin götünün sıcaklığı yarağımı daha feci etkilemişti. Yengemi aşağı indirince yarağım yengemin götünün arasından çıktı, ama busefer de yengemin geceliğinin arkası yarağımın da baskısıyla götünün arasına girmişti ve daha feci azmıştım. Yengem ıhılayarak, “Offf be!” deyince sordum, “Nasıl, iyi geldi mi yenge?” dedim. “Evet, belimin kütürtüsünü duymadın mı?” dedi döndü ve “Ama şeyy...” dedi. Ben de, “Evet, ama ne?” dedim.
Yengem önüme bakıyordu, yanıma yaklaşıp yarağımı işaret ederek, “Bu ne lan?” dedi. Ben de artık çekinmeden, “Ne olacak, yarak!” dedim. Yengem sertçe, “Benim için mi böyle kalktı bu?” dedi. Ben ne yapacağımı şaşırdım, işin açıkçası bağırıp çağırmaya başlarsa çıkacak rezaleti düşündüm. Ama bağırmadı, gayet sakince, “Bak ya şunun haline!” dedi. “Ne olmuş halime yaa?” dedim. “Lan neredeyse yengen falan demeyip yatırıp sikeceksin beni burda!” dedi. “Yaaa yenge...” dedim. “Sikersin, sikersin!” diye tekrarladı. “Sus yaa yenge!” dedim. “Susmasam ne yaparsın lan?” dedi. Ben de, “Töbe töbe, başıma belayı satın aldım!” diye hayıflandım. Yengem, “Ne belasıymış, söyle bakayım!” dedi. “Yok birşey yenge, erkek değilmiyim, ne yapayım, kalktı işte!” dedim. Yengem, “Lan keserim o sikini!” diye tehdit savurdu. Harbiden belayı satın almıştım, olaya bak yaa, tamam desem de kadın habire üzerime geliyordu. Çıldırmak işten bile değildi...
Sonunda dayanamadım, “Yeter artık yenge yaa, valla sikecem şimdi!” diye ağzımdan kaçmış oldu. Yengem de yanıma iyice sokuldu, yarağım tam yengemin göbeğine baskı yapıyordu. Yengem atletimden tutarak, “Sik de göreyim!” dedi. Artık iş iyice çığrından çıkmıştı, “Yeter laan!” dedim ve ayağa kalktım. Yengem elini yarağıma atarak, yarağımı öyle bir tuttu ki, koparacak sandım. “Bu ne lan? Kazık gibi olmuş! Bunu mu sokacaksın bana?” dedi. Ben de, “Evet onu sana köküne kadar sokacağım!” dedim. Yengem, “Hadi soksana!” deyip dudaklarıma yapıştı. Artık ok yaydan çıkmıştı, karşılıklı olarak birbirimizin dudaklarını emiyorduk. Ellerimiz de boş durmuyor, yengem eşofmanımın üstünden yarağımı eline almış, sıvazlıyor, sıkıp sıkıp bırakıyordu, ben de yengemin kalçalarını okşuyor, avuçluyor, sıkıyordum...
Yengem, “Abinin dediğini sen gerçek yap, sik beni bari de, bundan sonra abinin bana Orospu demesi zoruma gitmesin!” dedi. Ben de, “Sen yeter ki iste yenge, ben seni sikerim!” deyince, “Sik koçum! Orsospun yap beni!” diye inliyordu. Eşofmanımın içine elini soktu ve yarağımı dışarı çıkardı, “Oooo ne kadar da kalın yarağın varmış, karın nekadar şanslı, bununla karını hergün sikiyormusun?” diye inliyordu. Ben de, “Evet her gün sikiyorum karımı, bundan sonra sen de karımsın, orospumsun, bu yarak senin de artık, istedigin zaman senle de sikişiriz!” dedim ve geceliğini kafasından çıkarıp kenara attım. Yengem de eşofmanımı donumla birlikte aşağı indirdi, beni kanepeye doğru iteledi, ayağımdan çıkardı onlar. Sonra önümde durup, kendi külotunu çıkarıp kanepenin üzerine koydu ve bacak arama yaklaştı iyice...
Yengemin göbeğini öpüp, yalayıp emiyor, memelerini okşuyordum. Kanepeden inip, yengemin önünde çöktüm ve amına yumuldum. Yengemin amı hafif kıllıydı, sanırım 1-2 hafta önce traş etmiş olmalıydı. Amına dilimi değdirince, yengem, “Ooohhh, aahhh!” diye inlemeye başladı. Sonra benim kanepeye uzanmamı istedi. Ben uzandım, yengem de yüzüme oturdu, amını ağzıma öyle bastırıp emdiriyor, parmaklarıyla amının dudaklarını ayırıp bızırını yalatıyordu. Birden saçlarımı çekip kafamı amına bastırıp, titremeye başladı. Yengem boşalıyordu. Ağzım yüzüm am suyu olmuştu, ağzıma akanları yaladım içtim. Yengem halen amını ağzıma bastırıyordu, ben de götünü avuçlayıp, parmağımla göt deliğini okşuyordum. Parmağımı götüne sokunca, “Ooohhhhh, hayat bu işte!” dedi. Parmağımı götünden çıkarmadan aşağı kaydı ve dudağımdan öpmeye başladı. Öpüşürken, eliyle elimi tutuyor, parmağımı götünden çıkarmamı istemiyordu...
Biraz öpüştükten sonra yengem parmağımı götünden çıkartıp, aşağıya yere indi, önümde diz çöktü, yarağıma öpücükler kondurup, “Bundan sonra benim de bunda hakkım var, bana da sokacaksın bunu, değil mi Kamilim?” diyordu. “Tabii ki yenge, seni öyle sikeceğim ki, yarağa doyacaksın!” dedim. “Doyur koçum beni! Doyur yengeni! Doyur orospunu!” deyip, yarağımı ağzına almaya çalışıyordu. Fakat yarağım ağzına sığmıyordu. Yengemi kolundan tutup yukarı kaldırdım, dudağından uzun uzun öptüm ve “Gel kucağıma!” dedim. Yengem uysal bir şekilde kalkıp bacaklarını ayırdı, bacaklarımı bacaklarının arasına aldı, ben de biraz ileri kaydım. Yarağım elindeydi, eline sığmıyordu, yarağımın kafası kıp kırmızı olmuştu. Yarağımı amına sürtmeye başladı, amını fırçalıyor, sonra da göt deliğine sürtüyor, tekrar amına sürtüyordu. Yarağımın Kafasını amına soktu, o şekilde götünü kıvıra kıvıra, yavaş yavaş amına sokuyordu. Yarıya kadar girmişti ki durdu, “Çok kalın, daha yarısı girdi!” diyerek öne eğildi, dudaklarımı öpüp tekrar doğruldu, götünü kıvırıyordu...
Yengemin kalçalarından tuttum, kendimi yukarı kaldırıp, onu da aşağı bastırınca, yarağımın tamamı girdi. Acıyla, “Aaahhh yaktın içimi!” diye sızlandı. Ben kalçalarını sağa sola oynatınca, yavaş yavaş alışıyordu. Yengemin amı okadar dardı ki, am değil sanki sikilmemiş göt deliği gibi sıkıyordu yarağımı. Alttan amına hafif hafif ileri geri yaparken, memelerini emiyor, götünün yanaklarını okşuyordum. Yengem, “Çok kalın yarağın var, sanki kızlığımı yeni bozdun!” dedi. Ben de, “Yeni bozdum diye farz et!” dedim. O da, “Boz Kamilim, boz birtanem, geçir amcığıma, sik yengeni!” diyor, “Aaahhh oooffff!” diye inleyerek oturup kalkıyordu. Ben de alttan hızlı hızlı pompalıyordum...
Yengem, “Yoruldum!” deyince, üstümden kaldırıp, kanepeye ellerini koyup domalttım, arkasına geçtim. Tam amına sokacaktım ki, elini arkaya uzatıp yarağımı eline aldı, bacaklarının arasına soktu, “Biraz böyle sik!” dedi. Başta niye öyle istedi diye şaşırmıştım, ama sonra anladım ki, ben ileri geri yaparken yarağımın amının dudakları arasında gidip gelmesinden ve bızırına fırça atmasından çok zevk alıyordu. Yengemi biraz öyle ‘Bacak arası’ siktikten sonra, kendisi eliyle amına yarağımı götürdü, amının deliğine yarağımın kafasını soktu ve “Hadi!” dedi. Ben de yavaş yavaş, ileri geri yaparak, santim santim daha da derinliklere sokuyordum. Hızlanmıştım, olabildiğince hızlı pompalyordum. Göt yanaklarını iki elimle iyice ayırdım, amının dahada derinlerine girmeye çalışıyordum...
Yengem, “Daha hızlı, daha hızlı sik, sert sik, koy amıma!” diye inliyordu. Daha da hızlandım ve yengem titreye titreye ve böğürerek boşaldı. Ben de gelmek üzereydim, iyice yorulmuştum, son bir köklemeyle yengemin amına döllerimi attırmaya başladım. İkimiz de bitmiştik. Yengem domalmış halde kalırken, ben de üzerine abandım, sikim amında biraz öyle bekledik...
Sonra kalktık ve toparlandık. Saat te gece 3 olmuştu. Yengem, “Ben artık gideyim!” dedi. “Nasıl gideceksin bu halde?” dedim. “Birşey olmaz, aralardan giderim!” dedi. “Eve kadar ben de geleyim!” dedim. “Olur, ama abin seni görmesin!” dedi. “Tamam!” dedim. Bahçelerimizin sınır duvarına yaklaşınca, “Canım beni artık sık sık sikersin, değil mi Kamilim?” dedi. “Sikmek isterim yenge de, nasıl olacak bu iş?” dedim. Yengem de, “Abinle barış, gerisini bana bırak!” diyerek dudağıma yapıştı. Öpüşürken yengemin götünü avuçladım, “Ozaman birdahakine burayı da sikeceğim!” dedim. “Götten mi sikeceksin?” dedi. “Evet, götünü sikeceğim!” dedim. “Bakarız çaresine!” dedi. Bizim bahçeden çıktık, sessizce onların bahçesinden içeri girdik (onların da evi müstakil ve bahçeli). Eve yaklaşınca dudağından öptüm, “Dur gören olur!” dedi. Götünü tekrar avuçlayarak, kulağına, “Burayı ne zaman sikeceğim?” dedim. Yengem de, “En kısa zamanda, sen yeter ki abinle barış!” dedi. Pencere açıktı, ordan içeri girdi.
İkinci sikişmemizde yengemi götten de sikeceğim için sabırsızlanıyorum!
Yasak sırlar 8
Annem odadan çıktığında bende hemen banyoya girip annemi ve teyzemi düşünerek ağzımda annemim amımın tadını hissede ede otuzbir çekip boşaldım annem zaten beni boşaltmaya ramak kala odada bırakıp gitmişti boşalmam çok zor sürmedi, temizlenip salona geçtim annemle teyzem mutfağı topluyordu yarım saat gibi bir süre sora annem elinde iki kahve ile salona geldi köşe koltuğun en köşe tarafına benden uzağa oturdu kahvenin birinin benim olduğunu sanarak oo annecim teşekkür ederim dedim annem senin değil teyzenin o gelicek şimdi ee bana yokmu sen cezalısın diyerek bana sert baktı tamam be dedim bende tekrar tv ye bakmaya başladım annemin vücudu çok sexi ama sexi şeyler çok fazla giyinmezdi babamdan çekinirdi heralde ama giymesini çok isterdim neyse boş boş birbirimize bakarken teyzem iki dakka sonra içeri girdi görür görmez sikim dikildi desem yalan olmaz.
siyah tayt üstünede beyaz v yaka kazak giymişti göğüsleri füze gibi karşıya bakıyordu sikimi saklamak için doğrulup düz oturma pozisyonuna geçtim teyzem aa gökhan niye içmiyorsun sen bitanem dedi annemde boşver abla içmesin o dedi bişey olmaz ama kızım olmaz gidiyim ben yapayım dedi bende yok teyze boşver dedim neyse iyi sen bilirsin peki dedi teyzem kahveler içildi teyzem fincanları aldı mutfağa bırakmak için kalktı o sırada ben markete gidicem siz oturun evde bişey kalmadı dedi annem aa olurmu abla sen tek gitme gökhanda gelsin seninle dedi teyzem markete gidicem diyince çok sevindim çünkü annemle başbaşa kalıcaktım ama annemin oda senle gelsin yardım eder diyince anneme sinir oldum.
Bende istemeyerekte olsa evet teyze geleyim yorulma dedim teyzemde yok canım üç beş parça bişey alcam gerek yok gelirken bi kaç yerede uğruyucam çocuk sıkılır benle dedi annem bak valla yorulma sonra dedi teyzemde yok canım yok siz oturun ana oğul baş başa dedi pis pis sırıtarak teyzem gerçekten çok tuhaftı matruşka gibi her an değişik bişey yapıp bizi şaşırtıyordu ama annem rahatsız oluyordu suratından anlıyordum annem bardakları bırak ben yıkarım dedi iyi tamam canım deyip teyzem evden çıktı ben mutluluktan havaya uçuyordum nerden baksan bir saat annemle yanlız kalacaktım ve de bu benim annemi sikmem için büyük bir fırsattı söz vermişti eve gittiğimizde sikişicektik ama sabredemiyordum bu fırsatı değerlendirmeliydim teyzem evden çıkınca ben cama yöneldim üçüncü katta oturuyorlardı teyzemler, annem ne oldu ne öyle gizli gizli bakıyon perdeden dedi teyzeme bakıyorum binadan çıktımı diye dedim annem anlamış olacakki aaa gökhan yeter bak beni sinirlendiriyorsun diye bağırdı bana ya anne dur iki dakka dedim teyzem binadan çıkıp köşeyi dönmüş evden uzaklamıştı topuklarım sevinçten götüme çarpa çarpa annemin yanına uçtum yanına oturup sıkıca sarıp yanağına boynuna öpücükler atıyordum annem benim canım meleğim herşeyim diyordum ama hala aramızda utangaçlık olduğu için sevgilim karım gibi sözler söyleyemiyordum annem dur bak biri gelicek biri görücek diye.
benden uzaklaşmaya çalışıyordu annemin arkadan elimi kalçalarına attım beli açılmıştı elleyerek okşuyordum sağ elimlede önden bacak arasına elimi atmış amına dokunmaya çalışıyordum annem dur gökhan kuzenlerin gelir teyzen gelir diye söyleniyordu annem benden iri olduğu için istediklerimi yapamıyordum anne sikişelim işte kimse yok dedim annem aaa saçmala burda olmaz dedi bende biliyorum sen beni kandırıyorsun sikişmiyicen evdede kaçıcan benden dedim böyle yaparsan sikişmem dedi iyi bende teyzemi sikerim dedim annemde sik napayım kaşınıyor teyzen zaten seni durdursam ona ne diyebilirim alcak gencecik çocuğu bu gece koynuna orospu dedi, kıskanç sinirli bi tavır vardı yüzünde beni teyzemden kıskanmış olabilirmiydi tamam onuda sikerim ama ilk seni sikeyim dedim, annem ilkin teyzemi sikmeme karşı gelmişti ama şimdi niye böyle demişti kafam karışmıştı sikişmemizimi izleyecekti yoksa gece her neyse aannemi sıkıştırıp duruyordum annem aaa yeter deyip yerinden kalktı mutfağa gitti bende onu ürkütmek sözünden vazgeçmesini istemediğim için çok fazlada zorlamamak istemiyordum arkasından mutfağa gittim annem fincanları yıkarken yaptığı el hareketleriyle götü löp löp sallanıyordu.
Devam edecek…
Sınava annemle hazırlandım (ALINTI)
Uzun hikaye olduğu için bir kaç bölüme ayırarak paylaşıyorum.
1. Bölüm
Merhaba ben emre. 18 yaşındayım. Evin tek çocuğuyum. Bu sene öss’yi kazanarak istediğim bölüme girebildim. Gerçekten bunu başarmak çok zordu. Ama annemin yardımı olmasa bunu kesinlikle başaramazdım. kızlarla aram hiç iyi değildir. Bu güne kadar da gerçek anlamda kız arkadaşım olmadı. çok fazla ders çalışan sınıfta inek olarak adlandırılan biriyim.
Artık rahatladığım için sınavdan önceki son bir ayda başımdan geçenleri burada paylaşmak istedim. öss’ye girmeme bir ay kalmış, ben yoğun bir şekilde ders çalışıyordum. Daha doğrusu çalışmaya çalışıyordum. Kursu bırakmıştım. Bu son ayımı evde çalışarak geçiriyordum. Bu sınava üç senedir hazırlanıyordum. üç senenin stresi son bir ayda kendini göstermişti.
Ne yapacağımı düşünüyor,aklımdan kazanamazsam ne yaparım diye geçirip karamsar duygular içinde boğuluyordum. Bir yandan konsantre olup test çözmeye çalışıyor bir yandan da annemin baskılarına dayanmaya çalışıyordum. Annem çok üstüme geliyor, bana çok baskı yapıyordu. Annem 38 yaşında, orta boylu, sarışın, çok güzel bir kadındır. Yaşına göre vücudu çok düzgündür ve çok bakımlıdır. Fakat yüzünün güzelliği karakterine yansımamıştır. çok hırslı, hayatındaki herşeyin mükemmel olmasını isteyen, bunun için herşeyi yapabilecek kişilikte birisidir. Işi gücü başkalarının ne yaptığını takip etmek, kendi sahip olduğu şeyleri en iyi göstermektir. Arkadaşlarını davet edip dedikodu yapar, diğer kadınların çocuklarını aşağılayarak konuşur. Bu öss yüzünden de beni hayatının odak noktası haline sokmuş, beni yarış atı gibi görerek bunu bir saplantı haline getirmişti.
Beni üç sene boyunca kurstan okula, okuldan kursa koşturmuş, bu yüzden ergenliğimi de çok kötü geçirmiştim. Ben annemin tam tersi karakterde biriyimdir. Annem ev hanımı olduğu için sürekli evdedir. Fakat bu bir ay boyunca beni takip etmek için evden hiç ayrılmaz olmuştu. Ben üç sene boyunca düzenli çalışmanın verdiği güvenle kendimi hazır hissediyordum. Sadece kafamı dinç tutmak için deneme testleri çözüyordum. Odamdan çıkıp ara verdiğim bir anda mutfağa gittim. Annem akşam yemeği için bir şeyler hazırlıyordu. Su içtim ve salona gidip televizyonu açtım. Biraz kafamı dağıtmak için televizyona bakmak istedim.
Annem biraz sonra mutfaktan çıkarak salona geldi. Sesini yükselterek “oğlum ne yapıyorsun gidip çalışsana beni deli mi edeceksin” dedi. Ben de “anne tamam ben programlıyorum kendimi merak etme” dedim. Annem ise “bak bir kazanama ben sana sorarım o zaman” dedi. Halbuki benim yüksek bir puanla üst düzey bir üniversiteye girmek için güvenim ve bilgim tamdı. Fakat annem için bu da yeterli değildi. Mutlaka o dedikodu yaptığı kadınların çocuklarından daha yüksek not almalıydım. Odama gidip tekrar çalışmaya başladım. Bilgisayarımı açarak oradaki testlere bakmaya başladım. Ama çalışmaya kafamı veremiyordum. Biraz rahatlamaya karar verdim. Bilgisayarımdaki pornoları açıp 31 çekmeye başladım.
Böylece dersime daha huzurlu çalışacaktım. Ama bir anda annemin sesini duydum. Hemen toparlandım. Annem odamın kapısını açarak “oğlum çalışıyor musun yoksa dalga mı geçiyorsun” dedi. Ben de “anne çalışıyorum beni yalnız bırakır mısın” dedim. “olmaz gel salona gözümün önünde çalış” dedi. Kolumdan tutarak “haydi kalk” dedi. Ben “ya anne bıraksana istemiyorum” falan dedim. O da “annene karşı mı geliyosun” diyerek zorla salona götürdü. Ben salonda sinirli bir şekilde kitaba bakıyordum. Annem de bir yandan dergilerine bakıyor, bir yandan da beni kontrol ediyordu. O gün boşalamamanın verdiği stresle birlikte içinde bulunduğum durum dayanılmaz bir hal almaya başlamıştı. Akşam yemeğinde babam çalışmalarımın nasıl gittiğini sordu. Ben de “ben çalışıyorum ama annem beni çok bunaltıyor” dedim. Annem de “aa oğlum bu çok önemli bir sınav ben seni düşündüğüm için yapıyorum” dedi.
Babam da anneme “çocuğu aşırı strese sokma bak bunun sonunda sınavı iyi geçmez ya da bir hastalık çıkarsa ben sana o zaman sorarım” dedi. Annem de “ben ne yaptığımı biliyorum merak etme” dedi. Gece odamda yemekte konuşulanları düşünmeye başladım. Annemin beni rahat bırakmaya niyeti yoktu. Biraz dışarı bile çıkmama izin vermiyordu. Bu stresimden kurtulamazsam rahat çalışamayacaktım. Ya bildiklerim aklıma gelmez de sınavda çuvallarsam ben ne yaparım diye düşündüm. Annem sayesinde gönlümce 31 çekip rahatlayamıyordum bile. Annemin senelerdir yaptıkları aklıma geldikçe sinirim daha da arttı. Sinirden ve stresten ağlamaya başladım.
Bu yaptıklarının hesabını sormalı, anneme unutamayacağı bir ders vermeliydim. O anda aklıma öyle bir plan geldi ki annemi bu yaptıklarına pişman edecektim. Annem yatmadan önce beni kontrol etmek için odama geldi. “oğlum çalışıyor musun” diye sordu. Ben de içimden istersen uykumda da çalışayım diye düşündüm. Annem gözlerimdeki yaşları görünce “oğlum sen ağladın mı” dedi. Ben de “evet anne çok kötüyüm” dedim. “senin yüzünden hayatım mahvoldu” dedim. Annem şaşırdı. “oğlum ne oldu ne yaptım” dedi. “daha ne yapıcan sağlığımı bozdun şimdi mutlu musun” dedim. “oğlum ne oldu söyle lütfen” dedi. Iyice endişeye kapılmıştı.
