Selam,
bunu okuyan sen..biliyorum çok kırıldın,aşağılandın,aynaya bakmak istemedin.Yeri geldi çok kilo verdin boğazından lokmalar geçmedi,yeri geldi çok kilo aldın yiyerek üzüntünü bastırmaya kalktın. Biliyorum kimisine göre ağır kimisine göre hafif travmaların ya da travman var.Hataların var biliyorum… Her gece nefesini tutarak ağlıyorsun. Gözlerin hep ıslak, minnak kalbinde hep kanayan bir yara var.Her neyse acın veya yaşadığın,kim sorsa unuttum diyorsun ama saniyeler önce olmuş gibi zihninde dönüp duruyor.Avazın çıktığı kadar susuyorsun..Bana S derler.Tadabileceği tüm acıları tatmış bir S demez kimse. Çünkü Kimse bilmez. Benim burda olma sebebim seni tanımasamda hissedebilmem. Konuşmaya ihtiyacın olduğunu hissediyorum…Biliyor musun? Benimde konuşmaya çok ihtiyacım vardı ama kimse beni dinlemedi ya da dinlemek istemedi.. Oradan oraya doktor odasından doktor odasına sürüklendim. Seni her zaman dinleyeceğim seni satırlardan duyacağım merak etme..Ben buradayım tanımasanda hissetmeni isterim…
-8 Eylül,2020″bunu sana yazdım fakat biliyorum okuman henüz doğru değil.”














