
Love Begins

izzy's playlists!
Sweet Seals For You, Always

Origami Around
🪼

if i look back, i am lost
Peter Solarz
wallacepolsom

★

祝日 / Permanent Vacation
Stranger Things
Alisa U Zemlji Chuda
I'd rather be in outer space 🛸

shark vs the universe
Misplaced Lens Cap
$LAYYYTER
No title available
we're not kids anymore.
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
taylor price

seen from United States

seen from United States

seen from Italy
seen from Hong Kong SAR China
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Indonesia
seen from Canada

seen from Türkiye

seen from United States
seen from United States
seen from Brazil

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Malaysia

seen from Finland
seen from Egypt

seen from United States
seen from Germany
@yasargulgul
Hanife (15)
Biraz şaşkın, biraz pişmanlık, çokça soru işaretleriyle dolu Ayşe’yi diller dökerek yatıştırdım biraz… Bekaretini kaybetmiş olması sanırım psikolojik olarak sarsmıştı kızı… Öpüp koklayıp vedalaştım evden çıktım. Dükkana gidip biraz çalıştım, müşteriler, tamirler derken akşama doğru evin yolunu tuttum.
“Bugün senin yanına geldim, yoktun. Ortağın vardı.” dedi eşim yemek sonrasında… Masayı beraber topluyor, mutfağa gidip geliyorduk.
“Toptancıları dolaştım, ödemeler vardı, onları götürdüm. Akşama kadar yoğundum. Hayrola? Sen niye geldin?”
“Ya senin komşu vardı ya, terzi Faruk… Ona bir iki elbise götürdüm, düğünde giyerim diye ayırmıştım, daralacak, kısaltılacak.” Faruk adını duyunca kulak kesildim. Faruk demek Hanife demekti, Ayşe demekti.
“Halletti mi bari? Ödemeyi bana bıraksaydın. Ben kafasını kopartır, ucuza hallederim.” Karım güldü,
“Yok canım, sana gerek kalmadı. Ben hallettim.” Karımın fettan bakışlarını beğenmedim,
“Çıkar bakayım şu baklayı ağzından… Nasıl hallettin?”
“Senin komşu baya bir çapkın aşkım… Abiye elbise zaten diz hizasındaydı. Kısaltalım biraz daha, mini etek istiyorum deyince bir ilgilendi, bir ilgilendi ki…”
“Tahmin ederim. Yapar şerefsiz… Ee, anlat bakalım, nasıl ilgilendi senin mini eteğinle? Sen de fingirdedin mi herife yoksa?”
“Ne bileyim, hoşuma gitti adamın ilgisi… Bu kadar kısa etek boyuna Koray bir şey demesin diye sordu. Bacaklarım iyice meydana çıkarmış, oturup kalkarken frikik verirmişim, zorlanırmışım. Yine de ben bilirmişim.”
“Koray bir şey demez deseydin. Geniş adamdır deseydin.”
“Aynen öyle dedim aşkım. Kocam benim giyimime karışmaz Faruk bey, ben istediğimi giyerim. Ne yapayım, ben böyle seviyorum dedim.”
“Hadi bırak şu bulaşıkları, gel yatak odasına gidelim de daha detaylı anlat bana şunu…”
Kahkahalar atarak, mıncıklayarak, sarılarak yatak odasına götürdüm karımı… İkimiz de aceleyle çırılçıplak soyunup yatağa atladık. Göğsüme yatırdım, saçlarını okşarken karım da sikimi okşamaya ve anlatmaya başladı.
“Aşkım, dedim ya, mini etek deyince kulakları dikti herif… Senin karın olduğumu biliyor aslında… Kalktı, elbiseyi açtı baktı, masaya yatırıp boyunu ölçtü. Sonra mezurayı aldı, bana döndü. Şöyle, boydan boya bir süzmesi vardı beni, görmen lazım aşkım…
“Yenge, ne kadar olsun boyu? Sen bir göster, ölçüsünü alayım.” dedi.
Üstümde yine etek vardı, dizden yukarıda boyu, elimle işaret ettim,
“Faruk bey, bu eteğimi günlük giyiyorum. Düğünde giyeceğim için abiyenin eteğini biraz daha kısa yapalım diyorum. Ne dersiniz?”
“Vallahi sen bilirsin yenge…” dedi. Ben ona bey diyorum, siz diyorum, o bana sen diye hitap ediyor. Ben de bozmadım, onunla aynı şekilde konuşmaya başladım.
“Evet ya Faruk, sevmiyorum öyle uzun uzun etekler giymeyi… Kısa olsun. Mini etek olsun. Bacaklarım uzun ya, yakışıyor mini etek bana… Düğünde şık olmak istiyorum.”
“Gerçekten yakışıyor yenge… Harikasın…” dedi bacaklarıma baka baka… Yanıma geldi, mezurayı omzumdan tutup aşağıya indirdi, mini etek boyu olarak ölçü almaya başladı.
“Keşke benim eşim de senin gibi düşünseydi.” dedi aldığı ölçüyü deftere yazarken…
“Neden? Uzun mu giyiyor karın?”
“Uzun olsa yine neyse, çarşaf giyiyor dışarıda… Bir şey diyemiyorum ama, bence abartıyor. Senin kadar olmasa da, çarşafın altında baya güzeldir benim hatun da…”
“Aman canım, şu dünyaya bir kere geliyoruz. Bacaklarım güzel, her yerim güzel, neden açmayayım, göstermeyeyim, insanlar neden beğenmesin? Öyle değil mi? Haksız mıyım sence?”
“Aslında öyle…” dedi Faruk, çekilip baştan aşağıya süzdü iyice… “Gerçekten her yerin ayrı güzel… Bacakların, göğüslerin, boy pos endam…” dedi sonunda… Baktım, pantolonun önü kabarmış herifin… Hoşuma gitti onu etkilemek,
“Teşekkür ederim Faruk…” dedim gözlerinin içine bakıp…
Önümde duruyordu zaten, mezurayı aldı, belimin etrafına sardı. Bunu yaparken iyice yaklaşmıştı, burnu neredeyse elbisemin dekoltesinden göğüslerimin arasına girecek adamın… Bir yandan da konuşuyor durmadan,
“Çok şanslı bizim Koray… Senin gibi harika bir karısı var, kıskanmamak elde değil…”
“Aşkım… Kızmıyorsun değil mi bunları açık açık anlatıyorum diye?” diye sordu anlatmasını kesip… Hem anlattığı şeylerden, hem de sikimi okşamalarından taş gibiydi benim alet… Burnumdan soludum,
“Ohh… Kızmak ne demek karıcım? Bayıldım. Sonra? Neler yaptınız? Ellettin mi kendini herife? Off… Okşadı mı eteğin altından? Nerelerini elledi bakayım?”
“Sapık kocam benim… Elin adamı karını elleyip okşasa, amımı götümü mıncıkladı desem zevkten bayılacak gibi soruyorsun. Sonrası bu kadar işte… Biraz daha ölçtü, belimi, kalçalarımı… Göğüs ölçümü bile aldı parmaklarını memelerime hafif değdirerek…”
“Şuna bak, anlatırken ağzı sulanıyor kaltağın… Zevklendin mi kız herif memelerini ellerken?”
“Valla, baya etkilendim, çok erotik bir hava oluştu. Ama o kadar... Tam o sırada başka müşteri geldi. Beni bırakıp kalkmış sikini gizlemeye çalışa çalışa o müşteriyle ilgilenmek zorunda kaldı. Ben de baktım bir şey olacağı yok, çıktım, eve geldim.”
“Demek müşteri gelmese dükkanda sikecek seni herif, öyle mi?” dedim karıma, belinden tutup kaldırdım, sikimin üstüne oturtturdum. Islanmıştı amcığı, sikimin başını yavaşça içine aldı dudaklarını ısırarak…
“Mmm… Amcığın su içinde kalmış karıcım. Anlattıkların seni de azdırdı değil mi benim gibi? Sikim taş gibi oldu, senin de klitorisin kemik gibi olmuş, şuna bak…”
“Ohhh… Aşkımm… Özlemişim sikini… İkimiz de birbirimizden azgınız değil mi? Ama napim? Çok tahrik oldum ben de… İkimiz yalnızız, dükkanın dip tarafında ütü yaptığı masanın arkasına çekmiş, oramı buramı elliyor adam ölçü alıcam diye… Ne diyorsun? Dükkanda siker miydi beni Faruk efendi?”
“Ohhh…” diye inledim. Düpedüz Faruk'un sikmesinden bahsediyordu karım… “Konuşma ulan böyle, bitiriyorsun beni… Sikerim seni bak, amına koyarım.”
“Siik… İstediğin gibi sik kocacım… Mmmm… Madem seni bu kadar azdırıyor, hadi biraz da sen devam et…”
Alttan kalçamı kaldırıp biraz daha soktum amcığına… İnleyerek karşıladı sikimin girişini… Ellerini göğsüme dayadı. Gözleri neredeyse kapalı, sikimin keyfini çıkarıyordu.
“Ben olsam seni sikmeden bırakmazdım aşkım…. O terzi masasının arkasına geçirir, masaya domaltıp arkadan eteğini kaldırırdım.”
“Ohhh… Çok iyi… Sonra kocacım?”
“Biraz amını parmaklardım, iyice sulansın diye…”
“Off… Aslında parmaklamasına gerek yok ki... Dokunması bile yetti o anda… Anında ıslandı amım… Öyle tahrik edici bir an…”
“Oh bebeğim… Senin istekle kabarmış amcığını avuçlamadan, zevk suyunu içmeden bırakır mıyım seni ben? Sonra da taş gibi olmuş sikimi amcığına köklerdim. Dükkanın önünden gelip geçenlere baka baka masa arkasında sikerdim seni ayak üstü…”
“Ohhh… Canım benim… Sikici kocam… Mmm… Peki, ya gerçek olsaydı bu? Faruk gerçekten sikseydi beni…?”
“Siksin bebeğim… Fahişe karım benim… Oracıkta seni sikmesini çok istedin aslında değil mi? Ohhh… Siksin seni… Ama beni de çağır o zaman… Faruk seni sikerken ben de yanınızda size bakayım.”
“Sapık seni… Adam beni sikerken sen zevk mi alacaksın kocacım?”
“Evet karıcım… Hem de çok zevk alacağım. Porno izler gibi izlerim sizi… Amına girip çıkışına bakarım, Faruk’un siki bir görünür, bir kaybolur. Eteğini yukarı sıvar adam, kalçalarını tokatlaya tokatlaya siker seni…”
“Ohhh… Sapıkk… Kıskanmaz mısın yabancı bir erkek beni sikerken?”
“Belki… Ama biraz kıskansam bile daha çok zevk alırım karıcım… Senin zevk almandan zevk alırım ben de… Ohh, güzel karım benim, seksi karım…”
“Ne biliyorsun zevk alacağımı aşkım? Belki adamın siki küçüktür seninkinden…”
Bir yandan konuşuyorduk bu şekilde, edepsiz, pornovari hayaller kurarak… Bir yandan da sikimin üstünde yaylana yaylana inip kalkıyordu karım…
Klitorisi kabarmış, kalçalarını sallayarak sikimin kıllarına amcığını sürtüyor, kendini okşattırıyordu. Ardından yukarı kalkıyor, sikimin başı dışarı çıkana kadar yükseliyor, sonra bir anda haşırt diye köküne kadar amcığına alıyordu benimkini…
“Ohh… Fahişe karım benim… Azgın karım… Çok güzel sikişiyorsun aşkım… Ben onun sikinin ne kadar olduğunu biliyorum. İdare eder diyeyim sana… Standart bir siki var Faruk beyin… Ama benim azgın karıcığıma zevk verir yine de…”
Karım şaşırmış, ağzı bir karış açılmış bana bakıyordu. Oturup kalkmayı bırakmıştı.
“Aaa… Nasıl yani? Nerden biliyorsun adamın sikinin boyunu sen?”
Alttan alttan belimi indirip kaldırmaya, karımı sikmeye başladım. O da harekete geçmiş, üstümde yaylanıyordu şimdi… Ama meraklı gözleri üstümde, benden cevap bekliyordu.
“Oh bebeğim. Adam tam bir sapık… Bizden farkı yok. Bilgisayarını bıraktı bana, tamir ettim. Porno sitelere gire çıka beynini yakmış aletin… Resetlemeden önce hard diskinin kopyasını aldım.”
“Ee? Neler varmış peki?”
“Neler var neler… Hepsini kaydedip sakladım, ona temiz bilgisayar teslim ettim. Hadi devam et karıcım, sikmeye devam et beni… Boşalmak üzereyim. Gösteririm sana hepsini… Ohhh… Çalkala bebeğim… Kalçalarını titret, döndür, sikim amcığının içinde dans etsin. Ohhh…”
Daha fazla dayanamadım, karımın amcığının içine döllerimi fışkırtmaya başladım. Karım da ben kökledikçe gaza geldi, eğilip boynuma sarıldı, kasıklarını kasıklarıma vurdura vurdura boşaldı o da…
Boşaldıktan sonra yan yana yattık yatakta, sakinleşmeyi bekledik. Karımın memeleri dimdik, uçları kabarık hala, inip kalkıyor sürekli…
“Hani nerde o resimler? Çıkar bakayım, merak ettim neler olduğunu…”
“Dur biraz dinleneyim kız… Ne bu acelen? Çok mu merak ettin adamın yarağını?”
“Senin yüzünden… Sen söylemesen haberim bile olmayacaktı. Hadi çıkar şu resimleri göreyim. O terzi dükkanında bana sikecek gibi bakarken pantolonunu kabartan aleti merak ettim, ne yalan söyleyeyim… Hem senden korkulur vallahi, adamın gizlisi saklısı kalmamış senden…”
“Sadece adamın mı hayatım? Karı koca cinsel yaşamlarını göreceksin biraz sonra…”
“Hadi canım… Çarşaflı, örtülü dediği karısı da öyle mi? Çabuk, kaldır kıçını, hemen görmek istiyorum.”
“Evet, çarşaflı karısı da… Kocasının yanına geliyor bazen, her yeri örtülü, kapalı… Ama o örtünün altında ne cevher, ne hazineler varmış, hayret edersin.”
Yataktan kalktım, dal taşak gidip laptopu aldım. Tekrar yatağa dönüp karımın yanına oturdum. Sırtımızı yatak başlığına dayamış vaziyette, laptop benim kucağımda, gizlediğim dosyaları açtım.
Sadece Faruk ile Hanife'nin olduğu klasör tabi, Ayşe'nin çıplak görüntülerini, benim ana kızı sikerken gizlice çektiğim videoları ayrı yerde saklamıştım.
“Pek bir özelliği yokmuş.” dedi karım dudağını bükerek… Açtığım ilk resme bakıyordu. Faruk yarağı kaldırmış, objektife poz veriyordu. Zamanlama kullanmış herhalde, ressama nü poz veren erkek model gibiydi sanki…
“Aşkım, tamam, başı filan güzel, pembe tenli, damarlı, taşakları da fena değil… Ama ne bileyim, senin sikin daha iyi bence… Bundan daha kalın ve uzun senin sikin…” devam etti karım yorumuna, yine de gözünü adamın sikinden ayırmıyordu.
“Teşekkür ederim iltifatına karıcım…” dedim, diğer resimleri arka arkaya tıklarken…
“Ne orospusun biliyor musun? Şuna bak, kocasının yanında uzanmış elin adamının sikine puan veriyor.”
“Ben karısını merak ettim.” Biraz sonra merakı giderildi. Hanife'nin utangaç yüzüyle normal ev giysileriyle resimleri çıktı. Bir kaç poz sonra açılmaya başladı. Göğüsleri açıldı, iri iri, uçları kabarmış.
“Güzel kadınmış doğrusu… Poz vermek hoşuna gidiyor herhalde…” dedi karım… “Şuna bak, meme uçları nasıl kabarmış duyduğu zevkten, parmak gibi…”
“Sen de eteğini kaldırıp kocasına bacaklarını gösterirken senin de hoşuna gitmedi mi? Dekolteyi de açmışsındır iyice, memeler meydanda… Adamın parmağı dokundu diye amcığın ıslanmış, kendin söyledin. Teşhirci orospular sizi… Göstermekten zevk alıyorsunuz.”
“Evet canım… Göstermek hoşumuza gidiyor. Kendi payıma, erkeklerin beğenerek, hatta sikecek gibi her yerime bakmalarından zevk alıyorum. Bana bakıp bakıp önlerini okşamalarına bayılıyorum, tahrik oluyorum. Hadi bırak konuşmayı, devam et…”
Sonraki resimlerde Hanife iyice açılıp saçıldı. Bacaklar meydana çıktı, iç çamaşırları kaldı. Çamaşırlar değişti, renk renk, model model tangalar, ipli modeller… Sonunda onları da çıkarıp attı, çırılçıplak poz vermeye başladı.
“Mmm… Gerçekten kocasının dediği kadar varmış hayatım. Seksi kadın… Hatları yuvarlacık, teni pürüzsüz…”
Karım konuştukça, Hanife'nin nü pozlarını gördükçe benim sikim de hızla sertleşmiş vaziyette, havaya dikilmişti. Onunla sevişmelerimiz aklıma geldi, o sahneleri hatırlamak daha da kudurttu beni…
Resimde parmaklarıyla ikiye ayırdığı amının dudaklarını az mı yalamıştım? Resimde bile ıslaklığı belli olan amcığının sularını az mı içmiştim? Off, o kurabiye amcığının içine az mı sokmuştum yarağımı? Önceleri zorla, şantajla, sonra kendi arzusuyla bağırta bağırta az mı sikmiştim bu güzel kadını?
Kucağımda duran laptopu biraz arkaya çekip önden kalkmış sikimi çıkarmak zorunda kaldım. Laptopun sıcaklığı sikimi yakmaya başlamıştı zira… Karım benim kalkmış yarağı görünce gülmeye başladı. Eliyle tutup parmaklarının arasında sıktı.
“Bakıyorum, karısı da senin hoşuna gitti aşkım… Yarak hazır asker, dikildi hemen çıplak karıyı görünce…”
Yandan uzanıp boynunu tuttum, kendime çekip dudaklarına bir öpücük kondurdum ateşli ateşli karşılık verdi.
“Fakat dediğin gibi güzel kadın bebeğim… Çok seksi… Şu kurabiye gibi amcığını görüp de siki kalkmayan erkek erkek değil ki…”
“Haklısın aşkım… Gerçekten öyle… Kadın halimle beni bile uyarmayı başardı orospu…”
“Ne diyorsun? Lezbiyenlik de var mıydı sende yoksa?”
“Şapşik… Amımı yalayan ha senin dilin olmuş, ha başkası, ha bu güzel kadın… Önemli olan zevk almak değil mi?”
“Evet canım… Aynen öyle…”
“Sanki şu anda gelip amımı yalasa, bacaklarımızı ayırıp birbirimizin klitorisine bastıra bastıra okşasak, vibratörle birbirimizi siksek… Kadın kadına sevişsek… Senin hoşuna gitmeyecek mi yani? Bize bakıp bakıp sikini sıvazlamaz mısın?”
“Off… Deli misin? Bayılırım, zevkten ölürüm ben de sizinle beraber… Hayır, benim şaştığım şey, bunları daha önce pek konuşmamıştık, haberim yoktu böyle şeyleri sevdiğinden… Lezbiyenlik, teşhircilik…”
Konuşmaya devam ederken elimi kasıklarına götürdüm. Parmaklarımla sertleşmiş klitorisini okşadım. Kemik gibiydi. Amının zevk suyunda ıslatıp biraz daha okşadım kaygan kaygan… İnleyerek iki eliyle bileğimi tuttu, kendisine bastırdı elimi, daha çok okşamamı ister gibi…
“Ohh… Aşkımm… Erkeğim benim… Grup seksi unutma kocacım…”
“Evet, o da var. Nasıl istersin peki? Faruk mu gelsin aramıza? Yoksa karısı mı? Kocasıyla beraber mi sikelim seni?”
“Mmm… Oluur… Gelsin… İkiniz beraber sikin… Tost yapın beni… Karısı gelsin ya da… İkimiz sevişelim, seni paylaşalım aramızda, sikini yalayalım. Önünde domalalım sırayla sik bizi… Senin kucağına oturayım, o da gelsin amımı yalasın. Önlü arkalı zevk verin bana… Pornolardaki gibi tıpkı… Ohhh… Çılgınca aşkım… Harikaa…”
Kulaklarıma inanamıyordum. Sevinçten çıldırmak üzereydim. Hanife'yi siktiğimden haberi olmasın diye ödümün patladığı, ilişkimizi saklamak için akla karayı seçtiğim karım kendisi söylüyordu, grup seks yapmayı teklif ediyordu bana…
Neredeyse söyleyecektim gerçekleri ama tuttum kendimi… Sikiş sırasında zevk almak için söylüyor olabilirdi bunları… Kendini gaza getirmek, daha çok zevk almak istiyor olabilirdi.
Elimle karımın amcığını okşamaya devam ederken video klasörünü açtım.
Bizimkiler sikişe başladılar karı koca… Kamerayı ya da telefonu tripoda koyup sabitlemişti sapık Faruk… Sikişmelerini videoya alıyordu. Her pozisyonda sikişiyorlar, Hanife bana mısın demiyordu kocası sikerken… Zevkten gözleri kaymış, sürekli inliyor, sık sık orgazm olduğunu görebiliyorduk.
“Uhh… Kadın çok fena aşkım…” dedi karım… Gözlerini ekrandan ayırmıyordu.
“Evet bebeğim… Yarak yemeye bayılıyor karısı… Şuna bak, kocası bastıkça daha çok çekiyor kendine…”
“Ben de bayılıyorum Koray… Hadi gel, sen de beni sik… Çok canım istiyor şu anda… Dayanamıyorum…”
Yatakta kendini kaydırdı, sırt üstü yatar vaziyete geldi. Bacaklarını araladı, iki eliyle amının dudaklarını ayırıp parmaklarıyla okşamaya başladı. Gözleri bir bilgisayar ekranına gidiyor, sikişen karı kocayı izliyor, bir benim kalkmış sikime bakıyordu yalanarak…
Laptopu yatağın kenarına koyup doğruldum, bacaklarının arasında yerimi aldım karımın… Aslında benim de ondan farkım yoktu. Önceden bir posta atmama rağmen yarak taş gibiydi.
Sikimin belinden tutup mor başını karımın ıslak amcığına dayadım. Bir kaç kez dudakların arasına sürtüp ıslattım, sonra da başını soktum bastırarak… İnleyerek belime sarıldı karım,
“Ohhh… Sik beni aşkımm… Erkeğimm… Ohhh… Hadi kökle sikini… Baksana, nasıl ıslandım. Vajinam su içinde… Hadi kaydır içime… Ohhh….”
Gerçekten dediği gibiydi, yağlı kazık kaygan vajinasının içinde kaydı, bir anda dibini buldum. Sikimin başı rahim duvarına basıyordu, hissediyordum. Taşaklarıma kadar sokmuştum amcığına… Amından süzülen zevk sularıyla ıslanmış göt deliğini okşadım torbalarımı sürttürerek…
“Aghhh… Harika kocacım… Çok güzel… Ohhh…”
Yavaş yavaş belimi indirip kaldırıyor, ikimiz de zevkten zevke sürükleniyorduk. Laptoptan inleme sesleri gelince başımı çevirip baktım, Hanife ile kocası sikişmeye devam ediyorlardı. Klasördeki video dosyaları otomatik oynuyor, biri bitince diğeri başlıyordu.
“Mmm… Faruk da güzel sikiyor karısını ama…” dedi karım, benim laptopa baktığımı fark etmiş, o da izlemeye başlamıştı. Bir yandan vajinasında gidip geliyor, bir yandan Hanife'min kocasıyla nasıl sikiştiğini izliyorduk birlikte…
“Altında kısrak var çünkü…” dedim karımın amına köklerken… “Baksana, adamın üstünde nasıl çeviriyor kalçaları, değirmen gibi namussuz…”
“Ohh… Aşkım… Sen de kadını beğendin galiba… Sikmek mi istiyorsun terzinin karısını, söyle bana…”
“Bebeğim… Bu videoları kaçıncı izleyişim bir bilsen…” Karım boynuma sarılıp kalçasını yataktan kaldırdı, sikimi dibine kadar aldı amına…
“Azgın herif… Terzinin karısına baka baka otuzbir mi çektin yoksa? Ha? Ergen oğlanlar gibi…”
“Evet aşkım… Ne yalan söyleyeyim. Sana söylemeye çekindim. Ama çok otuzbir çektim. Baksana, değme pornodan farksız video çekmiş azgınlar…”
“Neden çektiler acaba? Bir yere, birine mi gönderdiler? İnternette paylaştılar mı? Kendileri zevk almak için mi çektiler? Ohhh… Devam et aşkım… Durma… Sik beni…”
Amından çıkıp domalttım karımı, tekrar arkadan amcığına girdim. Belinden tutup sikiyor, sikiyordum. Kasıklarım kalçalarında şaklıyor, taşaklarım klitorisine vuruyordu sallandıkça…
Laptop önünde kalmıştı şimdi… Ben karımı sikerken, karım da laptopta sikişen karı kocayı izliyordu sürekli, gözü onlardaydı.
“Ohhh… Toplu seks yapar gibi kocacım… Dördümüz beraber…” demez mi inlemelerinin arasında? Delirdim bunu duyunca, hınçla kökledim amcığına… Çılgın karımı acımasızca sikiyordum.
“Evet aşkım, çok güzel… Ama eşleri değişelim ara sıra… Faruk seni siksin, ben de Hanife'yi sikeyim. Olmaz mı?”
“Sik aşkım… Sik kocacım… Ohhh… Hanife'yi sik… Benim yanımda geçir yarağını… Ohhh… Kocası da beni siksin… Aynı yatakta… Aaahh… Geliyorum… Dayanamıyorum artık…”
Kendini benden kurtarıp sırt üstü yatağa attı tekrar… Bacaklarını aralayıp beni arasına çekti. Benim yarak ıslanmış amcığı otomatik olarak buldu, hırsla geçirdim, gidip gelmeye başladım.
Ben bu kadar dayanabileceğimi zannetmiyordum. Hayatımda böyle bir zevk almamıştım. Dörtlü grup seks yapma, eşleri değiştirme hayalleri coşturmuştu beni… Kasnaklaya kasnaklaya gidip geldim karımın amında…
Sonunda inleyerek, minik feryatlar kopararak aynı anda boşaldık. Karımın üstüne serilip kaldım nefes nefese… Soluğum kesilmişti sikişmekten…
Karımsa bacakları ikiye ayrılmış, sertliğini biraz kaybetmiş sikim hala amının içinde, nefes almaya çalışıyordu. Elini atıp kalçalarımı okşadı, hazla içimi çektim.
“Demek Hanife ha?” diye fısıldadı.
Artçı orgazm kasılmalarını sikimde hissediyordum, minik minik kasılıp gevşiyordu vajinası…
“Evet aşkım…” dedim aynı tonda… “Hanife…”
Devam Edecek ...
Merhaba, ismim Derya. Size kocamın beni başkasına nasıl siktirdiğini anlatacağım. Kocam ile benim uzun yıllardır mutlu süren bir evliliğimiz vardır. 36 yaşındayım ve bırakın başka ilişkiyi, elime erkek eli değmemiş amımı doktordan başkası görmemişti; ta ki o güne kadar. Kocamın cuckold fantazisi vardı ve sevişirken ara ara kulağıma , "yanımızda bir erkek olmasını istermiydin, şimdi bir yarak daha olacaktı ki, arkandan bir erkek daha dayasa ne hissederdin?" gibi sorular sorardı. Ben de o anın hazzı içinde bazen isterim bazen de istemem derdim ve sadece yatakta kalırdı. Ben bunu bir fantezi sanırdım ve hep öyle kalacak zannederdim. Ama öyle değilmiş. Ben beyaz tenli, etine dolgun ve kapalı bir kadınım. Kocam ise esmer tenli hafif göbekli ve kel bir erkektir. Yatakta iyidir ve asla beni orgazma ulaştırmadan boşalmaz, yalamayı sever, yalatmayı da ama ben pek sevmediğim için yalamam Bir gün tatil için Antalya'ya otele gitmiştik. Otelin lobisinde otururken karşımızda duran gayet genç, yakışıklı ve kaslı bir erkek dikkatimi çekti.
Çünkü gözleri hep bendeydi ve süzüyordu. Ben kocamın yanında olduğum için bakamıyor ama kaçamak bakış atmadan da duramıyordum. Daha sonra sahile gittik ve o yakışıklı çocuk da hemen yanımızdaki şezlongda idi. Eşim denize gitmişti ben ise şezlongta bekliyordum zaten yüzmeyi de çok bilmem. Yandaki yakışıklı da denizde idi. Benim şezlongta yanlız olduğumu gördüğünden midir nedir bilmem denizden çıktı ve şezlonguna doğru gelmeye başladı. Kocam yanımda olmadığından daha rahat bakabiliyordum artık. Islak saçlarını geriye doğru elleriyle taradı. Kocam kel olduğu için bu bana çok seksi gelmişti. Göğüs ve karın kasları müthişti ve kılsızdı. Islak vücudu güneşte parlıyordu.
Islak şortunun içindeki iri yarağı herşeyiyle belli idi. Soluk hali bile çok heybetli idi. Yürürken bacak arasında bir sağa bir sola yatıyordu, izlemesi harka idi. Öylesine dalmıştım ki yaklaştığını farketmedim bile. Ta ki "merhaba" deyince irkildim ve çok utandım. Yan tarafa uzandı. Yan gözle bakıyordum ve yarağı gerçekten müthişti kuzu gibi yatıyordu adeta. Akşam odadan lobiye inince eşim ile onun konuştuğunu gördüm ve beni görünce ayrıldılar. Eşime ne konuştuklarını sorduğumda hiiç dedi ve geçiştirdi. O gece kocamla sevişirken hep o yakışıklıyı ve iri yarağını hayal ediyordum ve eşim yine bi ara bir erkek daha istermiydin dedi ben de evet dedim hem de o lobide konuştuğun olsa müthiş olurdu deyiverdim. İkimizde çılgınca boşaldık ve o konuyu açmadık bir daha. Ertesi gün eşimle birlikte lobideyken yine eşim buraya oturalım demesiyle onun yanına oturduk.