Anlatmaya başladım. “zaten kızlarla aram kötü, hiç biri bana bakmıyo, sayende daha seksi yaşamadan cinsel hayatım da bitti” dedim. “kaç gündür kendimi tatmin edemiyorum biliyomusun” dedim. Annem afallayarak “nasıl yani” dedi. “anlasana anne penisim sertleşmiyor, iktidarsız yaptın beni” dedim. Annem suratında korku ifadesi oluşmuştu. “oğlum şurada bir ay kaldı. Biraz dayan çözülür” dedi. “ne yapayım anne sürekli seks aklıma geliyor fakat ben boşalamadığım için rahatlayamıyorum. Bu durum ders çalışmamı da engelliyor” dedim. “sınavdan sonra da akıl hastanesine giderim kurtulursun benden” dedim. Annem “aa oğlum o ne biçim laf öyle sakın böyle şeyler düşünme” dedi. “yarın sokakta bir fahişe bulayım o zaman belki düzelirim” dedim. “oğlum öyle şeyler yapma sakın virüs kaparsın sonra hastanelerde dolaşırız” dedi “o zaman bir şeyler yap ya da yaptıklarını babama anlatayım o bir şeyler bulur belki” dedim. Bunu özellikle söyledim tabii. çünkü babam için oğlunun erkekliğinin bitmesi dünyanın en kötü şeyiydi herhalde.
Annem o anda yemekte konuştuklarımızı hatırlamış olmalı ki birden “oğlum sakın babana bir şey anlatma beni mahveder” dedi. “ben sana yardım ederim yeter ki babana bir şey söyleme” dedi. “o zaman benim istediğim şeyleri yaparsan bu aramızda kalır ben de rahatça çalışmama devam edebilirim” dedim. Annem endişeyle “aman çalışmanı bırakma ben ne istersen yaparım” dedi. Annem ne istediğimi sordu. “bana mastürbasyon yap belki düzelirim” dedim. Annem mecbur kabul edecekti. Bir süre donuk bir ifadeyle suratıma baktıktan sonra “merak etme kazanman için her şeyi yaparım” dedi. “o zaman bir an önce başla” dedim. Annem ayağa kalkarak odamın kapısını kapattı. Babam bu saatlerde televizyonun karşısında uyurdu.
Annem yanıma geldi. Anneme yatağa oturmasını söyledim. Ben de ayaktaydım. Anneme yaklaşarak eşofmanımı ve kilodumu indirdim. Annem biraz utanmıştı. Yavaşça elini uzattı ve dokundu. Ben de ilk kez anneme penisimi gösterdiğim için utanç ve heyecan duyguları içindeydim. Bu yüzden penisim kalkmamıştı. Annem biraz sıvazladı. penisim kalkmadığı için endişelenmişti tabii. Biraz sonra penisim uyunmaya başladı. Yavaş yavaş annemin avucunu doldurmaya başladı. Ben “galiba oluyor anne” dedim. Annem de “hadi oğlum devam et” dedi. Bir süre sonra penisim dimdik olmuştu. Annem kalkmış sikimi aşağı yukarı sıvazlamaya başladı. “hadi oğlum biraz gayret edersen başaracaksın” dedi. Nefesim sıklaşmaya başladı ve zevk duyguları bütün bedenimi sarmaya başladı. “anne devam et çok iyi” dedim. Annem “hadi oğlum yapabilirsin” dedi. Birkaç saniye sonra sikimin başı şişti, penisim zonklamaya başladı. penisim annemin yüzüne doğru hizalanmış vaziyetteydi ama annem işine konsantre olduğu için bunu daha düşünmüyordu. Zaten bunu düşünmek için geç kalmıştı.
Ben inleyerek bir anda patladım. Annemin suratına doğru boşalmaya başladım. Iki kez yüzüne geldikten sonra ay diyerek penisimi bıraktı. Ben penisimi sıvazlayarak boşalmaya devam ettim. Annemin çenesine ve boynuna doğru boşaldım. Annem beni iterek ayağa kalktı. “ay ne yaptın oğlum her yerimi batırdın” dedi. Anne harikasın deyip sarıldım. “tamam oğlum tamam” diyerek hemen banyoya koştu. Ben çok mutluydum. Planım işe yaramıştı. Annem biraz sonra temizlenmiş şekilde geldi. “oğlum rahat mısın” dedi. “evet anne rahatladım bi kadın eli değmesi gerekiyormuş” dedim. Annem “sakın bu olaydan babana bahsetme” dedi. “peki anne ama ben düzelene kadar bunu yapmalısın” dedim. “tamam oğlum bakarız iyi geceler” deyip gitti. Ben yatağıma girdim ama annemin cezası bitmemişti. Daha bu başlangıçtı. Anneme her istediğimi yaptıracaktım.
Ertesi gün babam işe gittikten sonra kalktım kahvaltımı yaptım. Annem “hadi derse” dedi. Odama gidip üç saat çalıştım. Daha sonra banyoya gidip bir duş aldım. Genelde duş alıp temizlendiğimde cinsellikZevce.com da kaç tane arzu varsa hemen tıkla ve gör.’, CAPTION, ‘Hemen Ara-Bul’);” onmouseout=”return nd();”> arzularım uyanıyor ve boşalma ihtiyacı hissediyorum. Havluma sarınıp odama gittim. Annem çamaşırları toplamış ve odama gelmişti. Annem giysileri dolaba yerleştirirken ben çaktırmadan bilgisayarıma bağlı küçük kamerayı ayarladım ve kayda başladım. “anne ben hazırım bana mastürbasyon yapar mısın” dedim. Annem şaşırmış “ama oğlum işim var” dedi. Ben de “anne rahat çalışmam için kafamı seksten arındırmam lazım” dedim. Annem çalışmamı istediği için kabul etmek zorunda kaldı. Ben hemen penisimi ortaya çıkarıp annemi yatağa oturttum. Annem yine eline aldı benim aleti. Sikim büyüdükten sonra anneme iyice yaklaştım. Annem sıvazlarken ben annemin kafasını iki elimle tutup sikimi ağzına değdirdim. Annem irkilerek “oğlum ne yapıyosun” dedi. Ben de “anne hayatımda hiç cinsellik yaşamadım. Bana oral seks yapar mısın” dedim.
Annem şaşırarak “delirdin mi oğlum sen neler söylüyorsun” dedi. Ben de “evet delirdim anne” dedim. “herkes dışarıda sevişirken ben burada test çözüyorum” dedim. “ama oğlum ben nasıl yaparım bunu” dedi. “iyi o zaman” dedim ve kıyafetlerimi hazırlamaya başladım. “ben de dışarı gidip fahişelerle tatmin ederim kendimi” dedim. Annem “dur oğlum hiç bir yere gidemezsin senin çalışman lazım” dedi. “bunu beni hasta etmeden önce düşünecektin” dedim. “senin yüzünden kendi kendime ereksiyon olamıyorum erkekliğimi kaybettim, babama söylersem, neler olacağını düşünebiliyor musun” dedim. Annem “oğlum beni affet ne olur babana bahsetme” dedi. “seni affetmem için benim rahat ders çalışmamı sağlamalısın” dedim. Annem “tamam oğlum sen yeter ki çalış ne istersen yaparım” dedi. Anneme doğru yaklaşarak omuzlarından tuttum. “o zaman dizinin üstüne çök ve hatanı düzelt” dedim. Annem şaşkınlık ve korku içinde “peki oğlum” dedi. önümde diz çökerek oturdu ve beklemeye başladı. Anneme “niye bekliyorsun haydi başla” dedim. Sikimi eline alarak mastürbasyona başladı. penisim yavaş yavaş büyüdü. Bu arada kameram da kayda devam ediyordu. Annem penisimi hızlıca sıvazlamaya başladı. Herhalde ağzına almadan beni boşaltmaya çalışıyordu.
Ben hemen annemin kafasını tutarak sikime doğru yaklaştırdım ve penisimin başını dudaklarına dayadım. “hadi anne aç ağzını” dedim. Annem önce açmak istemedi. Ben penisimin başıyla dudaklarını açmaya başladım. Annem istemeyerek de olsa ağzını araladı. Hemen o aralıktan sikimi dudaklarından içeriye kaydırdım. Annemin ağzının içindeydim ve dilini hissediyordum. Sikimi ağzının içinde ileri geri hareket ettirmeye başladım. Annem elini bacaklarıma koymuş, artık işi oluruna bırakmıştı. Ben anlatılamayacak bir zevk yaşıyordum. Annem oğlunun siki ağzında gözleriyle bana bakarak inliyordu. 5 dakika sonra müthiş bir kasılmayla annemin ağzını döllerimle doldurmaya başladım. Annemin kafasını geri çekmesine izin vermiyordum. Ben defalarca boşalırken annem gözlerini kapatmış döllerimi yutmaya çalışıyordu. Annem daha fazla yutamadı ve spermlerim ağzının kenarlarından taşarak elbisesine damlamaya başladı. Ben sikim iyice yumuşayana kadar ağzından çıkmayıp ağzındaki döllerin hepsini yutturdum. En sonunda ağzından çıktım ve yanağına bir öpücük kondurdum. “çok iyisin anne” dedim. Annem ne diyeceğini bilemez bir halde bana baktı, ayağa kalktı, elleriyle ağzının kenarlarındaki spermleri silerek banyoya doğru gitti. Ben rahatlamış olarak giyindim ve çalışmaya başladım. Biraz sonra annem odama geldi ve “oğlum yaptığımız şey biraz yanlış değil mi” dedi. “yok anne yanlış falan değil, eğer yüksek puan almamı istiyorsan senin de katkın olmalı” dedim. “sen de bunu başarmam için uğraşacaksın yoksa bu stresten kalkamam” dedim.
Sonra üç senelik çalışmam boşa gider diye ekledim. Annem o kadar mahçup bir durumdaydı ki ağzını açıp bir şey söyleyemiyor, karşı çıkmak istiyor fakat çıkamıyordu. “peki oğlum sen çalış” diyerek gitti. Ben bilgisayarımda çektiğim görüntüleri izledim. Herşey açık ve net olarak kaydedilmişti. öss ye kadar annemin cezasını devam ettirmeye kararlıydım. Anneme olan öfkem kolay geçecek gibi değildi. Madem o beni kendi hırsları için kullanıyor, ben de onu kullanacaktım. Ertesi sabah babam gitmiş, annem banyoda duş alıyordu. Mutfağa gidip kahvaltımı yaptım. Koridorda yürürken annemi havlusunu vücuduna sarmış banyodan çıkarken gördüm. Annem odasına girerken ben de arkasından girdim. Annem “emre napıyosun burda üstümü giyinicem dışarı çık” dedi. “beni rahatlat da gidip çalışmalarıma bakayım” dedim. Annem “sonra yapsam olmaz mı” dedi. Ben de “hayır şimdi istiyorum” dedim. Annem mecbur yatağa oturdu ve “tamam gel” dedi.
Ben anneme yaklaşarak şortumu ve kilodumu indirdim. Annemin kafasından tutarak aletimi ağzına verdim. Annemi ağzından becerirken anne bana göğüslerini göstersene dedim. Annem penisimi ağzından çıkararak “olmaz gösteremem oğlum” dedi. Ben de “ama anne ben şimdiye kadar hiç kadın vücudu görmedim. Bir kere görsem ne olur ki” dedim. “göstermezsen burdan gitmeyeceğim” dedim. Annem utana sıkıla “tamam ama sadece bir kere” dedi. Annem de yavaş yavaş işin kötüye gittiğinin farkına varmaya başlamıştı. Annem havlusunu açtı ve işte o muhteşem göğüsler karşımdaydı. Bir an içimden ne yapıyorum ben dedim fakat annemin güzelliği insana herşeyi yaptırabilirdi. Bir anda göğüslerini tutarak sikimi memelerinin arasına soktum ve mastürbasyona başladım. Annem ilk başta irkildi fakat ben “dur anne göğüslerinin arasında boşalmak istiyorum” dedim.
Parmaklarımla göğüs uçlarına dokunuyor, göğüslerini yoğurarak arasında gidip geliyordum. Hareketlerim sertleştikçe annem de hafif iniltiler başladı. Annemin üstüne doğru yüklenerek yatağa uzanmasını söyledim. Annem “oğlum dur” falan dediyse de yatağa sırt üstü uzandı. Ben de yatağa çıkıp annemin göğüsünün üstüne oturarak memelerinin arasında gidip gelmeye devam ettim. Bir süre sonra bende kasılmalar başladı ve inleyerek annemin göğüsleri arasında patladım. Defalarca annemin boynuna doğru boşaldım. Boşalmam bittikten sonra anne çok sağol artık rahatça çalışabilirim dedim. Yataktan inerek odama gittim. Bütün gün çalıştım. Tabii annem bu kadar iyi çalıştığıma seviniyordu. Akşam da başka birşey olmadı. Ben artık daha fazlasını istiyordum. Ve gece annemi sikmenin planlarını yaparak uyudum.
Ertesi sabah kalktığımda babam her zamanki gibi işe gitmiş annem kahvaltıyı hazırlıyordu. Annemin üstünde ince, kısa bir gecelik vardı. sabah ereksiyonum devam ediyordu. Annemin arkasına yaklaşarak kazık gibi olmuş sikimi götüne dayadım ve kalçasını okşayarak “günaydın anne bugün çok güzelsin” dedim. Annem bir anda bana dönerek “emre sen napıyosun kendine gel” dedi. “oğlum ben senin karın değil annenim bana böyle hareketler yapamazsın” dedi. Ben de “o zaman ağzına al da indir şunu” dedim. Annem sesini yükselterek “bana bak emre sen beni iyice orospu yerine koymaya başladın her şeyin bir sınırı var bu ne biçim konuşma böyle” dedi. “zaten o şeyinin hali ne öyle popomu delecek gibi, senin sorunun falan kalmadı herhalde, artık benden yardım falan isteme” dedi. Ben de “iyi valla önce ağzına al beni kudurt sonra da kaç değil mi” dedim. “ben artık başka şeyler yapmak istiyorum” dedim. Annem “oğlum ne demek istiyorsun yani bana sahip olmayı mı bekliyorsun” dedi. “evet anne seninle doyasıya cinsellik yaşamak istiyorum” dedim. “oğlum sen manyak mısın benden nasıl böyle bir şey beklersin” dedi. Planım işliyor, annemden hırsımı çıkarıyor, sözlerimle onu yerin dibine batırıyordum. O anda elimi annemin kısa geceliğinin altına sokarak kilodunun üstünden amını okşadım ve “anne dayanamayacağım seni istiyorum izin ver bana” dedim.
O anda annem suratıma tokadı yapıştırdı. çabuk odana defol dersine çalışmaya başla dedi. Hiç bir şey söylemeden odama gittim. En sonunda tokadı yemiştim. Odama giderek kapımı kilitledim. üç saat falan sonra annem kapımı çalarak “oğlum açar mısın lütfen yiyecek bir şeyler getirdim” dedi. Ben acıkmıştım. Kapıyı açtım. Annem içeri girerek elindeki tepsiyi masama koydu. “oğlum üzgünüm sana çok sert davrandım ama bana nasıl böyle bir şey teklif edersin” dedi. “anne hayatımda hiç cinsellik yaşamadım hiç olmazsa bunu sen öğret bana” dedim. “oğlum bunlar yanlış şeyler ben böyle bir şeyi kabul edersem sonra babanın yüzüne nasıl bakarım” dedi. Ben de bunun üstüne bilgisayarımdaki daha önce kaydettiğim görüntüleri açarak “asıl babam bunu görürse babamın yüzüne nasıl bakıcan” dedim.
Annem şaşkınlık içinde bana oral seks yaptığı görüntüleri izlemeye başladı. Videoyu sessiz kaydettiğim için konuşmalar da duyulmuyordu. Annemin korkudan yüzünün rengi attı ve “oğlum sen ne yaptın beni herkese rezil mi ediceksin sakın babana bunu göstereyim deme” dedi. “anne senin baskıların yüzünden depresyona girdim mahvettin psikolojimi” dedim. Annemin gözleri doldu ve “oğlum ben böyle olmasını istemedim ne olur beni affet” dedi. Ben de “seni affetmemin tek yolu istediğim şeyleri yapman” dedim. Annem ne istediğimi sordu. “sınava kadar bana cinsel açıdan yardım edeceksin yoksa hayatım boyunca seni affetmem, zaten görüntüleri de internetteki alanımda saklıyorum istediğim zaman oradan çekerim” dedim. “oğlum sana istediğin zaman oral seks yaparım ama benden başka şey isteme ne olur” dedi. Ben de “olmaz anne ben kararımı verdim senin bu yaptıklarının cezasını seni becererek vericem” dedim. “işin çok kolay anne sadece penisimi içine alacaksın ve ben de seks düşünmeden rahatça testlerimi çözücem” dedim. “zaten senin istediğin de bu değilmiydi” dedim Annem artık gözyaşyalarını tutamayıp ağlamaya başlamıştı. “oğlum ne olur böyle konuşma bu söylediklerin gerçek olamaz” dedi.
O anda annemi kolundan tutarak yatağımın yanına götürdüm. Gerçek mi değil mi şimdi anlarsın dedim. Annemin üstünde uzun bir elbise vardı. Annemi yatağıma doğru domalttım. Eteğini kaldırdım ve kilodunu tutup sertçe dizlerine kadar indirdim. Annem “dur yapma ne olur” diyor fakat bana engel olamıyordu. Annemin elleri yatağın üstünde ben de ayaktaydım. Sikimi hemen ortaya çıkarıp amına dayadım ve girmeye başladım. Annem “ah” diye inledi. Bir kaç kez yavaşça girip çıktıktan sonra amı alışmıştı. Artık tempo tutturmuş sertçe girip çıkıyordum. Boşalmam yaklaşmıştı. Omuzlarından tutup sertçe sikmeye devam ettim. Annem bir yandan inlerken “oğlum sakın içime boşalma gebelik önleyici hap kullanmıyorum” dedi. Ben “tamam anne” diyerek boşalacağımı anladığım sırada içinden çıktım ve kalçaların üstüne doğru şiddetli şekilde boşaldım. Annemin ağlaması kesilmiş yatağa doğru kendini atmıştı.
Daha sonra yataktan kalkıp kilodunu çıkararak eline aldı ve eteğini düzeltti. Annemin kolundan tutarak “bir dahaki sefere içine boşalıcam haplarını alırsan iyi edersin” dedim. Annem korkuyla suratıma baktı. “anladın mı anne” dedim. Titrek bir sesle “tamam” diyerek odadan çıktı. Ben akşama kadar odamdan çıkmayıp çalıştım. Akşam yemeğinde annem, babamla normal konuşup hiç birşey belli etmemeye çalıştı. Annemin gerçekten babamdan çok çekindiğini anladım. Gece babam televizyon seyrederken annem odama geldi. Yanıma oturarak “oğlum düşündüm ve hatamı anladım. Gerçekten ben çok kötü bir anneyim. Ama ne olursun bana bunu yapma” dedi. Ben de “anne ben kararlıyım bir daha insanları kendi çıkarlarına göre kullanmaman için bu cezayı çekeceksin” dedim. “ayrıca ben de rahatlayamazsam sınavım kötü geçecek” dedim.
Annem de çaresizce “peki oğlum eğer bu seni mutlu edecekse beni affetmen için istediğin şeyi yapıcam” dedi. “yalnız sakın babana bunu farkettirme ne yaptığımı görürse hayatım zindan olur” dedi. Ben de “merak etme anne seni sikerken çok dikkatli olurum” dedim. Annem benim ağzımdan böyle kelimeler duyduğu için suratı kızarıyor utanıyordu. “oğlum bu şekilde konuşma ben yine de senin annenim” dedi. “tamam anne ama sen haplarını kullanmaya devam et” dedim. Annem “olur iyi geceler oğlum” deyip gitti. Ertesi gün pazar olduğu için babam evdeydi. Ben akşama kadar ders çalıştım. Yemeği erken yedik çünkü babam maç seyredecekti. Ben yemekten sonra 2 saat daha çalıştım. Gün boyunca annemi düşünmüştüm ve artık dayanamayacak duruma geldim. Annemi çok istiyordum. Banyo yapmaya karar verdim. Salona gidip babama baktım. Bir yandan maçı izliyor bir yandan uyukluyordu. Havlumu alıp banyonun kapısını açarak içeri girdim. Içeride annemi gördüm. Banyoda çamaşır makinesi çalışıyordu. Annem de çamaşır makinesini kontrol etmek için banyoya gelmişti. Bizim makine biraz bozuktu ve çok ses yapıyordu. Annemin üstünde askılı, kısa geceliği vardı. Makinenin arkasına doğru eğilmiş bakıyordu. “bu makinenin tamire ihtiyacı var” dedi. Geceliği yukarı doğru kalkmış, kilodunun amını örten kısmı gözüküyordu. Bu manzara beni delirtmişti. Bir plan yaptım.
Annemi sikmek için ertesi günü bekleyecek durumda değildim. Anneme “ben duş alıcam 10 dakika sonra gelip sırtımı sabunlar mısın” dedim. Annem bu masum teklifimi kabul ederek “olur gelirim oğlum” dedi. Banyonun kapısını kapatarak duşa girdim. Hızlı bir şekilde sabunlanıp yıkandım. Sıcak su stresimi almış beni daha da azdırmıştı. Duşun içinde kurulanırken annem banyonun kapısını açıp içeri girdi. Kapıyı kapatarak terliklerini çıkarıp kenara koydu ve duşa doğru yürüdü. Ben duşun kapısını açtım ve belimde havlum sarılı olarak dışarı çıktım. çamaşır makinesi kurutma kısmına geçmiş, hızlı devir çeviriyor, bayağı gürültü yapıyordu. “oğlum niye çıktın” dedi. “ben bitirdim işimi anne” dedim. Annem “iyi o zaman ben gideyim” dedi. Ben hemen atılarak “dur anne gitme çok fenayım. Seni sikmezsem rahat uyuyamayacağım” dedim. “oğlum sen delirdin mi baban içeride, duyar gelirse mahvoluruz” dedi. Ben “merak etme anne babam televizyonun karşısında uyuyor zaten makinenin gürültüsünden hiç birşey duymaz” dedim. Annem “olmaz oğlum yarın babanın gitmesini bekle” dedi. Ben “anne ne olur şimdi istiyorum” deyip kolundan tuttum. Annem “oğlum yalvarırım bırak baban evdeyken nasıl böyle bir şey yapmayı düşünürsün bi gelirse rezil oluruz” dedi. “anne hadi makine bitecek şimdi, acele edersek bir şey olmaz” dedim.
