Bu kadar huzurlu olacağımı bilseydim götünüze tekmeyi çok önceden koyardım.
One Nice Bug Per Day
NASA
taylor price

★
No title available
AnasAbdin
wallacepolsom
Game of Thrones Daily

祝日 / Permanent Vacation
art blog(derogatory)

shark vs the universe
Sade Olutola

Love Begins
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

Andulka
ojovivo
No title available

#extradirty

oozey mess
dirt enthusiast

seen from United States
seen from United States
seen from Canada
seen from Argentina

seen from Türkiye
seen from Australia
seen from United States
seen from Netherlands

seen from United States
seen from United States
seen from Lithuania
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Chile
seen from Malaysia

seen from China

seen from United Kingdom
@seniherdaim
Bu kadar huzurlu olacağımı bilseydim götünüze tekmeyi çok önceden koyardım.
Asla vazgeçemem sandığım şeylerden bu kadar çabuk ve güzel vazgeçişim bana da şok oldu
Frankie and Johnny - Garry Marshall - 1991 - USA
Bir insan sürekli mi hayal kırıklığına uğrar cümlesinin kanıtıyım.
Hüüüü valla yeter.
Dün gece çok trajikomik bir şey yaşadım, kitabın sonunu her yerden anlatmaya çalışan arkadaş gibi bir şey oldu bu.
Günaydın unutuldum mu şimdi ben?
Beni haber sunarken bi dinleseniz gülmekten ölürsünüz. :(
Yabancı bir blog var ne paylaşsam/rblesem beğeniyor. Acaba anlıyor mu yazılanları?
Selam arkadaşlar, bu şarkıyı ilk kez dinliyorum sanıyordum meğerse ezbere biliyormuşum. Allah bilir hangi yılın şarkısı bu. Bir de radyo ve televizyonculuk okuduğum için (!) haber slaytı hazırlıyorum, harika bir akşam.
Bana yuva olan da, beni kapı dışarı eden de aynı kişi.
Aramızda ne geçerse geçsin seninle aynı yastığa baş koyma isteğine engel olamıyorum.
akşamları yürüyüşe çıkıyorum. listemdeki kitapları bitiriyorum. yarı zamanlı çalışıyorum. her gün aynı saatte akşam yemeği yiyorum. senin evin olmak istemiştim, bunu düşünüp duruyorum. konuyu sana getirmeyeceğim dediğim her yerde konu bir şekilde sana geliyor.
Her ders çalışmamda böyle oluyorum.
Herkesin gelip geçici olduğunu, en iyi tanıdığın insanın bile günü geldiğinde birden yabancı birisine dönüştüğünü, affedilmiş gibi gözüken her şeyin aslında bastırılmış bir yük olduğunu, ne olursa olsun kimseye sırtını yaslamaman gerektiğini ve daha sayamadığım nice şeyler öğrendim. Bunları öğrenmek genel anlamda her ne kadar hafifletmiş olsa da bazen insanın içine taş bırakabiliyor. Bazen kimseden bir şey beklememeyi kendine defalarca kez hatırlatıyorsun. Bazen üzüleceğini anladığın an kabuğuna çekiliyorsun. Hayat bu şekilde yaşanmaz. Böyle kimseye güvenmeden, inanmadan yaşanmaz. Ama içindeki o taşı da kaldıramıyorsun. Omzundaki o yükü de yok edemiyorsun. Şimdi kaldın mı böyle?