Geçen gün sevişirken onunla ilgili fantazi kurduğumu bilmesine rağmen eşimin yanına oturmak istemesi beni heyecanlandırmıştı. Konuşmaya başladılar adı Kenan'mış. Çok hoş sohbet biri idi. Uzun uzun sohbet ettik. Bekarmış. Konuşurken arada beni de kesiyordu, bakışıyorduk, gülüşüyorduk. Daha sonra odalara çıkmak üzere asansöre geçtik. Asansör biraz kalabalıktı ve Kenan arkaya geçerken siki kalçama değdi. Offf içim gitti. Çaktırmadan arkamı döndüm ve kalçamı ona doğru ittim. Siki kalçamın arasına girdiğinde aşağıya doğru uzandığını hissettim ama lanet olsun ki hemen kata geldik. Aynı katta indik. Eşim Kenan'ı odaya bir şeyler içmeye çağırdı. Odaya girdikten sonra eşim, cüzdanım aşağıda kalmış hemen geliyorum deyip hızlıca odadan çıktı gitti ve ben Kenan ile başbaşa kaldım. Kenan asansörden cesaret almış olacak ki ben pencereden dışarı bakarken arkamdan sokuldu ve sikini tekrar kalçama dayadı ve bu sefer çok daha sert ve kalındı artık. Zangır zangır titriyordum, ne bir şeey diyecek halim ne kaçacak yerim veya isteğim vardı.
Kalçamda yarağı varken sağ elini arkamdan getirip sağ göğsümü tuttu, sol eliyle kafamı kendine çevirip dudaklarımdan öpmeye başladı. Amımın sulandığı ve hatta löp löp attığını hissediyordum bir yandan da eşimin gelmesinden korkuyordum. Daha sonra beni çevirdi ve daha ateşli öpmeye başladı. Ben de artık boynuna sarılmış deli gibi öpüşüyorduk. Beni aldı, duvara dayadı. Artık Yarağını amıma vuruyordu. Dudaklarımdan boynuma inerken bir yandan da gömleğimin düğmelerini çözdü ve gömleğimi çıkardı. Başörtümü sıyırıp attı. Elini arkama alıp, sütyenimi çözdü ve attı. Göğüslerim gözlerinin önündeydi ki çok geçmeden önce sağ göğsümü hafiften emip, göğüslerimin arasına kafasını daldırdı. Kocamı o ara unutmuştum ama beni artık Kenan ın elinden kimse alamazdı ne ben buna müsaade ederdim ne de Kenan.
Bu bana garip bir rahatlık verdi. Sonra beni yatağ uzattı ve pantolonum ile külotumu aynı anda çıkardı. Artık tanımadığım bir adamın karşısında çırılçıplaktım. İlk defa kocamdan başka biri her yerimi görüyordu. Sonra göğüslerimden yavaş yavaş bacak arama kafasını getirdi ve sulanmaktan hoşaf olan amımı yalamaya ve dillemeye başladı. Zangır zangır titriyordum, hem yakışıklı, hem kaslı vücutlu hayalimdeki erkek kadınlığımı yiyordu resmen ve sik beni nolur sik beni diye yalvarmaya başladım ama o durmuyordu. Gözlerim kapalı idi kendimi geri atıyor kıvır kıvır kıvranıyordum ama o dudaklarını amımın dukalarından bir an olsun ayırmıyordu. Amımdan tekrar yukarı çıktı üstüme uzandı ve dudaklarıma yapıştı. Adamı öpmüyor resmen sömürüyordum, dilimi ağzının içine sokuyor ve dilini arıyordum, çok azmıştım.
Üstündeki tişörtünü sıyırdığında ellerimi göğüslerinde gezdirdim çok sertti, kaya gibiydi. Üstüme tekrar uzanda ten tene değdi. Öpüşürken boynuma doğru öpmeye başladığında kafamı çevirince kapıda bekleyen kocamla göz göze geldik. Kapıda öylece durmuş izliyor ve sikini oynuyordu. Dedim ya karşıda çıksa artık beni Kenan ın altından alması mümkün değildi ama o da zaten şikayetçi görünmüyordu. Daha sonra ayağa kalktı ve pantolonunu çözdü, indirdi. Yarağı kiltonun içinde ve sulanmıştı, kıyamam. Sonra boxerını indirince öyle bir serbest kaldı ki, sallanmasıyla yarağının ucundan zevk sularının sünmesi bir oldu. Aslında sevmezdim ama hiç tereddüt etmeden o sularla birlikte yarağımı ağzıma getirdim, Kocamandı, damarlı ve uzundu. Kafası sıcacıktı tıpkı amım gibi. Sularını somurdum, ağzımın içine dolduğunu hissettiğimde de yuttum.
Sonra yatağa uzanıp bacaklarımı açtım ve artık o müthiş yarağı içimde istiyordum. Kocamda yatağın kenarına oturdu ve elimi tuttu. Artık çok rahattım. Çünkü biliyordum ki herkes bunu istiyordu. Kenan bacak arama girdi, Yarağının kafasını önce götüme sürttü, sularıyla yıkadı götümü. Hafiften yüklenir gibi yaptı. Sokacak diye korktum çünkü götüme girseydi dağıtırdı herhalde. O da sokmadı zaten. Amımın ağzına getirdi. Amımın suları amımdan dışarı taşıyordu. Yavaşça kafasını amımın ağzına koydu. Ben deliriyordum. Amımı yukarı kaldırıp yarağını içime almaya çalışıyordum ama o sokmuyordu. Amım artık yangın yeri gibiydi. Kocamın elini de hiç bırakmıyor ve sıkıyordum. Bir kocama baktım bir Kenan'a. Yatağımda iki yarak vardı biliyordum ki bugün amım bayram edecekti ama sabırsızlanıyordum. Sonra Kenan yarağının kafasını amıma koydu. Offff. Ve santim santim içime girmeye başladı....
İlk başlarda çok anlamadım ama ilerledikçe anladım ki kocamınkiyle kıyaslanamaycak kadar kalındı. Soktukça amımı içerden açarak gidiyordu. Sanki... Amımı doldura doldura, aça aça ve yavaş yavaş... Sonra kafasının rahim duvarıma değdiğini hissettim ama o yüklenmeye devam etti belli ki hala dışarda kalanı vardı ve hepsini içime katacaktı. Rahmime yüklenip iyice zorladı ve nihayet taşaklarını götümde hissettim.... O an artık kendimi Kenan a ait hissediyordum. Kocam da çok zevke gelmiş olacak ki benim açık kalan ağzımdan dudaklarımdan öpmeye başladı ateşli bir şekilde. Sonra Kenan çıkardı ve hızlıca çaktı... Sonra tekrar ve tekrar... Göğüslerim ve bütün vücudum o çaktıkça sallanıyordu ve kocam beni öpmekte zorlanıyordu... Derken Kenan üzerime yatıp, eliyle çenemdem yakalayıp dudaklarımdan öpmeye başlayınca zavallı kocam çekilmek zorunda kaldı. Resmen kocamdan almıştı beni, ben de kocamın elini bırakıp Kenan a sarıldım. Kenan çok sert ve hızlı vuruyor, bir yandan da dudaklarımdan öpüyordu. Müthişti gerçekten. .. Sonra kalktı ve domal dedi bana. Artık erkeğim Kenan dı ve ne derse sorgusuz yapardım ki hemen kalktım ve ona karşı domaldım... Ve bu kez de arkamdan pompalamaya başladı...
Bu sikişde ben orgazm oluyordum ama doymuyordum Kenan da durmadığı için devam ediyor zincirleme zevkler yaşıyordum... Amımdan kıvılcımlar çıkacaktı resmen... Ama değil kıvılcım amımı parçalasada feda olsun Kenan ıma... Koysun amıma, dağıtsın parçalasın beni... Sonra yatağa uzandı... Artık o müthiş yarağın üstüne oturma vakti idi. Hiç tereddüt etmedim hemen oturdum yağlı kazığa.. Sanki karnıma değiyordu.. Yarğına oturup Kenan un dudaklarına yappıştım,,,,
Doyamıyordum sikilmeye öpmeye... Bu sırada kocamın götümü yaladığını hissettim... Kenanın ıslattığı yarağının kokusunu duya duya götümü yalıyordu... Kocama hiç saygım kalmamıştı artık kendimi Kenan a ait hissediyordum. Öyle ki gidiyoruz dese peşine takılır nereye demeden giderdim... Kocamın hep dp fantazisi vardı... Onun o da sikini çıkardı ve götüme dayadı. İki yarak birden yiyecektim. Ama Kenanın yarağı amımı öyle bir doldurmuştu ki göt deliğime içerden baskı yaptığı için götüme sokamıyordu kocam. Kenan yarağını geri çektiğinde tam girecek gibi oluyor amıma girince zavallı kocamın yarağı geri çıkıyordu.... Bir türlü giremedi götüme... Sonra Kenan ile birlikte aynı anda öyle bir geldik ki çığlık çığlığa anlatamam... Kenan döllerini amıma doldurmuştu... OHHHH.... Amım pamuk gibi kalmıştı...Kenanın yarağı da solarak yavaş yavaş amımdan çıkıyordu. Hiç halim kalmamıştı ve Kenan ın yanına uzandım. Uzanmamla birlikte kocamda fırsat bulmuş olarak üzerime uzandı, Kenanın döllerini doldurduğu hatta dışarı götüme doğru sızdığını hissettiğim amıma girdi.... Döllü amıma bir kaç kere girip çıkınca, o da çok zevklenmiş olacak ki hemen boşaldı.... Ve o da benim yanıma uzandı... İki erkeğimin ortasında yatıyordummm... Amım döl dolu bense bulutların üstünde... Kenan doğrulup kalktı, küçük bir öpücük kondurup, giyindi ve çıktı gitti... Ben yine kocama kaldım.... Beğendin mi sürprizimi dedi... Herşeyi ayarlamış aşkım benim.... O gün bir kaç saat sonra sonra tekrar tekrar seviştik. Elbette ben hep Kenan ı düşündüm.... Ama kocam söz verdi tekrar bein Kenan ın altına yatıracak... Sabırsızlıkla bekliyorum o günü.....
Kocam Almanya ile ithalat ihracat işleri yapan bir işadamı. İş bağlantıları genelde seyahat etmeyi en çok sevdiği şehirlerden biri olan Münih’te…
Almanya'nın güneyindeki bu şehirde insanların daha yakın, daha sıcak ve insan ilişkilerinde daha toleranslı davrandıklarını söyler. Bu nedenle sıkça gittiği bu şehre yaptığı iş seyahatlerinden birisine beni de beraber götürdü.
Her zaman kaldığı o basit otellerin aksine bu sefer ben yanında olduğumdan, son derece modern ve içinde her türlü konforu sağlayan Park otele yerleştik.
Bu otel kingsize tabir edilen geniş yataklara, sauna, buhar banyosu ve jakuziden oluşan bir sağlık merkezine sahipti. İş görüşmeleri Pazartesi günü başlamasına rağmen biz hafta sonunu değerlendirmek için Cumartesi günü Münih’e varmıştık.
Son derece soğuk bir hava vardı dışarıda kar yağıyor ve hafta sonu olduğu için sokaklarda tek tük arabalara rastlanıyordu. Odamıza yerleştikten sonra kocam bu saatte yapılacak en güzel şeyin, saunaya gitmek olduğunu söyledi.
Sauna otelin üçüncü katında bulunan ve tam anayol kavşağına bakan ayna camlarla çevrilmiş sağlık merkezininin içinde yer alıyordu. Yaptığımız uzun yolculuktan sonra bu fikir bana da harika göründü.
Biz de vakit kaybetmeden saunaya inip cam kenarına yerleştik. Buradan parkın ve caddenin görünüşü muhteşemdi. Saunanın içerisi son derece sıcak, camlardan dışarı baktığımızda ise lapa lapa kar yağıyordu. Bu kadar güzel bir tezatı yaşamak harika bir heyecan veriyordu çıplak bedenlerimize…
Bedenlerimiz çıplaktı, çırılçıplak… Geniş basamaklarda otururken kocam üstümdeki son giysi parçası olan bikini altını da çıkarttırmıştı bana… Havlularımız yanımızdaydı, biri gelecek olursa sarınabilirdik. Zaten saunada bizden başka kimse yoktu, aslında olsa da bir şey fark etmezdi ya, Avrupa'da insanlar saunada cinselliklerini unutuyorlardı.
Ama biz bu garip tezatı ilk defa yaşıyor, içimizde tuhaf bir ürperti ile o anın keyfini çıkarıyorduk. Yirmi dakika kadar bu cehennemde terledikten sonra kalbimiz çılgınca çarpıyor, nefes almakta güçlük çekiyorduk. Gücümüzün son kırıntısıyla havlularımıza sarınıp kendimizi dışarı attık.
Saunanın kapısından çıkınca hemen karşısına gelen kısımda büyücek bir yüzme havuzu vardı. Baktık orada da ikimizden başka kimse yok. Kocamla göz göze geldik. Önce o beline sardığı havluyu çözüp yere bıraktı.
Sertleşen erkekliği iştah açıcı görünüyordu. Elini uzatıp göğsümün üzerinde kıstırdığım havluyu tuttu,
“Ne yapıyorsun, deli misin?” dedim yine de…
Aslında bana da çılgınca gelmiş, hoşuma gitmişti kocamın fikri… Biraz ikna edilmek istiyordum ve kocam bunu başardı.
“Bak, bir saate yakın buradayız, kimse gelmedi. Bu saatte gelmez de… Bırak çekingenliği… Hem biri gelse bile hiç önemli değil. Kızım burası Almanya… Çıplaklık en doğal şey onlar için… Kimse kimseye dönüp bakmaz bile… Hadi çıkar şu havluyu… Güzelliklerini göster bana bebeğim…”
Sonunda elimi çektirip benim havlumun da yere düşmesini sağladı. İki yaramaz çocuk gibi el ele tutuşup çırılçıplak bedenlerimizi buz gibi suyun içerisine bıraktık. Alev gibi yanan bedenlerimiz buz gibi suyla temas edince tabiri caizse “cosss”diye bir ses çıktı ve sudan dumanlar yükseldi sanki…
Ben ve kocam ilk şoku atlattıktan sonra yüzmeye başladık. Buz gibi su çırılçıplak bedenlerimizin en mahrem yerlerine kadar değiyor, tarifsiz bir zevk duygusu yaşatıyordu bize.
Soğuk suda yüzerken çekinerek etrafıma baktım. Bizden başka kimse yoktu. Yarım saattir saunada, bu havuzda zaman geçiriyorduk, hiç kimse gelmemiş, bizi rahatsız etmemişti. Önce çekingen bir iki kulaç attım, sonra iyice güven duydum, alışıp rahatladım.
Havva kızı gibi çırılçıplak yüzmek hoşuma gitmişti. Suyun içerisine bir dalıp bir çıkıyordum. Her dalışımda kocamın pek beğendiği kalçalarım bütün diriliğiyle meydana çıkıyordu. 90 derece sıcaklıktan sonra o buz gibi suyun içerisinde kalçalarımı sergilemem kocamı birden azdırmıştı.
Erkekliği önünde aniden hareketlenmiş buz gibi suya rağmen hızla sertleşmişti. Etrafımda yüzüp duruyor, sikinin ne kadar sertleştiğini hissettirmeye, sikini vücuduma değdirmeye çalışıyordu sanki hiç görmemiş gibi…
Ben bu arada suyun üzerine sırtüstü uzanmıştım. Dipdiri göğüslerimin fındık iriliğindeki uçları, soğuk suyun etkisiyle birer mızrak gibi suyun üzerine çıkmışlardı. Suyun üzerinde hareketsiz yatarken kocam da bu fırsatı değerlendirip suyun altından yanıma sinsice yaklaştı.
Tam dibimden su yüzüne çıkarak ne olduğunu anlamama fırsat vermeden dudaklarını meme uçlarımdan birine yapıştırdı. Bu temas ile irkilip sıçrayarak başımı havaya kaldırdım. Baktım kocam, bebek gibi meme ucuma yapışmış emip duruyor.
Gülümseyerek ellerimi başının arkasına bastırıp meme uçlarımı daha hızlı emmesini istedim. Kocam benim bu isteğine uyarak hiç nefes almaksızın memelerimin irileşmiş uçlarını tek tek emiyor aynı anda sol elini ise aşağılara atarak bacak aramdaki kaymak tabağına daldırmak istiyordu.
Parmakları kasıklarımdaki kaygan tüysüz tepenin üzerinden geçerek vajinamın dudakları arasına doğru ilerledi ve dudakları aralayarak nemli ve sıcak tünelimin içerisine doğru kaymaya başladı.
Bir yandan memelerimin çılgınca emilmesi ve bir yandan da vajinamın içinde hoyratça hareket edip beni delirten, tahrik eden parmakların etkisiyle kendimi su yüzeyine doğru salmış iki bacağımı da mümkün olduğu kadar açıp kocamın parmaklarını daha derine almak için gayret sarf ediyordum. Boğazımdan belli belirsiz iniltiler çıkıyor, kadınlığımı aşağı yukarı oynatarak daha derine girmesini istiyordum.
Kocam beni daha fazla bekletmedi. Belimden tuttu, havuzun kenarındaki korkuluklara doğru beraberce ilerleyip beni yüzüstü çevirdi. İki elimle korkulukları tutturup kalçalarımı mümkün olduğu kadar havaya kaldırmamı istedi.
Hiç vakit kaybetmeden isteğini yaptım ve kocam da kalçalarımın arkasındaki yerini aldı. Sol eliyle kalçalarımı aralayıp sağ eliyle tam ortasından tuttuğu aletini am dudaklarımın arasına doğru yerleştirdi.
Ancak o ana kadar suyun içerisinde bu işin daha rahat olacağını sanmamıza rağmen yanıldığımızı hemen anladık. Maalesef içime girmekte zorlanıyordu kocam. Arkamda bir iki basamak aşağı inip kalçalarımı tuttu, iyice ayırdı. Kalçalarımın arasından görünen kadınlığımın kıvrımlarını diliyle okşayarak geçti, dilini aşk tünelimin içerisine doğru soktu.
Sıcaklığı hissettiğim anda ağzının içerisinde biriktirdiği tükürükleri vajinamın içine doğru yaydı, daha sonra bir iki dil darbesi ile hem kayganlığı sağladı, hem de beni biraz daha ateşleyerek doğruldu.
Aletini yeniden hizalayıp bu sefer kendinden emin bir şekilde vajinamın içerisine doğru hızla bastırdı. Sonunda başarmış, soğuk suya rağmen benim nemli ve sıcak, duvarları kadife kaplı aşk tünelimin içerisine hızla ilerleyerek aletini sonuna kadar içime sokmuştu.
“Ohhhh!!!”
Ben hiçbir şey yapamayıp sadece derin derin zevkle inliyordum. Tek yaptığım kalçalarımı geriye doğru itip kaya gibi sertleşmiş olan kocamın erkekliğinin keyfine varmaktı.
Birkaç saniye hareketsiz kaldıktan sonra kalçalarımı hızla çevirmeye, ileri geri oynatarak penisinin her santimini hissetmeye başladım. Kocam da bu arada iki elini uzun saçlarıma götürerek sıkıca tuttu ve başımı geriye doğru çekti.
Bu hareket beni daha da ateşlemişti. Şimdi kalçalarımı bir pervane gibi hızla çevirip aletinin en derin yerime kadar girip çıkmasını sağlıyor, bir elimle de torbalarını avuçluyordum.
Havuz ile salonun giriş kısmı arasında bir boş alan mevcuttu. Boşluğun diğer tarafında ise salonun giriş kapısı vardı. Biz sevişmemizin zirvelerine, neredeyse dönülemez noktalara varmaya başlamıştık ki bir anda kapı açıldı.
İçeriye orta boylu, yaşlıya yakın göbekli bir adamla yanında uzun boylu genç bir delikanlı girdi. Konuşmalarından Alman oldukları anlaşılıyordu.
Kapıdan içeri girdikleri anda tam karşılarına gelen manzaraya bir an duralayıp hayretle bakakaldılar. Kocam arkamdan amıma girmiş, hızla gidip geliyor ben ise kısa çığlıklar atarak başımı sağa sola atıyordum.
Adamları bir anda karşımda görünce ben de şok geçirdim. Azgın kocam bu saatte kimse gelmez, kapalı diyerek kandırmıştı beni…
Adamlar bu inanılmaz manzaranın şokunu çabucak attılar. Önce yaşlısı, sonra da onu izleyerek genç adam bellerindeki havluları çözüp attılar. İkisi de çırılçıplak, önlerindeki mızraklarıyla bizi alkışlamaya başlayarak Almanca “harika” anlamına gelen bir şeyler söyleye söyleye hızla yanımıza geldiler.
Almanya’da böyle şeylerin genelde normal karşılandığını ben de biliyordum. Ama yine de bunun benim başıma gelmesi, iki yabancı erkeğin karşısında çırılçıplak yakalanmak utandırmıştı beni, hem de kocamın arkamdan soktuğu siki amımın içindeyken… Başımı çevirip hala arkamda kıpırdanıp duran kocama,
“Murat, bırak, yapma… Çıkar şu sikini amımdan…” dedim ama bunu istediğimden kendim bile emin değildim. Zaten kocam da pek hevesli değildi bırakmaya,
“Deli misin aşkım, nasıl bırakayım? Gelmek üzereyim. Ne olur, aldırma sen onlara… Alışkın onlar… Devam et… Sikiş benimle…” diye inledi arkamda…
Ne yapacağımı, ne düşüneceğimi şaşırmış, heyecanlanmıştım. Şok içinde hareketsiz kalmama rağmen kocam sanki böyle şeyleri her gün yaşıyormuşuz gibi içimden çıkmamış, ufak ufak sikini amımın içinde kıpırdatıp duruyordu.
Ben kararsız, tepkisiz dururken adamlar havuzun kenarına gelerek korkulukların dibinde, iki yanımızda yakın bir yerde durup bizi motive ederek sevişmemize devam etmemizi istediler.
Kocam onlara çok iyi bildiği almancasıyla cevap yetiştirdi. Neler söylediğini bilmiyorum. Zaten sona yaklaşmış, adamlar bırakmamızı isteseler de o anda yaşadığı zevkten vazgeçecek halde değildi. Benim sevişmenin ateşiyle kor gibi olmuş kaygan vajinamın içerisinde hızla gidip gelirken orgazm olmak üzereydi.
“Ne konuştun adamlarla Murat? Ne yapıyorsun? Elin almanlarının yanında sikişecek halim yok… Bırak dedim sana…” dedim.
“Seni çok beğenmişler aşkım. Çok güzelmişsin. Harikaymışsın. Tam bir kadın olduğunu söylüyorlar. Ohhh… Bebeğim benim… Bırak izlesinler… Senin ne seksi, ne azgın kadın olduğunu görsün onlar da…”
İki elini suyun içinde sallanan memelerimin üzerine sıkıca kenetledi. Onları sıkıyor, bırakıyor parmaklarının bütün boğumlarını benim hatırı sayılır irilikteki memelerimin içerisine adeta gömüyordu.
Daha sonra parmaklarıyla meme uçlarımı birer kıskaç gibi sıkarak şehvet ve acı dolu, karışık duygular içerisinde kendimi kaybedecek hale getiriyordu beni…
Gerçekten kendimi kaybetmiştim. Artık iki yanımızda, bize sokulup yakından izleyip duran çırılçıplak adamlara ben de aldırmıyordum. Onlara aldırmadan çığlıklar atıyordum.
Olayın garipliği beni daha çok tahrik ediyordu. İki yabancının önünde kocamla sikişiyordum. Her yerimi görüyorlar, kocamın sikinin amıma nasıl girip çıktığına bakarak siklerini okşuyorlardı.
Adeta grup seks yapar gibiydik. Bir yandan kocama sikiliyor, bir yandan iki yabancının ellerinin arasındaki aletlerini inceliyordum. İlk defa kocamdan başka birilerinin sikini görüyordum canlı canlı… Gencin siki hayli büyüktü, taş gibi olmuş, pembe teniyle yenilip yutulası görünüyordu.
Orta yaşlının siki ise tam sertleşmemiş, sünnetsiz kabuklu görüntüsüyle ilgimi çekiyordu. Bir ara kendimi o kadar kaybettim ki, başımı çevirip arkamda beni pompalayıp duran kocama,
“Aşkım, yaşlı adamın siki kalkmıyor galiba… Onu ellemek istiyorum. İzin verir misin?” dedim. Kocam daha da tahrik oldu bunu söyleyince… Arkamda kulağıma inleyerek,
"Ohhh… Çılgın kadın… Ne istersen yap bebeğim. Harikasın sen… İster elle, ister amına sok… Serbestsin…”
Ben de sağ elimi yaşlı adama doğru uzatıp onun önünde yavaş yavaş uyanmaya başlayan erkekliğini tutmak istediğimi işaret ettim. Adam bu hareketime heyecan ve sevinçle karşılık verip, bir adım atarak iyice yanıma sokuldu.
Adamın penisini avucumun içine alıp sıkınca penis bedenimden fışkıran sıcaklığın etkisi ile hızla büyümüştü. Zavallı adam ne olduğunu şaşırmış irileşen kamışına hayretle bakıyor, bir yandan da onu benim ağzıma verebilmek için sabırsızlanıyordu.
Kocam da arkamda hızla gidip gelirken artık daha fazla dayanamaz hale gelmişti. Bacaklarım titremeye başlamış, vajinamda gidip gelen penisi sanki daha bir büyümüştü içimde…
Sonunda ben yaşlı Almanın sikini ağzıma aldığımda öyle tahrik oldu ki, içinden gelen haykırışları bastırmadan kalçalarımı kendine doğru çekip karnına doğru yapıştırdı ve sarsılarak kesik kesik fışkırmalarla benim sıcak aşk tünelimin içerisine boşalmaya başladı.
“Oohh… Bitirdin beni… Orospuu… Oh amına koduğumun fahişesi… Aaahhh…“ diye yüksek sesle küfürler savura savura, inleye inleye orgazm oluyordu.
Bense tam da kocamın dediğine uygun, bir orospu gibi ağzıma aldığım kabuklu yarağı soluksuz emerek adamın sanki içini dışına çıkarmak istercesine bir hırsla garip sesler çıkarıyor, sol elimle adamın torbalarını sıkıyor, sağ elimle de kendi mememi mıncıklıyordum.
Kocam orgazmın doruklarına varmış, bütün spermlerini vajinamın içerisine boşaltmıştı. Bir müddet sonra yumuşayan aletini içimden çıkartırken suyun içerisinde menilerinin beyaz kıvrımlar halinde yüzdüklerini görüyordum.
Bu arada sol tarafımızda o ana kadar hareketsiz duran genç adamın sabrı tükenmişti. Bana Almanca bir şeyler söylüyor, sanırım kendisinin de bu şehvet fırtınasına katılmak istediğini anlatmaya çalışıyordu.
“Aşkım, ne diyor bu koca sikli herif?” diye kocama sordum gözlerimi güzel sikinden ayırmadan… Kocam boşalınca yorgunluktan olaya ilgisini kaybetmişti. Arkamdan ayrılıp sudan çıkarken halsiz çıkan sesiyle,
“Seni sikmek istiyormuş. Benden izin istiyor. Yarrağını ağzına vermek için deli oluyormuş.” diyerek tercüme etti.
İlgiyle, her an üstüme atlayıp sikecek gibi duran genç delikanlıya baktım. Uzun sarı saçları, kirli sakalı, atletik vücudu, önündeki mızrağıyla harika görünüyordu.
“Doğrusu beni sikmesini isterdim aşkım. Ne dersin, izin verir misin? Siksin mi beni adam? O güzel yarağını geçirsin mi bana?”
Kocam bana ve adama ne yaparsanız yapın gibi bir hareket yaparak kendini havuzun hemen kenarında bulunan jakuzinin içerisine attı. Suyun sert fışkırmalarıyla bütün bedenine yaptığı masajın rahatlatıcı etkisine bıraktı kendini…
Ben ise kocamın tam karşısında, havuzun kenarında yaşlı Almanın siki elimde kalakalmıştım. Orgazm olamamıştım henüz ve kafayı yemek üzereydim. Kocam benim durumuma aldırış etmeden kendi orgazm sarhoşluğunu ve zevkini yaşıyordu. Bencil herif diye kızarak ben de tüm ilgimi elimdeki Alman sikine verdim.
Adamın erkekliğini ağzıma sokup çıkarıyor, başını emerken gırtlağımdan boğuk boğuk sesler çıkarıyordum. Adamın uzvu çok iri değildi ama oldukça kalın ve başı mosmor olup şişmişti. Yaladıkça tükürüklerimle bu patlıcan morunu andıran penisin başı parıl parıl parlıyordu.
Bir elimle adamın sikini, torbalarını okşayıp sıkıyordum, bir yandan da diğer elimi adamın kalçalarının arasına daldırmış, okşayıp duruyordum.
Adam bundan hoşlanmış olacak ki başımı iki eliyle sabit bir şekilde tutup kamışını ağzımın içerisine hızla sokup çıkarmaya başladı. Salonun tavanı yüksek olduğundan bu sesler salonda yankılanıyor suyun çalkantı sesine karışıyordu.
Genç adam da bu manzaraya daha fazla seyirci kalamamıştı. Bizi izlerken sağ eliyle aletini devamlı sıvazlıyor onu en sert haline getirmeye çalışıyordu. Uzun boylu kaslı bir yapısı vardı ve uzvu en azından yirmi santim kadar vardı. Eliyle penisinin üzerindeki deriyi geri çekince başı bütün ihtişamı ile meydana çıkıyor sonra hızla elini ileri geri hareket ettirerek sıvazlıyordu.
Ben kendimi tamamen yaptığım işe vermiştim. Almanın aletinin tamamını ağzıma sokup çıkarıyor, ellerimle de onu aşırı derecede tahrik ederek orgazmın sınırlarına yaklaştırmak istiyordum. Ancak adamın yaşı biraz geçkin olduğu için bu iş zor olacağa benziyordu.
Bu arada az önce yan taraftan bizi izleyen genç adam dayanamayıp suya girmiş, arkamdan bana yaklaşmıştı. Baldırlarımdan kavrayıp bacaklarımı havaya kaldırdı, kendi bacaklarının yanlarına doğru yerleştirdi.
Bu pozisyonda vücudum su yüzeyine doğru yükseldi ve dengemi sağlayabilmek için önümde havuzun kenarında oturan diğer adamın bacaklarına tutundum.
“Kocacım, karını sikiyorlar, haberin olsun” diye seslendim kocama…
“Siksinler karıcım… Ne isterlerse yapsınlar… Ben onlara söyledim zaten senin ne azgın orospu olduğunu… Seni en baştan beri sikmeye kararlı bunlar… Zevk almaya bak sen… Tadını çıkar… Hazır iki tane kabuklu yarak… Bir daha birbirimizi görmeyiz, tanımayız… Bir daha bu fırsat elimize geçmez. Bırak siksinler, ben de izlerim sizi…” dedi.