Annem yalvarırken ben geceliğinin askılarını indirmeye başladım. Annemi duvara dayayıp askılarını indirip göğüslerini açtım ve emmeye başladım. Annem “oğlum yapma lütfen dur” diyerek beni itmeye çalışırken ben geceliğin askılarını annemin kollarından çıkardım. Gecelik bir anda kendi kendine annemin vücudundan kurtularak aşağı düştü. Annemi belinden tutarak çektim ve makineye doğru yürüttüm. Annem ayaklarına kadar düşmüş geceliğinin üstünden atlayarak yürüdü. Gecelik duvarın kenarında kalmış, annemin üstünde şimdi sadece kilodu vardı. Annem debeleniyor “oğlum bırak ne olursun beni” diyordu. Annemin arkasını kendime çevirip kolundan ve belinden tutarak onu çamaşır makinesinin tam önüne getirdim. üzerimdeki havluyu bir çırpıda çıkarıp attım. Artık tamamen çıplaktım. Anneme arkadan iyice yapışarak kazık gibi olmuş sikimi kilodunun üstünden kalçalarına dayadım. Bir elimle göğüsünü yoğururken diğer elimi kilodunun ön tarafından içeri sokarak amına masaj yapmaya başladım. Annem hafifçe inlerken artık bu işten kaçış olmadığını anlamaya başlamış fakat hala kurtulmak için beni ikna etmeye çalışıyordu. Annem boynunu bana döndürerek “oğlum şu halimize bak baban beni becerdiğini görürse halimiz ne olur” dedi. Ben bu laftan sonra anneme doğru yüklenerek annemi omuzlarından tuttum ve çamaşır makinesinin üstüne doğru domalttım. Annemin üstüne yatarak saçlarını kenara çektim ve kulağına “anne asıl sen böyle yüksek sesle konuşmaya devam edersen babam gelir, o yüzden sessiz olman ikimiz için de iyi olur” dedim. Annemin yapacak bir şeyi kalmamış bana teslim olmuştu. çaresizlik içinde “tamam o zaman ne yapacaksan yap” dedi. Anneme pozisyonunu bozmamasını söyleyerek doğruldum ve kilodunu iki yanından çekerek ayak bileklerine kadar indirdim. Ayaklarını elimle tutup kaldırarak kilodunu tamamen çıkarıp kenara attım. çok bakımlı bir kadın olduğundan organı ve vücudu tamamen kılsız ve pürüzsüzdü. Onun gibi ben de vücudumu düzenli olarak traş ederim.
Annem çırılçıplak, ayakları yerde, belden yukarısı makinenin üzerinde, domalmış vaziyette beni bekliyordu. Arkadan amı kabak gibi ortaya çıkmış ve kalçaları gerçekten muhteşem görünüyordu. Annemin üzerine yatarak çıplak göğsümü annemin sırtına yapıştırdım. Kulağına eğilerek “anne hadi bacaklarını aç” dedim. Annem bacaklarını iki yana doğru açarken “oğlum yavaş ol bağırttırma sakın beni” dedi. Elimle sikimi amına hizalayıp yavaşça sokmaya başladım. Sikim tam olarak girdiğinde annem hafifçe inledi. Ben yavaş bir tempoyla girip çıkmaya başladım. Annem kolları makinenin üstünde bükülü vaziyette elleriyle sıkıca makineyi tutuyordu. Ellerimle annemin kollarını tutarak arkadan sertçe geçirmeye başladım. Ikimizde inlemeye başladık. Fakat makinenin sesi bizim sesimizi bastırıyor merdanesini büyük bir hızla çevirirken ikimizi de sallıyordu. Annem daha fazla kolunun üstünde duramadı ve makinenin üzerine yattı. Ben tempomu arttırdıkça annemi ileri doğru kaydıyordum. Annem benim sert vuruşlarımla iyice ileri gitmiş, boyu da uzun olmadığı için yere ayak uçlarıyla basabiliyordu. Ben yavaş yavaş doruk noktasına ulaşmaya başladım. Annem inlerken “yeter artık makine duracak şimdi” dedi. Ben “anne haplarını alıyosun değil mi içine boşalıcam” dedim. Annem “evet hadi çabuk ol” dedi. Ben geleceğimi anladım ve kendimi annemin üzerine bırakarak amını sıcak spermlerimle doldurmaya başladım. Inleyerek boşalırken annemin içinden hiç çıkmadan yavaş hareketlerle kalçalarını eziyordum. Boşalmam bir türlü bitmiyordu.
Menilerimin annemin amından dışarı taştığını hissettim. Annem “hadi çık artık bütün içimi doldurdun” dedi. “anne bu çok zevkli nolur dur iki saniye” dedim. Boşalmam bittikten sonra bir süre annemin üstünde yattım, sonra doğruldum. Geri çekilip içinden çıktım. Annemin kalçalarına baktığımda menilerim bacaklarından aşağı süzülüyor, amından yere damlıyordu. Annem de doğrularak ayağa kalktı ve hızla duşa girdi. Makine de artık durmuştu. Annem duşta temizlendikten sonra “oğlum böyle bir şey yapacağını düşünmüştüm, iyiki hapları düzenli almışım” dedi. “hadi burda durma git odana giyin” dedi. Ben de “tamam anne” diyerek havlumu alıp ayrıldım. Babama baktığımda hala televizyonun karşısında uyuyordu. Odama giderek yaptığım şeyi düşündüm. Annemi becerirken babamın ruhu bile duymamıştı. Bu heyecan çok hoşuma gitmişti. Bu geceyi hayatım boyunca unutmayacaktım. Ertesi günü düşünerek uyudum. sabah kalktığımda babam gitmişti. Annem mutfakta kahvaltı hazırlıyordu. Kahvaltıda annem bir daha babam evdeyken kesinlikle böyle bir harekette bulunmamamı tembihledi. Gerçekten korkmuştu. Annemin böyle zor duruma düşmesi beni zevklendiriyordu. Annemden hıncımı çıkarıyordum. Ben de hemen annemle bir anlaşma yaparak bunun karşılığında evde benim istediğim gibi dolaşmasını istedim. Annem önce şaşırdı sonra kabul etmek zorunda kaldı. Annemin odasına giderek dolabına baktım. Dolabında çok kısa, ince, ipek bir gecelik ve yüksek topuklu çok şık bir terlik buldum. Annemi odasına çağırarak bulduğum şeyleri giymesini istedim. Annem “olur giyerim sen dersine çalış” diyerek ayrıldı. Ben de odama giderek birkaç saat test çözdüm. Moralim artmış, testleri neredeyse yanlışsız bitiriyordum. Bir ara verip anneme bakmaya karar verdim. Altıma sadece boxer kilodumu giyerek odamdan çıktım. Annem istediğim şeyleri giymiş mutfakta yemek yapıyordu. Poposunu ancak örten bu gecelik ve yüksek topuklu terliklerle çok seksi görünüyordu. çok düzgün olan bacakları da tamamen ortaya çıkmış annem resmen bir seks tanrıçası olmuştu. Annem benim geldiğimi fark ederek çalışmamın nasıl gittiğini sordu. Ben de “bundan daha iyi olamaz anne bu gidişle en iyi okullardan birine gireceğim heralde” dedim. Annem “aferin yüzümü kara çıkarma” dedi. Ama hala içinde bulunduğu duruma tam alışamamıştı. Bir anne için garip bir durumdu tabii. Annemin yanına yaklaşarak beline sarıldım ve “sen de mükemmel olmuşsun bundan sonra evde bu kıyafetle dolaşmanı istiyorum” dedim. Annem sebze doğruyordu. Ben sarılınca duraksayarak “oğlum bu yaptığımız ensest ilişkiye giriyor bunu biliyormusun” dedi. Ben de “büyütecek bir şey yok anne, insanlık da adem ve havva’dan oluşmuş. Iki insandan nasıl çoğalabiliriz, ensest ilişki insanlığa uzak ve yadırganacak bir şey değil” dedim. Annem biraz düşündü ve işine devam etti. Annemin bu görüntüsü aklımı başımdan almıştı. Sikimi kalçalarına dayayarak elimi de göğüslerine attım ve “anne çok güzel olmuşsun” dedim. Annem “oğlum yapma şimdi olmaz” dedi. Ben “anne ara verdim ben başka zamanım yok” dedim. Annem “yemek yapıyorum görmüyor musun” dedi. “anne ben senin işini hemen şuracıkta bitiririm dakika sürer 5 ” dedim.
Böyle konuşmam annemi utandırıyor beni azdırıyordu. Annem “oğlum böyle konuşma lütfen” dedi. Ben de “anne burda kuralları ben koyuyorum” dedim. Artık dominantlık bana geçiyordu. Anneme tezgaha domalmasını ve öyle durmasını söyledim. Annem işini durdurarak utana sıkıla mutfak tezgahına doğru eğildi. Ben annemin geceliğini yukarı kaldırarak kilodunu dizlerine kadar indirdim. Fakat hemen girmeden önce annemle bir oyun oynayayım dedim. Annem zaten bu durumdan utanıyordu, onu biraz daha utandıracaktım. Kilodumu indirip sikimi amının üzerinde süründürmeye başladım. Annem “oğlum hadi artık napıyosun” dedi. Ben “anne şimdi seni becericem ama benden bunu sen de istemelisin” dedim. Annem “aaa oğlum sen abarttın iyice” dedi. “bak şimdi vazgeçiyorum” dedi. Ben de “iyi o zaman ben de götünden girerim” dedim. Sikimi göt deliğine dayadım. Annem yüksek sesle “ay yapma nolur orası olmaz baban bile yapmadı ordan” dedi. “o zaman beni biraz heyecanlandır havaya sok” dedim. “bana seni becermemi söyle” dedim. Annem çaresizce “tamam istiyorum” dedi. Ben “ne istiyorsun söyle” dedim. Annem titrek bir sesle “beni becermeni istiyorum” dedi. “nerenden becereyim seni anne hadi söyle” dedim. Annem “yeter artık yapacaksan yap” dedi. Ben anneme doğru eğilerek “yanlış cevap anne” dedim ve sikimi götüne dayadım. Annem bağırarak “yapma dur tamam söylicem” dedi. Ben de “anne üç yanlış bir doğruyu götürüyor, doğru cevap için sadece iki hakkın kaldı” dedim. Annemin kulağına doğru eğilerek “şimdi soruyu tekrar soruyorum, arkanda duran kazık gibi olmuş erkekliğimi rahatlatmam için seni nasıl becermemi istiyorsun” dedim. Annem hiç beklemediğim bir cevap vererek “o penisini hemen kadınlığımın içine sokmanı ve anneni bir orospu gibi becermeni istiyorum oldu mu” dedi. Hafif kızgın bir tonla “beğendin mi” dedi. “anne süpersin” diyerek sikimi amına dayadım. “madem çok istiyorsun o zaman bacaklarını iyice aç da seni o tatlı amından rahatça becermem için bana yol ver” dedim. Annem bacaklarını iki yana açarken suratı iyice kızardı. Ben sikimi amına hizalayıp sokmaya başladım. Birden sertçe girdiğimde annemden bir haykırış koptu. Sert biçimde pompalamaya başladım. Annem durmadan inlemeye başladı. Anneme “hoşuna gidiyor mu” diyordum. Annem iniltiler içinde “evet çok iyi gidiyosun” diyordu. Hızlı biçimde gidip gelirken anneme sorular yağdırıyordum. Anneme “sen benim orospum musun anne” diyor annem de “evet devam et” diyordu. O anda soruların ne olduğunun önemi yoktu. “anne ben gelmek üzereyim” dedim. Annem “bütün sıvılarını içime boşalt hepsini içimde istiyorum” diye haykırdı. “geliyorum anne” diyerek içinde patladım. Amının derinliklerine doğru durmadan boşaldım. Spermlerim yine kadınlığına sığamayıp dışarı taşmaya başladı. Bir süre bu şekilde kalıp rahatladıktan sonra içinden çıkarak “anne inanılmazdın sen bir tanesin” dedim. Annem ayağa kalkarak “tamam oğlum iltifatlarını sonra yaparsın temizlenip işime döneyim” dedi ve banyoya doğru gitti. Ben mutlu mesut bir şekilde odama döndüm. Hayata sanki yeni başlamış gibi hissediyordum. Akşama kadar test çözdüm. Annem alışverişe gidip geldi. Yemekten sonra babam yine televizyonun karşısındayken annem odama geldi. Kapıyı kapatarak “oğlum bugün bana karşı yaptığın davranışlar hiç hoş değildi” dedi. Ben konuşamadım. Annem “ama ben anlıyorum seni, sana hep kötü davrandım sen de onun için bunları bana yapıyosun değil mi” dedi. Ben susuyordum. “ama ben seni ne olursa olsun seviyorum bunu aklından çıkarma tamam mı” dedi. Ama ben onu öyle kolay affedemezdim. Annem “neyse bunları yarın konuşuruz şimdi uykunu al” dedi.
Tam ayrılırken anneme “söylediklerini düşüneceğim ama yarın kalktığımda sana verdiğim kıyafetin üstünde olsun” dedim. Annem bana şöyle bir baktı ve “tamam oğlum” dedi. Annem gittikten sonra ben de annemin söylediklerini düşünerek uyudum. sabah kalktığımda mutfakta annemi gerçekten istediğim gibi giyinmiş şekilde buldum. Anneme “günaydın” diyerek yanına gittim. Annem “bak giydim nasıl beğendin mi” diye sordu. Annem arkası dönük şekilde domates doğruyordu. Arkasına yaklaşarak “beğendim ama şu altındaki artık fazla” dedim. Ellerimi geceliğin altından içeri sokarak kilodunu iki yanından tuttum ve ayaklarına kadar indirdim. Anneme ayağını kaldırmasını söyleyerek kilodunu çıkarıp aldım. Annem şaşırmıştı. Ben “anne bundan sonra iç çamaşırsız olarak sadece üstünde bu gecelikle dolaşacaksın, böylece seni istediğim yerde halledebilirim” dedim. Annem sıkıntılı biçimde “bak şimdi, oğlum sen beni iyice oyuncak yaptın, ben senin şişme bebeğin değilim tamam mı” dedi. Annem “bana bak sen kafanı artık sadece cinsellik ve seksle doldurmaya başladın galiba. Sen odanda gerçekten çalışıyor musun yoksa sürekli bana sahip olacağın zamanı düşleyip hayallere mi dalıyorsun” dedi. Ben “ama anne,kahvaltıdan önce içine girip bir rahatlamam lazım” dedim. Annem “olmaz, aması maması yok ver şu donumu, kahvaltını yap ve odana git ben de gelicem” dedi. Annem odasına gitti ben de kahvaltımı yapıp odama gittim. Bir süre sonra annem geldi. Annem üstünde uzun bir elbise ile odama girdi. Ben “anne yapacak mıyız şimdi” dedim. Annem “hayır, şu yeni aldığın testleri çıkar bakayım” dedi. “çalışıp çalışmadığını görücem,şimdi düşünüyorum da sen beni iyi kandırdın galiba, ben de bu çalışkan numaralarını yuttum” dedi. Ben daha hiç bakmadığım, yeni aldığım deneme sınavını çıkardım. Annem testlerin içinden cevaplar kısmını aldı. “oğlum şimdi üç saat içinde tam bir test yapacaksın ve sonra birlikte kontrol edeceğiz. çok az yanlışla bitirebilecekmisin bakacağım” dedi. “gerçekten çalışıyorsan zaten yaparsın ama çok kötü bir puan alırsan bana yaptığın şeylerin hesabını sorarım sana” dedi. Annem çalıştığıma inanmadığı için çok emin bir şekilde konuşuyordu. Ben bunu duyduğumda içimden yaşasın diye düşündüm. çünkü çok iyi çalışıyordum ve bunu yapmak benim için zor bir şey değildi. Annemin teklifini hemen kabul ettim. çünkü bu testi iyi şekilde bitirirsem annemi mahçup duruma düşürüp istediğim herşeyi daha kolay yaptıracaktım. Annem saate bakarak “zamanın başladı” dedi ve kapımı açık bırakarak odasına gitti. Ben hemen teste yumuldum. Bu benim için tek ve büyük bir şanstı. Büyük bir hırs ve dikkatle soruları bitirdim. 3 saat çabucak geçmişti. Annem geldi ve birlikte kontrol etmeye başladık. Ben soruları ve seçtiğim cevapları anneme söylüyor annem de cevap kağıdından kontrol ediyordu. Sürekli doğru çıktıkça yüzünde sevinç ve şaşkınlık ifadesi oluşuyordu. Sonunda 180 soruda sadece 1 yanlışım çıkmıştı. “annem ne diyeceğini şaşırmış gerçekten bravo emre, ben de sanmıştım ki. “dedi. Ben de “gördün işte anne bana verdiğin emekleri boşa çıkarmıyorum” dedim. “oğlum sana yaptığım herşey için ne olur beni affet” dedi. Ben de “anne beni delirtme noktasına getirmiştin saçma huyların yüzünden senden nefret etmeye başlamıştım seni affetmem kolay değil” dedim. Bir duygu girdabına kapılmış ve gözlerim dolarak ufak ufak ağlamaya başladım. Annemin de gözleri dolarak “oğlum tamam haklısın senin hayatına çok müdahale ettim, yaşamını engelledim ama artık kendimi düzelteceğim, sana söz veriyorum, bak iyi bir okulu kazanacaksın, güzel kız arkadaşların olacak sakın moralini bozma” dedi. Ben beline sarılarak “anne bana yardım edeceksen istediklerimi yap yeter” dedim. Annem oğluyla yaşadığı bu garip ilişk**en kurtulamayacağını anlayarak “peki sence beni bu şekilde kullanman doğru mu” dedi. Ben de “anne benim de ilerideki hayatımın iyi geçmesi için bana yardım etmelisin yoksa ileride sürekli bu dönemimle ilgili olumsuzluklar aklıma gelecek ve psikolojimi düzeltemeyeceğim” dedim. “eğer bu olumsuz psikolojimi kafamda bitirirsem rahatlayacağım” dedim.
KOCAM VE SEVGİLİM
30 yaşında, orta boylu, hafif balık eti, uzun sarı saçları olan bir kadınım. Kocamla aynı yaştayız ve çok iyi anlaşırız. Hiç kıskançlık huyu yoktur. Giyimime, gezmelerime, hiçbir şeyime karışmaz. Karışmadığı gibi giyimim nedeniyle erkeklerin bana yiyecek gibi bakmalarına da aldırmaz, aksine hoşuna gider. Tek istediği şey, onun seks yönünden bir hayli fazla olan isteklerini tatmin etmem, fantazilerine ayak uydurmam… Eh, ben de aynı kocam gibiyim zaten, sorunumuz yok şükür… Her gece sevişmeden bırakmaz, hatta bazen çok azdığında, tatillerde ikiye üçe kadar çıkar.
Tatil deyince… Her yaz tatile gideriz. İznimizi alır, bir ay boyunca çılgınlar gibi eğlenir, dinlenir, tatilimizi yaparız. Geçen yaz da öyle yapacaktık. Sabırsızlıkla bekliyordum o günleri… Daha doğrusu kocamla yaşayacağım zevk dolu Akdeniz gecelerini, eğlenceyi… Ama son gün, alt katımıza yeni taşınan ve samimi olmaya başladığımız Kamil ve eşi Neşe de bize katılmak istediler.
Kocamla yalnız kalmak istediğim halde onları kıramadık. Bizim arabayla, birlikte gitmeye karar verdik. Fakat Neşe’nin işyerinden izin sorunu çıktı. Üç gün sonra çıkabilecekti izine, kocasının mahrum kalmaması için bizimle gitmesi konusunda ısrar etti. Kamil de istemeye istemeye razı oldu.
Son gece hazırlıklarımızı bitirip yattık. Kocamla sevişirken benim yüzüm asıktı. Kocam neden olduğunu sordu, söyledim.
– Ne güzel, ikimiz gidecektik tatile kocacım… Kamilleri de taktın yanımıza, istediğimiz gibi rahat hareket edemeyeceğim. Giysilerime, hareketlerime dikkat etmek zorunda kalacağım.” Kocam içimde gidip geliyordu bu sırada, “Canımızın istediğinde böyle rahat rahat sikişemicez, istediğim gibi tatil olmayacak, ona canım sıkılıyor”
– “Aman aşkım, buna mı sıkılmış benim güzel karım? Sen canın ne isterse yap. Ne istersen giy… Hatta giyme, üstsüz dolaş. Yanında ben varım. Kimse sana karışamaz.” diyerek neşe içinde gidip gelmeye devam etti. Benim de içim rahatladı, böyle anlayışlı bir kocaya sahip olduğuma sevinerek kocamla seviştim.
Ertesi gün kocam valizleri aşağıya indirdi. Kamil de kendi eşyalarını getirmiş, kocamla beraber eşyaları yerleştiriyorlardı. Ben de kapı pencereleri kapatıp elimde çantamla aşağıya indim. Tatile gittiğimiz için biraz daha da abartmıştım o gün…
Derin dekolte bir askılı bady. Altımda dolgun beyaz baldırlarımı meydanda bırakan keten spor bir mini etek. İçimde memelerimi sıktığından ve zaten ihtiyacım olmadığından sütyen giymeyi sevmiyordum, sadece beyaz bir tanga külot… Sabah serinliğinde uçları kabarmış, badinin ince kumaşından üzüm tanesi gibi görünüyor. Ayaklarıma tam tatil işi, güzel birer sandalet geçirmiştim. Kocamın yalamayı çok sevdiği ayak parmaklarım kırmızı ojeleriyle meydandaydı.
