Bu kadar huzurlu olacağımı bilseydim götünüze tekmeyi çok önceden koyardım.
The Stonewall Inn
$LAYYYTER
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Show & Tell

Discoholic 🪩
RMH
𓃗
trying on a metaphor
Monterey Bay Aquarium
icyghini twinkie
noise dept.
official daine visual archive

tannertan36
h
Jules of Nature

Kiana Khansmith

PR's Tumblrdome
No title available

gracie abrams

Product Placement
seen from United States

seen from Angola
seen from United States

seen from Canada

seen from Malaysia

seen from Italy

seen from Spain
seen from Malaysia

seen from Chile

seen from Singapore
seen from Paraguay

seen from Iraq

seen from Malaysia
seen from India

seen from South Africa

seen from Laos

seen from Canada

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Malaysia
@seniherdaim
Bu kadar huzurlu olacağımı bilseydim götünüze tekmeyi çok önceden koyardım.
Asla vazgeçemem sandığım şeylerden bu kadar çabuk ve güzel vazgeçişim bana da şok oldu
Frankie and Johnny - Garry Marshall - 1991 - USA
Bir insan sürekli mi hayal kırıklığına uğrar cümlesinin kanıtıyım.
Hüüüü valla yeter.
Dün gece çok trajikomik bir şey yaşadım, kitabın sonunu her yerden anlatmaya çalışan arkadaş gibi bir şey oldu bu.
Günaydın unutuldum mu şimdi ben?
Beni haber sunarken bi dinleseniz gülmekten ölürsünüz. :(
Yabancı bir blog var ne paylaşsam/rblesem beğeniyor. Acaba anlıyor mu yazılanları?
Selam arkadaşlar, bu şarkıyı ilk kez dinliyorum sanıyordum meğerse ezbere biliyormuşum. Allah bilir hangi yılın şarkısı bu. Bir de radyo ve televizyonculuk okuduğum için (!) haber slaytı hazırlıyorum, harika bir akşam.
Bana yuva olan da, beni kapı dışarı eden de aynı kişi.
Aramızda ne geçerse geçsin seninle aynı yastığa baş koyma isteğine engel olamıyorum.
akşamları yürüyüşe çıkıyorum. listemdeki kitapları bitiriyorum. yarı zamanlı çalışıyorum. her gün aynı saatte akşam yemeği yiyorum. senin evin olmak istemiştim, bunu düşünüp duruyorum. konuyu sana getirmeyeceğim dediğim her yerde konu bir şekilde sana geliyor.
Her ders çalışmamda böyle oluyorum.
Herkesin gelip geçici olduğunu, en iyi tanıdığın insanın bile günü geldiğinde birden yabancı birisine dönüştüğünü, affedilmiş gibi gözüken her şeyin aslında bastırılmış bir yük olduğunu, ne olursa olsun kimseye sırtını yaslamaman gerektiğini ve daha sayamadığım nice şeyler öğrendim. Bunları öğrenmek genel anlamda her ne kadar hafifletmiş olsa da bazen insanın içine taş bırakabiliyor. Bazen kimseden bir şey beklememeyi kendine defalarca kez hatırlatıyorsun. Bazen üzüleceğini anladığın an kabuğuna çekiliyorsun. Hayat bu şekilde yaşanmaz. Böyle kimseye güvenmeden, inanmadan yaşanmaz. Ama içindeki o taşı da kaldıramıyorsun. Omzundaki o yükü de yok edemiyorsun. Şimdi kaldın mı böyle?