Kocam konuşup dururken, genç Alman arkama iyice yerleşti, dimdik olan erkeklik organını vajinamın dudakları arasına yerleştirdi. Daha önceden kocamın menileriyle kayganlaşan kadınlığımın içerisine iri erkekliğini sabırsızca soktu.
Aniden tüm şiddetiyle içime giren bu kocaman organın verdiği acıyla suyun üzerinde kalabilmek için iki elimle yaşlı adamın bacaklarına yapışarak sıkıca sarıldım. Ağzımdan belli belirsiz bir çığlık sesi yükseldi ancak ağzımın içinde şişmiş olan penis yüzünden sesim boğuk çıkıyor, ne dediğim anlaşılmıyordu.
Genç adam birkaç saniye hareketsiz kalıp aletini vajinamın derinliklerine kadar yerleştirdi ve daha sonra bir böğürtü ile adeta bir hayvan gibi içimde ileri geri gidip gelmeye başladı.
Ben çığlıklar atıyor adama yalvararak yavaş olmasını istiyordum. Ancak genç adam kudurmuş gibiydi ve bacaklarımı belinin arkasına dolayarak ellerini kalça kemiklerimin altına yerleştirdi, böylece onu kendisine daha iyi yapıştırarak kaçmamı engelledi.
Çareyi yaşlı adamın penisini ağzımın içine kah sokarak kah ısırarak, kah emerek arkamdaki bu dev organa alışmakta buldum. Zavallı yaşlı adam da bana yalvarırcasına Almanca bir şeyler söyleyip duruyordu.
Sanırım penisine daha nazik davranmamı ister gibiydi, ancak bunun bir işe yaramayacağını anlayınca elleriyle benim dolgun memelerimi avuçlayarak onları olanca gücü ile sıkmaya başladı.
Kocam jakuzinin içinde gözlerini bana, iki alman tarafından sikilen karısına dikmiş, zevkle izleyip duruyor, kalkmış sikini okşuyordu. Hemen önünde memelerim yaşlı ve göbekli bir adam tarafından cendereye alınmıştı.
Arkamda ise bacaklarım ve kalçalarım adeta demir mengenelerin arasına hapis edilmiş olan karısı acımasızca sikiliyordu. Kısa bir müddet sonra yeniden zevklenmeye başladım. Arkamda hızla gidip gelen pompalayan gence,
“Yavaş ol... Yavaş yavaş sik, her santimini hissedeyim ne olur…” diye yalvarıyordum.
Adam ise benim ne istediğimi doğal olarak anlamıyor hoyratça, tüm hızıyla vajinamın içine girip çıkıyordu. Sonunda dayanamadım, yaşlı almanın sikini ağzımdan çıkarıp başımı geriye çevirdim. Uzun sarı saçlarıyla beni sikmekte olan gence ingilizce almanca bildiğim bir iki kelimeyle seslendim,
“Please, slovly!” dedim. “Langsam bitte…” Sonunda anladı beni,
“Ohh, ja, natürlich!” diyerek ritmini yavaşlattı. Artık penisini tam benim istediğim şekilde, santim, santim sokuyordu. İşte şimdi zevkin doruklarına çıkmaya başlamıştım.
Yaşlı adamın işini bitirmek için olanca hızımla harekete geçtim ve adamın uzvunu gırtlağıma kadar sokup çıkararak ona ağzıyla masturbasyon yapıyordum. Yaşlı adam benim bu emme basma tulumba gibi hareket eden ağzımın içeirisindeki nemli kaygan ve sıcak tahrike daha fazla dayanamayıp, bağırarak boşaldı.
Adam yaşlıydı ama spermleri o kadar fazlaydı ki hepsini yutamadım, dudaklarımın kenarlarından aşağı bir kısmı sızdı.
Bu arada ben yeniden azdım ve kalçalarımı içimdeki penis vajinamın ta dibine girecek şekilde geriye itip bütün hızımla daireler çizmeye başladım. Benim ateşim artık genç adamı da yakmaya başladı, hızlandı tekrar,
”Oooh… jaa… ich kommee…!” diye bağırarak bütün spermlerini içime bırakmaya başladı.
Bacaklarımı genç adamın kollarından kurtarıp yere bastım, başımı sağa sola atarak orgazmın zevkine varıyordum. Genç Alman ise orgazm olmasına rağmen hala içime hızla girip çıkmaya devam ediyordu.
İçimdeki organın hemen yumuşamadığını farkettim. Ereksiyonun tadını sonuna kadar çıkarmak için arkamı iyice geriye, gencin kaya gibi bedenine, içimdeki sikine yasladım.
“Ahh, oohh!” sesleriyle, büyük bir şehvetle içimdeki erkeklik organını uzvumun dudakları arasına hapsetmek, sanki onu ebediyen içimde tutmak ister gibiydim. Önce kocamın, arkasından genç adamın spermleri dışarı akmış suyun üzerinde yüzüyorlardı.
Sonunda delikanlıya havuzdan dışarı çıkmak istediğimi işaret ettim ve ikimiz beraberce havuzun kenarında bulunan yeşil çim halının üzerine çıktık. Gülümseyerek adama sırt üstü yere uzanmasını İngilizce ve işaretle karışık anlattım. Genç adam istediğim şeyi yaparak yere sırtüstü uzandı.
Kaslı bacakları aralanmış, erkekliği ise önünde hala dimdik duruyordu. Çocuk muhtemelen vücut sporu yapıyordu. Her bir kas üzerinde tek tek çalışmış, yerde yatan ve beni bekleyen vücudu bir heykel gibi görünüyordu. Ve ne gibi bir ilaç kullandığını bilmiyorum ama, bunca sevişmeden sonra erkekliği hala sertliğini koruyordu.
Bense kararsızdım. Önümdeki abideyle ne yapacağıma karar verememiştim henüz… Elime mi alsam okşayıp sevmek için, onca sikişten sonra hala dudakları arzuyla kıpırdayıp duran amıma mı alsam…
Sonunda dayanamadım, adamın iki bacağının arasına eğildim ve o muhteşem organın başını ağzıma aldım. Dirseklerimi yere dayamış iki bacağımı mümkün olduğu kadar açarak kalçalarımı yukarı kaldırmıştım. Bizi izleyen kocama ve yaşlı almana bulundukları noktadan nefis kalçalarımın arası bütün ihtişamı ile görünmesini sağlamıştım böylece…
Bodrum güneşinin altında esmerleşen tenimle bikinimin oluşturduğu beyazlıklar tam bir zıtlık oluşturmuştu. Bu zıtlıkta kalçalarımın arasından tüysüz kadınlığımın istekle açılmış dudaklarının pembeliği ve açık kahverengi, minik bir leke şeklindeki göt deliğimi bir tablo gibi erkeklerin gözlerinin önüne sermiş oluyordum.
Genç adamın ağzıma aldığım penisini mümkün olduğunca içeri, boğazıma doğru sokmaya çalışıyor, bunu yaparken etli dudaklarımı tam bir çember haline getirip ağzımın içinde vantuz gibi emiyordum. Bir elimle adamın testislerini sıkıp okşuyordum.
Genç adam yeniden kıvranmaya başlamış, doğrularak iki eliyle başımı tutarak aletini ağzımın içerisine seri bir şekilde sokup çıkarmaya başlamıştı. Penis ağzıma girip çıkarken dudaklarımın kenarlarından bir bisiklet pompasının çıkardığı seslere benzer sesler çıkarıyordu.
Bu arada arkamızda bizi izleyen ikiliden yaşlı adam daha fazla dayanamayıp yaklaştı. Kalçalarımın arasına eğilerek iki eliyle yuvarlaklarımı ayırdı ve hala bal kutumdan dışarı süzülmekte olan spermleri dilinin ucuyla yalamaya başladı.
Yaladıkça iştahlanıyor, parmaklarını benim etli kalçalarımın içine gömerek onları sıkıyordu. Dilini olabildiğince derinlere sokarak kadınlığımın içerisindeki spermleri dışarı çıkardı ve onları şehvetle yalayıp yuttu.
Biraz sonra amımı yalayıp duran ıslak ve sıcak dilinin ucunu minik deliğimde hissedince zevkle inledim. Adam büyük bir hırsla ellerini kalçalarımın üst kısmına yapıştırdı ve göt deliğimi iyice dışarı çıkarabilecek şekilde onları ayırdı.
Büzüğüm onun dilinin sıcaklığını beklercesine açılıp kapanıyor, adeta nabız gibi atıyordu. Yaşlı adamın dili fazla bekletmedi, ağzındaki bütün tükürüğü minik deliğimin içine boşalttı ve diliyle çevresine, içine doğru yaymaya çalıştı.
Ben bir yandan ağzımın içerisine büyük bir hızla girip çıkmakta olan iri organın bir an önce yeniden boşalmasını beklerken, diğer yandan arkamdaki bu dayanılmaz tahrike cevap vermeye çalışıyordum.
Götümün deliğinin iyice aralandığını hissedince sağ elimi kendi arkama doğru götürüp işaret parmağımı o küçük delikten içeri doğru soktum. Aynı zamanda kalçalarımı da ileri geri oynatıp kendi parmağımla kendimi beceriyordum.
Aldığım büyük zevki gören ve kendi kendimi parmağımla nasıl becerdiğimi izleyen yaşlı adam için bu hareketim artık bardağı taşıran son damla olmuştu. Zavallı adamcağız erkekliği yeniden sertleşmediği için bir elinin iki parmağını benim vıcık vıcık olmuş kadınlığıma daldırdı.
Diğer elinin orta parmağını ağzıma verdi. Dilimle dudaklarımla yalayıp ıslattım parmağını… Çıkarınca tekrar genç yarağı yalamaya devam ettim. Yaşlı adam hala arka deliğimi kurcalayıp durduğum işaret parmağımı tutup çekti, ağzımda ıslattığım kendi kalın orta parmağını götümün deliğine soktu.
Şimdi arkamda, yaşlı adamın iki elinin parmakları, ön ve arka deliklerimde, gencin bir piston gibi çalışan müthiş erkekliği de ağzımın içinde, artık sınırlarımı zorlayan kuvvetli bir orgazmın eşiğindeydim.
Tüm vücudumun kasları kasılmaya, ayak parmaklarıma varıncaya kadar gerilmeye başlamıştı. Genç adam bir çığlık atarak kamışını ağzımın içerisine, gırtlağıma kadar bastırdı ve orgazm olmaya başladı.
Yaşlı adam ise arkamda vajinamın içine dört parmağını sokmuş hızla çeviriyor, diğer elinin iki parmağı ise arka deliğimi iyice açarak içine sokup çıkarıyordu. Genç adamın gırtlağıma kadar soktuğu aletin etkisiyle kusar gibi olmuştum ve ağzımın içerisindeki spermler dışarı fışkırmıştı.
Ancak bu arada yaşadığım ikinci kuvvetli orgazmın etkisiyle hırıltılar çıkararak iki elimle ağzımdaki penisi kavramış onu sağa sola büküyordum.
Bütün vücudum zangır zangır titriyordu. Dizlerimin üzerinde daha fazla direnemeyip yüzükoyun yere uzandım. Toprakta kıvranan bir tesbih böceği gibi şehvetle kıvranıyordum yerde…
Kocam da yanımıza gelmiş, elinde sıvazladığı sikinden fışkıran döllerini çırılçıplak bedenimin üzerine yağmur gibi fışkırtıp duruyordu.
Bunca olayı yaşadığımız süreç içerisinde havuza henüz kimse gelmemiş ve bu muhteşem cinsel ziyafetin doyumsuzca tadına varmıştık. Sonra hep beraber kalkıp havuza ve saunaya girdik. Üç erkek havuzda beni aralarına alıp okşaya okşaya temizlediler, pakladılar. Bedenimin her yanında dolaşan ellere, dudaklara teslim ettim kendimi…
Saunanın basamaklarında genç Almanın terden parlayan vücudu, tekrar sertleşen muhteşem erkekliği yine iştahımı kabarttı. Kucağına çıktım bir şey söylemeden… Gözlerimi kapatıp gencin sikini amımın dudaklarının arasına yerleştirmesini, başıyla klitorisimi okşamasının verdiği zevke kaptırdım kendimi…
Ben genç yarağın üstünde dalgalana dalgalana oturup kalkarken yaşlı adam ve kocam iki yanımda ter damlaları süzülen memelerimi, uçlarını okşuyorlardı.
Kocam da iyice tahrik olunca gencin yarağı içimden çıkmadan ikimizi elleriyle yönlendirdi ve saunanın basamağındaki beyaz havluların üzerine uzanmamızı sağladı. Ben üstteydim doğal olarak… İçimdeki penisin verdiği zevke kendimi kaptırmışken kocamın siki de arka deliğimi okşamaya başladı.
Tekrar kendimi kaybettim. Sıcak buharın etkisiyle gevşeyen vücudum ve arka deliğim sorun çıkarmadan kocamın sikini dibine kadar aldı. Ben hareketsiz dururken iki erkeklik organı içimde makine gibi gidip gelmeye başladı.
Yaşlı alman yanımızda bize baka baka sikini okşarken üçümüzün inlemeleri, benim aynı anda iki yarak birden yerken canhıraş haykırışlarım buhar kaplı saunanın içinde yankılanıyordu.
Üç erkek o saunada evire çevire her yerimi siktiler. Teker teker, ikili, üçlü… Zevkten öldürdüler beni, ben de onları… Siki fazla kalkmıyor diye kenardan izleyip duran yaşlının da gönlünü yaptım. Bir güzel yalayıp sertleştirdiğim sikinin üstünde zıplaya zıplaya onu da iliklerine kadar boşalttım.
En son genç alman üçüncü kattaki saunanın cam duvarına dayayıp arkamdan amıma girdi. Altımızda karlı gecenin sokak lambalarıyla aydınlanmış ışığında insanlar, otomobiller gidip gelirken, sanki sokakta sikişiyormuşuz gibi arkamdan pompaladı durdu. Her vurduğunda yanaklarım, çıplak göğüslerim serin cama yapışıyor, içimdeki kalın yarak delirtiyordu zevkten…
Yanımızda bizi izleyen iki erkekten, kocam ve diğer almandan başka, sokaktan geçenler başlarını kaldırıp baksalar beni görecekler gibi geliyordu.
Çırılçıplak, kocasının önünde yabancı bir erkek tarafından cama dayanmış, ayakta sikilip duran beni görmeleri… Bu da ayrı bir tahrik unsuruydu elbette… Sonunda haykırarak boşaldık ikimiz de…
Her güzel şey gibi, bu da sona erdi, bitti bu zevk fırtınası… Almanlarla birbirimize teşekkür edip vedalaştık.
Üstümüzde bornozlarla odamıza çıkarken öyle bitkindim ki kocamdan destek almak zorunda kaldım. Odamıza geldiğimizde bornozu sıyırmama yardım etti. Kolumu kaldıracak halim kalmamıştı.
Çırılçıplak yan yana yatağa uzandık. Elimi tuttu. Ben de kocamın elini dudaklarıma götürüp minnetle öptüm. Bana bu zevkleri yaşattığı için… İkimiz de çok mutluyduk. Fısıldayarak,
“Teşekkür ederim aşkım” dedim.
“Ne demek karıcım… Her zaman…” diyerek yanıtladı beni… Şaşkınlıkla başımı yana çevirdiğimde yaramaz bir çocuk gibi bana muzipçe gülümseyerek bakan kocamla göz göze geldim…
Her zaman mı?
Merhaba. Ben Sibel.
Evliyim, 43 yaşında ve 3 çocuk annesi bir ev hanımıyım. Kocam 45 yaşında. Almanya'da yaşıyoruz.
Ben doğma büyüme Almanya'dayım. Kocamla çok mutluyum, çünkü bana sevgisinin sonsuz olduğunu biliyorum. Bu anlatacağım hikayem yaz tatiline girdiğimiz dönemde başlıyor. Kocam çalıştığı fabrikadan sadece 2 hafta izin alabildi ve o sebeple yaz tatilinde Türkiye'ye gidemedik. Biz de bu sene tatili burada geçiririz dedik. Almanya'da yaşayan akrabaları gezelim görelim diye araba ile yola çıkacaktık. Arabamız geniş ve rahat olsa da, çocuklarımız araba yolculuğunu hiç sevmez, kısa bir yolculuktan sonra çıldırıp, eve geri dönmek istiyorlar. Üstelik arabanın kliması da bozuktu, onun için çocukları anneme bıraktık. Kocamın ve benim akrabalar Almanya'nın farklı bölgelerine dağılmışlar. Yolumuz uzun olacaktı, 5-6 günlük tur yapacaktık. Hava sıcaktı ve klima da bozuk olduğundan sabah erken çıktık biraz serin olur diye.
Ama öğlen olunca bir de güneşe doğru yolumuz olunca biz piştik arabada. Autobahnda bir park yerinde durup üstümüzü değiştirdik. Kocam şort ve ince bir tişört giydi, ben de yazlık kısa ama bol olan bir elbise giydim. Tabii kocamın huyunu bildiğimden sütyenimle külotumu da çıkarmıştım, kocam arabada giderken memelerimi ve amımı ellemeyi çok sever. (Kocamın seks konusunda Almanya'da yaşayan diğer Türklerden farklıydı. Hem de epey farklı. Öyle ki seks konusunda birçok Tabuyu yıkmıştı. Bundan yıllar önce ilk evlilik yıldönümümüzü kutlamak için gittiğimiz restoranda, kocamın beni restoranın tuvaletinde sikmesinin verdiği heyecanı sonraki yıllarda daha da çeşitlendirmiştik.
Arabada olsun, ormanda açık havada olsun, apartman girişinde veya asansörde olsun, bunun gibi farklı yerlerde sikişmekten ikimiz de zevk alıyorduk. Daha sonraları ise bize heyecan ve zevk veren nerdeyse her şeyi yapar olmuştuk. Benim utangaçlığıma rağmen, fırsat buldukça Swinger Clublere, Saunalara ve Pørnø Sinemalara gidiyor, eş değiştirmeden ve üçlü seksten tutun da grup seks olayına kadar seksin birçok türünü yaşıyoruz. Dediğim gibi ben utangaç da olsam kocamın hoşuna gidiyor diye yapıyorum, ama sonuçta bundan ben de zevk alıyorum.) Tekrar Autobahna çıkınca rahat etmek için koltuğumu biraz yatırdım ve ayaklarımı ön cama doğru torpidonun üzerine kaldırdım. Biraz uyumayı düşünüyordum. Tam gözlerimi kapattığımda kocamın elini bacaklarımın üzerinde hissetim. Elbisemin altından eli bacağımdan amıma doğru gidip geliyordu. Hoşuma gittiğinden bacaklarımı biraz açtım.
Bacaklarımı açınca külotum da olmadığından rahatlıkla amımı okşayabiliyordu. Beni azdırınca bacaklarımı daha çok açtım ve elbisemin eteğini yukarıya çektim. Güneş şimdi bacaklarımın arasından direkt amıma geliyordu... Kocam bir yola bir amıma bakıyordu. Yarağı da şortunun içinde dimdik duruyordu. Ben de elimi kocamın şortunun içine sokup yarağını ellemeye başladım. Kocam rahat olmak için dikkatlice şortunu dizlerine kadar indirdi ve yine elini amıma koydu. Trafik yoğun değildi ama kocam yinede arabanın hızını biraz yavaşlattı.
Ben dikkatinin dağıldığını düşünmüştüm, ama ondan değilmiş. Autobahnda bir TIR'ı sollarken, şöför yukarıdan benim amımı görsün diye hızını düşürmüş, TIR'la aynı hızda ve yan yana gidiyorduk. Biraz utanmıştım. Kocama, "Ne yapıyorsun?" dedim. Kocam ise, "Biraz baksın. Hoşuma gidiyor, biliyorsun!" dedi. Kafamı çevirip TIR'a doğru baktım. Tam göremedim ama şöför bizim yaşlarda yakışıklı bir adama benziyordu. Ben de kocam hoşlanıyor diye, "Baksın o halde!" deyip göğüslerimi de çıkardım meydana ve camı sonuna kadar indirdim, iyice görsün diye. Şöför kornaya basınca gördüğünü anladık. Kocam adamı iyice azdırmak istercesine amımı parmaklıyordu. Ben de kocamın yarağını sıvazlıyordum. Hem kendimiz zevk alıyorduk, hem de adama güzel bir gösteride bulunuyorduk... Kocamın isteği üzerine oturuşumu değiştirip yan döndüm. Ön cama bakan bacaklarımı benim tarafımdaki kapıya doğru indirdim. Başımı kocamın kucağına koydum ve bacaklarımı tam ayırdım, amım şimdi direkt şöförü görüyordu. Yine kocamın isteği üzerine elimle amımın dudaklarını şöföre açıyordum, kocam da memelerimle oynuyordu. O an kocamın aklına yolluk erzaklar geldi ve "Salatalık vardı değil mi poşette?" dedi. Ne yapmamı istediğini anlamıştım, uzandım erzak poşetinden bir salatalık kaptım.
İlk önce ağzıma soktum, ama bunu şöför göremiyordu, çok yüksekdeydi. Sonra amımla oynamaya başladım ve salatalığı içime soktum. Şöför kesin kudurmuştur bakarken. Salatalıkla epey bir kendimi tatmin ettim öyle... Birkaç kilometre sonra Autobahnda tamirat varmış, trafik sıkıştı ve yol 3 şeritten tek şeride düştü. Ben toparlanıp normal bir posizyonda oturdum. Bu arada TIR epey bir geride kaldı, araya arabalar girdi. Yol tamiratının bitişinde tekrar 3 şeride geçince kocam yine hızlandı ve biraz yol yaptık... Derken kocam, "İhtiyaç molası verelim, işemem lazım!" dedi. Ben de, "Çok iyi olur, benim de işemem lazım!" dedim. İlk gelen park yerinde durdu. Autobahndaki benzinliklerde durmaz, çok pahalı ve benzin kokusunu sevmez kesinlikle.
Arabayı park ettik ve indik. Tuvaletlerin olduğu yere gittik. Ama bayanların tarafı tam temizlik saatiymiş, temizlikçi kadın temizlik yapıyordu. Temizliğin bitmesini beklemek zorundaydım. Orda beklemeyim diye arabaya döndüm. Kocam erkek tarafına girdi, işeyip çıktı. Arabanın yanına geldi, bir sigara yaktı... Kocam, "TIR'cının izlemesi hoşuna gitti mi?" diye sordu. Ben de, "Ben çok sevdim bu işi, ama bir de beni şuracıkta bir siksen daha çok hoşuma giderdi!" dedim. Azmıştım resmen. Biz böyle sohbet ederken temizlik işi bitti, temizlikçi kadın bizim arabaya dğru el sallayıp tuvalete girebileceğimi haber verdi. Nerdeyse altıma işeyecektim. Karanlık olsa bir çare bulurdum, ama güpe gündüz çimlerin üzerinde hayatta işeyemezdim, utanırdım.
Tuvalette koşturdum hemen... Tuvalette işimi halledip çıktım, arabaya dönerken kocam bir adamla konuşuyordu. Kocam çok sıcak kanlı birisidir, insanlarla çabuk arkadaşlık kurar. Konuşacak hemen birisini bulmuştu yine. Yanlarına varınca beni tanıştırdı. Adam Türk'müş, ismi Mustafa. TIR şöförüymüş, Türkiye Almanya arasında devamlı yola gidip geliyormuş. Ben adamı tanıyamamıştım, ama kocam bana Almanca, "Bu o şöför!" deyince, ben utancımdan domates gibi kızardım. Kocama, "Hadi yola devam edelim!" dedim. Kocam, "Önce bir soframızı kuralım, birşeyler yiyelim!" dedi. Bir de üstüne üstlük Mustafa'yı da davet etti. Ben belli etmiyorum ama sinirden patlayacağım. Daha yarım saat evvel adama amımı sundum, şimdi bir de amıma soktuğum salatalığı önüne mi koyacaktım. Kocama kaş göz işaretiyle (Gidelim!) diyorum ama anlamıyor, aslında görüyor işaret verdiğimi, ama umrunda değil hiç. Arabayı park ettiğimiz yerin yanındaki çimlerin üzerinde oturacak masalı yerler var. Birisi boştu ve oraya sofra hazırladım. Hep beraber oturduk ve sofrada olanlardan Mustafa'ya da ikram ettim.
Salatalık aldı ve tam ısırırken, "Bu demin yolda gördüğüm salatalık mı yoksa?" diye sordu. Ben yutkundum ve nefesim kesildi, çok kötü utandım. Ama kocam gülmekten yerlere düşecekti. Bir de, "Evet evet, o salatalık! Ama merak etme, sana vermeden önce yıkadı!" dedi. Mustafa da, "Yıkamaya gerek yoktu, ben tadını severim!" dedi. Ben yerin dibine girsem bu utançtan kurtulmazdım artık. Sinirli sinirli oturdum sofraya. Mustafa durumumu anlamıştı, "Utanma, öfkelenme, ben yollarda neler görüyorum bir bilseniz. Sizinki nerdeyse en normali. Hem de her gün görüyorum. Bazen bakmıyorum bile. Ama size baktım, çünkü sizin dikiz aynasında Galatasaray'ın bayrağı sallanıyordu. Bizim milletimizde sizin yaptığınızı nerdeyse hiç yapan olmaz!" dedi.
Ben konuyu değiştirmeye çalışırken kocam da nihayet bana yardımcı oldu, havadan sudan sohbet ederek hazırladıklarımı yedik. Kocam TIR hakkında bir soru sorunca, Mustafa, "İçine bakmak ister misiniz?" diye teklif etti. Ben de merak ediyordum, hiç kamyona binmemiştim. Üçümüz beraber gittik TIR'ın yanına. Mustafa ilk önce bindi, sonra bana elini uzattı ve benim çıkmama yardımcı olmak için, TIR oldukça yüksekti. Arkamdan da kocam elini elbisemin altından çıplak götüme atıp beni yukarıya kaktırdı ve çıktım. TIR'ın içi beklediğimden de temiz ve tertipliydi. Arka bölümde bir yatak, ortada buzdolabı ve kahve makinası vardı.
Hoşuma gitmişti. Oturma odası gibi perdesi vardı, halı da vardı. "Güzelmiş!" dediğimde, Mustafa, "Burası benim evim gibidir, yılın 11 ayını burada geçiriyorum!" dedi. Kocam aşağıdan bana seslendi, "Aşkım arkaya geç, ben de çıkacağım!" diye. Ben de, "Arkada adamın yatağı var, ben ineyim sen çık!" dedim. Mustafa da bana, "Olsun sorun değil, geçebilirsin!" dedi. Ben ayakkabılarımı çıkarıp arkaya geçtim. Geçerken elbisemi toparlamaya uğraşıyordum, ama Mustafa yine de görmüştü göreceğini. Kocam da bindi TIR'a ve güzel olduğunu söyledi, perdeleri sordu, "Kapanıyor mu?" diye. Mustafa hemen gösterdi ve dışarıdan ışık bile girmiyordu içeriye artık. Ben kocama, "Burada güzel uyku uyunur!" dedim ve yattım öylesine. O sırada Mustafa da arkaya gelince ben öne geçmek istedim.
Fakat kocam öne geçmemi engelledi, iki koltuk arasında kaldım. Kocam beni öpmeye başladığında, elbisenin altından da Mustafa'nın elini hissettim, amımı götümü okşuyordu. Kocam beni tutuyordu bu pozisyonda. O anda olayın farkına vardım, neden kocamın TIR'ın içine binmeyi istediğini, beni Mustafa'ya siktirmekmiş asıl amacı... Bu arada Mustafa amımı götümü yalamaya başlamıştı. Beni halen öpen kocam bir yandan da göğüslerimi elbiseden çıkartıyordu. Durum hoşuma gitti tabii. Ben de kocamın sertleşmiş yarağını şortundan çıkarmış okşuyordum. Mustafa beni yine yatağın üzerine çekti. Elbisemi çıkarttı ve beni sırt üstü yatırdı. Memelerimi okşayıp öpüyordu, bir eliyle de altındaki eşofmanını çıkartmaya çalışıyordu. Kocam da ona yardım ediyordu soyunmasına. Mustafa soyunduktan sonra biraz da amımı yaladı. Sonra bacaklarımı ayırıp yarağını amıma geçirdi ve beni sikmeye başladı.
Kocam ise ön tarafta yarağını sıvazlayarak benim sikilişimi izliyordu... Ben (sanırım olayın heyecanıyla) çok çabuk orgazm oldum. Ama Mustafa siktikçe sikiyordu, performansı yüksekti. Beni evirip çevirip her pozisyonda beceriyordu. Kocam halen önde ve eli yarağında bizi izliyordu. Kocamdan yanımıza gelmesini istedim, biraz da beni kocamın sikmesini istiyordum. O sırada Mustafa 66 pozisyonunda arkadan amımı sikiyordu. Kocam da yanımıza gelince ikisinin arasında kalmıştım. Mustafa amımdan çıktı ve ben arkamı kocama döndüm. Bu sefer kocam arkadan amıma girdi ve sikmeye başladı. Mustafa da bu arada göğüslerimi yalayıp emiyordu... TIR'ın arkası 3 kişiye biraz dar gelmişti ve aralarında rahat değildim. Kocama pozisyon değiştirelim dediğimde, kocam sırt üstü yattı, beni de üstüne aldı, alttan yarağını amıma geçirdi.
Biraz rahatlamıştım bu pozisyonda, kocamın üstünde rahatça sikiliyordum. Ama bu rahatlık fazla sürmedi, kocam beni kendine çekip göğüslerimi göğsüne yapıştırdı. Yarağı amımdayken durup götümün yanaklarını ayırdı ve "Hadi Mustafa, sen de götten gir!" dedi. Daha önce kocam beni başka erkeklerle birlikte birçok kez siktiği için tost olmaya alışıktım. Mustafa da götüme girdi ve beni tost halinde sikmeye başladılar. 10 dakikadır sikiyorlardı, ikisinin ortasında su gibi terlemiştim. Çok terlediğimi söylediğimde Mustafa götümden çıkıp öne uzandı ve bir düğmeye bastı, klima çalışmaya başladı. Mustafa götüme tekrar girmeden kocam amıma hızlı hızlı pompalayıp içime boşaldı. Kocam altımdan çıkıp kenara çekilince Mustafa beni domaltıp tekrar götümü sikmeye devam etti...