Kocamın en sevdiği şekilde giyinmiştim yani… Nitekim beni o şekilde görünce gözleri parladı. O da tatil havasına girmiş, tişört, şort, sandalet giymişti. Beni görür görmez şortun önünü düzeltmeye başladı. Tabi böyle açık saçık giyinirken Kamil’i unutmuş, hiç hesaba katmamıştım, o da aynı kocam gibi hayran hayran bana bakıyordu.
Umursamadım. Hoşuma da gitti. Sabah sabah iki erkeği azdırmayı başarmıştım. Bagaja çantaları koymak için eğilince eteğimin hafif sıyrılmasına da aldırmadım o yüzden… Kamil arkada durup beklerken kocam yardıma geldi, bagaja beraber yerleştirdik. Kulağıma eğildi kocam,
– “Aşkım, harikasın, beni bitiriyorsun. Ama eğildiğinde eteğin altından beyaz külodun görünüyor, kalçalarının arasına girmiş, amın yumruk gibi, farkında mısın?” diyerek fısıldadı. Omuzumu silktim. Ona geceki sözünü hatırlattım.
– “Yanımda sen varsın kocacım. İstediğim gibi giyindim ben de… Tatile gidiyoruz, cenazeye değil…”
– “Ah, sen yok musun? Benim seksi karım… Hem beni mahvediyorsun, hem etraftaki erkekleri… Hastayım ulan sana…” diyerek güldü kocam, bagajı kapattı.
Arabaya binip yola çıktık. Erkekler öne geçmiş, ben de arkaya oturmuştum. Güle oynaya, sohbet ederek yolculuğumuza başladık. Erkeklerin sohbetine katılabilmek ve yolu görebilmek için arka koltuğu ortalayarak oturmuştum. İster istemez bacaklarım ayrık vaziyetteydi.
Kocam bir iki kırmızı ışıkta arkaya dönüp benimle konuşurken gözleriyle bacak aramı işaret etti, bana ne der gibi omzumu silktim.
Aptal şey, biliyordum elbette kısacık mini eteğimin baldırlarımı, ağı am dudaklarımın arasına kısmış beyaz külodumu ortada bıraktığını… Ne yapayım, sen söyledin istediğim gibi davranmamı… Ben de böyle istiyorum işte… Rahat, pervasız, teşhirci biraz…
Kamil de bir şeyler söylemek için döndüğünde aynı manzarayla karşılaştı tabi… Her dönüşünde gözü ister istemez aşağıya, merkeze kayıyor, kıpkırmızı olup konuşmasına devam edemeden önüne dönüyordu. Bense aldırış bile etmedim. Ne yapayım Kamilim, gelmeyi sen istedin. Senin yüzünden kapanacak değilim ben…
Mola verdik yolda bir ağaçlık altında… Arabanın kapılarını açtık, evde hazırladığım sandviçleri, içecekleri çıkarıp yemeye başladık. Ben yine arka koltukta oturmuştum, ayaklarım dışarıda, karşımda taşa oturmuş erkeklerle konuşa konuşa sandviçimi yiyordum. Uzun bacaklarımı kapatmaya çalışsam da, karşımda yerde oturan erkeklerin görüş menzilindeydi külodum…
Kocam direkt bakıyordu, Kamil ise çekine çekine, kaçamak kaçamak… Farkında değilmiş gibi yaptım, yemeğimi yedim. Erkeklerin bakışları beni de tahrik etmeye başlamıştı. Kasıklarımın yandığını hissediyordum ki, gecikmemek için pikniğimizi bitirip kalktık, tekrar yola koyulduk.
Kalacağımız tesislere vardığımızda öğleden sonra dört gibi olmuştu saat. Bungalovlarda kalacaktık. Biz kendimizinkine, Kamil de hemen yanımızdaki karısıyla kalacakları bungalova eşyaları yerleştirdik. Denize kendimizi atmayı kararlaştırmıştık. Kocam mayosunu giyip Kamil’in yanına gitti. Ben de valizimi açıp sarı bir bikini seçtim kendime… İncecik bir kumaşı vardı. Şeffaf gibi duruyordu. Biraz küçüktü bedenime göre, fazla bir yerimi kapatmıyordu ama rengi hoşuma gittiğinden almıştım.
Yüksek topuklu plaj terliklerimi ve havlumu alıp dışarıya çıktığımda iki erkek de gözleriyle tepeden tırnağa süzdüler beni… Eh, oldukça cesur bir bikiniydi giydiğim. Yürürken doksanlık memelerim sallanıyor, mıknatıs gibi erkeklerin bakışlarını üstüme topluyordu. Deniz kenarına gittim arkamdan gelen iki erkekle… Kalçalarımı iki yana sallamaya, çalkalamaya özen gösteriyordum tabii…
Havluları boş bulduğumuz bir şezlonga bırakıp hemen denize atladık. Bir güzel yüzüp yol yorgunluğunu, sıcağın etkisini üstümüzden attık serin sularda… Kocamla Kamil çıktılar, ben doymamıştım, bir süre daha kaldım suyun içinde… Sonra ben de çıktım.
Mayolarıyla kuma uzanmış yatan erkeklerin yanına giderken gözleri fal taşı gibi açılmış bana bakıyordu ikisi de… Kızgın kumlarda parmak uçlarımın üstünde yürümeye çalışırken tüm vücudum geriliyordu. Araya giren bikini altımı parmağımla tutup düzelttim. Kalçalarımı sallayarak giderken, deniz suyuyla ıslanan ince kumaşlı bikinim kapatması gereken tüm noktaları meydana çıkarıyordu.
Havluyla saçlarımı ve ıslak bedenimi kuruladım. Havluyu tekrar serip bana bıraktıkları şezlonga uzandığımda kabarmış meme uçlarım bikini üstünü delecek gibiydi. Bikini altımın kenarlarının fiyonklarını tekrar bağladım, çözülmek üzerelerdi. Avuç kadar kumaşı vardı zaten ve ıslak kumaş, önümde çizgi halinde bıraktığım kasık tüylerimle güneşi görünce kabaran am dudaklarımı meydana çıkarmıştı. Hele bir de sırtımı arkaya verip dizlerimi kırarak kendimi güneşe teslim ettiğimde asıl darbeyi yedi karşımdakiler…
Güneş gözlüğümü takmış, kocamla Kamil’i izliyordum. İkisi de benden gözlerini ayıramıyordu. Hele Kamil kıvranıp duruyordu kumların üzerinde… Dayanamayıp kalktı, kendini denize attı. Biraz sonra yanımıza geri dönerken önündeki kabarıklık fark edilmeyecek gibi değildi. Gözlüğü çıkarıp bana bakan kocama kaşgöz ettim, gösterdim. Anladı, güldü,
– “Ne yapsın, çocuk bekar…” dedi. Sonra da ilave etti. “Sen de öyle yatıyorsun ki… Bari düzgün yat da daha fazla kudurtma adamı, yazıktır”
Ben de inadına inadına akşam olana kadar döne döne her tarafımı sergiledim. Sonunda akşam üzeri toparlandık, bungalovlara gidip duşumuzu aldık, akşam için hazırlandık. Külotsuz beyaz bir tayt geçirdim altıma… Üzerimde ince askılı, uzunca bir tişört vardı ama kollarımı kaldırdığımda külotsuz amım yumruk gibi çıkıyor, eğildiğimde sütyensiz memelerim uçlarına kadar görünüyordu.
Üçümüz birlikte, güle oynaya, kolkola diskonun yolunu tuttuk. Gece yarılarına kadar içtik, eğlendik, coştuk, dans ettik. Eğlencenin dibine vurduk. Sıra yatmaya geldi, Kamil gözü arkasında, bütün gece olduğu gibi bana baka baka kendi bungalovuna gitti, biz de kocamla odalarımıza çekildik.
Biz odamıza geçer geçmez kocam tam anlamıyla üzerime saldırdı ve deli gibi sevişmeye başladık. Pencere açıktı ve bungalov tek katlı olduğu için içerisi görünebilirdi. Soyunmak için kocamdan ayrılıp çaktırmadan pencereyi araladım, perdeyi yarım kapattım.
Sonra da çırılçıplak soyunup kendimi yatağa, beni bekleyen kocamın yanına attım. Azgın kocam hemen bacaklarımı aralayıp kasıklarıma daldı. Diliyle amımı karıştırmaya başladığında benim parmaklarım kocamın saçlarında kendime çekerken, gözlerim pencerede sabitlenmişti.
Fazla beklemedim. On dakika kadar sonra pencerenin arkasında kendini gizlemeye çalışarak içeriye bakan karaltıyı fark ettim. Seyircimiz yerini almıştı. Kamil’in sabahtan beri bana sikecek gibi bakışlarından bunu yapacağı belliydi zaten… Kocamla çırılçıplak yatakta sevişiyordum ve yabancı bir erkek benim her yerimi tüm çıplaklığıyla görüyor, belki de bana baka baka kaldırdığı sikiyle mastürbasyon yapıyordu pencerenin dibinde…
Artık iyice ateşlendim, çıldırdım. Kocamı saçlarından tutup kasıklarıma çektim. Kalçalarımla yatağı döve döve, inleye inleye sevişiyor, hem kocamı, hem de pencereden bizi izleyen seyircimizi gaza getiriyordum. Başımı sağa sola çeviriyor, saçlarını yolarcasına kendime çekiyor, bağırıyordum,
– “Yalaa… Yalaa… Parmaklarını da sok amıma… Hem yala, hem parmaklarını sok…”
Kocam bir taraftan amımı yalayıp emerken, bir yandan da çift parmak amıma dalmış, içimde çevirerek dört yanını okşuyor, beni zevkten çıldırtıyordu. Boşalmak üzere olduğumu anlayınca bırakıverdi. Tutup yatağın üzerinde domalttı, arkamdan amıma saplayıverdi aletini…
Bir çığlık kopardım. Belimden kavrayıp ıslak ve kaygan amımda hızlı hızlı gidip gelmeye başladı. Öyle sert hareket ediyordu ki, her girdiğinde taşakları klitorisime çarpıyor, beni bağırtıyordu.
– “Ahhhh… Siikk… Daha sert sik… Vur… Amıma göm yarağını… Hadi vurr… Nasıl erkeksin sen? Daha sert istiyorum… Oohhhh…”
Dakikalarca sikti beni… Sonunda dayanamayıp boşaldı. Döllerini içime, derinlerime fışkırttı soluk soluğa… Bense boşalmamıştım henüz… Yatağa yatırıp parmaklarını amıma gömüp sokup çıkarmaya, memelerimi yalamaya başladı. Biraz sonra ben de haykıra haykıra orgazma ulaştım. Pestilimiz çıkmıştı. O vaziyette, çırılçıplak, banyo bile yapmadan, amımda kocamın dölleriyle uyuduk kaldık.
Sabah erkenden açık büfede kahvaltımızı yapıp plaja indik kimseler yoktu. Büyük bir plajdı zaten. Ben yeni, fakat dünküyle aynı minilikte beyaz bir bikini giyerek her zamanki gibi her yerim meydanda uzandım. Bikinin altı kabarık amımı zor kapatıyordu. Şekilli kestiğim amımın kılları bikiniden çıkıp görünmesin diye ara sıra yukarı çekiştirmek zorunda kalıyordum altını, o kadar minikti bikinim… Tabi yukarı çekince, bikininin ağı dudakların arasına giriyor, bu kez de ağını düzeltiyordum.
Güneş yükselmiş, yakmaya başlamıştı. Yüzüstü uzanıp kocamdan beni yağlamasını istedim. Kitap okuyordu. Beyefendi rahatsız oldu iş buyurduğum için… Tabi gece karısıyla istediği gibi sevişmiş, hevesini almıştı. Şimdiyse vücuduma yağ sürüp okşamak angarya gibi geliyordu sabah mahmurluğuyla… Tam kızmaya başlamıştım ki, Kamil’e döndü,
– “Ya Kamil, kitap okuyorum, ellerim yağlanacak. Gül’e güneş yağı sürebilir misin bir zahmet?” demez mi?
Şaşırıp kaldım. Yüzüne baktım, o da sabit bakışlarla baktı bana… Bir şeyler planlar, ima eder gibiydi. Eh, ben de sesimi çıkarmadım. Kamil de şaşırdı önce ama hiç bozuntuya vermedi.
– “Tabi dostum, ne demek… Seve seve…” diyerek güneş yağını eline alıp şezlonga, yanıma oturdu.
Yağ sürdüğü parmaklarını vücudumda hissettiğim an ürperdim. Gözlerimi kapatıp olayın keyfini çıkarmaya karar verdim. Yabancı bir erkeğin parmakları vücudumda dolaşıyordu. Öylesine zevk almaya başladım ki oracıkta yatarken bastırıp arkamdan girse böyle zevk duymazdım.
Gece pencereden sevişmesini izlediği vücudumu, kocamın isteği üzerine parmaklarının ucunda bulan Kamil de eminim zevkle yapıyordu bu işi… Ağırdan alıyor, güzel güzel ovalıyordu sırtımı… Parmakları bikinime geldiğinde atlıyor, alt tarafa geçip belime devam ediyordu.
– “Kamilcim, istersen bikinimin fiyongunu çözüver de, güneş yağı bulaşmasın, kirlenmesin…” dedim.
Kocama baktım, güya okuduğu kitabın üzerinden bizi izliyordu heyecanla… Kamil’in titreyen parmakları bikinimin üstünün fiyongunu çözdü. Sırtım boydan boya emrine amadeydi artık… O da bastıra bastıra masaj yapar gibi güneş yağını sürdü. Okşayan parmakları iyice uyardı beni, tahrik olmaya, sık sık nefes almaya başladım. Sırtımı iyice yağlayan Kamil aşağılara inmeye, kalçalarımda dolaşmaya başladı.
Benim rahat tavırlarımın verdiği cesaretle vücudumda dolaşan parmakları kalçalarımın arasına girmiş bikini altının kenarlarında geziniyor, kalçalarımı avuçluyordu. Bacaklarıma indi. Baldırlarımı yağladı. Hafif bir tereddüt geçiren parmakları bacak arama girmeye çalışınca ben de bacaklarımı aralayıp arasına girmesine izin verdim.
Şimdi daha da coşmuştu parmaklar… Amımın kenarında dolaşıyordu. Ben de deli gibi tahrik oldum, bacak aramda dolaşan erkek parmaklarının verdiği zevkle titremeye, ayaklarımı, kalçalarımı oynatıp vajinal kaslarımı, amımı sıkıp sıkıp bırakmaya başladım. Sanırım o da görüyordu kalçalarımın hareketini…
Kocamı unutmuştum bile aldığım zevkten… Baktım, Kamil’i ürkütmemeye çalışarak bizi izlemeye devam ediyordu kitabın üzerinden… Siki mayosunun önünü çadır gibi kabartmıştı. Kamil de ondan farksızdı aslında… Şezlongta oturduğu yerde kıpırdanıp duruyordu. Sonunda dayanamaz hale geldim,
– “Teşekkür ederim Kamilcim… Bu kadar yeter. Benim lavaboya gitmem lazım… Şu üstümü fiyonk yapar mısın?” diyerek bikini üstümü bağlamasını istedim.
– “Benim de gitmem gerek, istersen sana eşlik edeyim Gül…” dedi Kamil.
Bikini üstünü bağlayınca ben doğruldum, terliklerimi giyip tesisin içine, tuvalet ve duşların olduğu bölüme doğru yürüdüm. Kamil de arkamdan fırladı tabi… Tabelalara bakarak tuvaleti buldum. Odalarda duş banyo her şey mevcut olduğundan buraya iki tuvalet ayırmışlar, kadın erkek ayrımı yapmamışlardı.
İkisi de boştu. Birine girip kapıyı kapatacakken Kamil de ne yapıyorsun dememe kalmadan arkamdan aynı kabine dalıverdi. Kapıyı kapatıp sürgüledi. Daracık kabinde karşılıklı duruyorduk. Benim güneş yağına bulanmış kaygan, yuvarlak hatlı vücudum, onun slip mayo giymiş, önündeki çadırla çıplak erkek vücudu…
– “Ne yapıyorsun sen Kamil?” dedim yasak savarcasına… Gözlerimin içine baktı,
– “Ne yaptığımı, ne istediğimi sen de biliyorsun, sormana gerek yok…” dedi boğuk bir sesle… “Dün sabahtan beri beni çıldırttın, delirttin… Seni sikmeden bırakmam… Sen de istiyorsun, biliyorum…” Gözlerimi gözlerinden ayırmadan,
– “Tuvalette sikişeceğimi düşünmüyorsun değil mi? Çık, işemem lazım…”
– “İşe… Hemen, burada, benim yanımda işe… Senin çişini içerim ben…”
Şaşırıp yüzüne baktım, ciddi konuşuyordu adam… Gülümsedim, zaten varla yok arası bikini altımı sıyırıp klozetin kapağını kaldırdım, oturdum. Hala göz gözeydik. İşemeye başladım. Gözünü kırpmadan beni, işememi izliyordu sapık şey…
Eğilip elimi tuttu, mayosunun önündeki kabarıklığa götürdü. Taş gibi olmuş sikini avuçlattı bana… Eh, ben de avuçlayıp okşadım. Gözlerim yarı aralık, elimdeki şeyin boyutunu ölçercesine avuçluyor, kaygan mayo kumaşının üstünden sikini okşuyordum. Sikinin başı mayonun belinden dışarıya fırladı, artık sığmıyordu alet…
– “Yarrağımı yalar mısın Gül?” dedi inleyerek… Gözlerine baktım,
– “Çok mu istiyorsun yalamamı?” dedim.
– “Oh, evet… Çok istiyorum. Hep bunu hayal ettim. Sikimi yalamanı, emmeni… Hadi yap şunu…” dedi kıvranarak…
İşemem bitmişti ama ben hala klozette oturuyordum. Dediğini yaptım. Mayosunu ayaklarına indirip dışarıya fırlayan kalınca sikini dudaklarımın arasına aldım. Yalamaya, emmeye başladım. Kalçalarından tutup kendime çekiyor, sikini alabildiğim kadar, boğazıma değene kadar ağzıma almaya çalışıyordum.
Ojeli tırnaklarımla kabalarını çizercesine okşuyor, oradan alttan taşaklarına iniyor, okşamaya devam ediyordum. Nerdeyse boşalacaktı. Çekti kendini, sikini ağzımdan kurtardı. Omuzlarımdan tutup ayağa kaldırdı. Islak amımı avuçlayarak dudaklarıma yumuldu. Çılgınca öpüşüyorduk.
Yandaki kabine birileri geldi, tuvalete girdiler, çıktılar. Ben duyulmasın diye ses çıkarmamaya çalışıyor, gözlerim kapalı, dudaklarım sömürülürken ona sımsıkı sarılmış, bacaklarımın arasına baskı yapan aletin tadını çıkarıyordum. Sonunda dayanamaz hale geldim,
– “Hadi…” dedim hırsla… “Hadi sik beni artık… Burda, tuvalette sik… Amım yanıyor sikilmek için… Hadi artık… Çabuk…”
Kucağında arkama döndüm, ellerimi fayans duvara yaslayıp önünde domaldım. Arzudan titreyerek içime girmesini bekledim. Kamil fazla bekletmedi, taş kesilmiş sikinin başını ıslak amımda hissettim bir an, sonra da hart diye içime gömdü kalın yarağını…
– “Ahhh….” Diye inleyip dudaklarımı ısırdım.
Onca sevişmişliğe rağmen dar amcığımı zorlamış, sert girişiyle canımı yakmıştı kalın aleti… Gidip gelmeye başladı arkamda… Hırsla, hızla pompalıyor, o vurdukça kalçalarımın etleri sarsılıyordu. Etraftan duyulma korkusunu unutmuştum bile, zevkten gözlerim kapanıyor, inliyordum.
Sonunda boşalmaya başladım, benim arkamdan Kamil de geldi. Ses çıkarmamaya çalışarak, kısık hırıltılarla kasıla kasıla sikini içimden çıkarıp sırtıma, kalçalarıma spermlerini fışkırttı. Ohhh… Sonunda Kamil’e siktirmiştim kendimi…
Ayakta sevişmekten yorgun düşmüştüm, dizlerim titriyordu. Klozetin kapağını kapatıp ata biner gibi çöktüm üstüne… Az önce sikilen ıslak ve kızgın amım soğuk klozet kapağında serinlerken ben de dinlendim, yatıştım biraz… Kamil tuvalet kağıdı koparıp sırtımdaki spermlerini bir güzel temizledi. O mayosunu, ben bikinimi geçirdik, dışarıya çıkıp kocamın yanına döndük.
– “Ne oldu, geç kaldınız, kalabalık mıydı?” dedi soran gözlerle gözlerimin içine baktı.
Sanırım örselenmiş dudaklarımdan, orgazm yorgunu gözlerimden ne olup bittiğini anladı hemen, dudaklarının kenarı kıvrıldı. Eğilip dudaklarından öperken,
– “Evet aşkım… Çok kalabalıktı, sıra beklemek zorunda kaldık.” dedim.
Öğleye kadar denize girdik, yüzdük, güneşlendik. Restoranda yemeklerimizi yedikten sonra kocam,
– “Para çekmek için merkeze inmem lazım aşkım, gelir misin?” diye sordu. Kamil gözlerimin içine bakıyor, gitmemem için gözleriyle yalvarıyordu adeta…
– “Ben denize girmek istiyorum kocacım. Sen gelene kadar, biz Kamil’le deniz kenarında vakit geçiririz” diyerek reddettim, kocamı uğurlayıp bungalova girdim.
