tumblr'ı seviyorum çünkü istediğim her şeyi paylaşabiliyorum ve sizler beni yargılayamıyorsunuz çünkü sizler de benim kadar akıl hastasısınız.
𓃗
occasionally subtle
official daine visual archive
ojovivo
Cosimo Galluzzi
No title available

pixel skylines
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
No title available
Cosmic Funnies

Origami Around

tannertan36
Interview Vampire Daily
d e v o n

PR's Tumblrdome
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

Jar Jar Binks Fan Club
🪼
NASA

oozey mess

seen from Germany

seen from Bangladesh
seen from Bangladesh
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Ecuador

seen from United States
seen from Oman

seen from Türkiye

seen from Brazil
seen from United States
seen from Indonesia
seen from Iraq

seen from United States
seen from Netherlands

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Brazil
@sabahattinalisozleri
tumblr'ı seviyorum çünkü istediğim her şeyi paylaşabiliyorum ve sizler beni yargılayamıyorsunuz çünkü sizler de benim kadar akıl hastasısınız.
zamanın sessiz kucağında, tanıdık bir yüz, şimdi uzak bir iz. anılar sürüyor, rüzgardaki fısıltılar gibi, değerli bir bağ, kaybolmuş ama incelmemiş.
günlerin gelgitinde, kayıp gittin, bir zamanlar durduğun yerlerde gölgeler bırakarak. yine de sessizlikte, özün kalıyor, kalbin nakaratlarında yumuşak bir yankı.
elveda, sevgili insan, gölgelerin dolaştığı yere, uçsuz bucaksız bilinmezde, evini buldun. ama ruhumun derinliklerinde, sonsuza dek kalacaksın, hayatın karmaşasında bir umut feneri.
zamanın sessiz kucağında, tanıdık bir yüz, şimdi uzak bir iz. anılar sürüyor, rüzgardaki fısıltılar gibi, değerli bir bağ, kaybolmuş ama incelmemiş.
günlerin gelgitinde, kayıp gittin, bir zamanlar durduğun yerlerde gölgeler bırakarak. yine de sessizlikte, özün kalıyor, kalbin nakaratlarında yumuşak bir yankı.
elveda, sevgili insan, gölgelerin dolaştığı yere, uçsuz bucaksız bilinmezde, evini buldun. ama ruhumun derinliklerinde, sonsuza dek kalacaksın, hayatın karmaşasında bir umut feneri.
bir şeye sıkı sıkıya tutunmak ve bir daha aynısını asla bulamama kaygısı
"bir üniversite diploması, dört kitap ve yüzlerce makale ve ben hala okurken hata yapıyorum. bana 'günaydın' yazmışsın ve ben onu 'seni seviyorum' olarak okumuşum."
🎉🎉🎉
tumblr'ın yeni çıkan topluluk özelliğiyle sayfamızı kurduk. aşağıdaki bağlantıdan katılabilirsin:
bir çiçek duruyordu, orda, bir yerde, bir yanlışı düzeltircesine açmış
"bir sona geldiğin için ağlama, onu yaşadığın için tebessüm et."
bazı günler sadece kötü günlerdir, hepsi bu. mutluluğu tanımak için üzüntüyü deneyimlemelisin. kendime her günün iyi geçmeyeceğini, bunun böyle olduğunu hatırlatıyorum.
kendin hakkında nazik ve incitmeden, dünya hakkında derin düşün.
Bir sevişme sahnesi yapmacıklığından sıyrılan
Gecelerin ve gerçekliğin çılgın hazlarında bul beni
Güneş doğsun beraber kavursun çıplak tenleri
"gecelerin ve gerçekliğin çılgın hazları" tuttum bunu.
Özlüyorum! ••• Ben sana gitme demiyorum, Hobi olarak yine git. Ama bakkala git,kuaföre git, Ne bileyim komşuya git,fazla uzaklaşma benden ÖZLÜYORUM !
Can Yücel
Can Yücel / Seslerin Sessizliği
Gitmek
Bu günlerde herkes gitmek istiyor Küçük bir sahil kasabasına Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara… Hayatından memnun olan yok. Kiminle konuşsam ayni şey… Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği. Öyle “yanına almak istediği üç şey” falan yok. Bir kendisi Bu yeter zaten. Her şeyi, herkesi götürdün demektir… Keşke kendini bırakıp gidebilse insan. Ama olmuyor. Hani kendimizden razıyız diyelim, öteki de olmuyor. Yani her şeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor. Böyle gidiyoruz iste. Bir yanımız “kalk gidelim”, öbür yanımız “otur” diyor. “Otur” diyen kazanıyor. O yan kalabalık zira… is, Güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile, Güvende olma duygusu… En kötüsü alışkanlık Alışkanlığın verdiği rahatlık, Monotonluğun doğurduğu bitkinliği yeniyor. Kalıyoruz… Kus olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz. Evlenmeler… Bir çocuk daha doğurmalar… Borçlara girmeler… işi büyütmeler… Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor. Misal ben… Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum. Değil bu şehirden gitmek, iki sokak öteye taşınamıyorum. Alıp götürsem gelmez ki… Bütün sokağım köpeğim olduğunun farkında Herkes onu o herkesi seviyor. Hangi birimizle gitsin? “Sırtında yumurta küfesi olmak” diye bir deyim vardır; Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin Kendi imalatımız küfeler. Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada. Ölüm var zira. Ölüme inat tutunmak lazım. Barik ufak kaçışlar yapabilsek. Var tabi yapanlar, ama az Sadece kaymak tabakası Hepimiz kaçabilsek… Bütçe, zaman, keyif… Denk olsa. Gün içinde mesela… Küçücük gitmeler yapabilsek. Ne mümkün Sabah 9, aksam 18 Sonra başka mecburiyetler Sıkışıp kaldık. Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli Bu kadar ağır olmamalı. Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. Bir ömür karşılığı, bir ömür yani. Ne saçma… Bahar midir bizi bu hale getiren? Galiba. Ben her bahar aşık olmam ama Her bahar gitmek isterim. Gittiğim olmadı hiç. Ama olsun… istemek de güzel.
- Can Yücel
Can Yücel / Kibar Hırsızın Türküsü
Bir süre sonra insanlar pek de umrunda olmuyor. Kimseyi değiştirmeye çalışmıyorsun. Kimin ne düşündüğünü, kimin ne yaptığını umursamıyorsun. Yorulunca kendi kabuğuna çekilip o küçük dünyanda yalnız yaşamayı öğreniyorsun. Anlık mutluluklar yaşayıp, derin hüzünleri tek başına atlatmayı öğrendiğin vakit kimseye ihtiyacın olmuyor. Siz buna “Yalnızlık” diyorsunuz, ben ise “Huzur”…
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım.. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil.. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..