Adamın peformansına hayret etmiştim, siktiçe sikiyordu ve halen boşalmanın belirtisi yoktu. Ve benim domalmaktan kollarımla dizlerim ağrımıştı, "Dur biraz, dönmek istiyorum!" dedim. Mustafa götümden çıkınca hemen sırt üstü yattım. Mustafa'nın yarağı kazık gibi duruyordu. Dayanamayıp sordum, "İlaç mı alıyorsun, Viag** falan?" diye. "Yok, 3-4 ayda bir eve gidip karımla sikişirsem böyle oluyor hep! Hele götten olunca daha uzun sikiyorum!" dedi ve bacaklarımı omzuna alıp tekrar götüme girdi. 15 dakikaya yakın sikmeye devam etti. Ben artık, "Hadi, yeter boşal!" demeye başlamıştım. Birkaç kez daha pompalayıp götümün içine boşaldı... Mustafa bacaklarımı omzundan indirip kenara çekilince, baktım ki kocam yarağını kaldırmış halde üstüme geldi. Kocam da götümü sikmeye niyetlenince, "Aşkım büzüğüm uyuştu, amıma gir!" dedim. Kocam da beni kırmayıp amımı sikip içime boşaldı... Kocam üstümden kalktığında Mustafa yeniden sertleşmiş yarağını sıvazlayarak, "Bir posta daha yapalım mı?" deyince, "Yok artık, halim kalmadı, beni mahvettiniz, amım götüm sızlıyor!" dedim. Zar zor toparlanıp elbisemi giydim. Öne geçeceğimde, Mustafa, "O halde 3 hafta sonra sizin evde devam ederiz!" dedi. "Anlamadım?" dedim. Meğerse ben daha tuvaletteyken kocam Mustafa'yla anlaşmış, "Eğer bu gün TIR'ın içinde karımı güzelce sikersen, seni birdaha Almanya'ya geldiğinde evimize davet ederiz!" demiş. Ben de, "Gelirsin bakarız!" dedim
İntikam Böyle Alınır! (Fatma 31 Y., Muğla)
Merhaba, ben Fatma, 31 yaşında, esmer, 1.60 boyunda, güzel, alımlı bir bayanım. Kocam benle aynı yaşta, birbirimizi severek evlendik. Cinsel hayatımız düzenli, hemen hemen her gün seks yapmaktaydık. Kocam bana karşı ilgili sevecen anlayışlı birisiydi, yani anlayacağınız her konuda uyumlu bir çift idik. Fakat bu durum bir gün ablamın beni aramasıyla değişik bir hal aldı.
Ablam telefonda ağlamaklı bir sesle, moralinin bozuk olduğunu, beni görmek istediğini söyledi. "İyi abla gel!" dedim. Eve geldiğinde, "Sorma başıma geleni Fatma!" diye bana sarılıp ağlamaya başladı. Merakla ve korkuyla, "Noldu ablacığım?" dedim. Ablam, "Kocam olacak orospu çocuğu beni aldatıyor!" dedi. Ben şaşırmıştım, "Emin misin, kimden öğrendin, kiminle aldatıyor?" deyince, ablam hüngür hüngür ağlayarak, "Kendi gözlerimle gördüm... Gülay kaltağıyla... Hem de benim evimde, benim yatağımda sikişirlerken yakaladım..." dedi. Gülay dediği sürtük eniştemle aynı yerde çalışıyordu.
Ben şok olmuş vaziyette, "Ne diyorsun abla, hele otur bir!" dedim. Mendil verdim, bir bardak su ikram edip, "Toparla kendini, nasıl oldu, sakin sakin anlat!" dedim. Ablam derin bir iç çekerek, "Bugün işyerinde öğleden sonra kendimi biraz kötü hissettim, müdürden 2 saat erken çıkmak için izin alıp eve gittim. Kapıyı açınca yatak odasından inleme sesleri geliyordu. Sessizce yatak odasına vardığımda, Gülay orospusu yatakta domalmış, kocam olacak şerefsiz de arkasına geçmiş bir güzel sikiyordu. Ben tabii öfkeyle bağırarak, küfürler savurarak daldım içeriye. Gülay orospusunu şaçlarından tutup yataktan aşağı sürükledim. Kocam elimden kurtarmasaydı ağzını burnunu kıracaktım orospunun. Kocama da bir iki tekme tokat atıp sinirle evden çıktım ve soluğu senin yanında aldım!" dedi.
Ben de, "Ablacığım üzülme, olan olmuş, boşanırsın, bırak senin kıymetini bilmiyorsa o düşünsün!" dedim. Ablam, "Boşanmak hafif bir ceza olur, intikamım kötü olacak!" deyince, "Ne yapacaksın, vuracak mısın ikisini de?" dedim. Ablam, "Yok, boşanmadan önce ben de onu aldatacağım, hem de haberi bile olmayacak!" deyince, ben daha da şaşırdım. "İyi de abla, senin aldattığından eniştemin haberi olmazsa bu intikam sayılır mı?" diye sordum. Ablam, "Haberi olursa mahkemede aleyhime kullanabilir, önemli olan benim de onu aldatıp içimi rahatlatmak!" dedi. "Eee, kiminle, nasıl olacak bu iş?" diye sorum. Ablam, "Bilmiyorum..." dedi, biraz düşünüp, "Bizim işyerindekilerle olmaz, çabuk duyulur, adım orospuya çıkar... Güvenebileceğim, ağzı sıkı biri olması lazım..." dedi.
Ablam biraz daha düşünüp, "Aslında senin kocan bu iş için ideal!" deyince, ben sinirle, "Yok daha neler! Abla sen iyi misin? Buna asla izin vermem!" deyip ayağa fırladım. Ablam elimi tutup, "Lütfen Fatma, sadece bir kerelik izin ver, ben içimi rahatlatmak istiyorum. Aklıma başka kimse gelmiyor, eğer kocana izin vermezsen sokaktan ilk geçen adamı çağırıp kendimi siktireceğim. Orospu gibi tanımadığım adamın biriyle sikişeceğime kocan siksin işte!" deyince, ben afallamıştım, kıpkırmızı olmuştum. Ablam bana sarılmış, "Lütfen Fatma, kocanı elinden alacak değilim, sadece bir kere, ne var bunda? Üçümüzün arasında sır kalacak!" diyordu. Ben, "Yok abla olmaz, delirdin mi? Başka birini bul!" dedikçe, ablam da, "Fatma biliyorsun fazla çevrem yok, çabuk olsun bitsin bu iş istiyorum, bir an önce içim rahatlasın istiyorum!" diyordu.
Ablam yarım saat dil döktü bana. Olurdu, olmazdı diye tartıştık. Ablam ısrarla, "Sadece bir kez olacak, bir kereden birşey olmaz, lütfen Fatma!" diye beni ikna etmeye çalışıyordu. Ablam aynı argümanları sürekli tekrarladıkça, ben de artık ablamın teklifine mantıklı gözüyle bakmaya başlamıştım. Safça, "Peki abla, bir kere olacak diyorsun da, ya daha da istersen kocamı?" dedim ve böylece açık vermiş oldum. Ablam, "Söz veriyorum Fatma, sadece bir kere olacak, sadece intikam alıp içimi ferahlatmak istiyorum!" deyince, nasıl oldu bilmiyorum, ağzımdan, "İyi, tamam!" lafı çıktı. Ablamın neşesi hemen yerine geldi ve "Sağol Fatma!" deyip bana sarıldı. Ben, "Eee, nasıl ve ne zaman olacak bu iş?" deyince, ablam, "Bu akşam olsun bitsin, bir an önce içimi rahatlatmak istiyorum. Sen kocana söylersin!" dedi. O sırada benim telefon çaldı, arayan eniştemdi. Ablam, "Sakın açma, merak etsin it oğlu it!" dedi. Ben de açmadım, meşgule aldım.
Beni bir düşünce aldı, kocama nasıl söyleyecektim? Kocamı seviyordum. Ablam yüzünden düştüğüm durum kocamla ilişkimi nasıl etkileyecekti bilmiyordum. Akşam olunca kocam eve geldi, ablamı görünce, "Hoş geldin baldız! Nasılsın, ne var, ne yok?" dedi. Ablam başını öne eğip cevap vermeyince, mecburen durumu ben açıklayıp, ablamın enişteyle Gülay'ı yatakta nasıl bastığından bahsettim. Kocam da, "Vay adi herif, senin gibi güzel bir kadına yapılır mı bu baldız?" dedi, ablamı teselliye başladı. Ablam da, "Benim kıymetimi bilmedi şerefsiz!" diye söyleniyordu...
Akşam yemeği, çay faslı derken, ben konuyu kocama nasıl açsam diye kıvranıyorum. Vakit ilerlemiş, yatma saatimiz yaklaşmıştı. Ablam da bana kaş göz yapmaya başlamıştı. Ablam beni mutfağa çağırıp, "Fatma, ben bir duş alıp sizin yatak odanızda bekleyeceğim, sen konuş kocanla gönder yanıma!" deyip duş almaya gitti. Ben de salona kocamın yanına gidip, "Aşkım... Ablamın psikolojisi fena bozulmuş, teselliye, ilgiye, şefkate ihtiyacı var..." diye giriş yaptım. Kocam da, "Sorun değil, bizde istediği kadar kalsın!" deyince, ben de, "Öyle değil... Yani, şey... Bir erkeğin ilgisini istiyor... Kocasından intikam almak istiyor!" diyebildim. Kocam, "Anlamadım?" deyince, bütün cesaretimi toplayıp, "Yani kendisini becertmek istiyor... İstersen ablamla sen ilgilen..." dedim. Kocam, "Ne diyorsun Fatma? Benden ablanı sikmemi mi istiyorsun?" deyince, "Valla ben istemiyorum, ablam kendisi istedi. Ya değilse sokaktan geçen ilk erkeğe siktirecekmiş kendisini!" deyip, ablamla aramızda geçen diyalogları ve ablamın beni ne kadar zorladığını uzun uzun anlattım...
Kocam şaşkındı, "Fatma, benle oyun oynamıyorsun değil mi?" dedi. Ben de, "Yemin ederim, oyun falan değil, ablam olacak yelloz kafasına koymuş, sen yapmazsan gidecek tanımadığı herifin biriyle sikişecek, sonra adı orospuya çıkacak!" dedim. Kocam biraz düşünceli, "Fatma bak canım, tamam yapayım da, seni seviyorum, sana ihanet etmek istemem!" dedi. "Ben de seni seviyorum canım. Merak etme, sadece bir sefer olacak, şu yelloz ablam içini rahatlatsın, intikamını alsın, başka olmayacak!" dedim. Kocam isteksizce, "Peki, olur!" dedi. Ben de rahatlamış bir şekilde ablamın banyodan çıkmasını bekledik...
Ablam duşunu alıp çıktıktan sonra yatak odasından seslendi, "Fatma, ben hazırım!" diye. Kocama, "Tamam, hadi yatak odasına geçelim!" dedim, kocamın elinden tutup yatak odasına gittik. Kapıyı açınca da şok olduk, ablam sandığımdan da orospu çıkmıştı. Çırılçıplak yatağa uzanmış, kıllı amını okşayarak bekliyordu. Ablam kocama, "Gel canım, sadece intikam için yapacağız!" deyince, kocam da ablama yiyecek gibi bakıp, "Sorun yok baldız, nasıl istiyorsan öyle olsun!" diyebildi. Ablam, "Sen çık istersen Fatma, sen varken yapamayız!" deyince, ben, "Hayatta olmaz, ne yapacaksanız gözümün önünde yapacaksınız, sonra da birdaha aranızda kesinlikle hiçbir şey yaşanmayacak!" dedim. Ablam da, "Peki, kocan da soyunsun artık!" dedi. Kocam kendine gelip, "Tamam soyunayım!" dedi ve soyunmaya başladı. Ben de yatağın kenarına oturmuş onları izliyordum.
Kocam sadece boxerla kalmıştı. Boxeri de indirince yarı kalkmış siki meydana çıktı. Ablam hemen doğrulup kocamın sikini okşamaya başladı. Sonra da sikini ağzına alıp yalamaya, emmeye geçti. Ablamdan hiç beklemezdim, fakat oldukça marifetliydi. Kocamın taşaklarını da ağzına alıyordu, oldukça da iştahlıydı yelloz. Ablam sonra yatağa uzandı ve kocama, "Hadi canım sen de benimkini yala!" deyip, bacaklarını araladı. Kocam izin ister gibi bana baktı. Ben de, "Bana sormayın, nasıl istiyorsanız öyle yapın!" deyince, kocam ablamın amını dillemeye başladı. İştahlı iştahlı somuruyordu. Ablam kısık kısık inliyordu, amı sulanmıştı yellozun.
Ablam kocama, "Tamam canım, gel hadi!" deyince kocam ablamın amını yalamayı bırakıp doğruldu. Ablam bacaklarını karnına doğru çekmişti. Kocam acele etmeden sikini dayadı ve amına yavaş yavaş sokmaya başladı. Kocam, buldum kaşarı tadını çıkarayım hesabındaydı. Kocam tadını çıkara çıkara yavaş yavaş sikmeye başlayınca, ablam, "Ohhhh! İçimin yağları eriyor! İntikam ne güzel şeymiş! Ohhhh! Biraz hızlan erkeğim!" diyerek inliyordu. Kocam tempoyu hızlandırdı, 'Şlap, şlap, şlap!' diye ses geliyordu. 10 dakika sonra ablam galiba orgazm olmak üzereydi ki, "Daha hızlı sok erkeğim, daha hızlı sik!" diye inliyordu, bacaklarını da havaya dikmişti. Ablamın bu kadar azgın olduğunu bilmezdim. Bu kadar da coşkulu sikişeceklerini ise hiç tahmin etmemiştim...
Kocam çılgın gibi ablamın amına pompalamaya devam ederken, ablam, "Ay böyle bacaklarım ağrıdı, pozisyon değiştirelim!" dedi. Kocam amından çıkınca, ablam benimkinden de büyük götüyle kocamın önüne domaldı. Kocam arkasına yanaşıp, sikini tekrar ablamın amına sokacağında, ablam, "Yok ordan değil, o şerefsize vermediğim götümü sikmeni istiyorum!" dedi. Kocam şaşırmıştı, ne yapayım der gibi bana bakınca, ben de, "Bana ne bakıyorsun, göt sikmek için geberiyordun, arayıp da bulamayacağın fırsat işte, sikmek istiyorsan sik!" dedim. Kocamın sevinci yüzünden okunuyordu. Benden çok istemesine rağmen kocama hiç götten vermezdim.
Kocam ablamın göt deliğini ve sikini tükrükleyip dayadı ve bastırmaya başladı. Ablamın canı yansa da, "Ağğğhhh, devam et, ağğhhh, durma!" diye inliyordu. Kocamın siki zorla da olsa nihayet tamamen girmişti. Ablam, "Az bekle gözünü seveyim, kımıldama, çok acıyor!" deyince kocam ablamın arkasına kenetlenmiş halde bir süre hareketsiz bekledi. Biraz sonra ablam, "Hadi sik, gözünü seveyim yavaş ol!" dedi. Kocam sikini yarısına kadar çekip yavaşça geri gömüyordu ablamın götüne. Birkaç dakika sonra kocam artık ablamın götüne hızlı hızlı pompalamaya başladı. Ablam acıdan mı zevkten mi anlayamadım, çığlık çığlığa inliyordu. Kocam ablamın belinden kavramış, götünü var gücüyle sikiyordu. Bense kıskanç kıskanç sikişmelerini izliyordum. 5 dakika kadar siktikten sonra kocam böğürür gibi bir ses çıkararak ablama abanıp kaldı. Ablamın götünün içine boşalmıştı.
İkisi de fena terlemişti. Kocam benden kağıt havlu getirmemi isterken, ablam da içmek için soğuk su istedi. Ben mutfaktan kağıt havlu rulosunu ve bir bardak da soğuk su getirdim. Kocam halen ablama kenetlenmiş halde bekliyordu. Kağıt havludan birkaç yaprak koparıp kocama verdim. Kocam da kağıt havluyu altına bacak arasına tutup sikini ablamın götünden çıkardı. Kocam sikini ve ablamın götünden taşan dölleri de sildikten sonra ablama suyu verdim. Ablam suyu içtikten sonra yatağa yığıldı kaldı. Kocam duşa gidince, ablam, "Öldüm, bittim, ama o şerefsizden de intikamımı aldım. Ohhh, canıma değsin. Çok teşekkür ederim Fatma, senin ve kocan sayesinde içim rahatladı!" dedi. Ben de, "Ay ne olacak ablacığım, aileyiz, sana yardımcı olacağız tabii ki!" dediysem de içimde bir pişmanlık vardı.
Kocam duştan gelince, ablam, "Ben de bir duş alayım, sonra da salondaki kanepede kıvrılır yatarım!" dedi. Bir battaniye ve bir yastık verdim gitti. Ben de çarşafı yeniledim ve kapıyı kapatıp, ışığı söndürüp biz de yattık. Kocam bana sarılıp, "Ablanın götü nekadar darmış öyle, içi de fırın gibiydi, tadı damağımda kaldı!" dediğinde, "Valla oyarım gözünü senin, bu bir seferlikti, bir daha da olmayacak, bir daha olursa ikinizi de mahvederim, şimdi yat uyu!" dedim, ben de sinirli bir şekilde arkamı dönüp uyudum...
Bir ara uyandım, sabaha yakın olduğu için içerisi aydınlıktı, kocam yanımda yoktu. Herhalde lavaboya gitmiştir dedim, ama epey zaman geçip de kocam gelmeyince içime kurt düştü. Hemen yataktan kalktım, sessizce salona bakmaya gittim. Salonun kapısı açıktı ve inlemeler geliyordu. Çaktırmadan kafayı uzatıp baktığımda sikişiyorlardı. İlk şoku atlatır atlatmaz ne yapayım diye düşündüm. Nedense o anda aklıma onları kaydetmek geldi, sessizce gidip telefonumu alıp geldim, kamerasını açtım, gizlice çekim yapmaya başladım. İçimden ablama nefret kusuyordum, orospu karı sadece bir kez demişti, ama sikişmek tatlı gelince yarağa doymamıştı kaltak. Ben kağıt havlu ve su getirmeye gittiğimde devamı için anlaşmış olmalıydılar. Yaklaşık 5-6 dakika çekim yaptıktan sonra sessice sıvıştım. Yatak odasına gelince kaydı izledim, her şey net gözüküyordu, kocamın siki, ablamın kıllı amı, girişler çıkışlar, kısık kısık inlemeleri, kocam da ablam da net belliydi...
15-20 dakika sonra kocam odaya gelince uyuyor numarası yaptım, sabaha kadar ne yapacağımı düşündüm. Aklıma sadece intikam geliyordu ve intikamın nasıl alındığını onlara gösterecektim. Sabah olunca kocam işe gitti. Ablam da işyerinden izin alıp benimle kaldı, morali düzgündü. Kahvaltıdan sonra ablama, "Abla ben telefonumu tamir ettirmeye gidiyorum, biraz sürer, sen rahatına bak!" deyip çıktım. Evden çıkınca hemen eniştemi aradım. Eniştem merak içindeydi, ablamı soruyordu. Ben de, "Enişte evdeysen, geleyim konuşalım?" dedim. Eniştem, "Evdeyim, ablan da gelecek mi?" diye sordu. "Yok, ilk önce ikimiz bir görüşelim, anlatacaklarım var!" dedim. "Peki gel bekliyorum!" dedi.
Evleri yakındı zaten. Vardığımda eniştem perişandı. Eniştem morali bozuk bir şekilde, eşeklik yaptığını, ablamı çok sevdiğini falan anlattı. Ben de, "Peki enişte, madem ablamı çok seviyordun niye aldattın?" dediğimde, "Bak Fatma, sen yabancı değilsin, sana yalan söyleyecek değilim, ben Anal seks hastasıyım, ablanla tanışmadan önce birlikte olduğum tüm kadınlarla Anal yapardım. Evlendiğimizden beri ablana yalvarıyorum Anal yapalım diye, ablan istemiyor. Ben de Gülay denilen sürtüğün Anal seksi çok sevdiğini öğrenince kendime hakim olamadım. Zaten ablan bizi yakaladığında da Gülay'la Anal yapıyorduk. Ablan açıklamama bile fırsat vermeden çekti gitti. Beni bir dinleseydi belki affederdi. Sahi, ablan sizde mi, gelecek mi?" dedi.
Ben de, "Ablam bizde, ama önce sana göstereceğim bir şey var, izle istersen!" deyip, telefondan yaptığım kaydı açtım. Eniştem izlerken sersemlemişti. Ben de, "Yaa enişteciğim, sevgili karın bizim eve gelip benim kocam olacak şerefsizi ayartıp böyle sikişiyor işte!" dedim. Eniştem birdaha izleyip, ablama bastı küfürü, "Aşağılık orospu!" diye. Eniştem ağlamaklı olmuştu, üzgün bir tavırla, "Tamam ben bir eşeklik yaptım da, ablanın yaptığı bana reva mı?" deyince, ben de, "Ya ben ne yapayım enişte, benim ne suçum günahım var ki, aşağılık kocamla sürtük ablam benim evimde sikişiyor!" deyip ağlamaya başladım.
Eniştem, "Haklısın Fatma, bunu sana yapmamalıydılar!" dedi. Bu arada beni teselli etmek için bana sarılmıştı, ben de ağlarken başımı omzuna yasladım. 5-6 dakika boyunca birbirimize sevgili gibi sokulduk. Artık kendimi eniştemin kollarına bırakmıştım, bana istediğini yap durumundaydım. Eniştem beni önce alnımdan öptü, sonra çenemden tutup başımı kaldırdı ve yanaklarımdan öptü. Birbirimizin gözlerine moralimiz bozuk ve çaresiz bir şekilde bakarken birden dudaklarımız birleşti. İtiraz etmedim, şimdi benim için intikam zamanıydı. Deli gibi öpüşmeye başladık. Eniştem beni soymaya başladı, ona karşı koymuyor, aksine beni soymasına yardım ediyordum. Ayağa kalkıp ikimiz de çırılçıplak soyunduk. Siki kalkmıştı, sikini okşamaya başladım. Bir yandan da ateşlice öpüşüyorduk.
Eniştem beni kucakladı, ben de bacaklarımı beline doladım, beni yatak odasına götürdü, yatağa yatırdı. Vücuduma hayran hayran bakıp, "Fatmacığım çok güzelsin!" dedi. Yanıma uzandı, önce memelerimi öpüp okşamaya, uçlarını emmeye başladı. İyice sulanmıştım. Sonra bacaklarımı açıp, amcığıma hayran hayran baktı. Amcığımı okşarken klitorisime de dokunuyordu. Ablamın kocama amını yalatması geldi aklıma ve "Amcığımı yala erkeğim!" dedim. Eniştem ikiletmeden yumuldu. Amcığımı komple ağzına almak istercesine yalıyor, emiyordu. Ben de aldığım müthiş zevkten inliyor, şelale gibi akıyordum. Ben zevkten dört köşe olmuş bir halde, "Dayanamıyorum artık, sok erkeğim!" deyince, eniştem sikini dayayıp, yavaş yavaş amcığıma girmeye başladı. Sikin tamamı girince beni sikmeye başladı...
Eniştem beni böyle 5 dakika kadar siktikten sonra, ben, "Pozisyon değiştirelim enişte!" deyip önünde domaldım. Eniştem götümün yanaklarını okşayıp, "Üfff, Fatma harika götün varmış, bu götü sikmek için neler vermezdim!" deyince, "Götümü başka zaman sikersin enişte, önce amcığımı sik!" dedim. Eniştem keyiflenmişti, sikini amcığıma geçirdi ve deli gibi sikmeye başladı. İki eliyle omuzlarımdan tutarak makine gibi saydırıyordu. Ablam olacak orospu şanslıymış, eniştem iyi sikiciymiş, beni ardı ardına orgazm ediyordu. Yaklaşık 10-15 dakika sonra eniştem, "Uğğğhhh!" diye inleyerek sikini amımdan çıkardı ve tam da göt deliğimin üstüne boşaldı. Ben yatağa yüzüstü yapışınca eniştem de sikini götümün döllü yanakları arasına yerleştirerek üzerime uzandı. Ağırlığını üzerime vermemeye çalışıyordu..
Biraz dinlendikten sonra eniştem dudaklarımdan öptü ve "Harikaydı canım, bir daha yapalım mı?" dedi. Ben de, "Hadi yapalım!" dedim. Eniştem, "Önce duş alalım!" dedi. Beraber karı koca gibi banyoya gittik, ılık bir duş alıp, tekrar yatak odasına döndük. Bu sefer eniştem sırt üstü uzandı, ben de yanına uzanıp tekrar sevişmeye başladık. Eniştem beni üzerine aldı, 69 olduk. Ben onun sikini emerken, o da amcığımı yalıyordu. Siki yeniden sertleşmişti, "Hadi canım kuşu yuvasına sokalım!" dedi. Ben yönümü enişteme dönüp amıma alacaktım ki, eniştem dönmemi istemedi, "Böyle al!" dedi. Sırtım enişteme dönük olarak oturdum sikinin üstüne, amıma aldım. Eniştem alttan amıma pompalarken bir yandan da iki eliyle götümün yanaklarını ayırıyor, "Üffff Fatma, götüne hasta oldum valla!" diyordu. Sırf götümü görebilmek için böyle oturmamı istemişti. Kafayı takmıştı götüme, ama götümü başka zaman siktirecektim...
Eniştem alttan köklüyor, beni zıplatıyordu. Bu seferki sikişimiz ilkine göre daha uzun sürmüştü. Yorgunluktan bitmiştik. Ben bir kez daha orgazm olunca, enişteme, "Hadi canım, boşal artık!" dedim. Eniştem de yine amımdan çıkıp götümün yanakları arasına boşaldı. Eniştem, "Harika kadınsın Fatma, benim karım sen olmalıymışsın!" dedi. Dönüp eniştemi öptüm ve "Sen de benim kocam olmalıymışsın canım, kocamdan daha iyi siktin beni!" dedim.
Sonra temizlenip toparlandık. Eniştem telefonumdaki videoyu bilgisayarına aktarıp, "İntikam öyle olmaz böyle olur!" diyerek oradan da bütün pørnø sitelerine yaymaya başladı. Orospu ablamın kocamla sikişme görüntüleri bütün dünyaya ifşa olmuştu. Ben de sitelerden birisinin linkini ablama ve kocama yolladım ve "Alın size intikam, dünyadaki tüm pørnø sitelerinde meşhur oldunuz!" diye mesaj attım :)
[Fatma]
#aldatankadinlar #hikaye #itiraf
Eniştem Banyoda Kirli Külodumu Kokluyordu.
Merhaba, ben İstanbuldan Kübra, 32 yaşında, 3 çocuk annesi evli bir kadınım. Kocamla görücü usulu evlendim ve mutlu bir evliliğim var. Birde benden 3 yaş büyük bir ablam var. Zaten bu olay başıma geldiğinde en çok ablama üzüldüm, kendisini çok severim, Ablam da beni sever.
Neyse olayın kahramanı olan enişteme geçelim. Eniştem 36 yaşında, çok yakışıklı bir adam. Hatta ablamla evlendiklerinde, böylesine yakışıklı bir adamın ablamı nasıl aldığını düşünmüşümdür. Kimseye belli etmesem de, eniştemi daha ilk gördüğümde kendisine aşık olmuştum… Ablamla devamlı birbirimize gelip gitmeyi severiz. Bir gün yine çoluk çocuk bizdelerdi. Herzamanki gibi yedik, içtik, oturduk, çay kahve, sohbet falan derken kalkma vakitleri geldi. Bunları gönderdikten sonra, kirli çamaşırlarım vardı makineye atayımda sabaha kadar yıkansın dedim. Makineye beyazları tektek atarken, atlet ve külodumun dağınık olduğunu gördüm.
Oysa ben herzaman kirli sepetine atarken çamaşırlarımın hepsini iç içe koyarım. Dağınık olduğunu görünce şaşırdım. Neyse aldım külodumu çamaşır makinesine attım. Fakat aklıma da takılmıştı, benim çamaşırlarımı kim karıştırmıştı? Belki çocuklardan birinin işidir diye üzerinde fazla durmadım… Bir gün yine Ablamlar bizdeydiler. Eniştem bir ara, “Ben tuvalete gidiyorum.” deyip kalktı. 10 - 15 dakika sonra tekrar salona geldiğinde, kocam, “Ne oldu bacanak tuvalete mi düştün?” diye espiri yaptı, bizler de gülüştük. Vakit ilerlemişti, biraz daha oturup kalktılar.
Onlar gittikten sonra ben ortalığı düzenliyordum, kocam, “Ben yatıyorum, çok yorgunum.” deyip uyumaya gitti. Ben de yorulmuştum, banyoda saçlarımı toplayıp, ben de hemen yatmaya gidecektim. Banyoya girdiğimde, beyaz renkli dantelli külodumun hemen renkli çamaşırların üzerinde olduğunu gördüm. O külodumu altlara koyduğumdan kesinlikle eminim. Elime aldığımda içinin ıslak olduğunu farkettim… Parmağımla külodumun içindeki yaş kısma dokundum ve burnuma götürüp kokladım. Evet bu şüphesiz döl idi, hem de eniştemin dölü! Bu gece tuvaleti kullanmak için banyoya eniştemden başka kimse girmemişti. Kocama bu olaydan bahsedip bahsetmeme konusunda kararsızdım.
Elimde eniştemin içine boşaldığı külodumla yatak odasına gittim. Kocam uyumuştu, ben de geceliğimi giyip yatağa girdim. Elimde ise eniştemin döllediği külodum vardı. Aklıma sürekli, nasıl olur da eniştemin hiç tiksinmeden benim kirli külodumu eline alıp içine boşalabildiği geliyordu… Kocamla normal bir seks hayatımız var, sadece öpüşüp sevişiriz. Bu da bana yetiyordu, çünkü başka birşey bilmiyordum. Seks konusunda insiyatif kocamdaydı, ne yaparsa kocam yapıyordu. Yaptığı da sadece biraz memelerimi yalayıp öpmekten ileri gitmezdi. Sonra da bacaklarımı ayırır amımı siker, 1 - 2 dakikada da boşalırdı.
Çok nadiren de olsa, beni domaltıp arkadan amımı sikerdi. Bu pozisyon benim daha çok hoşuma gitsede, kocam genelde düz sikmeyi tercih ederdi. Amımı hiç yalamadı, çok istediğim halde. Bir keresinde ben kocamın yarağını yalamak istediğimde ise, “Yok yapma, tiksinirim!” demişti, ben de fazla üstelememiştim.