Duşun altında ılık suyla, parfümlü duş jelleriyle güzel bir duş yaptım, kokulandım. Bornoza sarınıp banyodan çıktığımda kapım çalındı. Kocam on dakika bile olmamıştı gideli, sikicim damlamıştı hemen… Kapıyı açtım, evet, oydu. Kapıyı arkasından kapatıp bana baktı. Üstümdeki bornozun kuşağını yavaş hareketlerle çözdü, bornozu yere bıraktı. Karşısında çırılçıplaktım. Saçımdan ayak tırnaklarıma kadar süzdü beni…
O da duş yapmış, traş olmuştu. Traş jelinin ve sürdüğü erkek parfümünün kokusu içimi gıcıklıyor, bir an önce kollarına atılmak için sabırsızlanıyordum. Üstündeki tişörtü, altındaki bermuda şortunu çıkarıverdi bir telaşla… Şimdi o da çırılçıplaktı önümde… Bacaklarının arasında, yarım saat önce amıma girip çıkan, beni zevkten bayıltan alet aynı sertlikte havaya dikilmiş duruyordu.
Ona doğru bir adım atıp yaklaştım, beline sarılıp kendime çektim. Başımı yukarıya kaldırıp dudaklarımı uzattım, öpmesini bekledim. Sert dudaklarıyla vahşice öptü, dilini ağzımın içine sokup dilimi okşadı. Çıplak bedenimde onun kaslarını, apış aramda sikinin sertliğini hissettim. Kollarının şişkin pazularını, sırtındaki kasların yumrularını okşadım öpüşürken…
Dayanamaz hale gelince beni kucakladı, götürüp yatağın üstüne fırlatıp attı. Gözlerinin bebekleri koyulaşmış, şehvete bakıyordu bana… Kollarımı uzatıp çağırdım. Geldi, bacaklarımı aralayıp içime girdi yine… Kalınlığı vajinamı tamamen doldurduğunda kulak memesini dişleyip zevkle inledim. Klasik misyoner pozisyonunda sikmeye başladı beni…
Bacaklarımı beline, kollarımı boynuna sımsıkı sarmıştım o amımı pompalarken… Yatağa bastıra bastıra, yarağını amımın içinde kanırta kanırta sikiyordu beni… Ağırlığının altında zevkten nefes alamaz hale gelmiştim. Şehvetle çırpınıyordum altında… Minicik ojeli ayaklarım belinin iki yanında sallanıp duruyordu.
Ayaklarımı tutup bacaklarımı omzuna aldı. Daralan amımın içinde gidip geliyordu şimdi… Kaç kez boşaldığımı şaşırmıştım artık… Her vuruşunda zevkten bağıra bağıra sesim kısılmıştı. Kamil de işi uzattıkça uzatıyor, bir türlü boşalmıyordu. Geciktirici mi aldı bu adam diye düşünmeye başlamıştım. Amımın suları kuruyana kadar sikti beni…
Sami hep annesini anlatırdı.
Merhaba Sizlere benim hayatımın dönüm noktası olan yaşadığım bir olayı yazıyorum..baska kimselerin basina gelirmi bilmem ama bana geldi ve dünyam degişti...
1999 yılı ydı, o güne kadar hiç cinsel deneyimim olmamıştı çok samimi bir arkadaşım olan Sami ile ara sıra odalarımıza kapanır birbirimize sanki biriyle ilişki yapmışız gibi hikaye anlatır,anlatırkende masturmasyon yaparak boşalırdık,bu okadar çok hoşumuza giderdiki her gün birbirimize ders çalışacaz diye gider masturmasyon seansları yapardık. nedense Sami hep annesini anlatır. bense özel ders aldığım ingilizce hocamı Birgün okulda dersimiz boştu tüm arkadaşlar okulun bahcesine cıkmışlardı bizde sınıfta 2 ders sonraki tarih imtihanı için kitaba göz gezdiriyoduk.
Birden Sami bana telaşla seslenerek " Korhan karşı apt.Balkonuna bak dedi. birde baktımki (apartman ile sınıf penceresi arası 5-10 mt.arası vardır)balkonda bir kadın camasır asıyor eğilincede donuna kadar gözüküyodu acaip etkilenmiş ve azmıştık. tarih dersinden önce beden egitimi vardı eşofmanları giyip cıktık bahceye tabi bu arada benimki inmemiş kazık gibi duruyodu. Hocamız geldi tek sıra dizildik tam kolları açacaktıkki bana seslenerek Korhan derhal dersi terket ve okul girişinde beni bekle dedi,,gittim az sonra geldi ve oğlum bu ne vaziyet sen sapıkmısın kız arkadaslarından utanmıyomusun dedi ve beni dersten cıkardı. Çok üzülmüştüm ve kendimi çok aşağılanmış hissediyodum okuldan sonra eve geldim doğru odama gidip kapıyı kilitledim ,, annem defalarca geldi kapıyı açmadım içerde utancımı yaşıyodum.
annem kapının önüne çokmüş bana kapıyı açmam için yalvarıyodu daha fazla dayanamadım kapıyı açtım annem hemen bana ne olduğunu ve beni bukadar yıkan şey ne olursa olsun anlatmamı istedi babam öleli beri hem anne hemde baba olmuştu bana ,bende utanırım söyliyemem dedim.. israrla söliceksin anne oğul arasında ayıp olmaz dedi sen benim içimden cıktın dedi. ve o an ağzımdan nasıl cıktığını anlamadığım hiç aklıma gelmiyen bir şekilde " o zaman neden evde yanlız ikimizken, iç çamaşırı giyip soyunurken giyinirken banyo yaparken kapıyı kapatıyoruz" dedim benim kadar annemde bu sözlere şaşmıştı. Birden kalkıp üzerindeki askılı diz üstü elbiseyi çıkarıp attı al işte dedi bak utanmıyorum vede senden birşey saklamıyorum ,saklamam için de hiçbir sebep yok dedi incecik bir siyah kilot ve göğüslerini kapayamayan siyah bir sütyenle kalmıştı.
O ana kadar hiç dikkat etmemiş aklıma bile gelmemişti ama annem gercekten inanılmaz güsel bir vücuda sahipti, uzun boylu benbeyaz lekesiz süt gibi bir vücut iri göğüsler,incecik bir bel uzun çok düzgün süt gibi biçimli bacakları vardı..benim onu incelemem belli rahatsız etmişti hadi sende cıkar eşit olalım dedi bende rüya aleminde gibi üzerimdeki t-şortu ve pantolonu cıkardım Kiloduma bakarak onuda dedi,,ben ama seninkiler duruyo anne dedim bir süre düşündü ve sütyenini sıyırdı inanamadım bu kadar güzel ve iri hemde dik memeler playboy ve diğer sex dergilerinde bile görmemiştim.bana kilodumu işaret etti hemen cıkardım,,ama şaşkınlıktanmı yoksa ilk defa canlı bir kadını cıplak gördüğümdenmi benimki hiç kımıldamadı. Tam bu anda annem iki elinin baş parmaklarını kilodunun kenar iplerine takarak sıyırdı ve kilodunu cıkardı. delirmek üzereydim pespembe pamuk gibi iki düzgün dudaklı kadınlığı karşımdaydı bayılacak gibi oldum ama yine benimki kımıldamadı....
annemde şaşmış olacakki Senin gercekten sorunun varmış,bumuydu seni bukadar üzen dedi. bende sadece evet anlamında kafamı salladım ne birşey düşünebiliyodum nede diyebiliyodum..Annem Bak oğlum babanı kaybettiğimden beri 7 yıl gecti ve ogünden beri oğlumda olsan hiçbir, erkeğin önünde soyunmadım beni mazur gör bende senin kadar utanıyorum ama sana yardım etmek mecburiyetindeyim ,hiç uyanmadımı erkekliğin dedi,ağzımdan hiç sözcüğü çıktı. bence bu ya hiç çıplak kadın görmediğin ve bu konuda sana yardımcı olan birileri olmadığından yada bir rahatsızlıktan dolayı olabilir dedi annem ve ekledi inşallah birinciden dolayıdır dedi neden anne dedim Cünki sana yanlız bu konuda yardımcı olabilirim dedi ne yapacağımı şaşırdım birde sölediğim yalanın altında eziliyodum sanki bak şimdi dedi yatağıma uzandı bacaklarını ayırdı kadınlığı bu sefer tamamen önümdeydi baktım ve sanki büyülenmiştim.
yine benimkide tık yoktu bana dokun dedi bende memelerini ellemeye başladım sert ve iri inanılmazdı başladım sıkıp oğuşturmaya bir elim göbeğine indi o an o elimi tutup kadınlığının üzerine kodu olamaz yarabbim pamuk gibi ama ateş gibide sıcaktı içimde yangın başlıyodu sanki.. aman tanrım bu bile kaldırmadı dedi.ve yatağın üzerine cıkmamı istedi,,cıktım doğruldu sağ elinın işaret ve baş parmağı ile sikimi tuttu ve dudaklarının arasına alıp öpmeye ve emmeye başladı ve içimdeki yangın büyümüş bu ateş sikimide hareketlendirmiş ti bir anda benimki kazık gibi olmuştu. Yaşasın başardık dedi annem çok sevinmişti ve gülerek mükafatınıda vereyim hemen dedi benimki ağzına sığmıyordu inanılmaz emiyor nerdeyse gırtlağına kadar sokuyodu,boşalacağımı anladı ve bana sakın kıpırdama yutarım bişi olmaz dedi ve emmeye devam etti artık dayanamıyodum inanılmaz emiyo emdikce bayılacak gibi oluyodum tam bayılacakmışgibi olduğum an sarsılarak boşaldım okadar fazla miktarda fışkırmışımki annemim dudaklarından dışarı fışkırdı menilerim ama annem garip bir şekilde her damlayı diliyle yalıyarak yutuyordu ve külçe gibi yatağa serildi Bu kadar büyük bir sikin olduğunu hiç ummazdım babanınkine cok büyük derdim, içime zor girerdi ama seninki ondan en az 3-4 cm.uzun,1-2 cm daha kalın dedi ben baygın bir şekilde kalkarken nereye dedi bende banyoya dedim.
Gitme durbakalım sana daha esas zevki tattırmadım dedi bende zaten gitmek istemediğimi ama ondan çekindiğimi söledim Bu aşamaya geldikten sonra çekinmen saçma olmuyomu dedi gülerek bende pekii anne ozaman mükemmel bir vücudun var seyretmek ve her santimetrekaresini öpmek,yalamak istiyorum dedim Seninim gel dedi başladım boynundan öpüp ,yalamaya göğüslerine indim bırakamıyordum bu kadar haz veren bir meme olacağına hiç imnanamıyorum delirmiştim. benimki kazık gibi olmuştu tam annemin apış arasına inmiştimki annem dön bana dedi döndüm ben onun o pespembe pamuk gibi sonderece biçimli dudaklı kadınlığını emiyor kılitoris ini dilliyor oda benim sikimi yalayıp,emiyordu bir zevk denizinde yüzüyorduk annem altımda yılan gibi çırpınıyor ve zevk çığlıkları atıyodu ki birden kasıldı ağzından garip bir inilti çıkardı ve tırnaklarını sırtıma gömdü acı ve zevkle bağırdım. ilk defa bir kadının organzımına şahit olmuştum,,,bana sırası geldiğini daha fazla dayanamayacağını söledi ve bende döndüm sanki sikim dahada büyümüştü bacaklarını karnına doğru çekti ve iki yana açtı,bende o pespembe hiç kılsız tertemiz kadınlığın dudakları arasına sikimin başını dayadım annemim hala kadınlığından hala zevk sıvıları sızıyodu bastırmaya başladım ama annemim amının içi çok dar benimkide çok büyüktü bir türlü girmiyodu annem bir daha ağzına aldı ıslattı ve tekrar dayadım sert bastır oğlum dedi anca öle girecek var gücümle bastırdım yavaş yavaş girmeye başladı annem de bağırmaya içi vıcık vıcıktı ama sikim yinede çok baskı altında zorla ilerliyodu,, ve annemde kalçalarını bana doğru itip yardımcı oluyodu, biraz tükürük akıttım ve birden sikim şlap diye dibine kadar gömüldü annemim attığı o cığlığı unutamıcam inanılmaz bir zevk alıyodum amı gidip geldikçe alışmış sikim daha az zorlanıyodu tempolu bir şekilde gidip geliyodum tempoyu annem ayarlıyodu ve birden vücudumuz kaskatı oldu ikimizde birden deli gibi sarsıla sarsıla boşaldık,, annem içinden çıkmama izin vermedi ve o gün 5 kere seviştik Banyoya gitmek için yataktan kalkarken annem dönerek bana Baban sağken çok istediğim ama yapamadığımız birşey vardı kabul edersen senle başka bir zaman onu yapmak isterim dedi bende nedir o anne dedim, Arkamdan oğlum kabaca götümden yapmanı istiyorum amıma girmede zorlanan bu kocaman sikin kim bilir götüme nasıl girer ve zevk verir dedi.
Ayşe Teyzem
Teyzem balık etli 33 yaşında afettir ve ben ona tam 5 yıldır bitiyorum.
5 gün önce annemler artık yaz geldiği için tatile gittiler, babamda onları tatile bırakıp oradan işlerini halledip gelicekti. Bi akşam teyzem aradı ve gelsene ne yapıyorsun dedi, bende ev boş sen gel dedim gülüşmeler fln ikimizde kendi evlerimizde kaldık.
Ertesi gün oldu teyzeme telefon ettim ettim araba lazım değilse alıcam dedim o da gel al dedi. Kapıyı çaldım teyzem o güzel fiziğiyle kısacık şortu ve üzerindeki atlet parçasıyla karşımdaydı sütyeni donu fln hepsi gözlerimin önündeydi, bana içeri girmemi söyledi bende hevesle içeri girdim bana yemek hazırladı
o sırada temizlik yapıyordu ve eğilip kalkıyordu ama hiç birşey yapamıyordum, burada daha fazla kalırsam bu kadının üzerine saldırırım dedim ve ben çıkıyorum dedim çıktım. Akşam üstü arabayı getirdim, evde eniştem vardı onu pek sevmediğimden dışarı çıktım.
Dün öğlende evde üzerimde sadece boxer vardı ve salon da tv deki karılara bakarak malı avuçlamış uzanıyordum o sırada aniden kapı açıldı birden şaşaırdım bir baktım karşımda teyzem var nasıl girdiğini sordum ama cevap vermiyordu gözü sikimin üzerindeydi sanki ilk kez görüyordu.
Birdaha sordum ve annem gitmeden önce teyzeme anahtar bırakmış bende arabanın ruhsatını vermeyi unutmuşuım o sebepten gelmiş.
Üzerinde herzamanki diz altı eteği vardı ama bu etekte çok hoş bir yırmaçı vardı üzerindede hoş bir tshirt.. Eteğini hafif bir şekilde yukarı sıvayıp bacak bacak üstüne attı baldırlarını çok rahat görebiliyordum artık canıma tak etmişti birşeyler soruyordu ama cevap vermiyordum sadece bacaklarına bakıyordum sonra ayağa kalktı ve koltuğumun kenarına oturdu benim sikim kalkmış boxer ın kenarından çıkmak üzereydi.
teyzemde sus pus yanımda oturuyordu o malı oradan görmemesi imkansızdı. Daha sonra elimi sırtında kalçasına indirdim ve teyzemde hibirşey yokmuş gibi elini sikimin üzerinde gezdirmeye başladı. Ayağa kalktı ve kucağıma oturdu üzerindeki tshirt ı çıkarttı ardından sütyenini çıkarttı.
Teyzemi hemen alta aldım ve bir elimle eteğini yavaş yavaş sıyırıp amına doğru elimi götürüyor, diğer elimlede belini kavrayıp göğülerini yalıyordum. Teyzem gözlerini yummuş kendini bana bırakmıştı boğazından öpmeye başladım başladım sonra yavaş yavaş aşağıya doğru süzülerek göbeğinden yaladım ardından dından eteğini eteğini çıkarttım ve o güzel dolgun amın yalamaya başladım teyzem tir tir titremeye başmıştı bacakları kasılıyordu sanki
ilk kez boşalırmışcasına suyu ağzıma geldi iğrendim artık dayanamayacaktım sakso çekmesine fırsat vermeden direk bacaklarının arasına girip 5-6 dakika boyunca durmadan siktim teyzem kendinden geçmişti zevkten dört köşe olmuştu.
Sonra benim pil bitti ve vere uzandım teyzem malın tadını alınca daha dururmu yerde hemen yanıma geldi ve o beni yalamaya başladı çok tecrübeliydi beni oracıkta bitirdi ve sakso çekmeye başladı ve üzerime çıktı o işini çok çok iyi biliyordu beni oracıkta resmen öldürdü.
Ardından odama gidelim dedim biraz yan yana yattık ve hadi tekrar dedi bana ona mastürbasyon yapmak çok hoşuma gitmişti kadın dilimin ucunda eriyip bitiyordu aniden ayağa kalktı ve domaldı hadi gel dedi o domalınca arkadan malı çok güzel görünüyordu götündenmi siksem dedim ama amı çok daha cazip geldi :) ve içeri daldım teyzemin o sikilirken olan anı hiç aklımdan çıkmıyor sessiz ol yandakiler duyacak diyordum
ama teyzem kendinden geçmişti birazda daha sikmeye başlayınca inlemeye başladı bu çok hoşuma gitti iyice yüklendim ve aniden kendini çekti. Sona bitkin bir şekilde yatağına sırt üztü uzandı tekrar amından yalamaya öpmeye başdım, resmen gül gibi kokuyordu teyzem iyice gerilmeye başlamıştı tekrar teyzeme giridm ve artık çığlık atmak üzereydi
ama susuyordu sadece inim inim inliyordu artık beni geri doğru itmeye başlamıştı ama ben geri çımadım iyice pompaladım teyzem gögüslerinin sallanışı sanırım hiç aklımdan çıkmayacak kadın artık sesini yükseltmeeye başlayınca bıraktım ve yanına yattım.
DAha sonra ourduk ve sevişmekten muhabbet açıldı, Eniştemin sikinin küçücük ve incecik oldunu söyledi, eniştem teyzemin çok istemesini rağmen hiç amından yalamamış sadece haftada bir sikip bırakıyormuş o da en fazla 3 4 dakika dedi.
Artık gitmeliyim evde yemek yapmam lazım gerek dedi ve saat 2 gibi gitti benim halim dermanım kalmamıştı artık evde yatağımda o güzel naları düşünerek yatıyordum uyuya kalmışım ve saat 5 gibi kapı çaldı kapıcı diye açmadım.
Daha sonra anahtar sesleri geldi ve teyzem içeri girdi üzerinden tshirt ü çıkarttı, eşortmanınıda çıkarttı ve üzerimde iç çamaşılarıyla gezinmeye başladı ben hiç birşey yapmıyordum kendimi onun tecrübeli ellerine bırakmıştım.
Sakso çekmeye başladı boşalmak üzerydi teyzemi ittim, oda yanıma sırt üstü yattı sütyenini çıkarttım ve gögüslerini yalamaya başladım ama o gögüslerini yalamamı istemiyordu kafamı aşağıya doğru itti ve göbek geliğiyle am arsında olan zevk noktasını yalamay başadım külodunun arasından amına parmağımı soktum ama yapma dedi ve bende yalama başladım
hiç durmadan 10 dakika yaladım teyzem kendinden geçti külodunu çıkarttım ve teyzemin elini sikime getirdim biraz oynattım ve direk bacaklarının arsına girdim en uzun süreli sikişmemizi yaptık teyzemde bana lışmıştı artık ben yorulunca o üste geçiyordu ve resmen beni o sikiyordu yine pilim bitti ve yalama faslına geri döndük.
Duşa girelim dedim ama yarım saate kadar enişten gelicek dedi bunu duyunca direck boğazından öpmeye başladım ve ilk defa dudaklarından öptüm saki ducaklarımı kopartacağını sandım dilini çok yi kullanaıyordu onun yanıda amatör kalıyodum.
Boğazından yavaşça yalamaya başladım gögüslerini uzun bir süre yaladım ve tam aşağı inerken tekrar yukarı boğazını yalama başlıyodum teyzem herhalde sinir oldu :) kafamı tekrar bacaklarının arasına doğru ittirdi ve uzun bir süre yaladım.
Kendiliğindne bir süre sonra ayağa kalktı sikimi biraz elledi tekrar kaldırdı ve domaldı yatakta o güzel amına tekrar kaydım ama eniştem gelicekti bu günün son bulmasını istemiyordum üst üste iki kez daha aynı şekilde seviştik. Bu sabah tekrar teyzem geldi artık ondan korkmaya başlamıştım ne yapacağımı şaşırdım.
Eniştemi nasıl atlattın dedim uyuyor dedi saate bir baktım daha sabahın 7 si kalktım yüzümü yıkadım ve duş almak için duşa girdim ve teyzem de yanıma geldi beraber duş aldık ama çok ses çıkar dıye onu duşta sikemedim odama geçtik ve onu yalayıp yutmaya başladım amı artık pancar gibi kırazmıştı o anda hemen domaltıp içine girdim kadın inliyordu. 3 saat boyunca seviştik ve onu evine gönderdim. Az önce tekrar aradı enişteninin işi var akşam üztü geliyorum dedi
Yasak Sırlar 7
Bizlerde çok küçüktük ayan beyan hatırlıyorum eniştem annem yakınıp baldız ne derse yapıyorum bir keresinde 6 defa yaptım doymuyor demişti annemle konuşurken ben çocuk olduğum için ne demek istediğini çok anlamamıştım ama aklım ermeye başlayınca teyzemin gerçekten doyumsuz bir kadın olduğunu öğrenmiştim onuda sikmek istiyordum ama elimin altında olmadığı için o dönemler imkansız gibi geliyordu bana neyse. teyzem benimde gökhan gibi oğlum olsa sarılıp saatlerce uyurum bizimki yanına yaklaştırmıyor öptürmüyor bile tülaycım, annem kocaman oğlan abla erkeklik yapıyordur sende çocuk gibi davranma ona dedi, teyzem aman ne bileyim bende babası gibi huysuz işte gökhanımla yatarım bende dedi teyzem bana gülerek annem de tuhaf bi tebessüm yatatarsınız tabi abla oda senin oğlun sayılır dedi bende teyze bende utanırım ya gibi salakça bi laf çıktı aklımdan annem durumu kurtarmak için oğlum ha ben ha teyzen yat teyzenlede ne olacak deyip bana baktı bende tamam teyzoşum senimi kırcam sen birden diyince bende daha önce yatmayınca öyle dedim yatarım dedim sen istersen dedim teyzem bu akşam üçümüz yatalım ozaman senide ortamıza alırız hemi annem ordan atlayıp rahat edemiyiz abla ben salonda yatarım sen teyze yeğen yatın bu gece deyip sinsi bir gülüş attı ortaya tamam olur dedi teyzem ay bizim oğlan kıskanmaz inşallah dedi sonrada annem bişey demez abla ne olacak kendi odasında değilmi görmez bile iyi tamam deyip kahvaltıyı toplamaya başladılar bende üstümü değiştirmek için elinize sağlık deyip yatak odasına gittim anneme bişey deme bahanesiyle 3 dört dakka sonra anne çantamda tişörtümü bulamıyorum diye baksana bi dedim annem tamam bi dakka deyip yanıma geldi kapıyı açıp içeri girince hemen beline sarıldım kalçalarına sikimi bastırıyordumay dur napıyon diye sessizce benden kurtulmaya çalıştı gökhan bak dövücem seni dedi anne ne olur beş dakka okşuyum dedim oğlum teyzen içerde napıyon saçmala diyip beni geri itti 17 yaşındaydım benden güçlü idi annem hala tamam tamam deyip anne teyzemle ben nasıl yatıcam yaa dedim yat oğlum ne var dedi anne yaa diyip surat astım oğlum napıyım bende anlamadım teyzende bi tuhaflık var yat ışıkları söndürürsünüz yatarsınız ha ben ha teyzen ee anne onuda sikebilirmiyim diye çıktı ağzımda annem oğlum sen kafayımı yedin teyzen o senin ee sende annemsin ama sen sikişicen benimle ben başka o başka sakın öyle bişeye yeltenme diye uyardı annem beni bunları sesizce ve heyecanlı şekilde hiç düşünmeden arda arda konuşuyorduk anne ya teyzem isterse olsun sen yinede sikme anne yaaa diye suratımı astım oğlum olmaz ısrar etme az sabret iki gün sonra evimize geçicez dedi anne teyzem benimle neden birden yatmak istedi bende anlamadım bişey var ama gece öğrencez dedi kudurdumu karı ne oldu dedi hadi ben çıkıyorum dedi anne dur çıkma amını öpiym bikeere dedim annemin amını ellemiştim ama hiç oda ışığında yakından görmemiştim hayır saçmalama dedi anne valla bırakmak bak sikerim teyzemi gece dedim oğlum teyzen içerde saçmalama iyi sikerim bende dedim annem al allahın cesaı dedi bir çırpıda pijamasını kiloduyla aşşağı indirdi aman tanrım tabak gibi am ortasında bir çizgi hafif kıllar yeni çıkmaya başlamış elimi attım okşadım hadi öpüceksen öp teyzen gelicek dedi ben bilerek anın tadını çıkarmak için ağırdan alıyordum hadi gökhan dedi omuzumu sıkarak bende tamam tamam diyip önünde diz çöküp dudaklarımı amının yarığının üst noktasına kocaman bi öpücük attım kokladım okadar güzel kokuyorduki am kokusu buymuş demekki saniyelerce bırakmadım öptüm ellerimi arkadan götüne doladım göt yanaklarını ayırıp amını öpüyordum dilimi yarığından deliğine sokmaya çalıştım annem bir hışımla sessizce beni itip tamam yeter teyzen gelicek deyip bana sinirli baktı arkasını dönüp pijamasını çekmek için eğilince kocaman kara göt deliği götten yediği belli oluyordu kararmıştı amımın kahve rengi dudakları hamburger gibi ortaya çıkmıştıı 3 saniyelik görüntü beni ayakta boşalttı resmen pijamasını kaldırıp odadan çıktı.
Tell me babies? Do you think? Tell me what your deed is specifically with me 😈🤰🤰😘😘
Fotoğrafçı ile türbanlı hatun.
Merhaba, adım Vural. 42 yaşındayım ve evliyim. 25 yıldır fotoğrafçılıkla uğraşıyorum. Kendime ait bir stüdyom var. Genelde giyim firmaları için katalog çekimleri yapıyorum. Elbise, mayo vs. çekimleri için gelen modellerle ilişkilerim oldu. Bunlar genelde üniversite öğrencileri olurdu. Yüzü ve fiziği güzel kızlardı çoğu. Karımda bulamadığım cinsel tatmini onlarda buluyordum. İyi kazandığım için maddi problemim yoktu. Ceplerine parayı koyunca onları istediğim gibi sikiyordum. Bir kısmı bakireydi, o yüzden onları sadece götlerinden sikerdim. Bazıları da artık işi orospuluğa vurmuştu. Ben daha bir şey söylemeden amlarını sergilerlerdi. Modellerin soyunma odasına gizli kamera koymuş, onlar soyunurken izler, görüntülerine bakarak da 31 çekerdim. Sikemediklerim için de kendimi böyle avutuyordum.
Bir gün modellik ajansından aradılar. Kıyafet çekimi olacağını söylediler. Firma, çekimi yapılacak elbiseleri getirecek, ajans da fotomodeli gönderecekti. Bir saate kalmadan firmadan geldiler ve elbiseleri bırakıp gittiler. Bu sefer çekim için gelecek modeli beklemeye başladım. Kısa bir süre sonra orta yaşlı, kapalı bir kadınla genç bir kız geldi. “Buyurun, nasıl yardımcı olabilirim?” diye sordum. Kadın, “Bizi ajanstan yolladılar, burada çekim yapılacağını söylediler.” dedi. Kız annesiyle beraber gelmişti, 19-20 yaşındaydı. Kız uzun boylu, genç ve güzeldi, ama utangaç ve içine kapanık olduğu da belliydi. Annesi ise 40-42 yaşlarında vardı. Annesinin üzerinde uzun bir etek ve gömlekle, başında renkli bir türbanı vardı. Güneş gözlüklerini türbanının üzerine çıkarmıştı. Ayağında da topuklu ayakkabı.
“Evet, ben de sizi bekliyordum…” dedim. İşyerinde benden başka kimse yoktu, o nedenle çekim esnasında kimse rahatsız etmesin diye kapıyı içerden kilitledim. Daha sonra kendilerine çekimin aşağıda yapılacağını ve oraya inmemiz gerektiğini söyledim. Annesi ve kızı önümden geçip aşağı inerlerken, annesinin sallanan götü sikimin sertleşmesine sebep oldu. İnce eteğinin altından külot izi belli oluyordu. Daha önce de birkaç kez annesiyle gelen kız olmuştu. Ben çekimle ilgili konuları anlattım. Kız başıyla anladığını belli ederken, annesi köşede oturmuş, etrafa bakıyordu. Ben kıza soyunma odasını gösterdim. O sırada annesi, “Elbiseler açık saçık değil, dimi?” diye sordu. Ben de, “Hayır, bu normal bir elbise çekimi, pantolon, gömlek, elbise falan. İsterseniz siz de içeri girip bakın.” dedim. Kadın, “Yoksa babası keser ikimizi!” dedi ve kızıyla beraber içeri girdi.
Birkaç dakika sonra kız üzerinde elbise ile çıktı. Annesi de beraberinde çıkmış, köşede çekimi izliyordu. Ben kızın resimlerini çekmeye başladım. İçerisi oldukça sıcaktı. Kapalı bir ortamdı ve spotlar da sıcaklığı artırıyordu. Klima birkaç gün önce bozulmuştu ve halen yaptıramamıştım. Annesi sonunda, “Ay burası çok sıcak, ben içerde oturacağım.” diyerek soyunma odasına girdi ve çekim boyunca orada kaldı. Çekimler birkaç saat sürdü. Neyse, akşamüzeri işimiz bitti. Kıza ve annesine teşekkür ettim. Beraber ayrıldılar. Ben de yapılan çekimler üzerinde çalışmaya başladım. Saat geç olmuştu ve ben de yorulmuştum. Soyunma odasındaki kameranın kaydını izlemek istedim. Açıkçası bu kızdan iş çıkmazdı, ama en azından vücudunu görmek istiyordum. Aşağı indim. Bilgisayarı açıp izlemeye başladım. Görüntülerde kız üzerindekileri çıkarıp, kıyafetleri giyiniyor, tabii bu sırada sutyen, külotla kalıyordu. Biçimli ve düzgün bir vücudu vardı. Ama görüntülerde beni asıl şok eden annesi olmuştu. Annesi de kızıyla beraber elbiseleri deniyordu…
Kadın önce eteğini aşağı sıyırıp çıkardı. Ardından gömleğini. Sutyen ve külotla kaldı. Biraz göbeği vardı. Vücudu beyazdı, güneş görmemişti. Türbanı halen başındaydı. Askıdaki elbiselerden birini alıp giyinmeye çalışıyordu. Elbise vücuduna biraz dar geldiği için yapamıyor, kızından yardım istiyordu. Bu sırada kızı devamlı, “Anne, ne yapıyorsun, bırak şunları!” diyor, ama annesi “Ne var kız, bir bakayım şöyle!” diyordu. Birkaç gün önce bir mayo çekimi olmuştu ve çekim için getirilen mayo ve bikiniler odada duruyordu, henüz almaya gelen olmamıştı. Kadın bikinilerden birini aldı. (Ben de ekran başında elim sikimde kadını izliyordum!). Sutyenini açınca koca memeleri löpür löpür sallanmaya başladı. Üzerindeki pamuklu beyaz külotu çıkarınca, amı ve götü ortaya çıktı. Amı biraz kıllıydı. Kadın bikini altını alıp giymeye çalıştı, ama biraz küçük geliyordu, yine de giymeyi başardı. Odada aynanın karşısında sağa sola dönüyordu. Bikini altı kadının götünde tanga gibi kalmış, götünün arasına girmişti…
Kızı, “Anne, ne yapıyorsun böyle? Çıkar şunu!” dediğinde, “Kızım ne var? Baban izin vermiyor böyle şeyler giymeme, bir bakıyorum şöyle, nasıl bir şeymiş bu diye. Ne olacak yani, yemedim ya!” diyordu. Görüntülerin sonunda kadının bikinilerden birini kızına belli etmeden çantasına attığını gördüm. Galiba bikini giymeyi çok sevmişti. Kadın bu şekilde elbiseleri, mayo ve bikinileri denemişti. Ve bunu yaparken bütün vücudunu sergilemişti. Amı, götü, memeleri olduğu gibi ortadaydı. Sikim kazık gibi oldu. Koltukta oturmuş, ekran başına kilitlenmiştim. 31 çekmeye başladım…
Ertesi gün dayanamadım ve ajansı arayıp, çekim için gelen kızla görüşmem gerektiğini söyledim. Kızın numarasını verdiler. Biraz sonra tekrar aradım. Kıza ulaşamadığımı, evinin yada bir yakınının telefonunu istedim. Bana annesinin cebini verebileceklerini söylediler. “Olur!” dedim. Numarayı aldım. Annesinin adının da Hayriye olduğunu öğrendim bu arada. Aradım, kendimi tanıtınca hemen hatırladı. Kendisine kızının resimlerini, TV yapımcısı bir arkadaşımın gördüğünü ve çok beğendiğini, kızını bir reklam filminde oynatmak istediğini söyledim. Çok sevindi, kızıyla konuşacağını söyledi. Ben de, “Bu aşamada daha kızınıza haber vermeyin, bu konuyu önce sizinle konuşmamız gerekiyor. Yapımcı arkadaşım yarın öğleye doğru saat 11 gibi burada olacak, gelirseniz kızınızın alacağı ücreti falan detaylı konuşuruz!” dedim. Biraz tereddüt etti, ama işin ucunda iyi para ödeneceğini duyunca, “Tamam, yarın 11’de orada olurum!” dedi. Beklediğim olmuştu. Ertesi gün yapacağım çekimleri iptal ettim.
Sabah erkenden işyerime gittim ve Hayriye’yi beklemeye başladım. Saat tam 11’de geldi. Pembe renkli uzun bir etekle, pembe türbanı vardı. Üzerinde de krem renkli diz altına gelen bir pardesü. Güneş gözlükleriyle birlikte çok seksi görünüyordu. Geçen sefer giydiği beyaz renkli topuklu ayakkabıları yine ayağındaydı. Altına parlak ve ince ten renkli çorap giymişti. Kendisine çay ikram ettim. “Hani, reklamcı arkadaşınız gelmedi mi?” deyince, konuyu daha fazla uzatmanın gereği yok diye düşünerek, soyunma odasındaki kameranın kaydettiği kadının çıplak resimlerini koydum önüne. Resimleri görünce bir anda yüzü değişti, kıpkırmızı oldu. Hiçbir şey söylemiyor, resimlere tek tek bakıyordu. Ben sessizliği bozdum ve “Hayriye hanım, siz mankenliğe bayağı meraklıymışsınız. Üstelik vücudunuz da buna müsait!” dedim. Bunu duyunca bana bağırmaya ve küfretmeye başladı. Elimle ağzını kapadım ve “Bana bak, ya beni memnun edersin, yada bunları kocana gösteririm! Haa, bir tane bikiniyi de çantana attığını görmedim sanma!” dedim.
Bu sefer gözleri doldu ve ağlamaya başladı, “Yalvarırım, böyle bir şey yapma. İstersen para vereyim, ama böyle bir şey mümkün değil. Olamaz!” diyordu. Ben de, “Ne parası ulan, istersen ben sana para vereyim. Seni sikmek istiyorum ben!” dedim. Hayriye ağlamaya devam ederken dükkânın kapısını içerden kilitledim ve “Hadi, bu işi fazla uzatmayalım. Başka şansın yok. Neden kızınla çekimlere geldiğin belli oldu. Nerdeyse bütün mayoları, bikinileri giymişsin!” dedim. Hayriye bana hakaretler, küfürler ediyor, “Çoluğum çocuğum var, yapma, etme!” deyip duruyordu. “Kızımın da görüntüleri var mı?” diye sorunca, “Benim kızınla işim yok, ben seninle ilgileniyorum!” dedim. Ağlamaları biraz kesilmişti…
Onu elinden tuttum ve aşağıya götürdüm. İçerisi karanlıktı, bütün ışıkları açtım. Hayriye’ye platformun ortasına geçmesini söyledim. Ben de makinemin başına geçtim. Hayriye’nin resimlerini çekmeye başladım. Pardesüsünü çıkarmasını söyleyince çıkardı. Pembe uzun eteği ve beyaz gömleği ile kaldı. Dar gömleğinin altından memeleri ve sutyeni belli oluyordu. Türbanı halen başındaydı. Ona, “Gömleğinin düğmelerini yavaş yavaş aç!” dedim. “Lütfen yapma, ne olur!” dese de, sonunda düğmelerini açmaya başladı. Sikim gittikçe sertleşiyordu, bir taraftan resim çekmeye devam ediyordum. Sonunda düğmeleri tamamen açtı, sutyeni ortaya çıkmıştı. Memeleri sutyeninden taşacakmış gibiydi.
Gömleğini yanlara açmasını, ama çıkarmamasını söyledim. Dediğim gibi gömleğinin önünü yanlara iyice açtı. Bana bakmıyor, sürekli başka tarafa bakıyordu. Bu şekilde de resimlerini çektikten sonra, “Tamam, şimdi çıkar gömleğini!” dedim. Kol düğmelerini açtı ve gömleğini çıkardı. Şimdi üzerinde sadece sutyenle kalmıştı. Ona sürekli, “Sağa dön, sola dön, arkanı dön!” gibi komutlar verdikçe dediklerimi itiraz etmeden yapıyordu. Elimle işaret ederek sutyenini açmasını söyledim. Bu kez itiraz etti, ama ben ısrarlı olduğumu söyledim. Arkadan kopçasını açınca sutyeninden taşan memeleri öne doğru fırladı. Aynen görüntülerdeki gibi dolgun ve büyük memeleri sallanıyordu. Ancak sarkmışlardı. O şekilde de resimlerini çekmeye devam ettim.
Sıra uzun pileli eteğine gelmişti. Eteğini de çıkarmasını istedim. Arkadaki küçük fermuarını açarak eteğini aşağı sıyırdı. Eteği tamamen sıyırıp çıkarınca, diz üstüne gelen parlak naylon çoraplı bacakları ortaya çıktı. Bembeyaz kalçaları gün yüzü görmemişti, üzerinde yine geçen günkü gibi pamuklu, beyaz bir külot vardı. Külot kalçalarını, kasıklarını sıkıyordu. Arkasını dönmesini işaret ettim. Dönünce küçük külotunun koca götünün yarısını anca kapladığını gördüm. Sikim kazık gibi olmuştu ve pantolonum artık rahatsızlık veriyordu. Ben de soyunmaya başladım ve kısa sürede çırılçıplak kaldım. O sırada Hayriye’nin sırtı bana dönüktü. Bana doğru dönmesini söyledim. Dönünce önümde sallanan kalkık yarağımla karşılaştı. Yüzünü elleriyle kapadı ama ben açmasını söyledim…
Yavaşça ellerini yüzünden çekti. Biraz önce yüzüme bakmayan Hayriye bu sefer sürekli bana ve yarağıma bakıp duruyordu. Hayriye’nin amının kılları külotunun kenarlarından belli oluyordu. Kalçalarında alınmamış tüyler olduğunu gördüm. Bu şekilde de resimlerini çektim. Ama benim de sabrım sınırına dayanmıştı. Bir an önce yarağımı amına sokmak için yanıyordum. Bu sefer külotunu çıkarmasını söyledim. İtiraz etmedi. Küçük külotunu kenarlarından tutarak bacaklarından sıyırdı ve çıkardı. Amı etliydi. Am dudakları kahverengi ve büyüktü. Amının etrafındaki kılları epey bir zamandır almadığı belliydi. Yine sağa, sola dönmesini söylüyordum, o da itiraz etmeden dönüyordu. Bu sefer sırtını bana dönüp domalmasını söyledim. Dediğimi yaptı ve ellerini dizlerine dayayarak eğildi. Ben fotoğraf makinesiyle zoom yaparak amına odaklanıyordum. Göt deliğinin etrafı kıllarla çevriliydi. Göt deliği kılların ortasında kara bir çukur gibi duruyordu.
Tekrar doğrulmasını söyledim. Artık onu sikmek için sabırsızlanıyordum. Kalkık yarağımı sıvazlayarak yanına yaklaştım. Ayağındaki topuklularla boyu 1.75 kadar vardı. Onu elinden tuttum ve köşedeki masaya tutunarak domalmasını söyledim. Domalınca bacaklarını iyice açtım, amı tamamen ortadaydı. Başını arkaya doğru çevirip, “Lütfen söz ver, sadece aramızda kalacak bu olanlar, dimi?” dedi. Ben de, “Sen merak etme!” dedim. Yarağımı tuttum ve yavaş yavaş amına sokmaya başladım. Hayriye, “Ahh, ımm!” diye söylenmeye başladı. Önce yavaş, sonra hızlı hareketlerle amına sokup çıkardıkça, Hayriye de, “Ahh, ımm, ohh!” diye sesler çıkarıyordu. Ben kalçalarından tutmuş onu kendime çekiyordum, yarağımı taşaklarıma kadar amına sokarken onun da zevk aldığı belliydi. Amının içi sıcacıktı ve cayır cayır yanıyordu. Amı yaşından dolayı genişlemişti, yarağımı sokup çıkarırken zorlanmıyordum…
Bir süre sonra Hayriye amını yarağıma bastırmaya başladı. Başını sağa sola salladıkça başındaki türbanı sallanıyordu. Onu hızlı hızlı sikerken masaya sıkıca yapışmıştı, her bir yarak darbemle masa da yerinden oynuyordu. Bir ara türbanının üzerine çıkardığı güneş gözlükleri başından kaydı ve öne doğru fırlayıp yere düştü. Daha önce pek çok kadınla sikiştiğim için deneyimliydim, o nedenle bir makine gibi Hayriye’yi sikmeye devam ediyordum. Onunsa böyle bir sikiş yaşamadığı belliydi. Hayriye sanki nefesi kesilecekmiş gibi soluk alıp veriyor, inliyordu. Bir süre sonra yarağımı amından çıkardım, bana doğru çevirdim. Yüzünü dönünce dudaklarına yumuldum. Vücutlarımız birbirine değdikçe azgınlığım artıyordu. Memelerini göğsümde hissediyordum. Onun da istekli olduğu belliydi. Kollarını boynuma dolamasını söyleyince nefesimi kesecekmişçesine bana sarıldı. Başındaki parlak türbanı tenime değdikçe daha da azıyordum…
Onu kalçalarından tutarak kucakladım. Hayriye bacaklarını belime dolamış, boynuma sıkıca sarılmıştı. Yüzünü, dudaklarını, boynunu öpüp kokladıkça daha da zevk alıyordum. O güne kadar pek çok kadın siktiğim halde böylesine zevk aldığımı hatırlamıyordum. Onu masanın üzerine sırt üstü uzandırdım. Ayağında halen naylon çorapları ile topukluları vardı, o şekilde bacaklarını havaya kaldırdım ve yanlara doğru iyice açtım. Yarağımı yavaş yavaş amına sokmaya başladım tekrar. Hayriye yine inliyordu. Hızlanmaya başladım. Kasıklarım kalçalarına çarptıkça, (şlap şlap şlap) sesleri çıkıyordu. Hayriye masanın kenarlarından sıkıca tutunmuş inliyor, koca memeleri sallanıp duruyordu. Masa, üzerindeki ağırlık nedeniyle gacır gucur sesler çıkarıyor, sanki kırılacakmış gibi yerinde oynuyordu…
Hayriye’nin bacaklarını omzuma attım ve memelerini avuçladım. Bir taraftan yarağımı matkap gibi amına sokup çıkarıyor, bir süre amında bekliyor; bazen yavaş, bazen hızlı hızlı sikmeye devam ediyordum. Hayriye’nin yüzünde ağlıyor gibi bir ifade vardı, masa şiddetle sallandıkça, inlemeye devam ediyor, masaya daha sıkı tutunuyordu. Ben memelerini sıkıca avuçlayıp, yoğurdukça daha büyük bir zevk yaşıyordu. Memelerinin üzerindeki ellerimi sıkıca tuttu, başını sürekli sağa sola sallıyor, derin derin inliyordu…
O zamana kadar pek çok kadın sikmiştim ama böylesi bir zevki hiçbiri bana vermemişti. Hayriye yaşından ve görünümünden oldukça uzak, azgın ve sikişken bir kadındı. Kocasının onu doyuramadığı belliydi. Amının içine girip çıkan yarağım onu zevkin doruklarına uçuruyordu. Şimdi bir eliyle memelerini avuçlamış elimi sıkıca tutuyor, diğeriyle de içinde yarağım çalışan amını üstten ovalıyordu. Her iki bacağı da omzumdaydı. Naylon çoraplı bacakları sikerken öne arkaya gidip geldiğimde, pat pat diye omuzlarıma çarpıyor, yay gibi sallanıyordu. Ayağındaki topuklu ayakkabıları ile birlikte ayakları başımın her iki yanında tavana doğru uzanıyor, sağa sola sallanıyordu. Yüksek topuklu giyen kadınları her zaman sevmişimdir. Şimdiyse ayağında topukluyla bir kadını sikiyordum. Hayriye artık aldığı zevkten inlemeyi bırakmış, adeta çığlık atar gibi sesler çıkarmaya başlamıştı. Koca salonun içinde sesleri duvarlara çarptıkça yankılanıyordu. Sürekli, “Ohh, ahh, uhh, devam et, ahh, ımm!” diye bağıra çağıra inliyordu.