O anda elimde olmadan, acaba eniştemle evli olsaydım, eniştem benim amımı yalarmıydı ve bana yarağını yalatırmıydı, gibi düşünceler girdi kafama. Amımın ıslanmaya başladığını hissediyordum. Kocam yanıbaşımda uyurken, içi enştemin dölüyle ıslanmış külodumu amıma sürerek orgazm oldum… Aradan birkaç gün geçmişti. Çocukların hepsi okulda, ben de aşağıda kapının önünde seyyar satıcıdan meyve alıyorum. Eniştem geldi, “Baldız, tesadüfen buradan geçiyordum, çok sıkıştım tuvalete çıkabilirmiyim?” dedi. “Tabi enişte, kapı açık zaten.” dedim ve eniştemden 5 dakika sonra da ben çıktım eve.
Sessizce girdim içeri. Usul usul banyoya doğru yanaştım, banyodan birtakım sesler geliyordu. Evet, eniştem tuvalette değil banyomda idi. Kapının deliğinden baktım. Eniştem bir elinde sabahleyin çıkardığım külodumu kokluyordu, bir elinide yarağına götürmüş, adımı sayıklayarak mastürbasyon yapıyordu! Yarağının yarısı avcuna anca sığıyordu, kalan kısmı ise kocamın siki kadardı… Eniştem külodumu koklayıp, içlerini yalayarak iyice kendinden geçmişti. “Ohhh, senin amını götünü de böyle yalarım orospu baldızım benim…” diye inleyerek matürbasyon yapmaya devam ediyordu. Sonra külodumu yarağına sarıp ileri geri hareket ettirmeye başladı, resmen külodumu sikiyordu. Bunları izlerken amım da kabarmaya başlamıştı.
Dayanamadım, “Enişte sen ne yapıyorsun?” diye kapıyı açıp banyoya daldım. Eniştem birden beni karşısında görünce ne yapacağını şaşırdı. “Demek külotlarıma boşalan sendin ha!” diye üstüne gidince, eniştem suskunluğunu bozdu, “Baldız seni seviyorum, sana dayanamıyorum, seni hep arzuluyorum, beni anla!” dedi. Eniştemin söyledikleri, benim yıllardır duymak istediğim sözlerdi. Yelkenleri hemen suya indirdim tabi. “Ben de seni seviyorum enişte de, az önce orospu baldızım diye sayıklamak ne oluyordu? Ne orospuluğumu gördün bu güne kadar? Şerefsiz pezevenk!” dedim.
Eniştem de, “Sen benim orospumsun! Seni bir orospu gibi arzuluyorum, amını götünü yalamak, sikmek istiyorum!” deyip beni kendine çekti ve dudaklarıma yapıştı. Ablamı düşünüyordum, fakat enişteme karşı koyamıyordum nedense. Aslında eniştemle sikişmek arzusu daha ağır basıyordu. Eniştem dudaklarımı kemirerek, boynuma, omuzbaşlarıma indi. Gözlerimi kapayıp kendimi eniştemin kollarına atmıştım. Eniştem tişörtümü ve sütyenimi çıkararak göğüslerimi öpmeye yalamaya başladı. Göğüs uçlarımı emdiğinde ise dizlerim titriyor, amımdan sular akıyordu… Eniştem omuzlarımdan bastırarak önünde diz çöktürdü. Eniştemin bayrak direği gibi dimdik duran yarağı ile burun buruna geldim. Elimle yarağını tuttum, yavaşca ağzıma götürdüm, başladım yalamaya. Yarak yalamak müthiş zevkli birşeydi, tadı da çok güzeldi.
Eniştem ise, “Yala Kübra’m yala! Yala orospu baldızım benim!” diye başımı daha da yarağına doğru bastırıyordu. Kıtlıktan çıkmış gibi yalıyordum eniştemin yarağını. Girebildiği yere kadar sokuyordum ağzıma. Emiyordum yarağını, iliğini kurutmak istercesine. Eniştem inlemeye başlamıştı, biraz sonra da, “Geliyorum!” diyerek ağzıma boşaldı. Sıcacık dölleri ağzımdan taşarak yerlere akıyordu… Beni kaldırdı, önce beni soyup, ardından kendi de çırıl çıplak kaldı. Duşu açtı ve birlikte suyun altına girdik. Beni kendi elleriyle, her yerimi özenle yıkadı. Sonra havluya sarıp kucağına aldı, yatakodama götürdü. Yatağımın üzerine yavaşca bıraktı, başladı dudaklarımdan öpmeye, boynuma, oradan da memelerime.
Deli gibi yalıyordu memelerimi. Sonra kollarımı kaldırdı ve koltuk altıma kafasını soktu başladı koltuk altlarımı yalamaya. Ben iyice kudurmuştum, inanamıyordum, eniştem koltuk altımı zevk alarak yalıyorudu. Üstelik koltuk altlarım hafif kıllıyıdı bundan bile çekinmeden yalıyordu… Ardından yavaşca, kıllı amcığıma geçti. Amımdan ilk defa yalanacaktım. Aman tanrım ne kadar zevkli imiş amımın yalanması! Yarım saate yakın amımı yaladıktan sonra, beni ters çevirdi. Kalçalarımı iki eliyle ayırdı, göt deliğime dilini sokup yalamaya başladı.
Öyle güzel yalıyordu ki, kaç kere boşaldığımı hatırlamıyorum. Kafam biryandan da ablam ile meşgul idi. Halen inanamıyordum, eniştemle sevişiyorduk, yani öz ablamın kocasıyla. Eniştem 10 dakika kadarda göt deliğimi yaladıktan sonra, ben dayanamadım, “Yeter artık şerefsiz, sikeceksen sik! İyice azdırdın beni pezevenk!” dedim. Bu sözlerim eniştemi iyice azdırdı, “Sikecem merak etme, dağıtacam amını götünü senin orospu! Sen yeter ki bana böyle küfürlü konuş baldız! Orospum benim!” deyip beni domalttı ve amıma yarağını sokup sikmeye başladı. Eniştemin altında inleyerek, “Sik beni eniştem, ablamı siktiğin gibi sik şu oruspu baldızını!” dedim.
Eniştem de, “Ha işte böyle, amına koduğumun zillisi!” deyip daha sert sikmeye başladı. Demek eniştem sikişirken kaba ve küfürlü konuşmalardan hoşlanıyordu. Artık iş iyice raydan çıkmıştı, “Sik ulan pezevenk, şerefsiz piç! Doyur orospu baldızını yarrağa, gavat!” deyince eniştem daha da hızlandı ve çok geçmeden birlikte boşaldık. Üzerime yığılıp bir iki dakika sessiz kaldıktan sonra, “Senin külotlarını koklaya koklaya, işte bu anların hayalini kuruyordum baldız!” dedi ve üzerimden indi… Sırtıma öpücükler kondurarak yalayarak götüme indi. Elleriyle götümün yanaklarını ayırıp tekrar birleştiriyordu. Parmağını ıslatıp göt deliğimin etrafında gezdirmeye başlayınca eniştemin niyetini anlamıştım, götümü sikmek istiyordu! Daha önce götten sikişen kadınlardan, ilk defa götten sikilmenin çok acı verdiğini duymuştum.
Eniştemin elini yakaladım ve “Yapma, istemiyorum!” dedim. Fakat beni dinleyen kim! Yastığı kasıklarımın altına koyarak beni domalttı ve başladı göt deliğimi yalamaya. Ben yalvarıyordum, “Yapma enişte!” diye. Eniştem, “Tamam aşkım, birşey yapmıyorum.” diyerek yarrağını götüme sokmaya başlamıştı bile… Eniştemin yarrağı yarısına kadar götüme girdiğinde, duyduğum acıya dayanamdım ve “Yeter şerefsiz! Dur artık, parçaladın götümü, hayvan herif! Piiiiiiç, şerefsiiz köpeeeekk! Yeter! Ağzına sıçacam senin! Orospu çocuğu! Yeter!” diye bağırıyordum.
Eniştemin bu tür konuşmalardan daha da tahrik olacağını biliyordum, fakat bukez kullandığım sözler, can havliyle kendiliğinden ağzımdan çıkmıştı. Eniştem ise, “Ohhh, orospu baldızım benim, ablan olacak o sürtüğün götünü sikmekten daha zevkliymiş senin bu daracık götünü sikmek!” diyerek, beni bağırta bağırta, en az 10 dakika götümü siktikten sonra, götümün içine boşaldı. Sikini yavaşca götümden çıkardığında, göt deliğim açık kaldı. Büzüğümün tamamen kapanması birkaç dakika sürdü… Hemen acil tuvalete gitme ihtiyacı duydum. Tuvalete yürürken eniştemin dölleri bacaklarıma doğru süzülüyordu. Asıl tuvalette işerken görmeliydiniz, osurukla karışık döller püskürüyordu götümden. Çişimi yaptıktan sonra temizlenip geldim eniştemin yanına. Eniştem beni kucaklayıp, “Kübram!” diye sarıldı.
Enişteme kızgındım, fakat eniştem bana, “Güzel baldızım, seni çok seviyorum! Sen benim biricik aşkımsın, orospumsun!” deyince, az önce götümü sikerken duyduğum acıların hepsini unutup, “Ben de seni seviyorum enişte!” dedim ve başladık öpüşmeye. Ateşli ateşli öpüşürken, çocukların eve gelme vaktinin yaklaştığı aklıma geldi… Üzerimizi giyerken, eniştem bana, “Bugün giydiğin külodu bana verirmisin?” diye sordu. Ben de, “Daha ne yapacaksın külotumu? Beni siktiğin yetmedi mi?” dedim. Eniştem ise, “Senin kokunu içime çeke çeke ablanı sikerim!” dedi. “Çok şerefsizsin enişte…” deyip kendi elimle verdim enişteme kirli külodumu ve “Al şerefsiz, doya doya kokla!” dedim. Eniştem külodumu kokladı ve cebine koyup gitti… Ben de yatağı düzenleyip çarşafı değiştirdim. Vücudumda boşalmanın verdiği bir yorgunluk vardı. Biraz uzanmıştım ki, cep telefonuma mesaj geldi. Eniştem atmış: “Senden ayrılmaya dayanamadım, şu an külodunu kokluyorum ve 31 çekiyorum!” diye.
Hemen cevap yazdım: “Azgın köpek! Şerefsiz piç!” diye ve yolladım. Eniştem de, “Bu akşam ablanla ve çocuklarla size geleceğiz, bana şuanda giydiğin külodu vereceksin, taze taze koklayacağım!” diye yeniden mesaj attı. Cevap attım: “Gel ulan şerefsiz, sana bütün külotlarımı koklatacağım!” diye. Eniştem iyice kudurmuştu, bir görseniz bana ne mesajlar atıyordu… Artık o günden sonra sürekli, evde çocuklar ve kocam yokken, eniştem gelir, amımı götümü siker gider. Evde birileri varken ise, giydiğim külodumu çıkarıp banyoya koyarım. Eniştem de tuvalete diye gider, külodumu koklayıp 31 çeker ve külodumun içine boşalır. Eniştem banyodan çıkınca da, kimseye çaktırmadan banyoya ben girerim ve boşaldığı külodumdan eniştemin döllerini yalarım…
Hanife 26/2
“Hayır, ben sana gelmicem… Sen bana gel… Böyle sik beni…” diyen Hanife koltuktan kayıp dizlerinin üstüne çöktü, elleri koltuğa dayayıp domaldı, kalçalarını salladı bana bakarak… Hemen harekete geçtim, arkasında yerimi aldım. Bembeyaz kalçaları önümde sikilmeye hazırdı.
“Demek böyle sikmemi istiyorsun aşkım? Nerenden sikeyim seni? Amına mı koyayım, götüne mi koyayım, söyle bana…” Sabırsızca tersledi beni Hanife,
“Neremi canın çekiyorsa oraya sok… Yeter ki sik beni… İyice doldum artık, boşalt beni, zevk ver bana… Deminden beri hepiniz zevkinizi aldınız, ben kaldım. Hadi artık…”
Başımı çevirip kocasına baktım. Faruk gözlerini fal taşı gibi açmış, sikilmek için yalvaran karısını izliyordu sikini okşayarak… Karımı boşaltmıştı ama, kendisi boşalmamış olmalıydı ki, siki kalkmış vaziyetteydi.
“Komşum, karıcığın fena halde sikilmek istiyor. Ne dersin? İkimiz beraber sikelim mi karını? Yarak yemeye doyuralım mı?” Gözleri parladı, bir hamlede kalkıp yanımıza geldi.
“Sikelim komşum… İkimiz beraber sikelim azgın orospuyu… Nasıl yapalım peki?”
Yere uzandım, Hanife'ye havaya dikilmiş yarrağımı işaret ettim parmağımla… Ne yapmak istediğimi hemen anlayan Hanife dizlerinin üstünde emekleyerek geldi, sikimin üstüne çıktı. Yavaşça kendini bırakınca sikim yarısına kadar amına giriverdi.
Ellerini göğsüme dayamış, küçük devinimlerle kalçalarını oynatıyordu. Vajinasına gömülen erkekliğim sürekli bir zevk duygusuyla kasılıp duruyordu. Saçından tutup kendime çektim, dudaklarını ısırarak öptüm.
Öpüşürken kıçı biraz havaya dikilmiş, arkasında konuşlanan kocasının bakışları mıknatıs gibi ortaya çıkan göt deliğine yönelmişti. Sikini sıvazlayarak bakıyordu karısının götüne…
“Hadi Farukcum… Karın tost olmaya hazır, bekleme öyle… Sen de götüne gir karının… ”
İyice yaklaştı hareket etmeden girişini bekleyen karısının arkasına, sikini tutup göt deliğine sokmaya çalıştı. Beceremeyince Hanife hırslandı,
“Hadi beceriksiz herif… O minik sikini sokamadın mı daha?” diyerek tersledi kocasını… “Islat şunu, kuru kuru girmeyecek. Yoksa yumuşadı mı senin ufaklık, ondan mı girmiyor?”
Faruk'un alnı terlemişti, çaresizce elindeki aleti karısının götüne sokabilmek için debelenip duruyordu. Benim canavar karısının amına tüm haşmetiyle gömülmüş vaziyette beklerken kendinden bekleneni yapamamak canını sıkmıştı adamın…
Yanımızdaki koltuğa çırılçıplak yayılmış bizi izleyen Ayşe gözüme çarptı. Sevgilisiyle babası arasında tost olmak için bekleyen annesini ilgiyle izliyordu küçük fahişe… Az önce yarağımın tadına bakıp kasıla kasıla orgazma ve doyuma ulaşmış olmasına rağmen meme uçları hala kabarık, duyargaları sekse açık bir hali vardı.
“Gel canım, bize yardım et…” diyerek davet ettim kızı… Koltuktan kaydı, emekleyerek yanıma geldi. Eğilip dudağımdan öptü,
“Ne yapmamı istiyorsun aşkım?” diye sordu. Saçından tutup körpe dudaklarını kemirdim biraz, emdim.
“Şu adama yardım et biraz… Sikini sertleştir. Anneni sikemiyor baksana…”
Ayşe dönüp annesinin arkasında mahcup bekleyen adama baktı. Sonra da bana…
“Yapamam…” diye fısıldadı. “O benim…” Tekrar öptüm kendime çekip,
“Kim olduğunu biliyorum bebeğim… Ama o gözle bakma ona… O şu anda çıplak bir erkek… Hem de çaresiz bir erkek… Hadi… Yardım et ona… Okşa… Bir şeyler yap…”
Ayşe kalktı, babasının arkasına geçti. Faruk öylece bekliyordu. Kız kollarını sardı önündeki erkeğe… Taş gibi göğüslerini sırtına dayadı, ufak hareketlerle meme uçlarını sürttürdü.
Kendi memeleriyle babasının sırtını okşarken, ellerini de önde göğüslerinde gezdiriyordu. Kızın parmaklarının tüy gibi temasını göğüslerinde, sırtında kabarık meme uçlarının okşamasını hisseden Faruk hazla inledi,
“Ohhh… Okşa canım… Çok güzel…” Kızı babasının sikini kaldırmak için uğraşıp okşarken Hanife de eğilmiş boyunlarımı öpüyor, kalçalarını minik minik oynatarak sikimin sertliğini vajinasının duvarlarında hissetmeye çalışıyordu.
“Sapık herif…” diye fısıldadı dilinin ucuyla kulak mememi yalarken… “Bizi düşürdüğün hale bak… Kendin gibi sapık yaptın bizi de orospu çocuğu… Düne kadar çarşaf giyiyordum, şimdi kocamın yanında seninle sikişiyorum. Azgın kızım siki kalkmayan kocamı okşuyor.” Saçlarını çekiştirerek öptüm sevgilimi,
“Şikayetçi misin peki?” dedim.
“Lanet olsun… Değilim… O zevkleri yaşamak için her şeye razıyım.” Kocasına seslendi sonra, “Hadi ulan, kalkmadı mı daha, kaldıramazsan bırak, Koray sikmeye devam etsin beni…” Faruk çaresizce mırıldandı,
“Az kaldı karıcım…. Biraz sabret… Çok yoruldu bugün, ondandır. Şimdi kalkar… Ohhh…” Faruk'un mırıldanan sesi cümlenin sonunda yüksek bir inlemeyle bitince merakla başımı kaldırıp ne olduğuna baktım.
Ayşe, babasının göğsünde dolaştırdığı ellerini şimdi sikine sarmış, okşamaya koyulmuştu. Bir eliyle sikini sıvazlıyor, diğer elinin parmaklarıyla alttan torbalarını tartıyor, okşuyordu. Dudakları da ıslak ıslak sırtında geziniyordu.
Faruk zevkten gözlerini kapatmış, kendini kızın becerikli ellerine teslim etmiş vaziyetteydi. Kesik kesik inlemeler çıkıyordu dudaklarından… Kısa sürede siki dimdik hale geldi kızının parmaklarının arasında…
“Tamam… Şimdi devam edebilirsiniz. Bu alet görevini yapmaya hazır…” dedi Ayşe… Sonra da okşamayı bırakıp, “Sadece son bir şey kaldı. Biraz ıslatmamız lazım…”
Hepimizin şaşkın bakışları altında, erkeğin bedeninde ellerini dolaştırarak eğildi, sikini tuttu. Sertleşen aleti ağzına yaklaştırıp bir hamlede dudaklarının arasına soktu. Yalıyor, avurtlarının çökmesinden ağzının içinde vakumladığı belli oluyordu.
Bir kaç kez elindeki siki ağzına sokup çıkardıktan sonra bıraktı. Ağzının içinde bol tükürükle sırılsıklam olan erkeklik organı pırıl pırıl parlıyordu. Dudaklarıyla babasının siki arasında ince tükürük iplikçikleri oluşmuştu.
Ayşe elinin tersiyle ıslak ağzını sildi. Islanan elinin parmaklarıyla annesinin deliğini ıslattı. Sonra da aleti belinden tutup annesinin kalçalarına yanaştırınca Faruk belini ileri attı. Amındaki kalın yarak yüzünden açılan göt deliğine ıslak yarak bu kez fazla zorlanmadan giriverdi.
“Mmmm… Şimdi oldu işte…” diye hoşnut bir tavırla mırıldandı Hanife… “Hadi başlayın artık… Sikin beni…”
Yavaş yavaş üçümüz de hareketlenmeye başladık. Ben alttan belimi indirip kaldırıyor, yarrağı amına sokup çıkarıyordum. Faruk karısının belini tutmuş, göt deliğinde ileri geri yapıyordu.
“Ohhh… Çok güzel… Devam edin… Sikin beni… Aahhh…”
Kısa sürede aradığımız ritmi yakaladık. Ortamıza aldığımız Hanife'yi iyi çalışan bir makine düzeninde sikmeye devam ettik. Yorulunca ben hareketsiz kalıyordum, Hanife kalçalarını ileri geri yapıp iki yarak arasında kendini siktiriyordu. Karısı durunca arkasında girip çıkan Faruk'un sikinin hareketlerini, sikime sürtünmesini hissedebiliyordum. Bu da ayrı bir zevk kaynağıydı benim için…
“Ahhh… Dayanamıyorum… Geliyorum…” diye haykıran Hanife kalçalarını değirmen taşı gibi çalkalamaya başladı. Kocası götünü sikerken kalçalarını tokatlıyor, ben de alttan sallanıp duran memelerini avuçluyor, uçlarını sıkmaya çalışıyordum.
Gözleri kaydı, üstüme kapandı son bir haykırışla… Kalçaları, bacakları titriyordu orgazm kasılmalarını sikimde hissedebiliyordum. Faruk da dayanamadı, karısının götünü kasnaklayıp spermlerini boşaltmaya başladı.
Ben de kendimi tutamadım artık… Hanife'nin amcığına attırdım kasıla kasıla… Orgazm sırasında kasılıp gevşeyen vajinasının sikimi sağması bitirmişti beni…
Faruk bir tarafa attı kendini, karısı sikimi amından çıkarıp diğer tarafa serildi… Sikim, taşaklarım amından akan spermler ve zevk sıvılarıyla ıslanmış vaziyetteydi. Üstümden yük kalkınca ben de rahatladım.
Karşı koltukta birbirlerine sarılmış karım ve Ayşe'yi ancak o zaman görebildim. Dudak dudağa öpüşürken elleri birbirlerini okşuyor, apış aralarına dalmış, klitorislerini uyarıyorlardı.
Salonda sadece ikisinin şehvet dolu zevk inlemeleri duyuluyordu
hanife (27) tam
Derin Derin·bugün saat 2:48'de
❤️ Önceki Bölüm ❤️ ♥ Hanife, kocası ve ben… Üçlü grup seksin yorgunluğu ve mahmurluğu içinde karşımızda sevgili karım ve körpe sevgilim arasında yaşanan lezbiyen seksi izledik.
Normal şartlarda bu sahneyi görsem yarak dimdik olur, aralarına katılabilmek için her türlü girişimde bulunurdum. Fakat bütün akşam yaşanan sevişmelerin ve boşalmaların etkisiyle sadece yarı sertleşmiş sikimi sıvazlayarak izliyordum.
“Küçük orospu…” diye tısladı yanımda oturan annesi… “Erkek kadın dinlemiyor, sevişmeye can atıyor… Seks için ölecek sanki, bağımlı yapmışsınız kızımı…” Kızgınlık ya da öfke yoktu sesinin tınısında, sadece sevgili kızıyla ilgili durum tespiti yapıyordu.
“Yiğidi öldür, hakkını yeme sevgilim… Güzel sevişiyor kızın…” diyerek beline sarıldım. Üçümüz de çırılçıplaktık, giyinmeye gerek görmüyorduk.
Kocası da diğer yanımda, parmaklarının arasındaki iyice küçülüp kabuğuna çekilmiş sikini okşayarak, ilgiyle karımla kızının sevişmelerini izliyordu. İkili 69 yapmışlardı şimdi, karım altta, Ayşe üstünde, birbirlerini yalıyorlardı aynı anda…
Öyle güzel görünüyorlardı ki… Estetik, erotik, iç gıcıklayıcı… Hayatının baharında taş gibi körpe, lokum gibi yenilesi bir genç kız… İlk evlendiğimiz yıllardaki tazeliğinden pek bir şey kaybetmemiş, yıllandıkça daha da güzelleşen, seksapeli daha da artan karım…
“Güzel sevişiyor kızım, evet…” diyerek sohbete katıldı Faruk... “Pornolardaki yeni yetme seksi kızlar gibi tıpkı… Manzara güzel ama… Ah, keşke…” dedi, ardından sustu, devam etmedi. Hanife şaşırarak kocasına döndü,
“Keşke mi? Devamını getir be adam! Söylesene, ne diyorsun?”
Öldürücü bir bakış attım Faruk'a, ne diyeceğini tahmin etmiştim çünkü... Faruk öfkeli, susması için ihtar veren bakışlarımı görmezden geldi, karısına döndü,
“Senin koca yaraklı sevgilin… Kızımızı sikerken önlem almamış canım…” diyerek bombayı patlatıverdi. “Küçük kızımızın adeti gecikmiş, büyük ihtimalle hamile…”
“Ne? Nasıl yani…” diye kekeledi Hanife, kulaklarına inanamıyor gibi bana baktı, “Ne diyor bu sümsük kocam Koray? Gerçek mi bu?” Bu kez iki kolumla sarıp sarmaladım,
“Kazayla oldu bir şeyler işte Hanife'm…” diyerek başladım, olan biteni kısaca özetleyiverdim. “Kızını mağdur edecek değilim, her türlü maddi manevi yanındayım Ayşe'nin… Gül de biliyor konuyu canım… Hepimiz beraberiz, bu sorunu aşarız bir şekilde…”
Bombayı patlatan Faruk için sıkıcı bir sohbetti bu, bütün ilgisi karşı koltukta kızıyla sevişen karıma yönelmişti şimdi… Kalktı, onların yanına gitti. Altta yatan karımın vücudunu, göğüslerini okşamaya koyuldu. Hanife dalgın dalgın, tepki vermeden onları seyrederken benimle konuşmaya devam etti.
“Ne yapacaksın peki? Ne düşünüyorsun? Evlisin, kızım senden hamile… Yaşı küçük, kürtaja izin veremem. Karını boşayıp kızımla evlenecek misin?”
“Bilmiyorum Hanife… Gül boşanmaz bunun için, başka bir çözüm yolu bulmaya çalışırız. Ne bileyim, bir çaresi vardır. Benimle evlenemez belki… Benim yarı yaşımda, etrafa karşı…”
“Yarı yaşında ama kızımı becerirken hiç yaşa bakmamışsın Koray bey…”
“Azgın kızının hiç suçu yok çünkü… Meraklı, hevesli, seksi… Neyse… Bırak bunları şimdi… Olan oldu, biten bitti… Kızınla evlenecek birini bulsak nasıl olur?”
“Kızımla evlenecek biri mi? Bekaretini kaybetmiş, üstelik hamile kızımla…”
“Kulağa zor gibi geliyor, biliyorum…” diye başlamıştım ki, birden doğruldu kollarımın arasından, koltuğun üstünde diz çöküp bana baktı…
“Kızımla evlenecek biri…” diye mırıldandı. Parlayan gözlerinden bir şeyler düşündüğü belli oluyordu.
“Ne? Var mı öyle biri yoksa?” Bir kaç saniye baktı bana, sonra tekrar yerine oturdu. Beyin fırtınası yapıyordu sanki, dalıp gitti bir müddet… “Söylesene, kim var? Kim o şanslı erkek? Off… Fıstığımı başka bir erkeğin altına mı yatıracağız, söylesene… Onun yabancı bir erkekle sikiştiğini düşünmek bile fena yapıyor beni…”
Kaçamak bakışlarla bana baktı, sonra tekrar önüne döndü. Yere attığı elbiseyi geçirdi çıplak bedenine, elimi tuttu.
“Gel, çıkalım buradan…” dedi karşıda birbirine girmiş üçlüye bakarak… “Bu azgınların inlemeleri dikkatimi dağıtıyor, toparlayamıyorum.”
Elini tutup salondan çıktık, yatak odasına götürdüm Hanife'yi… Yatağın kenarına oturdu, ben de ortaya uzandım, yan dönerek söyleyeceklerini dinlemeye hazırlandım.
“Evet, seni dinliyorum.” Ellerini kavuşturmuş, düşünceli düşünceli ovuşturuyordu. Sanki bir şey söyleyecekmiş de cesaret edemiyor gibi bir havası vardı.
“Sana anlatıp anlatmamakta kararsızım… Çok özel bir konu… Nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum.” Kavuşturduğu ellerini tuttum uzanarak,
“Bana sonuna kadar güvenebilirsin Hanife…” dedim. “Biz artık o aşamayı geçtik. Biliyorsun.”
“Biliyorum canım… Aslında sır olarak saklamaya kararlıydım ama…” Yüzüme baktı, “Bu gece yaşadıklarımızdan sonra… Ayşe… Babası… İkisinin yaşadıkları… Hala içeride sevişip duruyorlar, kendilerini kaptırmışlar.”
“Ne anlatmaya çalışıyorsun canım, söylesene… Ensest bir ilişki mi?”
“Evet, öyle diyebilirim, ensest…” Derin bir nefes aldı, “Ablamın oğlu… Semih…”
Birden bir jetonun tıngırtısını duydum sanki beyin kıvrımlarımda… Semih… Ayşe'nin sikici kuzeni… Seksi lolitamın götünün bekaretini alan kuzen… Amının bekareti bozulmasın diye teyze kızının götünü siken yakışıklı dallama…
Annesiyle İstanbul'da yaşayan, Ayşe'nin bir daha götünü siker korkusuyla görüşmek istemediği akraba… İyi de… Hanife neden bu kadar sorun yapıyor acaba? Kızıyla evlenme ihtimalinin olması, hamilelik derdinin bitmesi iyi bir şey değil mi?
“Çok güzel Hanife… Oğlanı ikna edebilirsen derdimiz çözülür. Ensest dediğin bu mu? Tamam akraba ama, teyze çocukları evlenebiliyorlar hukuken, o kadar ensest sayılmaz toplumda…”
“Şeyy… Koray… Benim ensest dediğim Semih ve Ayşe değil…” Yüzüme baktı endişeli bir yüzle…
“Kim öyleyse?”
“Semih ve ben… Teyze ve yeğen…”
“Hassiktir…” diyebildim şaşkınlıkla… “Nasıl yani? Teyze yeğen seviştiniz mi? Ne zaman? Nasıl oldu, anlatsana…” Yatakta doğrulup sırtımı başlığa yasladım, onu da kucağıma çektim.
“Ablam hasta diye ona bakmaya, İstşanbul'a evlerine gittim biliyorsun…” diyerek anlatmaya başladı Hanife… Gözleri uzaklarda, yaşadıklarını tekrar yaşıyor gibi, mırıl mırıl konuşuyordu.
“Gittiğimin ilk haftasıydı… Ablam yatak döşek yatıyor. Ben sürekli ona bakıyorum. Semih üniversite sonda, sabah okula gidiyor, akşam geliyor. Yemekti, çamaşırdı, her ihtiyaçlarına koşturuyorum.”
“Bir öğleden sonraydı. Banyoya girmek istedim. Ablam yatağında uyuyordu, Semih okulda, ben evde yalnızdım. Soyundum, dökündüm, duşakabin var banyoda, ılık suyun altında yıkanmaya başladım.”
“Evde yalnızım diye rahat davranıyordum. Ablam odasından seslenebilir, duyamam diyerek banyo kapısını kapatmadım. Uzun uzun köpüklendim, lifi elime alıp her yerimi okşaya okşaya sıcak suyun rehavetiyle adeta kendimden geçtim.”
Bunu anlatırken elimi tuttu Hanife, muzip bir gülümseme belirdi dudaklarında…
“Aklıma sen geldin o anda… Seninle yaşadıklarımız, sevişmelerimiz… Beni zorla becermelerin, bana yaşattığın o zevkler… Günlerdir ayrıydım senden, o zevkleri çok özlemiştim.”