Spotlar yanıyordu, bütün pencerelerde kapalı olduğundan içerisi çok sıcaktı. Dakikalardır Hayriye’yi sikiyordum, ikimizin de vücutları ter içinde kalmıştı. Artık boşalacağımı anlamıştım. Daha da hızlı amının içinde gidip gelmeye başladım. Kalçalarına çarpan ter içindeki vücudum yine (şlap şlap şlap) sesleri çıkarıyordu. Hayriye’nin çığlıkları, inlemeleri birbirine karışmıştı. Bir eliyle halen amını ovalamaya devam ederken, diğeriyle masadan sıkıca tutunmuştu. O esnada yarağımı amından çıkardım, bacaklarını iki yana iyice ayırınca, döllerim yarağımdan büyük bir tazyikle fışkırdı. Döllerim Hayriye’nin yüzüne, boynuna, memelerine, göbeğine bulaşmıştı. Yarağımı kökünden sıvazlayarak tüm döllerimi dışarı çıkarıyor, karnına, amının kıllarına boşaltıyordum. Bu sırada Hayriye de boşalmıştı ve kesik kesik inliyordu.
Boşalmamız birkaç dakika sürmüştü. Üzerine akıttığım döllerim nedeniyle iğrenir gibi olmuştu. Doğrulmak için çabalıyordu. Onu elinden tutup yavaş yavaş kendime çektim. Terden sırılsıklam olan sırtı sanki masaya yapışmış gibiydi. Doğruldu ve masanın üzerinde oturur vaziyette kaldı. Kağıt bir havlu verdim ve bununla yüzündeki, memelerindeki dölleri sildi.
Hayriye’ye sıkıca sarıldım ve “Hayatımda böyle zevk almadım!” dedim. “Ben de öyle! Kocam yıllardır bana böyle bir zevk ve mutluluk yaşatmadı. Zaten son iki yıldır hiç sikişmemiştik!” dedi. “Neden?” diye sordum. “Kendisi hasta, erkekliği öldü. İki yıldır kendi kendimi tatmin ediyorum!” dedi. “Merak etme bundan sonra ben varım. Ne zaman istersen emrindeyim!” dedim mutlulukla. “Hani tek sefer demiştin?” dedi bu kez. Ben de, “Senin tadını bir kere aldım, bir daha bırakmam. Korkma bu yaşananlar aramızda kalacak. Yeter ki sen de iste!” dedim. Boynuma sıkıca sarıldı ve uzun uzun öptü…
Sonra, “Saat kaç?” diye sordu. “İkiye geliyor.” dedim. “Benim gitmem gerek!” dedi. Onu kucakladığım gibi masadan kaldırdım. Bugünlük bu kadar yeterliydi. Sonuçta evli bir kadındı ve aramızda yaşananların ve yaşanacakların bilinmesini istemiyorduk. Bu nedenle ben de sabırlı davranmalıydım. Yoksa aslında istediğim Hayriye’yi defalarca sikmekti. Üzerimizi giyindik ve toparlandık. Birbirimize tekrar sarıldık. Ona, “Beni ne zaman istersen ara!” dedim. “Tamam!” dedi. Ona bir güneş gözlüğü borçlanmıştım, sikişmenin şiddetiyle başından fırlayan güneş gözlüğü yere çarpınca çerçevesi kırılmıştı. Ona, “Gelecek sefer borcumu öderim!” dedim gülerek. Dükkanın kapısını açıp kendisini yolcu ettim.
Hayatımın en zevk verici sikiş deneyimini yaşamıştım. Bir dahaki sikişeceğimiz seferi sabırsızlıkla bekliyorum…
Herkese bol ve güzel sikişler!
Your turn?
Some belly rubs.
Sorry for the bad lighting 😬 I think the belly is looking specially big because I ate a lot xD
İki kuşak tek sik
Kenan’ı kırk yıldır tanırım. Aynı mahallede doğduk, büyüdük. Benden altı yedi yaş büyük olduğundan daha çok abilerim ile arkadaştı. Yıllar geçince ayda yılda bir karşılaşırsak selamlaşır olduk sadece. Telefonda bizim kıza senin büroda bir iş bulalım dediğinde abimin hatırına istemeye istemeye kabul ettim. Kızı ile içeri girdiğinde ise otuz sene öncesinin anıları canlandı bir anda. Anasının neredeyse aynısı idi kızı da. Normalde beş dakikada göndermeyi düşünürken bu güzelliğin keyfini çıkarmak için ben de karşılarına yerleştim. Çay kahve ve boş laflar sürer iken ben aklıma yıllardır gelmeyen otuz sene öncesinin yaz tatilini düşünüyordum.
Babam şehrin zengin toptancılarındandı. Mahalledeki tüm kızlar için de doğal olarak ben ve abilerim ideal koca adayları. Liseden sonra okumayan abilerim babamın yanında çalışıp sıra ile evlenirken ben annemin baskısı ile okumak için İstanbul’a gitmiştim. O zaman işletme revaçta hukuk düşük puanlı. Doğal olarak işletme kazanamayıp hukuk okudum. Üniversitede ikinci sınıfı bitirdiğim ve yaz tatili için eve döndüğümde kız anaları yavaş yavaş annemi yoklamaya başlamıştı. 20 yaşında idim ve o zamanlar İstanbul’da rock barların altın çağı idi. Cebimde para da olunca taşralı zengin bakir çocuk iki senede ummadığı kadar kız ile tecrübe kazanır hale gelmişti. Babamın aldığı öğrenci evinde haftanın üç dört gecesi Taksim barlarından kaldırdığımız kızlar ile sabahlıyorduk. Bira, müzik, sikiş. Bir iki ay önce de biraz sakinleyip ilk aşkıma doğru yelken açmış, bölümden sonradan ilk eşim ve oğlumun annesi olacak kız ile ciddi takılmaya başlamıştım.
O yaza döneyim. Evden ve gelin adaylarından kaçmak, babam yokken depoda bira içmek için sık sık abimlerin yanına işe gidiyordum. Zuhal’i de işte o gün görmüştüm. Babamın yanında getir götür işleri yapan emektar Hamit Abinin küçük kızı. Kız babasından harçlık almaya geldiğinde abimin arkadaşları ile sigara bira içiyorduk ve abim Kenan’ınki geldi diye gösterdi. İpince bir vücut, incecik bir bel, bele kadar inen sarı saçlar yeşil gözler, akşam güneşinde bile parıldayan bir ten, tek kelime ile mükemmel. Askerden gelmiş bir baltaya sap olamadan babamın yanında un çuvalı indirip kaldıran Kenan daha merhaba bile diyememiş kıza platonik aşık yani. Geyiği çok uzatmadan anlatayım bir hafta içinde Zuhal ile ilk merhabalaşmamı sağlamıştım. Babasına uğradığı bir gün arkasından yetişip yarın da gelsene bir kola filan içeriz diye yolumu yapmıştım. Heyecanla evet deyip aynı hızda kaçmıştı. O zamanlar kahve filan içmek yoktu gençler ve çıkmak diye bir kavram vardı. Böylece Zuhal ile şehrin iki üç hamburgercisinde sırayla buluşmaya başladık, beş altı buluşma derken sonrasında da araba içinde hafif hafif yiyişmeye. Tabii ki ikimiz de giyinik olarak. Penye üzerinden okşadığım göğüsleri sert, emmeye doyamadığım alt dudağı dolgun. Acemice dudaklarını teslim ettiği ilk erkektim. Bu yaşıma kadar bir sürü kadın ile birlikte oldum hiçbiri o güzelliği aşamamıştır.
O zamanlarda arabası olan az kişiden biri idim ve etraf da böyle kalabalık değil. Araba da araba, aslında abimin olan Tempra. Yine araba içinde yiyiştiğimiz bir gün bir şeylerin daha ileri gideceği belli oldu. İstediğim gibi buluşmalara etek ile geliyordu. Elim bacaklarını, beyaz ince bacaklarını okşarken dudaklarım boynuna oradan gömlek üzerinden göğüslerine indiğinde ilk defa inliyordu. Arka koltuğa geçelim dememe itirazı olmadı. Gömleğinin düğmelerini çözerken dur dediğimde duracaksın sözünü ağzımdan aldı. Beyaz pamuklu sütyeni üzerinden göğüslerini sıkarken elim eteğin içinden ilk defa amcığına ulaşmıştı. Göğüsler sıkılamayacak gibi sertti. Genç diriliği. Dur dedi. Bakireliğine dokunmayacağım ikimiz de zevk alacağız, canım, bir tanem lafları ile sakinlemişti. İki yıllık İstanbul tecrübem ile sütyenin kopçasını açmam dudaklarımı pembe ve kabarmış tomurcuk meme uçlarına kondurmam ile boynu arkaya düşmüştü. Başka çevrede yetişse güzellik kraliçesi olacak bir vücut. Göğüs uçları yer çekimi yokmuş gibi yukarı gösteriyordu. Birer avuca sığacak iki iri portakal. Uçları rock barlardan eve attığım karılarınki gibi koyu renk değil. Dedim ya pembe birer tomurcuk. Bir erkeğin ilk defa dilini gezdirdiği sert göğüslerini emerken elim külodu üzerinden amını okşuyordu. 18 yaşındaki bakire, ağzından çıkan inlemeleri duyurmamak için eli ağzını kapatmıştı. Çıkar şunu dememe rağmen tamamen soyunmayı kabul etmedi. Zorlamadım ama tamamen avuçladım amcığını. Kendini iyice geriye bıraktı. O zaman kadar gördüğüm ve sonrasında da göreceğim en yuvarlak, en kusursuz iki göğüs arasında gezer iken avucumdaki sıcaklık ve çamaşırın yanlarından taşan ıslaklık inlemeleri ile eş zamanlı artmıştı. Beyaz teninde öptüğüm her yerde dudaklarımın izi kalıyor önce kızarıyor sonra pembeleşiyordu. Nemlenmiş elimi ve göğüslerindeki başımı iteklemeye çalışarak hıçkıra hıçkıra, karnı titreyerek boşaldı. Hayatında bir erkeğin yardımı ile yaşadığı ilk orgazmdı, belki de hayatının ilk orgazmı.
Yanına oturdum. Kot pantolon içinde patlayacak hale gelen sikimi rahatlatmak için fermuarımı açtım pantolonu dizlerime kadar indirdim. Kapalı olan gözleri açıldığında ay ne yapıyorsun diye şaşırdı hani söz vermiştin. Kızım sen boşaldın ben böyle kaldım hadi beni de boşalt dediğimdeki yüz ifadesini hiç unutamadım. Ne yapacağını bilmiyordu ki. Şaşkın ve ürkek gözleri sikimde idi. Elini aldım sikimi tutturdum. Çekinerek kavradı sikimi. Niye çok sert bu dedi safça. Elini elim ile yöneterek sikimde gezdirdim. Büyüyen yeşil gözleri sikimi inceliyordu. 18 yıllık hayatında ilk defa gördüğü bir sik avuçlarında. Kardeşiminki küçüktü hep öyle zannederdim demesine güldüm, çocuk daha ilkokuldaydı o zamanlar. Kocaman bu. 13 yaşımdan ilk am siktiğim üniversite günlerine kadar defalarca ölçtüğüm sikimin 17 santim olduğunu gururla söyledim. Ağzına alsana daha çok zevk alırım dememe rağmen okşamasını sürdürdü, biraz başını bastırınca sadece dudakları değerek yanlarından öptü. Sıcak ve sopa gibi tespitleri yaptı bakire. Yalasana dememe rağmen sadece çevresini öptü ve okşamaya devam etti. Bir bakirenin sıcak dudakları ve dakikalardır süren baskı bana yetmişti. Diğer elini de getir dedim acele ile. Patlamak üzereydim ve taşra bakiresinin yüzüne attırmak istemiyordum. İki elinin avuçlarından damlayan döllerimi acemice damlatmamaya çalışırken bu kızın amcığını patlatmadan İstanbul’a geri dönmemeye kararlıydım. Çok sıcak ne acayip gibi tepkiler ile elinden arabanın içine damlayan döllerimi mendile sildi.
Hala odamda bıy bıy konuşan Kenan’a tamam dedim. Hemen bugün evrakları versin yarın başlasın. Ofiste yeni avukata ihtiyaç yok ama güzel bir kadının içeride olması kime ne zarar. Kenan’ın yine işlerinin kötü gittiği kızın da eşinden ayrılıp eve döndükten sonra daha da zorlandıklarını filan dinleyecek halde değildim. Yıllardır babamdan kalan dükkandan kira almadığımızı bilmemezlikten geliyorum. Sikim dikilmişti yıllar öncesinin hatıraları ile ve bir an önce bir orospu çağırıp sikmek için ofisteki herkesi gönderip arkadaki odaya geçmek istiyordum. Kalkıp giderlerken arkalarından baktım. Annesinin hayal meyal hatırladığım kalçaları kadar güzeller, annesi daha ince idi gençken. Doğal tabii ki anasını siktiğimde 18′inde idi bu 26 yaşına gelmiş ve bir koca görmüş. Sanki bir iki santim daha uzun bu kız. İhtiyacım yokken işe almamın nedeni o kalçaların arasına boşalabilme ihtimali ve anasının aynısı yeşil iri gözler. Yine beynimde kan yok anasını siktikten sonra babam sayesinde burnum boktan kurtulmuştu şimdi kızını da sikmek istiyorum. Hayat sikimin doğrultusunda geçiyor.
Neyse eskiye döneyim orospuyu beklerken. Zuhal ile araba içi yiyişmelerimiz iki üç gün ara ile iki haftaya yakın sürdü. Hepsinde önce onu boşaltarak o da beni avucuna boşaltarak. Tomurcuk göğüs uçlarını emdirmek çıldırtıyordu bakireyi. Yavaş yavaş sikimin başını emmeyi sik sıvazlamayı öğrenmişti. Çamaşır üzerinden sikime sürtünmeyi seviyordu. İstanbul’da üniversiteli kızların seviştiğini şaşırarak dinleyip kendini biraz daha salmıştı artık. Büyük şey girerken acımıyor mu gibi sorular artıyordu. Amcığını göstermemişti ama çamaşırını sıyırıp parmaklarım ve avuç içim ile kendisini boşaltmama o kavrulan ve çabucak ıslanan küçük amcığa dokunmama ses çıkarmamıştı. Kayıt haftasında sevgilim ile buluşup geri geldiğimde ilk o aradı. Bir saatlik ırın kırından sonra abimlerin orospu sikmek için tuttuğu eve gelmeye ikna ettim. Tabii bir arkadaşımın evi diye tanıtarak. O anı hiç unutamayacağım. Çiçekli tek parça bir elbise ile kapıda idi, uzun saçları yeni taranmış pırıl pırıl. Beli elbise içinde daha ince gözüküyordu. Kolundan içeri çekip dudaklarına yapıştığımda alev alevdi yanakları. Hafif makyajı, az sürülmüş açık kırmızı ruju ve saçlarındaki şampuan kokusu ile peri masallarındaki gibiydi. 30 sene belki onlarca kadından sonra unutmamanın nedeni o andı. Güzellik kraliçelerinden daha duru güzelliği. Sikmeye kıyamazsın derler ya o derece. Seni çok özlüyorum diye fısıldadı. Ben bunu hiç düşünmemiştim ama onun beni aşığı olarak görmesi çok doğaldı. Kolaylıkla kucağıma aldım incecik gövdesini ve abimlerin it ahırına çevirdikleri için temizlemek saatlerimi alan odadaki yatağın üstüne bıraktım. Yatağın üstünde hafif sıyrılmış elbisesi ile bir melek gibi yatarken perdeleri kapattım. Hafif loş ışıkta bile parlayan sarı saçları dağılmıştı. Penyemi ve kotumu çıkarmamı sessiz izledi. Dudaklarını, o hep sıcak hep ıslak ve kalkık olduğundan hep aralık dolgun dudaklarını öperken elbisesin yan tarafındaki fermuarı aşağıya kadar kendisi çekmişti. Hafif doğrulunca elbisesinden de kurtulduk. İç çamaşırları ile uzanan vücudu tekrar izledim. Yok kesin bu kız ülkenin en güzel kızlarından biri. Keşke iki gram da kültürlü, görgülü olabilseymiş tam evlenmelikmiş veya ben sik kafalı bir züppe olmasaymışım o zamanlar. 60 santimden daha dar bir bel düz narin bir karın, o iki portakal meme. Heyecanla aldığı yoğun nefes ile inip kalkan göğüsleri. İnce boynu, kalkık küçük burnu. Bu sefer üstünde hafif parlak kumaşlı beyaz bir çamaşır takımı var. İnce bacakları hafif aralık uzanmış.
Yatağın kenarına oturup kucağıma aldım. Dudaklarını emerken sütyenin kopçalarını açtım. Dik ve sert göğüslerinden kaymadı sütyen. Takılı kaldı. Zaten sütyene ihtiyacı olmayan iki mucize. Elimle sütyeni fırlattım. Pembe dikilmiş uçları emerken yavaş yavaş inlemeleri de başladı. Dudağıma batacak kadar sertlerdi. Elimi kalçalarına külodunun içine sokarak kıçına yapıştırdım. Bir avuçluk sert kalçaları ezdim. O zaman düşünemiyoruz tabii ki. Ölçüleri için 88-58-88 desem yeridir tam çıtır çıtır yani. Kendimi geri attım ve dudaklarımız dillerimiz birbirine karışmışken çamaşırını kalçalarından kurtardım. Seni yalayarak boşaltmak istiyorum dedim, çok seveceksin çıldıracaksın. Kıkırdadı sadece. Gıkını çıkarmayınca ben üste geçtim. Yarısı sıyrılmış çamaşır çıkarken gözlerim amcığında idi, öyle bakma dedi, tekrar dudaklarına gittim, boynuna, acele ile göğüslerine. İnce beli yataktan bir kalkıp bir iniyor altımda yaptığımız bu basit ön sevişmede bile kıvranıyordu. O pürüzsüz ayva göbeğini öperken derin bir oh çekti. Yukarı baktım gözlerini kapamış kendini bana teslim etmişti. Ben de külodumu çıkardım, sikim küloda sürtmekten patlayacaktı. Tertemiz amcığı. O yıllarda anlamadığım ama tecrübe kazanınca anladığım gibi tüyleri jiletle yeni alınmıştı. Hafif bir tümsek halindeki amcığına doya doya baktım. Tümseğin üstü biraz aralık altı el değmemiş ince kısa bir çiz. Aralıkta bana göz kırpan bir pembelik. Dudağım değince ellerini bacak arasına soktu. Yapma yapma. Seveceksin çok seveceksin diyerek ellerini de öptüm bacak içlerini iki elim ile okşayıp araladım. Ellerini tuttum ve fazla direnç ile karşılaşmadan iki yana koydum. Dilim bızırını saklayan yere değince ilk uzun inlemesini duydum. İnce çizgi boyunca aşağıya indim. O zamanlar amcık yalama konusunda uzman değildim öyle olsa saatlerce yalar yerdim hayatım boyunca göreceğim en kusursuz bakire amcığı. Amının hızla ıslanması ile çevresini öptüm dilim içine girmeden üzerinde git gel yaptı. Tecrübesizlik işte veya insan o yaşta bilemiyor yaladığının mükemmel bir amcık olduğunu. Yoksa sok dili içeri, em bakire am dudaklarını dakikalarca….