“Bütün bedenim köpükler içinde, sırtımı fayansa yaslayıp gözlerimi kapattım, kendimi okşamaya başladım o hatıraların etkisiyle… Göğüslerimde, karnımda, amımda dolaşıyordu ellerim, parmaklarım… Sanki seninle sevişiyormuşuz gibi… Sanki banyoda beni sikiyormuşsun gibi…”
Elimi Hanife'nin elbisesi altından kasıklarına götürdüm, sanki o an ablasının banyosunda, o anları yaşıyor gibi uyarılmış vaziyette kabarmış amcığını avuçladım parmaklarımla… Kucağımda şehvetle gerindi, dudaklarını öptüm. Parmağımı ıslak amına sokup yavaşça vajina girişini, klitorisini okşadım.
“Ohhh… Koray… diye diye inliyordum sessizce… Okşa beni, sik beni erkeğim diye sana yalvarıyordum. Kaygan parmaklarımla kabaran klitorisimi okşuyor, kendimden geçiyordum. Bir iki parmağımı içime sokmuş, sanki senin sikin amıma girmiş gibi zevk alıyordum. Tam iyice azmış, yükselmiştim ki… Duşakabinin kanadının açıldığını duydum birden…”
“Teyzem…?” diyen Semih'in boğuklaşmış sesini duydum ardından… Neye uğradığımı şaşırdım o anda… Köpüklü saçlarımın arasından gözlerimi açıverdim, karşımda o… Semih… Çırılçıplak karşımda… Öylece bana bakıyor… Amını parmaklayarak mastürbasyon yapan teyzesine…”
Hanife öyle bir canlandırarak, detaylarıyla anlatıyordu ki… Az önce salonda karımın lezbiyen sevişmesinde uyanmayan sikim giderek taş gibi olmuştu. Kucağımda yarı uzanır vaziyetteki kadının elini tutup kalkmış sikimin üzerine koydum. Sertleştiğimi hisseden Hanife parmaklarını sıktı, zevkle inledim.
“Ohhh… Devam et bebeğim…” diyerek teşvik ettim sevgilimi… Elbisesini omuzlarından sıyırıp beline indirdim bu arada… Ben çırılçıplak, o kucağımda, beline toplanmış elbiseyle yarı çıplak, göğüslerinin uçları dikilmiş, anlatmaya devam etti.
“Semih…” diyerek bir çığlık attım, bir elimle apış aramı örtmeye, diğer kolumla memelerimi onun sikecek gibi bakan gözlerinden korumaya çalıştım. Evet, öylece, sikecek gibi parlayan gözlerle baştan aşağıya her yerimi süzüyordu benim biricik yeğenim…”
“Ne bekliyorsun ki Hanife'm? Oğlan en deli çağında… Duvar kovuğu bulsa sikecek. Sen, teyzesi… Çırılçıplak evinin banyosunda yıkanıyorsun. İnleye inleye mastürbasyon yapıyorsun bir de… Hangi erkek olsa sana sikecek gibi bakar. Teyze meyze dinlemez.”
“İşte… Semih de dinlemedi. Su sesi gelmeyince banyo boş zannetmiş, yıkanmak için soyunup içeri girmiş. Bir de bakmış, ben köpükler içindeki çıplak bedenimle fayansa yaslanıp kendimi okşuyorum.”
“Semih, lütfen çık oğlum…” dedim. “Senin yaptığın ayıp, ben senin teyzenim… Öyle bakıp durma bana…” filan diyorum ama, dinleyen kim?
Çıkmadığı gibi elini uzatıp göğüslerimi örtmeye çalışan elimi tuttu, indiriverdi. Korkudan, heyecandan, az önceki mastürbasyon olayından meme uçlarım kabarmış parmak gibi, gözlerini dikmiş, nefes aldıkça inip kalkan memelerime bakıyor oğlan… Bir eliyle kolumu tutarken, diğeriyle göğsümü avuçladı,
“Oh teyzemm…” diye inledi. Sürekli, “Harikasın… Çok güzelsin… Çok seksisin…” diyor bana bakarken… Genç çocuk Semih, zımba gibi… Çok yakışıklı… Spor yapıyor okulda, kaslı kaslı vücudu… Hani yeğenim olmasa kucağına atlarım hemen, o derece… Ama yeğenim benim, ben onun teyzesiyim…
“Yapma Semih… Bırak çıkayım yavrum… Günahıma girme…” diye yalvarıyorum, bırakmıyor.
“Nasıl bırakayım teyzem?” dedi. “Ergenliğimden beri seni hayal ediyorum ben… Şu füze gibi göğüslerin… Taş gibi kalçaların…Melek gibi güzel, manken gibi seksi yüzün…”
“Deme öyle Semih… Bırak beni yavrum…”
“Ben küçüğüm diye evin içinde bana aldırmadan çarşafını çıkardığın anlar benim için bayram oldu hep teyze… Seninle seviştiğimi kurarak ne otuzbirler çektim ben, biliyor musun? Şimdi şu anda banyomdasın, çırılçıplaksın, hayallerimden de fazlası şu an yaşadığım… Bırak seveyim seni… Gel sevişelim seninle… Şu küçük çocuğun hayalleri gerçek olsun. Hadi be teyze…”
“Yapma Semih… Kendine hakim ol… Bırak beni teyzem…” diye çırpınıyorum ama, kollarının arasına alıverdi beni… Köpük köpük her yerim… İkimiz de çıplağız… Kurtulmak için ne kadar çabalasam, kaygan vücudum köpüklerin arasında, her yerim ona sürtünüyor. Taş gibi siki her yerime batıyor.
Bıraksın diye çabalarken bir yandan da ateş gibi yanan bedeni sürtündükçe içimde yangınlar parlıyor. Beni sikmeye çalışan oğlana belli etmemeye çalışsam da bütün duyularım ayakta…
Erkek kuvvetiyle baş edemedim sonunda, duşakabinin içinde çeviriverdi beni... Başımdan bastırıp domalttı, bataryaya tutunmak zorunda kaldım düşmemek için… Kalçalarım onun kasıklarına dayanmış, ben çabaladıkça kalkmış siki bacak aramda her yerime batıyor.
“Boşuna çırpınma teyzem…” diye hırladı kulağıma… “Bu yarağı sen kaldırdın. Sen indireceksin. Kıpırdama, canın yanmasın. Benim yarak biraz kalın, sünepe eniştemin sikine benzemez. Oh, bırak sikeyim seni teyzem…”
“Yapma oğlum… Nerden biliyorsun enişteninkini… Bırak beni…”
“Biliyorum teyzem… O adamın seksle alakası yok… Doğru dürüst sikemiyor seni eniştem, seninle ilgilenmiyor hiç… Aptal herif… Senin gibi seksi karım olacak, gece gündüz yanından ayrılmam teyze… Sabah akşam sikerim seni ben…”
O kadar doğru söylüyordu ki çocuk… Tam da anlattığı gibiydi her şey… Yarım kalan zevkler, doyurulmamış arzularım, bastırmak zorunda kaldığım seks isteklerim… Koray, seninle karşılaşana kadar hep bunları yaşadım ben aşkım…
“Konuşma böyle şeyler… Ayıp… Yapma Semih…” dememe kalmadı, arkamdan o kalın yarağını bir hamlede amıma geçirdi. Seninle o kadar sevişmelerimize rağmen oğlanın siki canımı yaktı ilk anda Koray… Belki ayakta olduğumuzdan da olabilir canımın yanması, mücadele ettiğimden kaslarım gerilmiş de olabilir. Fakat o kalın yarak kol gibi girdi amıma, vajinamın gerildiğini hissettim.”
“Gidip gelmeye başladı. Oğlana belli etmemeye çalışsam da ben de zevk almaya başladım. Gücü karşısında çaresiz kalmışım gibi yapıyorum, mırıl mırıl bırak beni filan diyorum ama içime sokup çıkardığı kalın yarak yüzünden git gide yükseliyorum ben de… Nasıl kayıyor içimde, tokmak gibi başıyla vajinamın duvarlarına sürtünerek nasıl gidip geliyor amcığımda, anlatamam sana…
Kaç dakika sürdü bilmiyorum… Belimden tutup kasıklarını kalçama vurdura vurdura sikti beni… Artık evde yatan ablam sesimizi duyacak diye endişelenmeyi bıraktım, sesli sesli inlemeye başladım. Belki de yeğenimi tahrik eden benim inlemelerim oldu. Tam zevkten gözlerim kayıyordu ki,
“Ohhh… Teyzemm… Geliyorum…” demesiyle amımdan çıkması bir oldu. Dönüp duşakabinin camlarına spermlerini fışkırtmaya başladı. Neredeyse bardak dolusu boşaldı o gün…
Kabinin içinde yığılıp kaldım öylece… Aceleyle temizlenip gusül abdesti aldı ben oradayken, suları üstüme sıçratarak… Sonra da yüzüme bakmadan, utanır gibi havluya sarınıp kaçarcasına çıktı gitti.
Neye uğradığımı şaşırmıştım. Tecavüze uğramış hissettim kendimi… Sikilmiş, hırpalanmış, bitkin… Hala amcığım sızlıyor. Neden sonra kalkıp ben de yıkanıp temizlendim, zar zor kendimi odama attım.
O gece yatağımda uyumaya çalışarken banyoda yaşadıklarımı, bütün olanları düşünürken dayanamayıp yarım kalmış işi bitirdim. Yeğenimin kalın yarağıyla beni sikişini gözümde tekrar tekrar canlandırarak, kendimi okşaya okşaya mastürbasyon yaparak boşaldım gecenin bir yarısı…
“Sonra? O gün çok boşaldı dedin. Sonraki günler de oldu mu?”
“Sadece bir kez daha… Semih banyoda beni siktikten sonra günlerce benden kaçtı. Yüzüme bile bakmadı. Yaptığından utanıyordu sanırım. Teyzesini sikmenin utancı, suçluluk hissi… Bense ne hissedeceğimi şaşırdım o günler… Oğlanı nadiren gördüğüm zaman beni siktiği anlar geliyordu gözümün önüne…
Beni görünce taş gibi sertleşen ve bana yönelen körpe, pembe tenli kocaman erkeklik organı… Acı kuvvetiyle kollarının arasında hapsedişi… Belimi tutup pençeleriyle beni zaptetmesi… Kalçama vurdura vurdura amımda gidip gelmeleri…”
“Hoşuna gitti galiba yeğeninin seni sikişi…” diyerek gülümsedim. “Hadi biraz kucağıma otur, sikimin üstüne, öyle anlat biraz da… Sanki Semih'in körpe yarağı var amcığında, öyle hayal et…”
Dediğimi yaptı, gülümseyerek, büyük bir hevesle uzandığı yerden kalkıp kucağıma oturdu. Kaldırdığı sikimi amına aldı, omuzlarıma tutunup sikim içinde hafif hafif yaylanırken anlatmaya devam etti.
“Okulun staj olayı varmış, firma epey uzak olduğundan bir kaç aylığına evden ayrılacak, şirket lojmanında kalıp çalışacaktı. Ablam iyileşmeye yüz tutmuştu, ben de bırakıp gelecektim. Bir daha aylarca görüşemeyecektik.
Semih gitmeden bir iki gün önce bir sabah valiz toplamasına yardım etme bahanesiyle odasına girdim. Tek kişilik yatağına oturmuş, çamaşırlarını ayırıyordu. Beni görünce şaşırdı.
“Teyzem?” dedi merakla… Gittim, yatakta yanına oturup elini tuttum. Gözlerinin içine baktım, direkt konuya girdim.
“O gün olan oldu Semih…” dedim. “Yapmaman gereken bir şey yaptın. Hem de zorla… Resmen tecavüz ettin bana… Teyzeni becerdin.”
“Teyze… Ben… İnan, çok pişmanım. Suçluluk duyuyorum. Yüzüne bakamıyorum ben… Tamam, ergenlik, yokluk çekiyorum ama… Yine de yapmamam gerekiyordu, eşeklik ettim. Çok özür diliyorum senden…” diye özürler sıralamaya başlamıştı, dudaklarına parmağımı bastırıp susturdum.
Şaşırıp kaldı Semih… İki elimle yanaklarından tutup kendime çektim, dudaklarına bir öpücük kondurdum. Geri çekilip bir daha öptüm.
“Tamam canım, kendini üzme bu kadar… Özrün kabul edildi. Ama bunun için gelmedim odana…” Şaşkın şaşkın bakıyordu yüzüme… Dudaklarından öpmeme bir anlam vermeye, duygularımı anlamaya çalışıyordu.
“O gün zorla sahip oldun bana Semih… Kendin boşalıp beni öylece piç gibi arkanda bıraktın. Şimdi… Ayrılmak üzereyiz. Gitmeden önce son bir kez daha seviş benimle… Ama bu defa tecavüz eder gibi değil… Erkek gibi sevişeceksin. Teyzeni mutlu edeceksin.”
“Nasıl yapıcaz teyzem? Annem iyileşti ayaklandı… Evde o varken…”
“Evde sevişmeyiz biz de…” diyerek bileğimdeki ince bileziklerden birini çıkarıp avucuna koydum. İtiraz etmek, bileziğimi geri vermek istedi, iki elimle tutup engel oldum yakışıklıma…
“Git ve bize günlük bir ev kirala, ne bileyim, güzel romantik bir otel bul… Ne yaparsan yap, iki gün beraber olalım. Kalanıyla kendine harçlık yaparsın, öğrencisin, gittiğin yerlerde ilk günlerde lazım olur sana… Ayarlayınca telefon et, konum at, ben de gelirim.”
Dediğim gibi yaptık. Semih yer ayarlarken ablama iki günlük yemek yaptım dolaba koydum. Küçük çantama seksi iç çamaşırlarımı, bir iki gecelik koydum, banyoya girip temizlendim, küçük erkeğime hazırlandım.
Bir kaç saat sonra beklediğim haber geldi. Şile'de Ağva sahilinde küçük, sevimli bir butik otel bulmuş, oda tutmuş. Ablama akrabalarımızda kalacağımı söyleyerek evden ayrıldım. İlk kez o gün çarşaf giymeden çıktım dışarıya… Sadece başıma bir eşarp sardım, dikkat çekmemek istiyordum.
Evden biraz uzaklaşmıştım ki, yol kenarında bir arabadan çıktı Semih… İki günlüğüne araç kiralamış, atladığım gibi yola çıktık, otelimize gittik. Odamıza girer girmez valizleri bıraktığı gibi sarıldık birbirimize… Nasıl soyunduğumuzu hatırlamıyorum. Çırılçıplak yatağa uzandık.
O beni öpe öpe dudaklarıyla her yerimi okşadı, ben onun kaslı karnını, kollarını, bacaklarını okşadım. Bacaklarımı aralayıp içime girdi. Öyle ıslanmıştım ki, hiç zorlanmadım bu kez… Yine de içimi doldura doldura sikti beni, doyasıya bir orgazm yaşattı ilk siktiğinde… Kollarının arasında kendimden geçtim.
Dura dinlene sikti beni… Teyze yeğen gibi değil, dünyanın sonu gelmiş, sadece ikimiz kalmışız, bir erkek ve kadın gibi seviştik. Yatakta yumuşacık çarşafların arasında yuvarlanarak sikti, banyoda duşun altında domalttı, küvette köpüklerin arasında kucağına oturttu… Her pozisyonda birbirimizin tadına baktık.
İki gün boyunca seviştik Semih'le… Senden iyi olmasın, çok güzel sevişiyordu piç… Öyle zevk aldım ki o sevişmelerden… Ben de senden öğrendiğim ne numara varsa onun üstünde kullandım. Oral seks yaptım, kalın sikini gırtlağıma kadar aldım, emerken taşaklarını okşayıp sıktım, zevkten bayıldı.
“Teyze, nerden öğrendin sen bunları?” dedi sonunda… “Bitirdin beni, kuruttun…”
“Eniştenle porno seyrederken öğrendim.” diye yalan attım ona… Seninle seviştiğimi, her türlü seksi, her türlü zevki sende tattığımı söyleyemedim. Sadece bir iki kere çıktık otelden, yarım saat gibi deniz kenarında gezinip tekrar aşk yuvamıza geri döndük, sevişmeye devam ettik.
“Nasıl olacak bundan sonra Hanife?” diye sordu bir orgazm sonrası çırılçıplak dinlenirken… Yatakta orgazm sigarası yakmış, arada bana da veriyor, ikimiz beraber içiyorduk. Hanife diyordu bana, sevgilim diyordu.
“Nasıl olacak teyzem… Sen okuluna, ben evime, kocamın yanına… Hayatımın en güzel iki gününü yaşattın bana… Seni çok seviyorum.” diyerek öptüm erkeğimi… Göğsüne yatmıştım, memelerim onun kıllı göğüslerinde eziliyor, kılları benim meme uçlarımı okşuyordu. Bir bacağımı da onun kıllı bacaklarına atmıştım, az önce içime boşalttığı dölleriyle yapış yapış olan kadınlığımla onun bacak kıllarına sürtünüyordum.
“Senden ayrılmak zor geliyor bana… Düşüncesi bile üzüyor.” Dalgın dalgın konuşuyor, elleri her yerimde dolaşıyor, okşuyordu.
“Bana da zor geliyor ama yapacak bir şeyimiz yok. Beraber olamayız ki…”
“Eniştemi boşa, ikimiz evlenelim, aynı evde yaşamak istiyorum seninle…” Kahkaha attım bunu duyunca, elimde olmadan güldüm. Karnını okşuyordum o sırada, elimi hala sert duran sikine atıp çekiştirdim.
“Deli çocuk, teyzeyle evlenilir mi hiç? Nerde görülmüş? Bizi tefe koyarlar sonra…”
“Kızını ver öyleyse bana… Ayşe ile evlenelim, sizin evde yaşarız. Kızına çaktırmadan seni de karım yaparım. Hem kızını sikerim, hem seni doyururum. Mutlu mesut yaşarız.”
“Çılgınsın sen Semih… Nerden aklına gelir böyle şeyler?” Hala gülmeye devam ediyordum. Sonra tekrar sevişmeye daldık, o güzel sikiyle içime girip çıkarken bütün dertlerimiz, her şey silinip gitti.”
“Sonra eve döndük. Semih arkasına bana baka baka stajına gitti, ayrıldık. Ben bir kaç hafta daha ablamda kaldım. Evde tek başına kalabilecek sağlığa kavuşunca da çıkıp geldim işte…”
“Hanife, oğlan sanki bugünleri görmüş gibi konuşmuş o gün desene…” diyerek hala sikimin üstünde yaylanan kadını yana devirip bacaklarını araladım, tekrar amına girdim.
“Immm… Evet canım… Benimle olabilmek için Ayşe ile evlenmeye hazır çocuk…”
“Ya sen? Sen de körpe yarak yemek için can atıyorsun değil mi? Semih gelince hem kızını, hem seni mi sikecek yani? Ben buna razı olur muyum sence?”
“Neden olmasın aşkım?” diyerek vajinal kaslarıyla sikimi sıkıp bıraktı yattığı yerde… “Karını Faruk ile paylaşıyorsun, kocamın altında sikişirken karşıdan izliyorsun. Beni de yeğenimle paylaşabilirsin çok rahat… Off… Hayal ediyorum da… Yatakta bir yanımda sen varsın, diğer yanımda Semih… İki erkeğimle birden sevişiyoruz. Düşünmesi bile harika…”
Üstüne bütün ağırlığımla çöktüm, yarağımı amına bastırarak belimi çevirdim. İkimiz de zevkle inledik.
“Yalnız sana bir haberim var canım…” dedim kulağına, kulak memesini ısırınca ayy diye kaçırmaya çalıştı. “Semih senden önce kızını sikmiş, Ayşe anlatmadı mı sana?”
“Ne? Ayşe'yi…? Nasıl yaa?” diyebildi şaşkınlıkla…
“Evet canım, İstanbul'a taşınmadan önce evde yalnız kaldıklarında o azgın pezevenk senin küçük kızını sikmiş. Kızlığını bozmamak için götünden sikmiş hem de… Seninle beraber yaşayabilmek için kızınla evlenelim diyor ama, Ayşe'nin lokum gibi götünün tadını almış senin oğlan… Hem seni sikecek, teyzesini, hem de kuzenini sikecek aklı sıra…”
“Vay orospu çocuğu vay… İşte bunu bilmiyordum.” Hala şaşkınlığını atamamıştı üzerinden, verdiğim haberle şok yaşıyordu.
“Ne diyorsun peki? Bizim kızı alır mı senin yeğen? Hamile olduğunu bile bile…”
“Dur bakalım, stajı yeni bitti. Çağırayım gelsin, konuşalım. Belki evlenmeden önce Ayşe ile sevişirler, onun üstüne yıkarız bebeği, kendinden bilir.”
“Pembe yalanlar ha? Peki bizim durumumuz ne olacak? Beni de söyleyecek misin oğlana? Seninle seviştiğimizi de öğrenecek mi?”
“Bana kalırsa ona anlatalım her şeyi… Seni, beni, Ayşe'yi, Gül'ü… Bence kabul eder. Sekse düşkün bir erkek Semih… Buraya gelince hareme ağa olacak, siktiği önünde, sikmediği arkasında…”
“Ulan orospu… Kendin yeğeninle sevişeceksin diye karımı da, sevgilimi de siktirecek misin o piçe?” dedim, hırsla amcığını kasnaklayarak gidip geldim üstünde…
“Ihhh…” diyerek ağırlığımın altında ezildi Hanife… “Ne olmuş yani? Ayşe sevgilin de ben değil miyim? Hepimizi sikeceksin işte sen de… Paylaşmayı sen öğrettin bize, sen de paylaş bazı şeyleri… Ohhh… Bırak bunları artık… Sik beni Koray… Geçir yarrağını… Kökle…”
Tam dediğini yapıp hırsla bacaklarının arasında gidip gelmeye başlamıştım ki, Ayşe'nin sesini duyduk yatak odasının kapısında…
“Peki ben kabul edecek miyim Semih'i? Seneler önce küçük bir kızken götümü siken kuzenim şimdi kocam mı olacak?”
Hanife ile bakışıp kaldık. Anlaşılan biz konuya dalıp konuşurken her şeyi duymuş, öğrenmişti. Bizim annesiyle kurduğumuz planın işlemesi için Semih'ten önce Ayşe'yi ikna etmemiz gerekiyordu
hanife (26)
Derin Derin·dün saat 19:23'de
❤️ Önceki Bölüm ❤️ ♥ Fırtına geçtikten sonra hepimiz koltuklara serildik. Biz Gül ve ben bir koltukta, Ayşe ortamızda, Faruk ve karısı karşımızda… Hanife yere atılmış elbisesine uzandı giymek için, engel oldum,
“Hayır canım, kimse giyinmeyecek. Güzelliklerinizi saklamanıza gerek yok. Bu gece hiç bir sınır olmayacak aramızda…” Önce tereddüt etti Hanife, sonra da elindeki elbiseyi kucağına bıraktı, gülerek,
“Peki tamam… Sen nasıl istersen öyle olsun…” dedi. Yanında oturan Faruk'a bakarak, “Kocam da izin verdiğine göre… Neden olmasın…” Kocası yarı kalkık sikini okşayarak gevrek gevrek güldü karısına... Hanife'nin uçları hala kabarık duran iri memelerine iştahla bakarak,
“Evet karıcım, izin veriyorum. Senin güzelliklerini, şu seksiliğini herkes görsün.” Sonra da bize baktı, çırılçıplak oturan seksi karıma, taş gibi körpe kızına… “İki erkek bu gece cennet bahçelerinde dolaşalım.”
Yanımda oturan çıplak kızının beline sarıldım, kendime çektim. Öpülmekten şişmiş körpe dudaklarını öptüm. Kollarımın arasında zevkle ürperdi Ayşe,
“Ohh… Korayy…” diyerek inledi, kollarını boynuma sardı. Kucağıma çektim iyice, gül goncası memesini avucumun içinde sıkarak bir kez daha inlettim.
“Evet ortak, şu anda cennetteyiz gerçekten…” dedim babasına, bir yandan kızın saçlarını okşuyor, dudak dudağa nefesini içime çekiyordum… “Senin cennetteki huriler gibi seksi kızının tadına bakmak istiyorum şu anda… İzin verir misin bana?”
“Hayır… Yapma…” diyerek ondan önce annesi atıldı. “Yapmasın Faruk… Kızını becermesine izin verme… Hem de bizim yanımızda kızımızı tekrar tekrar sikmesine izin mi vereceksin?” Faruk hırsla karısının saçlarından tutup kucağına indirdi başını… Sertleşen sikini Hanife'nin ağzına verdi,
“Ulan orospu… Kızını mı kıskandın yoksa? Bırak, ne isterse yapsın ortağım… İster azgın kızımı siksin, ister fahişe karımı… Tadımızı kaçırma bu gece… Herkes nasıl zevk almak istiyorsa öyle yapsın… Aç ağzını, sikimi yalamaya başla sen… Sakin sakin canlı porno seyredelim, zevk almaya bakalım… Merak etme, biraz sonra da seni siker.”
Ayşe kucağımda yarı yatar vaziyette kendini bana bırakmışken karım da yanımda kızın jartiyer çoraplı bacaklarını okşuyordu. Elleri okşaya okşaya apış arasına girdi, körpe amcığının dudaklarını ayırdı. Islak pembelik ortaya çıkınca da klitorisini okşamaya koyuldu. Ayşe'nin etli dudakları aralandı, şehvetle kıvranarak,
“Ohhh… Çok güzell…” diye inledi. Dayanamayıp yumuldum o dudaklara, bir yandan da ayva gibi sert memelerini okşuyor, uçlarını sıkıyordum. Gül kızın amcığını eliyle okşamayı bıraktı, bacaklarını ikiye ayırıp arasına yerleşti. Şimdi sarı saçları kızın kasıklarına yayılmış, dudaklarıyla, diliyle sularını akıtmaya koyulmuştu.
Annesi babası karşı koltukta oturup izlerken kucağımızda şehvetle kıvranan kızlarını yiyorduk karı koca… Hanife'nin başı kocasının kucağında, biraz okşuyor, biraz ağzına alıyor, sürekli sikiyle uğraşırken gözlerini de bizden ayırmıyordu.
“Yeter artık Gül…” dedim biraz sonra… “Bebeğimi ağzında boşaltmadan bırak… Sikim zonklamaya başladı. Ayşecim, kalk ve sikime otur. O dar amcığın sarsın sikimi… Hadi bebeğim…”
Karım uysalca doğrulup kalktı, karşı koltuktaki karı kocanın yanına gitti hemen… Ayşe de kalkıp omuzlarımdan tuttu, kucağıma yerleşiyordu ki durdurdum onu…
“Hayır aşkım, sırtın bana dönük olsun. Annen baban sikimi nasıl aldığımı görsünler…” Belinden tutup çevirdim, yavaşça kucağıma çektim kızı… Kıçımı tam koltuğun kenarına koymuştum, bacaklarını ikiye ayırmış, ayakta duran kızın alçalmasını izliyordum.
“Gel bebeğim, kalçanı indir biraz daha…” diyerek kendime çektim. Sikimi tutup amının dudaklarına dayadım başını… Karımın yalaya yalaya iyice ıslattığı amcığı ateş gibi yanıyordu sikimin başı temas ettiğinde…
“Ohh… Çok güzel…” diye inleyerek başını yana çevirip bana bakmaya çalıştı Ayşe… Biraz daha, biraz daha derken sikimi yarıya kadar aldı vajinasına… Daracık amcığı eldiven gibi sardı sikimi, zevkten kendimden geçtim adeta…
“Evet bebeğim… Çok güzel… Dar amcıklım benim… Harikasın… Offf… Hadi gayret aşkım… Köküne kadar al yarrağımı… Ohhh…”
Parmaklarımı kalçalarına geçiriyor, yarak amına girerken arkada iyice meydana çıkan minik göt deliğini okşuyor, ardından tomurcuk memelerine yöneliyordum. Okşamadık yerini bırakmıyordum orospumun…
Ayşe tamamen kucağıma yerleşti, kalçaları kasıklarıma yapıştı. Sikim köküne kadar vajinasına gömülmüştü artık… Bir kaç saniye öylece durdu, erkekliğimin tadını almak ister gibiydi…
“Hadi aşkım… Otur kalk şimdi… Sikilmenin zevkini çıkar… Oh bebeğim… Nasıl sikiştiğini göster onlara… Sen sik beni…”
İnip kalkmaya başladı sikimin üstünde… Islak amcığında yararak girip çıkıyordu alet… Off… Daracıktı, sımsıcaktı, harikaydı… İlk anlarda dudaklarını ısırarak hareket eden kız artık kendini tutmayı bırakmış, minik feryatlar koparıyordu sikim amına girip çıkarken…
“Ohhh… Korayy… Aşkımm… Çok güzel… Ohhh…” İki elimi uzatıp önden memelerini avuçladım, kabarmış meme uçlarını parmaklarımla sıktım. Acı ve zevk aynı anda kudurtmuştu sanki kızı… Daha da hızlandı hareketleri…
“Sen de çok güzelsin aşkım… Oh bebeğim benim… Çok zevk veriyorsun bana… Oh, anasını siktiğimin kızı… Harikasın… Hanife… Faruk… Kızınızı sikiyorum çocuklar… Ohh… Nasıl görünüyor oradan? Güzel sikişiyor kızınız değil mi?”
Üçü de parlayan gözlerle bizi izliyorlardı. Karımın bir ayağı yerde, bir ayağı koltukta, elini apış arasına atmış, amcığını okşayarak bakıyordu. Faruk sikini okşayan karısının ara sıra ağzına veriyor, ikisi de karşılarındaki canlı pornoyu izliyorlardı.
“Orospu çocuğusun sen Koray…” diye inledi Faruk… “Ulan ibne, karımı siktin, şimdi de kızımı sikiyorsun. Yetmezmiş gibi bizim önümüzde sikiyorsun hem de…”
“Sen de benim karımı siktin ortak… Ödeştik… Bak karım yanıbaşında… Çok canın çektiyse sen de karımı sik şu anda… Amcığı su içinde kalmış baksana… Senin sikmeni bekliyor. Di mi aşkım? Faruk siksin mi seni? Komşum amına koysun mu senin karıcım?”
“Ohh… Evet kocacım… Siksin… Amıma koysun benim…” diyen karım koltuğa uzandı, bacaklarını aralayıp Faruk'u bekledi. “Hadi Faruk… Sen de beni sik… Çok azdım ben… Dayanamıyorum artık…”
Faruk karısının saçından tutup kucağından kaldırdı, doğrulup karımın bacak arasına girdi. Sertleşmiş sikini bir anda Gül'ün ıslak amına gömdü, gidip gelmeye başladı. Amına girip çıkan yarakla zevklenen karım erkeğin beline sarılmış, bacaklarını onun bacaklarının arkasında kilitlemişti. Başını yana çevirmiş bize bakarken kendini siktiriyordu.
“Hanife'm… Gel canım… Yalnız kalma… Gel yanımıza, ben kızını sikerken sen de amcığını yalat bana… Gel aşkım…” diye seslendim.
Az önce kocasına kızımızı siktirtme diyen kadın cümlem biter bitmez yanımızdaydı. Kucağımda oturup kalkan kızını ve beni izledi bir kaç dakika… Ayşe annesine baka baka oturup kalkıyordu sikimin üstünde… Sanki onun izlemesinden ayrıca zevk alıyor gibiydi.
“Ohhh… Anne… Çok güzel anne… Çok zevk alıyorum… Koray sikiyor beni… Koray'ın siki çok zevk veriyor bana… Ohhh… Seni siken erkek beni de sikiyor anne… Zevk veriyor bana… Sevgilin beni de sikiyor anne… Ohhh…”
Hanife kızına cevap vermedi hiç… Ateş saçan gözlerle biraz izledikten sonra koltuğun üstüne çıktı, bacağının birini aşırıp amını ağzıma dayadı. Saçlarımdan tutup iyice bastırdı ağzıma…
“Çok istiyorsun madem, yala öyleyse…” diye hırladı… “Amımı yala… Köpek gibi yala amcığımı… Piç… Kızıma zevk verdiğin gibi bana da zevk ver bakalım…”
Ağzımı kocaman açıp amının dudaklarına kapandım. Dilimle iç dudaklarını yalarken bir yandan da vantuz gibi emiyordum. Sertleşmiş kliorisini, kaymak gibi amcığını yaladım sürekli…
Analı kızlı sikiyordum Faruk'un kadınlarını… Karısının amcığını dilimle sikerken, kızını da yarağımın üstüne oturtmuştum aynı anda… Zevkten geberiyordum. Böyle bir zevk olamaz diye düşünüyordum.
“Ahhh… Sik beni Faruk… Geliyorum aşkım…” diye feryatlar koparan karımın sesini duydum bir ara… Ağzım burnum Hanife'nin apış arasına gömülmüş oral seks yaparken doğal olarak onları göremiyordum, sadece Gül'ün inlemelerini, Faruk karımın amına vurdukça çıkan şaplama seslerini duyuyordum.
“Ben… Ben de geliyorum Korayy…” diye feryat koparan Ayşe dizlerimi sımsıkı tutmuş, kaba etleri, bacak kasları titreyerek kasılmaya başladı tam o anda… “Dayanamıyorum… Çok güzel… Geliyorumm… Ohhhhh…”
Sanki karımın orgazm feryatlarını duymayı beklemişti kız, kasılmalar eşliğinde o da boşalmaya başladı. Karşılıklı bir şehvet korosu eşliğinde zevk çığlıklarını dinledik. Hanife sesleri duyunca amını yalatmayı bırakıp kenara çekilmiş, meraklı gözlerle kendini okşayarak kızının orgazmını izliyordu.
Sonunda sesler kesildi. Ayşe titreyen dizleriyle sikimin üstünden kalktı, yan tarafa koltuğa bıraktı kendini… Hala seyiren bacaklarını birbirine yapıştırmış, son orgazm titreşimleriyle kasılıyordu.
Bense boşalmamıştım henüz… Sikime oturup kalkan körpe amcığın verdiği tüm zevke karşılık kendimi tutmayı başarabilmiştim. Hanife'ye baktım, bacaklarımın arasında, boşalmadan dimdik yükselen yarağımı gösterdim parmağımla,
“Ne bekliyorsun sevgilim?” dedim gülümseyerek… “Küçük Koray hala aç… Kucağıma gel… Seni sikmek istiyorum
beni ve annemi resmen mahvettiler
Slm. Ben Arzu, 28 yaşında, 1.68 boyunda, 90-58-89 ölçülerinde, esmer, mavi gözlü bir gençkızım. Etrafımda herkesin ilgisini çekmekten ve erkeklerin beni sikmek istemesinden çok hoşlanan biriyimdir. Herkesin beni yercesine bana bakması ve geceleri onların hayallerinde olmak, çok hoşuma gider. Anlayacağınız biraz megolamanım ve ilgi odağı olmaktan hoşlanırım. Ailemin yapısı rahat olduğundan, giyim tarzım hep erkekleri tahrik etmeye yönelikti. Fakat halen bakireydim (taaki ustalar beni acımadan sikene kadar. Eee tabi herkesi azdırırsan ve vermezsen sonunda başına bu gelir!). Yaz tatili için geçen sene yazlığımızın olduğu Çeşmeye gittik. Fakat gittiğimizde yazlığın cam ve su işleri vardı. Babam usta çağırmıştı. Anlaştılar ve ustalar ertesi gün gelip işe başladılar. Onlar işini yaparken ben de tatilin keyfini çıkarıyor ve doyasıya havuza girip güneşleniyordum. Hemen hemen her 3 saatte bir bikini değiştirirdim (Bikinilerim de hep ufacıktır, memelerimi zar zor kapatan bir Bikini tarzım var). 10 gün boyunca ustalar yazlıkta kalacaktı, babam onlara yan binada bir oda ayarlamıştı. Ustalar çalışmaya başlayalı henüz 2 gün olmuştu ki, annemin dayısı vefaat etti. Ustaları da başıboş bırakıp gidemezlerdi, mecbur ben kaldım ustalarla. Ailem bana zaten çok güvenirdi ve yanlış birşey yapmayacağımı bilirlerdi (fakat ustaları hiç hesaba katmamışlardı!). Neyse, bizimkiler gittiler. Ustalar işlerini yapıyorlardı. Bense ortalıkta ufacık Bikinimle dolaşıyor ve zıpırlık yaparcasına ustaları delirtmeye çalışıyordum. Ustalara çay ve yemek yapıyor, bunun haricindeki zamanlarımda da onların gözü önünde güneşleniyordum. 5 ustanın 5’i de sürekli beni izliyordu ve sikecekmiş gibi bakıyorlardı. Neyse akşam oldu, ustalarla yemek yedik. Hepsi de iri yarı adamlardı. Ben o akşam kısa bir şort ve üzerimde askılı bir badi vardı, ama içimde sütyen yoktu, onları azdırmaya çalışıyordum. Bacak bacak üstüne atmalar, önlerinde domalmalar, göğüslerimi sergilemeler falan. Yemeği yedikten sonra ustalara, “Ben size bir yorgunluk kahvesi yapayım!” dedim. Ustalardan biri, “Ya biz biraz alkol alcaz, kahveyi ondan sonra yapsanız nasıl olur?” dedi. “Tamam, ne içersiniz? Evde ne isterseniz var!” dedim. Onlar da rakı istediler. Hemen onlara rakı verdim ve biraz da meze hazırladım… Ustalar başladı içmeye. Yarım saat gecmişti ki, bana da teklif ettiler. Ben de onlara eşlik etmeye başlamıştım (ama onlara meze olacağım aklıma bile gelmemişti!). Alkol almaya devam ederken hoş sohbet, gülüşmeler, derken fıkra anlatmaya başladılar, ben de katıldım. Biraz sonra anlattıkları masum fıkralar erotik fıkralara kaydı. Onları dinlerken beni ateş bastı, amim hafiften hareketlenmeye, memeuçlarım sivrilmeye başladı… Ustalardan biri bana yanaştı, “Kaç yaşındasın sen? Erkek arkadaşın var mı?” gibi sorular soruyordu. Bir ara elleri bacağıma gitti, hafif hafif dokunuyordu. Bu hoşuma gitti, biraz alkolün de etkisiyle sesimi çıkarmadım. Usta da işi iyice ilerletti ve resmen bacağımı okşamaya başladı. Elini itip, “Yapma!” dedim. “Korkma…” dedi yeniden okşamaya başlayınca, ben hemen kalktım ve içeri gittim. Tam kapıyı kapatacakken baktım ki arkamdan gelmiş. “Nolursunuz yapmayın!” dedim, ama usta direk dudaklarıma yapıştı. Gerçekten çok güzel öpüyordu, bir inşaat ustasından beklenmeyecek kadar güzeldi. Tahrik olmuştum ve karşı koyamıyordum, alkol beni uçuruyordu. Elleriyle de dikleşen memelerimi avuçladı. Daha önce kimseye elletmemiştim, durmalıydım, fakat çok güzel bir haz yaşıyordum, durduramıyordum, ne onu, ne de kendimi… Usta elini badimin içine soktu ve tek hamleyle badimi kaldırıp kafasını memelerime gömdü. Deliler gibi yalıyordu memelerimi. Bu arada amım da vıcık vıcık olmuştu, gözlerimi kapadım ve kendimi ona bıraktım. Usta badimi kibarca soydu ve kendi de soyundu, her yerimi deli gibi öptü, yaladı ve dişledi. Şortumu, sonra da tangamı çıkardığında, “Ooofff! Bu ne güzel bir amcık!” dedi. Gerçekten de ağdayla pırıl pırıl yapmıştım. Amımı yalamaya başladığında havalara uçuyordum, harika bir duyguydu. Gözlerimi kapamış bu zevkin tadını çıkarırken, birden irkildim, çünkü sikiyle amımı fırçalamaya başlamıştı. O an doğruldum ki, ne göreyim, herifin siki kolum kadardı. “Dur yapma! Ben bakireyim!” dedim. “Korkma güzelim bozmuycam seni!” dedi fırçalamaya devam etti. Ben biraz tedirgin olmuştum, ama amımın suları da akmaya başlamıştı. Harikaydı… O esnada diğer usta geldi ve “Ooo kolay gelsin! Napıyosunuz?” dedi. Ben şok olmuştum ve hemen toparlandım. Ama adam, “Bize yok mu güzelim?” diyerek, güçlü ve iri elleriyle memelerimi okşamaya başladı. İlk usta amımla ilgilenirken, o da memelerimi emiyordu. Gerçekten çok zevk alıyordum. Ona da dedim, “Bakireyim, beni sikmezseniz herkes katilabilir!” deyiverdim. Daha önce çok porno filim izlemiştim ve grup seksi çok merak ediyordum. Benimkisi bilerek lades olmuştu. Diğer ustalara da seslendiler ve onlar da geldiler ve hemen soyundular. Çam yarması gibi 5 erkeğin arasında bulutlara uçuyordum. Ama hepsi de söz vermişlerdi, sikmek yoktu! Hepsinin de sikleri 15-20 cm arasi idi ve kalındı. Ayaklarım yere değmiyordu resmen, bir onun kucağında, bir ötekinin kucağında, bir havada, memelerimi, amımı, götümü yalıyorlardı… Ustalardan biri sikini ağzıma vermeye çalıştı, ama ben, “Hayır!” dedim. O an suratıma tokatı yedim. “Ulan kaltak! Sen defalarca boşaldın, bizi boşaltmıycan mı!” dedi. Ben, “İstemiyorum!” deyince, suratıma bir tokat daha yedim. Adam saçımdan tuttuğu gibi, sikini ağzıma soktu. Sikini ağzıma alamıyordum zaten, biri de arkadan ellerimi kenetledi, “Yala kaltak!” dedi. Korkmaya başladım, hiç olmazsa bunu yaparsam, söz verdiler, başka birşey yapmazlar diye düşünerek, başladım yalamaya. Ama yaladıkça hoşuma gitmeye başladı ve amım yine ıslandı. Bir taraftan amımı yalıyorlardı, bir taraftan memelerimi, bir sik ağzımda, iki sik te elimde sıvalıyordum. 5 yarak arasında kalmak gerçekten çok harikaydı. Üstelik ustaların hepsi de bana deli oluyordu, biri bırakıp, öteki yalıyordu… Ustalardan bir tanesi beni kucakladı ve yatağa yatırdı, ayaklarım havadaydı ve beni 2 büklüm yapmıştı, kalın ve damarlı sikiyle amımı fırçalıyordu. Tam bu esnada olan oldu ve o damarlı koca siki tek hamlede soktu amıma. Ben öyle bir çığlık attım ki, hemen ağzımı kapadılar. Ağlamaya başladım, ama herif hayvan gibi pompalamaya başladı. “Hayvanlar söz vermiştiniz! Hepiniz hayvansınız! Mahvettiniz beni!” diye diye, hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. Amım çok acıyordu ve adam dinlemedi sikmeye devam etti. Boşalacağı zaman amımdan kanlı sikini çıkarıp göbeğime memelerime fışkırttı döllerini. Üzerimden kalkınca ben de kalktım ayağa, ama yürüyemiyordum, canım çok yanıyordu… Ustalardan biri buz getirdi ve amımın üzerine koydu. Amımın acısı biraz gitmişti. Bir tanesi sırıtarak, “Nasıl bir duygu kadın olmak güzelim?” dedi. Ben cevap vermedim diye bir tokat daha yedim suratıma, “Ulan orospu konuş, yoksa sikerim!” dedi. Daha ağzımı bile açmadan beni domaltıp arkadan geçirdi amıma ve saçımdan tutup pompalamaya başladı. Bu seferki en az 20 dakika sikti beni. Halim kalmamıştı, fakat geride daha 3 usta vardı. Sırayla ve dönüşümlü olarak siktiler beni, ama ne sikme! Bekaretimi kaybettiğim gece herhalde 10-15 defa sikilmişimdir. Ayakta duracak halim yoktu. Adamlar alkolün de etkisiyle boşalmak bilmiyorlardı. Gece saat 1 gibi pertim çıkmış ve yatakta yığılıp kalmıştım, ama ustalar heryerimi ellemeye, parmaklamaya devam ediyorlardı… Bir ara telefonum çaldı, arayan babamdı, halimi hatırımı soruyordu. “Yorgunluktan uyuyorum…” diyebildim. Ustaları sordu, yanda olduklarını söyledim. Babamın içi rahatlamıştı, “Tamam kızım…” derken, ustalardan biri arkadan amıma sikini birden geçirdi. Elimde olmadan ağzımdan bir, “Ayy!” çıktı. Babam, “Ne oldu kızım?” dedi. “Yok birşey, kolumu vurdum.” dedim. “Tamam kızım, yat uyu.” dedi ve kapattı telefonu. Ustalar sırayla tekrar sikmeye başladılar beni. Artık gözümü açacak halim kalmamıştı, 3. usta sikerken uykuya dalmışım… Sabah kalktığımda yatakta tek başımaydım. Çarşaf amımın kanı ve ustaların döllerinden dolayı berbat olmuştu. Çarşafı makineye attım. Ustalar işlerini yapıyordu. Yürümekte zorlanıyordum, zaten bacaklarım da kapanmıyordu. Hepsi bütün gün bana bakıp sırıttı. Bir tanesi alay eder gibi, “Ne o güzelim, bakıyorum da bugün güneşlenmiyorsun!” dedi. Gülüştüler ve benle dalga geçmeye başladılar, “Küçük orospu hemen dağıldı, dün gece de sikilirken uyuya kaldı!” gibi kücük düşürüyorlardı beni. O anda nasıl kinlendim, içimden, Siz akşama görürsünüz! dedim. Bu gece bitmek yoktu ve ben onların iliklerini kurtacaktım, ben bitiricektim onları ve doya doya orgazm olucaktım. Bu sefer alkol de yoktu onlara, çünkü adamlar alkolün etkisiyle çok geç boşalıyorlardı… Akşam yemekten sonra hepsine tek tek sakso çektim. Ama ne sakso! Gırtlağıma kadar alıyordum siklerini. Taşaklarını emerek deliler gibi sömürüyordum ve boşaltmadan bırakmıyordum. 5’i de boşalmış ve sikleri inmişti. Karşılarına geçtim ve kendimi okşamaya başladım, dans ederek, önlerinde domalarak kendimi tatmin ediyordum. Gülerek, “Hadi sikin beni! Ne o, sikleriniz kalkmıyor mu?” dedim. Sikleri hafiften kalkmaya başlamıştı. Biri beni arkamdan kucakladı ve sırtüstü yatağa uzandı, yarağını arkadan amıma geçirdi ve sikmeye başladı. Diğeri de üstüme geldi, aynı anda amıma sokmaya çalışıyordu. Ama nafile, ufacık amıma, o kadar kalın 2 yarrağı aynı anda alamazdım. (Ne o sikemiyormusun?) deyip alay edecektim güya, ama herif inat etti ve sikinin başını geçirdi. Amım yırtılıyor sandım. Öyle bir soktu ki, yeniden bastım çığlığı. Beni ilk siken usta olayı anlamış olacak ki, “Bak kaşara, aklı sıra bizi aşağılayacak! Beyler bunu öyle bir sikelim ki, hayatın boyunca unutmasın!” dedi. Zaten unutamazdım, bekaretim gitmişti ve 5 inşaat işcisi tarafından sikilmiştim, daha ne olabilirdi ki? Üstümdeki kalktı, öteki usta beni yatağa yatırdı ve amımı yalamaya başladı. Müthiş zevk alıyordum. Sonra beni domaltıp, amıma soktu sikini. Biraz pompaladıktan çekti sikini, yumuldu arkama. Amımla birlikte bu sefer göt deliğimi yalıyordu. Harikaydı, çok zevk alıyordum. Derken sikini göt deliğime dayayıp zorlamaya başladı. Ben, “Hayır!” derken, kollarım ve bacaklarım diğer ustalar tarafından tutulmuş, bırakın kaçmayı, kımıldayamıyordum bile. Hafifçe geçirmeye çalıştı, ama götüm çok dardı. Biraz zorladıktan sonra sikinin kafası hafifçe girdi ve ufak ufak git gellere başladı… Sonra ustalardan biri altıma yattı ve amıma soktu. Beni tost ediyorlardı. Biri alttan amıma pompalarken, arkamdaki de yavaşca götüme giriyordu. Bir tanesi de ağzıma vermiş, sakso çaldırarak kaldırıyordu sikini. Sikini kaldıran sırayla arkama geçiyor ve götüme sokmaya çalışıyordu. Dönüşümlü olarak benim göt deliğimi alıştırdıkları için çok zevk alıyordum. Sonunda birtanesi öyle bir kökledi ki götüme, ben yine bastım çığlığı. Benim küfürlerim ve çığlıklarım eşliğinde, hem amdan hem götten yiyordum şimdi. o gece 5 usta sabaha kadar tost ettiler beni, amımı götümü 3’er posta siktiler. Ustalar 4 gün boyunca, sabah işlerini yaptılar, akşam da beni siktiler! Tatilden sonra kiminle sikiştiysem doyuramadı beni. Artık seks kölesi oldum, kalın ve büyük 3-4 yarak olmadan doymuyorum!
Mansur ve eşi Hande
selam.. adım mansur.. 28 yaşımdayım. özel bir şirkette satın alma müdürüyüm. evliyim..
eşimin ismi HANDE.. 26 yaşında.. özel bi firmada insan kaynakları departmanında çalışıyor. kendisiyle lise bittiğinden beri beraberiz.. o benim hayatımın aşkıydı.. rüya gibi bir düğünle evlendiğim , gözümün bebeğiydi.. hande 1.70 boyunda , bebek gibi bir yüzü olan harikulade güzellikte ve irilikte göğüsleri olan aynı zamanda da görenlerin başını döndüren muhteşem bi çıkık poposu var.
anlatacağım hikaye bu yaz yaşandı.. ege'de gittiğimiz tatilde.. “keşke gitmeseydik” dememe sebep olan o yerde..
gittiğimize pişmanım çünkü ; yaşadığımız o olaydan sonra hayatımın aşkı olan karımla şu an boşanmak üzereyiz , boşanma davası çoktan açıldı karım hande tarafından..
anlatıyorum ; uzun bi yolculuğun ardından , konaklayacağımız otele vardık hande'yle.. resepsiyondan odamızın anahtarını alıp geçtik odamıza.. eşyalarımızı bıraktık , biraz soluklandık ve mayolarımızı giyip otelin havuzuna gittik.. fakat odadan çıkmadan baya bi tartıştık ;
ben : hayatım bikini yerine mayo giysen ?
hande : nedenmiş yaa !
ben : yaa bikininin üst kısmı biraz fazla küçük , göğüslerin fırlamış meydana.
hande : naapiyim mansur ?? göğüslerimi cebime mi koyayım ???
ben : offffff… kıskanç bi adamım bilmiyo musun sanki ??
hande : biliyorum ama yapacak bişeyim yok mansur.. kusura bakma , hadi çıkalım..
neyse.. yapacak bişeyim yok hakkaten.. vardık havuza.. eşim güneşlenirken ben biraz havuza girmeye karar verdim.. havuzda yüzerken bizim 2 yan şezlonga 4 kişilik genç bi erkek grubu geldi.. 23-24 yaşlarındaydılar.. ama sinirim bozuldu.. çocuklar sporcu mudur nedir , hepsinin filinta gibi vücudu vardı.. hay allah.. hemen çıktım havuzdan ve eşimin yanına gittim. onun yanında uzandım güneşlenmeye başladım bende..
karım henüz onları farketmemişti.. ve karım bana bişey sormak için kafasını bana döndürdüğünde , benim yan tarafımdaki o çocukları farketti.. işin en acı tarafı neydi benim için o an biliyo musunuz ? karımın gözü öyle bi takıldıki onlara , sorcağı soruyu sormakta gecikti ve “yutkundu” evet.. işte beni o “yutkunma” bitirdi..
karım , onlara baktığını farketmediğimi sanıyodu ama farkındaydım ben , ve neden yurkunduğunu anlamıştım.. çünkü etkilenmişti çocuklardan ya da içlerinden birinden..
ben : nooldu ?? bişey soracaktın ? sustun ?
hande : hı ? kim ?? ben mi ???
ben : evet handeee ????
hande : hehehe.. unuttum , neyse boşver..
orda yaklaşık 2-3 saat takıldık.. ara sıra havuza falanda girdik.. ama şunu söyleyebilirimki , eşim o 2-3 saat boyunca belki 50 kere o çocuklara baktı.. bazen 1 sanyeliğine , bazende bana farkettirmediğini düşünerek uzunca süre.. akşam oldu , yemeğimizi yedik , biraz sahilde gezdik , sohbet ettik , falan filan derken , uyumak üzere odamıza gittik.. ama karım hep bi düşünceliydi o akşam.. kafası belliki bambaşka biyerdeydi.. nerde olduğunu tahmin ediyodum ama yanlış düşündüğüme inanmak istiyodum.. sonuçta aşırı kıskanç bi insanım.. dünyaları yıkarım kıskançlığımdan.. hiç açmamakta böyle bi konuyu fayda var..
yatağımıza girdik ve eşime sırnaşmaya başladım.. kur yaptım.. sevişmek istediğimi belli ettim..
ama.. ama karım hiç oralı bile olmadı.. sevişmek istemedğini söyledi.. hemde üffleyip püffleyerek yaptı bunu..
çok şaşırdım , çok hemde.. çünkü karım beni kolay kolay reddetmezdi gece sevişmek istediğimde.. şüphelerim iyice artmıştı.. sinirden dilimi ısırdım , çok söylemek istedim “neden bugün gözün fıldır fıldırdı havuzda” diye ama sustum.. olası bi ters cevabında çok kötü şeyler yapabilirdim çünkü.. ve uyuduk.
ertesi gün oldupta uyandığımda çok şaşırdım.. eşim yanımda yoktu.. hemen fırladım yataktan.. üstümü giyinip çıktım odadan..
uzaktan gördüm , eşim havzu kenarında şezlonglardaydı.. ve yan şezlogda yine o 4 tane çocuk vardı !!! yanlış görmediysemde eşim onlarla muhabbeti kurmuştu , konuşuyolardı sanki..
o kadar sinirlendim ki , sinirden elim ayağım titredi.. öfkeli ve hızlı adımlarla oraya yöneldim ;
ben : hande ??
hande : aaa günaydın tatlım..uyandın mı ?
ben : neden bana haber vermeden çıktın ?
hande : çok tatlı uyuyodun bitanem , uyandırmaya kıyamadım.
ben : keşke uyandırsaydın !!!
hande : özür dilerim bebeğim.. gel otur sende..
ben : arkadaşlar kim !?
hande : kim ? haa.. onlar mı ? bizde şimmmmdi tanıştık , sen gelmeden 2 dakka önce.. onlarda bizle aynı şehirde oturuyolarmış.. üniversitede okuyolarmış..
çocuklardan biri “selam” dedi.. adı batuhanmış.. bende tanışıverdim çocuklarla.. sinirim geçti sayılır , “heralde yanlış anladım ben” diye içimden geçirip sakinleştirdim kendimi.. ama o batuhan'ı hiç gözüm tutmadı.. çünkü eşim dün özellikle o çocuğu kesiyodu , farkındaydım..
neyse orda fazla takılmak istemedim , çocuklardan huzursuz oldum.. çünkü yine eşim sürekli onları kesiyodu.. onlarda eşimin bikinisinden taşan göğüslerini ve kalçasına bakıyolardı.. ben farketmiyorum sanıyolar ya bide , iyice sinir olmuştum..
eşimi otelin yakınındaki deniz kenarına gitmeye ikna ettim , “denizde yüzelim” diye.. eşim bozuldu gerçi bu teklifime ama çok ısrar edemedi..
gittik kumsala.. ve kumsalda memleketten çok yakın aile dostlarımızla karşılaştım..
süleyman amca ve hanife teyze.. çok çok şaşırdım.. küçüklüğümden beri misafirliğe gttiğimiz bir aile.. annemlerin babamların çok yakın ahbapları.. onların yanına oturduk.. uzuuuun uzuuuuuun sohbet ettik , eski günlerden , şimdi neler yaptığımızdan falan vs.
fakat eşim bu muhabbetlerden sıkılmış olacak ki , gitmek istediğini , güneşin kendisini yorduğunu , odada biraz uyuyacağını söyleyip gitti yanımızdan.. aslında hiç içime sinmedi eşimi yalnız bırakmak ama süleyman amca hayatta bırakmaz şimdi beni.. muhabbete kitledi resmen..
saygım sonsuz olduğundan adama , “ben gideyim artık” ta diyemiyorum , adam durmadan anlatıyo çünkü bişeyler.. eşim gittikten 1 saat sonra artık daha fazla dayanamadım ve süleyman amca'dan binbir özür dileyip gitmem gerektiğini söyledim.. o da “tamam” dedi ve vedalaştık..
kalbim nedense hızlı çarpıyodu , içimde bi sıkıntı vardı.. hızlı adımlarla otelimize döndüm. içimdeki sıkıntı dahada artmaya başladı.. nedenini bilmiyodum ama kendimi hiç iyi hissetmiyodum.. odamızın bulunduğu aparta yöneldim.. bizim odamız zemin kattaydı , balkonu falan yine direk zemindeydi.. atlayarak girebileceğin bi konumda yine.. içimdeki ses , kapıdan değilde ordan gitmemi söyledi nedense bana.. sonuçta içime bi kurt düşmüştü , aklıma kötü bişey getirmek istemiyodum aslında ama..
ama işte.. ve evet.. sessizce balkona girdim , içerden tuhaf sesler geliyodu sanki. kafamı balkonun camına dayayıp içeri baktığımda gördüğüm manzara karşısında küçük dilimi yuttum.. bacaklarımın bağının ilk defa o an çözüldüğünü hissettim ömrü hayatımda.. gözlerim faltaşı gibi açıldı..
gördüğüm sahne aynen şuydu ; o batuhan denen şerefisiz , eşim hande'yi yatağa domaltmış , deliler gibi sikiyodu.
yaklaşık bi 30 saniye dona kaldım.. gözümü bile kırpamadım.. beni biri görse cansız manken zannederdi.. ve o 30 saniye sonra kendime geldiğimde , bir hışımla içeri girdim balkon kapısından..
ikisi öyle bi sıçradı , öyle bi korktuki , batuhan direk kendini yere attı yataktan , hande ise hemen yatak örtüsüyle çıplak vücudunu gizledi.. ikiside tir tir titriyodu karşımda.. sinirli sinirli baktım ikisine ; ne yapacağımı inanın bilmiyodum.. hayatımın aşkı , gözümün bebeği , herşeyim , başka bir züppe tarafından domaltılmış çatur çutur sikilmekteydi bi kaç saniye önce.. ve hande en sonunda hiç beklemediğim bi tepki verdi ;
hande : ne var mansur !!!
ben : ne ??? ne mi var ???
hande : evet !! ne var ??? ne o öyle sinirli halin !!!
ben : ne ??? ne diyosun sen ??
hande : batuhan gel buraya..
batuhan : ??
ben : naapıyosun kızım sen !!
hande : karışmayacaksın bundan sonra bana !! bitti anlıyo musun !!! bundan sonra istediğim gibi yaşarım !
gözlerime ve kulaklarıma inanamıyodum.. inanamıyodum !! karımın bu sözlerinin üstüne ağzımı açıpta tek bi laf edemedim şaşkınlıktan.. ve hande batuhan'ı boynundan tuttuğu gibi yatağa geri çekti.. yatakta deliler gibi öpüşmeye başladılar.. sanki birbirlerini öpmüyoda , resmen yiyolardı.. bir aslanın , avını parçaladığı gibi sert bi tavırları vardı birbirlerine.. sanki kıtlıktan çıkmış gibiydiler..
ağzım şaşkınlıktan bi karış açık , kıpırdamadan olan bitene bakakalmıştım.. gözlerim doldu , ağzımdan kısık ve ağlamaklı bi ses tonuyla “hande?” çıkıverdi..
hande çok sert bi bakış attı ve “sana 1 ay önce kavga ettiğimiz bi akşam yemin etmiştim mansur” dedi..
“ne yemini?” diye sordum
yine titrek bi sesle.. “o kavgada sana ; karşıma çıkan ilk yakışıklı ve harika bi vücudu olan erkeğe kendimi siktiricem” demiştim , diye devam etti hande..