Ergen azgınlığım ile dayanacak halim yoktu. Altımda inleyen kızın amcığından ayrılıp dudaklarına çıktım tekrar. Sikim amcığı çevresine sürtürken bak seni yine boşaltacağım diyerek sikimi amının üstüne sürtmeye başladım. Sikimin başı tazecik bakire am suları ile kaplanmıştı bile. Üstüme gel sen kendin sürtün diyerek yol gösterdim. Siktirmeyen bir bakireden öğrenmiştim bunu. Ben el sürülmemiş, mükemmel memelerini sıkarken o sikimi ve taşaklarımı am dudaklarına sürterek inliyordu. Çok sıcak bu diye inliyordu, ağzından sik kelimesi çıkmadan. Hassas noktası göğüs uçlarını dillemeye başlayınca da sıtmaya tutulmuş gibi bacaklarını sikimi üstünde sıkarak, zangır zangır titreyerek boşaldı. Dudak dudağa sakinledik. Çok sert ateş gibi yine seninki dedi. Şansımı deneme zamanıydı. Sikimi sen sok diye kulağına fısıldadım. Yeşil gözlerinin içi kızarmış, küçük kalkık burnu ve yanakları pembeleşmiş masum bir tanrıça ile seks bombası arası bir noktada gözlerime baktı. Çok mu istiyorsun dedi evet dedim benim olmanı istiyorum. Eli ile sikimi alıp amının girişine doğru götürdü. Oluyordu nihayet. Geçen iki yılda iki bakire sikmiştim ama onlar da ben de hayvanlar gibi sarhoştuk ve ikisi de defalarca götten siktirmiş motorlardı. Şimdi üçüncüsünü de patlatmak üzereydim. Doğruldu sikimi pembeliği biraz görünen amcığının girişine beraber hizaladık. Çok ıslanmışsın rahat ol dedim. Korku ve merak ile bana bakmaya devam ediyordu. Başını sokacağım şimdi biraz bekle alışsın. O küçük am dudaklarını itekleyen sikimin başını sürttüm. Girişi de sikim de ıslaklıktan parladı. Başı beni de şaşırtacak şekilde yeni boşalmış amcığına pat diye kaydı. Kayar kaymaz da o daracık delik hemen sikimi geri sardı. Alt dudağını ısırdı, çok çok güzelmiş diye kekeledi ama acaip oldu içim dedi. Neden olmasın dar amcık sikimin başına sıcak bir lastik gibi yapışmıştı. Ben bile bir acayip olmuştum. Bir salaklık yaparak aniden oturdu saf kız. Oturur oturmaz da çığlığı bastı. Hemen sarılıp altıma alıp misyoner pozisyonuna geçtim. Sikimi neredeyse bir iki santimi içeride kalacak kadar geri çekip saçlarını yanaklarını okşayarak içinde bekledim. Yanağını dudağını öptüm. Ne yaptın ufaklık dedim niye acele ettin acıyor mu dedim. Biraz dedi, canım yandı ama şimdi daha iyi sanki. Ben de beklemiyordum bunu, dar, kauçuk gibi sımsıkı bir amın içine aniden girivermiştim. Öpüşerek bekledim. Sonra yine kaydım içine. Yeşil gözleri merak ve hissettiği gerginlik ile büyüdü. Bir iki git gel yaparken o dişini sıkarak yarı sızı yarı zevk sesleri çıkarıyordu ben ise sikimi vantuz gibi saran amcığın içine boşalmamak için dişimi sıkıyordum. Yakıyor çok sıcak gibi kelimeler fısıldıyordu. Çok sürmedi bakire sikişim. Zorla içinden çıkıp göbeğinin tamamını kaplayacak kadar dölü en derinlerimden fışkırttım. Sikimin ucundaki hafif pembelik ve çarşafa doğru am sularına karışarak süzülen açık kırmızı bir iki damla kadınlığa geçtiğini gösteriyordu. Yarım saat filan göğsümde yarı ağlayıp yarı öpüştük. Dikilmiş bekleyen sikim ile ben bir iki posta daha giderim ümidindeyken, akşam misafir var diye aniden kalkıp kaçarak çıkmıştı.
90′lı yılların başında cep telefonu yok tabii. İstanbul’a gidince bir iki kere telefon ile görüştük. Sonra o zamanki kız arkadaşım da yarı bende yarı yurtta kalmaya başlayınca aramalar iyice kesildi. Kasım ayı gibi filandı sabahın köründe babamın teli ile uyandım. Lan puştun evladı sen Hamit’in kızını mı siktin? Kem küm cevap vermeye çalışırken, bir sürü küfür saydı. Alacak mısın kızı sorusuna baba ne evliliği biliyorsun okul filan gibi cümleleri zor kurabildim. Ananda zaten sana buradan gelin istemiyor diye küfürlerine devam etti. Tamam it ben hallederim ama o okul dört yılda bitecek yoksa benden beş kuruş yok sana dedi. İki gün sonra arayıp ara tatilde filan da gelme buralara annene bir şey uydururuz, biraz unutulsun konular ben hallettim dedi. Nasıl hallettiğini yıllar sonra abimlerden öğrendim ama o göt korkusu ve iki ay sonra İstanbul’a gelen babamdan yediğim iki tokatın etkisi ile istemediğim bölümü dört yılda derece ile bitirdim. Hamit Abi senin oğlan benim kız ile galiba hanım söyledi demiş bunun üzerine iyi bir emeklilik ikramiyesi verip işyerinden uzaklaştırmış babam. Hazır aşık Kenan’ı da bizim dükkanlardan birini iki yıl kira almadan kullan diyerek bakliyat işine sokmuş. Kenan yazın başındaki düğün için çağırdığında finaller staj filan gibi yalanlar ile gitmedim düğüne. Son beş yıla kadar işlerim hep İstanbul’da olduğundan Zuhal’i bir ya da iki kere uzaktan görmüşümdür. Gerdek gecesi bakirelik konusunu ne yaptılar hiç öğrenemedim bir şekilde kandırdılar demek ki Kenan’ı. O düğünden neredeyse üç yıl sonra doğan Banu’yu düşünerek ofise gelen orospunun ağzına sikimi yerleştirdim.
🔥🔥Biraz Hikaye (Alıntı)🔥🔥 Adım Nurhayat, 38 yaşındayım. Görücü usulü evlendim. Karadeniz bölgesinde yaşayan, fakir bir ailenin en küçük kızıydım. Hali vakti yerinde diye beni şu anki kocama verdiler.
Kocam kısa boylu, göbekli, saçı baya dökülmüş biri. Ben ise nerdeyse ondan uzun boylu, güzel bir vücut sahibi bir kadınım.
Evlenene kadar hiç kimse ile ilişkiye girmedim. Uzaktan beğendiğim erkekler olmuştur ama, öyle konuşmadan fazla hiç asla ileri gitmedi. Elimden bile tutturmadım. Seks konusunda hiç tecrübem yoktu yani.
Almanya’da düğün yaptık ve gerdek gecesi kocamla yatağa ilk girişimiz, ilk beraber olmamız çok kötü geçti. Kocam, bugün anlıyorum ki, hem penisi küçük, hem de kadının zevkini hiç düşünmez bir insanmış.
Doğru dürüst sarılıp öpmeden direk içime girdi ve kızlığımı bozup, üç dakika sürmeden içime boşaldı. İnanın ne olduğunu bittiğini anlamadım bile. Sadece kendi kendime,
“Hepsi bu mu? Yani kız arkadaşlarımın ballandıra ballandıra anlattıkları bu mu?” diye düşündüm.
Günlerim ve gecelerim iyice ızdırap olmuştu. Sonra ilk çocuğumu dünyaya getirdim ve aradan pek fazla geçmeden ikinci çocuğumu. Çocuklar büyüdü, ama ben halen ne kocamdan ne de hayatımdan hiç zevk almadım.

Kocamın kendine ait işyeri açması onu çok değiştirdi. Bencilliği yetmezmiş gibi, bir de kendini çok yükseklerde görmeye başladı ve bu hali onu daha da çekilmez bir insan yaptı çıktı. Seks hayatımız neredeyse ayda bire düştü. Kocamın dışarılara gittiğini biliyordum, ama inanın tek benden uzak dursun da, ne yaparsa yapsın diyordum.
Bir ara kadın arkadaşlarla gün yapmaya başladık. Benim için bir değişiklik oluyordu. Kadınlar bana hep imrenirdi. Arabam vardı, param vardı, ama mutlu olmadığımı kimse bilmiyordu.
Konu bazen seksten açılınca, kadınlar öyle şeyler anlatırdı ki, inanın, tabiri caizse öküzün trene baktığı gibi bakardım. Ben hiç böyle şeyler yaşamayacak mıyım diye kahrolur, üzülürdüm.
Biz kadınlar gün olayımızı geceleri Türk restoranlarında yaptığımızdan arabayla gidiyordum. Bir gün gece eve dönerken arabamın lastiği patladı. Kocamı aradım, ama maalesef telefonu kapalıydı. Ne yapacağımı şaşırıp kaldım.
Böyle bir şeyle karşılaşacağımı bilmediğimden ne bir servis numarası vardı, ne de başka bir çözüm geldi aklıma… Gece yarısı kadın başımla, üzerimdeki tiril tiril giysiler, mini etek, yüksek topuklularımla yol ortasında apışıp kalakaldım.
Artık korkmaya başlamıştım. Derken yanımda bir araba durdu. İçerisindeki adama bakınca öyle sevindim ki anlatamam. Kocamın arkadaşı, Nihat...
“Hayırdır yenge hanım, bir sorun mu var?” dedi. Ben de,
“Lastik patladı, kocama ulaşamıyorum, şaşırdım kaldım!” dedim. Nihat kahkaha atarak güldü,
“İlahi yenge, bu mu sorunun?” dedi. Hemen indi arabadan, bagajdan yedek lastiği çıkardı ve on dakika sürmeden tekeri değiştirdi.

“Nihat bey çok zahmet oldu, eliniz çok kirlendi, ilerde bir kafe var, orada elinizi yıkayın, bir de soğuk bir şey ısmarlayayım!” dedim. Kabul etmedi önce ama zorla kabul ettirdim.
O önden, ben arkadan kafeye vardık. Elini yıkadı, masaya geldi. Soğuk bir şeyler sipariş verdik. Öyle karizmatik, öyle yakışıklı bir insandı ki… Bir de çevremdeki erkeklerde pek bulunmayan efendi ve naziklik ve bana ilgi gösterişi vardı ki, resmen mest olmuştum.
Kafede çalışan garson kız bile resmen benim yanımda Nihat'a asıldı. Yarım saat oturup sohbet ettikten sonra müsaade istedi ve kalktık. Giderken bana kartını bıraktı,
“Olur da kocana ulaşamaz, bir derdin olursa ara, elimden geldiği kadar yardım ederim!” dedi.
O gece elimde olmadan onu hayal ederek uyudum. Kocam denen insan müsvettesi ise sabah sormadı bile, gece neden aradın diye… Bir kadın olarak ister istemez iki erkeği karşılaştırıyor insan… Biri zirvede, biri çukurun dibi seviyesinde yer alan iki erkek…

Aradan iki gün geçmemişti, bir gece telefonum çaldı. Baktım, kocam… Güzel bir yemek hazırlamış, iyi kötü beraber geçireceğimiz bir gece için kendimi hazırlamıştım.
“Ben şu an Türkiye’deyim, haberin olsun!” dedi, kapattı telefonu...
Telefona bakıp kaldım. Öküz… Son zamanlarda sürekli bir şeyler bahane eder ve Türkiye’ye uçardı. Çocuklarım da okul tatili nedeniyle arkadaşlarıyla üç günlüğüne Paris'e gitmişlerdi. Yine yapayalnız kalmıştım. Kocasız… Erkeksiz…
Can sıkıntısıyla sigara paketini bulmak için çantamı karıştırırken Nihat'ın bana verdiği kart elime geçti. Unutmuştum varlığını… Kart elimde, baktım, baktım… Çok düşündüm ve en sonunda dayanamadım, telefonu alıp,
“Selam!” diye mesaj attım. Heyecanla bekledim. On dakika sonra,
“İyi akşamlar, kimsiniz?” diye cevap yazdı.
“Nurhayat ben, umarım rahatsız etmedim?” dedim. İnanın heyecandan ellerim tir tir titriyordu. Ne yaptığımın bile farkında değildim. Beş kelimelik mesajı zorlukla yazabildim.
“Hayırdır, yolda mı kaldınız yine?” diye geri yazdı. Ardından bir kaç gülen emoji…Şakacı şey… İçim ısındı birden… Ben yazdıklarını okurken birden telefonumun çalmaya başlamasıyla irkildim. Nihat arıyordu.
İnanamadım. Sevinerek, içim titreyerek açtım telefonu, konuşmaya başladık. Laf lafı açtı, neredeyse bir saat sohbet ettik.

“Kocam bana haber vermeden Türkiye'ye çekip gitmiş. Çocuklar da yok evde…Kendimi çok kötü ve yalnız hissediyorum Nihat…” diye halimi anlattım uzun uzun...
“Ya, kusura bakmayın, kendi dertlerimle sizi sıktım. Dedim ya, yalnızlıktan oluyor.” dedim sonunda… Adamın canı sıkılacaktı, durmadan bıdı bıdı yapmıştım telefonda…
“Olur mu hiç öyle şey Nurhayat? Sakın öyle düşünmeyin. İsterseniz birazdan uğrayayım size arzu ederseniz?” dedi. Ben de biraz çekinmeme rağmen kabul ettim.
Aradan yirmi dakika geçmedi, kapımın zili çaldı. Nihat gelmişti. Kapıyı açtığımda ayaklarım titredi. İçeri buyur edip, çay demledim. Oturduk sohbet etmeye başladık. Neredeyse tüm hayat hikayemi anlattım.
Nihat 1.80 boyunda, çok sportif bir vücuda sahip ve mükemmel konuşmasını bilen bir erkekti. Ve bu muhteşem yakışıklıyla baş başaydık. O konuştukça ben kendimden geçiyordum. Bir ara lavaboya kalktı ve dönünce direkt yanıma oturdu.
Sohbete devam ederken, bir ara elini dizime dokundurdu. Ben konuşmaya dalmış vaziyette elimi kolumu sallayarak bir şeyler anlatırken dokunması doğal geldi o an… Fakat ben ilk anda tepki vermeyince dizimdeki parmaklarını çekti, uzanıp saçlarıma dokunmaya, buklelerimi okşamaya başladı.
“Ne yapıyorsun Nihat?” diye kendimi geriye çektim, engel olmak istedim.
“Çok güzelsin Nurhayat…” diye bir soluk koyuverdi. “Öyle güzelsin ki… Senin mutsuz olman haksızlık… Adaletsizlik… Bu mutsuzluğa mahkum olamayacak kadar güzelsin.”
Ben genç kız gibi utanıp kızarırken, Nihat beni güçlü kollarıyla kendisine çekti. önce yanaklarımdan, sonra boynumdan öperken, ürkek kedi gibi titremeye başladım. Vücudum resmen yanıyordu.
“Yapma lütfen Nihat…” diyebildim titrek bir sesle… “Evli olduğumu biliyorsun. Arkadaşının karısıyım ben... Yapma… Bırak…” dedim.
Bırakmadı. Hala bana sımsıkı sarılmış kollarının arasındaydım. Tir tir titriyordum. Dudakları yanaklarımda, boynumda, kulak memelerimde geziniyordu. Gezinirken de fısıltıyla, o karizmatik ses tonuyla konuşup duruyordu.
Hiç ara vermeksizin, durmaksızın ılık nefesiyle birlikte sıcak dudaklarının ateşi, o dudaklardan dökülen baştan çıkarıcı sözcüklerin etkisi altında kıvranıyordum.

“Evet canım, evlisin. Evli olduğunu biliyorum. Ama sen de gecenin bu saatinde beni evine çağırırken işin bu noktaya geleceğini biliyordun. Nurum… Sen evli bir kadın değilsin. Mutsuz bir kadınsın. Pezevenk kocanın mutlu edemediği, yalnız bıraktığı bir kadınsın Nurhayat… Biliyorum, sen de istiyorsun. Aşka, sevgiye susamışsın. Bırak kendini bana… Sana mutluluğu tattırayım. Seveyim seni… İtiraz etme…”
İtiraz etmek ne kelime? Erimiş, bitmiş vaziyetteydim artık… Nihat sağ eli ile eteğimin altına girdi ve bacaklarımı, bacak aramı okşamaya başladı. Küloduma kadar ilerledi. Sonra birden dudaklarımı öpmeye başladı.
Ne yapacağımı bilmiyordum, dilini ağzımın içine sokup öpüyordu beni. Alt dudağımı emip, elini külotumun içine sokunca, hazla titredim, içimden sular aktı. Utancımdan yerin dibine geçecektim, ama Nihat normalmiş gibi devam etti amımı ellemeye...
Uzun uzun öpüştükten sonra beni kucaklayıp bir kat yukarı, yatak odama götürdü. Bir yandan öperek, bir yandan okşayarak çırılçıplak soydu. Göğüslerimin arasına kafasını sokup, göğüslerimi ve uçlarını ustaca öpüp emiyordu.
O göğüslerimle ilgilenirken bir kez daha titreyerek boşaldım. İçimden, amımdan sular aktı. Bu yaşımda ilk kez bu gece ve şu an ikinci kez boşalmış ve orgazm dedikleri şeyi tatmıştım.
Göğsümden yalayarak göbeğime, ordan da bacak arama indi. Aman Tanrım, ne yapıyor bu demeye kalmadan, kafasını bacak arama sokup amımı yalamaya başladı. Amımın ıslak olması umurunda değildi.
Öyle yalıyordu ki, resmen uçuyorum sandım. Bir yandan yalıyor, bir yandan da parmaklarını amıma ustaca sokup çıkarıyordu ki, kaç kez boşaldığımı hatırlamıyorum.
Bir saat am yalanır mı? İnanın yaladı! Yalamakla kalmıyor, parmakları sürekli iki deliğimde birden çalışıyor, zevkten kıvrandırıyordu beni… Perişan oldum iyice... Sonunda birden doğrulup sırtüstü yattı. Geriye doğru çekilip sırtını karyolanın baş kısmına yasladı ve,
“Sıra sende bir tanem!” dedi. Yüzüne aval aval bakakaldım. Gülmeye başladı,
“Ne o? Hiç sik yalamadın mı sen?” diye sordu. Yatakta çırılçıplaktım. Erkeğim dakikalarca amımı yalamış, defalarca orgazm olmuştum ama direkt “sik” demesinden utanmıştım nedense… Başımı eğip fısıltıyla,
“Hayır, ne yaladım, ne de bu yaşıma kadar amım yalandı!” dedim. Nihat birden,
“O kocanın aklını sikeyim Nurhayat… Kadınıyla sevişir de amcığını yalamadan bırakır mı bir erkek? Salak herif, seni hiç adam gibi, erkek gibi sikmemiş desene!” dedi.
Kocamdan hiç duymadığım sözcüklerdi bunlar… Onun bu argo konuşmasından daha da bir etkilendim. Bu sefer ben onu soymaya başladım. Pantolon, gömlek, atlet derken külodunu da indirdim sabırsızlıkla… Çırılçıplak kaldı sonunda…
Kalbim deli gibi atıyordu. Evimin yatak odasında, kocamla seviştiğimiz yatakta yabancı bir erkekle, ikimiz de çırılçıplak, yalnızdık. Hem de ne erkek… Öyle bir kocaman yarağı vardı ki, kocamınkinin en az iki katı uzun ve bileğim kadar kalın!
Gözüm fal taşı gibi açıldı. Sikinin başını öpüp kenarlarını yalamaya başladım. Öyle tatlı bir tadı ve öyle temiz bir siki vardı ki, bir tane kıl yoktu.
“Bebeğim başını ağzına al, dondurma yalarmış gibi!” dese de, başı ağzıma zor giriyordu. On dakika kadar yaladım ve beni yukarı çekti,
“Gel sana ata binmeyi öğreteyim!” diye gülerek üzerine aldı ve, “Aşkım ağzına almada zorlandığına göre, amına da zorlanırsın. Sana bırakıyorum, alışa alışa al içine!” dedi.
Amım zaten seller sular gibi akmış, yarağını amıma denkleyip üzerine oturayım dedim, ama nerde? Başı bile girmiyor. Ama Nihat öyle sabırlı, öyle tatlıydı ki, mecburdum onu almaya…
Kendimi rahat bırakıp sürekli denedim. En sonunda kafası biraz girdi, ama gözümden de yaş aktı. Ben zorlayıp almaya uğraşırken,
“Aşkım zorla deneme, bırak o kendiliğinden girer!” dedi ve beni öpmeye başladı. Boynumu, göğüslerimi ve dudaklarımı öpüyordu. Yarağının kafasına resmen akıyordum.
Dediği gibi, kendiliğinden yavaş yavaş girmeye başladı. Sanki kızlığımı bozuyordu, resmen içim yırtılıyor sandım. İnanın, baya sürdü, ama en sonunda içime alınca, kocaman bir ‘Ohhh!’ çekip boynuna sarıldım.
“Bak aşkım, aldın sonunda! Şimdi işi akışına bırak, kendin in kalk!” dedi. O koca yarak içimi doldurmuş, ben ardı ardına orgazm olurken, dayanamadım başladım inip kalkmaya…
Ya bir erkek bu kadar kendine sahip olabilir mi? Kocam üç dakikada biterdi. Nihat beni bir saate yakın, her pozisyonda kanırta kanırta sikti, perişan etti. Son sözü,
“Korunuyor musun aşkım?” oldu. Ben de,
“Korunuyorum canım, korunmasam bile doldur içimi döllerinle, kurban olsun Nurhayat bu yarağa!” dememle, sanki hortumdan su akar gibi içime sıcak sıcak döllerini fışkırttı.
O boşalırken, ben de son kez gelip dudaklarına yapıştım. Sonra o koca yarağından inip göğsüne yattım. Dünyalar benim olmuştu.
“Nihat, yalvarırım, beni kötü bir kadın sanma, kocamdan sonra ilk defa seninle böyle bir şey yaşadım, ama inan ki pişman da değilim!” dedim ve sikini bir daha ağzıma alıp, o kol gibi yarağın içinde bir damla döl bırakmadım…
Sonra beraber kalkıp duşa girdik. Ama yürüyüşüm değişmiş, bacaklarım birbirinden ayrık yürüyordum. Nihat gülerek,
“Merak etme aşkım, sabaha bir şeyin kalmaz!” dedi ve götümü okşayarak, “Sen daha benim bu yarağı arkana bile alacaksın zamanı gelince!” diyerek gülüyordu.
Sabaha kadar amımı iki kez daha o koca yarağına doyurdu. Sabah beraber kahvaltı yaptık ve Nihat da evine döndü.
O da evli ve çok şanslı bir karısı var. Ben onun evliliğine göz dikmiş bir kadın değilim. Tanrı onun yuvasını bozmasın, ama beni de yaraksız bırakmasın.
O günden beri Nihat’la sürekli buluşup sevişiyor ve sikişiyoruz. Yakında onun o koca yarağını arkamdan da alacağım. Bu yaptığımdan pişman değilim, kocam bunu hak etti…
Kendinize iyi bakın! Beyler, hanımlarınızı ihmal etmeyin!
Çiçekli kiraz😘😉😂 duş almak şart