“aşkım o sadece kavgada sinirle söylenmiş bir söz değil miydi?” dediğimde de ,
öyle pislik bi tebessüm attıki , sanki eşimin içine şeytan kaçmıştı.. ve gözlerimin içine bakarak yeniden batuhanla öpüşmeye başladı.. bense oracıktaki koltuğa yığıldım ve elim mahkum olan biteni izlemeye başladım.. elim mahkum çünkü karımı çooooooook ama çok seviyodum.. ve bi türlü o odadan çıkıp gidemiyo , ya da ikisinede zarar veremiyodum.
batuhan denen piç , benim ses çıkaramadğımı görünce kendine güveni geldi.. daha rrahat hareketler sergilemeye başladı.. zaten çocuğun yarrağı iyice moralimi bozmuştu.. benimkinden çok daha büyük ve çok daha kalındı..
yatağa sırt üstü uzandı batuhan , ve karımda yüzü batuhan'a dönük bi şekilde yarrağının üzerine oturdu.. yarrağı içine alırken karımın gözlerinin yukarı doğru kayması yok mu , beni nasıl üzdü anlatamam.. karım resmen kendinden geçiyodu. ve batuhan otomatiğe bağlamış gibi kalçasını yukarı aşağa indirerek karımı pompalamaya başladı..
vurduğu her darbede , karımın o kusursuz güzellikte ve büyüklükteki göğüsleri bi aşağı bi yukarı zıplıyodu.. batuhan bi yandanda hiç acımadan hande'nin o göğüslerini avuçlayıp , hırslı hırslı sıkıyodu..
karım yüzünü bana döndürde ve “görüyo musun biricik eşini nasıl sikiyolar hıı?? görüyo musun senin öpmeye kıyamadığın göğüsleri nasıl morartana kadar sıkıyolar ???” diye nefes nefese ve pislik bi gülümsemeyle sordu..
gözümden yaş geldi ve kafamı salladım “yapma” der gibi..
kahlaha attı sadece hande ,
ve batuhan'a dönüp “hadi daha hızlı sik beni , daha hızlıııı , kocamın gözlerinin önünde inlet beni !” diye batuhan'ı iyice gaza getirmeye çalıştı..
batuhan bu gazı alıp hande'yi kucağından indirmeden ayağa kalktı.. elleriyle karımın götünden tutup aşağı düşmemesine destek oluyodu.. karımsa kafasını arkaya atmış , zevkin doruklarında geziniyodu.. ve batuhan vites arttırararak eşimi ayakta sikmeye devam etti.. eşimin çığlıkları neredeyse bütün oteli çınlatıyodu..
ağzında sürekli bir “harikasın , daha hızlı” lafı vardı.. bi 2-3 dakika bu pozisyonda sikiştiken sonra hande yere indi..
yanıma geldi , kulağıma eğilip fısıldamaya başladı ;
hande : hoşuna gidiyo mu sevgili aşkım ? :)
ben : hayır.
hande : peki bu sikin niye semsert oldu haaa ? :) diyip elini sikime attı.. evet.. gerçektende sikim taş gibi olmuştu.. hatta zonklamaktan patlayacak gibiydi.. kendimi inandırmak istemiyodum ama batuhan karımı öyle bi sikiyodu , karımda öyle orospu gibi tavırlar içindeydi ki , ister istemez zevk alıyodum.. ama yalan söylemeye çalıştım hande'ye
ben : hayır almıyorum zevk..
hande : öyle mii ? :) şimdi daha iyi anlarız , iyi izle :) dedi ve önümde diz üstü çöküp , kafasını dizlerime yasladı..
“naapıyosun” diye sordum tedirgin bi şekilde ,
güldü ve “sadece izle” dedi..
diz üstüne iyice domalıp , poposunu iyice meydana çıkarıp , batuhan'a gel işareti yaptı..
“hayır olmaz” diyip ayağa kalkmaya çalıştım.. ama eşim eliyle “şşşşş” yaptı ve beni geri oturttu..
resmen benim kucaklarımdayken başkası tarafından sikilmek istiyodu..
batuhan sızım sızım zonklayan o kocaman yarrağını , önümde domalmış karıma bi hamlede soktu.. karımın yüzü hemen önümdeydi ve gözleri gözlerimin içine bakıyodu.. gözleri faltaşı gibi açıldı batuhan yarrağını bi hamlede soktuğunda..
“doyur beni yarrağa aşkııııımmmm” diye bağırdı batuhan'a.. ilk defa benden başka birine “aşkım” demişti , iyice yıkılmıştım..
batuhan yine makina gibi sikmeye başladı karımı.. karım zevkten bacaklarımı sıkıyodu sımsıkı ,
“nooldu mansur , hala zevk almadığını mı iddia ediyosun yoksa” diye kahpece sordu yine hande.. cevap veremedim ,
çünkü yarrağım gerçekten çok fena zonkluyodu.. “ahhh uhhh devam et batuhanım , erkeğim , kocamın beni daha önce sikemediği gibi sik , kadın nasıl sikilir öğret ona , haddiiii , daha hızlı ohhhh” diye bağırınca hande ,
artık daha fazla dayanamadım ve penisimi şortumdan çıkardım sıvazlamaya başladım.. karım bunu görünce önce bi duraksadı ve ardından kahkahayı patlattı..
“nooldu sevgilim? yoksa daha fazla kendini tutamadın mı ? :) karını gözlerinin önünde sikmeleri seni cezbetti mi yoksa ? :)” diye sordu.. cevap vermedim ve taş gibi olan yarrağımı sıvazlamaya devam ettim.. karım beni dahada kızdırmak için konuşmaya devam etti ;
“sana açık konuşayım mansur , hep böyle bi seksi hayal etmiştim ben.. senle olan sıkıcı sevişmelerimizi hatırlıyorumda şimdi , tam bi kabustu… hele o yarrağın :) moralin bozulmasın diye büyük diyodum ama batuhan'ınkini görünce anlamışsındır büyük yarrağın neye benzediğini:)”
batuhan karımın bu lafları sayesinde daha çok şevkleniyo olsa gerek , gitgide zaten çok hızlı olan temposunu daha da arttırıyodu..
bi yandanda karımın o harika kalçasına sert şaplaklar atıyodu.. karımın bi gözleri kayıyo , bi zevkten deli gibi çığlıklar atıyo , bi nutlu kesilio , bi beni kızdıracak laflar ediyodu..
ve en sonunda son bitirici lafı söyledi ; “ah uh oh içime boşal batuhanım uh uuuuhhh”
hemen ayağa fırladım sinirle..
bunca şeye katlandım ama buna asla izin veremezdim.. “hayır” diye haykırdım.
hiç beni umursamadılar.. batuhan hönküre hnküre sikmeye , karım ise çığlık çığlığa zevkin doruklarında gezinmeye devam etti..
bi daha bağırdım bunlara “sakın böyle bişey yapmayın!” diye..
“dinleme onu batuhan'ım , oluk oluk boşal içime , oluk oluk , sıcakcık spermlerini fışkırt içimeeeeee” diye cırladı karım..
batuhan'In hızından anladığım kadarıyla boşalmasına bi kaç saniye kalmıştı ;
bi yandan bunlara bağırıyodum ama böyle bi tablo karşısında da elimle sikimi sıvazlamadan duramıyodum elbet..
lakin karımın o “içime boşal” çığlığının ardından sikim ha patlamamak için kendini zor tutmuştu.. karımın çığlıkları had safhaya ulaşmış ve son kez bana dönüp “hayatımdaki en büyük hatayı sana sadık kalıp seks hayatımı kısıtlayarak yapmışım” dedi ve o esnada batuhan haykırarak boşalmaya başladı..
karım çenesi , kolları , dizleri heryeri titremeye başladı batuhan spermlerini onun içine fışkırtırken.. bi 20 saniye bu şekilde titrediler.. ikiside boşaldı.. ardından yere serildi ikiside.. yüzlerinde biraz önceki harika seksin getirdiği o gülümsemeyle birbirlerine baktılar uzun uzun.. ve tekrar öpüşmeye başladılar çok ama çok ateşli bi şekilde..
ve bende daha fazla dayanamayıp boşalmaya başladım ,
onlarda bunu farkedince öyle bi kahkaha attılarki , utancımdan yerin dibine girdim resmen.. uzunca güldüler..
ve hande asla unutamayacağım o cümleyi kurdu bana ; “zavallı… hayatımın aşkı dediğin karını inlete inlete siktiler , içine spermlerini yolladılar ve sen buna boşaldın öyle mi ? :)”
bişey diyemedim..
hande devam etti laflarına ; “gerçek bi erkek olsaydın beni öyle bi sikerdin ki , bende böyle tanımadığımız birisinin atlında inim inim inlemezdim.. ama sen öyle sahte bi erkeksinki , hem karını sikemiyosun , hem karın başlası tarafından sikilirken izliyosun ve hemde buna boşalıyosun :) sen tam bi zavallısın. senden boşanmak istediğime eminim artık.” dedi..
“ama hande..” diyebildim yalnızca..
lafımı kesti ve “şimdi defol git havuzun oralara , biz batuhan'la biraz daha devam edicez ,seninkinden sonra böyle bi yarrak bulmuşum bu kadarcıkla yetinir miyim sanıyosun , defol hadi” diye devam etti..
bitmiştim.. tükenmiştim.. çıktım gittim odadan , 3 saat sonra geri döndüğümde hala devam ediyolardı.. mola vere vere devam ediyolarmış meğer.. hatta karım beni gece başka oda tutmam için zorladı ve ben orda kaldığımız diğer 3 gece yeni tuttuğum oda da sabahladım.. çünkü karım batuhan'la dinlenip dinlenip yeniden seks yapıyolardı..
psikolojim tamamen bozulmuştu.. o kadar bozulmuştu ki , gözümün önüne karımın o batuhan tarafından sikilirkenki hali geliyo ve zevkten kuduruyodum..
bu sebeple 2. gece dayanamadım ve saat 02.00 gibi sessizce odamdan çıkıp , yeniden onları izlemek için oraya gittim.. içerden yine inleme sesleri geliodu..
kapıyı tıkladım.. karım açtı kapıyı ; önce 1-2 saniye şaşırdı ve hemen ardından yine o şeytani gülümsemesini atıp yakalarımdan tuttuğu gibi içeri soktu beni.. oturrtu yeniden yatağın hemen yanındaki koltuğa ;
“aldığın zevke doyamadın ve yine izlemek istiyosun değil mi zavallı kocacım?” diye sordu alaycı bi tavrıla..
kafamı evet der gibi salladım.
ve karım 1-2 saniye düşünüp , “bak iyi izle o zaman” dedi ve batuhan'a dönüp “götümden sik beni” dedi..
gözlerim faltaşı gibi açıldı.. çünkü ben karımla olan 8 yıllık seks hayatımda bana bir kere olsun götünden siktirmemişti kendini.. hatta ben konusunu açtığımda , ölene kadar böyle birşey yapmayacağını söylerdi..
hem aşırı heyecanlandım i hem yine çok üzüldüm.. 10 senedir benle beraberdi ama bana bile vermediği şeyi 2 gündür tanıdığı genç bi oğlana verecekti.
yatakta domaldı ve batuhan'ın kremlediği yarrağını almaya başladı göt deliğinden.. çok ama çok zorlandı.. uzun süre uğraştı batuhan ve başını sokmayı başardı.. ardından yavaş yavaş yavaş yavaş derken komple tamamını sokmuştu.. yarrak kremli olduğundan yavaş yavaş , ama çok yavaş git gele başladı batuhan.
karım öyle “ohlar” çekiyoduki , haykırıyodu resmen.. ve yaklaşık 1-2 dakika sonra karımın götü iyice gevşemiş ve batuhan tempoyu yakalamıştı.. makinalı tüfek gibi gidip geliyodu karımın götüne..
karım nasıl çığlık atacağını şaşırmıştı artık , konuşamıyodu zaten.. cümle kurmaya çalıştığı anda , batuhan dibine kadar köklüyodu ve karımın gözleri kayıp büyük bi oh çekiyodu.. ve batuhan'dan akıl almaz bi teklif geldi
o an ; “mustafa'yı da çağıralım mı aşkım?” mustafa batuhan'ın tatile geldiği arkadaşlarından biriydi..
karım bu teklif karşısında çok sevindi , sonuçta beni iyice kızdırmak istiyodu..
hemen çağırdılar mustafayıda , mustafa beni görünce önce bi şaşırdı ama sonra durumu anlayıp hemen soyundu ve aralarına daldı..
amına koyayım , o mustafa'nın da yarrağı kocamandı.. hadi yarraklarını geçtim , vücutlarıda benimkinden kat be kat iyiydi..
karımın resmen başını dödürüyolardı.. mustafa yatağa sırt üstü uzandı , karımı kucağına oturtup amından girdi , aynı anda da batuhan karıma götünden girip , önlü arkalı pompalamaya başladılar..
ben bu tablo karşısında deliler gibi azmıştım.. karım desen ağzı şaşkınlık ifadesi içinde kocaman açılmıştı , hayatında ilk defa önlü arkalı aynı anda sikiliyodu.. ve tabiki beni aşşağlamaya devam ediyodu laflarıyla ;
“görüyo musun mansurrr ?? görüyosun di mi ??? sen beni öpmelere kıyamazdın , gözünden sakınırdın , bana hep “prensesim” derdin… bak… prensesini acımadan nasılda sikiyolar :) görüyo musun haa ???
tatil dönüşü ne kadar yakın arkadaşın varsa hepsinle düzüşücem mansur ! hepsiyle düzüşücem ! zaten başımı döndüren arkadaşların vardı :)“ öyle diyince afalladım nedense ,
“kim onlar?” diye sordum gereksiz bi sinirle..
iyice hoşuna gitti sinirlenmem tabi hande'nin önce kahkaha attı ; “nooldu ? sinirlendin mi ??? o hani senin emrinde çalışan berkant varya berkant… hani senin hep azarladığın , aşşağladığın berkant.. işyerinde süründürdüğün berkant.. işte ona siktiricem kendimi.. müdürünün karısını deliler gibi sikecek o da.. sana olan bütün hırsını benim göğüslerimden ve götümden çıkaracak… hastayım o çocuğa , hastayımmmm :)”
“anlatmaya devam et tatlım” diyiverdim yanlışlıkla hande'ye , sikimi iyice sıvazlayarak..
hande dahada fazla şaşırdı ve dahada fazla hoşuna gitti benim bu halim..
“oooo bak hala nasılda zevk alıyosun yaa :) zavallı adam.. burda beni gözünün önünde 2 tane senden küçük çocuk beni önlü arkalı deli gibi sikiyo , ben sana senin emrinde çalışan berkant'ı düzüşmek için yanıp tutuştuğumu anlatıyorum ve sen bundan sevk alıyosun hahaha , allahım ben neden sana tahammül etmişim yaa onca yıl.. sana ve o işlevsiz bamyana.. ama artık bitti.. bundan sonra karşıma çıkan bütün erkeklerle düzüşücem , hepsiyle.. özelliklede senin yakınındakilerle.. herkes arkandan konuşacak “karısını sikiyorum ben onun” diye.. ..
onların hepsine yalvarıcam beni sikerleken “noolur kocamın sikemediği gibi sikin beni” diye… hepsi bilecek senin , benim gibi bi afeti bile sikemediğini..“ diye cümlesini noktaladığında
ben yine oluk oluk boşaldım..
bunlar yeniden güldü bana ve kaldıkları yerden devam ettiler ateşli bi şekilde.. karım inim inim inlerken ikisinin arasında , bana gitmemi emretti..
biraz daha kalmak istedim ama istemedi ,
ve sessizce odadan çıktım.. çıkmadan son bi kez baktım onlara ve mustafa'yla batuhan'ın birbirlerine çaktığını gördüm karımı aralarında tost yaparken..
karımı resmen 23 yaşındaki 2 küçük bebe sikip sikip coşuyodu.. benim gözümün nurunu.. dediğim gibi.. tatil dönüşü zaten bana boşanma davasını açtı eşim.. keşke diyorum.. keşke gitmek için ısrar etmeseydim o tatile.. belki o zaman hayatımın aşkından olmazdım.. ve şu an onun karnında başkalarının değil , benim çocuğum olurdu..
Eniştem Banyoda Kirli Külodumu Kokluyordu.
Merhaba, ben İstanbuldan Kübra, 32 yaşında, 3 çocuk annesi evli bir kadınım. Kocamla görücü usulu evlendim ve mutlu bir evliliğim var. Birde benden 3 yaş büyük bir ablam var. Zaten bu olay başıma geldiğinde en çok ablama üzüldüm, kendisini çok severim, Ablam da beni sever.
Neyse olayın kahramanı olan enişteme geçelim. Eniştem 36 yaşında, çok yakışıklı bir adam. Hatta ablamla evlendiklerinde, böylesine yakışıklı bir adamın ablamı nasıl aldığını düşünmüşümdür. Kimseye belli etmesem de, eniştemi daha ilk gördüğümde kendisine aşık olmuştum… Ablamla devamlı birbirimize gelip gitmeyi severiz. Bir gün yine çoluk çocuk bizdelerdi. Herzamanki gibi yedik, içtik, oturduk, çay kahve, sohbet falan derken kalkma vakitleri geldi. Bunları gönderdikten sonra, kirli çamaşırlarım vardı makineye atayımda sabaha kadar yıkansın dedim. Makineye beyazları tektek atarken, atlet ve külodumun dağınık olduğunu gördüm.
Oysa ben herzaman kirli sepetine atarken çamaşırlarımın hepsini iç içe koyarım. Dağınık olduğunu görünce şaşırdım. Neyse aldım külodumu çamaşır makinesine attım. Fakat aklıma da takılmıştı, benim çamaşırlarımı kim karıştırmıştı? Belki çocuklardan birinin işidir diye üzerinde fazla durmadım… Bir gün yine Ablamlar bizdeydiler. Eniştem bir ara, “Ben tuvalete gidiyorum.” deyip kalktı. 10 - 15 dakika sonra tekrar salona geldiğinde, kocam, “Ne oldu bacanak tuvalete mi düştün?” diye espiri yaptı, bizler de gülüştük. Vakit ilerlemişti, biraz daha oturup kalktılar.
Onlar gittikten sonra ben ortalığı düzenliyordum, kocam, “Ben yatıyorum, çok yorgunum.” deyip uyumaya gitti. Ben de yorulmuştum, banyoda saçlarımı toplayıp, ben de hemen yatmaya gidecektim. Banyoya girdiğimde, beyaz renkli dantelli külodumun hemen renkli çamaşırların üzerinde olduğunu gördüm. O külodumu altlara koyduğumdan kesinlikle eminim. Elime aldığımda içinin ıslak olduğunu farkettim… Parmağımla külodumun içindeki yaş kısma dokundum ve burnuma götürüp kokladım. Evet bu şüphesiz döl idi, hem de eniştemin dölü! Bu gece tuvaleti kullanmak için banyoya eniştemden başka kimse girmemişti. Kocama bu olaydan bahsedip bahsetmeme konusunda kararsızdım.
Elimde eniştemin içine boşaldığı külodumla yatak odasına gittim. Kocam uyumuştu, ben de geceliğimi giyip yatağa girdim. Elimde ise eniştemin döllediği külodum vardı. Aklıma sürekli, nasıl olur da eniştemin hiç tiksinmeden benim kirli külodumu eline alıp içine boşalabildiği geliyordu… Kocamla normal bir seks hayatımız var, sadece öpüşüp sevişiriz. Bu da bana yetiyordu, çünkü başka birşey bilmiyordum. Seks konusunda insiyatif kocamdaydı, ne yaparsa kocam yapıyordu. Yaptığı da sadece biraz memelerimi yalayıp öpmekten ileri gitmezdi. Sonra da bacaklarımı ayırır amımı siker, 1 - 2 dakikada da boşalırdı.
Çok nadiren de olsa, beni domaltıp arkadan amımı sikerdi. Bu pozisyon benim daha çok hoşuma gitsede, kocam genelde düz sikmeyi tercih ederdi. Amımı hiç yalamadı, çok istediğim halde. Bir keresinde ben kocamın yarağını yalamak istediğimde ise, “Yok yapma, tiksinirim!” demişti, ben de fazla üstelememiştim.
O anda elimde olmadan, acaba eniştemle evli olsaydım, eniştem benim amımı yalarmıydı ve bana yarağını yalatırmıydı, gibi düşünceler girdi kafama. Amımın ıslanmaya başladığını hissediyordum. Kocam yanıbaşımda uyurken, içi enştemin dölüyle ıslanmış külodumu amıma sürerek orgazm oldum… Aradan birkaç gün geçmişti. Çocukların hepsi okulda, ben de aşağıda kapının önünde seyyar satıcıdan meyve alıyorum. Eniştem geldi, “Baldız, tesadüfen buradan geçiyordum, çok sıkıştım tuvalete çıkabilirmiyim?” dedi. “Tabi enişte, kapı açık zaten.” dedim ve eniştemden 5 dakika sonra da ben çıktım eve.
Sessizce girdim içeri. Usul usul banyoya doğru yanaştım, banyodan birtakım sesler geliyordu. Evet, eniştem tuvalette değil banyomda idi. Kapının deliğinden baktım. Eniştem bir elinde sabahleyin çıkardığım külodumu kokluyordu, bir elinide yarağına götürmüş, adımı sayıklayarak mastürbasyon yapıyordu! Yarağının yarısı avcuna anca sığıyordu, kalan kısmı ise kocamın siki kadardı… Eniştem külodumu koklayıp, içlerini yalayarak iyice kendinden geçmişti. “Ohhh, senin amını götünü de böyle yalarım orospu baldızım benim…” diye inleyerek matürbasyon yapmaya devam ediyordu. Sonra külodumu yarağına sarıp ileri geri hareket ettirmeye başladı, resmen külodumu sikiyordu. Bunları izlerken amım da kabarmaya başlamıştı.
Dayanamadım, “Enişte sen ne yapıyorsun?” diye kapıyı açıp banyoya daldım. Eniştem birden beni karşısında görünce ne yapacağını şaşırdı. “Demek külotlarıma boşalan sendin ha!” diye üstüne gidince, eniştem suskunluğunu bozdu, “Baldız seni seviyorum, sana dayanamıyorum, seni hep arzuluyorum, beni anla!” dedi. Eniştemin söyledikleri, benim yıllardır duymak istediğim sözlerdi. Yelkenleri hemen suya indirdim tabi. “Ben de seni seviyorum enişte de, az önce orospu baldızım diye sayıklamak ne oluyordu? Ne orospuluğumu gördün bu güne kadar? Şerefsiz pezevenk!” dedim.
Eniştem de, “Sen benim orospumsun! Seni bir orospu gibi arzuluyorum, amını götünü yalamak, sikmek istiyorum!” deyip beni kendine çekti ve dudaklarıma yapıştı. Ablamı düşünüyordum, fakat enişteme karşı koyamıyordum nedense. Aslında eniştemle sikişmek arzusu daha ağır basıyordu. Eniştem dudaklarımı kemirerek, boynuma, omuzbaşlarıma indi. Gözlerimi kapayıp kendimi eniştemin kollarına atmıştım. Eniştem tişörtümü ve sütyenimi çıkararak göğüslerimi öpmeye yalamaya başladı. Göğüs uçlarımı emdiğinde ise dizlerim titriyor, amımdan sular akıyordu… Eniştem omuzlarımdan bastırarak önünde diz çöktürdü. Eniştemin bayrak direği gibi dimdik duran yarağı ile burun buruna geldim. Elimle yarağını tuttum, yavaşca ağzıma götürdüm, başladım yalamaya. Yarak yalamak müthiş zevkli birşeydi, tadı da çok güzeldi.
Eniştem ise, “Yala Kübra’m yala! Yala orospu baldızım benim!” diye başımı daha da yarağına doğru bastırıyordu. Kıtlıktan çıkmış gibi yalıyordum eniştemin yarağını. Girebildiği yere kadar sokuyordum ağzıma. Emiyordum yarağını, iliğini kurutmak istercesine. Eniştem inlemeye başlamıştı, biraz sonra da, “Geliyorum!” diyerek ağzıma boşaldı. Sıcacık dölleri ağzımdan taşarak yerlere akıyordu… Beni kaldırdı, önce beni soyup, ardından kendi de çırıl çıplak kaldı. Duşu açtı ve birlikte suyun altına girdik. Beni kendi elleriyle, her yerimi özenle yıkadı. Sonra havluya sarıp kucağına aldı, yatakodama götürdü. Yatağımın üzerine yavaşca bıraktı, başladı dudaklarımdan öpmeye, boynuma, oradan da memelerime.
Deli gibi yalıyordu memelerimi. Sonra kollarımı kaldırdı ve koltuk altıma kafasını soktu başladı koltuk altlarımı yalamaya. Ben iyice kudurmuştum, inanamıyordum, eniştem koltuk altımı zevk alarak yalıyorudu. Üstelik koltuk altlarım hafif kıllıyıdı bundan bile çekinmeden yalıyordu… Ardından yavaşca, kıllı amcığıma geçti. Amımdan ilk defa yalanacaktım. Aman tanrım ne kadar zevkli imiş amımın yalanması! Yarım saate yakın amımı yaladıktan sonra, beni ters çevirdi. Kalçalarımı iki eliyle ayırdı, göt deliğime dilini sokup yalamaya başladı.
Öyle güzel yalıyordu ki, kaç kere boşaldığımı hatırlamıyorum. Kafam biryandan da ablam ile meşgul idi. Halen inanamıyordum, eniştemle sevişiyorduk, yani öz ablamın kocasıyla. Eniştem 10 dakika kadarda göt deliğimi yaladıktan sonra, ben dayanamadım, “Yeter artık şerefsiz, sikeceksen sik! İyice azdırdın beni pezevenk!” dedim. Bu sözlerim eniştemi iyice azdırdı, “Sikecem merak etme, dağıtacam amını götünü senin orospu! Sen yeter ki bana böyle küfürlü konuş baldız! Orospum benim!” deyip beni domalttı ve amıma yarağını sokup sikmeye başladı. Eniştemin altında inleyerek, “Sik beni eniştem, ablamı siktiğin gibi sik şu oruspu baldızını!” dedim.
Eniştem de, “Ha işte böyle, amına koduğumun zillisi!” deyip daha sert sikmeye başladı. Demek eniştem sikişirken kaba ve küfürlü konuşmalardan hoşlanıyordu. Artık iş iyice raydan çıkmıştı, “Sik ulan pezevenk, şerefsiz piç! Doyur orospu baldızını yarrağa, gavat!” deyince eniştem daha da hızlandı ve çok geçmeden birlikte boşaldık. Üzerime yığılıp bir iki dakika sessiz kaldıktan sonra, “Senin külotlarını koklaya koklaya, işte bu anların hayalini kuruyordum baldız!” dedi ve üzerimden indi… Sırtıma öpücükler kondurarak yalayarak götüme indi. Elleriyle götümün yanaklarını ayırıp tekrar birleştiriyordu. Parmağını ıslatıp göt deliğimin etrafında gezdirmeye başlayınca eniştemin niyetini anlamıştım, götümü sikmek istiyordu! Daha önce götten sikişen kadınlardan, ilk defa götten sikilmenin çok acı verdiğini duymuştum.
Eniştemin elini yakaladım ve “Yapma, istemiyorum!” dedim. Fakat beni dinleyen kim! Yastığı kasıklarımın altına koyarak beni domalttı ve başladı göt deliğimi yalamaya. Ben yalvarıyordum, “Yapma enişte!” diye. Eniştem, “Tamam aşkım, birşey yapmıyorum.” diyerek yarrağını götüme sokmaya başlamıştı bile… Eniştemin yarrağı yarısına kadar götüme girdiğinde, duyduğum acıya dayanamdım ve “Yeter şerefsiz! Dur artık, parçaladın götümü, hayvan herif! Piiiiiiç, şerefsiiz köpeeeekk! Yeter! Ağzına sıçacam senin! Orospu çocuğu! Yeter!” diye bağırıyordum.
Eniştemin bu tür konuşmalardan daha da tahrik olacağını biliyordum, fakat bukez kullandığım sözler, can havliyle kendiliğinden ağzımdan çıkmıştı. Eniştem ise, “Ohhh, orospu baldızım benim, ablan olacak o sürtüğün götünü sikmekten daha zevkliymiş senin bu daracık götünü sikmek!” diyerek, beni bağırta bağırta, en az 10 dakika götümü siktikten sonra, götümün içine boşaldı. Sikini yavaşca götümden çıkardığında, göt deliğim açık kaldı. Büzüğümün tamamen kapanması birkaç dakika sürdü… Hemen acil tuvalete gitme ihtiyacı duydum. Tuvalete yürürken eniştemin dölleri bacaklarıma doğru süzülüyordu. Asıl tuvalette işerken görmeliydiniz, osurukla karışık döller püskürüyordu götümden. Çişimi yaptıktan sonra temizlenip geldim eniştemin yanına. Eniştem beni kucaklayıp, “Kübram!” diye sarıldı.
Enişteme kızgındım, fakat eniştem bana, “Güzel baldızım, seni çok seviyorum! Sen benim biricik aşkımsın, orospumsun!” deyince, az önce götümü sikerken duyduğum acıların hepsini unutup, “Ben de seni seviyorum enişte!” dedim ve başladık öpüşmeye. Ateşli ateşli öpüşürken, çocukların eve gelme vaktinin yaklaştığı aklıma geldi… Üzerimizi giyerken, eniştem bana, “Bugün giydiğin külodu bana verirmisin?” diye sordu. Ben de, “Daha ne yapacaksın külotumu? Beni siktiğin yetmedi mi?” dedim. Eniştem ise, “Senin kokunu içime çeke çeke ablanı sikerim!” dedi. “Çok şerefsizsin enişte…” deyip kendi elimle verdim enişteme kirli külodumu ve “Al şerefsiz, doya doya kokla!” dedim. Eniştem külodumu kokladı ve cebine koyup gitti… Ben de yatağı düzenleyip çarşafı değiştirdim. Vücudumda boşalmanın verdiği bir yorgunluk vardı. Biraz uzanmıştım ki, cep telefonuma mesaj geldi. Eniştem atmış: “Senden ayrılmaya dayanamadım, şu an külodunu kokluyorum ve 31 çekiyorum!” diye.
Hemen cevap yazdım: “Azgın köpek! Şerefsiz piç!” diye ve yolladım. Eniştem de, “Bu akşam ablanla ve çocuklarla size geleceğiz, bana şuanda giydiğin külodu vereceksin, taze taze koklayacağım!” diye yeniden mesaj attı. Cevap attım: “Gel ulan şerefsiz, sana bütün külotlarımı koklatacağım!” diye. Eniştem iyice kudurmuştu, bir görseniz bana ne mesajlar atıyordu… Artık o günden sonra sürekli, evde çocuklar ve kocam yokken, eniştem gelir, amımı götümü siker gider. Evde birileri varken ise, giydiğim külodumu çıkarıp banyoya koyarım. Eniştem de tuvalete diye gider, külodumu koklayıp 31 çeker ve külodumun içine boşalır. Eniştem banyodan çıkınca da, kimseye çaktırmadan banyoya ben girerim ve boşaldığı külodumdan eniştemin döllerini yalarım…